Vejetaryen Minestrone, Malzemeleri, Hazırlanışı

Akşam için henüz uygun bir çorba tarifi bulamadınız mı? Vejetaryen minestrone, akşam için ideal bir tarif. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi yapın!

Haber Merkezi / Ortalama 100 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
2 su bardağı doğranmış soğan (2 orta boy)
2 su bardağı doğranmış kereviz (4 orta boy sap)
1 su bardağı doğranmış yeşil dolmalık biber (1 orta boy)

4 diş sarımsak, kıyılmış
3 su bardağı kıyılmış lahana
3 su bardağı doğranmış karnabahar (yaklaşık 1/2 orta boy)
2 su bardağı doğranmış havuç (4 orta boy)

2 su bardağı haşlanmış yeşil fasulye, 2,5 cm’lik parçalara kesilmiş
8 su bardağı tavuk suyu
2 su bardağı su
400 gr domates sosu

100 gr küp küp doğranmış domates
400 gr haşlanmış barbunya veya alaca fasulye
1 defne yaprağı
4 su bardağı doğranmış taze ıspanak

½ su bardağı incecik doğranmış taze fesleğen
10 yemek kaşığı taze rendelenmiş parmesan peyniri

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Büyük bir çorba tenceresinde veya güveçte (8 litre veya daha büyük) yağı orta ateşte ısıtın. Soğan, kereviz, dolmalık biber ve sarımsağı ekleyin; yumuşayana kadar sık ​​sık karıştırarak pişirin, 13 ila 15 dakika. Lahana, karnabahar, havuç ve yeşil fasulyeleri ekleyin; hafifçe yumuşayana kadar ara sıra karıştırarak pişirin, yaklaşık 10 dakika daha.

Et suyunu, suyu, domates sosunu, domatesleri, fasulyeleri ve defne yaprağını ekleyin; üzerini kapatın ve kaynatın. Ateşi kısın ve sebzeler yumuşayana kadar, 20 ila 25 dakika, kısmen kapalı olarak pişirin. Ispanağı ekleyin ve 10 dakika daha pişirin. Defne yaprağını atın, fesleğeni karıştırın. Her porsiyonun üzerine 1 yemek kaşığı peynir koyun. Afiyet olsun…

Paylaşın

Sebzeli Minestrone Çorbası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sebzeli minestrone çorbası, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. 

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 6 saatte hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

4 adet büyük havuç, doğranmış
3 sap kereviz, doğranmış
1 küçük kırmızı soğan, doğranmış
3 diş sarımsak, kıyılmış
2 su bardağı taze yeşil fasulye, parçalara kesilmiş

400 gr haşlanmış kırmızı fasulye
400 gr konserve doğranmış domates
6 su bardağı sebze suyu
2 yemek kaşığı karışık baharat
1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber

¾ çay kaşığı tuz
½ çay kaşığı karabiber
1 adet büyük doğranmış kabak
100 gr tam buğday dirsek makarna
½ su bardağı taze rendelenmiş parmesan peyniri

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Havuç, kereviz, soğan, sarımsak, taze fasulye, barbunya fasulyesi, domates, et suyu, İtalyan baharatı, kırmızı toz biber, 1/4 çay kaşığı tuz ve karabiberi 6 ila 8 litrelik yavaş pişiricide birleştirin. Kapağını kapatın ve düşük ayarda 6 ila 8 saat pişirin.

Kabak, makarna ve kalan 1/2 çay kaşığı tuzu karıştırın. Üzerini kapatın ve makarna yumuşayana kadar 15 ila 20 dakika daha kısık ateşte pişirin. Hemen servis edin, her porsiyonun üzerine yaklaşık 1 1/2 yemek kaşığı parmesan ekleyin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Gökkuşağı Minestrone, Malzemeleri, Hazırlanışı

Gökkuşağı minestrone, temel besin maddelerinin bir kombinasyonunu sağlayan sağlıklı ve lezzetli bir tarif. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi yapın! Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
1 orta boy soğan, doğranmış
1 orta boy havuç, doğranmış
1 büyük sap kereviz, uzunlamasına ikiye bölünmüş ve dilimlenmiş

1 çay kaşığı karışık baharat
½ çay kaşığı karabiber
¼ çay tuz
6 su bardağı sebze suyu
400 gr küp küp doğranmış domates

1 orta boy yaz kabağı, uzunlamasına ikiye bölünmüş ve dilimlenmiş
1 orta boy kırmızı dolmalık biber, küp küp doğranmış
4 su bardağı kıyılmış lahana
400 gr konserve barbunya veya cannellini fasulyesi
1 yemek kaşığı kırmızı sirke

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Büyük bir tencerede yağı orta ateşte ısıtın. Soğan, havuç ve kerevizi ekleyin; yumuşamaya başlayana kadar yaklaşık 3 dakika karıştırarak pişirin. Sarımsak, karışık baharatı, karabiber ve tuzu ekleyin; 1 dakika karıştırarak pişirin.

Et suyunu ve domatesleri sularıyla birlikte ekleyin; kaynatın. Kabağı, dolmalık biberi, kara lahanayı ve makarnayı karıştırın. Tekrar kaynatın, ateşi kısın ve canlı bir şekilde pişmeye devam etmesi için ara sıra karıştırarak pişirin, sebzeler ve makarna yumuşayana kadar yaklaşık 10 dakika. Ateşten alın ve fasulyeleri ve sirkeyi karıştırın. Afiyet olsun…

Paylaşın

Hindi Ve Lahana Minestrone Çorbası

Hindi ve lahana minestrone çorbası, temel besin maddelerinin bir kombinasyonunu sağlayan sağlıklı ve lezzetli bir tarif. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi yapın! Ortalama 3 saat 50 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

275 gr baharatlı hindi sosis
2 su bardağı doğranmış soğan (1 soğan)
1 su bardağı doğranmış havuç (1 havuç)
¾ su bardağı doğranmış kereviz (2 kereviz sapı)
6 su bardağı tavuk suyu

400 gr ateşte kavrulmuş, küp küp doğranmış domates
400 gr barbunya fasulyesi konservesi
1 çay kaşığı tuz
½ çay kaşığı karabiber
1 su bardağı pişmemiş makarna
2 su bardağı taze lahana yaprağı, iri kıyılmış

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Büyük yapışmaz bir tavayı orta yüksek ateşte ısıtın. Sosisleri tavaya ekleyin ve tahta bir kaşıkla ufalanana kadar karıştırarak 4 dakika pişirin. Soğanları, havuçları ve kerevizi tavaya ekleyin; sosisler kızarana ve sebzeler hafifçe karamelize olana kadar ara sıra karıştırarak pişirin, yaklaşık 6 dakika. 1 su bardağı et suyu ekleyin; 1 dakika pişirin, karıştırarak ve tavadaki kızaran parçaları gevşetmek için kazıyın.

Sosis karışımını 5 ila 6 litrelik yavaş pişiriciye aktarın. Domatesleri, fasulyeleri, tuzu, 1/4 çay kaşığı karabiberi ve kalan 5 su bardağı suyu karıştırın. Sebzeler yumuşayana kadar yaklaşık 2 saat 30 dakika boyunca DÜŞÜK ayarda pişirin. Makarnayı karıştırın; makarna pişene kadar yaklaşık 1 saat boyunca DÜŞÜK ayarda pişirin. Lahana ve kalan 1/4 çay kaşığı karabiberi karıştırın. Çorbayı kaselere koyun ve sıcak servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Vegan Minestrone Çorbası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Vegan minestrone çorbası, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. 

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

5 diş sarımsak, kıyılmış
3 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
1 su bardağı küp doğranmış tam tahıllı ekmek
1 su bardağı doğranmış pırasa

1 su bardağı doğranmış havuç
3 su bardağı sebze suyu
3 su bardağı su
¾ çay kaşığı kosher tuzu
1 su bardağı küçük makarna

275 gr kabak (yaklaşık 1 orta boy), uzunlamasına ikiye bölünmüş ve ince dilimlenmiş
400 gr haşlanmış cannellini fasulyesi
3 su bardağı taze lahana
1 su bardağı haşlanmış bezelye
½ çay kaşığı karabiber

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Fırını önceden 180 derecede ısıtın. Orta ateşte orta boy bir tavada sarımsağı ve 2 yemek kaşığı yağı, sarımsak yumuşayana kadar 3 ila 4 dakika sürekli karıştırarak pişirin. Ekmeği ekleyin; karıştırın. Karışımı bir fırın tepsisine eşit şekilde yayın. Kızarana kadar 8 ila 10 dakika pişirin.

Bu arada, kalan 1 yemek kaşığı yağı büyük bir tencerede orta yüksek ateşte ısıtın. Pırasa ve havuçları ekleyin; ara sıra karıştırarak yumuşayana kadar 5 ila 6 dakika pişirin. Et suyunu, suyu ve tuzu ekleyin; üzerini kapatın ve yüksek ateşte kaynatın. Makarnayı ekleyin ve ateşi orta yüksek seviyeye düşürün; sık sık karıştırarak, 5 dakika boyunca açıkta pişirin.

Kabakları ekleyin; ara sıra karıştırarak, makarna kıvamına gelene kadar yaklaşık 5 dakika pişirin. Fasulyeleri, lahanayı, bezelyeleri ve karabiberi karıştırın. Ara sıra karıştırarak, lahana solana kadar yaklaşık 2 dakika pişirin. Çorbayı eşit şekilde 6 kaseye dökün; krutonları serpin. Afiyet olsun…

Paylaşın

UEFA Uluslar Ligi: Türkiye Liderliğini Sürdürdü

UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup üçüncü maçında A Milli Erkek Futbol Takımı ile Karadağ, Samsun Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. A Milli Erkek Futbol Takımı, sahadan 1 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / A Milli Erkek Futbol Takımı’na galibiyeti getiren golü 69. dakikada İrfan Can Kahveci kaydetti.

A Milli Erkek Futbol Takımı, grupta oynadığı ilk maçta deplasmanda Galler ile 0-0 berabere kalırken, İzmir’de İzlanda’yı 3-1 mağlup etti.

Karadağ ise ilk maçında deplasmanda İzlanda’ya 2-0, sahasında da Galler’e 2-1 mağlup oldu. Grupta puanı bulunmayan Karadağ son sırada yer aldı.

69. dakikada Kenan’ın sol çaprazdan vurduğu şutu direkten dönerken, dönen topu İrfan Can’ın ağlara gönderdi.

Stat: Samsun

Hakemler: Daniele Chiffi, Alessio Berti, Luigi Rossi

Türkiye: Uğurcan Çakır, Mert Müldür (Zeki dk. 62), Merih Demiral, Abdülkerim Bardakcı, Ferdi Kadıoğlu, Hakan Çalhanoğlu, Orkun Kökçü, Yunus Akgün (İrfan Can dk. 62), Arda Güler (Kaan dk. 83), Kerem Aktürkoğlu (Kenan Yıldız dk. 69), Barış Alper Yılmaz (Bertuğ Yıldırım dk. 46)

Karadağ: Igor Nikic, Adam Marusic, Igor Vujacic, Nikola Sipcic, Andrija Vukcevic, Driton Camaj (Osmanjic dk. 61), Marko Bakic (M. Vukotic dk. 90), Edvin Kuc (Jankovic dk. 61), Vlademir Jovovic (Brnovic dk. 76), Stevan Jovetic (Mugosa dk. 76), Nikola Krstovic

Gol: İrfan Can (dk. 69) (Türkiye)

Paylaşın

Bakırhan: Retçi Ve İnkarcı Rejimlerin Ayakta Kalma İmkanı Yok

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Ortadoğu ve Türkiye’de ciddi bir kırılma yaşandığını ve 100 yıl önce bölgede hegemonik güçler tarafından bir düzen oturtulduğunu hatırlatarak, “Avrupa kendi meselelerini çözdü büyük oranda ama yaşadığımız coğrafya için masa üstünde sınırlar çizildi, tekçi inkarcı bir düzen oturtuldu” dedi ve ekledi:

“Artık bu sistem çözüldü ve sistemi oluşturanlar da bu gerçekliği çok iyi görüyorlar. İnkarcı ve retçi sistemi sürdürenler de bunun farkındadır. Suriye, Yemen, Irak, genel olarak Ortadoğu bu haldeyse inkarcı ve retçi zihniyet yüzündendir. Artık bu retçi ve inkarcı rejimlerin ayakta kalma imkanı yok.”

Türkiye’yi üç kez sıfırdan inşa edebilecek kadar bir paranın Kürtler dillerini kullanmasın, Kürt inkarı sürsün diye savaşa harcandığını ifade eden Bakırhan, “Yeniden düzen kuruluyor. Klasik sömürge anlayışı artık yok. Güçlü olanın, direnenin hakkını alabileceği bir sürece girdik. Artık ret ve inkarın sona ereceği bir döneme giriyoruz. Dünya değişiyor, güçlü olan, örgütlü olan kazanıyor” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Alevi kurumlarının başkanları ve temsilcileriyle Ankara’da bir araya geldi.

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu ve Milletvekili Celal Fırat’ın da hazır bulunduğu buluşmaya Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanları Zeynel Kete ve Kadriye Doğan, Hacı Bektaş Veli Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Nurullah Esat Ünsal katıldı.

Buluşmada konuşan Hatimoğulları, Ortadoğu’da yaşanan savaşlarda halklar ve inançların hedeflendiğini belirterek, “Zaman içinde siyasal İslam çizgisi emperyalist güçler tarafından örgütlendi ve ön plana çıkarıldı. El Kaide ve IŞİD hala tehdit ve tehlike olmaya devam ediyor” dedi. Alevilere yönelik saldırılara dikkat çeken Hatimoğulları, Aleviliğin Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlanması ve ÇEDES gibi projelerle içeride de Alevilere yönelik asimilasyonun sürdüğünü ifade etti.

Hatimoğulları, mevcut gelişmeler ışığında birleşik demokratik bir güç birliğine acilen ihtiyaç olduğunu belirterek, “Alevi örgütleriyle ortak ne yapabiliriz, nasıl ortak hareket edebiliriz? Bunu konuşmak istiyoruz” dedi. Hatimoğulları, Emek ve Özgürlük İttifakının kalıcı ve stratejik bir ittifak olarak düşünüldüğünü ancak seçim öncesine denk geldiği için seçim ittifakı gibi algılandığını dile getirdi.

Bakırhan ise buluşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başladı. Ortadoğu ve Türkiye’de ciddi bir kırılma yaşandığını ve 100 yıl önce bölgede hegemonik güçler tarafından bir düzen oturtulduğunu hatırlatan Bakırhan, “Avrupa kendi meselelerini çözdü büyük oranda ama yaşadığımız coğrafya için masa üstünde sınırlar çizildi, tekçi inkarcı bir düzen oturtuldu. Artık bu sistem çözüldü ve sistemi oluşturanlar da bu gerçekliği çok iyi görüyorlar. İnkarcı ve retçi sistemi sürdürenler de bunun farkındadır. Suriye, Yemen, Irak, genel olarak Ortadoğu bu haldeyse inkarcı ve retçi zihniyet yüzündendir. Artık bu retçi ve inkarcı rejimlerin ayakta kalma imkanı yok” şeklinde konuştu.

Türkiye’yi üç kez sıfırdan inşa edebilecek kadar bir paranın Kürtler dillerini kullanmasın, Kürt inkarı sürsün diye savaşa harcandığını ifade eden Bakırhan, “Yeniden düzen kuruluyor. Klasik sömürge anlayışı artık yok. Güçlü olanın, direnenin hakkını alabileceği bir sürece girdik. Artık ret ve inkarın sona ereceği bir döneme giriyoruz. Dünya değişiyor, güçlü olan, örgütlü olan kazanıyor” dedi.

Kuzey ve Doğu Suriye’de oluşturulan çok kimlikli ve çok dilli sistemin bir çözüm modeli olduğunun altını çizen Bakırhan, Türkiye devrimci hareketinin de hayallerinin Rojava’da gerçekleştiğini söyledi. “Bahçeli’yi yok saymaya çalıştığı DEM Parti ile görüştüren koşulları en az onlar kadar, Erdoğan ve Bahçeli kadar iyi okumamız gerekiyor” diyen Bakırhan, muhalif ve devrimci güçlerin de mevcut koşulları iyi okuması ve değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

ABF Başkanı Mustafa Aslan da konuşmasında Alevi kurumlarıyla DEM Parti ve öncülü partiler arasındaki diyalogun 7 Haziran seçimlerinde sıklaştığını ve bugüne kadar da ilerleyerek devam ettiğini belirtti. DEM Parti’nin söz kurduğunda Alevi toplumunun da sözcülüğünü yapmasını beklediklerini belirten Aslan, “Bir anayasa tartışması yapılacaksa Alevi toplumunun taleplerinin de dile getirilmesini bekliyoruz” dedi. Gelişecekse bir diyalog ve müzakere sürecinin mutlaka açık olması gerektiğini dile getiren Aslan, “Diyalog ve müzakereden kaçmamak lazım, kendi taleplerimizi dile getirmeliyiz” dedi. Aslan son olarak siyasal gelişmelerin daha sık ortak değerlendirmeye ihtiyaç olduğunu söyledi.

Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Genel Başkanı Ercan Geçmez ise görüşme ve diyalogun önemine işaret ederek, “Siyasetçileri bu konuda daha da cesaretlendirmek lazım” dedi. Alevi örgütlerinin inanç örgütleri olarak görülmesinin sorunlu bir yaklaşım olduğunun altını çizen Geçmez, Alevi kurumlarının Türkiye’nin sorunlarına duyarlı örgütler olduklarını söyledi. Asimilasyon politikalarına da dikkat çeken Geçmez, bunun topluma çok pahalıya mal olduğunu ve bu asimilasyon politikalarının önüne geçmek için ortak hareket etmek gerektiğini söyledi. Geçmez, DEM Parti’nin Hacı Bektaş Anma etkinliklerinde verdiği mesajların Alevi toplumunda karşılık bulduğunu da ifade etti.

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü de konuşmasında sorunlara ortak çözüm üretilmesinin önemine işaret etti. Şengünlü, ana muhalefet partisinin değişim rüzgarıyla yerelde iktidar olduğunu ancak son dönemlerde iktidara karşı etkisiz hale geldiğini söyledi. Şengünlü, “Son dönemlerde yaşanan değişim ve diyalog girişimlerinin de herkes tarafından iyi değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.

Alevi çocuklarının ve yeni neslin milliyetçi yapılardan etkilendiklerini ve buna önlem alınması gerektiğini belirten Şengünlü, Alevi toplumunun belki de kendi partisini kurması gerektiğini dile getirdi. Cuma Erçe ise Ortadoğu’da değişimin kendisini dayattığını dile getirerek, “Eğer emekçiler ve halklar değişimi zorlamazsa, bu değişim sermayenin ve egemenlerin istediği yöne doğru evrilir” dedi. Erçe, sorunların ortak olduğunun ve buna karşı mücadelenin de ortak olması gerektiğinin altını çizdi.

Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevilerin 100 yıldır ağır saldırılara ve katliamlara maruz kaldığını vurgulayarak, “Siz Hacı Bektaş’ta yaptığınız konuşmada ‘Biz bundan sonra Alevi örgütlerinin yanındayız’ dediniz. Bu bizim için önemlidir. Çünkü şimdiye kadar siyasi partiler genel olarak bireyler üzerinden ilişkilerini yürüttüler. Bu kurumsal ilişkilenme çok önemlidir” dedi. Koç, iktidarın güç kaybediyor görüntüsünün rehavete yol açmaması gerektiğini belirterek, “Bu iktidar düşman yarattıkça kazanıyor, buna dikkat etmek lazım” dedi. Koç, ayrıca “Hedefleri ortak olanlarla ortak bir masada bir araya gelmek lazım” dedi.

DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ortak mücadeleye ihtiyaç olduğunu dile getirerek, “Bunun için geçmişle hesaplaşmamız ve oradan ders çıkarmamız lazım” dedi. DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete de barışın toplumsal talep hale geldiğini ve bunun en önemli örneğinin katliamın yaşandığı 10 Ekim mitingi olduğunu söyledi. Kete, “Milli muhalefet bizimle Diyanet İşleri Başkanlığının ilişkilendiği gibi ilişkileniyor” dedi ve bu yapılara karşı Alevi toplumunun uyanık olması gerektiğini söyledi.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Nurullah Esat Ünsal, Alevilerin herhangi bir partinin arka bahçesi olmadığını dile getirerek, Alevilerin nasıl bir anayasa istediğinin önemli olduğunu söyledi. “Anayasayı tartışacağız, ortaklaşmamız lazım. Meclis’te sizler bizi dile getireceksiniz” diyen Ünsal, ortaklaşmanın önemini dile getirdi. ABF Genel Sekreteri Özgür Kaplan ise gelişmeler üzerinden muhalefetin rehavete kapılmaması gerektiğini söyledi. Kaplan, “Sizin belediyelerinize kayyım atanıyor ama bizim de hayatlarımıza kayyım atanıyor. Bu bir ortaklaşmayı sağlayabilir” dedi.

Paylaşın

Son 22 Yılda Mahkum Sayısı Yüzde 500 Arttı

AK Partinin iktidara geldiği dönemin başlarında yani 31 Aralık 2002 tarihi itibarıyla hapishanelerde yaklaşık 60 bin mahkum bulunurken aradan geçen 22 yılda, mahkum sayısında yüzde 500 artış yaşandı. 2024 Ekim tarihi itibarıyla hapishanelerde olan mahkum sayısı 362 bin 422’ye ulaştı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, son dönemde tırmanışa geçen kadına şiddet, çocuk istismarı, uyuşturucu, yaralama başta olmak üzere suç oranlarındaki artışı gözler önüne seren bir rapor yayımladı. Rapor, güvenlik politikalarının ve sosyal önleyici tedbirlerin yetersizliğini gözler önüne serdi.

BirGün’ün aktardığı rapora göre; AKP’nin iktidara geldiği dönemin başlarında yani 31 Aralık 2002 tarihi itibarıyla hapishanelerde yaklaşık 60 bin mahkum bulunurken aradan geçen 22 yılda, mahkum sayısında yüzde 500 artış yaşandı. 2024 Ekim tarihi itibarıyla hapishanelerde olan mahkum sayısı 362 bin 422’ye ulaştı.

31 Aralık 2023 tarihinde hapishanelerde bulunan mahkum sayısı 291 bin 911 iken 1 Ekim 2024 tarihinde ise 362 bin 422’ye yükseldi. Yani 9 ayda tahliye olanlar hesaba dahil edilmeden 70 bin 511 kişi daha hapse girdi. Bu veriler üzerinden bakıldığında ayda 7 bin 835, haftada ise bin 958 kişinin mahkum olduğu görüldü.

Hapishanelerde hırsızlık, konut dokunulmazlığı ihlali, kasten yaralama, uyuşturucu satmak / kullanmak, dolandırıcılık gibi suç türlerinin mahkum sayısının yarısına denk geldiğine dikkat çeken Ağbaba, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu da Türkiye’nin ceza adaleti sistemi ve toplumsal yapısı üzerinde derin etkiler yaratan bir sorun haline gelmiştir. Son yıllarda, çeşitli suç tiplerinde yaşanan artış ve yargı süreçlerindeki yoğunluk, cezaevi nüfusunun hızla büyümesine yol açmıştır. Bu durum, ceza infaz kurumlarındaki kapasite sorunlarını daha da belirgin hale getirirken, mahkumların rehabilitasyonu ve topluma kazandırılması konularında da önemli zorluklar doğurmaktadır. Bu artışın nedenleri ve sonuçları, hem hukuki hem de toplumsal açıdan detaylı bir inceleme gerektirmektedir.”

Türkiye’de suç işleme yaşının düşmesinin toplum için ciddi bir alarm niteliği taşıdığını kaydeden Ağbaba, “Gençlerin suça yönelmesi, aile, eğitim ve sosyal yapıda derin sorunların varlığına işaret eder. Son günlerde toplum olarak herkesin üzerinde durduğu gençlerin suça sürüklenmesi konusu hapishanelerdeki çocuk mahkum sayılarına da belirgin olarak yansımaktadır” dedi.

2024 Nisan ayında çocuk mahkum sayısının 2 bin 912 iken 1 Ekim 2024 tarihinde 3 bin 532’ye yükseldiğini kaydeden Ağbaba, “6 ayda 620 çocuk suç işlediği için hapse girmiş” ifadelerini kullandı.

Suça bulaşan çocukların sayısındaki artışın, Türkiye’de toplumsal ve ailevi yapıların karşı karşıya olduğu önemli bir sorun olarak öne çıktığı ifade edilen raporda, özellikle ekonomik sıkıntılar, eğitim eksikliği, aile içi şiddet ve sosyal çevrenin olumsuz etkilerinin çocukları suça yönelten temel faktörler arasında yer aldığı ifade edildi.

Genç yaşta suça karışan bireylerin sayısındaki artışın sadece güvenlik açısından değil, aynı zamanda gelecekteki toplumsal refah ve uyum için de ciddi tehditler oluşturduğuna dikkat çekildi.

Raporda, şu ifadeler yer aldı: “2023 yılında 178 bin 834 çocuk suça sürüklenme sebebiyle güvenlik birimlerine gelmiş veya getirilmiş. Güvenlik birimine getirilen çocuklar, %39,8’ine yaralama, %20,8’ine hırsızlık, %7,7’sine pasaport kanununa muhalefet, %4,9’una uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satmak veya satın almak, %4,0’ına ise tehdit suçları nedeniyle işlem yapılmıştır.

Ülkemizin aydınlık geleceği çocuklarımızın çok küçük yaşta suça sürüklendiği ve ailerin tedirgin olduğu bir dönemden geçiyoruz. Siyaset üstü olan bu konuda çocuklarımız ve geleceğimiz için atılacak adımları bütün siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri ile detaylı şekilde araştırmak ve çözüm yollarını bulmak gerekiyor.

Suç oranının her geçen gün arttığı ülkemizde diğer üzücü bir durum ise suç işleme yaşının da düşmesidir. 2023 yılı içinde 11 yaş altı 9 bin 935 çocuk suça sürüklendiği için güvenlik birimlerine getirilmiştir. Oyun çağında ve eğitimle geleceğini örmesi gereken bu çağdaki çocuklarımızın suça bulaşması çok ama çok dikkate alınması gereken bir konudur.”

Bir yıl içinde 190 bin çocuğun suça sürüklenmesinin çok vahim bir durum olduğu kaydedilen raporda, “Bu durum, çocuklara yönelik koruyucu ve önleyici politikaların güçlendirilmesi gerekliliğini daha da acil hale getirmektedir. Çocukların erken yaşta suça bulaşması karşısında alınan önlemlerin yetersiz kalması, toplumsal sorumluluğumuz açısından büyük bir eksikliktir. Suçun önlenmesi, sadece cezai yaptırımlarla değil, çocukların güvenli ve sağlıklı ortamlarda büyümelerini sağlayacak bütüncül politikalarla mümkündür. Eğitimde, aile yapısında ve sosyal destek sistemlerinde eksiklikler varken, çocukların suça sürüklenmesini sadece bireysel hatalar olarak görmek yanıltıcıdır” denildi.

Raporda son olarak, “Erken yaşta suç eğilimi gösteren çocuklar ve gençler için koruyucu önlemler alınmalı ve topluma kazandırılmaları sağlanmalıdır” çağrısı yapıldı.

Paylaşın

Özgür Özel: CHP İktidarı İçin Gün Sayıyoruz

Partisinin Çanakkale’de gerçekleştirilen İl Belediye Başkanları toplantısında konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Bu iktidarı erken seçime zorlamak, erken seçimden sonra da onların unuttuklarına sahip çıkmak hepimizin görevi” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Çanakkale’de gerçekleştirilen İl Belediye Başkanları toplantısında konuştu. Artı Gerçek’in aktardığına göre; Yerel seçimlerden birinci parti çıktıklarını hatırlatan ve belediyelerin pek çok sorunu çözüğünü belirten Özel, yerel yönetimler tarafından çözülemeyen sorunlar da olduğunu belirtti ve şunları söyledi:

“Bu salonun çözdüğü sorunlar var, çözemediği sorunlar var. Çözemediğimiz sorun işsizlik. Çünkü yerel yönetimler istihdam yaratma imkânı olan ama an itibari ile zaten geçmiş dönemde de bu kadar büyük işsizlik varken hangi partide olursa olsun belediyenin tüm istihdam olanaklarının kullanıldığı, dolduğu hatta hepimiz biliyoruz ki aşıldığı süreçleri yaşıyoruz.

Belediyelerde inanılmaz personel fazlası var böyle bir dönemde yeni işsizler yaratamıyoruz, o personel giderleri de çok kritik. Ama yaratmamak için de çaba sarf ediyoruz. Ama bir yandan da her bir belediyemizde binlerce, on binlerce belediyenin boyutuna göre yapısına göre iş başvuruları var. Bu konu en çok zorlandığınız konu, bunu biliyoruz. Ve bu sorunu çözmek için de CHP iktidarı için gün sayıyoruz.”

Erken seçim çağrısını yineleyen Özel, şöyle devam etti: “31 Mart‘ta kazandığımız başarıda yüzde 38’e varan oyda diğer partilerin oylarının olduğunu, bunun sarı kart olduğunu, onlara seçim meydanlarına söz verdiğimizi, bunu gerekçe göstererek bir erken seçim çağrısı yapmayacağımızı söylemiştim ve demiştim ki, ‘Şimdi sarı kartı gördünüz, seslerini duyma zamanı. Eğer emeklinin sesini duyarsanız, asgari ücretin sesini duyarsanız, çiftçinin, esnafın sesini duyarsanız ben bir erken seçim çağrısında bulunmayacağım.

Çünkü o zaman geçim olur ama duymazsanız o zaman geçim olmazsa seçim olur’ demiştik. O günden bugüne hükümet, bu bahsettiğim kırılgan kesimlerle ilgili parmağını oynatmadı. Asgari ücreti zamlanmadı, emekli 10 bin alıyordu, 12 bin 500 yaptı. Ocak ayındaki 10 bin lira, 12 bin 500 lira oldu. O 12 bin 500 lira ocaktaki 8 bin liranın alım gücünde şu anda. Yani daha dokuz ay geçmiş, eldeki para 2 bin lira daha zayıflamış, işlevsizleşmiş, satın alma gücü düşmüş. O yüzden hep birlikte itirazı yükseltmek, bu iktidarı erken seçime zorlamak, erken seçimden sonra da onların unuttuklarına sahip çıkmak hepimizin görevi.”

Paylaşın

MHP, “DEM Parti İle Diyalog” Şartını Açıkladı

MHP’li Feti Yıldız, “Türkiye Yüzyılı’nda terörün ve bölücülüğün ortadan kaldırılması önceliktir. O gelenekten gelen partilerin vesayetten kurtulması, özgürleşmesi lazım. Türkiye partisi oldukları anda konuşulur. Sonrası kolay diyoruz” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, TBMM’nin açılışında DEM Partili isimlerle el sıkışması ve sonrasında gelen açıklamalar siyasetin gündemindeki yerini koruyor. “Yeni bir çözüm süreci başlar mı?” gibi soruların yanıtları aranırken Bahçeli’nin en yakın kurmaylarından biri olan MHP’li Feti Yıldız, konuya dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılarından Feti Yıldız, Serbestiyet’ten Hilal Köylü’ye konuştu.

“Genel başkanımız Türkiye Yüzyılı’nda terörün sıfırlanmasının, bölücülük melanetinin ortadan kaldırılmasının öncelik olduğunu söyledi. Bunun yanlış anlaşılacak tarafı yok ki. -Aşımızı beraber taşıralım, işimizi birlikte artıralım. Huzur ve güvenliğimizi el ele çoğaltalım- dedi. Müthiş sözler” ifadelerini kullanan Yıldız, şöyle devam etti:

“Geldiğimiz bu dönemde bu sözlerin ve çağrının kıymeti tüm muhalefet partileri tarafından bilinmeli. Bunun bir tarafından çekiştirilerek -anayasa için, seçim için yapılıyor- gibi yorumlar bize göre çok sığ yorumlar. Terör, bölücülük Türkiye’nin enerjisini 40 yıl sömürdü. Yazıktır, günahtır. Bu mesele çok önemli, çok.”

Feti Yıldız, “Peki DEM’le karşılıklı diyalog zemini hazır mı? Bu diyalog, çözüm sürecini beraberinde getirir mi?” sorusuna da şöyle yanıt verdi: “Evet adım atmak gerekiyor. DEM’in terör belasından, onların vesayetinden kurtulması gerekiyor. Açıkçası özgürleşmesi lazım. Türkiye partisi oldukları anda konuşulur. Tek şart, kendilerini terör ve bölücülük melanetinden kurtarmalarıdır. Sonrası kolay diyoruz.”

Paylaşın