Eriğin İnanılmaz Faydaları: Kalp, Kemik, Sindirim…

Erik, tam anlamıyla vitamin ve mineral hazinesidir. Bu meyve, A, B, B1, B2, B5, B6, C, E ve K vitaminleri içerir. Vitaminlerin yanı sıra mineraller de erikte bolca bulunur: Kalsiyum, demir, magnezyum, manganez, fosfor, sodyum, potasyum ve çinko.

Haber Merkezi / Eriğin kilo kaybı ve kalp sağlığı için inanılmaz faydalarını öğrenmek için okumaya devam edin.

Kilo vermeye yardımcı olur: Uzmanlar, sağlıklı kilo vermek isteyenlere eriği önermektedirler. 100 gram erik ortalama 44 kalori içermektedir. Erik ayrıca, sindirim sistemini iyileştiren ve ağırlığı azaltan lif ve su bakımından oldukça zengindir.

Kalp sağlığını iyi gelir: Antioksidan bakımından zengin olan erik, kalp sağlığına iyi gelir. Erik ayrıca, kolesterolü ve kan basıncını kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

Kemikleri güçlendirir: Polifenol, kemiklerin sağlıklı kalmasına yardımcı olan önemli bir bileşiktir. Polifenol açısından oldukça zengin olan erik, kemiklerin sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

Sindirim sistemine iyi gelir: Lif açısından zengin zengin olan erik, sindirim sisteminin sağlıklı kalmasına iyi gelir.

Diyabeti riskini azaltır: Erikte bulunan biyoaktif bileşik diyabet (şeker hastalığı) riskini azaltır. Şeker hastaları, bu meyveyi ara öğün olarak tüketebilir. Erik ayrıca, kan şekerini kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

DASH Diyeti Ve Yüksek Tansiyon

Sessiz katil olarak da bilinen yüksek tansiyon veya hipertansiyon, yaşam tarzından, özellikle sağlıksız beslenmekten kaynaklı, günümüzün en yaygın hastalıklarından biri haline gelmiş durumda.

Haber Merkezi / Düzenli bir yaşam tarzı ve sağlıklı beslenerek yüksek tansiyonu bir dereceye kadar önleyebilirsiniz. DASH diyetinin önemi de burada artmaktadır. DASH diyeti, genel olarak yüksek tansiyonu olan kişilere önerilen bir diyettir.

DASH Diyeti, meyveler, yapraklı yeşillikler ve sebzeler açısından zengin bir diyettir. Bu diyetle vücut bol miktarda potasyum, magnezyum ve kalsiyum alır. Bu mineraller vücudun elektrolit dengesini artırır ve fazla sıvıları idrar ve ter yoluyla vücuttan atar. Bu mineraller ayrıca, kan damarlarını rahatlatır ve kan basıncını kontrol altında tutar.

DASH diyeti meyve, sebze, kepekli tahıllar, yağsız et ve az yağlı süt ürünleri tüketimini vurgularken, sodyum ve şeker alımının da sınırlandırır. DASH diyetinde günde bir çay kaşığından fazla tuza izin verilmez.

DASH diyetinde günlük olarak dahil edilebilecek yiyecekler:

Tahıllar: 50 gr.
Sebzeler: 80-90 gr.
Meyveler: 100-150 gr.
Az yağlı süt ve süt ürünleri: 100-150 ml
Balık: 75 gr.

Kuruyemiş: 15-20 gr.
Yağ: 8-10 gr.

Kaçınılması gereken yiyecekler:

Rafine edilmiş tahıllar, unlu mamuller, beyaz ekmek ve erişte
Yağda kızartılmış sebzeler
Hazır meyve suları, paket meyve suları, tatlandırılmış meyve suları

Sağlıklı bir yaşam istiyorsanız, bir beslenme uzmanının önerdiği DASH diyet planını tercih edebilirsiniz.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Erken Uyuma Eğilimi Olan Erkekler Dikkat: Kalp Hastalığı Belirtisi Olabilir

Yeni yapılan bir araştırma, erkeklerde erken uyuma isteğinin kalp hastalığının bir işareti olduğunu gösteriyor. Erken yatmanın yüksek tansiyonla bağlantılı olduğu ve hatta vücudun biyolojik saatini etkileyebileceği belirtildi.

Haber Merkezi / Herkes uyumayı sever. Çoğu, ne kadar erken uyuyabilirse, o kadar erken uyumak ister. Ancak, erken uyuma eğiliminde olan erkeklerin birkaç şeye dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü bu durum bir hastalık belirtisi olabilir.

Yeni bir araştırma, erkeklerde erken uyuma isteğinin kalp hastalığının bir işareti olduğunu gösteriyor. Araştırmada, erken yatma eğilimine yüksek tansiyonun neden olabileceği belirtiliyor. Araştırmada yer alan bilim insanları, bu konuda uyarıyorlar.

2400 yetişkin üzerinde yapılan araştırmada yüksek tansiyonu olanların, sağlıklı olanlara göre en az 18 dakika daha erken yattıkları tespit edilmiştir.

Kan basıncının olması gereken ideal değerlerin üzerinde olması olarak tanımlanan yüksek tansiyon, kalp krizlerinin ana nedenlerinden biridir. Yüksek tansiyon, aynı zamanda felce de yol açar.

Japonya’dan araştırmacı Nubuo Sasaki, erken uykunun yüksek tansiyonla bağlantılı olduğunu ve hatta vücudun biyolojik saatini etkileyebileceğini söyledi.

Yüksek tansiyona ne sebep olur?

Aşırı tuz tüketimi: Yüksek tansiyona yol açan nedenlerden biridir.
Hareketsiz yaşam biçimi: Hareketsizlik yüksek tansiyon görülme olasılığını artırır.
Sigara-alkol tüketimi: Yüksek tansiyon görülme sıklığı artar.
Stres: Yüksek tansiyonun ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.

Yüksek tansiyon kaç olunca tehlikeli?

Kan basıncının 120-129/80-84 mmHg olması normal, 130-139/85-89 mmHg olması yüksek normal tansiyon olarak adlandırılır. Kan basıncının 140/90 mmHg’nın üzerinde olması hipertansiyondur. Hastaların % 90-95’inde yüksek tansiyona neden olabilecek altta yatan başka bir hastalık yoktur.

Yüksek Tansiyonu Ne Düşürür?

Başınızı soğuk su ile yıkamanız yüksek tansiyonunuzu düşürmek için doğru bir adım olacaktır. Çünkü soğuk su sinirlerinizi uyardığı için tansiyonunuzun düşmesine ön ayak olacaktır.
Kekik tüketimi ya da kekik suyu kaynatılması, düşürmekte yararlı olacaktır.
Yoğurt veya ayran tüketebilirsiniz.

Limon tüketimi doğru bir tercih olacaktır. Çünkü limon suyu damarların tıkanmasına neden olan bazı maddeleri vücudumuzdan temizleme görevini üstleniyor. Her sabah bir bardak suya yarım limon sıkarak sizde bu maddelerin vücudunuzdan uzaklaştırılmasını sağlayabilirsiniz.

Sarımsaklı ürünler tercih edebilirsiniz. Sarımsak tansiyonunuzun düşmesini hızlı bir şekilde sağlayacaktır. Her gün 1-2 diş sarımsak tüketimine özen gösterin.
Pancar suyu içeriğindeki nitrat sayesinde kanın damarlardan rahat rahat geçmesini sağladığı için etkili bir tansiyon düşürücüdür.

Muz içerdiği zengin potasyumlu içeriği ile kan akışınızı hızlandırır ve tansiyonunuzun düşmesini sağlar. Ayrıca damarlarda tıkanıklık yaratabilecek maddelerin birikmesini önlemede birebirdir.

Kudret narı çoğu hastalığa şifalı geldiği gibi yükselen tansiyonunuzu düşürmek için doğru bir çözüm olacaktır.
Tuz tüketimini indirgemeniz hipertansiyon için çok mühimdir.
Kuşburnu çayı ile tansiyonunuzu düzene sokma yoluna gidebilirsiniz.

Paylaşın

Vücutta Ürik Asidi Artıran Bu 5 Besinden Uzak Durun!

Genel olarak vücuttaki kan, yağ, kolesterol ve şeker seviyesinin farkındayız. Ancak vücuttaki bazı önemli asitlerin miktarları hakkında pek bilgi sahibi değiliz. Bunların arasında içinde ürik asitten söz edilebiliriz.

Haber Merkezi / Doktorlar vücuttaki ürik asit artışının birçok yan etkiye neden olabileceğini söylüyor. Ayrıca artritin neden olduğu hastalıklar da ürik asit artışından kaynaklanır.

Vücutta artan ürik asi eklemler arasında birikerek şiddetli ağrılara neden olur. Yediğimiz bazı besinler bu asidin fazla üretilmesinin ana sebebidir. Bazı yiyecekler, fazla olan ürik asidi dışarı atma yeteneğinizi etkileyebilecek yüksek miktarda pürin içerir.

O halde bu yazımızda yüksek düzeyde ürik asit üretimine neden olabilecek yiyeceklere bir göz atalım.

Tatlılar ve Meşrubatlar: Tatlılar ve meşrubatlar genel olarak çeşitli sorunlara yol açar. Alkolsüz içecekler çok fazla ilave şeker içerir. Bu, vücuttaki ürik asit seviyesini artırabilir.

Alkol: Alkol vücuda her şekilde zarar verir. Alkol içindeki pürin nedeniyle vücuttaki ürik asidi artırır. Bu nedenle, aşırı alkol tüketimi gut hastalığını şiddetlendirebilir.

Mısır Şurubu: Mısır şurubu bir tür yapay tatlandırıcıdır. Günümüzde dışarıda yediğimiz birçok yemeğe eklenmektedir. Mısır şurubu, mısır nişastası yapay olarak glikoz ve fruktoz ile birleştirilerek yapılır.

Özellikle dondurma, reçel, tatlılar, fast food, sos, ekmek, paketlenmiş gıdalar, şekerlemeler, çikolata, gazlı içecekler, meşrubatlar ve konserve yiyeceklere mısır şurubu eklenir. Mısır şurubu içeren bu tür yiyeceklerden kaçınılmalı.

Kırmızı et: Kırmızı et yemek de vücutta ürik asit riskini artırır. Bunun nedeni, içindeki aşırı pürinlerdir. Ürik asit seviyesini yükseltebilir ve gut hastalığına neden olabilir. Bu nedenle, kırmızı etten kaçınmak en iyisidir.

Deniz Ürünleri: Deniz ürünleri yemenin birçok faydası vardır. Ancak ringa balığı, istiridye, midye, morina balığı, ton balığı, alabalık, mezgit balığı gibi deniz balıkları yüksek miktarda pürin içerir.

Bu nedenle, bunları tüketmek vücuttaki ürik asidi artıracaktır. Bu, artrit semptomlarına neden olabilir. Bu nedenle bu tür balıklardan kaçınmak en iyisidir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Kadınlar Dikkat: 40 Yaşından Büyükseniz Bu Yiyecekleri Yemelisiniz

Sağlıklı yaşam tarzı uygulamalarını ne kadar takip edersek edelim, yaşa bağlı hem fiziksel hem de zihinsel bazı sorunlar gelişmeye başlar. Özellikle yaşlandıkça kemikler zayıflamaya başlar.

Haber Merkezi / Kemiklerin zayıflaması, vücudumuzdaki kalsiyum eksikliğinin nedenidir. Özellikle 40 yaşını aşan kadınlarda kemik gücü azalmaya başlar. Kadınlar, bunu telafi etmek için kalsiyum açısından zengin yiyecekler tüketmelidirler.

Soya fasulyesi: Soya fasulyesi, kalsiyum açısından zengindir. Kemikleri güçlendirir ve kolesterol seviyesini düşürür. D vitamini açısından da zengindir.

Yapraklı sebzeler: Lahana, brokoli, ıspanak ve diğer yapraklı sebzeler protein ve kalsiyum açısından oldukça zengindir.

Süt ürünleri: Her gün düzenli olarak aldığımız süt ve süt bazlı ürünler kalsiyum açısından oldukça zengindir. Özellikle yaşlandıkça süt çok önemlidir.

Balık: Somon ve ton balığı gibi balıklar protein ve kalsiyum açısından zengindir. Kalsiyum ihtiyacını karşılar ve içerisindeki omega 3 yağ asidi kolesterolün erimesine yardımcı olur. Benzer şekilde keçi kemiği suyu veya koyun budu çorbası içmek kemikleri güçlendirecektir.

Badem: Kalsiyum sadece besin ihtiyacını karşılamakla kalmaz, aynı zamanda yaşlansak bile güçlü kalmamıza yardımcı olur. Her gün badem yemek eklem ve kas ağrılarını vb. hafifletebilir. Kemikleri güçlendirir.

Yumurta: Yumurtalar protein, kalsiyum ve D vitamini gibi besinlerle doludur. Yaşınıza ve vücut kompozisyonunuza bağlı olarak günlük tükettiğiniz yumurta sayısını artırabilirsiniz.

Tohumlar: Tohumlar kalsiyum açısından oldukça zengindir. 40 yaş üstü kişilerin protein ve diğer besin ihtiyaçlarını da karşılar.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Alopesi Areata Nedir? Bilinmesi Gereken Her Şey

Alopesi areata, saç dökülmesi ile karakterize bir hastalıktır. Kesin nedeni bilinmemekle birlikte, vücudun kendi savunma sistemi olan bağışıklık sisteminin yanlışlıkla saçların çıktığı küçük yapılar olan saç köklerine saldırdığı bir otoimmün bozukluk olduğu düşünülmektedir.

Haber Merkezi / Otoimmün bozukluklar, vücudun “yabancı” veya istilacı organizmalara (örneğin, antikorlar) karşı doğal savunması bilinmeyen nedenlerle sağlıklı dokuya saldırmaya başladığında ortaya çıkar. 

Öngörülemeyen saç dökülmesi, bu bozukluğun tek belirgin belirtisidir. Saçların yeniden büyüyebilir veya büyümeyebilir. Saç dökülmesi genellikle başla sınırlıdır, ancak tüm vücudu da etkileyebilir.

Alopesi areata hastalığına yakalanan çoğu kişi genellikle sağlıklıdır ve bozukluğun kendisi ciddi veya yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir.

Alopesi areata tedavisi, saçların yeniden büyümesini sağlamaya yöneliktir. Şu anda alopesi areatanın tedavisi bulunmamakla birlikte, saçlar bazen kendiliğinden çıkabilir. Bazı durumlarda çıktıktan sonra da tekrar dökülebilir. Bu bozukluğun seyri kişiden kişiye değişir ve tahmin edilmesi zordur.

2022’de ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), ciddi alopesi areatalı yetişkin hastalar için bir tedavi seçeneği olarak baricitinib (Olumiant) oral tabletleri onayladı ve bu, bozukluk için sistemik bir tedavinin ilk FDA onayı oldu.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

İskender Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

İskender hastalığı son derece nadir görülen, genellikle ilerleyici ve ölümle sonuçlanan nörolojik bir hastalıktır. İskender hastalığı tarihsel olarak lökodistrofiler (beynin beyaz maddesinin hastalıkları) arasında yer almıştır.

Haber Merkezi / Bu hastalıklar, belirli sinir liflerinin (aksonlar) etrafında yalıtkan bir örtü (kılıf) oluşturan yağlı materyali (miyelin) etkiler. Miyelin, sinir uyarılarının verimli bir şekilde iletilmesini sağlar ve beynin beyaz maddesi olarak adlandırılan “beyazımsı” görünümü sağlar. 

İskender hastalığı olan erken başlangıçlı hastaların çoğunda ve bazen geç başlangıçlı hastalarda miyelin oluşumunda belirgin bir eksiklik vardır. Özellikle beynin iki yarım küresinin (beyin) ön kısmında (frontal loblar).

İskender hastalığı hastaları arasındaki birleştirici özellik, beyin ve omuriliğin (merkezi sinir sistemi) belirli bölgelerinde “Rosenthal lifleri” olarak bilinen anormal protein kümelerinin varlığıdır.

Bu, beyin ve omuriliğin korunmasına yardımcı olan yaygın bir hücre tipi olan astrositler içinde meydana gelir. Buna göre, İskender hastalığını bir beyaz madde hastalığından (lökodistrofi) ziyade bir astrosit hastalığı (bir astrogliopati) olarak düşünmek daha uygundur.

Semptomlar arasında büyümede başarısızlık ve beklenen oranda gelişememe. Belirli aşamalarda fiziksel, zihinsel ve davranışsal becerilerin gelişimindeki gecikmeler ve nöbetler.

İskender hastalığı vakalarının yaklaşık yüzde 95’ine, yalnızca beyin ve omurilikteki astrositlerde bulunan glial fibriler asidik protein adı verilen yapısal bir protein için GFAP adı verilen bir gendeki mutasyonlar neden olur. Vakaların diğer yüzde 5’inin nedeni bilinmemektedir.

İskender hastalığı teşhisi konulurken, öncelikle benzer semptomları olan ve testlerin mevcut olduğu daha yaygın hastalıklar ekarte edilmelidir. Hastalığın kesin tanısı, hastalığın tanımlanmasına dayanır. Tedavi semptomatik ve destekleyicidir. Genetik danışmanlık hastalar ve aileleri için faydalı olabilir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Kan Şekerini Düşürmek İçin Yüksek Lifli 5 Sebze

Şeker (diyabet) hastaları, kan şekeri seviyesinin yükselmemesi için beslenmesine dikkat etmesi gerekmektedir. Kan şekeri seviyesinin yüksek olduğu durumlarda, şeker hastalarının beslenmesine lif oranı yüksek gıdalar dahil edilmesi tavsiye edilir.

Haber Merkezi / Lif yönünden zengin besinler, kan şekerinin ani yükselişini engeller ve ayrıca şekerin emilim sürecini yavaşlatır. Şeker hastaları tarafından tüketilebilecek lif bakımından zengin bazı sebzeleri sıraladık.

Taze fasulye: Fasulye yüksek oranda lif içeren sebzeler arasında yer alır. Taze fasulye, protein, vitamin ve birçok mineralin yanı sıra iyi bir lif kaynağıdır.

Taze fasulye, ayrıca iyi bir demir ve kalsiyum kaynağıdır. Fasulye sadece kan şekerini düşürmede yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda kilo vermeye de yardımcı olmaktadır.

Brokoli: Brokoli, sağlık için oldukça faydalı olan sebzeler arasında gelir. Brokoli lifin yanı sıra yüksek oranda C vitamini içermektedir. A, C, E, K ve B12 vitaminleri de brokolide bulunmaktadır.

Ayrıca brokolide bulunan fitokimyasallar kan şekeri seviyesini düşürmeye yardımcı olmaktadır.

Lahana: Lahana, lif açısından zengin olduğu için şeker hastalarının beslenmesinin bir parçası olması tavsiye edilir. Lahana, aynı zamanda uzun süre tokluk hissi verdiği için kilo vermeye de yardımcı olmaktadır.

Havuç: Havuç, yüksek lif oranı nedeniyle şeker hastalarının beslenmesine dahil edilmesi tavsiye edilen bir diğer sebzedir. Havuç ayrıca A, C ve K vitaminleri açısından da zengindir.

Kabak: Şeker hastaları, kan şekeri seviyesini kontrol altına tutmak için kabak tüketebilir. Kabak, aynı zamanda kilo vermeye de yardımcı olmaktadır.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Şeker Hastaları Saç Dökülmesini Nasıl Engelleyebilir?

Şeker (diyabet) hastalığı, kan şekeri seviyesi ile karakterize kronik ve metabolik bir rahatsızlıktır. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre; Şeker hastalığı zamanla, gözler, kalp, böbrekler, kan damarları ve sinirler üzerinde ciddi hasarlara neden olan bir sağlık sorunudur.

Haber Merkezi / Peki şeker hastalığı, saç dökülmesini nasıl etkiler?

Kafa derisine kan akışı arttığında, saçların büyüme oranı da artar. Ancak, yüksek kan şekeri seviyesi kan damarlarına zarar verebilir ve bu durum kafa derisine giden kan akışını azaltabilir. Saç kökleri sağlıklı büyüme için gerekli olan besin ve oksijenden mahrum kalabilir.

Şeker hastalığı, hormonal dengesizliklere neden olabilir. Bu durum, saç dökülmesini hızlandırabilir. Örneğin, aşırı insülin ve androjen hormonları saç dökülmesini tetikleyebilir.

Şeker hastalığı, kronik iltihaba neden olarak saç köklerine zarar verebilir ve saç dökülmesini hızlandırabilir. Ayrıca, şeker hastalığı yönetilmesi zor ve stresli bir hastalıktır. Stres, saç dökülmesini hızlandırabilir.

Şeker hastalığına bağlı saç dökülmesini önlemenin yolları

Kan şekeri seviyesini sağlıklı bir aralıkta tutmak genel sağlık için önemlidir ve saç dökülmesini önlemeye yardımcı olabilir. Bu nedenle, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve gerekli ilaçları içeren bir plan için doktorla birlikte çalışma tavsiye edilir.

Şeker hastaları beslenme yetersizliklerine yatkın olduklarından, beslenmelerine besin açısından yoğun gıdaları dahil etmeleri önerilir. Gerektiğinde takviye de düşünülebilir.

Vücuttaki iltihaplanmayı azaltarak, saç dökülmesini önlemek için de adımlar atılmalı: Antiinflamatuar beslenme, düzenli egzersiz ve stresin yönetilmesi.

Saç dökülmesine katkıda bulunan hormonal dengesizlikleri gidermek için doktora danışılmalı.

Şeker hastalığı ile ilişkili saç dökülmesini önlemeye yardımcı olabilecek topikal tedaviler ise her zaman denenebilir. Örneğin, minoksidil…

Tüm şeker hastalarında saç dökülmesi görülmez. Saç dökülmesinin altında yatan başka nedenler de olabilir. Saç dökülmesinin altta yatan nedeni bulmak ve doğru tedavi seçeneklerini uygulamak için doktorla konuşmak her zaman en iyisidir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Türkiye’de En Fazla Ölüm Nedeni: Dolaşım Sistemi Hastalıkları

Türkiye’de 2022 yılında ölümlerin nedeni incelendiğinde yüzde 35,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer alırken, ölüm nedenini yüzde 15,2 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 13,5 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.

Haber Merkezi / Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde ise, ölenlerin yüzde 42,3’ünün iskemik kalp hastalıklarından, yüzde 23,5’inin diğer kalp hastalıklarından, yüzde 19,2’sinin serebro-vasküler hastalıklardan öldüğü görüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, ölüm sayısı 2021 yılında 566 bin 485 iken 2022 yılında yüzde 10,9 azalarak 504 bin 839 oldu. Aynı dönemde ölen kişilerin yüzde 54,6’sını erkekler, yüzde 45,4’ünü kadınlar oluşturdu.

Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2021 yılında binde 6,7 iken 2022 yılında binde 5,9 oldu. Diğer bir ifade ile 2021 yılında bin kişi başına 6,7 ölüm düşerken 2022 yılında bin kişi başına 5,9 ölüm düştü.

2022 yılında kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il, binde 11,7 ile Sinop oldu. Bu ili binde 11,2 ile Kastamonu, binde 10,3 ile Edirne, binde 10,2 ile Kırklareli izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 2,4 ile Şırnak oldu. Bu ili binde 2,5 ile Hakkari, binde 2,9 ile Van ve binde 3,0 ile Batman izledi.

Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, yüzde 35,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini yüzde 15,2 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 13,5 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.

Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin yüzde 42,3’ünün iskemik kalp hastalıklarından, yüzde 23,5’inin diğer kalp hastalıklarından, yüzde 19,2’sinin serebro-vasküler hastalıklardan öldüğü görüldü.

Dolaşım sistemi hastalıklarından ölenler illere göre incelendiğinde, dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il yüzde 47,0 ile Çanakkale oldu. Bu ili yüzde 46,4 ile Kırşehir, yüzde 44,0 ile Balıkesir, yüzde 43,8 ile Afyonkarahisar izledi. Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en düşük olduğu il ise yüzde 25,5 ile Kilis oldu. Bu ili yüzde 27,5 ile Ağrı, yüzde 28,8 ile İstanbul, yüzde 29,8 ile Van izledi.

İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin yüzde 29,4’ünün gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümöründen, yüzde 7,9’unun kolonun kötü huylu tümöründen, yüzde 7,8’inin midenin kötü huylu tümöründen öldüğü görüldü.

İyi ve kötü huylu tümörlerden ölenler illere göre incelendiğinde, iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölüm oranının en yüksek olduğu il yüzde 21,8 ile Ağrı oldu. Bu ili yüzde 18,8 ile Kars, yüzde 18,6 ile Iğdır ve Erzurum, yüzde 18,5 ile Bayburt ve Ankara izledi. İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölüm oranının en düşük olduğu il ise yüzde 8,5 ile Siirt oldu. Bu ili yüzde 10,0 ile Kilis ve Gaziantep, yüzde 10,1 ile Şanlıurfa, yüzde 10,6 ile Hatay izledi.

Bebek ölüm sayısı, 2021 yılında 10 bin 89 iken 2022 yılında 9 bin 522 oldu. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2021 yılında binde 9,3 iken 2022 yılında binde 9,2 oldu. Diğer bir ifade ile 2022 yılında bin canlı doğum başına 9,2 bebek ölümü gerçekleşti.

Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2021 yılında 11,3 iken 2022 yılında binde 11,2 oldu.

Paylaşın