İsrail’den İran’a Saldırı Uyarısı: Karşılık Veririz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısı öncesi olası İran saldırısına ilişkin, ülkesinin her şeye hazır olduğunu ve saldırıya uğraması halinde sert bir şekilde karşılık vereceğini söyledi.

Haber Merkezi / Binyamin Netanyahu’nun açıklamalarından birkaç saat sonra İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, ülkesinin herhangi bir saldırıya güçlü bir şekilde yanıt vermeye hazır olduğunu ifade etti.

ABD merkezli haber sitesi Axios’un yayımladığı bir habere göre, Hizbullah askeri şefi Fuad Şükrü ve Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesi ardından İran’ın 5 Ağustos Pazartesi günü İsrail’e yönelik saldırı başlatacağı ileri sürüldü.

Üç Amerikalı ve İsrailli yetkililerin görüşlerine dayandırılan haberde, İran’ın olası bir misillemesinin, 13 Nisan’da İsrail’e düzenlenen saldırı gibi gerçekleştirmesinin beklendiği ancak kapsamının daha geniş olabileceği belirtildi. Saldırının Hizbullah’ı da içerebileceğinin düşünüldüğü de aktarıldı.

Kuveyt gazetesi El Ceride’nin haberine göre, ABD’li yetkililer gizlice Ankara’dan İran’a giderek, “İsrail’e saldırıp Netanyahu’nun oyununa gelmeyin” diye uyarıda bulundu. Ayrıca, İran’ın İsrail’e saldırması durumunda İsrail’i savunacaklarını, ancak büyük bir savaş istemediklerini belirtti.

İran’da ordu ve istihbarat görevlileri gözaltında

Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinde İsrail’in İranlı ajanları kullandığı öne sürüldü. İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden The Telegraph’ta yer alan ve İranlı iki yetkilinin ifadelerine dayanan habere göre, İsrail’in dış istihbarat servisi Mossad tarafından devrişilen İranlı ajanlar Haniye’nin Tahran’da kaldığı binanın üç farklı odasına patlayıcı yerleştirmekle görevlendirildi.

Gazeteye konuşan, isimleri gizli tutulan İranlı yetkililer güvenlik kamerası kayıtlarının, ajanların birkaç dakika içinde farklı odalara odaya girip çıktıklarını gösterdiğini iddia etti. Aktarılana göre Haniye’nin kaldığı odadaki patlayıcılar Çarşamba günü saat 02.00’da uzaktan kumanda ile patlatıldı. Ajanların daha sonra ülkeyi terk ettiği ancak hala İran’dan yerel bir kaynakla temas halinde oldukları öne sürülüyor.

Haberde ayrıca Haniye’nin aslında Mayıs ayında helikopter kazasında hayatını kaybeden İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin cenazesine katıldığı sırada öldürülmesinin planlandığı ancak kalabalığın fazla olması ve eylemin başarısız olma ihtimali yüzünden bunun iptal edildiği iddiası yer aldı.

Bu planın yerine Mossad’ın görevlendirdiği iki İranlı’nın Haniye’nin kaldığı ülkenin en seçkin askeri birimlerinden Devrim Muhafızları’na ait misafirhaneye patlayıcı yerleştirilmesi planının devreye sokulduğu kaydedildi.

Haniye, İran’da göreve yeni seçilen Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak için Tahran’da bulunuyordu.

ABD’nin New York Times gazetesi ise Haniye’nin öldürülmesiyle bağlantılı olarak İran’da en az 24 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan arasında istihbarat ve ordu görevlileri ile Haniye’nin kaldığı misafirhanenin çalışanları bulunuyor. Haberin soruşturmayı bilen iki İranlı yetkiliye dayandığı belirtiliyor.

New York Times birkaç gün önce de Haniye’yi öldürdüğü belirtilen bombanın Devrim Muhafızları misafirhanesine aylar önce sokulduğunu yazmıştı.

Haniye’nin öldüğü haberinin basına yansımasının ardından Hamas liderinin bir insansız hava aracı ya da uçaktan ateşlenen bir füze ile vurmuş olabileceği ihtimali üzerinde durulmuştu. İran ve Hamas saldırıyla ilgili İsrail’i suçlarken, İsrail yönetimi ise şimdiye kadar saldırıyı ne üstlendi ne de reddetti.

Ne olmuştu?

İran’ın İslam Devrim Muhafızları Ordusu, çarşamba günü yaptığı açıklamada Hamas’ın en üst düzey liderlerinden Haniye’nin Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın göreve başlama törenine katılmak için bulunduğu başkent Tahran’da öldürüldüğünü belirtti.

Hamas tarafından yapılan açıklamada, Haniye’nin İsrail’in “Tahran’da düzenlediği bir saldırıda” öldürüldüğü doğrulandı. Haniye’nin bir korumasının da saldırıda öldürüldüğü bildirildi. Suikastin ardından İran’da üç gün ve Türkiye’de bir gün süreyle yas ilan edildi.

Haniye’nin cenaze töreni cuma günü Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirildi. Haniye ve korumasının naaşları, Filistin bayraklarıyla örtülü tabutların içinde taşındı. Hamas’ın Katar merkezli siyasi ofisinin üst düzey liderleri Haniye’nin ailesine baş sağlığı dilerken, erkekler diz çöküp dua etti.

Haniye’nin muhtemel halefleri olarak görülen Halil el-Hayya ile Haniye’nin yakın yardımcılarından eski Hamas lideri Halid Meşal ve Filistin İslami Cihad örgütünün başkanı da cenaze töreninde yer aldı.

Suikastler, İsrail’in işgali altındaki Golan Tepeleri’nde bulunan Dürzi beldesi Mecdel Şems’e geçen hafta bir roket saldırısı düzenlenmesinin ardından geldi. Saldırı sonucunda 12 kişinin hayatını kaybetti.

İsrail, Hizbullah’ı saldırıyı gerçekleştirmekle suçlamış, Hizbullah ise bunu reddetmişti. İsrail-Hamas savaşının başladığı ekim ayından bu yana Hizbullah ve İsrail arasında çatışmalar devam ediyor. Sınır ötesindeki çatışmalar ölümlere ve on binlerce kişinin yerinden edilmesine neden oldu.

Paylaşın

“Erken Seçim” Tarihini Erdoğan Ve Bahçeli Belirleyecek

AK Parti ve MHP’nin ana omurgasını oluşturduğu iktidardaki Cumhur İttifakı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “erken seçim” çağrısının çok anlamlı olmadığı görüşünde. 

Erdoğan’ın kendine en uygun zamanda erken seçim için “Hodri meydan” diyeceğini, bunu dediğinde muhalefetin kaçamayacağını savunan kurmaylar, “Erken seçim çağrısı ne zaman yapılırsa tıpış tıpış evet diyecekler. Başka şansları var mı? Erken seçim tarihini Özgür Özel değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile, MHP lideri Bahçeli, yani Cumhur İttifakı belirleyecek” iddiasında.

Yerel seçimlerin ardından muhalefet partilerinden erken seçim çağrıları her geçen gün daha da yükselen seslerle dile getirilmeye başlandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, erken seçimle ilgili, “İki seçim arasında 5 yıl var. Bunun ortası 2.5 yıl. Erdoğan Meclis erken seçim kararı almazsa bir daha aday olamıyor. 2.5. yıl geldiğinde seçimleri yenileyelim, Erdoğan kendine güveniyorsa bir kere daha gelir, yarışırız” dedi.Özel bu tarihten sonra gelecek erken seçim talebine ise olumlu bakmayacaklarını söyledi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu iktidar cephesi ise bu çağrının çok anlamlı olmadığı görüşünde. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendine en uygun zamanda erken seçim için “Hodri meydan” diyeceğini, bunu dediğinde muhalefetin kaçamayacağını savunan kurmaylar, “Erken seçim çağrısı ne zaman yapılırsa tıpış tıpış evet diyecekler. Başka şansları var mı? Erken seçim tarihini Özgür Özel değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile, MHP lideri Bahçeli, yani Cumhur İttifakı belirleyecek” iddiasında.

Normalleşmenin kazananı kim?

CHP yerel seçim sonrası diyalog kanallarının açılması için AK Parti ile “normalleşme” süreci başlattı. Karşılıklı yapılan ziyaretlerde CHP’nin gündeminde adalet talepleri, uygulanmayan AİHM, AYM kararları, ekonomik sorunlar, kayyım atamaları gibi birçok başlık vardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ana gündemi ise “yeni anayasa”ydı. CHP normalleşme sürecini “AK Parti’nin hukuka dönüşü” olarak değerlendirirken birçok konuda değişim ve yeni adım bekledi. Bu beklentilerin büyük kısmı ise hayata geçmedi. Sadece “yeni anayasa” diyen AK Parti’ye göre ise “normalleşme, CHP’nin normalleşmesi” oldu. Öyle ki Erdoğan bir konuşmasında CHP’nin 15 Temmuz ile ilgili değişen açıklamalarına dikkat çekerek, bunu “muhalefetin normalleşmesi adına kayda değer buluyoruz” dedi.

AK Partili yetkililer de bu sürece “CHP’nin normalleşmesi” olarak bakıyor, hatta “CHP’yi merkeze getirdik” yorumu yapıyor. AK Partili bir yöneticiye göre normalleşme aynı olmak demek değil. Konuşabilmek, diyalog kurabilmek demek. Seçmen tabanında çok olumlu bulunan sürecin devam etmesi gerektiği, Cumhurbaşkanının da iç toplantılarda parti yöneticilerine çok sertlik içeren seçim sürecine atıf yaparak, “seçim dilini bırakın” dediği aktarılıyor.

Paylaşın

CHP’li Vekille Silahlı Saldırı: AK Parti Uzantısı Provokatörlere Rağmen

Partisinin Gaziantep’te düzenlediği mitingde silahla saldırıya uğrayan CHP Milletvekili Melih Meriç, “AK Parti’nin vurdumduymaz tavrına ve onların uzantısı provokatörlere rağmen, fıstık üreticilerimizin yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi ve ekledi:

“Özelleştirme ve göçün merkezi haline gelen güzel ülkemde, tarımın göz göre göre katledilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Üreticilerimiz rahat olsun; bu sorun çözülene kadar peşini bırakmayacağız. Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, ‘Köylü milletin efendisidir’ demişti. Biz de köylülerimizin, çiftçilerimizin emrindeyiz, onlara hizmetkârız.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, Gaziantep Nizip’te mitingde fıstıkçıların sorunlarını dile getirdiği sırada, yanına yaklaşan bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Saldırganın silahını ateşlediği olayda panik yaşanırken korumaların müdahalesi sonucu yaralanan olmadı.

“Tarımın göz göre göre katledilmesine asla müsaade etmeyeceğiz”

CHP’li Meriç saldırı sonrası şu açıklamayı yaptı: “Nizip’te fıstık üreticilerimizin sesini duyurmak için ‘Antep Fıstığına Sahip Çıkıyoruz’ temasıyla gerçekleştirilen mitinge katıldık. AK Parti’nin vurdumduymaz tavrına ve onların uzantısı provokatörlere rağmen, fıstık üreticilerimizin yanlarında olmaya devam edeceğiz.

Özelleştirme ve göçün merkezi haline gelen güzel ülkemde, tarımın göz göre göre katledilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Üreticilerimiz rahat olsun; bu sorun çözülene kadar peşini bırakmayacağız. Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, ‘Köylü milletin efendisidir’ demişti. Biz de köylülerimizin, çiftçilerimizin emrindeyiz, onlara hizmetkârız.”

Paylaşın

ABD’den İran’a “Oyuna Gelmeyin” Uyarısı

Hizbullah askeri şefi Fuad Şükrü ve Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesi ardından İran’ın pazartesi günü İsrail’e yönelik saldırı başlatacağı ileri sürülürken, Kuveyt gazetesi El Ceride dikkat çeken bir iddia öne sürdü.

Independent Türkçe’nin El Ceride’den aktardığına göre, ABD’li yetkililer gizlice Ankara’dan İran’a giderek, “İsrail’e saldırıp Netanyahu’nun oyununa gelmeyin” diye uyarıda bulundu. Ayrıca, İran’ın İsrail’e saldırması durumunda İsrail’i savunacaklarını, ancak büyük bir savaş istemediklerini belirtti.

El Ceride’de yer alan habere göre, bir ABD heyeti Perşembe özel uçakla gizlice Türkiye’den havalanıp İran’a gitti. Uçak Tahran yakınındaki Karan kentine indi ve orada İran istihbarat-dışişleri ekibiyle 2 saatlik kritik bir görüşme gerçekleştirildi.

Görüşmede ABD’li yetkililer “Netanyahu büyük bir bölgesel savaş istiyor. İran’ı yıkmak istiyor. Netanyahu’nun oyununa gelmeyin” diye uyarıda bulundu. ABD olarak İsmail Haniye suikastından haberlerinin olmadığını ifade eden yetkililer, Netanyahu’nun kontrolden çıktığını söyledi.

Görüşmede ABD heyeti “Haniye suikastından haberimiz yoktu” dedikten sonra iyi niyet göstergesi olarak İran’daki bazı Mossad ajanlarının listesini İran’a verdi.

Heyet İran’a “Prestij için bir saldırı yapmanızı anlıyoruz. Ama büyütmeyin. Hemen bir nükleer anlaşma yaparsak, Netanyahu’ya en büyük darbeyi vurursunuz” dedi. Burada, Trump’ın İran’a karşı daha sert olduğu hatırlatıldı ve Biden yönetimiyle hemen bir anlaşma yapılırsa, Trump’a hareket alanı kalmayacağı hatırlatıldı.

El Ceride’nin haberindeki ayrıntılar bunlarla da sınırlı kalmadı. Biden’ın İran ile savaşmak istemediği, Netanyahu’dan hiç memnun olmadığı ve İran’ın saldırması durumunda İsrail’i savunacaklarını ancak büyük savaş istemedikleri ABD’liler tarafından İran heyetine iletildi.

Gazete haberinde Netanyahu savaş planlarını son ABD’ye gelişinde Yahudi lobisiyle paylaştığıyla ilgili şu iddialarda bulundu: Ortadoğu’da yalnızca İsrail-ABD/ İran değil, Türkiye dahil bölge ülkelerinin de gireceği büyük bir savaş zamanı geldi.

“Bu savaşta bu ülkelerin altyapısını yok edeceğiz. Sonra sizler (Lobi) şirketlerinizle gelip bu ülkeleri yeniden inşa edersiniz. Savaşın sonunda yeniden büyük masa toplanır ve İsrail’i herkes tanır/sayar “

ABD heyeti perşembe günü İran’a -biz bu senaryoyu istemiyoruz- dedi.

İran pazartesi günü saldıracak

Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli haber sitesi Axios’un Pazar günü yayımladığı bir habere göre, Hizbullah askeri şefi Fuad Şükrü ve Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesi ardından İran’ın 5 Ağustos Pazartesi günü İsrail’e yönelik saldırı başlatacağı ileri sürüldü.

Üç Amerikalı ve İsrailli yetkililerin görüşlerine dayandırılan haberde, İran’ın olası bir misillemesinin, 13 Nisan’da İsrail’e düzenlenen saldırı gibi gerçekleştirmesinin beklendiği ancak kapsamının daha geniş olabileceği belirtildi. Saldırının Hizbullah’ı da içerebileceğinin düşünüldüğü de aktarıldı.

Ne olmuştu?

İran’ın İslam Devrim Muhafızları Ordusu, çarşamba günü yaptığı açıklamada Hamas’ın en üst düzey liderlerinden Haniye’nin Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın göreve başlama törenine katılmak için bulunduğu başkent Tahran’da öldürüldüğünü belirtti.

Hamas tarafından yapılan açıklamada, Haniye’nin İsrail’in “Tahran’da düzenlediği bir saldırıda” öldürüldüğü doğrulandı. Haniye’nin bir korumasının da saldırıda öldürüldüğü bildirildi. Suikastin ardından İran’da üç gün ve Türkiye’de bir gün süreyle yas ilan edildi.

Haniye’nin cenaze töreni cuma günü Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirildi. Haniye ve korumasının naaşları, Filistin bayraklarıyla örtülü tabutların içinde taşındı. Hamas’ın Katar merkezli siyasi ofisinin üst düzey liderleri Haniye’nin ailesine baş sağlığı dilerken, erkekler diz çöküp dua etti.

Haniye’nin muhtemel halefleri olarak görülen Halil el-Hayya ile Haniye’nin yakın yardımcılarından eski Hamas lideri Halid Meşal ve Filistin İslami Cihad örgütünün başkanı da cenaze töreninde yer aldı.

Suikastler, İsrail’in işgali altındaki Golan Tepeleri’nde bulunan Dürzi beldesi Mecdel Şems’e geçen hafta bir roket saldırısı düzenlenmesinin ardından geldi. Saldırı sonucunda 12 kişinin hayatını kaybetti.

İsrail, Hizbullah’ı saldırıyı gerçekleştirmekle suçlamış, Hizbullah ise bunu reddetmişti. İsrail-Hamas savaşının başladığı ekim ayından bu yana Hizbullah ve İsrail arasında çatışmalar devam ediyor. Sınır ötesindeki çatışmalar ölümlere ve on binlerce kişinin yerinden edilmesine neden oldu.

Paylaşın

YRP Lideri Erbakan’dan İktidara “SGK Borçları” Tepkisi

Belediyelerin SGK’ya olan borçlarına ilişkin konuşan YRP Lideri Fatih Erbakan, “İktidar, 31 Mart seçimlerinde Türkiye genelinde Türkiye’nin yüzde 70’lik bölümünde belediyeleri kaybettiler. Şimdi bu belediyeleri kaybettikleri noktada, akıllarına SGK borçlarını tahsil etmek geldi” dedi ve ekledi:

“Peki 20 seneden beri bu belediyeler AK Parti’deyken bunları tahsil etmek neden aklınıza gelmedi? Sizin AK Partili belediyelerinizin yaptığı borçlar bunlar. Yaptığınız bu borçları 20 sene tahsil etmediniz, şimdi belediyeleri kaybedince bunları tahsil etmek aklınıza geldi. Bu son derece samimiyetsiz ve çifte standartçı bir uygulama.”

Erbakan, konuya ilişkin açıklamasının devamında, “AK Partili belediyelerin yaptıkları borçları belediyeler el değiştirince tahsil edecekler. Bu muhalefet partili belediyeleri çalıştırmamak, elini kolunu bağlamak, kilitlemek ve böylece hem muhalefet partilerine, hem de o bölgelerde o partilere oy vermiş olan seçmeni cezalandırmak demek. Siz belediyenin elini kolunu bağlayıp hizmet yaptırmadığınız zaman bundan en zararlı çıkacak olan o bölgedeki halktır. Hizmetler aksayacak. 20 sene bu borçlara göz yumanların şimdi bunları aklına getirmesi samimi ve iyi niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemez” ifadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin “Aylık Olağan İl Başkanları” toplantısında konuştu. Fatih Erbakan’ın gündeminde İsmail Haniye suikasti, İsrail ile ticaret, belediyelerin SGK borçları, emekli maaşları ve Instagram’a getirilen erişim engeli vardı.

Suikaste uğrayan Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye için taziyede bulunan Fatih Erbakan, “Acımız çok büyük bebek ve çocuk katili, terörist rejim hain bir saldırıyla Filistin Davası’nın kahramanlarından büyük mücahid Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’yi şehit etti. Şehit İsmail Haniye’ye tüm Yeniden Refah Partisi camiası olarak en içten dileklerimizle baş sağlığı diliyoruz. Başta Filistin halkı olmak üzere bütün İslam aleminin başı sağolsun. Böyle bir dava adamına şahadet yakışırdı” dedi.

Erbakan, İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açıklamalarına ilişkin şunları söyledi: “Geçtiğimiz günlerde iki ayrı sefer İsrial’in sözde Dışişleri Bakanı, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik gerçekten de çirkin ve haddi aşan sözlerle saldırıda bulundu. Aslında hem Cumhurbaşkanı’na hem de tüm Türkiye’ye yönelik bu sözleri asla kabul etmediğimizi ifade ediyoruz. En şiddetli şekilde kınıyoruz. Tabi Sayın Cumhurbaşkanı’nın İsmail Haniye’nin şehit edilmesiyle ilgili olarak milli yas ilan etmesi, yurt dışı temsilciliklerimizde ve Türkiye’mizde, kurumlarda bayrakların yarıya indirilmesi son derece olumlu bir adımdır. Bundan dolayı kendilerine teşekkürlerimizi iletiyoruz.”

“‘Kürecik Üssü’ kapatılmalı”

Erbakan, Kürecik Radar Üssü’nün kapatılması talebini de yeniden dile getirerek “Yeniden Refah Partimizin büyük çabasıyla sürekli olarak bu konuda açıklamalar yapmasıyla İsrail’le olan ticaretin durdurulduğu ifade edildi. Şimdi bir diğer adım olarak bunu yapmamız lazım. Madem oradaki kardeşlerimize doğrudan destek olamıyoruz. En azından alçak katillere destek olan Kürecik üssünü kapatmamız gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Büyük bir haksızlık ve adaletsizlik”

Emeklilere yapılan zam oranının yetersiz olduğunu belirten Erbakan, şu ifadeleri kullandı: “TÜİK’in enflasyonunun dahi yüzde 75 olduğu bir ülkede 10 bin lirayı 12 bin 500 liraya çıkardılar. Tabii ki böyle bir ortamda emeklinin yaşamını idame ettirebileceğini düşünmelerinin yanında, emeklilerin verdikleri bu maaş zammından memnuniyet duyacağını umarak bu zammı bir müjdeymiş gibi açıklamaları da aslında çok büyük bir gaftır. Milletin, dar gelirlinin, emeklinin, emekçinin gündeminden kopmuşlar. Milletten uzaklaşmışlar ve bu paraların hesabını artık yapamayacak noktaya gelmişler.

Bir müjdeymiş gibi açıklayabiliyorlar. Hükümetin yıllardan beri süregelen ekonomik başarısızlığının faturasının emeklilerimize yüklenmesini asla kabul edemeyiz. Ödedikleri faizlerin, kamudaki israfın, imtiyazlı holdinglere yapılan milyarlık garanti ödemelerinin, vergi muafiyetlerinin yükünü; üç maaşlı, beş maaşlı, milyonluk maaşlı bürokratların yükünü getirip maalesef milyonlarca emekliye yüklüyorlar.

Bunu kabul edebilmemiz mümkün değildir. Bu büyük bir haksızlık ve adaletsizlik. Bütçe yükü nedeniyle bunu ancak yapabildik gibi mazeretlere sığınmalarını asla kabul edebilmemiz mümkün değil. Sayın Maliye Bakanı’nın kamuda çift maaş alanları savunduğu kadar emeklilerimizin de hakkını savunmaya ediyoruz. Yeniden Refah Partisi olarak hükümete en düşük emekli maaşının mutlaka asgari ücrete endekslenmesi ve bunun da insani şartlara getirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.”

“AK Partili belediyelerin yaptıkları borçları…”

Erbakan, belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na borçlarına ilişkin de şunları söyledi: “İktidar, 31 Mart seçimlerinde Türkiye genelinde Türkiye’nin yüzde 70’lik bölümünde belediyeleri kaybettiler. Şimdi bu belediyeleri kaybettikleri noktada, akıllarına SGK borçlarını tahsil etmek geldi. Peki 20 seneden beri bu belediyeler AK Parti’deyken bunları tahsil etmek neden aklınıza gelmedi? Sizin AK Partili belediyelerinizin yaptığı borçlar bunlar. Yaptığınız bu borçları 20 sene tahsil etmediniz, şimdi belediyeleri kaybedince bunları tahsil etmek aklınıza geldi. Bu son derece samimiyetsiz ve çifte standartçı bir uygulama.

AK Partili belediyelerin yaptıkları borçları belediyeler el değiştirince tahsil edecekler. Bu muhalefet partili belediyeleri çalıştırmamak, elini kolunu bağlamak, kilitlemek ve böylece hem muhalefet partilerine, hem de o bölgelerde o partilere oy vermiş olan seçmeni cezalandırmak demek. Siz belediyenin elini kolunu bağlayıp hizmet yaptırmadığınız zaman bundan en zararlı çıkacak olan o bölgedeki halktır. Hizmetler aksayacak. 20 sene bu borçlara göz yumanların şimdi bunları aklına getirmesi samimi ve iyi niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemez.

Yeniden Refah Partisi olarak iktidar gücüyle muhalefet belediyelerini çökertip hizmet yapamaz duruma getirme, belediyelere iş yaptırmama planını açık bir şekilde kınıyoruz ve kabul etmiyoruz. Tabii ki buna rağmen ‘iman varsa imkan da vardır’ anlayışıyla, Yeniden Refah Partili belediyeler hizmete devam edecek. Biz milli görüş ruhuyla 1994’te İstanbul’un çöplerini gençlik teşkilatımızla beraber topladık, ellerimizle topladık. O zaman da kısıtlamalar, engellemeler yapıldı ama milli görüş ruhuyla hizmete hiçbir engelleme mani olamadı.”

“Sosyal medya platformları Siyonizm’in kontrolünde”

Instagram’a getirilen erişim engeline ilişkin konuşan Erbakan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Instagram; bizim her zaman söylediğimiz bu sosyal medya platformları maalesef Siyonizm’in kontrolünde. İnsan haklarından hatta hayvan haklarından dem vururken, bir balinanın bir yunusun ölmesine çok büyük olaylar yaparken, elbette hiçbir hayvan ölmesin, orada yüz binlerce kadın, çocuk, yaşlı, engelli katlediliyor. Buna karşı bir tepki konulduğu zamanda bunu kısıtlama yoluna gidiyorlar. Kendi sosyal medya platformlarımızı kurmamız, aynı kendi bankacılık ve finans sistemimiz gibi bunları da oluşturmamız lazım.”

Paylaşın

10 Bine Yakın Filistinli İsrail’de Tutuklu

İsrail cezaevlerinde bulunan toplam Filistinli tutuklu sayısının 10 bine yaklaştığı açıklandı. Tutuklulardan 3 bin 432’sinin idari tutuklu, 250’sinin çocuk, 86’sının da kadın olduğu aktarıldı.

Haklarındaki suçlamayı öğrenemeden İsrail cezaevlerinde tutulan aralarında kadın ve çocukların da olduğu binlerce Filistinli “idari tutuklu” bulunuyor.

Filistin Esirler Cemiyeti ile Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti, 7 Ekim 2023 ile Ağustos 2024 arasında Batı Şeria ve Kudüs’te gözaltına alınan Filistinlilere ilişkin rapor yayımladı.

Bianet‘in aktardığı raporda, Ağustos 2024’ün başına kadar İsrail cezaevlerinde bulunan toplam tutuklu sayısının yaklaşık 9 bin 900 olduğu belirtildi.

Tutuklulardan 3 bin 432’sinin idari tutuklu, 250’sinin çocuk, 86’sının da kadın olduğu aktarılan raporda, Gazze’ye yönelik saldırılarda 1584 Filistinlinin esir alındığı bilgisine yer verilerek bu rakamın Gazze’den alıkonularak İsrail ordusunun yönettiği kamplarda bulunanları içermediği ifade edildi.

Raporda, İsrail’in 93 gazeteciyi gözaltına aldığı, bu kişilerden 6’sının kadın olduğu ve 55’inin halen cezaevinde tutulduğuna işaret edilerek, 17’sinin idari tutukluluk kapsamında olduğu açıklandı.

20 kişi yaşamını yitirdi

Raporda, “Gazze’den alıkonulduktan sonra kimlikleri açıklanan 20 kişi öldü. İşgal ordusu tarafından cezaevlerinde katledilerek henüz kimliği açıklanmayan onlarca kişi daha bulunuyor” bilgisi yer aldı. Ayrıca, İsrail’in öldürdüğü onlarca Gazzelinin cenazesine el koyarak ailelerine teslim edilmediği belirtildi.

Rapor göre, hapishanelerdeki Filistinlilere karşı baskılarını artıran İsrail, işkence ve kötü muamele yöntemlerine daha fazla başvuruyor.

İsrail, “idari tutukluluk” adını verdiği uygulamayla Filistinlileri 1 aydan 6 aya kadar alıkoyabiliyor. Askeri mahkemeler, “İsrail’in güvenliği için tehlike teşkil ettiğine” karar vererek tutukluya hangi suçla itham edildiğini açıklamadan tutukluluk süresini 5 yıla kadar uzatabiliyor.

Filistin Esirler Cemiyetinin paylaştığı verilere göre, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden İsrail hapishanelerinde tutulan aralarında kadın ve çocukların da olduğu binlerce Filistinli “idari tutuklu” bulunuyor.

Paylaşın

A Milli Kadın Voleybol Takımı İtalya’ya Mağlup Oldu!

A Milli Kadın Voleybol Takımı, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları C Grubu üçüncü maçında İtalya’ya 3 – 0 mağlup oldu. A Milli Kadın Voleybol Takımı, çeyrek finali daha önce garantilemişti.

Haber Merkezi / Paris 2024 Olimpiyat Oyunları C Grubu üçüncü maçında A Milli Kadın Voleybol Takımı ile İtalya, South Paris Arena’da karşı karşıya geldi.

Hakem Sumie Myoi’nin yönettiği karşılaşmadan A Milli Kadın Voleybol Takımı, 3-1 mağlup ayrıldı. A Milli Kadın Voleybol Takımı, çeyrek finale yükselmeyi daha önce garantilemişti.

A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın çeyrek finaldeki rakibi bugün oynanacak diğer karşılaşmaların ardından belli olacak. Çeyrek final karşılaşmaları 6 Ağustos Salı günü oynanacak.

A Milli Kadın Voleybol Takımı, tarihinde 3. kez olimpiyatlarda mücadele ediyor. 2012 Londra Olimpiyatları’nda gruptan çıkamayan Türkiye, koronavirüs salgını nedeniyle 2021’de yapılan 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda çeyrek finale çıkmış ve 5. olmuştu.

Salon: South Paris Arena 1

Hakemler: Sumie Myoi (Japonya), Ahmed Alrousi (Birleşik Arap Emirlikleri)

Türkiye:Elif, Hande, Zehra, Vargas, İlkin, Eda, Gizem (L) (Derya, Cansu, Meliha, Ebrar).

Dominik Cumhuriyeti: Sylla, Danesi, Egonu, Bosetti, Fahr, Orro, De Gennaro (L) (Spirito, Antropova, Cambi, Lubian).

Setler: 14 – 25, 16 – 25, 21 – 25

Süre: 68 dakika

Paylaşın

Şimşek’ten “Kayıt Dışı İle Mücadele” Paylaşımı

Kayıt dışıyla mücadeleye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Mehmet Şimşek, “Dürüst mükelleflerimizin her daim yanındayız, risk analizlerimizle kayıt dışılıkla yoğun mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kayıt dışıyla mücadeleye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Şimşek, AA’nın kayıt dışı hasılatı belirlenen firmaya uygulanan rekor ceza haberini alıntılayarak yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Kayıt dışılıkla her alanda etkin yöntemlerle mücadele ediyoruz! Büyük işletmelerin gerçek üretimlerini tespit etmek için yoğun randıman incelemeleriyle hammaddeden nihai ürüne giden süreci kontrol ediyoruz. Dürüst mükelleflerimizin her daim yanındayız, risk analizlerimizle kayıt dışılıkla yoğun mücadeleye devam edeceğiz.”

“Vergide adalet, etkinlik ve kazanca göre vergileme…”

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanlığı yakın zamanda, sosyal medyada bazı büyük şirketlerin vergi ödemediği veya düşük oranda vergi ödediğine dair haberlerin çıkması üzerine bir açıklamada bulunmuştu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer almıştı: “Sosyal medyada bazı hesaplar üzerinden dijital vergi levhası bilgilerinin paylaşılarak vergi yükümlülükleri ile ilgili haberler yapıldığı görülmektedir. Bu çerçevede aşağıdaki açıklamayı yapma zarureti doğmuştur.

Mükelleflerimizin beyanlarının doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla Vergi Denetim Kurulumuzun risk analiz sistemi üzerinden yaptığı tespitler neticesinde, 2815 büyük mükellefin halihazırda toplam yüzde 27’si nezdinde vergi incelemelerine devam edilmektedir. Bu oranın müteakip dönemde daha da artırılması planlanmaktadır.

Ayrıca yine sürekli zarar beyan eden mükelleflerden büyüklüğü ve sektörüne göre beyanı riskli değerlendirilen öncelikle 735 mükellef nezdinde vergi incelemeleri yürütülmektedir. Buna ek olarak vergi inceleme istatistikleri mükellef büyüklüklerine göre tespit edilerek Vergi Denetim Kurulu yıllık faaliyet raporunda ayrıca kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bilindiği üzere, ekonomi yönetimi olarak Eylül 2023’te açıkladığımız Orta Vadeli Program’da vergide adaletin güçlendirilmesi ve doğrudan vergilerin payının artırılması konusunda kararlılığımızı ortaya koymuştuk.

Bu doğrultuda az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını hedefleyen ve kayıt dışılıkla mücadelemize katkı sağlayan vergi paketimiz de dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Vergide etkinlik ve adaletin güçlendirilmesini sağlayacak olan bu paket ile; vergi cezaları artırılacak, bazı istisna ve indirimler kaldırılacak ve kayıt dışı ekonomi ile daha güçlü bir şekilde mücadele edilecektir.

Bu paket, son günlerde kamuoyunda dile getirilen eleştirilere de kritik bir düzenleme ile yanıt vermektedir. Paketle birlikte, istisnalar nedeniyle ödenecek vergisi çıkmayan mükelleflere yurt içi asgari kurumlar vergisi getirilmektedir. Buna göre, kazançlarından istisna ve indirimler düşüldüğünde ödenecek vergisi çıkmayan mükellefler, bu indirimler düşülmeden önceki kurum kazançları üzerinden artık yüzde 10 oranında asgari vergi ödeyeceklerdir.

Diğer taraftan, Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak gerek vergi incelemeleri ile gerekse saha denetimleri ile kayıt dışılıkla mücadelemiz aralıksız devam etmektedir. Vergi kanunlarına uymayan mükellefler hakkında tüm yasal işlemler istisnasız uygulanmaktadır. Bu mücadelemize destek vermek amacıyla vergi cezalarının artırılmasına yönelik hükümler de yeni kabul edilen Kanun’da yer almaktadır.”

Bu kapsamda, vergi mahremiyeti nedeni ile Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak mükellef bazında detaylı bilgi paylaşılması mümkün olmamakla birlikte, haberlere konu olan mükellefler arzu ederlerse kendileriyle ilgili açıklama yapabilirler. Vergide adalet, etkinlik ve kazanca göre vergileme, politikalarımızın ana unsurudur.”

Paylaşın

CHP Kadın Kolları Kurultayı’nda Gergin Anlar: Erkekleri Dışarı Alın

Partisinin kadın kolları kurultayında yaptığı konuşma sırasında salondan seslerinin yükselmesi üzerine CHP Lideri Özgür Özel, “Bu yapılan doğru değil. Ben sizi her ortamda dinliyorum. Kapının önünde de yine dinlerim ama burası kadın kolları kongresi” dedi ve ekledi:

“Burayı buraya bırakacaksınız. Lütfen arkadaşlar. Burayı kadınlara bırakacaksınız.  Erkeklere burayı provoke ettirmem. Ne diyecekseniz kapının önünde söylersiniz. Erkek arkadaşları dışarı alın. Bula bula bu örgütün bu kadar emeğinin taçlandırılacağı bu ortamı mı buldunuz provoke etmek için.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 15. Olağan Kadın Kolları Kurultayı, “Eşitlik ve Adalet” temasıyla bugün Ankara Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kurultay başlamadan önce adaylar Birsen Bayar ve Birsen Temir Saraç çekildiğini duyurdu.

Kurultayda, CHP Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Merve Kır olmak üzere 3 isim başkanlık için yarışacak.

Özel konuşmasına başladığı sırada salondan slogan sesleri yükseldi. Bunun üzerine Özel şu ifadeleri kullandı: Kadın kolları kongresini lütfen başka amaçlara alet etmeyin. Çok rica ediyorum. Kadın kolları kongresi kadın kolları kongresidir. Uzunca bir emeğin karşılığını almak için burada toplanmış CHP Kadın Örgütü varken onların sesine başka bir ses karıştırmam, doğru değil bu.

Özel salondaki güvenliklere, “Arkadaşlara yardımcı olun. Kadın kolları kongresinin bu kapsamda devam etmesine katkı sağlayın” diye seslendi. Salondaki kadınlardan da dışarı sloganı atıldı.

“Erkek arkadaşları dışarı alın”

Özel sözlerini şöyle sürdürdü: Bu yapılan doğru değil. Ben sizi her ortamda dinliyorum. Kapının önünde de yine dinlerim ama burası kadın kolları kongresi. Burayı buraya bırakacaksınız. Lütfen arkadaşlar. Burayı kadınlara bırakacaksınız. Erkeklere burayı provoke ettirmem. Ne diyecekseniz kapının önünde söylersiniz. Erkek arkadaşları dışarı alın. Bula bula bu örgütün bu kadar emeğinin taçlandırılacağı bu ortamı mı buldunuz provoke etmek için.

Özgür Özel, konuşmasında ise şu ifadeleri kullandı: Tüm emeklerinize teşekkür ediyor ve iyi ki kadın kolları var diyorum. Bazen eşitlik ilkesi adına kadın kolları kapansa mı gibi tartışmalar oluyor, eğer her kolda kadınların eşit temsili sağlanırsa bunu tartışırız. Ama o güne kadar kadın kollarını tartışmam, tartıştırmam.

Parti programının belirleneceği kurultayda CHP’nin oklarının en ortasındaki devletçilik ilkesinin yarısını yeşile yarısını mora boyayacağız. 31 Mart seçimleriyle Aydın’daki topuklu efemizin yanında Eskişehir ve Tekirdağ’da da kadın belediye başkanlarımız eklendi. Metropol ilçelerin pek çoğunu CHP’li kadın belediye başkanlarımız yönetiyor. Amiral gemimiz İzmir’de 9 kadın adayımızdan 8’i İzmirliler tarafından göreve getirilmiştir.

Biz kadın konusunda partide devrim yapacağız derken, bir abla çıkıp “siz kotaları değil kafaları değiştirin” demişti. Oluşturduğumuz Merkez Yönetim Kurulu’nun yarısının kadın olduğu bir gölge kabinesi var. Mevcut kabinenin bir simetrisi ve iktidara geldiğimizde bu işi nasıl yapacağımızın bir göstergesi. Tayyip Bey’in kabinesinde tek kadın var, o da kadın ve aileden sorumlu. Bu ikimizin de nasıl bir Türkiye vadettiğini gösteriyor. Tayyip Bey’e göre kadının yeri sadece evinin, ailesinin yanı.

Onun kafasındaki tek kadın bakan budur. Bizim görevlendirmemizde de 9 kadın var. Eğer 9 erkek bakanınız varsa 9 tane de kadın bakan olacak. Bu nedenle tüzükte halihazırda yüzde 30 olan kadın kotasını kademeli olarak artırarak önce yüzde 40, sonra yüzde 50 ile artıracağız. CHP milletvekillerinin de belediye başkanlarının da yarısını kadın yapacağız. CHP’nin 1935’te 17 kadın milletvekili vardı ve çok uzun yıllar boyunca bu tekrar yakalanamadı bile. Atatürk’ün vizyonunu yeniden yakalayacağız.

İstanbul Sözleşmesi vurgusu

Kadınlar şiddet yaşarken, yasadaki boşluklarla bu durum daha kötüye gidiyor. Bana “Bir nazar boncuğun var ve AK Parti’ye takacaksın” deseler, İstanbul Sözleşmesi konusunda takardım. Ancak bu sözleşmenin bir takım meczupların, çağ dışındakilerin isteğiyle ve Meclis iradesi hiçe sayılarak bir gecede terk edilmesi AK Parti’nin tarihteki en büyük utancıdır.

Biz buna karşı çıktık, Danıştay’a başvuru yapan tek erkek oldum. Zaman zaman “İstanbul Sözleşmesi’nden çıksak ne olur” gibi şeyler söylüyorlardı. Bakanlık raporunda cezaların yetersiz olduğu itirafı yer alıyor. Kadın cinayetleri sayısının sözleşmeden çıkıldıktan sonra arttığı görülüyor. Kadın cinayetlerini önlemek için CHP iktidarını beklemeyelim, gelin hep beraber İstanbul Sözleşmesi’ne evet diyelim.

İlk yerel seçimlerde başardık. Aldığımızın oyların yüzde 40’ı hayatında ilk kez CHP’ye oy veren seçmenler. Bunların yüzde 60’ı kadınlar. Bu kadınlar geçmişte daha fazla AK Parti’ye oy vermiş ev hanımlarından, muhafazakar kadınlardan oluşuyor. Çünkü zor günde kıt günde onların yanında olan CHP’den etkilendiler. Biz o insanları yanımıza katmalı, emek verebiliyorlarsa birlikte çalışmalıyız.

Genel başkan olarak benim bu salondan istediğim budur. Biz o kadının şiddet karşısındaki yegane güvencesiyiz. Hakkının arayan kadının bu süreçte yanında olacak olanlarız. Türkiye ittifakı bir siyasi ittifak değildir. Gençlerin ve kadınların ittifakıdır. Yoksul ve emekçi kadınların kendilerine yer buldukları bir ittifaktır. Karşımızda ise kendilerine oy verenin kıymetini bilmeyen, oy vermeyenlere sırtını dönenler var. Biz böyle olmayacağız.

Kadın kollarımız da bu süreçte çok önemli bir yerde. Ben her birine de kefilim. Buraya kadar verdiğiniz her karar başımızın üstünde oldu, bundan sonra da böyle olacak. Ben genel başkanınız olarak kadınlar için sizler kadar çalışacağıma söz veriyorum. Ayağa kalkın ve bu partiyi iktidar yapın! Hepinizle gurur duyuyorum, hepinize güveniyorum. Biz başaracağız, Türkiye kurtulacak.”

Paylaşın

“İran’ın Pazartesi Günü İsrail’e Saldıracak” İddiası

Hamas’ın Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin Tahran’da kaldığı konutta öldürülmesi sonrası İran’ın 5 Ağustos Pazartesi günü İsrail’e yönelik saldırı başlatacağı ileri sürüldü.

Haber Merkezi / Öte yandan ABD’li yetkililerin gizlice Ankara’dan İran’a giderek, “İsrail’e saldırıp Netanyahu’nun oyununa gelmeyin” diye uyarıda bulunduğu öne sürüldü.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli haber sitesi Axios’un Pazar günü yayımladığı bir habere göre, Hizbullah askeri şefi Fuad Şükrü ve Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesi ardından İran’ın 5 Ağustos Pazartesi günü İsrail’e yönelik saldırı başlatacağı ileri sürüldü.

Üç Amerikalı ve İsrailli yetkililerin görüşlerine dayandırılan haberde, İran’ın olası bir misillemesinin, 13 Nisan’da İsrail’e düzenlenen saldırı gibi gerçekleştirmesinin beklendiği ancak kapsamının daha geniş olabileceği belirtildi. Saldırının Hizbullah’ı da içerebileceğinin düşünüldüğü de aktarıldı.

Kuveyt gazetesi El Ceride’nin haberine göre, ABD’li yetkililer gizlice Ankara’dan İran’a giderek, “İsrail’e saldırıp Netanyahu’nun oyununa gelmeyin” diye uyarıda bulundu. Ayrıca, İran’ın İsrail’e saldırması durumunda İsrail’i savunacaklarını, ancak büyük bir savaş istemediklerini belirtti.

El Ceride’de yer alan habere göre, bir ABD heyeti Perşembe özel uçakla gizlice Türkiye’den havalanıp İran’a gitti. Uçak Tahran yakınındaki Karan kentine indi ve orada İran istihbarat-dışişleri ekibiyle 2 saatlik kritik bir görüşme gerçekleştirildi.

Görüşmede ABD’li yetkililer “Netanyahu büyük bir bölgesel savaş istiyor. İran’ı yıkmak istiyor. Netanyahu’nun oyununa gelmeyin” diye uyarıda bulundu. ABD olarak İsmail Haniye suikastından haberlerinin olmadığını ifade eden yetkililer, Netanyahu’nun kontrolden çıktığını söyledi.

Görüşmede ABD heyeti “Haniye suikastından haberimiz yoktu” dedikten sonra iyi niyet göstergesi olarak İran’daki bazı Mossad ajanlarının listesini İran’a verdi.

Heyet İran’a “Prestij için bir saldırı yapmanızı anlıyoruz. Ama büyütmeyin. Hemen bir nükleer anlaşma yaparsak, Netanyahu’ya en büyük darbeyi vurursunuz” dedi. Burada, Trump’ın İran’a karşı daha sert olduğu hatırlatıldı ve Biden yönetimiyle hemen bir anlaşma yapılırsa, Trump’a hareket alanı kalmayacağı hatırlatıldı.

El Ceride’nin haberindeki ayrıntılar bunlarla da sınırlı kalmadı. Biden’ın İran ile savaşmak istemediği, Netanyahu’dan hiç memnun olmadığı ve İran’ın saldırması durumunda İsrail’i savunacaklarını ancak büyük savaş istemedikleri ABD’liler tarafından İran heyetine iletildi.

Gazete haberinde Netanyahu savaş planlarını son ABD’ye gelişinde Yahudi lobisiyle paylaştığıyla ilgili şu iddialarda bulundu: Ortadoğu’da yalnızca İsrail-ABD/ İran değil, Türkiye dahil bölge ülkelerinin de gireceği büyük bir savaş zamanı geldi.

“Bu savaşta bu ülkelerin altyapısını yok edeceğiz. Sonra sizler (Lobi) şirketlerinizle gelip bu ülkeleri yeniden inşa edersiniz. Savaşın sonunda yeniden büyük masa toplanır ve İsrail’i herkes tanır/sayar “

ABD heyeti perşembe günü İran’a -biz bu senaryoyu istemiyoruz- dedi.

İran’da ordu ve istihbarat görevlileri gözaltında

Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinde İsrail’in İranlı ajanları kullandığı öne sürüldü. İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden The Telegraph’ta yer alan ve İranlı iki yetkilinin ifadelerine dayanan habere göre, İsrail’in dış istihbarat servisi Mossad tarafından devrişilen İranlı ajanlar Haniye’nin Tahran’da kaldığı binanın üç farklı odasına patlayıcı yerleştirmekle görevlendirildi.

Gazeteye konuşan, isimleri gizli tutulan İranlı yetkililer güvenlik kamerası kayıtlarının, ajanların birkaç dakika içinde farklı odalara odaya girip çıktıklarını gösterdiğini iddia etti. Aktarılana göre Haniye’nin kaldığı odadaki patlayıcılar Çarşamba günü saat 02.00’da uzaktan kumanda ile patlatıldı. Ajanların daha sonra ülkeyi terk ettiği ancak hala İran’dan yerel bir kaynakla temas halinde oldukları öne sürülüyor.

Haberde ayrıca Haniye’nin aslında Mayıs ayında helikopter kazasında hayatını kaybeden İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin cenazesine katıldığı sırada öldürülmesinin planlandığı ancak kalabalığın fazla olması ve eylemin başarısız olma ihtimali yüzünden bunun iptal edildiği iddiası yer aldı.

Bu planın yerine Mossad’ın görevlendirdiği iki İranlı’nın Haniye’nin kaldığı ülkenin en seçkin askeri birimlerinden Devrim Muhafızları’na ait misafirhaneye patlayıcı yerleştirilmesi planının devreye sokulduğu kaydedildi.

Haniye, İran’da göreve yeni seçilen Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak için Tahran’da bulunuyordu.

ABD’nin New York Times gazetesi iseHaniye’nin öldürülmesiylebağlantılı olarak İran’da en az 24 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan arasında istihbarat ve ordu görevlileri ile Haniye’nin kaldığı misafirhanenin çalışanları bulunuyor. Haberin soruşturmayı bilen iki İranlı yetkiliye dayandığı belirtiliyor.

New York Times birkaç gün önce de Haniye’yi öldürdüğü belirtilen bombanın Devrim Muhafızları misafirhanesine aylar önce sokulduğunu yazmıştı.

Haniye’nin öldüğü haberinin basına yansımasının ardından Hamas liderinin bir insansız hava aracı ya da uçaktan ateşlenen bir füze ile vurmuş olabileceği ihtimali üzerinde durulmuştu. İran ve Hamas saldırıyla ilgili İsrail’i suçlarken, İsrail yönetimi ise şimdiye kadar saldırıyı ne üstlendi ne de reddetti.

Ne olmuştu?

İran’ın İslam Devrim Muhafızları Ordusu, çarşamba günü yaptığı açıklamada Hamas’ın en üst düzey liderlerinden Haniye’nin Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın göreve başlama törenine katılmak için bulunduğu başkent Tahran’da öldürüldüğünü belirtti.

Hamas tarafından yapılan açıklamada, Haniye’nin İsrail’in “Tahran’da düzenlediği bir saldırıda” öldürüldüğü doğrulandı. Haniye’nin bir korumasının da saldırıda öldürüldüğü bildirildi. Suikastin ardından İran’da üç gün ve Türkiye’de bir gün süreyle yas ilan edildi.

Haniye’nin cenaze töreni cuma günü Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirildi. Haniye ve korumasının naaşları, Filistin bayraklarıyla örtülü tabutların içinde taşındı. Hamas’ın Katar merkezli siyasi ofisinin üst düzey liderleri Haniye’nin ailesine baş sağlığı dilerken, erkekler diz çöküp dua etti.

Haniye’nin muhtemel halefleri olarak görülen Halil el-Hayya ile Haniye’nin yakın yardımcılarından eski Hamas lideri Halid Meşal ve Filistin İslami Cihad örgütünün başkanı da cenaze töreninde yer aldı.

Suikastler, İsrail’in işgali altındaki Golan Tepeleri’nde bulunan Dürzi beldesi Mecdel Şems’e geçen hafta bir roket saldırısı düzenlenmesinin ardından geldi. Saldırı sonucunda 12 kişinin hayatını kaybetti.

İsrail, Hizbullah’ı saldırıyı gerçekleştirmekle suçlamış, Hizbullah ise bunu reddetmişti. İsrail-Hamas savaşının başladığı ekim ayından bu yana Hizbullah ve İsrail arasında çatışmalar devam ediyor. Sınır ötesindeki çatışmalar ölümlere ve on binlerce kişinin yerinden edilmesine neden oldu.

Paylaşın