DİSK’ten Saraçhane’de Miting: Bu Kara Tablo AKP’nin Eseri

Saraçhane’de gerçekleştirilen “Büyük İşçi Buluşması”nda konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Bu kara tablo, bu yoksulluk, bu işsizlik, hayat pahalılığı tesadüf değil. Bu kara tablo 22 yıldır ülkeyi yöneten AKP’nin tercihlerinin sonucudur” dedi.

Arzu Çerkezoğlu ayrıca, “Yoksuldan alıp zengine veren bu düzenden hesap sormak için yan yanayız” ifadelerini kullandı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), İstanbul Saraçhane’de miting düzenledi. DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, “Büyük İşçi Buluşması” adı verilen mitingde açıklamalarda bulundu. Çerkezoğlu’nun açıklamasında öne çıkan bölümler şöyle:

“İki yılı aşkın süredir gelirde adalet, vergide adalet mücadelesi veriyoruz. İş yerlerinden başladık, meydanlara taşıdık sesimizi. Binlerce imza topladık. İstanbul’dan Ankara’ya yürüdük. Şimdi de yeni bir mücadele süreci içerisindeyiz. Türkiye’nin dört bir yanında, bütün illerde işçi buluşmaları yaptık.

Ardından bölge mitinglerine başladık. İzmir’de sokakları kırmızıya boyadık. Binlerce arkadaşımızla birlikte haykırdık. Şimdi Saraçhane’deyiz. Bu meydan, işçi sınıfının bundan 63 yıl önce ayağa kalktığı meydan.

Bizi asgari yaşama, asgari ücrete en düşük emekli aylığına mahkum edenlere hesap sormak için buradayız. Sendikal haklarımızı yok sayanlardan hesap sormak için buradayız. Sermaye zihniyetine karşı, vergide adalet için yan yanayız. Emeğimiz, ekmeğimiz için, eşitlik, özgürlük için yan yanayız.

Önce şunun adını koyalım: Bu kara tablo, bu yoksulluk, bu işsizlik, hayat pahalılığı tesadüf değil. Bu kara tablo 22 yıldır ülkeyi yöneten AKP’nin tercihlerinin sonucudur. 2 yıldır meydanlardan yükselen bu sesi duymayanlar, bu politikalarda ısrar etmeye devam ediyorlar.

Enflasyon düştü mü? Çarşıda pazarda enflasyonun düştüğünü gören var mı? Bizi yoksulluğa mahkum eden bu politikalara asla teslim olmayacağız. Orta Vadeli Program’da ne var? Güvencesiz çalışma var, sosyal güvenliğe ayrılan payın azaltılması var. Yani emekli olmak daha da zorlaşacak. Emeklilikteki bütün mağduriyetler devam edecek. Ucubu sistemle 12 bin 500 liraya milyonlarca emekliyi mahkum edecekler.

Bir de büyük bir tuzak var. Maaşlar o kadar düştü ki ikinci emekli aylığı aldatmacası adı altında tamamlayıcı emeklilik sigortası var. Bu ne demek çok iyi biliyoruz. Biz tanıyoruz bu tuzağı. Kıdem tazminatımızı ortadan kaldırmak var. Asla aklınızdan bile geçirmeyin. Daha önce kıdem tazminatını gasp etmek için her türlü girişim, DİSK’in duvarlarına nasıl çarpıp geri döndüyse aynı kararlılığı sürdürüyoruz.”

Paylaşın

Gelecek Ve DEVA Partisi Birleşecek Mi? Davutoğlu’ndan Açıklama

DEVA Partisi ile birleşme görüşmelerine ilişkin konuşan Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu, “DEVA şu veya bu modelde birleşmeye daha henüz hazır değil” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Halk TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu ‘Yeni Bir Sabah’ programına konuk oldu. DEVA Partisi ile birleşip birleşmeyeceklerine dair soruları yanıtlayan Ahmet Davutoğlu şunları söyledi:

“Biz birleşelim diye teklif götürdüm. Gelecek Partisi olarak kalırsa isim Babacan başkan olsun, DEVA Partisi kalırsa isim Davutoğlu genel başkan olsun dedim. DEVA ile birleşmekse birleşmek, Saadet ile de grup kurmak dedik. DEVA ile birleşemedik Saadet ile grup kurduk. İsmimizden de fedakarlık ettik mesele de değil.

Sayın Babacan’a dün gece de söyledim grup meselesi de kabulümüz de ama şu anda bizim Saadet Partisi’yle zaten yürüyen bir grubumuz var ve gayet de iyi yürüyor. Bir yıl sonunda yeniden değerlendireceğiz dedik. Ben bu konu da şey ilkelere uyarım, usulüne uyarım. Sayın Babacan’la görüşmeden Sayın Karamollaoğlu’yla görüştüm ve Sayın Karamollaoğlu’na dedim ki biz sizinle bir yıllık bir şey yapmıştık, taahhütte bulunmuştuk.

Başbakanlık yapmış, seçimi kazanmışım. 6 ay sonra ülkede çift başlılık olmasın, AK Parti bölünmesin diye hiçbir şeyi talep etmeden bırakmışım, fedakarlık yapmışım. Şu anda düşündüğümde belki de hata yapmışım. Belki de değil. Mücadele ettim. Hiç mücadeleden geri kalmadım. Belki şu anda olsam bırakmazdım böyle gideceklerini bilseydim bırakmazdım. Ülkede bir çift başlılık olmasın diye fedakarlık yaptım.

Kitleler bizi hala eski Başbakanları, eski ekonomi bakanları olarak görüyor, biliyor ve seviyorlar. Siyasette küstük gitmez. AK Parti kitlelerinin gözü kulağı bizde çünkü biz burada iyi bir muhalefet, yapıcı bir muhalefet sergilersek CHP muhalefetinden daha etkili olduğumuz görüldü Saadet’le çünkü çünkü içeriden konuşuyoruz.

Bizim pozisyonumuz birleşmeye dahil her opsiyona evet diyoruz. Her opsiyona. Yeter ki mecliste AK Parti-CHP kutuplaşmasının karşısında bir yani ortada bir merkez sağ ihtiyacı karşılasın. Sayın Babacan tabii saygı duyarım kurulları var istişare edecek. O kurullar da yaptığı istişarede birleşme değil de grup kurma üzerine duralım dedi. Ben de grup kurma konusunu zaten bizim grubumuz var şu anda Saadet’le konuşuruz. DEVA şu veya bu modelde birleşmeye daha henüz hazır değil.”

Paylaşın

Türkiye’nin “Osman Kavala” Savunması: Siyasi Etki Yok

Türkiye, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılması çağrısı yapan Avrupa Konseyi’ne gönderdiği savunma metninde, Erdoğan dahil hükümet yetkililerinin Osman Kavala hakkındaki açıklamalarının “yargılamaya etkisi olmadığı” ileri sürüldü.

Metinde, beraatine hükmedilmesine rağmen eski bir dosyanın açılmasıyla ceza verilen Osman Kavala’nın, “iç hukuk yollarını tüketmeden AİHM’e başvurduğunu, bu nedenle söz konusu AİHM kararının geçersiz olduğu” da savunuldu.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “bağlayıcı kararlarına uymaya” ve Osman Kavala’yı derhal serbest bırakmaya” çağırmıştı.

Gezi Davası’nda ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı ve iş insanı Osman Kavala hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) hak ihlali kararını uygulamayan iktidarın, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne gönderdiği savunma metni ortaya çıktı.

Savunmada, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dahil hükümet yetkililerinin Kavala hakkındaki açıklamalarının “yargılamaya etkisi olmadığı” ileri sürüldü. İktidar, beraatine hükmedilmesine rağmen eski bir dosyanın açılmasıyla ceza verilen Kavala’nın, “iç hukuk yollarını tüketmeden AİHM’e başvurduğunu, bu nedenle söz konusu AİHM kararının geçersiz olduğunu” da savundu.

Gezi Davası’nda yargılanan Kavala’nın beraat ve tahliyesine hükmedilmiş ancak cezaevinden çıkmadan, daha önce savcılığın tahliye ettiği eski bir dosya “casusluk” başlığıyla yeniden açılarak, yeniden tutuklama kararı verilmişti. Bunun ardından beraat ettiği Gezi Davası’nı istinaf mahkemesi bozmuş, ilk kararı veren heyet de dağıtılmıştı.

Yeni bir mahkemede yargılanan Kavala, Gezi Davası’nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş, cezası onanmıştı. Tüm bu süreçte, Kavala’nın tutuklandığı aşamada hak ihlali kararı veren, tahliyesine ve dosyanın kapatılmasına hükmeden AİHM’nin kararı uygulanmamıştı.

Bu nedenle de Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türkiye için “yaptırım” kararı almıştı. 17-19 Eylül’de Türkiye için uygulanacak yaptırım konusunda toplanan Bakanlar Komitesi, yeni bir gelişme olmaması nedeniyle 24 Ekim’de yapılacak toplantıya kadar Türkiye’den somut bir adım atmasını istemişti.

T24’ün Ankara haber müdürü Gökçer Tahincioğlu‘nun haberine göre, iktidarın Bakanlar Komitesi’ne gönderdiği savunmadaysa, AİHM kararının uygulanmamasının gerekçesi olarak Kavala’nın, “uydurma” eleştirilerine yol açan ‘casusluk’ suçlaması nedeniyle tutuklandığı iddia edildi.

AİHM’nin yetkisizlik nedeniyle başvuru için “kabul edilmezlik kararı vermesi gerektiği ama Türkiye için yaptırım kararı alındığı” savunuldu. Türkiye, daha önce yöneltilen 12 soruya da yanıt verdi.

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan, Dışişleri Bakanlığı kanalıyla gönderilen yanıtlarda şu görüşler savunuldu:

“Kavala, iç hukuk yollarını tüketmeden AİHM’ye başvurmuştur. Başvurucunun tutuklu olduğu dosyaya ilişkin yeni AYM başvurusu yapılmış, bu başvuru sonuçlanmamıştır. Başvurucunun AYM önündeki başvuru sonuçlanmadan AİHM’ye gelmesi “başvuru yollarının tüketilmemesi sebebiyle kabul edilemezlik sebebidir.” AYM’nin önündeki başvuru yeni bir başvurudur. AYM’nin iş yükü göz önünde bulundurulmalıdır. Kavala’nın dosyasının AYM önünde hala sonuçlanmamış olması makul süreyi aşmaz, öngörülebilir ve kabul edilebilirdir.”

Ankara, AİHM kararının bugüne kadar uygulanmamasının sorumlusunun da yine AİHM olduğunu ileri sürdü. Savunmada, AİHM’nin ilk ihlal kararının Kavala’nın tutuklanmasına ilişkin olduğunu, bu ceza dosyasının sonuçlandığını belirtildi. Ceza davası sonuçlanmadan önce Kavala’nın belirtilen dosyadan tahliye edilip farklı bir dosyadan tutuklandığını, casusluk suçuyla verilen bu tutuklamaya ilişkin yargılamanın daha sonra sürdüğünü vurguladı.

Yanıtta, “Başvurucunun tutukluluğunun sebebi, AİHM kararındaki dosya değil, yeni bir dosya olan TCK md. 328’deki casusluk suçlamasıdır. Bu yüzden de AİHM’nin öncelikle başvuru yollarının tüketilmemesinden kabul edilemezlik vermesi, daha sonra da 2019 tarihli önceki kararındaki bulgularla şimdiki dosyayı karıştırmaması gerekir” denildi.

“AKP üyesi hakim” sorusu

Türkiye, daha önce beraat kararı veren mahkemenin bazı üyeleri hakkında disiplin soruşturması açılması, mahkumiyet kararı veren heyette geçmişte AKP üyesi olan bir hakimin yer alması konularına da şu yanıtı verdi:

“Beraat kararı veren hakimlere farklı nedenlerle açılan disiplin soruşturması, ceza yargılaması üzerinde negatif bir etki yaratmamıştır. Disiplin soruşturması açılması, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkını engellemez. Siyaseten angaje olduğu iddia edilen 13. Ceza Mahkemesi’ndeki yargıcın tarafsızlığını/ bağımsızlığını kaybettiğine dair hiçbir somut delil yoktur.”

Türkiye, iktidarın ve Cumhurbaşkanı’nın Kavala hakkındaki açıklamalarının yargılamaya etkisi olup olmadığı konusunda da “Başvurucuya dair hükümet görevlilerinin beyanlarının zamanlama, içerik ve bağlamı dikkate alındığında masumiyet karinesini zedeleyen bir husus yoktur çünkü başvuranın suçluluğuna dair bir değerlendirme içermemektedir” savunmasını yaptı.

Paylaşın

“Türk Telekom” Kaynaklı “Varlık Fonu” Borçları 53 Milyar Lirayı Aştı

Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) 2023 yılı faaliyet raporunda, kurumun Türk Telekom için çektiği kredinin Türk Lirası cinsinden karşılığının 53 milyar 754 milyon liraya ulaştığı belirtildi.

2005 yılında özelleştirilen Türk Telekom kötü yönetim nedeniyle uçurumun kenarına sürüklendi. Türkiye Varlık Fonu (TVF), şirketin çoğunluk hisselerini Mart 2022’de aldı. 2024 itibarıyla borca saplanan kurumun kaderi adeta bankaların eline terk edildi.

CHP Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Cevdet Akay, Türkiye Varlık Fonu Raporu’na mercek tutarak Türk Telekom’un içinde bulunduğu batağı ortaya koydu. Türk Telekom’un hisselerinin alınması için Varlık Fonu tarafından 11 bankadan çekilen kredinin yalnızca sekiz ayda 5 milyar TL’nin üzerinde artarak 53 milyar TL’yi aştığı öğrenildi.

CHP’li Akay’ın çalışmasından edinilen bilgiye göre, Varlık Fonu, Türk Telekom’un hisselerinin alabilmek için 2022 yılında, toplam 11 bankadan 1 milyar 581 milyon 790 bin ABD Doları tutarında kredi çekti. 31 Aralık 2022 itibarıyla toplam 184 milyar 878 milyon TL olan Varlık Fonu’nun finansal borcunun 32 milyar 715 milyon TL’sinin Türk Telekom paylarının alımı amacıyla bankalardan çekilen kredilere ilişkin anapara, faiz ve kur farkı giderlerinden oluştuğu bildirildi.

Varlık Fonu’nun gecikmeli olarak yayımlanan 2023 yılı faaliyet raporu ise kredi borcunun katlanarak arttığını ortaya koydu. Varlık Fonu’nun Türk Telekom için çektiği kredinin Türk Lirası cinsinden karşılığının, ocak-ağustos döneminde artarak 53 milyar 754 milyon TL’ye ulaştığı belirtildi.

BirGün’den Mustafa Bildirci’nin aktardığına göre; İktidarın hatalı uygulamalarının faturasının yurttaşın omuzlarına yüklendiğinin altını çizen CHP Milletvekili Cevdet Akay, Türk Telekom kaynaklı Varlık Fonu borçlarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:

“TVF’nin Türk Telekom’u satın almak için 11 bankadan aldığı 1 milyar 581 milyon dolarlık kredinin çekildiği tarihteki karşılığı 32 milyar TL’ye tekabül ederken, bugün bu tutar tahakkuk edecek olan faiz giderleri hariç 53 milyar 754 milyon TL’ye tekabül etmektedir. Bu durum, öngörüsüz politikaların ekonomimize verdiği zararı, yönetilemeyen kurumların devleti nasıl borç batağına sapladığının en büyük kanıtıdır.”

Paylaşın

CHP’nin “İktidar Planı” Belli Oldu

31 Mart’ta gerçekleştirilen seçimlerde pirinci parti konumuna yükselen Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) iktidar planı belli oldu: Gölge kabine farklı illerde toplanacak, program çalışması mayısa kadar bitecek.

İktidara Kasım 2025 için erken seçim çağrısı yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin merkez yönetim Kurulu (MYK) üyelerine en geç mayıs ayına kadar seçim beyannameleri olacak parti programı çalışmalarını bitirme talimatı verdi. Bu kapsamda partinin Gölge kabinesinin ekim ayı itibarıyla il gezilerine başlayacağı belirtildi.

Gölge kabinenin iki haftada bir Özel başkanlığında Türkiye’nin farklı bir ilinde toplanacağını aktaran CHP kurmayları “İlk olarak 7 Ekim’de Hatay’da olacağız. Ardından iki haftada bir farklı illerde toplanmaya devam edeceğiz. Bu şekilde hem iktidar olunca neler yapacağımızı her ilde anlatmış olacağız hem de gittiğimiz illerde örgütü canlı ve motive tutacağız.

Çalışmalarımıza örgütümüz, o bölgenin yerel sendikaları, akademisyenleri, meslek örgütleri de katkı verecek” dedi. Kurmaylar ilk toplantının Hatay’da yapılacak olmasıyla ilgili de “Depremden en çok etkilenen illerden birisi Hatay’dı. Genel başkanımız da özellikle Hatay’la ilgili hassasiyetini sürekli dile getiriyor” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın aktardığına göre; Partinin örgüt faaliyetlerini yoğunlaştıracağını söyleyen kurmayları “Gölge kabine üyeleri alanlarında çalıştaylar yapacak. 30 Eylül’de genel başkanımızın da yer alacağı bir sağlık çalıştayı yapacağız. Sonrasında eğitim ve ekim sonu da emek çalıştayı olacak” bilgisini paylaştı.

Paylaşın

Emeklilik Sistemi Kökten Değişiyor: Yeni Formül Belli Oldu

Emeklilik sisteminde köklü değişiklikleri içeren bir paketin hazırlığına devam eden ekonomi yönetimi, tüm seçeneklerin ayrı ayrı bütçeye getirisi ve götürüsünü hesaplıyor.

Ortaya konulacak çözüm yöntemlerinden hangisi için kanuni düzenleme hangisi için ikincil mevzuat düzenlemesi yapılacağı konusunda bir rapor hazırlanarak siyasilere sunulacak.

Hem maaş farkı, hem en düşük emekli aylığı sorunu aynı pakette gündeme gelebilir. Hesaplama yöntemi kaynaklı 2024 yılında emekli olacakların aylıklarının 2025’te emekli olacaklara göre yüzde 30 daha yüksek olması sebebiyle yığılmaların önlenmesine yönelik çalışmalar sürüyor.

Ekonomim’de yer alan bilgilere göre, ekonomi yönetimi şu anda uygulamanın etki analizi üzerinde çalışıyor. Bir yandan uygulamanın bütçeye getirisi ve götürüsüne bakılırken, diğer yandan da düzenlemenin hangi yöntemle yapılacağı yönünde çalışmalar yapılıyor. Çalışmanın sonucuna göre yönetmelik gibi ikincil mevzuat yeterliyse, sorun yasal düzenleme yapılmadan çözülecek.

Aylıklarda hesaplama yöntemi kaynaklı 2024 yılında emekli olacakların, takip eden yıllara göre yüzde 30 daha yüksek aylık alacak olmaları bu yıl emekli olacakların sayısında ciddi artış yaşatacak.

Halen sigortalı olarak çalışanlardan hem prim hem de gelir vergisi alınmayacağı gibi bunlara SGK tarafından aylık ödenecek olmasının bütçeye büyük yük getireceği bekleniyor.

Ekonomi yönetimi bunun önüne geçmek için emeklilik hakkı kazananların, hangi yıl emekli olursa olsun en yüksek hangi yıla karşılık geliyorsa o yıl için hesaplanan aylığı almasına yönelik bir çalışma başlatıldı.

Ancak bu çalışma ile birlikte genel emeklilik sistemini de bir anlamda kökünden değiştirebilecek başka bir düzenleme üzerinde çalışılıyor. Halen en düşük emekli aylığı 12 bin 500 lira düzeyinde ve kök aylığı bunun altında olan yüzbinlerce emeklinin aylığı bu rakama tamamlanıyor.

Aylıkların tamamlanması uygulamasından vazgeçilerek, bu tutara karşılık gelen sosyal destek verilmesi yöntemi üzerinde çalışma yapıldığı, daha önce gündeme gelmişti. Çalışmada aylık bağlama esaslarında da bir değişiklik yapılarak, prim günü ile aylıklar arasındaki dengesizliğin de giderilmesi amaçlanıyor.

Yani 7 bin gün prim ödeyen ile 9 bin gün prim ödeyen kişiler aynı aylığı almayacak. Edinilen bilgilere göre yeni yapılacak çalışmada bu iki konu bir arada gündeme getirilecek.

Bununla ilgili genel bir paket hazırlanacak. Şu anda bürokratlar ve ekonomi yönetimi, yapılacak çalışmaların etki analizi üzerinde duruyor. Tüm seçeneklerin ayrı ayrı bütçeye getirisi ve götürüsü hesaplanıyor. Etki analizi uyarınca ortaya konulacak çözüm yöntemlerinden hangisi için kanuni düzenleme hangisi için ikincil mevzuat düzenlemesi yapılacağı konusunda da bir rapor hazırlanarak siyasilere sunulacak.

Paylaşın

Vatandaşın Yıllık Enflasyon Beklentisi Yüzde 71,6

12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri, piyasa katılımcıları için 1,2 puan azalarak yüzde 27,5, reel sektör için 2,7 puan azalarak yüzde 51,1, hanehalkı için 1,5 puan azalarak yüzde 71,6 seviyesine geriledi.

Haber Merkezi / Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak yüzde 29,0 seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Sektörel Enflasyon Beklentileri Eylül 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; 2024 yılı Eylül ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri, piyasa katılımcıları için 1,2 puan azalarak yüzde 27,5 seviyesine, reel sektör için 2,7 puan azalarak yüzde 51,1 seviyesine, hanehalkı için 1,5 puan azalarak yüzde 71,6 seviyesine geriledi.

Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak yüzde 29,0 seviyesinde gerçekleşti.

Sektörel Enflasyon Beklentileri, Piyasa Katılımcıları Anketi, İktisadi Yönelim Anketi ve Türkiye İstatistik Kurumu iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi ile finansal ve reel sektör uzmanlarının, imalat sanayi firmalarının ve hanehalkının 12 ay sonrası yıllık tüketici enflasyonu beklentileri derlenerek elde edildi.

Paylaşın

Koşullar Beyninizi Nasıl Değiştirir?

Yaşlandıkça vücudunuz fark edilir şekilde değişikliğe uğrar. Saçlarınız grileşir, cildiniz kırışır ve elastikiyetini kaybeder. Daha az belirgin olan ise beyninizde meydana gelen değişikliklerdir.

Haber Merkezi / Normal yaşlanma süreci bilişsel yeteneklerde ince değişikliklere neden olurken, travmatik bir şey yaşadığınızda, beyniniz “kaç ya da savaş” tepkisini tetikler. Çoğu durumda beyin travma ile başa çıkar, ama bazı durumlarda travmaya bağlı bilişsel bozukluklar yaşanabilir.

Depresyon: Depresyon sadece ruh halinizi etkilemez, bozukluk beyninizi de değiştirebilir. Uzmanlar, depresyonun beyinin bazı bölgelerindeki aktiviteyi azalttığını söylüyor.

Bir araştırma, on yıldan uzun süre depresyonda olan kişilerin yaklaşık yüzde 30 daha fazla beyin iltihabına sahip olduğunu ortaya koydu. Bu durum, beyin hücresi kaybına yol açabilir, bu da hafıza sorunları ve bunama olasılığını artırabilir.

Felç: Felç, beyninizin bir kısmına giden kan akışı durduğunda meydana gelir. Bu durum, kalıcı beyin hasarına neden olur ve ölüme ve sakatlığa yol açabilir.

Alkol bozukluğu: Alkol, bulanık görüşe, peltek konuşmaya ve hafıza kaybına neden olabilir. Bunun nedeni alkolün beyin hücrelerini öldürmesidir. Araştırmalar, alkol tüketiminin beynin belirli kısımlarını da küçültebileceğini ortaya koyuyor.

Şizofreni: Şizofreni hastalarının beyinleri, bu bozukluğu olmayanlardan farklıdır. Taramalar, beyni oluşturan yağlı madde olan gri ve beyaz maddeyi kaybettiklerini göstermektedir. Beyaz madde, bilginin taşındığı beynin derinliklerinde yer alır. Gri madde onu çevreler ve beynin bilgiyi işlemesine yardımcı olur.

Alzheimer: Beyinde nöron adı verilen hücreler bulunur. Bunlar kimyasal ve elektriksel sinyaller aracılığıyla birbirleriyle “konuşur” ve vücudunuzun geri kalanına mesajlar gönderir. Alzheimer, bu iletişimi bozar. Bozulmanın iki proteinin, amiloid ve taunun birikmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Migren: Migreni olan kişilerin beyinlerindeki bazı sinirler stres veya parlak ışık gibi tetikleyicilere aşırı tepki verir. Bu, kimyasalların beyindeki kan damarlarını daraltmasına neden olan bir aktivite dalgası başlatır. Bu da baş ağrısına ve diğer semptomlara neden olur. Zamanla, kronik migren, beyindeki gri ve beyaz madde kaybına neden olabilir.

Beyin Anevrizması: Beyin anevrizması, bir kan damarındaki zayıf noktadır. Bu nokta veya noktalar şişer veya dışarı doğru çıkıntı yapar. Zamanla yırtılır ve kan sızdırır. Bu, beyinde veya beyin ile astarı arasındaki bölgede kanamaya neden olur. Bunlar hemorajik inmelerdir. Bu durum, baş ağrısına, mide bulantısına, nöbetlere ve hatta ölüme yol açabilir.

Beyin sarsıntısı: Birçok talihsizlik beyin sarsıntısına neden olabilir. Beyin sarsıntıları beyindeki kimyasalların dengesini bozarak sinir hücresi işlevine zarar verir ve iltihaplanmaya neden olur.

Multipl skleroz: Multipl skleroz durumunda, bağışıklık sistemi beyindeki ve omurilikteki sinirlere saldırır. Vücut, sinirlerin etrafındaki yalıtım tabakası olan miyeline zarar vermek için beyaz kan hücreleri gönderir. Bu, sinir hasarına neden olur ve beyne giden ve beyinden gelen bilgi akışını bozar.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu: Uzmanlar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi DEHB semptomlarının beyin farklılıklarından kaynaklandığını düşünüyor. Araştırmalar, DEHB’li kişilerde daha az gri ve beyaz madde olduğunu gösteriyor.

Paylaşın

Sağlıklı Saçlar İçin Beş Adımlı Saç Bakım Rutini

Kırık uçlu veya donuk saçlarla savaşmaktan yoruldunuz mu? Eğer öyleyse, saç bakım rutininizi yenilemenin ve saçınızın doğal güzelliğini geri kazanmanın zamanı geldi.

Haber Merkezi / İyi bir saç bakım rutini saçınızın nasıl göründüğü konusunda fark yaratabilir. Aşağıdaki ipuçları saç sorunlarıyla mücadele etmenize yardımcı olabilir.

Unutmayın, saç bakımı söz konusu olduğunda tutarlılık anahtardır.

Şampuan ve saç kremi: Saç tipinize (örneğin yağlı, kuru, boyalı) uygun bir şampuan ve saç kremi seçin.

Şampuanı saç derinize uygulayın ve nazikçe masaj yapın. Saç uçlarınıza krem ​​sürmeden önce iyice durulayın. Durulamadan önce saç kremini birkaç dakika saçınızda tutun.

Derin bakım: Saçınıza ekstra besin ve nem sağlamak için haftada bir kez derinlemesine bakım yapın.

Saçınıza derinlemesine bakım maskesi uygulayın ve önerilen süre boyunca bekletin, soğuk suyla iyice durulayın.

Saç şekillendirme: Saçınıza zarar verebileceğinden aşırı ısıyla şekillendirme yapmaktan kaçının.

Isıyla şekillendirici aletleri kullanırken, saçlarınıza ısıdan koruyucu sprey sıkın. Saçınızı mümkün olduğunca kendiliğinden kurumaya bırakın.

Kestirme: Saç uçlarındaki kırıkları gidermek ve sağlıklı saç uzamasını desteklemek için düzenli olarak uçlarından kestirmek şart. Her 6 – 8 haftada bir saçlarınızı düzeltmeyi hedefleyin.

Saç derisi bakımı: Sağlıklı saçlar için sağlıklı saç derisi çok önemlidir.

Haftada bir kez saç derinize bir peeling uygulayın veya arındırıcı bir şampuan kullanın. Kan dolaşımını artırmak için saç derinize düzenli olarak masaj yapın.

Sağlıklı saçlar için saç bakım ipuçları:

Beslenme: Yediğiniz şeyler saçınızın sağlığı üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir. Yeterli protein, demir, çinko ve biotin aldığınızdan emin olun.

Su tüketimi: Vücudunuzun düzgün çalışması için suya ihtiyacı olduğu gibi saçınızın da suya ihtiyacı vardır. Gün boyunca bol su içmek saçınızın nemli kalmasına yardımcı olur ve kuruluğu, kırılmayı önler.

Güneşten koruyun: Güneş saçınıza zarar verebilir, özellikle de boyarsanız. Saçınızı zararlı UV ışınlarından korumak için şapka takın veya SPF içeren bir saç ürünü kullanın.

Sıkı saç modellerinden kaçının: Saçınıza sıkı stillerden bir mola verin ve mümkün olduğunda daha gevşek saç stilleri tercih edin.

Yumuşak saç tokaları kullanın: Saçınıza zarar vermeyecek nazik saç tokaları veya lastik tokalar kullanmayı deneyin.

Sağlıklı saçlar için saç bakım rutini hakkında sık sorulan sorular

Günlük saç bakım rutini gerçekten işe yarıyor mu?: Evet, günlük bir saç bakım rutini saçınızın sağlığını ve görünümünü önemli ölçüde iyileştirebilir.

Kusursuz bir saç bakım rutini nasıl uygulayabilirim?: Mükemmel bir saç bakım rutini, saçınızı uygun bir şampuan ve saç kremiyle düzenli olarak temizlemeyi içerir. Havluyla kurulayın ve ısıyla şekillendirici aletleri kullanmadan önce, bir ısı koruyucu uygulayın.

Paylaşın

Brokoli Ve Nohut Salatası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Brokoli ve nohut salatası, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. 

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

¼ su bardağı ince dilimlenmiş kırmızı soğan
½ çay kaşığı öğütülmüş kimyon
⅓ su bardağı tam yağlı sade yoğurt
2 yemek kaşığı tahin
2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı

1 yemek kaşığı limon suyu
¾ çay kaşığı tuz
½ çay kaşığı karabiber
4 su bardağı lokma büyüklüğünde brokoli çiçeği
400 gr nohut konservesi, yıkanmış
½ su bardağı nar çekirdeği

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Soğanı küçük bir kase soğuk suda 10 dakika bekletin, iyice suyunu süzün.

Bu arada, küçük bir kuru tavada orta ateşte kimyonu, 1 ila 2 dakika, güzel kokana kadar karıştırarak kavurun, büyük bir kaseye aktarın. Yoğurt, tahin, yağ, limon suyu, 1/2 çay kaşığı tuz ve karabiber ekleyin; pürüzsüz olana kadar çırpın.

Brokoli, nohut, nar taneleri ve soğanı ekleyin ve karıştırın. 10 dakika bekletin, kalan 1/4 çay kaşığı tuzla tatlandırın ve tekrar karıştırın. Afiyet olsun…

Paylaşın