TÜİK Açıkladı: Tüketici Güven Endeksi 80,4’e Yükseldi

Tüketici güven endeksi, ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,9 oranında yükseldi. Böylece aralık ayında 77,4 olan tüketici güven endeksi, ocak ayında 80,4 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Tüketici güven endeksi, aralık ayında 77,4 olarak kayıtlara geçmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Güven Endeksi Ocak 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Aralık ayında 77,4 iken Ocak ayında yüzde 3,9 oranında artarak 80,4 oldu.

Alt endekslerden, mevcut dönemde hanenin maddi durumu yüzde 6,0 artışla 67,2, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi yüzde 4,5 artışla 79,5, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi yüzde 1,8 artışla 77,2’e yükselirken, gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi yüzde 3,6 artışla 97,9 seviyesine yükseldi.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir. İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Tarımsal Girdi Enflasyonu 50 Aydır Yükseliyor

Tarımsal girdi enflasyonu, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,44, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 37,83, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,82 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 46,96 arttı.

Haber Merkezi / Böylece tarımsal girdi enflasyonu aylık bazda Eylül 2019’dan bu yana 50 aydır aralıksız yükselişini sürdürüyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) Kasım 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; Tarımsal girdi enflasyonu, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,44, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 37,83, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,82 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 46,96 arttı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 1,39, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 1,70 arttı. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 34,32, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 72,48 arttı.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu alt gruplar yüzde 8,44 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 25,03 ile hayvan yemi oldu. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 144,54 ile veteriner harcamaları ve yüzde 83,90 ile diğer mal ve hizmetler oldu.

Bir önceki aya göre azalış gösteren alt gruplar sırasıyla, yüzde 2,15 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 1,80 ile enerji ve yağlar oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 10,84 ile veteriner harcamaları ve yüzde 3,70 ile makine bakım masrafları oldu.

Paylaşın

Vatandaş, Açıklanan Enflasyonunun İki Katını Hissetti

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) hesaplamalarına göre yüzde 64,7 olarak açıklanan 2023 yılı tüketici enflasyonu vatandaşlarca yüzde 129,4 dolayında hissedildi.

TÜİK’e göre TÜFE verilerini 2023 yıllı enflasyonunu yüzde 127 olarak açıklayan ve veri serilerine erişilemeyen Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verileriyle karşılaştırmak mümkün değil.

TÜİK ve İTO endeksleri arasındaki yapısal fark ölçümlerde de yıllardır farklılık yaratıyor, yüksek enflasyon bu farkı daha belirgin hale getirmiş bulunuyor.

Ekonomi gazetesinden Maruf Buzcugil‘in haberine göre; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) açıkladığı enflasyon verilerinin vatandaşlarca iki kat daha yüksek hissedildiğini hesapladı.

Yaşadığımız yüksek enflasyon süreci önde gelen merkez bankalarının yaptığı gibi (FED, ECB, BOJ vb) Türkiye İstatistik Kurumu’nu da vatandaşların hissettiği enflasyonu düşünmeye yöneltti. TÜİK’in hesaplamalarına göre yüzde 64,7 olarak 2023 yılı tüketici enflasyonu vatandaşlarca yüzde 129,4 dolayında hissedilebiliyor.

TÜİK’e göre TÜFE verilerini 2023 yıllı enflasyonunu yüzde 127 olarak açıklayan ve veri serilerine erişilemeyen Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verileriyle karşılaştırmak mümkün değil.

TÜİK ve İTO endeksleri arasındaki yapısal fark ölçümlerde de yıllardır farklılık yaratıyor, yüksek enflasyon bu farkı daha belirgin hale getirmiş bulunuyor.

Yapılan çalışmalara göre algılanan enflasyonun, ölçülen enflasyondan yüksek olmasının çeşitli nedenleri şöyle sıralanıyor:

Tüketicilerin gelir seviyelerinin, harcama kalıplarının ve tüketim alışkanlıklarının kişiden kişiye farklılık göstermesi, TÜFE oranının tespitinde kullanılan en çok kullanılan mal ve hizmet sepetinin bireylere göre değişmesi

TÜFE sepetinde yer alan tüm ürünler aylık ve yıllık olarak farklı fiyat hareketleri göstermekle birlikte bireylerin kendilerinin sıklıkla tükettikleri mal ve hizmet fiyatlarına odaklanmaları (Örneğin; sigara içen kişiler sigaraya gelen zamları; bebeği olan kişiler ise bebek bezi ve bebek maması fiyatlarını yakından takip etmekte ve genel enflasyon algılarını bu ürünlerin fiyat artışını dikkate alarak oluşturmaları).

TÜFE oranının tespiti için oluşturulan sepetteki mal ve hizmetlerden bazılarının fiyatı bir dönemden diğerine artarken, bazıları sabit kalıyor. Bazı mal ve hizmet fiyatları ise mevsimsel ve konjonktürel etkilerle düşüyor.

Bireyler düşen ve sabit kalan fiyatları değil, sadece ilgili dönemde yüksek artış gösteren sınırlı sayıdaki ürün fiyatını (ortalama beş ürün) dikkate alarak bir değerlendirme yapıyor.

Hissettikleri enflasyonu bu doğrultuda oluşturuyorlar (örneğin ekmek gibi temel tüketim maddelerinin yanı sıra tüketicilerin kiraları, internet, cep telefonu iletişim ücretleri gibi çok sayıda madde fiyatı her ay artış göstermiyor).

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Yurt Dışı Üretici Enflasyonu Yüzde 58,40

Yurt dışı üretici enflasyonu, aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2,28, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 58,40, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 58,40 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 50,92 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) Aralık 2023 verilerini yayınladı.

Buna göre; YD-ÜFE aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2,28, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 58,40, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 58,40 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 50,92 arttı.

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 60,92, imalatta yüzde 58,35 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 51,29, dayanıklı tüketim malında yüzde 62,73, dayanıksız tüketim malında yüzde 63,44, enerjide yüzde 55,06, sermaye malında yüzde 66,37 arttı.

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,64, imalatta yüzde 2,28 artış oldu.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 1,98 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 3,31 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 2,30 artış, enerjide yüzde 3,32 azalış, sermaye malında yüzde 4,04 arttı.

YD-ÜFE sektörlerinden kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 40,87, ağaç ve mantar ürünleri (mobilya hariç) yüzde 43,50, basım ve kayıt hizmetleri yüzde 44,99 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu.

Buna karşılık diğer mamul eşyalar yüzde 71,40, mobilya yüzde 71,29, b.y.s. makine ve ekipmanlar yüzde 70,74 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

YD-ÜFE sektörlerinden tütün ürünleri yüzde 10,09, kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 3,32 ile endekslerin azalış gösterdiği alt sektörler oldu.

Buna karşılık motorlu kara taşıtları, römork ve yarı römork yüzde 4,92, diğer mamul eşyalar yüzde 4,37, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 4,00 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

Türkiye’nin Yurt Dışı Varlıkları 320,4 Milyar Dolara Yükseldi

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 3,9 oranında artışla 320,4 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 6,4 oranında azalışla 585,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Kasım 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; 2023 Kasım sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 3,9 oranında artışla 320,4 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 6,4 oranında azalışla 585,1 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2022 yıl sonunda eksi 317,1 milyar dolar iken 2023 Kasım sonunda eksi 264,7 milyar doları seviyesinde gerçekleşti.

Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2022 yıl sonuna göre yüzde 6,2 oranında artışla 136,7 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 0,6 oranında azalışla 120,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 3,0 oranında artışla 46,3 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2022 yıl sonuna göre yüzde 32,1 oranında azalışla 138,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Portföy yatırımları 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,5 oranında artışla 94,7 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2022 yıl sonuna göre yüzde 4,7 oranında artışla 30,1 milyar dolar olurken, yurt dışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 12,2 oranında artışla 1,4 milyar dolar, Hazine’nin tahvil stoku (yurt içi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 4,7 artışla 43,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2022 yıl sonuna göre yüzde 7,3 oranında artarak 351,5 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,4 oranında azalarak 41,4 milyar dolar olurken, TL mevduatı yüzde 18,5 oranında artarak 16,7 milyar dolar oldu.

Bankaların toplam kredi stoku yüzde 10,4 oranında artarak 62,1 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 1,4 oranında azalarak 99,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Paylaşın

Bireysel Kredi Kartı Borçları 1,2 Trilyon Liraya Dayandı

Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 1,8 artışla 1 trilyon 194 milyar 631 milyon liraya yükseldi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 510 milyar 318 milyon lirasını taksitli, 684 milyar 313 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervi geçen hafta eksi 39,3 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezerv eksi 39,6 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Öte yandan kur korumalı mevduat ve katılma hesapları geçen hafta 2 trilyon 576,5 milyar liradan 2 trilyon 529 milyar liraya geriledi.

Ayrıca, yılın ilk haftasında durgunluk yaşanan tahvil piyasası yılın ikinci haftasında yüklü yabancı girişine sahne oldu. Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, yabancı yatırımcıların tahvilde net alımı 12 Ocak haftasında 425 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervleri 12 Ocak ile biten haftada, iki haftalık düşüşün ardından sınırlı da olsa yeniden artış gösterdi.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre rezervler 12 Ocak haftasında 139,8 milyar dolar olarak kaydedildi. Bir önceki hafta rezervler 139,6 milyar dolar düzeyindeydi. Net rezervler aynı dönemde 29,5 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta net rezervler 32,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Swap hariç net rezervlerde ise sınırlı bir artış izlendi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervi geçen hafta eksi 39,3 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezerv eksi 39,6 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) 12 Ocak ile biten hafta verilerine göre, kur korumalı TL mevduat ve katılma hesapları 2 trilyon 576,5 milyar liradan 2 trilyon 529 milyar liraya geriledi.

Aynı dönemde toplam kredi hacmi 11 trilyon 661 milyar 959 milyon liradan 11 trilyon 750 milyar 166 milyon liraya yükseldi. Tüketici kredilerinin tutarı, 12 Ocak itibarıyla 9 milyar 111 milyon lira artışla 1 trilyon 525 milyar 370 milyon liraya çıktı.

Söz konusu kredilerin 437 milyar 709 milyon lirası konut, 95 milyar 66 milyon lirası taşıt ve 992 milyar 596 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu. Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 7 milyar 266 milyon lira artarak 1 trilyon 400 milyar 748 milyon liraya çıktı.

Aynı haftada bireysel kredi kartları 1 trilyon 173,3 milyar liradan 1 trilyon 194,6 milyar liraya çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 1,8 artışla 1 trilyon 194 milyar 631 milyon liraya yükseldi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 510 milyar 318 milyon lirasını taksitli, 684 milyar 313 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Ayrıca, yılın ilk haftasında durgunluk yaşanan tahvil piyasası yılın ikinci haftasında yüklü yabancı girişine sahne oldu. Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, yabancı yatırımcıların tahvilde net alımı 12 Ocak haftasında 425 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylelikle 8 Aralık haftasından bu yana en yüklü yabancı girişi görüldü.

Aynı dönemde hisse tarafının da hareketlendiği izlendi. Yabancı yatırımcılar hissede net 157 milyon dolarlık alım yaptı. Seçimlerden bu yana özellikle tahvil tarafında yabancının ilgisinin arttığı görülüyor. Dünyanın tahvil piyasasındaki en büyük oyuncularından biri olan Pimco da TL tahvillerde yatırıma başladığını belirtmişti.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Tarım Üretici Enflasyonu Yüzde 52,66

Tarım üretici enflasyonu aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 6,34, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 52,66, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,66 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 72,04 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE), Aralık 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarım üretici enflasyonu aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 6,34, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 52,66, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,66 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 72,04 arttı.

Sektörlerde bir önceki aya göre, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,86, balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 2,62 ve tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 6,55 arttı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 1,98 azalış, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 4,96 ve tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 11,81 artış oldu.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 25,93 ile lifli bitkiler ve yüzde 26,76 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu.

Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 170,59 ile yağlı meyveler ve yüzde 102,77 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 24,96 ile turunçgiller oldu.

Bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar yüzde 0,89 ile lifli bitkiler ve yüzde 0,93 ile çeltik oldu. Bir önceki aya göre artışın yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 23,54 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular ve yüzde 11,65 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu.

Paylaşın

Bütçe, 1,37 Trilyon Lira Açık Verdi

2023 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri 6 trilyon 585,5 milyar lira, bütçe gelirleri ise 5 trilyon 210,5 milyar lira oldu. Başka bir ifadeyle, 2023 yılında bütçe açığı 1 trilyon 375 milyar lira oldu.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanlığı, “Aralık 2023 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri” raporunu yayınladı.

Buna göre; 2023 yılı Aralık ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 392,5 milyar TL, bütçe gelirleri 549,9 milyar TL ve bütçe açığı 842,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 350,1 milyar TL ve faiz dışı açık ise 800,2 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Aralık ayında 122 milyar 211 milyon TL açık vermiş iken 2023 yılı Aralık ayında 842 milyar 532 milyon TL açık verdi. 2022 yılı Aralık ayında 103 milyar 966 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2023 yılı Aralık ayında 800 milyar 199 milyon TL faiz dışı açık verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Aralık ayı itibarıyla 1 trilyon 392 milyar 477 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 42 milyar 332 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 1 trilyon 350 milyar 144 milyon TL olarak gerçekleşti.

2023 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 5 trilyon 589 milyar 85 milyon TL ödenekten Aralık ayında 1 trilyon 392 milyar 477 milyon TL gider gerçekleştir. Geçen yılın aynı ayında ise 375 milyar 143 milyon TL harcama yapıldı.

Aralık ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 271,2 oranında arttı. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 13,2 iken 2023 yılında yüzde 24,9 oldu.

Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 278,3 oranında artarak 1 trilyon 350 milyar 144 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 14,3 iken 2023 yılında yüzde 27,3 oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Aralık ayı itibarıyla 549 milyar 945 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 440 milyar 911 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 92 milyar 12 milyon TL oldu.

2022 yılı Aralık ayında bütçe gelirleri 252 milyar 931 milyon TL iken 2023 yılının aynı ayında yüzde 117,4 oranında artarak 549 milyar 945 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Aralık ayı gerçekleşme oranı 2022 yılında yüzde 9,9 iken 2023 yılında yüzde 11,2 oldu.

2023 yılı Aralık ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 108,3 oranında artarak 440 milyar 911 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 9,7 iken 2023 yılında yüzde 10,3 oldu.

2023 yılı Ocak-Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 6 trilyon 585,5 milyar TL, bütçe gelirleri 5 trilyon 210,5 milyar TL ve bütçe açığı 1 trilyon 375 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 5 trilyon 910,8 milyar TL ve faiz dışı açık ise 700,4 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Ocak-Aralık döneminde 142 milyar 660 milyon TL açık vermiş iken 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde 1 trilyon 374 milyar 968 milyon TL açık verdi. 2022 yılı Ocak-Aralık döneminde 168 milyar 243 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde 700 milyar 353 milyon TL faiz dışı açık verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Aralık dönemi itibarıyla 6 trilyon 585 milyar 456 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 674 milyar 615 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 5 trilyon 910 milyar 841 milyon TL olarak gerçekleşti.

2023 yılı Ocak-Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 123,8 oranında artarak 6 trilyon 585 milyar 456 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 124,6 oranında artarak 5 trilyon 910 milyar 841 milyon TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Aralık dönemi itibarıyla 5 trilyon 210 milyar 488 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 4 trilyon 500 milyar 866 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 596 milyar 279 milyon TL oldu.

2022 yılı Ocak-Aralık döneminde bütçe gelirleri 2 trilyon 800 milyar 88 milyon TL iken 2023 yılının aynı döneminde yüzde 86,1 oranında artarak 5 trilyon 210 milyar 488 milyon TL olarak gerçekleşti. 2023 yılı Ocak-Aralık dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 91,2 oranında artarak 4 trilyon 500 milyar 866 milyon TL oldu.

Paylaşın

Milyarderlerin Serveti Hızla Artıyor!

Londra merkezli yardım kuruluşu Oxfam’ın yayınladığı veriler, dünyanın en zengin beş kişisine ait servetin, 2020 yılından bu yana her saat 14 milyon dolar arttığını ve toplam servetlerinin 405 milyar dolardan, 869 milyar dolara yükseldiğini ortaya koyuyor. 

Haber Merkezi / Bütün dolar milyarderlerinin toplam serveti ise küresel enflasyon oranından üç kat daha hızlı büyümüş durumda. Diğer tarafta ise raporda, dünya genelinde en yoksul kesimi oluşturan 4,77 milyar insanın, bir başka deyişle dünya nüfusunun yüzde 60’ının servet kaybının, 2020’den bu yana 20 milyar dolara ulaştığı vurgulanıyor.

791 milyon işçinin maaşlarının enflasyon oranında artmadığı ve her bir işçinin son iki yılda ortalama bir maaş kaybı olduğu da raporun aktardığı çarpıcı verilerden biri.

Dünya genelinde son yıllarda yaşanan kriz ve savaşlar yoksullarla zenginler arasındaki makasın daha da açılmasına neden oldu. Londra merkezli yardım kuruluşu Oxfam’ın, Davos Dünya Ekonomik Forumu’nun açılışından önce yayınladığı rapora göre, dünyanın, hepsi de erkek olan en zengin beş insanı, 2020 yılından bu yana servetlerini ikiye katlamış durumda.

Rapor, aynı dönemde, yaklaşık 5 milyar kişiye denk gelen dünya nüfusunun yüzde 60’lık yoksul kesiminin daha da fakirleştiğini ortaya koyuyor.

Pazartesi günü açıklanan Oxfam raporunda yayınlanan veriler farklı kaynaklardan toplanan bilgilerle destekleniyor. Örneğin dünyanın en zengin milyarderleri ile ilgili rakamlar için Forbes dergisi ile Bank Credit Suisse’in tahminlerinden yararlanılmış.

Yayınladığı raporda geleceğe dair değerlendirmelerde de bulunan Oxfam, güncel ekonomik büyümeyi baz alarak, önümüzdeki 10 yıl içinde, dünya tarihinde ilk kez bir dolar trilyonerinin ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Cümlenin devamında ise küresel yoksulluğun 230 yıl sonra bile tamamen aşılamayacağı tahmininde bulunuluyor.

Oxfam raporunun önsözünü yazan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatosu’nun üyesi ve eski ABD başkan adayı Bernie Sanders, “Milyarderler zenginleşiyor, işçi sınıfı mücadele etmek zorunda, yoksullar ise çaresizlik içinde yaşıyor. Küresel ekonominin hüzünlü durumu bu” ifadelerini kullandı.

Sanders ayrıca, tarihte hiçbir zaman gelir ve servet arasında bu denli büyük bir eşitsizlik yaşanmadığını, ayrıca aç gözlülük, kibir ve sorumsuzluğun da böylesi bir örneğinin hiç görülmediğini dile getirdi.

Oxfam’ın yayınladığı veriler, dünyanın en zengin beş kişisine ait servetin, 2020 yılından bu yana her saat 14 milyon dolar arttığını ve toplam servetlerinin 405 milyar dolardan, 869 milyar dolara yükseldiğini ortaya koyuyor. Bütün dolar milyarderlerinin toplam serveti ise küresel enflasyon oranından üç kat daha hızlı büyümüş durumda.

Diğer tarafta ise raporda, dünya genelinde en yoksul kesimi oluşturan 4,77 milyar insanın, bir başka deyişle dünya nüfusunun yüzde 60’ının servet kaybının, 2020’den bu yana 20 milyar dolara ulaştığı vurgulanıyor. 791 milyon işçinin maaşlarının enflasyon oranında artmadığı ve her bir işçinin son iki yılda ortalama bir maaş kaybı olduğu da raporun aktardığı çarpıcı verilerden biri.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Oxfam Almanya’nın Yönetim Kurulu Başkanı Serap Altınışık, yaşanan bu ekonomik adaletsizlik sebebiyle toplumun giderek artan bir baskı ile karşı karşıya olduğunu dile getirerek, “Bir yanda milyarlarca insan pandeminin artçı dalgaları, enflasyon ve savaşa katlanmak zorunda kalırken, diğer yanda milyarderlerin servetlerinde patlama yaşanıyor” diyor.

Bu eşitsizliğin, cinsiyete özgü ve ırkçı ayrımcılığı, daha da mağdur olan kadınlar ve beyaz olmayan insanlar gibi marjinalize edilen gruplara karşı körüklediğini belirten Altınışık, “Demokrasinin altı oyuluyor ve bu durum iklim krizinin bir felakete doğru gitmesinde büyük rol oynuyor” ifadelerini kullanıyor.

Oxfam’a göre gelir dağılımındaki adaletsizliğin azaltılması için küresel çapta varlık vergisi uygulamasına geçilmeli. Buradan elde edilecek kaynağın, iklim koruma, eğitimin yaygınlaştırılması, sağlık hizmetleri ve sosyal güvence alanlarında kullanılabileceğini belirtti.

Paylaşın

Sanayi Sektöründe Ücretli Çalışan Sayısı Yüzde 1,3 Azaldı

Kasım ayında ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 14 milyon 833 bin 144 kişi oldu. Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında, kasım ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 1,3 azaldı.

Haber Merkezi / Öte yandan ücretli çalışan sayısı inşaat sektöründe yüzde 10,2 arttı ve ticaret – hizmet sektöründe yüzde 2,1 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ücretli Çalışan İstatistikleri Kasım 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 arttı.

Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 14 milyon 833 bin 144 kişi iken, kasım ayında 15 milyon 106 bin 556 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında, kasım ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 1,3 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 10,2 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,1 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 azaldı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında, kasım ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,5 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 0,2 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe değişmedi.

Paylaşın