TÜİK Açıkladı: Tüketici Güveni Yüzde 0,3 Arttı

Tüketici güven endeksi, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,3 oranında arttı. Ağustos ayında 72,2 olan endeks, eylül ayında 72,4 oldu. Endeks, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Haber Merkezi / TÜİK, Tüketici Güven Endeksi’nin eylül ayında yüzde 0,3 oranında artarak 72,4 olarak kaydedildiğini açıkladı. TÜİK’ten yapılan açıklama şöyle:

“Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %0,3 oranında arttı; Ağustos ayında 72,2 olan endeks, Eylül ayında 72,4 oldu.”

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

“ABD, Türk Bankalarının ‘Mir’i Askıya Almasını Bekliyor” İddiası

İş Bankası ve Denizbank’ın Rusya ödeme sistemi ‘Mir’in kullanımını askıya aldıklarını açıklamasının ardından üst düzey bir ABD’li yetkili, “Diğer bankaların da koalisyon yaptırımlarında yanlış tarafta kalmamak için Mir’i sonlandırmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Mir ödeme sistemi, Rusya Ulusal Kart Ödeme Sistemi tarafından işletilmektedir ve Rusya Merkez Bankası’nın yüzde yüz iştirakidir. Sistem, 2016 yılında, birkaç Rus bankasının ABD merkezli Visa ve MasterCard tarafından onlara uygulanan yaptırımlar nedeniyle hizmetleri reddedilmesinin ardından potansiyel elektronik ödeme bloklarının üstesinden gelmenin bir yolu olarak tasarlandı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) daha fazla Türk bankasının Rusya’nın SWIFT’e alternatif olarak geliştirdiği Mir ödeme sistemini sonlandırmasını bekliyor. Washington’ın Mir’i işleten şirketin tepe yöneticisini yaptırım listesine almasının ardından İş Bankası ve Denizbank ayrı ayrı yaptıkları açıklamada Mir kullanımını askıya aldıklarını açıklamıştı.

Reuters’ın isim vermeden görüşlerini aktardığı üst düzey yetkili “Bu akıllıca bir karar. Bir bankayı Rusya ile iş yaparak yaptırım radarına sokmamanın en iyi yolu Mir sistemini kesmek. Diğer bankaların da koalisyon yaptırımlarında yanlış tarafta kalmamak için Mir’i sonlandırmalarını bekliyoruz,” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz ay Amerikan hazinesi TÜSİAD’a gönderdiği bir mektupla yaptırım altındaki Rusya ile iş yapmaya devam eden Türk şirketlerin cezalarla karşı karşıya kalma riski olduğu uyarısında bulunmuştu. Bunun üzerine Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati ise bu konuda endişe edilecek bir durum olmadığını söylemişti.

Batı yaptırımlarına katılmayan Türkiye, Kiev ve Moskova arasında dengeli bir politika izlemeye çalışıyor. Öte yandan Rusya’nın işgalini kınayan Ankara, Ukrayna’ya SİHA gönderiyor.

Mir Ödeme Sistemi nedir?

Mir, Rusya Merkez Bankası tarafından 1 Mayıs 2017’de kabul edilen yasa ile kurulan bir ulusal ödeme sistemidir. Şu anda çoğunlukla Aeroflot ve Rus Demiryolları gibi Rusya merkezli şirketler tarafından kabul edilmektedir, ancak Rus iştirakleri olan yabancı şirketler arasında yavaş yavaş kabul görmektedir. Sistem, Rusya Ulusal Kart Ödeme Sistemi tarafından işletilmektedir ve Rusya Merkez Bankası’nın yüzde yüz iştirakidir.

Sistem, 2016 yılında, birkaç Rus bankasının ABD merkezli Visa ve MasterCard tarafından onlara uygulanan yaptırımlar nedeniyle hizmetleri reddedilmesinin ardından potansiyel elektronik ödeme bloklarının üstesinden gelmenin bir yolu olarak tasarlandı.

Mir sisteminde çalışan ilk kartlar Aralık 2015’te piyasaya sürüldü. Rusya’nın önde gelen bankası Sberbank tarafından da Ekim 2016’da kullanılmaya başlandı. 2016 yılı sonunda 64 banka tarafından 1.76 milyon Mir kartı çıkarıldı ve Kasım 2019’a kadar bu sayı 69.8 milyona yükseldi.

Mir esas olarak Rus hükümeti tarafından desteklenir ve tüm vergi ve emeklilik ödemelerinin 1 Mayıs 2017’de yürürlüğe giren mevzuatla Ocak 2018’e kadar sistem üzerinden uygulanmaya başlanmasını zorunlu tuttu. Bankalar, daha yerleşik ödeme sistemlerine ait kartlara kıyasla maliyetlerinin daha yüksek olabileceğinden korktukları için Mir kartları kullanmak konusunda isteksizdi.

Paylaşın

Tarımsal Girdi Enflasyonu Yıllık Yüzde 133,41 Arttı

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) Temmuz ayında da yükselmeye devam etti. Tarım-GFE, Temmuz’da aylık bazda yüzde 1,31 artarken, yıllık bazda yüzde 133,41 yükseldi.

Endekste, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 83,43 ve on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 79,72 artış gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE), Temmuz 2022 verilerini açıkladı. Buna göre, Tarım-GFE, Temmuz’da aylık bazda yüzde 1,31 artarken, yıllık bazda yüzde 133,41 yükseldi.

Endekste, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 83,43 ve on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 79,72 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 0,71, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 6,44 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 82,16, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 141,75 artış gerçekleşti.

Yıllık Tarım-GFE’ye göre 7 alt grup daha düşük, 4 alt grup daha yüksek değişim gösterdi.

Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 234,88 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 201,13 ile enerji ve yağlar oldu. Bina bakım masrafları yüzde 151,70 artarken, hayvan yemi ise yüzde 145,25 yükseldi. Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 33,90 ile veteriner harcamaları ve yüzde 51,82 ile tohum ve dikim materyali oldu.

Aylık Tarım-GFE’ye göre 3 alt grup daha düşük, 8 alt grup daha yüksek değişim gösterdi.

Aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 6,57 ile malzemeler ve yüzde 6,47 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu. Bir önceki aya göre azalış gösteren alt gruplar ise yüzde 4,72 ile enerji ve yağlar ve yüzde 0,28 ile diğer mal ve hizmetler oldu. Aylık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 1,22 ile hayvan yemi ve yüzde 1,50 ile makine bakım masrafları oldu.

Paylaşın

İsviçre’den Türkiye’ye ‘Altın İhracatı’ Dokuz Yılın Zirvesinde

İsviçre’nin Türkiye’ye altın ihracatı ağustos ayında 23.7 ton olarak gerçekleşti. İsviçre’nin dünyanın en büyük rafine ve transit merkezi olması ülke verilerinin küresel pazar trendlerine yönelik fikir vermesini sağlıyor.

İsviçre’den Türkiye’ye altın ihracatı ağustos ayında 23.7 ton ile Haziran 2013 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeye yükseldi. Temmuz ayında bu rakam 20.1 ton düzeyindeydi.

NTV’nin haberine göre İsviçre gümrük verilerine göre ülkeden Çin’e yapılan ihracat ise ağustos ayında temmuzdaki 5.5 yılın zirvesinden geriledi.

Altın fiyatlarında son aylarda yaşanan düşüşler ile güvenli liman yatırımlarından olan altının ABD ve İngiltere’de bulunan ticari depolardan talebin daha yüksek olduğu ve genelde fiyatlardaki düşüşün iştah yarattığı Asya’daki ülkelere satışların artmasına neden oldu.

İsviçre’nin dünyanın en büyük rafine ve transit merkezi olması ülke verilerinin küresel pazar trendlerine yönelik fikir vermesini sağlıyor.

Veriler aynı zamanda ağustos ayında İsviçre’nin Rusya’dan ithal ettiği altın miktarının Nisan 2020’den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştığını ve 320 milyon dolar değerinde 5.7 ton altın ithal edildiğini gösterdi. İsviçreli yetkililer bu altının Rusya orjinli olsa da İngiltere’den geldiğini ifade etmişlerdi.

Paylaşın

Yurt Dışı Üretici Enflasyonu, Ağustos Ayında Rekor Tazeledi

Yurt dışı üretici endeksi Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,64, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 39,79, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 118,94 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 88,82 arttı.

Haber Merkezi / Temmuzda yıllık yüzde 111,34 artışla rekor kıran yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE), ağustosta rekor tazeledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi Ağustos 2022 verilerini açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE 2022 Ağustos’ta bir önceki aya göre yüzde 2,64, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 39,79, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 118,94 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 88,82 arttı.

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında yüzde 116,48, imalatta yüzde 118,98, ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 130,78, dayanıklı tüketim malında yüzde 102,47, dayanıksız tüketim malında yüzde 104,51, enerjide yüzde 244,92, sermaye malında yüzde 107,74 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında yüzde 2,16, imalatta yüzde 2,65, ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 2,68 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 4,11 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 3,04 artış, enerjide yüzde 8,36 azalış, sermaye malında yüzde 3,66 artış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE sektörlerinden giyim eşyası yüzde 79,89, tütün ürünleri yüzde 81,19, metal cevherleri yüzde 97,85 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 244,92, kimyasallar ve kimyasal ürünler yüzde 144,34, diğer metalik olmayan mineral ürünler yüzde 140,32 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

YD-ÜFE sektörlerinden kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 8,36, metal cevherleri yüzde 2,34, tütün ürünleri yüzde 0,84 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık diğer madencilik ve taş ocakçılığı ürünleri yüzde 5,84, temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları yüzde 5,61, diğer metalik olmayan mineral ürünler yüzde 5,11 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

İktidar, Rekor Bütçe Açığına Doğru Koşuyor!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, bugün yaptığı yazılı açıklamada, yıl bitmeden TBMM’den ikinci bütçeyi çıkaran iktidarın, aldığı ek ödeneği de faize aktardığını vurguladı.

“Merkezi yönetim bütçesi, KİT’lere borç verme, iç ve dış borçlar ile bankaların toplayıp kredi olarak sattığı kur korumalı mevduatlar (KKM) için faiz ödeme bütçesine dönüştü diyen Bulut, “Bu yılın ilk sekiz aylık döneminde iç ve dış borç faiz ödemeleri 169,6 milyar liraya yükseldi. KKM için ödenen 75,6 milyar liralık faiz ödemeleri de dahil edildiğinde, toplam faiz ödemesi 245,2 milyar liraya ulaştı. Bütçe, faiz ödemeleri nedeniyle kevgire döndü. AKP döneminde bütçeden yapılan faiz ödemeleri, 1 trilyon 543 milyar liraya kadar ulaştı. Yıl sonuna kadar bütçeden iç ve dış borçlar için toplam 330 milyar lira faiz ödenmesi öngörülüyor. Bu tutar, KKM için yapılacak faiz ödemesiyle birlikte 500 milyar liraya yakın bir büyüklük oluşturacak” ifadelerini kullandı.

Bulut, şunları kaydetti: Hiçbir şekilde rakamları tutmayan Orta Vadeli Program’da, 17 Ekim’de TBMM’ye sunulacak olan 2023 yılı bütçesiyle iç ve dış borçlar için ödenecek faiz tutarı şimdiden 565,6 milyar lira olarak öngörülüyor. Gelecek yıl KKM için ne kadarlık bir faiz farkı ödemesi yapılabileceğine ilişkin tahmin henüz belli değil. KKM’nin bütçeye yükü, kartopu gibi günden güne büyüyor.

Bütçeye yükünün ne kadar olacağı henüz belli olmasa da en iyi ihtimalle 200 milyar liraya yaklaşacak KKM faiziyle birlikte 2023 yılında bütçenin faiz yükünün en az 750 milyar liraya bulacağı belirtiliyor. Sadece iç ve dış borç faiz ödemesi için 2023 yılında ayrılan tutar, 2022 yılındaki 330 milyar liraya göre yüzde 71,5 oranında artacak ve bütçenin en yüksek artan kalemi olacak.

“İktidar, rekor bir bütçe açığına doğru gidiyor”

Hem bu yılın hem de gelecek yılın bütçesinde büyüyen bir başka kalem ise KİT’lere bütçeden verilecek ‘borç’ olarak gözüküyor. Bu yılın ilk sekiz aylık döneminde bu kuruluşlara bütçeden verilen borç, geçen yıla göre 6 kat artarak 150 milyar lirayı geçti. Bu rakamın, bu yılın tamamında 292 milyar lirayı, gelecek yıl ise 359 milyar lirayı bulması bekleniyor. Bütçede ‘borç verme’ adıyla sınıflandırılsa da KİT’lere verilen bu tür borçlar geri tahsil edilemiyor. Seçim yılı olan 2023 için kesenin ağzını açacak olan iktidar, rekor bir bütçe açığına doğru gidiyor.”

Paylaşın

7 Ayda 966 Bin Kişi İcralık Oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, partisinin Genel Merkezi tarafından hazırlanan Haftalık Ekonomi Raporu’ndan verileri derledi ve yurttaşların borç krizine ilişki değerlendirmelerde bulundu.

İcra takibi sayısının sürekli arttığı, vatandaşın gıdaya erişimde zorlandığını, dar ve sabit gelirlinin ise konut sahibi olmasının artık olanaksız hale geldiğini vurgulayan Gürer, “İcra ve borçlanma artıyor. Yoksulluk yaygınlaşıyor. Dar ve sabit gelirli ekmeği her geçen gün küçülüyor. Lokmaya doğru iniyor. Ailece çalışarak yaşama tutunmaya çalışanlar dahi sağlıklı beslenmeden uzaklaşıyor” ifadelerini kullandı.

‘966 bin kişi yasal takipte’

Evrensel’de yer alan habere göre Gürer, bu yılın ilk 7 ayında 538 bin 254 kişinin kredi kartı borcunu, 659 bin 89 kişinin de tüketici kredisi borcunu zamanında ödeyemediği için yasal takibe alındığını aktardı. Gürer, birden fazla bankaya olan borcu yüzünden ya da hem kredi kartı hem de tüketici kredisi aynı anda takibe alınanlar tek kişi sayıldığında bu dönemde toplam 966 bin 463 kişinin bankalar tarafından icra takibine alındığını kaydetti.

İcra takibine alınan tekil kişi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre 224 bin 993 kişi arttığına da vurgu yapan Gürer, “Önceki yıllarda takibe alınıp icraya verilenlerden borcu devam edenlerin sayısı temmuz sonu itibarıyla 4 milyon 144 bin 303 kişiye ulaştı. Bu durumda olanların sayısında geçen yıl temmuz ayına göre 500 bin kişilik bir artış yaşandı” bilgisini paylaştı.

Gürer, “İcra dosyaları gelir gider dengesi sürekli bozulup borcunu ödeyemeyenlerin içinde bulunduğu zor şartlarında göstergesidir” diye konuştu.

CHP Milletvekili Gürer, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin verilerine göre, bankalara kredi kartı ve tüketici kredisi borcu bulunan vatandaş sayısının son bir yılda bir milyon 892 bin kişi daha artarak 36 milyon 362 bin kişiye yükseldiğine dikkat çekti. Gürer, “Vatandaş borcu borçla ödeyip ayakta kalmaya, yaşamı sürdürmeye çalışıyor. Bankalara mecbur yaşam riskli. Ödeyemediğinde ise icra kapıda” şeklinde konuştu.

Konut fiyatları hatırlatması

Konut fiyatlarının son bir yıl içinde yüzde 173,8 arttığına da değinen Gürer, konut metrekare birim fiyatının son bir yılda yüzde 198,5 oranında artarak 13 bin 936 TL’ye kadar ulaştığını söyledi.

Bu yıl temmuz ayı itibarıyla son bir yıllık dönemde Türkiye genelinde ikamet amaçlı konut maliyetlerinde yüzde 110,1 oranında artış yaşandığını aktardı. Gürer, sabit ve dar gelirlilerin ev alabilme umudu olmadığı için TOKİ şartlarına bakmadan başvurduğunu söylerken, uzmanların TOKİ’de yaşanabilecek sorunlara dikkat çektiğini kaydetti.

Paylaşın

Türkiye’de Yaşayan Dolar Milyoneri Sayısı 29 Bin 400

Ekonomik krizin her geçen gün biraz daha derinleştiği bu dönemde çarpıcı bir rapor yayınlandı. Rapora göre, Türkiye’de yaşayan dolar milyoneri sayısı 29 bin 400, multimilyoner sayısı 1470 ve 100 milyon dolar ve üzerinde varlığı olan kişi sayısı 84.

Rapora göre, New York’ta yaklaşık 345 bin 600 milyoner, 10 milyon doların üzerinde varlığa sahip 15 bin 470 kişi, 100 milyon dolar veya daha fazla serveti olan 737 kişi ve 59 milyarder bulunuyor.

Japonya’nın başkenti Tokyo, 304 bin 900 yüksek servetli birey ile ikinci sırada yer aldı. Raporda, Tokyo’da 7 bin 350 kişinin multimilyoner, 263’ünün 100 milyon doların üzerinde ve 12’sinin milyarder olduğu tespit edildi.

San Francisco’da 276 bin 400, Londra’da 272 bin 400, Singapur’da 249 bin 800, Los Angeles’ta 192 bin 400, Pekin’de 131 bin 500 milyoner yaşıyor.

Yatırım göçü danışmanlığı Henley & Partners tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre New York, dünyanın en yüksek servetine sahip bireylerine ev sahipliği yapıyor.

Rapora göre, New York’ta yaklaşık 345 bin 600 milyoner, 10 milyon doların üzerinde varlığa sahip 15 bin 470 kişi, 100 milyon dolar veya daha fazla serveti olan 737 kişi ve 59 milyarder bulunuyor.

Bloomberg HT’deki habere göre rapor, New York’un 8,38 milyon vatandaşının yaklaşık yüzde 4’ünün 1 milyon doların üzerinde değere sahip yatırım yapılabilir varlıklara (mülk, nakit veya hisse senedi) sahip olduğunu ortaya koyuyor.

10 milyon dolardan fazla değeri olan varlığa sahip olanların sayısı ise 15 bin 470. New York sakinlerinin sahip olduğu toplam özel servet 3 trilyon doları aşarken, bu rakam çoğu G-20 ülkesinde tutulan toplam özel servetten daha fazla olması açısından dikkat çekiyor.

Japonya’nın başkenti Tokyo, 304 bin 900 yüksek servetli birey ile ikinci sırada yer aldı. Raporda, Tokyo’da 7 bin 350 kişinin multi-milyoner, 263’ünün 100 milyon doların üzerinde ve 12’sinin milyarder olduğu tespit edildi.

Henley & Partners’a göre, Türkiye’de yaşayan dolar milyoneri sayısı 29 bin 400, multimilyoner sayısı 1470 ve 100 milyon dolar ve üzerinde varlığı olan kişi sayısı 84.

San Francisco’da 276 bin 400, Londra’da 272 bin 400, Singapur’da 249 bin 800, Los Angeles’ta 192 bin 400, Pekin’de 131 bin 500 milyoner yaşıyor.

Paylaşın

3 Yılda 796 Bin Taşınmaz Bankalar Tarafından İpotek Edildi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2019 yılından 2022 yılının ağustos ayına kadar 796 bin 968 taşınmazın (konut, arsa, tarla) özel ve kamu bankalarınca ipotek edildiğini açıkladı.

Manisa’da 36 bin 944, İzmir’de 28 bin 151, Denizli’de 26 bin 97, Aydın’da 24 bin 685, Afyon’da 23 bin 990, Antalya’da 23 bin 683, Yozgat’ta 21 bin 866 taşınmaz ipotek edildi.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ekonomik krizin ülkemizde giderek derinleşmesi her kesimi ciddi ölçüde etkileyip mağdur etti. Dar ve sabit gelirliler ile gelir gider dengesi bozulan kesimlerin elde avuçta olanı tüketmesi, taşınmazlarının da borç ya da icra yoluyla elden çıkmasına yol açtı” dedi.

Emeğiyle yaşayan yurttaşar geçim sıkıntısı nedeniyle bankalara yönelirken, ipotek verileri de ekonomik krizi ortaya koydu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2019 yılından 2022 yılının ağustos ayına kadar 796 bin 968 taşınmazın (konut, arsa, tarla) özel ve kamu bankalarınca ipotek edildiğini açıkladı. Manisa’da 36 bin 944, İzmir’de 28 bin 151, Denizli’de 26 bin 97, Aydın’da 24 bin 685, Afyon’da 23 bin 990, Antalya’da 23 bin 683, Yozgat’ta 21 bin 866 taşınmaz ipotek edildi.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, bu sayı Ankara’da 19 bin 451, İstanbul’da 9 bin 994 oldu. Cebri satış ile el değiştiren taşınmaz sayısı da 35 bin 828 oldu. Öte yandan, aynı tarihlerde 8 bin 985 arsa, tarla, 171 bin 914 adet konut ve iş yeri yabancılar tarafından satın alındı.

Genelde ipotek tesis edilen taşınmazların incir, zeytin, fidan, kavak, meyve, sebze, çay, narenciye, elma, sera, fındık, fıstık, pamuk, tütün, pirinç, çeltik gibi alanları kapsadığını söyleyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ekonomik krizin ülkemizde giderek derinleşmesi her kesimi ciddi ölçüde etkileyip mağdur etti. Dar ve sabit gelirliler ile gelir gider dengesi bozulan kesimlerin elde avuçta olanı tüketmesi, taşınmazlarının da borç ya da icra yoluyla elden çıkmasına yol açtı” dedi.

Paylaşın

KİT’ler Borca Battı: 8 Ayda 137,8 Milyar TL Borç

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, bu yılın ilk 8 ayında Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ne (KİT) “borç” adı altında aktarılan tutar 137 milyar TL’yi aştı. En fazla borç, Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi’ne (BOTAŞ) verildi.

Hazine’nin rakamlarına göre, BOTAŞ’ı, 13 milyar 515 milyon TL’lik borçlanma ile TCDD izledi. EÜAŞ, 11 milyar 413 milyon TL ile en çok borçlanan üçüncü kamu işletmesi oldu. ÇAYKUR, bir milyar 730 milyon TL borç alırken TTK’nin 8 ayda Hazine’den aldığı borç miktarı bir milyar 434 milyon TL olarak kayıtlara geçti. Bu kuruluşu 1 milyar 430 milyon TL ile Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş, 650 bin TL ile Et ve Süt Kurumu, 450 bin TL ile TİGEM ve 385 bin TL ile Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. izledi.

Kamu kaynaklarını kullanarak ekonomik faaliyette bulunan Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) borca battı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre bu yılın ilk 8 ayında KİT’lere “borç” adı altında aktarılan tutar 137 milyar TL’yi aştı. En fazla borç, Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi’ne (BOTAŞ) verildi.

Hazine’nin verilerine göre bu yıl 10 KİT, kamuya borçlandı. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ), Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş, Et ve Süt Kurumu ile Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. ve BOTAŞ kamuya borçlanan KİT’ler oldu.

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre, KİT’lere aktarılan toplam 137 milyar 867 milyon 549 bin TL’lik borcun 96 milyar 860 milyon TL’si “doğal gaz müjdesi” ile gündeme gelen BOTAŞ’a aktarıldı. En yakın borçlu kuruluştan 7 kat daha fazla borçlanan BOTAŞ’a şubatta 14 milyar 660 milyon TL, martta 37 milyar 800 milyon TL, nisanda 5 milyar 700 milyon TL, mayısta 8 milyar 200 milyon TL, temmuzda 4 milyar 500 bin TL ve ağustos’ta 26 milyar TL borç verildi.

TCDD ikinci sırada

Hazine’nin rakamlarına göre, BOTAŞ’ı, 13 milyar 515 milyon TL’lik borçlanma ile TCDD izledi. EÜAŞ, 11 milyar 413 milyon TL ile en çok borçlanan üçüncü kamu işletmesi oldu. ÇAYKUR, bir milyar 730 milyon TL borç alırken TTK’nin 8 ayda Hazine’den aldığı borç miktarı bir milyar 434 milyon TL olarak kayıtlara geçti. Bu kuruluşu 1 milyar 430 milyon TL ile Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş, 650 bin TL ile Et ve Süt Kurumu, 450 bin TL ile TİGEM ve 385 bin TL ile Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. izledi.

Özel teşebbüs ve hanelere borç

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na göre, özel teşebbüslere ve hane halklarına da “borç verme” adı altında çeşitli kaynaklar aktarıldı. Verilere göre, özel işletmelere 8 ayda 4 milyar 663 milyon TL, hanelere ise 5 milyar 601 milyon TL borç verildi.

KİT’lere paranın aktarıldığı bütçe 2022 yılı öncesi belirlenirken, yetersiz kaldığı gerekçesiyle sene ortasında yenilenmişti. Geride kalan dönemde 75 milyar TL’den fazla para aktarılan ve “servet transferi” olarak yorumlanan Kor Korumalı Mevduat sistemi de sene ortasında belirlenen bütçe de gider kalemi olarak yer almıştı.

Hazine’den 13 milyar 515 milyon TL borçlanan TCDD de KİT Komisyonu’nda bu yılı 4 milyar TL zarar ile kapatacağını açıklamıştı.

Paylaşın