IŞİD Liderlerinden “Halid Ahmed El Dandal” Yakalandı

IŞİD’in liderler kadrosunda yer alan Halid Ahmed El Dandal’ın yakalandığı açıklandı. El Dandal’ın Suriye’deki Rakka Gözaltı Tesisi’nden kaçtıktan sonra IŞİD savaşçılarına yardım ettiğinin değerlendirildiği belirtildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile birlikte düzenlenen operasyonda Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) liderlerinden Halid Ahmed El Dandal’ın yakalandığını açıkladı.

ABD’nin Ortadoğu’daki birliklerinden sorumlu olan CENTCOM sosyal medya platform X’ten paylaştığı açıklamada, yakalanan IŞİD liderinin Suriye’deki Rakka Gözaltı Tesisi’nden kaçtıktan sonra IŞİD savaşçılarına yardım ettiğinin değerlendirildiğini belirtti.

Açıklamaya göre IŞİD lideri, 1 Eylül sabahı erken saatlerde CENTCOM güçleri ve bünyesinde YPG’yi de barındıran Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile birlikte düzenlenen operasyonda yakalandı.

CENTCOM’un açıklamasında 29 Ağustos’ta ikisi Rus, ikisi Afgan ve biri Libyalı olmak üzere gözaltında olan beş IŞİD savaşçısının Rakka Gözaltı Tesisi’nden kaçtığı belirtildi. Açıklamaya göre bunların ikisi Suriye Demokratik Güçleri tarafından yakalandı. Diğer üç firari IŞİD’linin yakalanmasına yönelik çabaların ise devam ettiği belirtildi.

“IŞİD’in ana hedefi gözaltında tutulan savaşçıların serbest kalmasını ve IŞİD’in yeniden canlanmasını sağlamak. CENTCOM güçleri SDG ile eşgüdüm içinde gelecekte olası firar tehditlerinin etkisini azaltmaya ve IŞİD’in kalıcı şekilde yenilgiye uğratılmasını sağlamaya devam edecek” denildi.

CENTCOM’a göre Suriye’de 9 binden fazla IŞİD’li kontrolü SDG tarafından sağlanan 20’yi aşkın gözaltı tesisinde kalıyor. CENTCOM Komutanı Orgeneral Erik Kurilla, IŞİD savaşçılarının kaçması halinde bunun hem bölge hem de bölge ötesinde büyük bir tehlike yaratacağını vurguladı.

Açıklamada CENTCOM’un “IŞİD’in kalıcı yenilgiye uğratılması ve bölgesel istikrarın teşvik edilmesi için ABD’nin SDG’li ortaklarını desteklemeye yönelik kararlılığının” da altı çizildi.

Geçen hafta ABD, Irak’ın güvenlik güçleriyle birlikte örgüte baskın düzenlediğini ve Irak’ın batısında 15 militanın öldürüldüğünü duyurmuştu. Bu operasyonda 7 ABD askeri de yaralanmıştı. Yaralanan askerlerin sağlık durumlarının stabil olduğu bildiriliyor.

Diğer yandan güvenlik uzmanları “Gazze savaşı, IŞİD ve El Kaide’yi diriltebilir” uyarısında bulunuyor. Analistler, Hamas’ın 7 Ekim’deki Aksa Tufanı Operasyonu’yla başlayan Gazze savaşının Ortadoğu’daki ekonomik krizleri, iç çatışmaları ve istikrarsızlığı daha da körükleyerek bu tarz örgütlerin tekrar güç kazanmasına neden olabileceğini söylüyor.

Birleşmiş Milletler’in şubattaki raporunda da El Kaide ve IŞİD’in aşırılıkçı eylemler için “sosyal medyayı yoğun şekilde kullandığı ve 7 Ekim saldırıları da dahil uluslararası olaylardan yararlandığı” uyarısı yapılmıştı.

(Kaynak: VOA Türkçe, Independent Türkçe)

Paylaşın

CHP Lideri Özgür Özel: Erdoğan’ın Aday Olmasını İstiyoruz

Erken seçim yapılması gerektiğini belirten CHP Lideri Özgür Özel, “2025 Kasım’da koyalım sandıkları. Erdoğan da aday olsun. Yeni bir süreci başlatalım. Erdoğan 2026’nın baharında sandığı koysun, aday olsun, biz de onu yenelim” dedi ve ekledi:

“Ben şunu istemem 23 yıl kazandı kazandı aday olamadı gitti. Öyle bir şeyi Türk siyasi tarihine bırakmak istemem. Erdoğan’ı yenebileceğimizden hiçbir şüphem yok. Seçimleri yenileyeceğiz. Bizim kimseden korkumuz yok. Erdoğan’ın aday olmasını ve onu yenerek bu sürecin tamamlanmasını Cumhuriyet Halk Partisi ve Türkiye demokrasisi açısından sağlıklı görüyorum.”

Erdoğan’ın yeni anayasa çağrılarını da değerlendiren Özgür Özel, “Anayasa’yı hepimiz Erdoğan’dan daha çok istiyoruz. Ama Erdoğan, yeni bir Anayasa’nın yapılmasının koşullarının ortadan kaldırdı. Önce mevcut Anayasa’ya tam uyulması gerekir. Bu çok kolay bir laf. Ancak Erdoğan için çok zor” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu Demokrasi Meydanı programına katıldı. Özgür Özel erken seçim yapılması gerektiğini belirterek şöyle dedi: “2025 Kasım’da koyalım sandıkları. Erdoğan da aday olsun. Yeni bir süreci başlatalım. Erdoğan 2026’nın baharında sandığı koysun, aday olsun, biz de onu yenelim. Ben şunu istemem 23 yıl kazandı kazandı aday olamadı gitti. Öyle bir şeyi Türk siyasi tarihine bırakmak istemem. Erdoğan’ı yenebileceğimizden hiçbir şüphem yok. Seçimleri yenileyeceğiz. Bizim kimseden korkumuz yok. Erdoğan’ın aday olmasını ve onu yenerek bu sürecin tamamlanmasını Cumhuriyet Halk Partisi ve Türkiye demokrasisi açısından sağlıklı görüyorum.”

Yeni Anayasa: Özel, yeni anayasaya bir ihtiyaç olduğunu ancak mevcut durumdaki ekonomik koşullar nedeniyle bu konunun halkın gündeminde olmadığını belirterek şunları söyledi: “Toplumsal mutabakat metni, toplumsal mutabakatla olur. Türkiye’nin bir mutabakata ihtiyacı var. Türkiye’nin yüzde 70’i yönetim sisteminden memnun değil. Bugün Türkiye’de insanların ne istediğini sorun, kimse anayasa yazmaz. Ama Anayasa’ya ihtiyaç var mı? Bence var. Aslında yeni bir Anayasa’yı hepimiz Erdoğan’dan daha çok istiyoruz. Ama Erdoğan, yeni bir Anayasa’nın yapılmasının koşullarının ortadan kaldırdı. Önce mevcut Anayasa’ya tam uyulması gerekir. Bu çok kolay bir laf. Ancak Erdoğan için çok zor.”

AK Parti’nin mevcut durumunu değerlendiren Özel, “Sayın Erdoğan’ı farklı yönlere çekmeye çalışan pek çok kişi var. Ancak iktidar, tükenmişlik sendromu içinde. AKP, tarihinin en büyük sarsıntılarından birini yaşıyor. Eskiden yoksul olanlar şimdi derin bir yoksulluğun pençesinde, orta sınıf ise yoksullaşmış durumda. İnsanlar, maaşlarını kiraya verince aç kalıyorlar, karınlarını doyurunca da barınacak yer bulamıyorlar. Bu durum, öfkeye dönüşen bir hüzün yaratıyor, ancak umut ışığı da sönmüş değil. İktidar değişimi için artık günler sayılıyor.”

Teğmenlerin yemini: Bundan Atatürk’ü seven kimse rahatsız olmaz. Yıllardır edilen bir yeminin birkaç yıldır ettirilmemesi ayıp. Bir ülkeyi bölmeye çalışanlara karşı kılıcımız keskindir diyorlar. Bu yemini edenler arasında kaçıp da etmeyenler varsa onları tutup atacaksın oradan. Bundan ‘Keşke Yunan kazansaydı’ var ya, ona inananlar, onun peşinden gidenler rahatsız olur. Bu tartışmalarla yoksulluğu örtmeye çalışıyorlar. İnsanlar geçinemiyor.

Dilruba Kayserilioğlu: Benim gencecik bir kadının sırf konuştu diye içeri atılmasına, gecenin bir yarısında da bırakılmasına itirazım var. Dilruba’nın sözlerinin belli yerleri haklı ama kullandığı bazı ifadeler vatandaşın kalbini kırabilecek, AKP’ye oy veren vatandaşın kalbini kıracak sözler. Buraların da onarılması lazım. Fuar konuşmasında mahsurlu ifadeler gördüm. Serbest kalmak için değil, birçok insan seni yanlış anladı. Ağzından çıkan bazı sözler yanlış anlaşıldı. Bir de onların oy veren kitlesi var, alınmış olabilirler bunu bir yerden düzelt.

Ama günü gelince, serbest kaldıktan sonra münasip bir lisanla düzelt. Dilruba konuştuğundan pişman değil, 6 ay daha yatsa pişman değil ama insanları kırmak istemediğini kendini söylüyor. Önceki sözlerde de mahsurlu ifadeler var. ‘Sözlerimin arkasındayım’ demiş, ben orayı bile mahsurlu gördüm. Kendisine telkin ettiğim şey düşünce özgürlüğü noktasında çok değerli bir noktada duruyorsun, ama Ama Türkiye insanların birbirinin kalbini kırdığı değil birbirine sahip çıktığı bir ülke olması lazım. Dilruba’ya sahip çıkıp işimize bakacağız. Teğmenlere sahip çıkıp işimize döneceğiz.

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Açıklaması: Dezenflasyon Belirginleşti

Mehmet Şimşek, enflasyon verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, dezenflasyonun belirginleştiğini kaydetti. Şimşek, güçlenen finansal istikrar, ekonomideki dengelenme ve beklentilerdeki iyileşmenin etkisiyle son çeyrekte aylık enflasyonun ana eğiliminde düşüş beklediklerini söyledi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon verilerini değerlendirdi. Şimşek, şu ifadeleri kullandı: “Dezenflasyon belirginleşiyor. Yıllık enflasyon son 3 ayda 23,5 puan gerileyerek yüzde 52 gerçekleşti.

Geçici unsurların da etkisiyle aylık enflasyon ağustosta yüzde 2,5, yönetilen-yönlendirilen fiyatlar hariç ise yüzde 1,4 gerçekleşti. Aylık gıda enflasyonu 4 yıl sonra negatif oldu. Güçlenen finansal istikrar, ekonomideki dengelenme ve beklentilerdeki iyileşmenin etkisiyle son çeyrekte aylık enflasyonun ana eğiliminde düşüş bekliyoruz. Böylece yıl sonunda enflasyonun tahmin aralığında gerçekleşmesini öngörüyoruz.

Program hedeflerine ulaşma konusunda kararlılığımız aşikâr. Düşen enflasyon, finansal istikrar ve dengeli büyüme ortamında özel sektörümüzün maliyet ve stok yönetimini iyileştirirken verimlilik, inovasyon ve yüksek katma değerli üretime odaklanması önem arz ediyor.”

Enflasyon: TÜİK’e göre yüzde 51,97, ENAG’a göre yüzde 90,35

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,47, bir önceki yılın Aralık ayına göre ise yüzde 31,94 arttı. TÜFE’deki artış bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51,97 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 64,91 olarak gerçekleşti.

TÜİK’in verilerine göre bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 28,96 ile ulaştırma oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 120,81 ile eğitim olarak kaydedildi.

Ana harcama grupları itibarıyla Ağustos ayında bir önceki aya göre azalan ana grup yüzde 1,10 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Buna karşılık, Ağustos ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 11,34 ile eğitim olarak belirlendi.

TÜİK’in enflasyon verilerini yayımlaması öncesinde Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) Ağustos ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre, günlük fiyat değişimlerinden elde edilen ENAGrup Fiyat Endeksi (E-TÜFE) aylık bazda yüzde 3,47 arttı. ENAG, yıllık enflasyonu yüzde 90,35olarak hesapladı.

Paylaşın

CHP’de “Ön Seçim Ve Dönem Sınırlaması” Masaya Yatırıldı

4 – 9 eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan ve tüzük değişikliklerinin ele alınacağı CHP’nin 20. olağanüstü kurultayı için dün toplanan CHP Parti Meclisi’nde dönem sınırlaması ve ön seçim yönetimi masaya yatırıldı.

Bazı Parti Meclisi (PM) üyeleri ön seçimin hakim gözetiminde olması ve dönem sınırlamasının geçmişe dönük de uygulanması gerektiğini savundu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM), tüzük değişikliği gündemiyle toplandı. CHP Lideri Özgür Özel, Parti Meclisi üyelerinin tüzük değişikliğine yönelik önerilerini dinledi. Parti Meclisi üyelerinin bir bölümü, taslak metnin, eski tüzüğe göre daha ilerici olduğunu dile getirdi. Toplantıda en büyük tartışma ise ön seçim ve dönem sınırlaması konularında yaşandı.

BirGün’den Mustafa Bildirci’nin CHP kaynaklarından edindiği bilgiye göre bazı Parti Meclisi üyeleri, milletvekillerini belirlemede genel merkeze yüzde 15 kontenjan verilmesinin, “Milletvekillerinin 90’ının Genel Merkez’den belirlenmesi” anlamını taşıyacağı gerekçesiyle itiraz etti. CHP Lideri Özel ise itirazlara karşı, “Genç ve kadın kotası” vurgusu yaptı. Özel, kontenjanın tamamının genç ve kadınlar için kullanılacağını belirtti. Öte yandan Özel, kontenjanın kullanılacağı seçim çevresinin, “Öneriler doğrultusunda” değiştirilebileceğini dile getirdi.

PM toplantısında öne çıkan bir diğer tartışma ise ön seçim uygulamasına dönük oldu. Edinilen bilgiye göre, bazı PM üyeleri ön seçimin hakim gözetiminde yapılmasını istedi. CHP Lideri Özel ise hakim gözetiminde yapılacak bir önseçimde Genel Merkez’in kontenjanının kullanılamayacağı ve bazı seçim çevrelerinde seçim yenilgisine yol açabileceğini savundu. Genel Merkez, “Örgüt gözetiminde yapalım, çıkan sonuca uyalım” görüşünü kaydetti.

Toplantıda, Kasım 2023’te gerçekleşen kurultayda da tartışma yaratan çarşaf liste konusu da gündeme geldi. Blok listenin yarışı kısıtladığını savunan bazı Parti Meclisi üyeleri, “Çarşaf liste, yarışı güçlendirir, herkesin yarışa dahil olmasını sağlar” yorumunu yaptı. CHP Genel Başkanı Özel, bu yoruma sıcak baktı.

CHP PM Toplantısı’nda, tüzük değişikliğine yönelik öneriler arasında yer alan dönem sınırlaması da masaya yatırıldı. Bazı PM üyeleri, dönem sınırlamasının hemen uygulanması gerektiğini söyledi. CHP Lideri Özgür Özel, önerinin gözden geçirileceğini ifade etse de CHP kaynakları, “Bu, hukuken mümkün olmaz” diyerek dönem kuralının yeni tüzüğün yürürlük tarihi itibarıyla uygulanması gerektiğini bildirdi.

CHP’de bazı PM üyeleri, MYK’nin de PM tarafından belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Özel’in bu talebi not aldığı aktarıldı.

Paylaşın

Asla Pişman Olmayacağınız Kararlar Almak İçin “10 İpucu”

“Doğru” kararları vermek her zaman kolay değildir; aslında, çatışan seçenekler karşısında, genellikle zordur. Korku, endişe ve baskı gibi duygular ağır gelebilir, bunun en büyük nedeni ise pişmanlığın aşılması en zor yaşam deneyimlerinden biri olmasıdır.

Haber Merkezi / En iyi, en anlamlı, en yapıcı ve en etik kararları almak (çünkü evet, “doğru ve yanlış” sisteminizi takip etmek önemlidir) dikkatli bir yaklaşım gerektirir; bu yaklaşım, seçenekler arasında ayrım yapmanıza ve akıl, sağduyuyu ve içgüdü ile dengelemenize yardımcı olacaktır.

Daha iyi, daha bilinçli kararlar almanıza yardımcı olacak, kendinizi daha iyi hissedebileceğiniz ve pişmanlık duymadan yaşayabileceğiniz kararlar almanıza yardımcı olacak aşağıdaki ipuçlarını göz önünde bulundurun:

Zaman ayırın: “Doğruyu yapmaya” çalışırken aceleci olamazsınız. Düşünmek için üretken bir ortam bulun ve derin bir nefes alın, işe koyulun.

Zorluğu tanımlayın: Ne elde etmek istediğinizi tanımlayın. Düşündüğünüz şey hakkında net bir anlayışa sahip olduğunuzdan emin olun. Kendinize şunu sorun: “Bu, sorunu aşmanın en iyi, en doğru yolu mu? Neyi gözden kaçırıyorum?”. En az iki alternatifi değerlendirin ve sonra içgüdünüzle sağlam mantığınızı birleştireni seçin.

Hem kısa hem de uzun vadeli hedefler belirleyin: Kendinize şunu sorun: ” Bu karardan ne elde etmek istiyorum ve neye ihtiyacım var?”. Ardından, bunlardan hangilerinin en önemli olduğuna öncelik verin.

Gerçekleri bilin: Doğru olduğunu düşündüğünüz şeyleri değil; güvenilir kaynaklar ( güvenilir kelimesi burada önemli bir yer tutar) aracılığıyla belirlenebilecek şeyleri bilin. Bilgiyi sağlayan kişi veya kişilerin güvenilir olup olmadığını kendinize sorun. Bir kişi bir şeyin “doğru” olduğunu duyduğunu, gördüğünü veya bildiğini söylerse, dürüstlüğünü ve niyetini ölçün.

Önyargılarınızı kabul edin: Düşüncelerinizi etkileyebilecek veya bulandırabilecek neye karşı savunmasız olduğunuzu düşünün.

Değerlerinizi gözden geçirin: Bazen gerçekten sahip olduğumuz değerler, sahip olduğumuzu düşündüğümüz değerlerden farklı görünür. Değerlerinizi değerlendirirken kendinize şu soruları sorun:

“Ne için ayağa kalkıyorum ve neye karşı duruyorum?” “Neyi asla yapmam?” “Ne yapmayı hayal ediyorum?” “Ne yaptığım veya yapmadığım için kendimden nefret ederim?” “Ne (veya kim) olmadan yaşayamam?” “Neyi asla satmam veya vermem?” “Empati duygumu en çok ne harekete geçirir ve şefkatimi ortaya çıkarır?” “Neye öfkeleniyorum?” “Kime saygı duyuyorum ve neden?” “Korumak için büyük fedakarlıklar yapmaya değer bir şey ne olabilir?”

Seçenekleri keşfedin: Sorunu ele almak ve hedeflerinize ulaşmak için neler yapabileceğinizi belirleyin. En az üç fikir geliştirin. Daha azı varsa yeterince düşünmemişsiniz demektir. Seçenekleri hem nicelik hem de nitelik açısından gerçekçi tutun.

Eylemin sonuçlarını göz önünde bulundurun: Belirttiğiniz temel değerlerin yanındaki her seçeneğe bakın. Hangilerinin bu değerlerle uyumlu olduğunu ve hangilerinin olmadığını not edin. Bunları ihlal eden her şeyi ortadan kaldırın. Sonra, her seçenekle ne kazanacağınızı ve kaybedeceğinizi düşünün, sonra paydaşları düşünün, yani bu seçeneklerden kimlerin etkileneceğini ve nasıl etkileneceklerini.

Son olarak, sizin veya başka birinin ne tür fedakarlıklar yapması gerekeceğini, benzer şekilde, her seçeneği takip etmekten dolayı kimin zarar göreceğini belirleyin.

Kararınızı verin ve harekete geçmeyi taahhüt edin: Hem duygu hem de düşünce olarak “doğru” olduğunu düşündüğünüz ve inandığınız seçeneği seçin; bu cesaret gerektirse bile. Hala “doğru” kararı belirlemekte zorlanıyorsanız, bir profesyonele veya güvendiğiniz birine, özellikle de karakterine ve yargısına saygı duyduğunuz biriyle konuşmayı düşünün.

Zamanla kontrol edin: İleride kendinize şunu sorun: “Verdiğim kararın amaçladığım sonuçları oldu mu?” ve “Herhangi bir beklenmeyen veya olumsuz sonuca yol açtı mı?” Eğer öyleyse, durumu yeniden değerlendirmeyi ve stratejinizi yeniden ayarlamayı düşünün.

Paylaşın

Kalamarlı Olivier, Malzemeleri, Hazırlanışı

Kalamarlı olivier, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın!

Haber Merkezi /  Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

1 adet patates
1 adet havuç
2 adet tavuk yumurtası
2 adet salatalık turşusu
1 adet kalamar
100 gr konserve bezelye
Tuz VE karabiber
Mayonez

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım. İlk önce kalamarı akar su altında iyice yıkayın ve derin bir kaseye koyun, ayrı bir kapta su kaynatın, kalamarın olduğu kaseye kalamarı kapatacak şekilde aktarın. Kalamarın kaynar suda birkaç dakika kalmasına izin verin, bir kevgirle çıkarın ve hafifçe soğutun.

Kalamarın kırmızımsı yüzeyini bir bıçakla temizleyin, üzerinde mutfak makası ile bir kesi yapın ve iç kısımları çıkarın, tekrar kaseye aktarın ve üzerini tekrar kaynar suyla kaplayarak 2-3 dakika bekletin. Kalamar pişip yumuşayana kadar bu işlemi tekrarlayın. Kalamarları küçük küpler halinde kesin.

Yumurtaları sert bir kıvamda olacak şekilde haşlayın, soğutun, soyun ve küpler halinde doğrayın. Salatalık turşusunu yıkayın ve küçük parçalar halinde kesin. Patatesleri ve havuçları yıkayın iyice haşlayın, soğutun, soyun ve küçük parçalar halinde doğrayın

Patates, havuç, kalamar, salatalık turşusu, yumurta ve konserve bezelyeyi derin bir salata kasesine ekleyin ve karıştırın. Tuz, karabiber ve mayonez ile tatlandırın ve tekrar karıştırın. Servis yapmadan önce taze yeşillikler ile süsleyin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Fasulye, Mısır Ve Kruton Salatası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Fasulye, mısır ve kruton salatası, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. 

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın!  Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

130 gr kuru fasulye (haşlanmış)
1 kutu konserve mısır
150 gr beyaz turp
70 gr kruton
1 demet (50 gr) ıspanak
5 dal maydanoz
Tuz ve karabiber
Mayonez

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Haşlanmış fasulyeyi ve konserve mısırı ayrı ayrı akar su altında yıkayın ve süzülmeye bırakın. Beyaz turpu soyun ve küpler halinde doğrayın. Ispanağı ve maydanozun saplarını çıkarın ve dilimler halinde kesin.

Derin bir salata kasesine üste geçen malzemeleri ekleyin ve karıştırın. Tuz, karabiber ve mayonez ile tatlandırın ve tekrar iyice karıştırın. Servis yapmadan önce krutonları ekleyin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Cevdet Yılmaz “Orta Vadeli Program” İçin Tarih Verdi

TÜİK’in açıkladığı büyüme verilerini değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program’ın (OVP) 5 Eylül’de açıklanacağını söyledi. Yılmaz, OVP’nin Erdoğan’ın onaylaması ve Resmi Gazete’de yayınlanması gerektiğini de belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı büyüme verileri ve Orta Vadeli Program (OVP) ile ilgili açıklamalar yaptı. Yılmaz’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Tüketimin iç talebim payı gerilerken dış talebin net ihracatın payının yarıdan fazlasının dış talep kaynaklı net ihracat kaynaklı olduğunu görüyoruz. Bu gerçekten sevindirici ve bizim de öngörülerimizle uyumlu. Büyümeyi yorumlarken dünyadaki durumu Bölgemizdeki durumu da mutlaka dikkate almamız lazım. Büyüme oranlarımız tarihsel ortalamaların bir miktar altında. Niye böyle 2 temel meselemiz var.

Bir taraftan Tabii enflasyonu düşürmek için sıkı bir politika izliyoruz, sıkı para politikası disiplinli maliye politikası bunun şüphesiz etkileri var. Diğer taraftan dünya talebi dünya büyümesi de iyi değil Maalesef dünya büyümesine baktığınızda özellikle temel pazarımız olan Avrupa’ya baktığınızda maalesef büyüme oranları çok düşük. 2023 yılında sadece 0,5 oranında büyüyebilmiş Avrupa yüzde biri bile olmamış.

2024’te 0.9 büyüme bekleniyor Avrupa’da. Dünya büyümesine baktığınızda %3’ler civarında dolaşıyor. İşte dünyanın da tarihsel ortalamaların altında büyüdüğü bir dönemdeyiz. Buna ilave olarak bölgemizde jeopolitik gelişmeler gerilimler maalesef son bir yılda artmış durumda kuzeyimizde malum Ukrayna, Rusya çatışması yoğun bir şekilde devam ediyor. Güneyimizde de hepimizin içini yakan manzaraları Gazze’de görüyoruz ve bölgesel yansımalarını da görüyoruz. Bütün bu ortam içinde bir de geçen yıl tarihimizin en büyük deprem afetini yaşadık. 11 ilimizi 14 milyon nüfusumuzu etkileyen bir deprem bu.

Uzun bir süredir çalışıyoruz güncellenmiş OVP ile ilgili. Bir taraftan teknik çalışmalar yürütüyor kurumlarımız, Strateji Bütçe Başkanlığımız Cumhurbaşkanımıza bağlı biliyorsunuz yoğun bir şekilde bu konuları çalışıyor. Hazine Maliye Bakanlığımız yine yoğun bir şekilde mesai sarf etti. Diğer ilgili tüm bakanlıklarımız çalıştılar fakat teknik çalışmalarla da yetinmedik. İlgili tüm kesimlerle katılımcı bir anlayışla istişare sürecini de yine yürüttük.

Paylaşın

Yeniden Refah Partisi’nde İstifa Furyası

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın Yeniden Refah Partisi’nden istifa etmesinin ardından birçok belediye meclis üyesinin de YRP’den istifa ettiği öğrenildi.

Sözcü’den Evren Demirdaş’ın haberine göre; YRP’den istifa eden belediye meclis üyeleri şunlar: Ahmet Oruç, Sait Ağan, Cuma Demir, Osman Kaya, Mehmet Alak, Mehmet Şık, Celal Yeten, Ahmet Yıldız, Şavak Açar.

Gülpınar, gazetecilere yapmış olduğu açıklamada yeni bir partiye geçmeden bağımsız başkanlık görevini sürdüreceğini söyledi. Sözcü TV’de açıklamalarda bulunan Fatih Erbakan, Gülpınar’ın AK Parti’ye geçme ihtimaline ilişkin, “Kendisi için ‘sirk cambazı’ ve ‘Zübük’ ifadelerini kullanan bir yapıya giderse diyecek bir şey yok” ifadelerini kullandı.

Gülpınar’ın “Kararı YRP ile istişare ederek aldık” sözlerine yanıt veren Erbakan “Bir takım duyumlar geliyordu ama kesin bir bilgi yoktu. Biz açıklamasına şaşırdık. Herhangi bir istişare olmadı bizimle. Üzülerek söylüyorum bizimle bir istişare olmadı. İstişare kelimesi çok mantıklı değil. Bilgi olarak da söylüyorsa öyle bir şey de olmadı” dedi.

Erbakan Gülpınar istifa duyurusunu yaptığı meclis toplantısındaki konuşmasına da değinerek, “Bugün belediye meclis üyeleriyle yaptığı toplantıda da kendisi bizzat söylüyor ‘Ben anket yaptırdım halkın yüzde 79’u istifa etme diyor ama ben çalışamıyorum, baskılar oluyor, projelerim onaylanmıyor, taleplerim geri çevriliyor o nedenle istifa edeceğim diyor. Yüzde 79’a rağmen yapılan bir işten hayır geleceğini zannetmiyorum” ifadelerini kullandı.

Partisinden 14 belediye başkanının istifa edip AK Parti’ye geçtiğinin anımsatılması üzerine Erbakan şu yanıtı verdi: “AK Parti bugün Türkiye’nin en hızlı küçülen partisi. Adeta bir kar topu gibi eriyor. Her ay yüzbinlerce üye kaybı ve yapılan ciddi kamuoyu yoklamalarında da ayda yüzde 5 ila 6 oranından oy kaybediyor. Bugün kararsızlar dağıtılmadığında yüzde 20 civarında görünüyor. Karasızlarla beraber yüzde 25 civarında AKP”

Erbakan’ın bu açıklamalarını Kasım Gülpınar, Sözcü TV’ye değerlendirdi. Serap Belovacıklı’ya konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Kasım Gülpınar, “Ben halkla istişare ettim. Beni belediye başkanlığına yönlendiren de onlardı. Halkla istişare neticesinde halk da çoğunlukla benim AK Parti’ye geçmemi istemiyor. Benim bağımsız devam etmemi istiyorlar” dedi.

Şirk cambazı sözleriyle ilgili de Gülpınar, “Polemiğe girmeyeyim. Fatih bey naif ve saygın bir insan ama ben polemiğe girmek istemiyorum. Netice olarak ben bağımsız devam edeceğim”  dedi.

Paylaşın