Üretici Enflasyonu Yüzde 27,38

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemine ilişkin Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerini açıkladı. Yurt içi üretici fiyatları eylülde bir önceki aya göre yüzde 2,07 artarken, yıllık artış yüzde 27,38 olarak gerçekleşti.

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), Eylül 2026’da üretici fiyatlarındaki artışın sürdüğünü ortaya koydu. TÜİK verilerine göre endeks, bir önceki aya kıyasla yüzde 2,07 yükseldi. Yİ-ÜFE, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 23,38, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,38, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 27,81 arttı.

Sanayinin dört ana sektöründeki yıllık değişimlere bakıldığında en yüksek artış madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe görüldü. Sektörde üretici fiyatları yıllık bazda yüzde 34,15 arttı.

Madencilik ve taş ocakçılığını yüzde 29,70 ile su temini, yüzde 29,09 ile imalat ve yüzde 8,67 ile elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı izledi.

Veriler, sanayinin temel sektörlerinde üretici fiyatlarının yıllık bazda yüksek seyrini koruduğunu gösterdi.

Sektörlerin aylık değişimleri incelendiğinde ise eylül ayında imalat fiyatlarındaki yüzde 2,32’lik artış dikkat çekti. Elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı fiyatları yüzde 0,97, su temini fiyatları yüzde 1,83 yükseldi.

Madencilik ve taş ocakçılığında ise diğer sektörlerden farklı olarak fiyatlar aylık bazda yüzde 0,78 geriledi.

Ana sanayi grupları içerisinde en yüksek aylık artış ise enerjide gerçekleşti. Enerji fiyatları eylülde yüzde 3,55 yükseldi. Enerjiyi yüzde 2,04 ile ara malları, yüzde 1,59 ile dayanıksız tüketim malları, yüzde 1,54 ile dayanıklı tüketim malları ve yüzde 1,47 ile sermaye malları takip etti.

Yıllık bazda enerjide yüzde 30,82 artış

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri de üretim maliyetlerindeki baskının sürdüğüne işaret etti.

Eylül ayında enerjide yıllık fiyat artışı yüzde 30,82 olurken, ara mallarında yüzde 28,11, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 26,97, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 25,97 ve sermaye mallarında yüzde 21,55 artış kaydedildi.

Yıllık verilerde en yüksek artış enerji grubunda görülürken, en düşük artış sermaye mallarında gerçekleşti.

Eylül verileri, üretici fiyatlarında hem aylık hem de yıllık bazda artışın devam ettiğini ortaya koydu. Özellikle enerji ve imalat fiyatlarındaki yükseliş, üretim maliyetlerinin seyri açısından önem taşıyor.

Üretici fiyatlarında yaşanan değişimler, firmaların maliyetleri ve ilerleyen dönemlerde tüketici fiyatları üzerindeki olası etkileri açısından ekonomi gündeminin önemli göstergeleri arasında yer alıyor.

TÜİK’in açıkladığı Eylül 2026 verileriyle birlikte Yİ-ÜFE’nin yıllık artışı yüzde 27,38 seviyesinde gerçekleşirken, on iki aylık ortalamalara göre artış da yüzde 27,81 oldu.

Paylaşın

Enflasyonda TÜİK Ve ENAG Farkı: Rakamlar Yine Aynı Noktada Buluşmadı

Türkiye’de enflasyon gündeminin yakından takip edilen TÜİK ve ENAG, Eylül verilerini açıkladı. TÜİK yıllık enflasyonu yüzde 29,73 olarak hesaplarken, ENAG’ın yıllık enflasyon verisi yüzde 46,61 oldu. İki kurumun yıllık enflasyon rakamları arasındaki fark 16,88 puana ulaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemine ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini 5 Ekim Pazartesi günü açıkladı. Buna göre tüketici fiyatları eylülde bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 olarak gerçekleşti. Böylece yıllık enflasyon, Kasım 2021’den bu yana ilk kez yüzde 30 seviyesinin altına geriledi.

TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları 2026 yılının başından bu yana yüzde 24,32 yükselirken, 12 aylık ortalamalara göre artış yüzde 31,49 oldu. Bu oran, ekim ayında yenilenecek kira sözleşmeleri açısından da önem taşıyor. Mevcut uygulama kapsamında konut ve çatılı işyerleri için kira artışında esas alınan 12 aylık TÜFE ortalaması yüzde 31,49 olarak gerçekleşti.

Eylül ayında yıllık enflasyonun ana harcama gruplarındaki görünümünde özellikle konut ve ulaştırma kalemleri öne çıktı.

TÜİK verilerine göre konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda yıllık fiyat artışı yüzde 39,99 oldu. Ulaştırmada yıllık artış yüzde 35,10, gıda ve alkolsüz içeceklerde ise yüzde 27,62 olarak kaydedildi.

Aylık bazda ise gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yüzde 0,20 geriledi. Buna karşılık ulaştırma grubunda fiyatlar yüzde 2,79, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda yüzde 2,71 arttı.

Üretici fiyatlarında da artış sürdü. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) eylülde aylık yüzde 2,07, yıllık yüzde 27,38 arttı.

ENAG’ın hesabı daha yüksek

TÜİK verilerinin ardından gözler bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) açıkladığı E-TÜFE rakamlarına çevrildi.

ENAG, Eylül 2026 döneminde tüketici fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde 2,10 arttığını açıkladı. ENAG’ın hesaplamasına göre son 12 aylık enflasyon ise yüzde 46,61 oldu.

Böylece iki kurumun aylık enflasyon hesabı birbirine yakın seyrederken, yıllık enflasyon hesaplamalarında belirgin bir ayrışma ortaya çıktı.

TÜİK ENAG
Eylül aylık enflasyon    %1,84    %2,10
Yıllık enflasyon    %29,73    %46,61
Yıllık fark    16,88 puan

ENAG’ın yıllık enflasyon göstergesi TÜİK’in açıkladığı oranın yaklaşık 1,57 katı seviyesinde gerçekleşti.

Eylül enflasyonuna ilişkin piyasa beklentileri de açıklama öncesinde yakından izleniyordu. AA Finans’ın 20 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirdiği ankette aylık enflasyon beklentisi yüzde 2,18, yıllık enflasyon beklentisi ise yüzde 29,66 seviyesindeydi.

TÜİK’in açıkladığı yüzde 1,84’lük aylık artış, piyasa beklentisinin altında kaldı. Yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 ile beklentinin sınırlı üzerinde gerçekleşti.

Enflasyonda iki farklı tablo

5 Ekim’de açıklanan veriler, Türkiye’de enflasyonun seyrine ilişkin iki farklı tabloyu yeniden gündeme getirdi. TÜİK’in resmi tüketici enflasyonu yıllık bazda yüzde 30’un altına gerilerken, ENAG’ın hesapladığı yıllık oran yüzde 46,61 seviyesinde bulunuyor.

Öte yandan İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) verilerine göre İstanbul’da perakende fiyatlar eylül ayında aylık yüzde 2,11, yıllık yüzde 33,55 arttı. Böylece TÜİK, ENAG ve İTO tarafından açıklanan göstergeler arasında da belirgin farklılıklar oluştu.

Enflasyon verilerindeki bu ayrışma; ücretler, kira artışları, emekli ve memur maaşları ile para politikasının geleceğine ilişkin tartışmaların da önümüzdeki dönemde ekonomi gündeminin başlıkları arasında kalacağını gösteriyor.

Paylaşın

Sekiz Aylık Dış Ticaret Açığı 65,8 Milyar Dolar

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle açıklanan geçici verilere göre, ağustosta ihracat yıllık bazda yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolara, ithalat ise yüzde 10,5 yükselerek 28 milyar 706 milyon dolara çıktı.

Böylece ağustos ayında dış ticaret açığı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 4 milyar 283 milyon dolardan 5 milyar 239 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 83,5’ten yüzde 81,7’ye geriledi.

Yılın ilk sekiz ayında da dış ticaret hacmindeki artış sürdü. Ocak-ağustos döneminde ihracat yüzde 4 artarak 184 milyar 996 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,3 artışla 250 milyar 790 milyon dolara ulaştı.

Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 9,3 artarak 60 milyar 206 milyon dolardan 65 milyar 793 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 74,7’den yüzde 73,8’e geriledi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda, ağustosta ihracat yüzde 2,7 artarak 20 milyar 831 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde söz konusu kalemler hariç ithalat yüzde 9,6 artışla 21 milyar 919 milyon dolar oldu.

Buna göre enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı 1 milyar 88 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu kapsamda dış ticaret hacmi yüzde 6,1 artarak 42 milyar 749 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 95 oldu.

Ekonomik faaliyetlere göre değerlendirildiğinde, ağustos ayında ihracatın yüzde 93,6’sını imalat sanayi oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı ise yüzde 2,3 oldu.

Ocak-ağustos döneminde de imalat sanayinin ihracattaki ağırlığı devam etti. Bu dönemde imalat sanayinin payı yüzde 93,9 olurken, tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,6, madencilik ve taşocakçılığının payı yüzde 1,8 olarak kaydedildi.

İthalatta ise ağustos ayında ara malları yüzde 70,7 ile en büyük payı aldı. Sermaye mallarının payı yüzde 13,5, tüketim mallarının payı ise yüzde 15,5 oldu.

İhracatın zirvesinde Almanya, ithalatta Çin

Ağustos ayında Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülke Almanya oldu. Almanya’ya 1 milyar 760 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, bu ülkeyi 1 milyar 731 milyon dolarla ABD, 1 milyar 203 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 79 milyon dolarla Irak ve 1 milyar 73 milyon dolarla İsviçre izledi.

İlk beş ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,2’sini oluşturdu.

Ocak-ağustos döneminde de ihracatta ilk sırada Almanya yer aldı. Bu dönemde Almanya’ya 15 milyar 45 milyon dolarlık ihracat yapılırken, ABD 11 milyar 894 milyon dolar, Birleşik Krallık 10 milyar 690 milyon dolar, İtalya 9 milyar 180 milyon dolar ve Fransa 7 milyar 395 milyon dolarla sıralandı.

İthalatta ise ağustos ayında ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 706 milyon dolar olurken, Almanya 2 milyar 68 milyon dolar, Rusya Federasyonu 1 milyar 935 milyon dolar, ABD 1 milyar 872 milyon dolar ve İtalya 1 milyar 374 milyon dolarla takip etti.

İlk beş ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 41,7’sini oluşturdu. Ocak-ağustos döneminde de Çin, 36 milyar 55 milyon dolarlık ithalatla ilk sıradaki yerini korudu. Çin’i 26 milyar 108 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 18 milyar 71 milyon dolarla Almanya, 13 milyar 372 milyon dolarla ABD ve 10 milyar 177 milyon dolarla İtalya izledi.

Paylaşın

Hizmet Enflasyonu Yüzde 33,29

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayına ilişkin Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre hizmet üretici fiyatları, yıllık bazda yüzde 33,29, aylık bazda ise yüzde 2,87 arttı.

H-ÜFE, ağustosta bir önceki aya göre yüzde 2,87 yükselirken, 2025 Aralık ayına göre yüzde 32,66 artış gösterdi. Endeksteki yıllık artış yüzde 33,29 olurken, on iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 34,46 olarak gerçekleşti.

Hizmet sektörlerinin yıllık değişimleri incelendiğinde en yüksek artış ulaştırma ve depolama hizmetlerinde görüldü. Bu grupta fiyatlar, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40,07 arttı.

Aynı dönemde mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 32,79, idari ve destek hizmetlerde yüzde 30,44, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 28,69, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 27,53 ve gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 21,71 artış kaydedildi.

Hizmet üretici fiyatlarında ağustos ayında bir önceki aya göre en yüksek artış yine ulaştırma ve depolama hizmetlerinde gerçekleşti. Bu gruptaki fiyatlar aylık bazda yüzde 3,99 yükseldi.

Ağustosta idari ve destek hizmetleri yüzde 3,03, gayrimenkul hizmetleri yüzde 2,77, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 2,31, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 2,27 ve mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 0,65 arttı.

Böylece hizmet sektöründe üretici fiyatları ağustos ayında hem aylık hem de yıllık bazda yükselişini sürdürürken, yıllık en belirgin fiyat artışı ulaştırma ve depolama hizmetlerinde kaydedildi.

Paylaşın

Ekonomik Güven Eylül Ayında Yükselişini Sürdürdü

Ekonomik güven endeksi, ağustos ayında 100,6 iken eylül ayında 101,3 değerine yükseldi. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen Eylül 2026 Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıkladı. Ağustos ayında 100,6 seviyesinde gerçekleşen ekonomik güven endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,7 oranında artış göstererek 101,3 değerine yükseldi. Bu artış, genel ekonomik beklentilerdeki olumlu havanın sürdüğüne işaret etti.

Açıklanan alt endeks detaylarına bakıldığında, Eylül ayındaki artışta özellikle tüketici ve perakende ticaret sektöründeki iyimserliğin payı dikkat çekti. Bir önceki aya göre en yüksek oranlı artış yüzde 1,3 ile tüketici güven endeksinde yaşandı ve endeks 91,9 değerine çıktı. Tüketici güvenindeki bu toparlanmayı, yüzde 1,1’lik artış ve 111,3 değeriyle perakende ticaret sektörü takip etti.

İmalat sanayiini temsil eden reel kesim güven endeksi ise yüzde 0,1’lik sınırlı bir yükselişle 102,5 seviyesine ulaştı. Hizmet sektörü güven endeksi Eylül ayında değişim göstermeyerek 111,9 ile önceki aydaki güçlü konumunu korudu.

Günün tek olumsuz verisi ise inşaat sektöründen geldi. Diğer tüm ana sektörlerde artış ya da yatay seyir gözlenirken, inşaat sektörü güven endeksi Eylül ayında yüzde 0,2 oranında azalarak 83,0 değerine geriledi. Böylece inşaat, Eylül döneminde güven kaybı yaşayan tek sektör olarak öne çıktı.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır. Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Merkez Bankası: Sıkı Para Politikası Duruşu Sürecek

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizinin sabit tutulduğu eylül ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin toplantı özetlerini yayımladı.

Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de sabit tuttu. Gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 40, borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakıldı.

Toplantı özetinde, fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini destekleyeceği belirtildi.

Tüketici fiyatlarının ağustos ayında yüzde 1,84 arttığı, yıllık enflasyonun ise 0,24 puan gerileyerek yüzde 31,51 seviyesinde gerçekleştiği bildirildi.

Ağustos ayında enerji fiyatları yüzde 5,46 arttı. Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş enerji fiyatlarındaki artışta belirleyici oldu. Hizmet grubu enflasyonunun ise başta eğitim olmak üzere haberleşme ve ulaştırma hizmetleri öncülüğünde yüksek seyrini koruduğu kaydedildi.

Yurt içi üretici fiyatları ağustosta yüzde 2,57 artarken, yıllık üretici enflasyonu 0,12 puan yükselerek yüzde 27,95 oldu.

Toplantı özetinde, ağustos ayında sektörel enflasyon beklentilerinde genel olarak yükseliş görüldüğü belirtildi.

Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,4’e, 2027 yıl sonu beklentisi yüzde 21,9’a yükseldi. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 23,7 olurken, 24 ay sonrasına ilişkin beklenti yüzde 18 olarak ölçüldü.

Reel sektörün 12 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi yüzde 32,8, hanehalkının beklentisi ise yüzde 45,6 seviyesinde gerçekleşti.

Toplantı özetinde, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarında yüksek ve dalgalı seyrin sürdüğü belirtildi.

Brent ham petrol fiyatının ağustos ayında 91 dolar seviyesinde gerçekleştiği, eylül ayının ilk 10 gününde ise ortalama 103 dolar seviyesine ulaştığı bildirildi. TTF doğal gaz fiyatlarının da yükselmeye devam ettiği kaydedildi.

TCMB, enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam ettiğini belirtti.

Toplantı özetinde, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 2,3, çeyreklik bazda ise yüzde 1,1 büyüdüğü belirtildi.

İkinci çeyrek verilerinin iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret ettiği kaydedildi. Üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergelerin de iç talepteki zayıf görünümü teyit ettiği ifade edildi.

Temmuz ayında sanayi üretimi mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 1 geriledi. Temmuz itibarıyla üçüncü çeyrekte sanayi üretimindeki çeyreklik gerileme yüzde 1,9 olarak gerçekleşti.

TCMB’nin brüt uluslararası rezervleri, 24 Temmuz’dan bu yana 21,6 milyar dolar artarak 4 Eylül itibarıyla 184,2 milyar dolara ulaştı.

Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) ise 9 Eylül itibarıyla 220 baz puan seviyesine geriledi.

24 Temmuz-4 Eylül döneminde bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2 seviyesine gerilerken, TL ticari kredilerde bu oran yüzde 2,5 oldu.

Sıkı para politikası duruşu sürecek

TCMB, fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun devam edeceğini bildirdi.

Kurulun politika faizine ilişkin adımları enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentileri dikkate alarak belirleyeceği belirtildi. Kararların enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınacağı ifade edildi.

Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı kaydedildi. Kurul ayrıca enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurguladı.

Paylaşın

Ağustos Ayında Yatırımcısına En Fazla Kazandıran “Külçe Altın”

Ağustos ayında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi külçe altın sağladı. Külçe altın, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,17, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93 kazandırdı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları Ağustos 2026 verilerini açıkladı.

Verilere göre ağustosta yatırımcısına en yüksek reel getiriyi külçe altın sağladı. Külçe altın, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,17, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93 kazandırdı.

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, ağustos ayında Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yatırım araçları arasında DİBS yüzde 0,66, Euro yüzde 0,61 ve mevduat faizi yüzde 0,33 oranında reel getiri sağladı. Aynı dönemde Amerikan Doları yüzde 0,86, BIST 100 endeksi ise yüzde 1,83 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,38, Euro yüzde 1,34 ve mevduat faizi yüzde 1,05 oranında reel getiri sağladı. Amerikan Doları yüzde 0,15, BIST 100 endeksi ise yüzde 1,13 oranında kaybettirdi.

Üç aylık değerlendirmede yatırımcısına en yüksek reel getiriyi DİBS sağladı. DİBS’in reel getirisi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,46, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 4,77 olarak gerçekleşti.

Bu dönemde yatırımcısına en fazla kaybettiren yatırım aracı ise BIST 100 endeksi oldu. BIST 100’ün reel kaybı Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,15, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5,98 olarak hesaplandı.

Altı aylık değerlendirmede en yüksek reel getiri mevduat faizinde gerçekleşti. Mevduat faizi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,19, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 2,87 oranında reel getiri sağladı.

Aynı dönemde külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,35, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 18,01 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Finansal yatırım araçlarının yıllık performansına bakıldığında ise en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti. Külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,73, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 16,49 oranında reel getiri sağladı.

Yıllık değerlendirmede Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde DİBS yüzde 4,21, mevduat faizi ise yüzde 3,35 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. Buna karşılık BIST 100 endeksi yüzde 0,20, Amerikan Doları yüzde 8,36 ve Euro yüzde 8,68 oranında kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,39, mevduat faizi yüzde 0,56 oranında reel getiri sağladı. Aynı dönemde BIST 100 endeksindeki reel kayıp yüzde 2,90 olurken, Amerikan Doları yüzde 10,84, Euro ise yüzde 11,16 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

Paylaşın

Enflasyon Beklentilerinde Alarm: Reel Sektör Kötümser

Merkez Bankası (TCMB), Nisan 2026 dönemine ilişkin Sektörel Enflasyon Beklentileri’ni yayımladı. Açıklanan veriler, enflasyon beklentilerinde tüm kesimlerde artış yaşandığını ortaya koydu.

TCMB’nin, Piyasa Katılımcıları Anketi, İktisadi Yönelim Anketi ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş birliğiyle yürüttüğü Hanehalkı Beklenti Anketi verileriyle oluşturduğu çalışmaya göre; finansal sektör, reel sektör ve hanehalkının 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon öngörüleri yukarı yönlü güncellendi.

Nisan ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi, piyasa katılımcıları için 1,22 puan artarak yüzde 23,39’a yükseldi. Reel sektörün beklentisi 0,80 puanlık artışla yüzde 33,70’e çıkarken, hanehalkında ise artış daha belirgin oldu. Hanehalkının enflasyon beklentisi 1,67 puanlık yükselişle yüzde 51,56 seviyesine ulaştı.

Öte yandan, enflasyonun önümüzdeki 12 ayda düşeceğini bekleyen hanehalkı oranında gerileme dikkat çekti. Bu oran bir önceki aya göre 0,57 puan azalarak yüzde 14,57’ye indi.

Veriler, enflasyona ilişkin beklentilerin toplumun tüm kesimlerinde bozulmaya devam ettiğini ve özellikle hanehalkı tarafında yüksek enflasyon algısının sürdüğünü gösterdi.

Paylaşın

Tüketicinin Ekonomiye Güveni Nisan’da Arttı

Mart ayında 85,0 puan olan tüketici güven endeksi, Nisan ayında 85,5 seviyesine yükseldi. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2026 dönemine ilişkin Tüketici Güven Endeksi verilerini açıkladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarına göre hesaplanan endeks, sınırlı da olsa yükseliş gösterdi.

Mart ayında 85,0 seviyesinde bulunan Tüketici Güven Endeksi, Nisan ayında yüzde 0,5 oranında artarak 85,5’e çıktı. Açıklanan veriler, tüketici güveninde temkinli bir toparlanmaya işaret ederken, endeksin hâlen 100 eşik değerinin altında kalması, tüketicilerin genel ekonomik duruma ilişkin ihtiyatlı duruşunu sürdürdüğünü ortaya koydu.

Ekonomistler, endeksteki sınırlı artışın hanehalkının mevcut ekonomik koşullara dair beklentilerinde kısmi bir iyileşmeye işaret ettiğini belirtirken, kalıcı bir güven artışı için daha güçlü ekonomik göstergelere ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini /  beklentisini göstermektedir. İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Kapanan Şirket Sayısı Azaldı, Temkinli Seyir Sürüyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından açıklanan Mart 2026 kurulan-kapanan şirket istatistikleri, iş dünyasında kapanışların azaldığı ancak genel görünümün temkinli seyrettiği bir döneme işaret etti.

Verilere göre Mart ayında kapanan şirket sayısı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 oranında azaldı. Aynı dönemde kapanan kooperatif sayısı yüzde 38,4 düşerken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı ise yüzde 45,6 artış gösterdi.

Yılın ilk üç ayına bakıldığında da benzer bir eğilim öne çıktı. 2026’nın ilk çeyreğinde kapanan şirket sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,2 azalırken, kapanan kooperatif sayısı yüzde 25,2 geriledi. Buna karşılık kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 13 artış kaydedildi.

Kuruluş tarafında ise daha sınırlı bir hareketlilik görüldü. İlk üç ayda kurulan şirket sayısı yüzde 1,3 artarken, kooperatiflerde yüzde 28,3, gerçek kişi ticari işletmelerde ise yüzde 1,2 düşüş yaşandı. Mart ayında ise kurulan şirket sayısında önemli bir değişim gözlenmedi.

Aylık bazda bakıldığında ise kurulan şirket sayısı bir önceki aya göre yüzde 11,2 azaldı. Aynı dönemde kapanan şirket sayısı yüzde 11,6 artış gösterdi. Bu durum, kısa vadede girişimcilik tarafında dalgalı bir seyir yaşandığını ortaya koydu.

Mart ayında kurulan 8 bin 379 şirketin büyük bölümü limited şirketlerden oluşurken, şirketlerin yüzde 36,1’i İstanbul, yüzde 9,8’i Ankara ve yüzde 5,9’u İzmir’de kuruldu. Tüm illerde şirket kuruluşunun gerçekleşmesi dikkat çekti.

Sektörel dağılım incelendiğinde, en fazla kuruluşun toptan ve perakende ticaret, inşaat ve imalat sektörlerinde gerçekleştiği görüldü. Kapanışlarda da benzer sektörlerin öne çıkması, ekonomik faaliyetlerdeki yoğunlaşmanın sürdüğünü ortaya koydu.

Öte yandan Mart ayında kurulan şirketlerin toplam sermayesi bir önceki aya göre yüzde 1,7 azaldı. Yabancı ortaklı şirket sayısı ise 827 olarak kaydedilirken, bu şirketlerde yabancı sermaye payı yüzde 95,3 seviyesinde gerçekleşti.

Genel tablo, kapanan şirket sayısındaki düşüşe rağmen, girişimcilik ve yatırım iştahının henüz güçlü bir ivme kazanmadığını, ekonomik aktörlerin temkinli hareket ettiğini gösterdi.

Paylaşın