Vatandaşların Bankalara Borcu Bir Haftada 16,5 Milyar TL Arttı

16-23 Eylül haftasında vatandaşların bankalara olan borçlarında 16,5 milyar TL’lik artış olurken, son 5 ayda ise bu artış 225 milyar TL’ye yükseldi. Vatandaşların bankalara ve finansman şirketlerine olan borcu ise 1,5 trilyona dayandı. 

Bankalar kârlarını katlayarak artırırken, vatandaş ise yoksullaşmaya devam ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, iktidarın ekonomi politikalarına vurgu yaparak vatandaşların bankalara olan borcundaki artışa dikkat çekti ve verileri paylaştı.

“Yurttaşların bankalara ve finansman şirketlerine olan borcu 1,5 trilyona dayandı. Kredi kartı ve tüketici kredisi borçları nedeniyle bu yıl ocak-ağustos döneminde bankalara ödenen faiz ise 112,2 milyar TL oldu” diyen Başevirgen, ödenen faiz tutarının da geçen yılın aynı dönemine göre 38 milyar TL attığını belirtti.

‘Bankalar altın çağını yaşıyor’

Evrensel’de yer alan habere göre; bankaların 2022 yılının ilk 8 aylık dönemindeki karının, 2021 yılının tamamındaki karın yüzde 273’ü kadar olduğunu söyleyen Başevirgen, “Yurttaşlardan düşük faizle mevduat toplayıp bu mevduatı piyasaya neredeyse 2 katı faiz oranı ile satan bankalar altın çağını yaşıyor. Bankacılık sektörü bu yılın ilk 8 aylık döneminde net karını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 420,5 oranında artırarak 252,2 milyar TL’ye kadar çıkardı. Bu dönemde kamu bankalarının karı önceki yıla göre yüzde 509,7 oranında, diğer bankaların karı ise yüzde 394,1 oranında artarak rekor üstüne kırmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

16-23 Eylül haftasında yurttaşların bankalara olan borçlarında 16,5 milyar TL’lik artış olduğunu ve son 5 ayda ise bu artışın 225 milyar TL’ye yükseldiğini kaydeden Başevirgen, “Bireylerin bankalara ve finansman şirketlerine olan borcu takiptekiler de dahil bir trilyon 337 milyar TL’ye yükseldi. Yurttaşların bu borcunun 993 milyar TL’si bireysel kredilerinden, 345 milyar TL’si de kredi kartı borçlarından kaynaklanıyor. Son hafta tüketici kredilerinde 7,7 milyar TL’lik, kredi kartı borçlarında ise 8,8 milyar TL’lik artış yaşandı” bilgisini paylaştı.

Başevirgen, “Geçinmek zorunda olan fakat cebinde parası olmayan vatandaşlar ne yazık ki banka kredilerine ve kredi kartlarına yüklenmeye devam ediyor” dedi.

’36 milyon 362 bin kişinin kredi kartı borcu var’

Bireysel kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısının 659 bin, kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısının ise 538 bini geçtiğini söyleyen CHP’li Başevirgen, “Rakamlar gerçekten korkunç boyutlara ulaştı. Ülkede 36 milyon 362 bin kişinin kredi borcu var. Bu kişilerin 4 milyon 144 bin 303’ü takipte. Bu da, ülkemizde ortalama 25 milyon hane olduğu düşünüldüğünde her yüz haneden 70’inin krediyle yaşadığı anlamına geliyor. Yaşanan hayat pahalılığına karşın gelirin azlığı yurttaşları sürekli borçlanmak zorunda bırakıyor. Bir yerden alıp, başka bir yerin borcunu kapatmaya çalışan yurttaşlar için borç artık döndürülemez hale geldi” diye konuştu.

Paylaşın

2021 Yılında İşsizlik Fonu, 12 Milyar Lira Açık Verdi

İşsizlik Fonu’nda 2021 yılı denetimlerine göre, geçmiş yıllarla birlikte ortaya çıkan “olumsuz faaliyet sonucu” 28 milyar 975 milyon TL’lik açık çıktı. Bilanço tablosuna göre, 662 milyon TL’lik faaliyet borcuna sahip fon, sadece geçen yıl 12 milyar TL’lik olumsuz faaliyet sonucuna imza attı. Bu tutar, günlük 33 milyon TL’lik açığa denk geliyor.

Sayıştay’ın Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ve bağlı birimi İşsizlik Sigortası Fonu hakkında hazırladığı denetim raporu, AKP’nin ekonomi politikalarını bir kez daha gözler önüne serdi. İktidarın patronlar için kullanmayı tercih ettiği İşsizlik Fonu’nda 2021 yılı denetimlerine göre, geçmiş yıllarla birlikte ortaya çıkan “olumsuz faaliyet sonucu” 28 milyar 975 milyon TL’lik açık çıktı. Bilanço tablosuna göre, 662 milyon TL’lik faaliyet borcuna sahip fon, sadece geçen yıl 12 milyar TL’lik olumsuz faaliyet sonucuna imza attı. Bu tutar, günlük 33 milyon TL’lik açığa denk geliyor.

Rapora göre, İşsizlik Fonu’ndan geçen yıl “mal ve hizmet alımı” adı altında bir milyar 302 milyon TL’lik harcama yapıldı. 300 milyon TL’lik alacağını tek kalemde silen fonda, 58 milyar 932 milyon TL’lik de cari transfer gideri ortaya çıktı. Bir yılda kurum kasasından yapılan harcama, 60 milyar TL’yi geride bıraktı.

Bilgi paylaşımı yok

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre; denetimler sonucunda, İşsizlik Sigortası Fonu’nun bankalar aracılığıyla tahsil edilen borçlar konusunda entegrasyon sisteminin olmadığı ve kimi zaman kimin borcunun ödendiğinin bile tespit edilemediği ortaya çıktı.

Raporda, konuyla ilgili, “Emanetler hesabı üzerinde yapılan incelemelerde, alt hesaplarda yer alan emanetlerin, fon hesaplarına tahsilatı gerçekleşmiş ancak kişi ve konusu bakımından bilgi eksikliği, uyumsuzluğu, dolayısıyla alacaklarda kayıtlı tutarlar ile eşleştirilmesi yapılamayan tutarların oluştuğu anlaşılmıştır. Fon hesaplarına aktarılan tutarlar ile kurum alacakları arasındaki eşleştirmenin ödemeye ilişkin banka dekontu üzerinden yürütülmeye çalışıldığı ve bunun bilhassa il müdürlükleri üzerinde ilave iş yükü oluşturduğu, fon alacaklarına ilişkin dijital işletim sisteminin tahsilata aracılık yapan bankalar ile entegrasyonu bulunmadığından, borçlusunun açık kimliğini ve ödeme konusunu içermeyen tahsilatların bulunabildiği anlaşılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

İŞKUR’un gideri 8 milyar TL’yi aştı

Raporda, İŞKUR’un tartışmalı harcamalarına da yer verildi. Fondan bağımsız harcamalara imza atan İŞKUR, 2021 yılında 8 milyar 19 milyon TL’lik gider kalemine imza attı. İŞKUR, geçen yıl 41 milyon TL’lik amortisman giderine ve 11 milyon TL’lik malzeme giderine imza attı. İŞKUR, 2021’de 37 milyon TL’lik alacağını sildi. Kurumda; 167 milyon 469 bin TL de “proje kapsamında cari gider” olarak kayıtlarda yer aldı. İŞKUR’un geçmiş dönemlerle birlikte “olumsuz faaliyet sonucu” ise 26 milyar TL oldu.

12 milyon TL’lik hesap hatası

Sayıştay denetimlerine göre, İŞKUR’da çok sayıda idari kusur da tespit edildi. Bu tespitlerden ilki, 12 milyon TL’lik hesap hatası oldu. Raporda, kurum muhasebe kayıtları ile mali tabloları arasında farklılıklar bulunduğu ve il müdürlükleri hizmet binaları için yapılan 12 milyon TL tutarındaki giderlerin yanlış hesapta izlendiği ifade edildi.

Raporda, Hazine arazisi üzerine inşa edilen ve İŞKUR’un kullanımında olan binalarla ilgili de önemli tespite yer verildi. Denetçiler, kuruma arsa vasfıyla tahsis edilen Hazine taşınmazları üzerine yapılan binaların kurum mali tablolarında yer almadığını tespit etti.

Ayrıca kurumun mülkiyetinde, yönetiminde ve kullanımında bulunan bazı taşınmazların da mevcut kullanım şekli ile tapu kayıtlarının birbirinden farklı olduğu görüldü.

Paylaşın

İstanbul’un Enflasyonu Yüzde 107.42

İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi eylül ayında geçen yılın aynı dönemine yüzde 107.42, bir önceki aya göre ise yüzde 6.06 artış gösterdi.

Haber Merkezi / İstanbul Ticaret Odası (İTO) 2022 Eylül ayına ilişkin perakende ve toptan fiyat endekslerini yayımladı.

İTO verilerine göre, eylül ayında İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi yıllık bazda yüzde 107.42, Toptan Eşya Fiyatları İndeksi ise yüzde 98.17 arttı.

Verilere gör; ağustosta yıllık yüzde 99.91 oranında artarak yüzde 100’e dayanan toptan fiyatlardaki artış, eylülde yüzde 100’ü aşmış oldu.

Aylık artış yüzde 6.06

2022 Eylül ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre ise yüzde 6.06, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi da yüzde 2,94 oranında arttı.

Eylül 2022’de Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; diğer harcamalarında yüzde 53,23, kültür eğitim ve eğlence harcamalarında yüzde 9,66, ev eşyası harcamalarında yüzde 9,54 ve giyim harcamalarında yüzde 8,63 artış gözlendi.

Enerji kullanımı azaldı

Sağlık ve kişisel bakım harcamalarında yüzde 8.37, konut harcamalarında yüzde 6.43, gıda harcamalarında yüzde 3.64 artış yaşandı.

Eylül 2022’de toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; yakacak ve enerji maddeleri grubunda yüzde 8.42, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 5,39, kimyevi maddeler grubunda yüzde 3,58, mensucat grubunda yüzde 3,22, gıda maddeleri grubunda yüzde 2,32, işlenmemiş maddeler grubunda yüzde 2 artış ve madenler grubunda yüzde -1,.8, azalış izlendi.

 

Paylaşın

IMF’den ‘Küresel Gıda Krizi’ Uyarısı

Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel gıda krizi sebebiyle finansal maliyetlerin arttığını belirterek gübre ve gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle 2022 ve 2023’te gıda güvensizliğine yüksek oranda maruz kalan ülkelerin ithalat maliyetlerinin 9 milyar dolar artabileceğini bildirdi.

İleri Haber’in aktardığına göre, IMF’nin “Küresel Gıda Kriziyle Mücadele: Etki, Politika Yanıtı ve IMF’nin Rolü” başlıklı raporunda, büyük fiyat şoklarının gıda güvensizliğini şiddetlendirmesi nedeniyle dünyanın bir gıda kriziyle karşı karşıya olduğuna işaret edildi.

Gıda güvensizliğine çatışma, iklim şokları ve Covid-19 salgınının etkisi dahil olmak üzere 2018’den bu yana artan çok sayıda faktörün katkıda bulunduğu belirtilen raporda, Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı savaşın temel gıda maddeleri ile gübrelerin uluslararası fiyatları üzerindeki baskıları şiddetlendirmesiyle 2022’de durumun keskin bir şekilde daha da kötüye gittiği aktarıldı.

Raporda, uluslararası fiyatların son dönemde gevşemesine rağmen 2020-2021 ortalamalarının önemli ölçüde üzerinde kalmaya devam ettiği vurgulandı.

‘2008 krizine eşit oranda bir kriz var’

Gübre ve enerji için yüksek fiyatların yanı sıra önemli aşağı yönlü risklerin de görünümü olumsuz etkilediğinin altı çizilen raporda, “Dünya şu anda, pek çok ülkeyi ciddi gıda kıtlığıyla baş başa bırakan ve büyük acılar ile çok sayıda ölüme neden olan 2007-2008 krizine eşit oranda bir gıda kriziyle karşı karşıya” değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda, gıda krizinin küresel bir olgu olmasına rağmen en çok düşük gelirli ülkeleri etkilediğine işaret edilerek gıda krizinin insani acılar yaratmasının yanı sıra büyük ekonomik maliyetleri olduğu da kaydedildi.

Söz konusu krizin çoğu düşük gelirli ülkeler olmak üzere Ukrayna ve Rusya’dan yapılan ithalata oldukça bağımlı 48 ülkede en kötü durumda olduğu belirtilen raporda, gıda güvensizliğine yüksek oranda maruz kalan ülkelerin gıda ve gübre fiyatlarındaki artış nedeniyle 2022 ve 2023’te ithalat maliyetlerinin 9 milyar dolar artabileceği aktarıldı.

Raporda, 2022’de akut gıda güvensizliğini ortadan kaldırmak için yaklaşık 50 milyar dolara ihtiyaç olduğu, uzun vadede bu rakamın artabileceği kaydedildi.

Sudan, Kırgızistan, Belarus, Tacikistan ve Ermenistan’ın gayrisafi yurtiçi hasılalarının (GSYH) yüzdesi olarak Ukrayna ve Rusya’dan gıda ithalatına en bağımlı ülkeler olduğu belirtilen raporda, Ukrayna ve Rusya’nın gübrelerine en çok bağımlı olan ülkelerin ise Moldova, Letonya, Estonya, Paraguay ve Kırgızistan olduğu bildirildi.

Hızla harekete geçme çağrısı

Ayrıca IMF Başkanı Kristalina Georgieva ile IMF yetkilileri Björn Rother ile Sebastian Sosa konuya ilişkin ortak bir blog yazısı kaleme aldı.

Söz konusu yazıda, benzeri görülmemiş insani zorluğun, yeterli yiyeceği olmayanların acılarını hafifletmek ve ihtiyacı olan ülkelere finansman sağlamak için hızlı bir şekilde harekete geçmeyi gerektirdiği vurgulandı.

Birçok ülkede politika yapıcıların insanları mevcut gıda krizinden korumak için mali önlemler aldığına işaret edilen yazıda, yalnızca bu yıl için gıda krizine yüksek düzeyde maruz kalan ülkelerin en yoksul ailelerin bununla başa çıkmasına yardımcı olmak için 7 milyar dolara ihtiyaç duyduğunun tahmin edildiği kaydedildi.

Yazıda, insanların hızlı ve yeterli bir şekilde desteklenmesi, açık ticaretinin sürdürülmesi, gıda üretiminin artırılması, dağıtımının iyileştirmesi ve iklime dayanıklı tarıma yatırım yapılması gerektiği ifade edildi.

‘Gıda şoku penceresi’

Öte yandan IMF Başkanı Georgieva, bugün yaptığı bir diğer açıklamada, ülkelerin gıda güvensizliğini ele almasına yardımcı olacak yeni bir “Gıda Şoku Penceresi”nin oluşturulduğunu duyurdu.

Georgieva, yeni finansman penceresinin acil ödemeler dengesi ihtiyacı olan ve akut gıda güvensizliği, keskin gıda ithalatı şoku veya tahıl ihracatı şoku yaşayan ülkelere acil durum finansmanına ek erişim sağlayacağını aktardı.

Yeni finansman penceresinin bir yıl süreyle açık olacağını belirten Georgieva, yeni finansman penceresiyle IMF’nin kırılgan ülkelerdeki insanlara yardım etmek için ek yardım sağlayacağını ifade etti.

Paylaşın

Merkez Bankası, Enflasyon Beklentisini Yüzde 67,73’e İndirdi

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) 2022 Eylül, Piyasa Katılımcıları Anketi ile yıllık enflasyon beklentisi açıklandı. Veri Yönetişimi ve İstatistik Genel Müdürlüğü Anketler ve Endeksler Müdürlüğü’nün gerçekleştirdiği ankete göre yıllık enflasyon beklentisi yüzde 67,73 olarak belirlendi.

2022 yılı Eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ve profesyonellerden oluşan 40 katılımcı tarafından yanıtlandı ve bankadan yapılan açıklamaya göre sonuçlar katılımcıların yanıtları toplulaştırılarak değerlendirildi.

MB anketinde piyasa katılımcılarının yıllık enflasyon beklentisi

Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 70,60 iken, bu anket döneminde yüzde 67,73 oldu.

12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 41,99 iken, bu anket döneminde yüzde 36,74 oldu.

24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 24,35 ve yüzde 20,63 olarak gerçekleşmiştir.

MB 12 ay sonrası enflasyon beklentileri

2022 yılı Eylül ayı anket döneminde, katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde MB’nin öngörüleri şöyle:

TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 31,26 olasılıkla yüzde 30,00 – 36,99 aralığında, yüzde 38,45 olasılıkla ise yüzde 37,00 – 43,99 aralığında artış göstereceği öngörülmektedir.

Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 22,86’sının beklentilerinin yüzde 30,00 – 36,99 aralığında, yüzde 42,86’sının beklentilerinin yüzde 37,00 – 43,99 aralığında olduğu gözlenmektedir.

Döviz Kuru Beklentileri

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentiside şöyle belirlendi:

ABD Doları /TL kuru bir önceki anket döneminde 19,65 TL iken, bu anket döneminde 19,51 TL oldu.

12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 22,03 TL ve 22,07 TL olarak gerçekleşti.

TÜİK enflasyon açıklaması ne zaman?

Eylül ayı enflasyon verileri Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından, 3 Ekim 2022’de açıklanacak.

Bakan Nebati ne diyor?

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati önceki gün yaptığı açıklamada “Aldığımız tedbirler ve küresel düzeyde yaşanacak normalleşmeyle birlikte enflasyonu da yeneceğiz. Yıl sonundan itibaren de bu düşüşü daha net hissetmeye başlayacağız” demişti.

Nebati, bu çerçevede bakanlığının “Gıda enfasyonunun halkımız üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için, temel gıda maddelerinde KDV oranlarını indirdiğini, ve “çalışanların elektrik ve doğalgaz ödemelerinden vergi ve prim yükünün kaldırılacağını” söylemişti. Ayrıca İşverenlerin Nidan 2023 sonuna kadar “çalışanlarına elektrik, doğalgaz ve ısınma giderlerini karşılamaları için ödeyecekleri bin TL’yi aşmayan tutarlardan gelir vergisi al[ınmayacağını]” açıklamıştı.

Türk-İş ne diyor?

Hükümet düşük faiz ile üretim ve ihracatı destekleyen bir ekonomi programı uygulayarak enflasyonla mücadele için kronik cari açığı fazlaya çevirmeyi öncelediğini iddia ediyor. Ancak, bu strateji, süregiden Rusya-Ukrayna savaşının küresel ekonomik süreçlerdeki zincirleme etkileri dolayısıyla enerji fiyatlarındaki yükselme karşısında etkili olmaktan uzak kalıyor.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Ankara’da hesaplanan gıda enflasyonunun Eylül’de bir önceki aya göre yüzde 5.15; bir öncek, yıla göre yüzde 130 arttığını; açlık sınırının ise 7,245 TL ile mevcut asgari ücretin 1,745 TL üzerinde gerçekleştiğini açıkladı.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Hizmet Üretici Enflasyonu Ağustos Ayında Rekor Kırdı

Hizmet üretici enflasyonu ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 4,89, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 67,98, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 97,20 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 72,01 artış gösterdi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 Ağustos’a ilişkin Hizmet Üretici Fiyat Endeksini (H-ÜFE) açıkladı. Buna göre, H-ÜFE 2022 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 4,89, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 67,98, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 97,20 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 72,01 artış gösterdi.

En çok artış ulaştırma ve depolama hizmetlerinde

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 130,22, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 88,05, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 60,54, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 81,48, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 70,37, idari ve destek hizmetlerde yüzde 83,70 artış gerçekleşti.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 5,90, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 5,48, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 2,34, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 5,94, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 4, idari ve destek hizmetlerde yüzde 3,30 artış gerçekleşti.

En fazla artan alt sektörler

H-ÜFE sektörlerinden hukuk ve muhasebe hizmetleri yüzde 36,07, telekomünikasyon hizmetleri yüzde 36,38, programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 54,36 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu.

Buna karşılık posta ve kurye hizmetleri yüzde 181,20, su yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 141,62, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 140,60 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Dış Ticaret Açığında Tarihi Rekor

Türkiye’nin dış ticaret açığı geçen yıla göre yüzde 159 arttı ve 11.19 milyar dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı geçen yılın Ağustos ayında 4 milyar 307 milyon dolar olarak kaydedilmişti.

Haber Merkezi / Ağustos ayında ithalat yüzde 40 artarak, 32.53 milyar dolar olarak verilendirildi. İhracat ise yüzde 13.1 artışla 21.34 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ağustos ayında dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 159,9 artarak 11 milyar 194 milyon dolara yükseldi.

TÜİK, ağustos ayına ilişkin dış ticaret istatistiklerini bugün yayınladı. Buna göre; ihracat, ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,1 artarak 21 milyar 337 milyon dolar, ithalat ise yüzde 40,4 artarak 32 milyar 531 milyon dolar oldu.

Enerji ve altın hariç ithalat yüzde 16,6 arttı

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, ağustosta yüzde 9,3 artarak 17 milyar 981 milyon dolardan 19 milyar 647 milyon dolara yükseldi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat, yüzde 16,6 artarak 18 milyar 392 milyon dolardan 21 milyar 453 milyon dolara yükseldi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı, ağustos ayında 1 milyar 806 milyon dolar oldu. Dış ticaret hacmi, yüzde 13,0 artarak 41 milyar 101 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı, yüzde 91,6 oldu.

Ağustosta dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 159,9 artarak 4 milyar 307 milyon dolardan 11 milyar 194 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı, 2021 ağustos ayında yüzde 81,4 iken 2022 ağustos ayında yüzde 65,6’ya geriledi.

İmalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 95

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, ağustos ayında imalat sanayinin payı yüzde 95,0; tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 2,5, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 2,0 oldu. Ocak-ağustos döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,6; tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 2,9, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,9 oldu.

Özel ticaret sistemine göre, ağustos ayında ihracat, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,7 artarak 19 milyar 540 milyon dolara, ithalat ise yüzde 37,5 artarak 30 milyar 746 milyon dolara yükseldi.

Ağustos ayında dış ticaret açığı, yüzde 146,1 artarak 4 milyar 554 milyon dolardan 11 milyar 206 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı, 2021 ağustos ayında yüzde 79,6 iken 2022 ağustos ayında yüzde 63,6’ya geriledi.

Ara mallarının toplam ihracattaki payı yüzde 79,5 payı yüzde 79,5 oldu

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, ağustos ayında ara mallarının payı yüzde 79,5, sermaye mallarının payı yüzde 11,6 ve tüketim mallarının payı yüzde 8,8 oldu. İthalatta, 2022 Ocak-Ağustos döneminde ara mallarının payı yüzde 81,6, sermaye mallarının payı yüzde 10,6 ve tüketim mallarının payı yüzde 7,7 oldu.

Ağustos’ta enfazla ihracat yapan ülke Almanya oldu

Ağustos ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 664 milyon dolar olurken bu ülkeyi sırasıyla 1 milyar 483 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 258 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 104 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 949 milyon dolar ile Rusya Federasyonu takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,3’ünü oluşturdu.

Ocak-ağustos döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 13 milyar 775 milyon dolar olurken bu ülkeyi sırasıyla 11 milyar 416 milyon dolar ile ABD, 8 milyar 609 milyon dolar ile Irak, 8 milyar 604 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 8 milyar 352 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,6’sını oluşturdu.

İthalatta ilk sırayı Rusya aldı

İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Ağustos ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 6 milyar 297 milyon dolar olurken bu ülkeyi sırasıyla 4 milyar 147 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 49 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 750 milyon dolar ile İsviçre, 1 milyar 324 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 47,9’unu oluşturdu.

Ocak-ağustos döneminde de ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 38 milyar 413 milyon dolar olurken bu ülkeyi sırasıyla 28 milyar 34 milyon dolar ile Çin, 15 milyar 328 milyon dolar ile Almanya, 10 milyar 295 milyon dolar ile ABD, 9 milyar 132 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,3’ünü oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat yüzde 2,6 arttı

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; ağustos ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 2,6, ithalat yüzde 3,8 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 9,5, ithalat yüzde 37,5 arttı.

Genel ticaret sistemine göre ihracat, ocak-ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18,2 artarak 165 milyar 608 milyon dolar, ithalat yüzde 40,7 artarak 239 milyar 43 milyon dolar oldu.

Ocak-ağustos döneminde dış ticaret açığı, yüzde 146,3 artarak 29 milyar 817 milyon dolardan 73 milyar 435 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı, 2021 Ocak-Ağustos döneminde yüzde 82,5 iken 2022 yılının aynı döneminde yüzde 69,3’e geriledi.

Özel ticaret sistemine göre ihracat, ocak-ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,3 artarak 154 milyar 437 milyon dolar, ithalat ise yüzde 38,0 artarak 225 milyar 486 milyon dolar oldu.

Ocak-ağustos döneminde dış ticaret açığı, yüzde 132,3 artarak 30 milyar 591 milyon dolardan 71 milyar 49 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı, 2021 Ocak-Ağustos döneminde yüzde 81,3 iken 2022 yılının aynı döneminde yüzde 68,5’e geriledi.

Paylaşın

S&P, Türkiye’nin Büyüme Tahminlerini Yükseltti

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P) yayımladığı “Küresel Ekonomik Görünüm, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ve Gelişen Piyasalar; Enflasyonu, Faiz oranlarını ve Büyümeyi Dengelemeye Çalışmak” başlıklı raporunda, Türkiye’nin bu yıl ve gelecek yıla ilişin ekonomik büyüme tahminleri yükseltti.

Raporda, Türk ekonomisinin bu yıla ilişkin büyüme tahmininin 1,7 puan artırılarak yüzde 5,2’ye revize edilmesine gerekçe olarak, bu yılın ikinci çeyreğinde büyümenin beklentinin üzerinde gerçekleşmesi ve kış aylarına kadar sürmesi beklenen turizm sektörünün güçlü performans sergilemesi gösterildi.

S&P raporunda, Türk ekonomisinin bu yıla ilişkin büyüme beklentisinin yukarı yönlü revize edilmesi yönündeki kararın ise ilerde genişleyici makroekonomik politika adımlarının devam edeceğine ilişkin beklentileri yansıttığı kaydedildi.

Raporda, 2023’teki parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde hükümetin uygulanabileceği olası ek politika desteği beklentisiyle, Türkiye’nin gelecek yıla ilişkin ekonomik büyüme beklentisinin de 1,1 puan artırılarak yüzde 2,8’e yükseltildiği ifade edildi.

Euro Bölgesi’nde ekonomik küçülme rapora yansıdı

Raporda, Euro Bölgesi ekonomisinin sert bir küçülmeye gitmesi beklenirken, bölgede gelecek dönemde kredi derecelendirme kuruluşunun temel ekonomik senaryosunda bile 2023 yılı itibarıyla yüzde 0,3 ile neredeyse yok denecek kadar küçük bir büyümenin öngörülebildiği dile getirildi.

Paylaşın

Kamuda Bir Yıllık Faaliyet Zararı 604 Milyar TL

315 kamu idaresi bir yılda 604 milyar 397 milyon 709 bin TL’lik kamu zararına neden oldu. 3 trilyon 23 milyar 440 milyon TL’lik faaliyet giderine imza atan kamu idarelerinin geçen yıl milletvekilleri için gerçekleştirdiği harcamalar, 234 milyon TL olarak kayıtlara geçti. Rapora göre ayrıca tüm kamunun mal ve hizmet alım giderleri toplamı 110 milyar TL, faiz gideri ise tam 253 milyar 482 milyon 986 bin TL olarak hesaplandı.

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre; merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını TBMM adına denetlemekle sorumlu kamu kuruluşu Sayıştay, aralarında Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar, bağlı idareler ve üniversitelerin de bulunduğu 315 kamu idaresinin denetim sonuçlarını yayımladı.

Hazırlanan Faaliyet Genel Değerlendirme Raporu, AK Parti’nin kamu kurumlarını “kafasına göre” yönettiğini ve ortaya büyük zararların çıktığını ortaya koydu.

Sayıştay raporuna göre, kamu idarelerinin 17’si, yasal zorunluluk olmasına rağmen faaliyet raporunu yayımlamadı. Faaliyet raporunu yayımlayan kamu idarelerinden 22’si ise yayımlama tarihini geciktirdi. Ayrıca, 103 kamu idaresi, öngörülen bölümlerden en az birine idare faaliyet raporlarında yer vermedi ve bu bölümler “karanlıkta” kaldı.

Faiz gideri 253 milyar TL

Rapora göre, 315 kamu idaresi bir yılda 604 milyar 397 milyon 709 bin TL’lik kamu zararına neden oldu. 3 trilyon 23 milyar 440 milyon TL’lik faaliyet giderine imza atan kamu idarelerinin geçen yıl milletvekilleri için gerçekleştirdiği harcamalar, 234 milyon TL olarak kayıtlara geçti. Rapora göre ayrıca tüm kamunun mal ve hizmet alım giderleri toplamı 110 milyar TL, faiz gideri ise tam 253 milyar 482 milyon 986 bin TL olarak hesaplandı.

AK Parti döneminde her biri birer “arpalık” gibi yönetilen kamu idarelerinin görevlerde meydana gelen zararları da servet niteliğinde. Rapora göre, kamu idarelerinin neden olduğu görev zararı 167 milyar TL.

Kötü ekonomi yönetiminin bir sonucu olan kur krizinin maliyeti de raporlarda kendisine yer buldu. “Kur Değişikliği Nedeniyle Döviz Cinsi Borç Stokundaki Artış” kalemi için kamunun 805 milyar TL’si daha yok oldu.

Paylaşın

Ekonomiye Güven Eylül Ayında Değişmedi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) eylül ayı ekonomik güven endeksini açıkladı. Buna göre, ekonomik güven endeksi eylül ayında aynı düzeyde kalarak 94,3 değerini aldı.

Haber Merkezi / Verilere göre, bir önceki aya göre eylül ayında Tüketici Güven Endeksi yüzde 0,3 oranında artarak 72,4 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 1,7 oranında artarak 118,2 oldu.

Perakende ticaret sektörü güven endeksi ise yüzde 2,7 oranında artarak 115,9 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 2,1 oranında artarak 88,1 değerini aldı. Reel kesim güven endeksi yüzde 1,2 oranında azalarak 100,2 oldu.

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor. Yüzde 93,4 değerinde veri ise piyasanın hâlâ pozitif bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır. Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın