TÜİK Açıkladı: Tarım Üretici Enflasyonu Yüzde 52,66

Tarım üretici enflasyonu aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 6,34, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 52,66, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,66 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 72,04 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE), Aralık 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarım üretici enflasyonu aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 6,34, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 52,66, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,66 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 72,04 arttı.

Sektörlerde bir önceki aya göre, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,86, balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 2,62 ve tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 6,55 arttı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 1,98 azalış, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 4,96 ve tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 11,81 artış oldu.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 25,93 ile lifli bitkiler ve yüzde 26,76 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu.

Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 170,59 ile yağlı meyveler ve yüzde 102,77 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 24,96 ile turunçgiller oldu.

Bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar yüzde 0,89 ile lifli bitkiler ve yüzde 0,93 ile çeltik oldu. Bir önceki aya göre artışın yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 23,54 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular ve yüzde 11,65 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu.

Paylaşın

Bütçe, 1,37 Trilyon Lira Açık Verdi

2023 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri 6 trilyon 585,5 milyar lira, bütçe gelirleri ise 5 trilyon 210,5 milyar lira oldu. Başka bir ifadeyle, 2023 yılında bütçe açığı 1 trilyon 375 milyar lira oldu.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanlığı, “Aralık 2023 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri” raporunu yayınladı.

Buna göre; 2023 yılı Aralık ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 392,5 milyar TL, bütçe gelirleri 549,9 milyar TL ve bütçe açığı 842,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 350,1 milyar TL ve faiz dışı açık ise 800,2 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Aralık ayında 122 milyar 211 milyon TL açık vermiş iken 2023 yılı Aralık ayında 842 milyar 532 milyon TL açık verdi. 2022 yılı Aralık ayında 103 milyar 966 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2023 yılı Aralık ayında 800 milyar 199 milyon TL faiz dışı açık verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Aralık ayı itibarıyla 1 trilyon 392 milyar 477 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 42 milyar 332 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 1 trilyon 350 milyar 144 milyon TL olarak gerçekleşti.

2023 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 5 trilyon 589 milyar 85 milyon TL ödenekten Aralık ayında 1 trilyon 392 milyar 477 milyon TL gider gerçekleştir. Geçen yılın aynı ayında ise 375 milyar 143 milyon TL harcama yapıldı.

Aralık ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 271,2 oranında arttı. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 13,2 iken 2023 yılında yüzde 24,9 oldu.

Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 278,3 oranında artarak 1 trilyon 350 milyar 144 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 14,3 iken 2023 yılında yüzde 27,3 oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Aralık ayı itibarıyla 549 milyar 945 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 440 milyar 911 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 92 milyar 12 milyon TL oldu.

2022 yılı Aralık ayında bütçe gelirleri 252 milyar 931 milyon TL iken 2023 yılının aynı ayında yüzde 117,4 oranında artarak 549 milyar 945 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Aralık ayı gerçekleşme oranı 2022 yılında yüzde 9,9 iken 2023 yılında yüzde 11,2 oldu.

2023 yılı Aralık ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 108,3 oranında artarak 440 milyar 911 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 9,7 iken 2023 yılında yüzde 10,3 oldu.

2023 yılı Ocak-Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 6 trilyon 585,5 milyar TL, bütçe gelirleri 5 trilyon 210,5 milyar TL ve bütçe açığı 1 trilyon 375 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 5 trilyon 910,8 milyar TL ve faiz dışı açık ise 700,4 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Ocak-Aralık döneminde 142 milyar 660 milyon TL açık vermiş iken 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde 1 trilyon 374 milyar 968 milyon TL açık verdi. 2022 yılı Ocak-Aralık döneminde 168 milyar 243 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde 700 milyar 353 milyon TL faiz dışı açık verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Aralık dönemi itibarıyla 6 trilyon 585 milyar 456 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 674 milyar 615 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 5 trilyon 910 milyar 841 milyon TL olarak gerçekleşti.

2023 yılı Ocak-Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 123,8 oranında artarak 6 trilyon 585 milyar 456 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 124,6 oranında artarak 5 trilyon 910 milyar 841 milyon TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Aralık dönemi itibarıyla 5 trilyon 210 milyar 488 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 4 trilyon 500 milyar 866 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 596 milyar 279 milyon TL oldu.

2022 yılı Ocak-Aralık döneminde bütçe gelirleri 2 trilyon 800 milyar 88 milyon TL iken 2023 yılının aynı döneminde yüzde 86,1 oranında artarak 5 trilyon 210 milyar 488 milyon TL olarak gerçekleşti. 2023 yılı Ocak-Aralık dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 91,2 oranında artarak 4 trilyon 500 milyar 866 milyon TL oldu.

Paylaşın

Milyarderlerin Serveti Hızla Artıyor!

Londra merkezli yardım kuruluşu Oxfam’ın yayınladığı veriler, dünyanın en zengin beş kişisine ait servetin, 2020 yılından bu yana her saat 14 milyon dolar arttığını ve toplam servetlerinin 405 milyar dolardan, 869 milyar dolara yükseldiğini ortaya koyuyor. 

Haber Merkezi / Bütün dolar milyarderlerinin toplam serveti ise küresel enflasyon oranından üç kat daha hızlı büyümüş durumda. Diğer tarafta ise raporda, dünya genelinde en yoksul kesimi oluşturan 4,77 milyar insanın, bir başka deyişle dünya nüfusunun yüzde 60’ının servet kaybının, 2020’den bu yana 20 milyar dolara ulaştığı vurgulanıyor.

791 milyon işçinin maaşlarının enflasyon oranında artmadığı ve her bir işçinin son iki yılda ortalama bir maaş kaybı olduğu da raporun aktardığı çarpıcı verilerden biri.

Dünya genelinde son yıllarda yaşanan kriz ve savaşlar yoksullarla zenginler arasındaki makasın daha da açılmasına neden oldu. Londra merkezli yardım kuruluşu Oxfam’ın, Davos Dünya Ekonomik Forumu’nun açılışından önce yayınladığı rapora göre, dünyanın, hepsi de erkek olan en zengin beş insanı, 2020 yılından bu yana servetlerini ikiye katlamış durumda.

Rapor, aynı dönemde, yaklaşık 5 milyar kişiye denk gelen dünya nüfusunun yüzde 60’lık yoksul kesiminin daha da fakirleştiğini ortaya koyuyor.

Pazartesi günü açıklanan Oxfam raporunda yayınlanan veriler farklı kaynaklardan toplanan bilgilerle destekleniyor. Örneğin dünyanın en zengin milyarderleri ile ilgili rakamlar için Forbes dergisi ile Bank Credit Suisse’in tahminlerinden yararlanılmış.

Yayınladığı raporda geleceğe dair değerlendirmelerde de bulunan Oxfam, güncel ekonomik büyümeyi baz alarak, önümüzdeki 10 yıl içinde, dünya tarihinde ilk kez bir dolar trilyonerinin ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Cümlenin devamında ise küresel yoksulluğun 230 yıl sonra bile tamamen aşılamayacağı tahmininde bulunuluyor.

Oxfam raporunun önsözünü yazan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatosu’nun üyesi ve eski ABD başkan adayı Bernie Sanders, “Milyarderler zenginleşiyor, işçi sınıfı mücadele etmek zorunda, yoksullar ise çaresizlik içinde yaşıyor. Küresel ekonominin hüzünlü durumu bu” ifadelerini kullandı.

Sanders ayrıca, tarihte hiçbir zaman gelir ve servet arasında bu denli büyük bir eşitsizlik yaşanmadığını, ayrıca aç gözlülük, kibir ve sorumsuzluğun da böylesi bir örneğinin hiç görülmediğini dile getirdi.

Oxfam’ın yayınladığı veriler, dünyanın en zengin beş kişisine ait servetin, 2020 yılından bu yana her saat 14 milyon dolar arttığını ve toplam servetlerinin 405 milyar dolardan, 869 milyar dolara yükseldiğini ortaya koyuyor. Bütün dolar milyarderlerinin toplam serveti ise küresel enflasyon oranından üç kat daha hızlı büyümüş durumda.

Diğer tarafta ise raporda, dünya genelinde en yoksul kesimi oluşturan 4,77 milyar insanın, bir başka deyişle dünya nüfusunun yüzde 60’ının servet kaybının, 2020’den bu yana 20 milyar dolara ulaştığı vurgulanıyor. 791 milyon işçinin maaşlarının enflasyon oranında artmadığı ve her bir işçinin son iki yılda ortalama bir maaş kaybı olduğu da raporun aktardığı çarpıcı verilerden biri.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Oxfam Almanya’nın Yönetim Kurulu Başkanı Serap Altınışık, yaşanan bu ekonomik adaletsizlik sebebiyle toplumun giderek artan bir baskı ile karşı karşıya olduğunu dile getirerek, “Bir yanda milyarlarca insan pandeminin artçı dalgaları, enflasyon ve savaşa katlanmak zorunda kalırken, diğer yanda milyarderlerin servetlerinde patlama yaşanıyor” diyor.

Bu eşitsizliğin, cinsiyete özgü ve ırkçı ayrımcılığı, daha da mağdur olan kadınlar ve beyaz olmayan insanlar gibi marjinalize edilen gruplara karşı körüklediğini belirten Altınışık, “Demokrasinin altı oyuluyor ve bu durum iklim krizinin bir felakete doğru gitmesinde büyük rol oynuyor” ifadelerini kullanıyor.

Oxfam’a göre gelir dağılımındaki adaletsizliğin azaltılması için küresel çapta varlık vergisi uygulamasına geçilmeli. Buradan elde edilecek kaynağın, iklim koruma, eğitimin yaygınlaştırılması, sağlık hizmetleri ve sosyal güvence alanlarında kullanılabileceğini belirtti.

Paylaşın

Sanayi Sektöründe Ücretli Çalışan Sayısı Yüzde 1,3 Azaldı

Kasım ayında ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 14 milyon 833 bin 144 kişi oldu. Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında, kasım ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 1,3 azaldı.

Haber Merkezi / Öte yandan ücretli çalışan sayısı inşaat sektöründe yüzde 10,2 arttı ve ticaret – hizmet sektöründe yüzde 2,1 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ücretli Çalışan İstatistikleri Kasım 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 arttı.

Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 14 milyon 833 bin 144 kişi iken, kasım ayında 15 milyon 106 bin 556 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında, kasım ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 1,3 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 10,2 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,1 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 azaldı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında, kasım ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,5 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 0,2 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe değişmedi.

Paylaşın

Şimşek’ten “Cari Açık” Açıklaması: İyileşme Sürecek

Yıllık cari işlemler dengesine ilişkin açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Ekonomide dengelenmeye yönelik attığımız adımlar, altın ithalatındaki normalleşme ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması sonucunda cari dengedeki iyileşme devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Bakan Şimşek, yıllık cari işlemler dengesindeki “iyileşmenin” Kasım ayında da devam edeceğini ifade ederek, “Mayıs’a göre 10,7 milyar dolar düşüşle 49,6 milyar dolara gerileyen yıllık cari açık altın hariç 22,5 milyar dolar seviyesindedir” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı yıllık cari işlemler verileri hakkında, sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Şimşek, Mayıs’a göre 10,7 milyar dolar düşüşle 49,6 milyar dolara gerileyen yıllık cari açığın altın hariç 22,5 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirtti.

2023’te dış ticaret açığının Orta Vadeli Program tahminin 6 milyar dolar altında gerçekleşmesine rağmen, yılsonu cari açığın OVP’nin üzerinde olacağını değerlendirdiklerini ifade eden Mehmet Şimşek, “Bu gelişmede jeopolitik gerginliklerden dolayı zayıflayan hizmet gelirleri etkilidir” dedi ve ekledi:

“Ekonomide dengelenmeye yönelik attığımız adımlar, altın ithalatındaki normalleşme ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması sonucunda cari dengedeki iyileşme devam edecektir.”

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, kasım ayında cari açık 2 milyar 722 milyon dolar oldu. Bankanın konuya ilişkin açıklamasında, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının ise 2 milyar 153 milyon dolar fazla verdiği kaydedilerek, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 4 milyar 412 milyon dolar, hizmetler dengesi kaynaklı net girişler ise 3 milyar 2 milyon dolar olarak duyuruldu.

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişlerin 921 milyon dolar olduğu kaydedilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

“Portföy yatırımları 5 milyar 367 milyon dolar tutarında net giriş kaydetmiştir. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 753 milyon dolar ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 353 milyon dolar net alış yaptığı görülmektedir. Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; bankalar 1.423 milyon dolar, Genel Hükümet 2.500 milyon dolar ve diğer sektörler 1.219 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirmiştir.”

Açıklamada, diğer yatırımlar altında yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıklarının 182 milyon dolar net azalış kaydettiği belirtildi.

Paylaşın

Kasım Ayında Cari Açık 2 Milyar 722 Milyon Dolar

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, kasım ayında cari açık 2 milyar 722 milyon dolar oldu. Bankanın konuya ilişkin açıklamasında, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının ise 2 milyar 153 milyon dolar fazla verdiği kaydedilerek, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 4 milyar 412 milyon dolar, hizmetler dengesi kaynaklı net girişler ise 3 milyar 2 milyon dolar olarak duyuruldu.

Haber Merkezi / Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişlerin 921 milyon dolar olduğu kaydedilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

“Portföy yatırımları 5 milyar 367 milyon dolar tutarında net giriş kaydetmiştir. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 753 milyon dolar ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 353 milyon dolar net alış yaptığı görülmektedir. Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; bankalar 1.423 milyon dolar, Genel Hükümet 2.500 milyon dolar ve diğer sektörler 1.219 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirmiştir.”

Açıklamada, diğer yatırımlar altında yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıklarının 182 milyon dolar net azalış kaydettiği belirtildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ödemeler Dengesi Gelişmeleri Kasım 2023 raporunu açıkladı. Raporda şu ifadelere yer verildi:

“Kasım ayında cari işlemler hesabı 2.722 milyon ABD doları açık kaydetmiştir. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 2.153 milyon dolar fazla verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 4.412 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 3.002 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 2.347 milyon dolar oldu. Birincil gelir dengesi kalemi 1.325 milyon dolar net çıkış, ikincil gelir dengesi kalemi ise 13 milyon dolar net giriş kaydedildi.

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 921 milyon dolar olarak kaydedildi. Portföy yatırımları 5.367 milyon dolar tutarında net giriş kaydedildi. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 753 milyon dolar ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 353 milyon dolar net alış yaptığı görüldü.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; bankalar 1.423 milyon dolar, Genel Hükümet 2.500 milyon dolar ve diğer sektörler 1.219 milyon dolar net borçlanma gerçekleşti. Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 182 milyon dolar net azalış kaydedildi.

Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 429 milyon dolar ve Türk lirası cinsinden 162 milyon dolar net artış olmak üzere toplam 591 milyon dolar net artış kaydedildi.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, diğer sektörler 51 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirmişken, bankalar ve Genel Hükümet sırasıyla 3.957 milyon dolar ve 79 milyon dolar net kullanım gerçekleşti. Resmi rezervlerde bu ay 6.706 milyon dolar net artış oldu.”

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat, 2 Trilyon 576,5 Milyar Liraya Geriledi

5 Ocak ile biten haftada kur korumalı mevduat ve katılma hesapları 2 trilyon 626,4 milyar liradan 2 trilyon 576,5 milyar liraya geriledi. Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervleri ise son iki haftada 6 milyar dolar azaldı.

Haber Merkezi / Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 5 Ocak ile biten haftaya ilişkin verilerine göre, kur korumalı mevduat ve katılma hesapları 2 trilyon 626,4 milyar liradan 2 trilyon 576,5 milyar liraya geriledi.

Aynı haftada krediler 11 trilyon 630,3 milyar liradan 11 trilyon 662 milyar liraya yükselirken, mevduat 14 trilyon 843,1 milyar liraya 14 trilyon 680,3 milyar liraya geldi.

Tüketici kredileri 1 trilyon 513,8 milyar liradan 1 trilyon 516,3 milyar liraya, bireysel kredi kartları 1 trilyon 154,9 milyar liradan 173,3 milyar liraya çıktı. Takipteki alacaklar ise 191,4 milyar liradan 192 milyar liraya yükseldi.

BDDK verilerine göre kur korumalı mevduat ve katılma hesapları 3,4 trilyon lira ile rekor seviyesini görmüştü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) verilerine göre 5 Ocak haftasında brüt rezervler 139,6 milyar dolar olarak kaydedildi. Bir önceki hafta rezervler 141,1 milyar dolar düzeyindeydi.

Geçen hafta net rezervler ise 34,9 milyar dolardan 32,3 milyar dolara geriledi. Swap hariç net rezervlerde de geçen hafta gerileme izlendi. Buna göre geçen hafta swap hariç net rezerv eksi 39,6 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 37,5 milyar dolardı.

Paylaşın

Sanayi Devi Wuppermann, Türkiye’den Çekildi

Yassı ürünler, borular ve çeşitli çelik ve sac işleri üretimi yapan Almanya merkezli sanayi devi Wuppermann AG, Galma Metal’deki paylarını satarak Türkiye’deki üretim varlığını sona erdirdi.

Wuppermann AG, 9 Avrupa ülkesinde 3 holdinge ve 16 yan kuruluşa sahip. Hollanda’da Hollanda’da Wuppermann Staal Nederland BV, Macaristan’da Wuppermann Hungary Kft., Avusturya’da Wuppermann Austria GmbH ve Wuppermann Metalltechnik GmbH , Polonya’da Wuppermann Polska adlı üretim tesisleri var.

Patronlar Dünyası’ndan Gökmen Mert Kural’ın haberine göre, Geçen yılın Ağustos ayında Türkiye’deki en önemli çelik şirketlerinden Borusan ile ortaklığını sona erdiren Mannessmann’ın ardından bu kez 152 yıllık metal şirketi Wuppermann da Türk şirketle yollarını ayırdı.

2013’te Galva Metal’in yüzde 35’ini alarak Türk ağır sanayisine adım atan Wuppermann, hisselerini ortağına geri satarak Türkiye’deki üretimden çekildi. Böylece 6 ay arayla iki Alman metal devi, Türkiye’deki ortaklıklarını sona erdirme kararı aldı.

Merkezi Leverkusen’de bulunan Wuppermann AG, yassı ürünler, borular ve çeşitli çelik ve sac işlerinin üretimi yapıyor.

1872’de Theodor Wuppermann tarafından kurulan, 1888 yılında ilk kez şerit demir üreten şirket, yılda 500.000 tonun üzerinde çelik işleme kapasitesine sahip. Son olarak 100 milyon Euro’luk yatırımla Macaristan tesisini kuran şirket, 152 yıldır Wuppermann ailesi tarafından yönetiliyor.

Alman şirket, 9 Avrupa ülkesinde 3 holdinge ve 16 yan kuruluşa sahip. Hollanda’da Hollanda’da Wuppermann Staal Nederland BV, Macaristan’da Wuppermann Hungary Kft., Avusturya’da Wuppermann Austria GmbH ve Wuppermann Metalltechnik GmbH , Polonya’da Wuppermann Polska adlı üretim tesisleri var.

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten Dikkat Çeken “Dış Kaynak” Açıklaması

Türkiye’ye yönelik dış kaynak akışına ilişkin değerlendirmede bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen yıl uluslararası kuruluşlar, hükümet kuruluşları, ihracat kredi kuruluşları ve ticari kreditörlerden ülkedeki çeşitli sektörlere sağlanan kaynağın 8,8 milyar dolara ulaştığını söyledi ve ekledi:

“Bu kaynağın içerisinde 2,8 milyar dolarlık tutar, deprem bölgesinin kalkındırılması amacıyla sağlanmıştır. Sağlanan bu kaynaklar Türkiye’ye ve şeffaflık, tutarlılık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkelerini esas alan programımıza duyulan güvenin bir göstergesidir.”

ForeksHaber‘in aktardığına göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan gönderilen değerlendirmede dış finansman kuruluşlarından, ülkedeki kurumlara proje finansmanı kapsamında kaynak sağlamaya devam edildiği vurgulandı.

Türkiye’ye yönelik dış kaynak akışına yönelik değerlendirmede bulunan Şimşek, ayrıca bu kaynaklarla, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yol açtığı hasarların giderilmesi amacıyla bölgenin yeniden inşasına aracılık ettiklerini söyledi. Şimşek, 19-22 Aralık 2023 tarihlerinde deprem bölgesinde faaliyet gösteren işletmeleri desteklemek amacıyla yaklaşık 640 milyon dolar kaynak sağlandığına dikkat çekti.

Şimşek, bu kapsamda, İslam Kalkınma Bankasından Türkiye Sınai Kalkınma Bankasına (TSKB) sağlanan 100 milyon dolar tutarındaki finansmanın, depremlerden etkilenen illerdeki ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması ve güçlendirilmesi odaklı yatırımların finansmanı için kullanılacağını ifade etti.

Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansından (JICA) sağlanan 20 milyar Japon Yeni tutarındaki finansmanın da Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından kullanılacağını bildiren Şimşek, bu kaynağın depremden etkilenen illerde mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin sermayelerini desteklemek amacıyla değerlendirileceğini kaydetti.

Şimşek, ayrıca Japonya Uluslararası İşbirliği Bankasından (JBIC) Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ve TSKB’ye 200’er milyon dolar olmak üzere toplamda 400 milyon dolar tutarında finansman sağladıklarına dikkati çekerken, “Bu kaynak depremlerden etkilenen illerimizdeki ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması ve güçlendirilmesi odaklı, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile ileri teknoloji destekli enerji verimliliği yatırımlarının finansmanına yönelik kullanılacaktır.” dedi.

“Programımıza duyulan güvenin bir göstergesi”

Geçen yıl uluslararası kuruluşlar, hükümet kuruluşları, ihracat kredi kuruluşları ve ticari kreditörlerden ülkedeki çeşitli sektörlere sağlanan kaynağın 8,8 milyar dolara ulaştığına işaret eden Şimşek, “Bu kaynağın içerisinde 2,8 milyar dolarlık tutar, deprem bölgesinin kalkındırılması amacıyla sağlanmıştır. Sağlanan bu kaynaklar Türkiye’ye ve şeffaflık, tutarlılık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkelerini esas alan programımıza duyulan güvenin bir göstergesidir.” diye konuştu.

Paylaşın

2023 Yılında 111 Bin 576 Esnaf Kepenk Kapattı

CHP Milletvekili Bekir Başevirgen, “Verilere göre 2023 yılında toplam 111 bin 576 esnaf kepenk kapattı. Bu sayı, her ay ortalama 9 bin 298 esnafın kepenk kapattığı anlamına geliyor” dedi.

“Pandemi döneminde dahi esnaf bu kadar zor duruma düşmemişti” diyen Başevirgen, “Esnafın işyerlerini kapatması demek, işsizler ordusunun da çığ gibi büyümesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) verilerini paylaştı.

Sol Haber’in aktardığına göre; Bekir Başevirgen, “Verilere göre 2023 yılında toplam 111 bin 576 esnaf kepenk kapattı. Bu sayı, her ay ortalama 9 bin 298 esnafın kepenk kapattığı anlamına geliyor. 2022 yılına göre, ekmek teknesi batan esnaf sayısı 11 bin 870 arttı. Pandemi döneminde dahi esnaf bu kadar zor duruma düşmemişti” dedi.

KOBİ’lerin bankalara olan borçlarının 3 trilyon lirayı aştığına da dikkat çeken CHP’li Bekir Başevirgen, “Borcu takibe düşen KOBİ sayısı 293 binin üzerinde. Yüksek faiz, yüksek kur, elektrik, kira, vergiler, personel giderleri ve tüm girdi maliyetleri altında ezilen esnafın bu şartlar altında ayakta kalması imkansız hale geldi” açıklamasını yaptı.

“Pandemi döneminde dahi esnaf bu kadar zor duruma düşmemişti” diyen Bekir Başevirgen, “Esnafın işyerlerini kapatması demek, işsizler ordusunun da çığ gibi büyümesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşın