Bitcoin 23 Bin 700 Doların Altında; Shiba Inu, BNB Yüzde 4’ün Üzerinde Değer Kaybetti

Kripto para piyasalarında dalgalı seyir devam ediyor. En büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 4,1 düşüşle 23.695 dolara geriledi. Ayrıca Shiba Inu, BNB yüzde 4’ün üzerinde değer kaybetti.

Haber Merkezi / En büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise 1.650 dolar seviyesinin biraz üzerinde işlem görüyor.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 6,82 artışla yaklaşık 38,98 milyar dolar oldu.

Küresel kripto para piyasanın değeri ise, son 24 saatte yüzde 3,13 düşerek 1,08 trilyon doların altına geriledi.

Tüm stabilcoinlerin hacmi 74,32 milyar dolar, bu da toplam kripto piyasasının son 24 saatlik hacminin yüzde 92,22’si.

Bitcoin $ 23.665 dolar, değer kaybı yüzde 4,1

Ethereum $1,656 dolar, değer kaybı yüzde 2,1

Tether 1 dolar, değer kaybı yüzde 0,01

BNB 307,67 dolar, değer kaybı yüzde 4,83

XRP 0,388 dolar, değer kaybı yüzde 3,17

Dogecoin 0,08629 dolar, değer kaybı yüzde 3,89

Cardano 0,3943 dolar, değer kaybı yüzde 3,70

Polygon 1,41 dolar, değer kaybı yüzde 3,03

Polkadot 6,72 dolar, değer kaybı yüzde 1,0,11

Litecoin 99,67 dolar, değer kaybı yüzde 2,11

Shiba Inu 0,00001305 dolar, değer kaybı yüzde 5,57

Solana 22,64 dolar, değer kazancı yüzde 5,06

Paylaşın

Kısa Vadeli Dış Borçta Yeni Rekor: 190,2 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) verilerine göre, 2022 aralık ayı sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku, 190,2 milyar dolara yükseldi.

Haber Merkezi /Söz konusu borç stokunun içinde kamu sektörünün yüzde 21,2, Merkez Bankası’nın yüzde 17,2,  özel sektörün ise yüzde 61,6 oranında paya sahip.

2022 aralık sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonunun yüzde 45,2’si dolar, yüzde 26’sı euro, yüzde 9,7’si TL ve yüzde 19,1’i diğer döviz cinslerinden gerçekleştiği gözlendi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri Aralık 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, Aralık sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku 2021 yıl sonuna göre yüzde 22,1 artışlar 145,6 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 22,3 artışla 60,1 milyar dolar olurken diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku ise yüzde 19,7 artarak 52,6 milyar dolar oldu.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2021 yıl sonuna göre yüzde 2,6 oranında artarak 10,8 milyar ABD doları seviyesinde yükseldi.

Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin Döviz tevdiat hesabı yüzde 32,5 oranında artarak 20,3 milyar ABD doları, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 20,6 oranında artışla 16,8 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

Öte yandan yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 30,1 oranında artışla 12,3 milyar ABD doları oldu.

Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları ise, 2021 yıl sonuna göre yüzde 20,7 oranında artarak 46,9 milyar ABD doları seviyesine ulaştı.

2022 Aralık sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonunun yüzde 45,2’si dolar, yüzde 26’sı euro, yüzde 9,7’si TL ve yüzde 19,1’i diğer döviz cinslerinden gerçekleştiği gözlendi.

2022 Aralık sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 190,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Böylelikle kısa vadeye göre dış borç stoku rekor serisini üçüncü aya taşımış oldu.

Söz konusu stokun 15,5 milyar dolarlık kısmı Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştuğu belirtildi.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 35,76

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2023 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 35,76 olurken, bankanın 2024 yılı için enflasyon beklentisi yüzde 17,18’den 18,11’e yükseldi.

Haber Merkezi /Merkez Bankası’nın 2023 yıl sonu dolar kuru beklentisi 22,84 lira olurken, 2024 yıl sonu döviz kuru beklentisi ise 23,44 liradan 23,10 liraya geriledi.

Merkez Bankası’nın yıl sonu büyüme beklentisi yüzde 4,1’den 3,6’ya inerken, gelecek yıl büyüme beklentisi yüzde 4,3’ten 4,5’e çıktı.

Bankanın yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi, 30,6 milyar dolara geriledi. Gelecek yıl için cari işlemler açığı beklentisi ise 21,6 milyar dolar oldu.

Merkez Bankası’nın politika faizine ilişkin cari ay sonu ve 3 ay sonrasına yönelik beklentiler yüzde 9 olarak belirlendi. 12 ay sonrası için politika faizi beklentisi ise yüzde 13,94 düzeyinde oluştu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2023 yılı Şubat ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını açıkladı: TCMB’den yapılan açıklama şöyle:

“Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 32,46 iken, bu anket döneminde yüzde 35,76 olmuştur. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 30,44 iken, bu anket döneminde yüzde 30,75 olmuştur. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,18 ve yüzde 18,11 olarak gerçekleşmiştir.

2023 yılı Şubat ayı anket döneminde, katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 15,63 olasılıkla yüzde 25,00 – 29,99 aralığında, yüzde 25,31 olasılıkla yüzde 30,00 – 34,99 aralığında, yüzde 35,26 olasılıkla ise yüzde 35,00 – 39,99 aralığında artış göstereceği öngörülmektedir.

Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 15,63’ünün beklentilerinin yüzde 25,00 – 29,99 aralığında, yüzde 25,00’inin beklentilerinin yüzde 30,00 – 34,99 aralığında, yüzde 31,25’inin beklentilerinin yüzde 35,00 – 39,99 aralığında olduğu gözlenmektedir.

2023 yılı Şubat ayı anket döneminde, katılımcıların 24 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 10,67 olasılıkla yüzde 9,00 – 14,99 aralığında, yüzde 55,26 olasılıkla yüzde 15,00 – 20,99 aralığında, yüzde 18,27 olasılıkla ise yüzde 21,00 – 26,99 aralığında artış göstereceği öngörülmektedir.

Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre, 24 ay sonrası TÜFE enflasyonu beklentileri değerlendirildiğinde, katılımcıların yüzde 14,81‘inin beklentilerinin yüzde 9,00 – 14,99 aralığında, yüzde 48,15‘inin beklentilerinin yüzde 15,00 – 20,99 aralığında, yüzde 25,93’ünün beklentilerinin yüzde 21,00 – 26,99 aralığında olduğu gözlenmektedir.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 9,08 iken, bu anket döneminde yüzde 9,00 olmuştur. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 9,00 olarak gerçekleşmiştir.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 23,12 TL iken, bu anket döneminde 22,84 TL olmuştur. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 23,43 TL iken, bu anket döneminde 23,10 TL olarak gerçekleşmiştir.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde 4,1 iken, bu anket döneminde yüzde 3,6 olarak gerçekleşmiştir. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde 4,3 iken, bu anket döneminde yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir.”

Paylaşın

Uzmanlar Yorumladı: Depremlerin Ekonomiye Etkisi Sınırlı Olabilir

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerin ekonomideki yansımaları gündemin öne çıkan konuları arasında. Uzmanlar, depremlerin ekonomiye etkisinin sınırlı olabileceğini belirtiyor.

Türk Girişim ve İş Dünyası Federasyonu’ndan (TÜRKONFED), depremlerinin ekonomiye olası etkisine ilişkin ilk kapsamlı değerlendirmeleri yapmıştı. TÜRKONFED raporunda, yıkımın Türkiye’ye maliyetinin 84 milyar doları bulabileceği tespitine yer vermişti.

Londra merkezli haber ajansı Reuters’ın görüş aldığı 3 ekonomist ise maliyetin 50 milyar doları bulabileceği görüşünde.

Ekonomik kayba ilişkin değerlendirmelerde rakamlar değişse de uzmanlar bir noktada birleşiyor. O da afetin ardından toparlanma çalışmalarında maliyetin büyük bir kısmını konut ve altyapı inşasının oluşturacağı.

TÜRKONFED’in ön raporuna göre depremin maliyetinin dökümü şu şekilde:

Konut zararı: 70 milyar dolar

Ulusal gelir kaybı: 10,4 milyar dolar

İş günü kaybı: 2,9 milyar dolar

6 Şubat depremlerinden önce Türkiye’nin Orta Vadeli Program kapsamında 2023 yılı için öngördüğü büyüme yüzde 5,5’ti. Ekonomi uzmanları depremin ardından Türkiye’nin bu yıl yaklaşık yüzde 2’ye varan oranda daha az büyüyeceği görüşünde.

Marmara depreminin ekonomik etkisiyle karşılaştırma

17 Ağustos 1999 Marmara depreminde can kaybı resmi verilere göre 18 bin 373’tü. Depremin yol açtığı maddi hasarsa TÜSİAD ve Dünya Bankası’na göre 17 milyar dolardı.

Depremden sonraki yıllarda uluslararası ekonomi çevrelerinin hazırladığı raporlardaysa daha geniş etki göz önüne alındığında maddi kayıp çok daha yüksekti.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) 1999 İzmit ve Bolu depremlerinin ekonomik etkisine ilişkin 2000 yılında hazırladığı ara rapora göre, bu iki şehir ve deprem bölgeleriyle ekonomik bağlantısı olduğu için etkilenen diğer şehirler, Türkiye’nin o dönem Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’nın yüzde 35’ini oluşturuyordu.

VOA Türkçe’den Begüm Dönmez Ersöz’ün sorularını yanıtlayan Türkiye analisti Timothy Ash, 1999 depremlerinden etkilenen bölgenin otomobil, petrokimya, imalat gibi pek çok alanda ülkenin sanayi merkezi olduğuna dikkat çekti.

Ash 1998’de yani Marmara depreminden bir yıl önce yüzde 3 büyüyen Türkiye ekonomisinin, ülkenin imalat ve ekonomi merkezini vuran depremin ardından yüzde 3,3 oranında daraldığını hatırlattı.

24 yıl sonra meydana gelen 6 Şubat 2023 depremlerinin etkilediği 10 ilde 13,4 milyon kişi yaşıyor. Daha çok tarım ürünleri bakımından öne çıkan bu bölge Türkiye nüfusunun ve ülkenin Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’nın yüzde 10’una denk düşüyor.

IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu bu yıl Türkiye için yüzde 3’lük bir büyüme öngörmüştü.

Timothy Ash son depremin Türkiye ekonomisine etkisinin orta derecede olacağı; ancak bu yıl büyümenin öngörülenden daha düşük olacağı görüşünde.

Dış finansman gereklilikleri

İki depremin yol açtığı tahribatın ortaya çıkmasının ardından ABD 85 milyon dolar; Dünya Bankası da ilk aşamada yaklaşık 1,8 milyar dolarlık yardım açıklamıştı. Açıklanan bu yardımlar afetten etkilenen Suriye’yi de kapsıyor.

Timothy Ash, yardımların ilk aşamada acil gereksinimlerin karşılanmasına katkı sağlayabileceğini; ancak yeniden yapılanma sürecinde on milyarlarca doları bulması beklenen konut inşası gibi çalışmaların maliyeti sebebiyle, Türkiye’nin kredi formatında bir miktar dış finansmana ihtiyaç duyabileceğini belirtti.

Türkiye’nin nispeten güçlü bir bilançosu, düşük bir kamu borcu ve nispeten düşük cari açığı olduğunu kaydeden Ash, “İlk ayları atlattıktan sonra orta vadede büyümede bir artış olabilir. Genelde büyüme hızlandığında ithalat talebi ticareti arttırır ve cari açık genişler. Bu durumda döviz talebi artar. O nedenle Türkiye’nin dış finansman gereksinimlerini orta ve uzun vadede karşılaması için daha fazla dış finansman desteğine ihtiyaç duyabilir” diye konuştu.

Avrupa Yeniden İnşa ve Kalkınma Bankası: “Siyasi belirsizlik ekonomik kırılganlığa yol açıyor”

Avrupa Yeniden İnşa ve Kalkınma Bankası (EBRD) de bugün yayınladığı raporunda depremin olası etkilerinin sonucu olarak Türkiye’nin Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’nda yüzde 1’lik bir kayıp olabileceğini belirtti.

Bankaya göre yeniden inşa çalışmalarının büyümeye yapacağı katkı hesap edildiğinde bu “makul bir öngörü.”

EBRD’nin baş ekonomisti Reuters’a yaptığı açıklamada, “Deprem daha çok tarım arazilerini ve imalatın nispeten daha az olduğu yerleri etkiledi. O nedenle etkinin diğer sektörlere sıçrama olasılığı sınırlı” dedi.

Avrupa Yeniden İnşa ve Kalkınma Bankası (EBRD) bugünkü raporunda, gittikçe artan dış finansman gereklilikleri ve seçimlerle ilgili siyasi belirsizliğin ciddi ekonomik kırılganlıklara yol açtığı tespitine yer verdi.

“Yabancı yatırımcı seçimi bekliyor”

Uzmanlar Türkiye ekonomisinde 6 Şubat depremlerinden önce de sorunların olduğuna ve özellikle para politikası ve makroekonomik politika konusunda yabancı yatırımcıda bir güvensizlik olduğuna dikkat çekiyor.

Bu nedenle uzmanlara göre ekonominin seyrinde asıl önemli olan gelişme 14 Mayıs’ta yapılması planlanan ancak depremin ardından daha şimdiden tartışma konusu olan seçimler, sonuçları ve ekonomik politikaya bu sonuçların yansıması.

Yabancı yatırımcının ister mevcut yönetimle ister seçim sonrası gelebilecek başka bir yönetimle, güvenilir bir para politikası istediğini belirten Timothy Ash, “Politika faizi şu an yüzde 10’un altında ve enflasyon yüzde 60. Reel faiz oranı eksi yüzde 50 iken hiçbir yatırımcı Türkiye’de yatırım yapmaz” görüşünü dile getiriyor.

“Deprem sonrası toparlanma süreci belirleyici faktör olacak”

İngiliz analiste göre seçimlerin sonucu büyük ölçüde 6 Şubat depremlerinin ardından toparlanma sürecinde gösterilecek performansa bağlı.

Türkiye’de muhalefet bloğu cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerini kazanması halinde ekonomide daha akılcı ve geleneksel politikaya dönüş vaadinde bulunuyor.

Depremin seçime giden süreçte belirleyici bir faktör olacağını vurgulayan Timothy Ash, “(Cumhurbaşkanı) Erdoğan yardım ve yeniden inşa konusunda iyi bir performans sergilerse seçimde daha iyi bir sonuç alabilir. Gösteremezse seçimi kaybetme olasılığı yüksek. Seçim sonuçlarına bağlı olarak gerçekleşebilecek politika değişiklikleri yatırımcı için çok önemli” diyor.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Genç Nüfusta İşsizlik Oranı Yüzde 19,2

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 2022 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,5 puanlık artış ile yüzde 19,2 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 15,8, kadınlarda ise yüzde 25,5 olarak tahmin edildi.

Haber Merkezi / 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı ise 2022 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 148 bin kişi artarak 3 milyon 583 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,5, kadınlarda yüzde 13,6 olarak tahmin edildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İşgücü İstatistikleri Dördüncü Çeyrek Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2022 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 148 bin kişi artarak 3 milyon 583 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,5, kadınlarda yüzde 13,6 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı 2022 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 565 bin kişi artarak 31 milyon 460 bin kişi, istihdam oranı ise 0,7 puanlık artış ile yüzde 48,4 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65,8 iken kadınlarda yüzde 31,3 olarak gerçekleşti.

İşgücü 2022 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 714 bin kişi artarak 35 milyon 43 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,9 puanlık artış ile yüzde 53,9 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,9, kadınlarda ise yüzde 36,2 oldu.

Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 19,2

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre 0,5 puanlık artış ile yüzde 19,2 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 15,8, kadınlarda ise yüzde 25,5 olarak tahmin edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2022 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 62 bin kişi, sanayi sektöründe 90 bin kişi, inşaat sektöründe 57 bin kişi, hizmet sektöründe 356 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 15,7’si tarım, yüzde 21,4’ü sanayi, yüzde 6,1’i inşaat, yüzde 56,8’i ise hizmet sektöründe yer aldı.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2022 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,7 saat artarak 44,3 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2022 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,1 puanlık azalış ile yüzde 20,8 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 14,5 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 16,9 olarak tahmin edildi.

Paylaşın

J.P.Morgan’dan Depremlerin Maliyeti Tahmini: 25 Milyar Dolar

ABD merkezli yatırım bankası ve finansal hizmetleri şirketi J.P.Morgan, 11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin Türkiye ekonomisine maliyetinin 25 milyar dolar olacağı tahmininde bulundu.

J.P.Morgan, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) faizleri indirmesini de bekliyor.

J.P.Morgan, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin Türkiye ekonomisine doğrudan maliyetinin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yüzde 2,5’i, yani 25 milyar dolar olacağı tahmininde bulundu.

J.P.Morgan ekonomistlerinden Fatih Akçelik, bankanın müşterilerine gönderdiği notta, “Türkiye’deki deprem trajik ölçüde can kaybına yol açtı ve önemli ekonomik sonuçlar doğuracak” dedi.

J.P.Morgan ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) gelecek hafta yapılacak para politikası toplantısında faizleri 100 baz puan daha düşürerek yüzde 8’e indireceğini öngördü.

Akçelik, “Türkiye’deki siyasi liderlik depremden önce de faizlerin indirileceği sinyalleri vermişti” dedi.

J.P.Morgan uzmanı, “Başlangıçta 18 Haziran olarak planlanan seçimler öncesinde yeni faiz indirimleri yapılmasını ihtimal dışında bırakmıyoruz. Ancak, Türkiye’de parasal aktarım mekanizması sekteye uğradığından politika faizinin artık geçmişe kıyasla daha az önem taşıdığına inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

AFAD’ın verdiği bilgilere göre, Kahramanmaraş merkezli depremlerde toplam 36 bin 187 kişinin yaşamını yitirdi. Depremlerde 108 bin 68 kişi yaralanırken, depremden etkilenen bölgelerden 216 bin 347 afetzede tahliye edildi.

EBRD, Türkiye 2023 büyüme tahminini düşürdü

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Kahramanmaraş merkezli depremlerin Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’sını (GSYH) yüzde 1 kadar aşağı çekebileceğini belirtti.

EBRD, Türkiye için 2023 büyüme tahminini, seçimlerin yarattığı belirsizlik ve artan dış finansman gereklilikleri sebebiyle yüzde 3,5’ten yüzde 3’e çektiğini duyurdu.

Paylaşın

EBRD, Türkiye’nin 2023 Yılı Büyüme Tahminini Düşürdü

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Türkiye’nin 2023 yılı büyüme tahminini de 3,5’tan 3’e revize etti. Bu yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine de atıfta bulunan banka, seçimlerin ekonomide önemli bir kırılganlık yaratabileceğine dikkat çekti.

Raporunda, depremin Türk ekonomisi üzerindeki potansiyel etkisi nedeniyle, Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın yüzde 1 oranında küçülebileceğini belirten EBRD, deprem sonrası başlayacak yeniden inşa sürecinin inşaat sektöründe bir hareketlenme yaratacağını bu sebeple yüzde birlik bir küçülmenin makul sayılabileceği değerlendirmesini yaptı.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), depremin Türk ekonomisi üzerindeki potansiyel etkisi nedeniyle, Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın yüzde 1 oranında küçülebileceğini belirtti.

EBRD, deprem sonrası başlayacak yeniden inşa sürecinin inşaat sektöründe bir hareketlenme yaratacağını bu sebeple yüzde birlik bir küçülmenin makul sayılabileceği değerlendirmesini yaptı.

EBRD Başekonomisti Beata Javorcik, Reuters haber ajansına yaptığı değerlendirmede “Deprem tarım alanlarını ve hafif nitelikte üretim yapılan alanları büyük ölçüde etkiledi. Bu durumun diğer sektörler üzerinde de sınırlı bir etkisi olacaktır” değerlendirmesi yaptı.

Banka ayrıca Türkiye’nin 2023 yılı büyüme tahminini de 3,5’tan 3’e revize etti. Bu yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine de atıfta bulunulan bankanın raporunda ekonomide önemli bir kırılganlık yaratabileceğine dikkat çekildi.

EBRD, deprem sonrası başlayacak yeniden inşa sürecinin inşaat sektöründe bir hareketlenme yaratacağını bu sebeple yüzde birlik bir küçülmenin makul sayılabileceği değerlendirmesini yaptı.

EBRD

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), 1991 yılında kurulmuş olan uluslararası finans kurumudur. Çok taraflı kalkınma bankası olarak, EBRD yatırımı market ekonomileri inşa etmek için alet olarak kullanır.

Başlangıçta eski Doğu Bloku ülkelerine odaklanırken kalkınma desteği merkez Avrupa’da merkez Asya’ya 30 ülkeye genişlemiştir. Avrupa’ya nazaran, EBRD’ye üye olan ülkeler 5 kıtaya yayılmaktadır ve en büyük pay Birleşik Devletler’e aittir. Merkezi Londra’da olan EBRD’nin mülkiyeti 71 ülke ve iki AB kurumuna aittir.

Paylaşın

Bitcoin 24 Bin 500 Doların Üzerinde; Ethereum Ve BNB Yüzde 7’nin Üzerinde Arttı

Kripto para birimlerinde yükseliş devam ediyor… Bitcoin (BTC) yüzde 11’in üzerinde değer kazanarak 24 bin 582 dolara yükselirken, Ethereum (ETH) ise Bin 650 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

Haber Merkezi / Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin’in (BTC) büyüklüğü, son 24 saatte yüzde 36,42 artışla yaklaşık 36,77 milyar dolar oldu.

Bitcoin, bir ay önceki seviyeye göre 61 arttı. Son 24 saat içindeki artışla birlikte Bitcoin, son iki hafta içinde ilk kez bu seviyeye yükseldi.

Uzmanlar, Bitcoin’in kısa bir süre içerinde 25 doları aşabileceğini belirtiyorlar.

Diğer en iyi kripto paralarda da yükseliş devam ediyor… Poligon yüzde 9,6 artarken, Solana, Cardano, Shiba Inu ve BNB de yatırımcısına kazandıran kripto paralar arasındaydı.

Küresel kripto para biriminin piyasa değeri ise, son 24 saatte yüzde 7,98 artışla yaklaşık 1,11 trilyon dolara yükseldi.

Tüm stablecoinlerin hacmi 67.66 milyar dolar ve bu, 24 saatlik toplam kripto piyasası hacminin yüzde 90.85’i.

Bitcoin 24.555 dolar, değer kazancı yüzde 10.85

Ethereum 1.680 dolar, değer kazancı yüzde 8.29

Tether 1 dolar, değer kaybı yüzde 0.03

BNB 320.55 dolar, değer kazancı yüzde 7.53

XRP 0.3991 dolar, değer kazancı yüzde 4.19

Dogecoin 0.087862 2.087862 dolar, değer kazancı yüzde 0

Cardano 0,4065 dolar, değer kazancı yüzde 5,46

Polygon 1,35 dolar, değer kazancı yüzde 9,11

Polkadot 6,58 dolar, değer kazancı yüzde 6,01

Tron 0,0705 dolar, değer kazancı yüzde 3,98

Litecoin 100,98 dolar, değer kazancı yüzde 4,68

Shiba Inu 0,00001371 dolar, değer kazancı yüzde 5,67

Solana 23,62 dolar, değer kazancı yüzde 9,14

Paylaşın

Bitcoin 22 Bin Doların Üzerinde; Cardano Ve Dogecoin Yüzde 8 Yükseldi

ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerinin yayınlanmasının ardından çoğu kripto para birimi yükseliş eğilimine girdi. Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin 22 bin doların üzerinde işlem görüyor.

Haber Merkezi / Cardano yüzde 8 yükselirken, Dogecoin, Polygon, Shiba Inu ve Solana da yatırımcısına kazandırdı.

Küresel kripto para piyasasının değeri, son 24 saatte yüzde 2,53 artarak 1,03 trilyon dolara yükseldi.

Dünyanın en büyük kripto para birimi olan Bitcoin’in piyasa değeri, gün bazında yüzde 0,27 düşüşle yaklaşık yüzde 41,56’lık bir büyüklükle yaklaşık 427,36 milyar dolar oldu.

İkinci en büyük kripto para birimi olan Ethereum ise bin 500 doların üzerinde işlem görüyor.

Tüm stablecoinlerin hacmi ise 55.88 milyar dolara ulaştı, bu, toplam kripto pazarının son 24 saatlik hacminin yüzde 94.94’ü.

Bitcoin 22.149 dolar, değer kazancı yüzde 1,77

Ethereum 1.550 dolar, değer kazancı yüzde 3,02

Tether 1 dolar, değer kaybı yüzde 0,05

BNB 296,79 dolar, değer kazancı yüzde 1,67

XRP 0,3811 dolar, değer kazancı yüzde 2,81

Dogecoin 0,082703 5,082703 dolar, değer kazancı yüzde 0

Cardano 0,3856 dolar, değer kazancı yüzde 8,02

Poligon 1,24 dolar, değer kazancı yüzde 4,94

Polkadot 6,19 dolar, değer kazancı yüzde 1,36

Tron 0,06733 dolar, değer kazancı yüzde 2,29

Litecoin 96,65 dolar, değer kazancı yüzde 6,26

Shiba Inu 0,00001294 dolar, değer kazancı yüzde 4,68

Solana 21,59 dolar, değer kazancı yüzde 3,16

Paylaşın

Açlık Sınırı 8 Bin 782, Yoksulluk Sınırı 30 Bin 379 Liraya Yükseldi

Dört kişilik ailenin zorunlu gıda harcamalarını ifade eden açlık sınırı, 8 bin 782 lira olurken, dört kişilik ailenin gıda dahil harcamalarını ifade eden yoksulluk sınırı ise 30 bin 379 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Açlık sınırı 2022 aralık ayında 8 bin 167 liraydı. Bu da sınırın bir ayda 615 lira, diğer deyişle yüzde 7,5 arttığını ortaya koydu. Yoksulluk sınırı ise 2022 aralık ayında 28 bin 249 liraydı.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), Açlık ve Yoksulluk sınırı Ocak 2023 Dönem Raporunu açıkladı.

Buna göre, geçen ay dört kişilik ailenin zorunlu gıda harcamalarını ifade eden açlık sınırı, 8 bin 506 liralık asgari ücreti geçerek 8 bin 782 lira oldu.

Açlık sınırı Aralık 2022’de 8 bin 167 liraydı. Bu da sınırın bir ayda 615 lira, diğer deyişle yüzde 7,5 arttığını ortaya koydu.

Dört kişilik ailenin gıda dahil harcamalarını ifade eden yoksulluk sınırı ise Aralık 2022’de 28 bin 249 lirayken, ocakta 30 bin 379 liraya yükseldi.

Yoksulluk sınırı bir ayda 2 bin 130 lira artmış oldu.

Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığının 2 bin 385 lira olduğu belirtilirken, bu değerin yetişkin bir kadın için 2 bin 276, 15-18 yaş aralığındaki bir genç için 2 bin 471, 4-6 yaş arası bir çocuk için 1.651 lira olduğu kaydedildi.

Günlük harcamalarda ocakta en yüksek maliyet grubunu, süt ve süt ürünleri grubu 106 liralık harcama gereksinimi ile oluşturdu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 41,76 lira oldu.

Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı da 47 liraya ulaştı. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 23,4 liraya ulaşırken katı yağ ve sıvı yağ ise 19 liralık masraf yapılması gereken ürün grupları oldu.

Yumurta için 6,9 TL; şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 8,8 lira harcama yapılması gerektiği aktarıldı.

Paylaşın