Temmuz Ayında Sanayi Üretimi Yüzde 6.2 Azaldı

Temmuz ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 2,4 artarken, aylık bazda yüzde 6,2 azaldı. Madencilik ve taşocakçılığı üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,5 azalırken, imalat sanayinde üretim yüzde 4,1 arttı.

Haber Merkezi /Sanayi üretimine aylık bazda bakıldığında madencilik ve taşocakçılığı üretimi bir önceki aya göre yüzde 2,6, imalat sanayinde üretim ise yüzde 6,6 azaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi Temmuz 2022 verilerini açıkladı. Buna göre, Temmuzda sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 2,4 artarken, aylık bazda yüzde 6,2 azaldı.

Temmuz ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,5 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 4,1 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 6,8 azaldı.

Aylık bazda bakıldığında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,6, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 6,6 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,1 azaldı.

Paylaşın

7 Ayda Yasal Takibe Düşen Kişi Sayısı 966 Bin Oldu

Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle geçim sıkıntısı yaşayan yurttaşların bankalara olan talebi artarken, bireysel kredi ve kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı da arttı.

Dünya gazetesinin aktardığı Türkiye Bankalar Birliği (TBB) açıklamasına göre, bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı, Ocak – Temmuz 2022 döneminde 966 bin kişi oldu.

Tasfiye olunacak alacaklar da yüzde 48 artış

Öte yandan, Risk Merkezi verilerine göre, Temmuz 2022 itibarıyla bireysel kredi kartlarını da içeren bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacaklar bir önceki yıla göre yüzde 48 artış ile 31,8 milyar TL olurken, tasfiye olunacak alacakların bireysel kredilere oranı 0,1 puan artış ile yüzde 2,5 oldu.

Bankaların kârı, yılın ilk 6 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 400 artmıştı.

İcradaki dosya sayısı 24 milyon 84 bine yükseldi

Öte yandan dün yaptığı açıklamada, Türkiye’de icra ve flaş dosya sayısının sürekli arttığına işaret eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ulusal Yargı Ağı (UYAP) üzerinden alınan verilere göre, bu yıl 1 Ocak – 9 Eylül tarihleri arasında icra ve iflas dairelerine UYAP üzerinden toplam 6 milyon 14 bin yeni dosya geldiğini belirtti.

Bu süre içerisinde 4 milyon 495 bin dosyanın sonuçlandırıldığını ifade eden CHP’li Gürer, yeni gelen dosya sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21 oranında arttığına dikkat çekti. Gürer, dosya sayısındaki artışın ülkedeki kötü ekonomik gidişatın hangi boyutlara ulaştığını göstermesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

İcra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı ile ilgili bilgileri de paylaşan CHP’li Gürer, dosya sayısının son bir yılda 1 milyon 217 bin adet artarak 9 Eylül itibariyle 24 milyon 84 bine çıktığını aktardı. İnsanların hızla borçlandığına da dikkat çekten Gürer, son 4 ayda vatandaşın bankalara olan borcunun 200 milyar lira arttığını söyledi.

“Kredi kartı borçları 1 trilyon 312 milyar liraya ulaştı”

Gürer, bireylerin bankalara ve finans şirketlerine olan konut, taşıt, ihtiyaç ve kredi kartı borçlarının takiptekilerde dahil olmak üzere 1 trilyon 312 milyar liraya ulaştığını söyledi.

İnsanların vadesinde ödeyemedikleri için bankalar tarafından icraya verilen takipteki borçlarının ise 30 milyar lira düzeyine çıktığını aktaran Gürer, vatandaşların varlık yönetim şirketlerine 32,9 milyar, TOKİ’ye ise 27 milyar lira borcu bulunduğunu anlattı.

Paylaşın

DİSK-AR: İşsiz Sayısı 8,5 Milyona Yükseldi

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bugün açıkladığı işsizlik verilerine ilişkin bir rapor yayımladı.

TÜİK’in verilerinin genişletilmiş hali olan rapora göre Türkiye’de geniş tanımlı işsiz sayısı 8,5 milyon kişiye yükseldi. Ayrıca geniş tanımlı işsizlik son bir yılda 781 bin kişi arttı. Geniş ve dar tanımlı işsizlik arasındaki puan farkı da 12,4’e çıktı.

Öte yandan İŞKUR’a göre işsiz sayısı son bir yılda 542 bin artarken TÜİK’e göre 307 bin azaldı. İŞKUR’un Temmuz 2021 ile Temmuz 2022 arasında son 1 yıllık dönemde kayıtlı işsiz sayısı 2 milyon 995 binden 3 milyon 538 bine yükseldi, kayıtlı işsiz sayısında yaklaşık yüzde 18,1’lik bir artış gerçekleşti.

Kadın istihdamı azalıyor

İŞKUR’a işsizlik kaydı yaptıranların 301 binini kadınlar, 241 bini ise erkekler oluştu. TÜİK’e göre ise son 1 yılda kadın işsizliği 40 bin, erkek işsizliği ise 267 bin azaldı.

DİSK-AR raporda bununla ilgili “İŞKUR’un kayıtlı işsiz sayıları kayıtlara, TÜİK’in işsizlik verileri ise ankete dayalı olarak hesaplanıyor. İki kurumun metodolojileri farklı da olsa İŞKUR tarafından aylık istatistik bültenlerinde açıklanan kayıtlı işsiz sayıları işsizliği anlamamız açısından önemli göstergedir. Olağan seyirde İŞKUR’un kayıtlı işsiz sayılarının TÜİK’in işsiz sayılarına yansıması beklenir. Ancak uzun bir süredir iki kurumun işsiz sayıları arasındaki farklar birbirinden zıt bir eğilim izlemektedir” dedi.

DİSK-AR “İŞKUR ile TÜİK arasındaki sayılardaki uyumsuzluğun sorunlu olduğunu düşünüyoruz” yorumu yaptı.

Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 29,9

DİSK-AR ayrıca TÜİK veririne göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategorinin yüzde 29,9 ile geniş tanımlı kadın işsizliği olduğunu aktardı. İkinci yüksek işsizlik kategorisi ise genç kadınları gösterdi.

“Temmuz 2022’de genç kadın (15-24) işsizliği 24,7’dir. Bilindiği gibi salgın döneminde diğer işsizlik kategorilerine göre kadın işsizlik türleri genele göre çok daha yüksek gerçekleşti ve bu eğilim devam ediyor.” dedi.

DİSK-AR işsizlikle mücadelede şu önerileri sıraladı:

  • Haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
  • İş Yasasının 25/II. Maddesi (Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller) yeniden düzenlenmeli ve keyfi işten çıkarmalar sona ermelidir.
  • İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma koşulları ve ödenek miktarı iyileştirilmelidir.
  • İşsizlik Sigortası Fonu’nun amaç dışı kullanımına son verilmelidir. Fon’dan işverenlere dönük teşvik ve destekler sona erdirilmelidir.
  • Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
  • İşbaşında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
  • Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
  • Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.
Paylaşın

İcradaki Dosya Sayısı 24 Milyon 84 Bine Yükseldi

İcradaki dosya sayısının 24 milyona ulaştığına dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, yılın ilk 9 ayında icra ve iflas dairelerine 6 milyon 14 bin yeni dosya geldiğini söyledi. Gürer, kredi kartı borçlarının takiptekilerde dahil olmak üzere 1 trilyon 312 milyar liraya ulaştığını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, CHP’nin ‘Haftalık Ekonomi Raporu’ndan derlediği veriler üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de icra ve flaş dosya sayısının sürekli arttığına işaret eden Gürer, Ulusal Yargı Ağı (UYAP) üzerinden alınan verilere göre, bu yıl 1 Ocak – 9 Eylül tarihleri arasında icra ve iflas dairelerine UYAP üzerinden toplam 6 milyon 14 bin yeni dosya geldiğini belirtti. Bu süre içerisinde 4 milyon 495 bin dosyanın sonuçlandırıldığını ifade eden CHP’li Gürer, yeni gelen dosya sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21 oranında arttığına dikkat çekti. Gürer, dosya sayısındaki artışın ülkedeki kötü ekonomik gidişatın hangi boyutlara ulaştığını göstermesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

İcra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı ile ilgili bilgileri de paylaşan CHP’li Gürer, dosya sayısının son bir yılda 1 milyon 217 bin adet artarak 9 Eylül itibariyle 24 milyon 84 bine çıktığını aktardı. İnsanların hızla borçlandığına da dikkat çekten Gürer, son 4 ayda vatandaşın bankalara olan borcunun 200 milyar lira arttığını söyledi.

“Kredi kartı borçları 1 trilyon 312 milyar liraya ulaştı”

Gürer, bireylerin bankalara ve finans şirketlerine olan konut, taşıt, ihtiyaç ve kredi kartı borçlarının takiptekilerde dahil olmak üzere 1 trilyon 312 milyar liraya ulaştığını söyledi.

İnsanların vadesinde ödeyemedikleri için bankalar tarafından icraya verilen takipteki borçlarının ise 30 milyar lira düzeyine çıktığını aktaran Gürer, vatandaşların varlık yönetim şirketlerine 32,9 milyar, TOKİ’ye ise 27 milyar lira borcu bulunduğunu anlattı.

Türkiye’de en son 1998 yılında yüzde 804 olan yıllık enflasyonun bu yıl son 24 yılın en yüksek oranına ulaşarak yüzde 80,21’e yükseldiğini belirten Gürer, “ENA Grup Tüketici Fiyat Endeksi, E-TÜFE’deki 12 aylık artış oranı yüzde 181.37 olarak gerçekleştiğini ve yılbaşından itibaren 8 aylık (Ocak-Ağustos) artış yüzde 91.62 olarak hesaplandığını dikkate aldığımızda TÜİK verilerine göre dahi enflasyon zirvede olduğu görülüyor. AK Parti iktidarı halen pembe tablolar çizmekten geri kalmıyor. AK Partililerin pembe tablosu gerçekte çoktan karardı” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

TÜİK’e Göre İşsizlik Yüzde 10,1

Temmuz ayında 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz kişi sayısı bir önceki aya göre 113 bin kişi azaldı ve 3 milyon 445 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 10,1 seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz’a ilişkin işgücü istatistiklerinin yayımladı.

Yayımlanan verilere göre Temmuz’da 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz kişi sayısı bir önceki aya göre 113 bin kişi azaldı ve 3 milyon 445 bin kişi oldu.

İşsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 10,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,6 iken kadınlarda yüzde 13,1 olarak tahmin edildi.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü (geniş tanımlı işsizlik) oranı da Temmuz’da bir önceki aya göre 2 puan artarak yüzde 22,5 oldu.

Yalnızca 3 kadından biri istihdam ediliyor

İstihdam edilenlerin sayısı Temmuz’da bir önceki aya göre 148 bin kişi azaldı ve 30 milyon 608 bin kişiye düştü. İstihdam oranı 0,3 puanlık azalış ile yüzde 47,3 oldu.

Bu oran erkeklerde yüzde 64,6 iken kadınlarda yüzde 30,3 olarak gerçekleşti.

İşgücü de, Temmuz’da bir önceki aya göre 262 bin kişi azalarak 34 milyon 52 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,5 puanlık azalış ile yüzde 52,6 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,7, kadınlarda ise yüzde 34,9 oldu.

Genç nüfusta işsizlik

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,8 puanlık azalış ile yüzde 19,1 oldu.

Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 16,2, kadınlarda ise yüzde 24,7 olarak tahmin edildi.

Haftalık ortalama fiili çalışma süresi 43,1 saat

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi Temmuz’da bir önceki aya göre 1,2 saat azalarak 43,1 saat olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Et Ve Süt Ürünlerine Yüzde 30-35 Zam Yolda

“Ekim-kasım ayında hem ete hem süte en az yüzde 30-35 zam gelecek” diyen TÜSEDAD Genel Başkanı Sencer Solakoğlu, “Son bir ayda yem maliyeti yüzde 10 arttı. Bir kilo yemin fiyatı 7.60 liraya dayandı. Üreticinin tek maliyeti yem değil. Mazota da zam geldi ve gelmeye devam ediyor. Elektriğe de, işçiye de, nakliyeye de, ilaca da herşey zamlanıyor” ifadelerini kullandı.

Solakoğlu, açıklamasına, “Fakirleşmeye devam ediyoruz. Temel gıda haricindeki ürünlere talep düşmeye devam edecek. Taklit ürünlerin miktarı artacak. Denetimler artırılmalı. Hepimiz daha az protein daha az temel gıda tüketeceğiz. Yurttaş daha fazla makarnaya yönelecek” ifadeleriyle devam etti.

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Genel Başkanı Sencer Solakoğlu, et ve sütte çok yoğun zamlar yaşanacağını vurgulayarak “Üreticinin fiyatını düşük tutarak enflasyonu düşüreceklerine inanıyorlar bu çok yanlış. Maliyetler her geçen gün artıyor. Ekim-kasım ayında hem ete hem süte en az yüzde 30-35 zam gelecek. Fiyatlar çok daha fahiş yerlere gidebilir” dedi.

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’a konuşan ve hayvan azlığından dolayı devletin 150 bin büyükbaş hayvan ithalatına izin verdiğine dikkat çeken Sencer Solakoğlu şu bilgileri paylaştı:

İktidar Hasan’a diyor ki sen üretme, Hans’a da diyorlar ki sen üret biz seni destekleriz. Bu da yurtdışından daha iyi bir fiyata hayvan alıp oradaki çiftçiyi yüksek fiyata layık görmektir. Yurtiçindeki çiftçiden de ucuza alıp zarar etmesine neden olmaktır. Biz bu işi artık yapmayacağız diyenlerin sayısı hızla artıyor. Bunun için devlet ithalat kapısını açtı. Devlet diyor ki siz üretmeyin biz ithal ederiz. Bu yanlış politikalar devam ettikçe işi bırakan sayısı da artacak.

Şu anda mevcutta kemikli etin kilosu 90 lira, bunun en az 120 liraya çıkması lazım ki kafa kafaya gitsin. İthalatı yapan insanlar da fiyatların artacağını öngördükleri için bu hayvanları satın alıyorlar. Yüzde 30-35 zam 1.5 ay içinde kapıyı çalacak.

Taklit ürün artacak

2001’den bu yana Türkiye’de hayvan sayımı yapılmıyor. Son 1.5 yıl içinde 1 milyonu aşkın hayvan kesimi yapıldığını hesaplıyoruz. Çevremizdeki çiftliklerdeki kapasite düşüşleri, Ankara’nın doğusundan anaç kesimleri ile ilgili mezbahanelerden aldığımız bilgiler de bunu doğruluyor. İnsanlar hayvan sayısına göre destek alıyor ya da bankadan ucuz kredi kullanıyor. O hayvanın küpesi var gibi görünüyor ama çok fazla kaçak kesim çok arttı. Sektör son 3-4 yılda çok kan kaybetti. Artık çiftçinin dayanma gücü kalmadı.

Son bir ayda yem maliyeti yüzde 10 arttı. Bir kilo yemin fiyatı 7.60 liraya dayandı. Üreticinin tek maliyeti yem değil. Mazota da zam geldi ve gelmeye devam ediyor. Elektriğe de, işçiye de, nakliyeye de, ilaca da herşey zamlanıyor.

Fakirleşmeye devam ediyoruz. Temel gıda haricindeki ürünlere talep düşmeye devam edecek. Taklit ürünlerin miktarı artacak. Denetimler artırılmalı. Hepimiz daha az protein daha az temel gıda tüketeceğiz. Yurttaş daha fazla makarnaya yönelecek.

Paylaşın

Ekonomik Kriz: Şirketler, Kamu İhalelerine Katılmıyor

Ekonomik krizin etkisi her geçen gün daha da derinleşiyor. Döviz kurundaki yükselişin önüne geçilemiyor, enflasyon ise her geçen gün daha da tırmanıyor. Halkın alım gücü ise sürekli azalıyor. Ekonomideki tepe taklak gidişatı kamu kurumlarının ihaleleri çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, kamu kurumları artık hastane ve okul inşa edemiyor. Çünkü düzenlenen ihalelere hiçbir firma katılarak teklif vermiyor. İhalelere firmalar katılmadığı için de inşaatlar başlayamıyor. Ekonomideki kötü gidişat ile inşaat maliyetlerindeki artış nedeniyle müteahhitlerin önünü göremediği ve bu nedenle ihalelere katılmadığı belirtiliyor.

Paylaşın

‘Kışlık Madde Sepeti’nde Yüzde 400’ü Aşan Zam

Emeğiyle yaşayan yurttaşlar yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı ile mücade ederken, enerji fiyatlarına ay başında yeniden zam yapıldı. Enerji zamları tüm sektörlerdeki zamların da yolunu açarken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere de kış öncesi fiyat artışlarına ilişkin veriler paylaştı. 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) madde sepetinden yola çıkarak odun, kömür, doğal gaz ve giysi başta olmak üzere “Vatandaşın Kışlık Madde Sepeti” adıyla fiyatları kıyaslayan Tutdere, “Zam üstüne zam gelen doğal gaz, odun, kömür gibi kış aylarının temel gider kalemlerinde bir yılda yüzde 400’ü aşkın artış yaşandı” dedi.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre “Uçucu bir madde olan gazı andıran AKP’nin enerji politikası vatandaşlarımızı bu sene de çok üşütecek” diyen Tutdere, “AKP’nin hemen her ‘Gaz bulduk’ açıklaması zam olup vatandaşın faturasına yansıdı. AKP’nin beceriksizliğinin faturası yine gariban vatandaşımıza kesildi” ifadelerini kullandı.

‘Soba kurmanın maliyeti 3 bin TL’yi aşıyor’

Zamlanan doğal gaz ve elektrik ücretlerinin ardından sobaya yönelimin arttığını kaydede ancak sona kurmanın da lüks haline geldiğini belirten Tutdere, “Son bir yılda doğal gaz ücretlerinde yaşanan yüzde 111’lik artış sonrası vatandaşlarımız sobaya mecburi dönüş yaptı. Soba borusu takımı da eklenince soba kurmanın maliyeti 3 bin TL’yi aşıyor” diye konuştu.

Yakacak fiyatlarının da fahiş biçimde arttığını vurgulayan Tutdere, “Sobayla ısınmaya çalışan bir ailenin bu kış için yakacak masrafı şimdilik ortalama 22 bin 500 TL ile 31 bin 900 TL’yi bulacak. Vatandaş nasıl ısınacak?” dedi.

‘4 çocuklu ailenin kışlık giysi alışverişi 10 bin TL’

CHP’li Tutdere, “TÜİK madde sepetinde Eylül 2021’de 893,87 TL olan odunun tonu bugün 2 bin 500 TL, 137 TL olan 12 kilogramlık mutfak tüpü bugün 335 TL, 119 TL olan çocuk botu bugün ortalama 375 TL’ye yükseldi” bilgisini paylaşırlen, “4 çocuklu bir ailenin sadece birer adet mont, bot, kazak, kışlık pantolon, kaban, çoraptan oluşacak kışlık giysi alışverişi 10 bin TL’ye dayandı” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İktidardan Yeni Kredi Paketi Hazırlığı

Hükümet, ihtiyaç sahibi firmalar için yeni bir Kredi Garanti Fonu paketi açmaya hazırlanıyor. İlk etapta 50 milyar lira olması planlanan paketten, ihracatçı ve imalatçı KOBİ’ler öncelikli olarak yararlanacak.

Sabah gazetesinden Barış Şimşek’in haberine göre makro ihtiyatı tedbirler kapsamında kredi genişlemesini kontrol altına almayı ve kullanılan TL kredilerin döviz alımına gitmesini önlemeyi hedefleyen hükümet, ihtiyaç sahibi firmalar için yeni bir Kredi Garanti Fonu (KGF) paketi açmaya hazırlanıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin sinyalini verdiği KGF destekli kredi paketinin ayrıntıları belli olmaya başladı. Başlangıçta 50 milyar lira tahsis edilmesi planlanan kredi garanti programı ile doğrudan ihtiyaç sahibi firmalara ulaşılacak.

Önceki uygulamalardan farklı olarak, işletmeler A, B ve C olmak üzere 3 ayrı kategoriye ayrılacak. Kredi limitinden KOBİ’ler ile imalatçı ve ihracatçı firmalar öncelikle yararlanacak.

Kimler yararlanabilecek?

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yaptığı çalışmaya göre, kredibilitesi A grubunda bulunan ve krediye erişimi her zaman mümkün olan şirketler yakında açıklanacak KGF’nin kapsamına alınmayacak. Bu gruptaki firmalar, önceden olduğu gibi bankalara yönlendirilecek.

B grubunda bulunan ama sadece öz kaynakları ile idare eden, işletme ve yatırım sermayesine ihtiyaç duyan firmalar ise yeni KGF paketinin yüzde 70’inden yani 35 milyar liralık kredi limitinden yararlanacak.

Teminat engeline takılan buna karşın üretimi ve istihdamı devam eden C grubu şirketlere de KGF imkânı sağlanacak. Bu şirketlere, 50 milyar liralık paketin yüzde 30’una karşılık gelen 15 milyar liralık limit tanımlanacak.
KGF paketine başvuracak firmalarda; istihdamlarını korumaları, imalat ve ihracat taahhütlerinin bulunması özellikle gözetilecek. Kredi, nakit olarak ilgili firmaya ödenmeyecek.

Üretim ve ihracat için gereksinim duyduğu ara malı ve makine yatırımı için proforma fatura karşılığı satıcı firmalara aktarılacak. Böylece, ticari kredilerin tahsis amacına uygun kullanımı ile döviz, altın veya gayrimenkul piyasasına kaymasına da geçit verilmemiş olacak.

Paylaşın

Tarımsal Sulamaya 9 Ayda Yüzde 143 Zam!

CHP’li Ahmet Akın, “Son 9 ayda tarımsal sulamaya yapılan toplam zam oranı yüzde 143’e çıkarken çiftçilerimiz artık yeterli sulama yapamadığı için verim kaybı yaşıyor. Tüm bunlar bu projeye hız kazandırmamıza neden oldu. Çiftçinin vakti kalmadı” dedi.

Enerji fiyatlarındaki artıştan en çok etkilenen kesimler arasında yer alan çiftçiler için muhalefet harekete geçti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Çiftçilere ücretsiz elektrik” vaadi kapsamında Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, gelecek yıl kurulması planlanan güneş enerji santralının alanının belirlenmesi amacıyla Urfa’da saha çalışması yapacak.

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre; CHP Genel Başkan Yardımcısı Akın, “Genel Başkanımızın çiftçilere ücretsiz elektrik vaadinin ardından biz çalışmalarımıza başlarken AKP ise elektrikte tarımsal sulama tarifesine tam üç defa zam yaptı. Son 9 ayda tarımsal sulamaya yapılan toplam zam oranı yüzde 143’e çıkarken çiftçilerimiz artık yeterli sulama yapamadığı için verim kaybı yaşıyor. Tüm bunlar bu projeye hız kazandırmamıza neden oldu. Çiftçinin vakti kalmadı” dedi.

“Tarla sulamanın maliyeti 2,5 kat arttı”

Akın, son bir yılda enerji fiyatlarının yüksek oranda arttığını ve çiftçilerin tükenme noktasına geldiğini bildirerek şunları söyledi:

“AKP, tarımsal sulama tarifesine 1 Ocak’ta yüzde 90 oranında zam, 1 Mart’ta göstermelik KDV indiriminin ardından 1 Haziran’da yüzde 15 zam ve son olarak 1 Eylül’de tekrar yüzde 20 oranında zam yaptı. Yani çiftçimizin tarlasını sulamasının maliyeti neredeyse 2,5 kat arttı.”

Paylaşın