Şampiyonlar Ligi: Fenerbahçe, Turu Rövanşa Bıraktı

UEFA Şampiyonlar Ligi 3. Eleme Turu ilk maçında Lille ile Fenerbahçe, Hainaut Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Istvan Kovacs’ın yönettiği karşılaşmadan Fenerbahçe, 2-1 mağlup ayrıldı.

Haber Merkezi /Lille’in gollerini 12. dakikada Jayden Oosterwolde (KK) ve 90+1. dakikada Edon Zhegrova, Fenerbahçe’nin tek golünü ise 79. dakikada İrfan Can Kahveci kaydetti.

Şampiyonlar Ligi’nde play-off turuna kalacak ekip, 13 Ağustos’ta Şükrü Saraçoğlu’nda oynanacak maçın ardından belli olacak.

12. dakikada sağ kanattan ceza sahasına giren Santos’un altıpas içine sert gönderdiği top Fenerbahçe savunmasında Jayden Oosterwolde’ye çarpıp ağlara gitti: 1-0

79. dakikada Lille ceza sahasının önünden kazanılan serbest vuruşta topun başına İrfan Can Kahveci geçti. İrfan, kullandığı frikikte topu filelerle buluşturdu: 1-1

90+1. dakikada hızlı gelişen atakta Edon Zhegrova, ceza sahası önünden yaptığı vuruşta Çağlar’a da çarpan top filelere gitti: 2-1

Stat: Hainaut

Hakemler: Istvan Kovacs, Mihai Marica, George Florin Neacsu

Lille: Lucas Chevalier, Thomas Meunier, Alexsandro Ribeiro, Bafode Diakite, Gabriel Gudmundsson, Benjamin Andre, Angel Gomes, Tiago Santos (Osame Sahraoui dk. 86), Remy Cabella, Hakon Haraldsson (Edon Zhegrova dk. 71), Jonathan David (Mohamed Bayo dk. 71)

Fenerbahçe: Dominik Livakovic, Mert Müldür, Çağlar Söyüncü, Jayden Oosterwolde, Ferdi Kadıoğlu, İsmail Yüksek, Rade Krunic (Alexander Djiku dk. 85), Sebastian Szymanski, Dusan Tadic (Oğuz Aydın dk. 70), Allan Saint-Maximin (İrfan Can Kahveci dk. 70), Edin Dzeko (Youssef En-Nesyri dk. 79)

Goller: Tiago Santos (dk. 12), Edon Zhegrova (dk. 90+1) (Lille), İrfan Can Kahveci (dk. 79) (Fenerbahçe)

Paylaşın

Uyku Felci Nedir? Önlemek İçin Beş İpucu

Uyku felci, uykuya dalarken veya uykudan uyanırken hareket edememe veya konuşamama durumudur. Başka bir ifadeyle, uykuya dalarken veya uykudan uyanırken bilinç yerindendir ancak hareket edilemez.

Haber Merkezi / Uyku felci, bir kişi uyanıklık ve uyku arasında geçiş yaptığında, özellikle rüyaların görüldüğü hızlı göz hareketi (REM) aşamasında meydana gelir.

Uyku felcinin nedenleri:

Uyku felcinin kesin nedeni tam olarak anlaşılamamış olsa da, birkaç faktör olasılığını artırabilir:

Uyku eksikliği: Yeterince uyumamak uyku döngüsünü bozabilir.
Düzensiz uyku düzeni: Uyku düzeninizi sık sık değiştirmek vücudunuzun doğal ritmini etkileyebilir.
Stres ve kaygı: Yüksek düzeyde stres ve kaygı uyku kalitesini ve düzenini etkileyebilir.
Uyku bozuklukları: Narkolepsi gibi rahatsızlıklar uyku felciyle ilişkilidir.
Uyku pozisyonu: Sırt üstü uyumanın uyku felci yaşama riskini artırdığı görülmüştür.

Uyku felcinden kurtulmak için 5 ipucu

Düzenli uyku: Hafta sonları bile her gün aynı saatte yatıp aynı saatte uyanarak tutarlı bir uyku rutini oluşturun. Bu, vücudunuzun iç saatini düzenlemeye yardımcı olur ve uykunuzun kalitesini artırır.

Yeterli uyku: Geceleri 7 – 9 saat uyumayı hedefleyin. Yeterli dinlenme genel sağlık için çok önemlidir ve uyku felci yaşama olasılığını azaltabilir.

Stres ve kaygıyı yönetin: Stresi yönetmek için günlük rutininize rahatlama tekniklerini dahil edin. Derin nefes egzersizleri gibi uygulamalar zihni sakinleştirmeye ve uyku kalitesini iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Uyku dostu ortam: Yatak odanızı serin, karanlık ve sessiz tutarak uykuya elverişli hale getirin. Gerekirse kulak tıkacı, göz maskesi kullanmayı düşünün. Ayrıca, yayılan mavi ışık uykunuzu etkileyebileceğinden, yatmadan en az bir saat önce ekranlardan (telefonlar, tabletler, bilgisayarlar) uzak durun.

Yatmadan önce uyarıcılardan kaçının: Yatmadan önceki saatlerde kafein, nikotin ve diğer uyarıcıların alımını azaltın veya tamamen ortadan kaldırın. Bu maddeler uyku sağlığınızı etkileyebilir.

Paylaşın

CHP, İYİ Parti Ve DEM Parti’den “Instagram” Hamlesi

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’nun CHP, İYİ Parti ve DEM Partili üyeleri, BTK’nın “katalog suçlara uymadığı” gerekçesiyle engelleme kararı verdiği “Instagram” için komisyonu toplantıya çağırdı:

“Uluslararası standartlar ve insan hakları belgeleri, iletişim özgürlüğünün korunmasını ve bu özgürlüğün engellenmemesini temel bir hak olarak tanımaktadır. Instagram’ın erişime engellenmesi, ifade özgürlüğü ve bilgi paylaşım hakkını kısıtlamakta, dolayısıyla demokratik değerlere aykırı bir durum teşkil etmektedir.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dijital Mecralar Komisyonu’nun Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) üyeleri, Instagram’a getirilen erişim engeliyle ilgili olarak komisyonun 8 Ağustos’ta olağanüstü toplanmasını talep etti.

Artı Gerçek’in aktardığını göre; Milletvekillerinin ortak imzayla Komisyon Başkanlığı’na yaptıkları başvuruda, şu ifadelere yer verildi:

“İletişim ve bilgi paylaşımında önemli bir rol oynayan dijital mecraların özgürlüğü, demokratik toplumların vazgeçilmez bir parçasıdır. Son dönemde İnstagram sosyal medya platformunun erişime engellenmesi, bireylerin iletişim özgürlüğü ve bilgi edinme hakkını doğrudan etkileyen bir durum ortaya koymuştur. Anayasamızın herkesin düşünce ve kanaatlerini açıklama, yayma özgürlüğünü güvence altına almıştır.

Ayrıca, uluslararası standartlar ve insan hakları belgeleri, iletişim özgürlüğünün korunmasını ve bu özgürlüğün engellenmemesini temel bir hak olarak tanımaktadır. Instagram’ın erişime engellenmesi, ifade özgürlüğü ve bilgi paylaşım hakkını kısıtlamakta, dolayısıyla demokratik değerlere aykırı bir durum teşkil etmektedir.”

Paylaşın

Şimşek, Yıl Sonu Enflasyon Hedefini Açıkladı: Yüzde 40

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Şu an itibarıyla enflasyondaki gidişatın öngörülerimizle uyumlu olduğunu ve yüzde 40 ile yılı kapatacağımıza inanıyoruz. Piyasa beklentileri ise yüzde 43’ün biraz altında” dedi.

Mehmet Şimşek,2025 yılının dezenflasyon yılı olacağını belirterek, “Çektiğimiz sıkıntılara değecek. Milletimiz sonuçlarını görecek” ifadelerini kullandı. Dezenflasyon programının zaman aldığını belirten Şimşek, “Enflasyon düşecek, çünkü para, maliye ve gelirler politikaları ona göre tasarlandı, zamana ve sabra ihtiyacımız var,” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, A Haber – A Para ortak yayınında yaptığı konuşmada, 2024 yılının yüzde 40’lık bir enflasyon oranıyla kapanacağını açıkladı. 2024 sonu için hedeflenen enflasyonun en fazla yüzde 42 bandında olduğunu belirten Şimşek, beklentilerde iyileşme olduğunu ifade etti.

Mehmet Şimşek, “Şu an itibarıyla enflasyondaki gidişatın öngörülerimizle uyumlu olduğunu ve yüzde 40 ile yılı kapatacağımıza inanıyoruz. Piyasa beklentileri ise yüzde 43’ün biraz altında” dedi. 2025 yılının dezenflasyon yılı olacağını söyleyen Şimşek, “Çektiğimiz sıkıntılara değecek. Milletimiz sonuçlarını görecek,” diye konuştu.

Dezenflasyon programının zaman aldığını belirten Şimşek, “Enflasyon düşecek, çünkü para, maliye ve gelirler politikaları ona göre tasarlandı, zamana ve sabra ihtiyacımız var,” dedi. 2025 Ekim ayı için enflasyon beklentisinin daha önce yüzde 25 olduğunu belirten Şimşek, şu an ise bu beklentinin yüzde 19 civarına revize edildiğini ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) pazartesi günü açıkladığı temmuz ayı enflasyon rakamlarına göre aylık bazda artış yüzde 3,23 olurken, yıllık bazda enflasyon yüzde 61,78’e geriledi. Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) hesaplamalarına göre ise temmuzda Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 5,91 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 100,88 olarak hesaplandığı açıklandı.

Katıldığı programda maliye denetimlerinin sektör farketmeksizin yoğunlaşarak artacağını belirten Şimşek, “Kayıt dışılıkla mücadele etme dışında hiçbir seçeneğimiz yok,” dedi.

Vergi oranlarındaki artışta “sınıra geldiklerini” vurgulayan Şimşek, “Kayıt dışındaki mücadelede dozu artıracağız. Hem çok kazanandan hem de kayıt dışı olandan vergi alabilmek için ne gerekiyorsa yapacağız. O sektördeki kişileri uyarıyorum. Maliye mutlaka kapınızı çalacak,” dedi.

Maliye denetimlerinin sahada daha aktif yapılması gerektiğini ifade eden Şimşek, “Üst düzey yöneticiler dahil arkadaşlara söyledim. ‘Sizi Bakanlık kampüsünde görmek, karşılaşmak istemiyorum. Siz de ekiplerin başında sahada olacaksınız,'” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Papa Francis: Edebiyat, Maruz Kaldığımız Kötülüklere Bir Panzehir

Katolik Hristiyanların Ruhani Lideri Papa Francis, edebiyatı, “sosyal medyaya, cep telefonlarına ve diğer cihazlara aralıksız maruz kaldığımız şu günlerde” bir tür panzehir olarak tanımladı.

Papa Francis, ayrıca, edebiyatın, hayal gücünü geliştirmesi, kelime dağarcığını genişletmesi ve okuyucuların “yaratıcı bir empati” geliştirmelerine olanak sağlaması gibi özelliklerinden de bahsetti.

Katolik Hristiyanların Ruhani Lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis, aday rahiplerin yetiştirilmesinde roman ve şiir okumanın teşvik edilmesini tavsiye ettiği bir metin yayımladı.

Papa Francis’in 17 Temmuz’da kaleme aldığı ve çeşitli dillerde “Formasyonda Edebiyatın Rolü Üzerine” başlığıyla yayımlanan mektup, Paul Celan, Jorge Luis Borges ve T.S. Eliot gibi şairlerin yanı sıra C.S. Lewis (“Narnia Günlükleri”) ve Marcel Proust (“Kayıp Zamanın İzinde”) gibi yazarlara da atıfta bulunuyor.

Edebiyatı “bir başkasının sesini dinlemek” olarak tanımlayan Papa, edebiyatın rahiplerin eğitiminde gereksiz görülmesini “sağlıksız” olarak nitelendirdi.

Bu tutumun rahiplerde “entelektüel ve ruhani anlamda yoksullaşmaya” yol açabileceğini dile getiren Papa Francis, “radikal bir rota değişikliği” çağrısında bulundu. Papa, önerilerini yalnızca rahip adayları için söylemedi. “Ruhanilikle ilgilenen herkesin, hatta tüm Hıristiyanların formasyonu” için de çok önemli olduğunun altını çizdi.

Papa Francis, mektubunda, 1964-1965 yılları arasında Arjantin’in Santa Fe kentindeki bir Cizvit okulunda edebiyat öğretmeni olarak yaşadığı deneyime atıfta bulundu.

“Bir lisede öğretmenlik yaptım ve öğrencilere El Cid’i okutmak zorundaydım ancak mutlu değillerdi. Yerine Garcia Lorca okuyup okuyamayacaklarını soruyorlardı. Ben de El Cid’i evde okumalarına karar verdim ve dersler sırasında öğrencilerin en çok sevdiği yazarları tartışmaya başladık” ifadelerine yer verdi.

Papa aynı zamanda tragedyalara olan ilgisini de paylaştı. Papa, “Tragedyaları kendi kişisel dramımızın ifadeleri olarak kendi eserlerimiz gibi benimseyebiliriz. Oradaki karakterlerin kaderi için ağlarken, aslında kendimiz için, kendi boşluğumuz, eksikliklerimiz ve yalnızlığımız için ağlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Papa Francis, ayrıca, edebiyatın, hayal gücünü geliştirmesi, kelime dağarcığını genişletmesi ve okuyucuların “yaratıcı bir empati” geliştirmelerine olanak sağlaması gibi özelliklerinden de bahsetti. Papa, edebiyatı, “sosyal medyaya, cep telefonlarına ve diğer cihazlara aralıksız maruz kaldığımız şu günlerde” bir tür panzehir olarak tanımladı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

2024’te Bin 22 İşçi İş Kazalarında Hayatını Kaybetti

2024 yılının ilk yedi ayında en az bin 22 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti: Ocak ayında 161, şubat ayında 149, mart ayında 124, nisan ayında 165, mayıs ayında 142, haziran ayında 137, temmuz ayında 144.

Haber Merkezi / İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), Temmuz 2024 iş cinayetleri raporunu açıkladı. Buna göre; Temmuz ayında en az 144, yılın ilk yedi ayında en az bin 22 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

2024 yılının ilk yedi ayında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle: Ocak ayında 161, şubat ayında 149, mart ayında 124, nisan ayında 165, mayıs ayında 142, haziran ayında 137, temmuz ayında 144.

Temmuz ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle: Tarım, Orman işkolunda 41 emekçi (24 işçi ve 17 çiftçi); İnşaat, Yol işkolunda 26 işçi; Taşımacılık işkolunda 20 işçi; Madencilik işkolunda 8 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 7 işçi; Enerji işkolunda 7 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 7 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 5 işçi; Metal işkolunda 4 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 4 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 3 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 2 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 2 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 1 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 3 işçi.

Temmuz ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle: Trafik, Servis Kazası nedeniyle 33 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 28 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 19 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 14 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 11 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 8 işçi; İntihar nedeniyle 6 işçi; Şiddet nedeniyle 6 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 4 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 3 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 12 işçi.

Temmuz ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle: 14 yaş ve altı 2 çocuk işçi, 15 – 17 yaş arası 10 çocuk/genç işçi, 18 – 29 yaş arası 25 işçi, 30 – 49 yaş arası 62 işçi, 50 – 64 yaş arası 31 işçi, 65 yaş ve üstü 6 işçi, yaşı bilinmeyen 8 işçi.

Paylaşın

Paris 2024: A Milli Kadın Voleybol Takımı Yarı Finalde

İtalyan Antrenör Daniele Santarelli yönetimindeki A Milli Kadın Voleybol Takımı, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları çeyrek finalinde Çin’i 3 – 2 mağlup ederek yarı finale yükseldi.

Haber Merkezi / Paris 2024 Olimpiyat Oyunları çeyrek final maçında A Milli Kadın Voleybol Takımı ile Çin, South Paris Arena’da karşı karşıya geldi.

Hakem Scott Dziewirz’in yönettiği karşılaşmadan 3 – 2 galip ayrılan A Milli Kadın Voleybol Takımı, adını yarı finale yazdırdı.

A Milli Kadın Voleybol Takımı, yarı finalde 8 Ağustos’ta İtalya – Sırbistan eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.

A Milli Kadın Voleybol Takımı, tarihinde 3. kez olimpiyatlarda mücadele ediyor.

2012 Londra Olimpiyatları’nda gruptan çıkamayan Türkiye, koronavirüs salgını nedeniyle 2021’de yapılan 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda çeyrek finale çıkmış ve 5. olmuştu.

Salon: South Paris Arena 1

Hakemler: Scott Dziewirz (Kanada), Ahmed Alrousi (Birleşik Arap Emirlikleri)

Çin: Diao, Yingying Li, Wang, Gong, Zhu, Yuan, Mengjie (L) (Zhang, Ding, Zheng, Wu)

Türkiye: Cansu, Ebrar, Zehra, Vargas, Hande, Eda, Gizem (L) (Meliha, İlkin, Elif, Derya, Aslı)

Setler: 25-23, 21-25, 24-26, 25-21, 12-15

Süre: 2 saat 23 dakika

Paylaşın

TÜİK’e Göre, Kira 6 Bin Zeytinyağı 116 Lira!

Enflasyonun temmuz ayında yüzde 3,23 arttığını açıklayan TÜİK’e göre zeytinin kilosu 136, zeytinyağının litresi 116 lira. Ve yine TÜİK’e göre Türkiye’de ortalama kira 6 bin 256 lira.

Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş, enflasyon hesaplamasının temelini oluşturan madde sepeti ortalama fiyat listesini açıklamayı 2022 yılında durduran Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyonda hangi fiyatları esas aldığını 8 Temmuz’daki “İşte TÜİK’in devlet sırrı gibi sakladığı madde fiyatları” başlıklı yazısında aktarmıştı.

Alaattin Aktaş, bugünkü yazısında da temmuz enflasyonunun hangi fiyatlarla hesaplandığını aktardı. Aktaş, “Bu kez bir kısmı haziranla aynı, bir kısmı yeni olmak üzere madde listesini biraz daraltıp 75’e indirdim” dediği yeni yazısında özetle şu bilgileri aktardı:

“TÜİK’e göre temmuz ayında zeytinin kilosu 136 lira. “O fiyata zeytin ne gezer” diyorsunuz belki ama varsayalım bu fiyat makul. Peki zeytinyağı zeytinden daha ucuz nasıl oluyor? TÜİK’e göre zeytinyağının litresi 116 lira.

Sizce de bu fiyatlarda bir tuhaflık yok mu? TÜİK’e göre Türkiye’de ortalama kira 6.256 lira. “Bu fiyata ev nerede” diye sormayın, TÜİK’e göre var! TÜİK’e göre piyasadaki fiyat, kirada enflasyon hesabına gecikmeli yansıyor.

TÜİK’in TÜFE hesabında temmuz ayında dikkate aldığı fiyatlar içinde çok dikkat çekenlerden biri de özel üniversite ücreti. Bazı üniversitelerin bazı bölümlerinde yıllık ücret bir milyon lirayı aşmış, ortalama ücret 600 bin lira dolayında; ama TÜİK’e göre özel üniversite ücreti 200 bin lira bile değil, 199 bin lira.

Bu hangi üniversitelerin fiyatının ortalaması bilmiyoruz ama bir tarafta milyon liraya uzanan ücretler varken ortalamanın 199 binde kalması için bazı üniversitelerin 50 bin, hadi bilemediniz 100 bin lira olması gerekir. Sahi bu üniversiteler hangileri?

Bu arada sevgili üniversiteli gençler, yine iyisiniz, bakın yurt ücretiniz temmuzda da 457 lira. TÜİK’e göre internet ücreti 217, cep telefonu görüşme ücreti 218 lira.”

Paylaşın

Dervişoğlu’ndan Erdoğan’ın “Cibilliyeti Bozuk” Sözlerine Sert Tepki

Müsavat Dervişoğlu, Erdoğan’ın Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından Türkiye’de yas ilan edilmesini eleştirenlere yönelik, “cibilliyeti bozuk” sözlerine sert  tepki gösterdi:

“Seviye ve seciyesi kendisine kefil olmayan kişiler, başkalarının cibilliyetlerini tartışma konusu yapamazlar! Şayet yaparlarsa, kendi cibilliyetleri tartışılır!..”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından bir günlük yas ilan edilmesini eleştirenlere yönelik şu ifadeleri kullandı:

Erdoğan, şunları söyledi: “İsmail Haniye’yi tanıyan herkes onun nasıl yiğit bir dava adamı olduğunu çok iyi bilir. Kendisi aynı zamanda Filistin’in son seçilmiş başbakanıdır. Merhum Haniye’nin Katar’daki cenaze merasimine geniş bir heyetle iştirak etmenin yanı sıra ülkemizde bir günlük milli yas ilan ederek Filistin halkıyla dayanışmamızı gösterdik. Ama bazı ekranlarda, bazı cibilliyeti bozuk olanlar bizim ona gösterdiğimiz bu ilgiyi hazmedemedi. Yani sizden mi izin alıp da bunların kararını verecektik? Biz milletimizden gerekli izni aldık, adımlarımızı da buna göre atıyoruz.”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Erdoğan’ın sözlerine tepki gösterdi. X hesabından paylaşım yapan Dervişoğlu, “Seviye ve seciyesi kendisine kefil olmayan kişiler, başkalarının cibilliyetlerini tartışma konusu yapamazlar! Şayet yaparlarsa, kendi cibilliyetleri tartışılır!..” dedi.

Paylaşın

Bozulan İlişkinizi Düzeltilebileceğinizi Gösteren Beş İşaret

Bozulan ilişkiyi düzeltmek için çaba gösterip göstermemeye karar vermek zor olabilir. Siz ve partneriniz ilişkinizi yeniden inşa etmeye karar verirseniz, bitmekte olan bir ilişkiyi kurtarabilirsiniz.

Haber Merkezi / “Tekrar denemenin ne anlamı var?” demeyin, bozulan ilişkinizi düzeltilebileceğine dair bazı işaretler var, işte o işreteler:

Öncelikle, iletişim anahtardır. Siz ve partneriniz bir anlaşmazlık veya yanlış anlaşılma olduğunda açık ve dürüst bir şekilde iletişim kuruyorsanız, bu ilişkinin iyileşebileceğinin bir işaretidir. Her iki taraf da birbirini anlamak için çaba göstermeye istekliyse, bu ilişkiyi yürütmek için hala bir arzu olduğunu gösterir.

İkincisi, bir süre ayrı kaldıktan sonra tekrar bir araya geldiğinizi fark ederseniz, bu aranızda hala bir şeyler olduğunu gösterir. Bu, ilişkinin kurtarılmaya değer olduğunun bir işareti olabilir. 

Üçüncüsü, her iki taraf da işleri daha iyi hale getirmek için çaba göstermeye istekliyse, bu kesinlikle ilişkinizin düzeltilebileceğinin bir işaretidir. Birbirinize karşı daha nazik olmak gibi küçük adımlar bile gergin bir ilişkiyi düzeltmeye yardımcı olabilir. 

Dördüncüsü, ilişkide bir mesafe veya gerginlik döneminden sonra bile birbirinize duygusal olarak bağlı hissediyorsanız, bu da ilişkinizin kurtarılabileceğinin bir işaretidir. Bu, birbirinize aşık olmanız gerektiği anlamına gelmez. Bunun yerine, işler zorlaştığında bile birbirinizi hala derinden önemsediğiniz ve birbiriniz için en iyisini istediğiniz anlamına gelir. 

Son olarak, her iki taraf da geçmişteki sorunları veya hataları affetmeye ve geride bırakmaya istekliyse, bu da ilişkinin kurtarılabileceğinin bir işaretidir. Geçmişte sizi incitmiş birini affetmek cesaret gerektirir, ancak her iki taraf da bunu başarabiliyorsa, bu ilişkiye yansıyabilir.

Paylaşın