Çözüm Süreci Tartışmaları: Ankara Kulislerinde Neler Konuşuluyor?

“Yeni Çözüm Süreci” tartışmaları devam ederken, Devlet Bahçeli’nin “Abdullah Öcalan” çağrı sonrası, Bahçeli’nin “Öcalan ile yapılan görüşmelerde belli bir noktaya gelindikten sonra mı bu açıklamaları yaptığı” sorusuna yanıt aranıyor.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre; Ankara’da siyasi kulislerde, kısa süre içinde Öcalan’ın bir çağrı metninin kamuoyuna açıklanabileceği yönündeki beklentiler dile getiriliyor, “Önümüzdeki süreç çok önemli gelişmelere gebe” yorumu yapılıyor.

AKP içinde, Bahçeli’nin açıklamalarını temkinli karşılayanlar olsa da, “tarihi” olarak nitelendirenler çoğunlukta. Bazı AKP’liler, Bahçeli’nin bu açıklamaları, “devlet ile İmralı arasında yürütülen görüşmelerin belli bir noktaya gelmesinden sonra yapmış olabileceği” görüşünde.

Ancak bu iddialar tahminlerden öteye geçmiyor. Öcalan ile bir görüşme yürütülüyorsa da, bunun “dar bir kadro ve çok üst düzey”, yani Erdoğan ve Bahçeli tarafından biliniyor olabileceği dile getiriliyor.

AKP’de, Bahçeli’nin çıkışının olası sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmeler öne çıkıyor: “Aslında Devlet Bey, bu meseleyle ilgili bir tabuyu ortadan kaldırdı, yorganı kaldırdı attı. Altındakiler açığa çıktı. Şimdi kimin gerçek milliyetçi, kimin küreselci olduğu ortaya çıkacak.

“Devlet Bahçeli, taşı getirdi en dibe koydu. ‘Tecrit, umut hakkı’ dedi. Yani her türlü manipülasyonun da önüne geçti. Bundan sonra Türkiye’nin terörle mücadele konusunda atacağı adım, çok çok meşru hale gelmiştir.

“Bahçeli’nin açıklamaları, tesadüfi değil, hesaplanmış ve sonuçları düşünülmüş açıklamalardır. Geçmişteki Çözüm Süreci’nin sahibi AK Parti’ydi. Şimdi bu çağrıyı yine AK Parti, Cumhurbaşkanımız yapsa, “AK Parti söyler ama nasılsa MHP engeller” diye bakılacaktı. Şimdi insanlar, ‘Bahçeli bile böyle söylüyorsa, bu sefer bir çözüm olabilir’ diye bakar.

“Bahçeli bu çıkışıyla aslında, DEM ve Öcalan’a ‘Başkalarının kuracağı denklemin parçası olma, ‘Denklemi biz kurarız’ diyor. Bunun altında da ilk baştan itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dile getirdiği, “iç tehdidi bertaraf etme” hedefi yatıyor.

AKP’liler, Bahçeli’nin çıkışının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile koordineli olduğunu, Cumhurbaşkanı’nın Bahçeli’nin açıklamasının etkisini düşürmemek için, aynı gün kısa bir açıklama yaptığını söylüyor. Partililere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, BRICS Zirvesi için gittiği Rusya’dan dönüşünde bu konuda tutumunu açıklayacak.

AKP kulislerinde ayrıca Bahçeli’nin çağrısı için “Her halükarda Türkiye’ye katkısı olacaktır” yorumu yapılıyor ve olası sonuçlar şöyle anlatılıyor:

“Bu sürecin her an bozulma potansiyeli de var ama en azından Kürt halkına Cumhur İttifakı’nın durduğu yeri göstermesi bakımından önemli. İkincisi, ‘el sıkışma’ Kürt halkı tarafından da bizim tabanlarımız tarafından da olumlu karşılanıyor, halkta bir umut oluştu. Üçüncüsü, en milliyetçi partinin genel başkanı Bahçeli’nin bu çağrısı olumsuz karşılık bulursa, kimse Türkiye’nin terörle mücadelesinin haksız olduğunu iddia edemez.”

MHP liderinin, adı tam olarak konulamayan bu süreçle ilgili muhatap olarak Öcalan’ı ve Meclis’te DEM Parti’yi adres göstermesi de olumlu bulunuyor. Başta “umut hakkı” olmak üzere Öcalan ve süreçle ilgili yapılacak düzenlemelerin Meclis olacağına işaret edilirken, siyasi müzakerelerin ve Öcalan’ın mesajlarının da DEM Parti üzerinden paylaşılabileceğine dikkat çekiliyor.

Olumlu bir iklim oluşması halinde, Öcalan’ın fiziki olarak gelmese bile görüntülü olarak DEM Parti grubunda konuşmasının sağlanabileceği ifade ediliyor. MHP liderinin Öcalan üzerinden PKK’ya silah bırakması ve örgütün lağvedilmesi çağrısına ilişkin, “Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisi, gücünü mü test etmek istiyor?” sorusunu da gündeme getirdi.

Gerek AKP, gerekse DEM Parti kulislerinde bunu ihtimal dahilinde görenler olduğu gibi “En kötü senaryo” yorumu yapanlar da var. Bazı DEM Parti milletvekilleri, böyle bir yaklaşımın kimseye yararının olmayacağı görüşünde:

“Öcalan zaten yıllardan beri cezaevinde, kendisinden haber alınamıyor. DEM Parti dışında ‘Tecrit kaldırılsın’ diyen yok. Yani Öcalan’ı boşa çıkarmanın ne Bahçeli’ye, ne de AKP’ye faydası var. O yüzden bu gerekçeyle bir çağrı olma olasılığı düşük.”

Abdullah Öcalan’ın çağrısı, karşılık bulur mu?

DEM Partililer, Öcalan’ın örgüte “silah bırakma” çağrısı yapmasının mümkün olduğunu, çözüm sürecinde ve 2013 Nevruz’unda da bu çağrıyı yapan mektubunun Diyarbakır’da okunduğunu anımsatıyor. Ancak PKK’ya üst düzey yöneticileri dahil, “Türk adaletine teslim olması” koşulu getirilmesi ve Öcalan’ın da bu yönde bir çağrı yapması ihtimal dahilinde görülmüyor.

Ancak PKK’nın üst düzey yöneticileri dahil, örgüt üyelerinin teslimi için “genel af” dahil bir dizi düzenleme olması halinde, bu ihtimal yaşama geçirilebilir bulunuyor. Öcalan’ın Kürt halkı üzerinde de, örgüt üzerinde de otoritesinin olduğuna ve bu anlamda Bahçeli’nin çağrıyı Öcalan’a yapmasının doğru olduğuna işaret ediliyor:

“Kürtlerin büyük çoğunluğu silahlı mücadele istemiyor. Başka yöntemlerle hak aranabileceği kanısı, bölgede de yaygın. Artık halkın 10-15 sene önceki algı ve talepleri ile bugünkü aynı değil. Halkta, silahlı mücadele dışında da hak aranabileceği kaygısı yaygın. Şiddet sona ersin. Barış kelimesi artık çözüm ile eş anlamlı kullanılıyor.”

MHP lideri Bahçeli’nin çağrısına iktidardaki AKP destek verirken, muhalefet partilerinden farklı değerlendirmeler ve tepkiler geldi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Terörün bitmesine, annelerin gözyaşının silinmesine tam destek vereceklerini” söyledi. Özel, “Kürtlere tam olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sahibi olmayı teklif ediyorum” dedi.

Özel, bu açıklaması öncesi partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri ve grup başkanvekilleri ile Bahçeli’nin açıklamasını değerlendirdi.

Bahçeli’nin “el sıkma” ile başlattığı süreci, Öcalan’a “Meclis’e gel” çağrısı yapma noktasına taşıması, CHP’liler için de beklenen bir durum değldi. Ancak CHP’de yaygın görüş, Bahçeli’nin bu konuda samimi olmadığı ve bir süre sonra bu tutumundan vazgeçebileceği yönünde.

CHP’lilere göre bu hamlelerin altında, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi ömrünü uzatmak ve bunu sağlayacak yeni anayasayı yapmak” yatıyor.

Bahçeli’nin Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Selahattin Demirtaş’ı dışarıda bırakarak bir çözüm arayışına yönelmesinin iyi niyetli olmadığına dikkat çekilerek, “Bu silah kullanan dışarıda, siyaset yapan içeride tablosu yaratır ki, kamuoyunda da kabul görmez” yorumu yapılıyor.

Bahçeli’nin tokalaşma ile başlattığı süreç, CHP tarafından da ölçülüyor. CHP’nin yaptırdığı kamuoyu araştırmalarında MHP ve AKP tabanında “tokalaşmaya desteğin yüzde 70’lerin üstünde olduğu” vurgulanırken, CHP tabanı son gelişmelere kuşkuyla bakıyor. CHP bu sürece destek konusunda bölünmüş bir görüntü sergiliyor ve partililer arasında sürece destek yüzde 50’ler oranında seyrediyor.

Bahçeli’nin çıkışına en büyük tepki ise MHP’den ayrılanların kurduğu İYİ Parti’nin genel başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan geldi. Dervişoğlu partisinin bugünkü Meclis Grup Toplantısı’nda, geçmişte Bahçeli’nin Erdoğan’a ip atarak “Ben asamadım, sen as” dediğini hatırlattı ve kürsüye getirdiği ipini yere fırlattı.

Özdağ da dün yaptığı açıklamada, “Artık Türkiye’de Cumhur İttifakı ve CHP’den oluşan yeni adıyla Cumhur Halk Partisi vardır. Cumhur Halk Partisi, DEM’le koalisyon içerisindedir. Artık Erdoğan, Özel, Bahçeli ve Öcalan’ın el ele yürüdüklerini görüyoruz” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç ise Bahçeli’nin gündem olan çağrısına yönelik olarak “Tahayyül bile edilemez” diye konuştu. DEVA ve Gelecek Partisi ise Bahçeli’nin açıklamalarını önemsiyor ve destekleme eğiliminde.

Paylaşın

UEFA Avrupa Ligi: Beşiktaş Olimpik Lyon’u Devirdi

UEFA Avrupa Ligi 3. hafta maçında Olimpik Lyon ile Beşiktaş, karşı karşıya geldi. Alman hakem Harm Osmers’in yönettiği karşılaşmdan Beşiktaş, 1 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Beşiktaş’a galibiyeti getiren golü 71. dakikada Gedson Fernandes kaydetti.

Bu sonuçla birlikte Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’ndeki ilk puanlarını almış oldu ve puanını 3’e yükseltti. Lyon ise UEFA Avrupa Ligi’ndeki ilk puanı kaybını yaşadı ve 6 puanda kaldı.

UEFA Avrupa Ligi’nin bir sonraki maç haftasında Beşiktaş evinde Malmö’yü konuk ederken, Lyon deplasmanda Hoffenheim ile karşılaşacak.

71. dakikada Rafa Silva’nın orta saha çizgisinden ara pasıyla savunmanın arkasına hareketlenen Gedson Fernandes’in ceza sahasına girdikten sonra yerden çıkardığı sert şutta meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 0-1.

Stat: Lyon

Hakemler: Harm Osmers, Dominik Schaal, Stefan Lupp (Almanya)

Olimpik Lyon: Perri, Maitland-Niles, Niakhate, Mata, Tagliafico, Cherki (Dk. 79 Mikautadze), Tolisso, Tessmann (Dk. 65 Caqueret), Benrahma (Dk. 65 Fofana), Nuamah (Dk. 73 Zaha), Lacazette (Dk. 79 Orban)

Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Svensson, Uduokhai, Emirhan Topçu, Masuaku, Ndour, Gedson Fernandes (Dk. 90+6 Salih Uçan), Joao Mario (Dk. 86 Al Musrati), Rafa Silva, Muçi (Dk. 66 Semih Kılıçsoy), Immobile (Dk. 86 Onur Bulut)

Gol: Dk. 71 Gedson Fernandes (Beşiktaş)

Paylaşın

Özel’den “TUSAŞ” Açıklaması: Toplumu Korkutmaya Çalışıyorlar

TUSAŞ saldırısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Lideri Özgür Özel, “Türkiye’ye yön verilmeye çalışıldığı, istikamet tayin edilmeye çalışıldığı, duyguların yönetilmeye çalışıldığı, insanların korkutulmaya çalışıldığı ve siyasete yön verilmeye çalışıldığı bir durumdur” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, TUSAŞ’a yönelik saldırıda yaralananları Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde ziyaret etti. Özel, şunları söyledi:

“Çok büyük bir faciayı, büyük bir tehlikeyi, 5 şehit ve yaralılarımızın olduğu saldırıyı çok daha kötü olabilecekken olaya müdahale eden polislerimizle, özel timle atlatmış durumdayız. Kayıplarımız için Allah’tan bir kez daha rahmet diliyoruz, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

Bir terör saldırısıyla Türkiye’ye yön verilmeye çalışıldığı, istikamet tayin edilmeye çalışıldığı, duyguların yönetilmeye çalışıldığı, insanların korkutulmaya çalışıldığı ve siyasete yön verilmeye çalışıldığı bir durumdur. Bunu yapmaya kalkan kim olursa olsun karşısında bir ve bütün olarak durmak lazım.

Darbeciler bunu yapmaya kalktığında da bunu yapmak gerekiyor, terör amacına ulaşmaya çalıştığında da vatandaşı korkutarak, siyasete yön vererek toplumu korkutmaya çalışıyorlar. Buna teslim olmayacağız, teslim olunmaması gerekiyor. Eğer biz korkarsak, biz sinersek bundan dolayı tutumlarımızı değiştirmeye kalkarsak terör amacına ulaşmış olur.”

Paylaşın

Erdoğan’dan “BRICS” Mesajı: İşbirliğimiz Artacak

Rusya’nın Kazan kentinde düzenlenen BRICS Zirvesi’nde açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Birçok ülkeyle işbirliği mekanizmalarımız her geçen gün gelişiyor. BRICS ailesiyle de diyaloğumuzu geliştirmeye kararlıyız” dedi.

Erdoğan, ekonomiden güvenliğe, küresel adaletsizlikten iklim değişikliğine; birçok alanda ciddi meydan okumalarla karşı karşıya olduklarını da söyledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rusya’nın Kazan kentinde düzenlenen BRICS Zirvesi’nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Dün Ankara’da gerçekleştirilen hain terör eylemi nedeniyle taziyelerini ileten tüm dostlarımıza gösterdikleri dayanışma nedeniyle teşekkür ediyorum. Bu alçakça saldırı, Türkiye’nin terörü bertaraf etme azmini ve kararlılığını daha da perçinlemiştir.

Günümüz şartlarındaki sistem kendinden bekleneni veremiyor. Türkiye olarak çok taraflı platformlarda dostlarımızla bir araya gelmeye ve ortak sorunlara çözüm bulmaya önem veriyoruz. BRICS’in daha adil bir küresel sistem düşüncesine eşsiz katkılar sunduğuna inanıyoruz.

Türkiye birçok bölgesel kuruluşun kurucu üyesidir. G20 üyesidir. Birçok ülkeyle işbirliği mekanizmalarımız her geçen gün gelişiyor. BRICS ailesiyle de diyaloğumuzu geliştirmeye kararlıyız.

Orta Doğu’da akan kan durdurulmadıkça gelecek için adaletten, kalkınmadan söz edilemez. İsrail’in saldırgan tutumu her türlü sınırı çoktan aştı. Filistin halkı soykırıma uğramaktadır. 21.yy’da yaşanan bu dramı göz ardı etmek kimseyi sorumluluktan kurtaramaz.

Filistin’i tanımayan ülkeleri bu doğrultuda adım atmaya davet ediyorum. İsrail’e silah desteğinin sürmesi İsrail’i daha da pervasız hale getiriyor. BM nezdinde İsrail’e silah satışının durdurulmasına yönelik bir girişim başlattık. Siz dostlarımızın bu hususta sağlayacağı desteğe güveniyorum.”

Paylaşın

UEFA Konferans Ligi: Başakşehir Farklı Mağlup Oldu

UEFA Konferans Ligi 3. hafta maçında Celje ile Başakşehir, karşı karşıya geldi. Hakem Oleksii Derevinskyi’nin yönettiği karşılaşmadan Celje, 4 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Celje’nin gollerini 5. dakikada Tamar Svetlin, 30. dakikada Ivan Brnic, 35. dakikada Svit Seslar, 51 ve 77. dakikada Armandos Kucys, Başakşehir’in tek golünü ise 75. dakikada Pelkas kaydetti.

Başakşehir, UEFA Konferans Ligi’nde oynadığı ilk maçta sahasında Rapid Wien’e 2-1 mağlup olmuş, Celje de ilk maçında deplasmanda Vitoria Guimaraes’e 3-1 yenilmişti.

5. dakikada ceza yayı içinden Kucys’in şutunda kaleci Deniz Dilmen’den dönen topu Svetlin ağlara gönderdi: 1-0

30. dakikada hızlı gelişen hücumda sağ kanattan ceza sahasına giren Kucys yerden ortasını açtı. Boşta kalan topa bekletmeden vuran Brnic ağları havalandırdı: 2-0

35. dakikada ceza sahası içi sağ kanattan Matko’nun ortasında Seslar’ın şutu ağlara gitti: 3-0

51. dakikada hızlı gelişen atakta topla buluşan Brnic, pasını arkadan gelen Seslar’a gönderdi. Seslar sağ taraftaki Kucys’i gördü. Ceza sahası içinde sağ çaprazdan vuruşunu yapan Kucys, topu ağlara gönderdi: 4-0

75. dakikada ceza sahası içinde yaşanan karambolde topu önünde bulan Pelkas meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 4-1

77. dakikada Kucys bir kez daha ağları havalandırdı. Başakşehir gol ararken, Celje bir kez daha hızlı hücuma çıktı. Sol kanattan ilerleyen Brnic, ortasını açtı, topa gelişine vuran Kucys topu ağlarla buluşturdu: 5-1

Hakemler: Oleksii Derevinskyi, Viktor Matyash, Viktor Nyzhnyk

Celje: Rozman, Nieto, Zec, Vuklisevic, Nemanic, Zabukovnik (Dulca dk. 84), Svetlin (Lhernault dk. 88), Seslar (Bobicanec dk. 85), Brnic, Matko, Kucys (Edmilson dk. 80)

Başakşehir: Deniz Dilmen, Duarte, Ba, Opoku, Ömer Ali Şahiner (Emre Kaplan dk. 46), Crespo (Kemen dk. 46) Berat Özdemir (Onur Ergün dk. 46), Pelkas (Berkay Özcan dk. 80), Deniz Türüç, Figueiredo (Davidson dk. 69), Piatek

Goller: Svetlin (dk. 5), Brnic (dk. 30), Seslar (dk. 35), Kucys (dk. 51 ve dk. 77) (Celje), Pelkas (75. dk) (Başakşehir)

UEFA Konferans Ligi’nde ilk 8 sırayı alan takımlar direkt olarak son 16 turuna yükselecek. Son 16 turuna çıkacak olan diğer 8 takım ise ligi 9 ila 24. sırada tamamlayan ekipler arasındaki play-off maçları sonrası belli olacak.

Play-off: 13 Şubat 2025 / 20 Şubat 2025
Son 16 turu: 6 Mart 2025 / 13 Mart 2025
Çeyrek final: 10 Nisan 2025 / 17 Nisan 2025
Yarı final: 1 Mayıs 2025 / 8 Mayıs 2025
Final: 28 Mayıs 2025

Paylaşın

Çözüm Süreci Tartışmaları: “Görüşmeler Bir Yıl Önce Başladı” İddiası

“Yeni Çözüm Süreci” tartışmaları devam ederken, istihbarat yetkililerinin, Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’taki PKK yöneticileri ve İmralı’da Abdullah Öcalan ile bir yıldır görüştüğü iddia edildi.

Sözcü’nün güvenlik kaynaklarından elde ettiği bilgilere göre; ilk görüşmeler Kuzey Suriye’de PKK’nın belirlediği temsilciler ile istihbarat düzeyinde gerçekleştirildi. Kuzey Suriye ile eş zamanlı olarak İmralı’da tutulan Abdullah Öcalan’la da görüşen istihbarat yetkilileri; Kuzey Irak’ta ‘siyasi irade’ olarak adlandırılan isimlerle de görüştü.

Haberdeki iddialar şöyle devam ediyor: “Alt düzeyde devam eden görüşmelerin ardından, ‘arada çıkan ve görüşmeleri sonlandıran pürüzlere rağmen bu süre zarfında Öcalan ile görüşmeler sürdü’ ve bunun üzerine üst düzey temaslara yeniden başlandı. Bu aşamada daha önce de kamuoyunda bu yönlü çalışmaları ile bilinen bazı önemli isimler Kuzey Irak ekseninde bazı görüşmelere katıldı. Bu isimlerin de trafiğe katılması ile görüşme trafiği tek merkez yerine Kuzey Irak ve Kuzey Suriye üzerinden devam etti.”

Örgüt yöneticilerinin sürece ‘temkinli’ yaklaşıldığı ileri sürülen haberde; PKK yöneticilerinin ‘geniş kapsamlı bir silah bırakmaya’ karşı olduğu ve bunun Öcalan’a da iletildiği öne sürüldü.

Çözüm süreci: Çözüm süreci, 2013-2015 yılları arasında PKK ile devlet arasında başlayan müzakereleri ifade ediyor. Bu süreç, Kürt sorununu barışçıl yollarla çözmek amacıyla başlatılmıştı. Sürecin temel unsurları arasında, silah bırakma, demokratik reformlar ve Kürt kimliğine yönelik hakların genişletilmesi yer almaktaydı. PKK lideri Abdullah Öcalan, bu müzakerelerde kilit bir figür olarak rol almıştı. Ancak 2015’te çatışmaların yeniden başlamasıyla çözüm süreci fiilen sona ermişti. Bu dönem, Türkiye’deki siyasi dinamiklerde önemli değişimlere neden olmuştu.

28 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kurulan PKK, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Fransa, Türkiye ve pek çok başka devlet tarafından terör örgütü kabul ediliyor. PKK lideri Öcalan, terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldığı 1999 yılından beri, Marmara Denizi’ndeki İmralı Cezaevi’nde bulunuyor.

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan “Gıda Enflasyonu” Vurgusu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ekim ayı için “İşlenmemiş gıda fiyatlarının taze meyve ve sebze kaynaklı olarak artış eğilimini sürdüreceği değerlendirilmektedir” öngörüsünde bulundu.

Haber Merkezi / Enflasyondaki iyileşme hızına dair belirsizliğin son dönemdeki veri akışı ile artığını belirten Merkez Bankası (TCMB), politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yineledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 17 Ekim tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Raporda, enflasyondaki gelişmeler ve beklentilere ilişkin şu ifadeler yer aldı:

“Eylül ayında tüketici fiyatları yüzde 2,97 oranında yükselirken, yıllık enflasyon 2,59 puan azalarak yüzde 49,38 seviyesine gerilemiştir. B ve C endekslerinin yıllık enflasyonu sırasıyla 2,64 ve 2,46 puan azalarak yüzde 48,23 ve yüzde 49,10 olmuştur. Eylül ayında yıllık enflasyona katkı tüm ana gruplarda gerilemiştir. Mevsimsel etkilerden arındırılarak incelendiğinde aylık tüketici enflasyonu yüzde 2,8 ile bir önceki aya kıyasla yatay seyretmiştir.

Eylül ayında hizmet grubunda aylık fiyat artışı güçlü seyrini korumuştur. Hizmet grubu içinde fiyat artışlarıyla öne çıkan kalemler, kira ile birlikte okula dönüş etkisinin hissedildiği ulaştırma, konaklama ve eğitim hizmetleri olmuştur. Temel mal grubu fiyat artışı döviz kuru gelişmelerinin de yansımasıyla bir miktar yükselmiştir. Bu gelişmede, beyaz eşya ve otomobil kalemleri ile sezon geçişine bağlı olarak fiyat artışı güçlenen giyim ve ayakkabı alt grubu etkili olmuştur.

Diğer yandan, temel mal enflasyonu diğer gruplara kıyasla ılımlı seyretmeye devam etmiştir. Bir önceki ay düşüş sergileyen gıda fiyatları bu dönemde görece yüksek bir artış kaydetmiştir. İşlenmemiş gıda grubunda enflasyon, sebze fiyatları öncülüğünde yükselmiştir. İşlenmiş gıda grubu ise görece olumlu bir görünüm sergilemiştir. Enerji fiyatları da bu dönemde ılımlı bir seyir izlemiştir.

Eylül ayında enflasyonun ana eğilimi bir miktar yükselmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, aylık artışlar bir önceki aya kıyasla B göstergesinde yatay seyrederken, C göstergesinde sınırlı bir miktar artış göstermiştir. B ve C endekslerinde mevsimsellikten arındırılmış üç aylık ortalama artışlar, sırasıyla, yüzde 2,7 ve yüzde 2,8 seviyelerinde gerçekleşerek bir miktar yükseliş sergilemiştir.

Bu dönemde, fiyat artışları, B endeksini oluşturan gruplardan işlenmiş gıdada yavaşlarken, hizmetlerde yatay seyretmiş, temel mallarda ise yükseliş kaydetmiştir. Medyan, SATRIM ve diğer ana eğilim göstergeleri de bir miktar yükselmiştir. Eylül ayında ana eğilime ilişkin göstergeler bir bütün olarak incelendiğinde, üç aylık ortalama artışın bir önceki aydaki yüzde 2,4 seviyesinden yüzde 2,5 oranına sınırlı bir artış gösterdiği izlenmiştir.

Hizmetler sektöründe geçmiş enflasyona endeksleme davranışının halen güçlü olduğu izlenmektedir. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir süreye yayılmasına neden olmaktadır. Eylül ayı itibarıyla son üç aylık dönemde, mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama fiyat artışı temel mallarda yüzde 1,5 iken, bu oran hizmet sektöründe yüzde 4,1 ile daha yüksek gerçekleşmiştir.

Eylül ayında, hizmet aylık enflasyonu üzerinde okula dönüş etkisi ile birlikte kira kalemi öne çıkan ana unsurlar olmuştur. Ulaştırma hizmetleri fiyat artışında okul servis ücretlerinin etkisi hissedilirken, eğitim hizmetleri fiyatları bu yıl ağustos ayında başlayan üniversite ücretlerindeki artışların, eylül ayına sarkan etkisi ile yükselmiştir. Lokanta-otel aylık enflasyonunun bir önceki aya kıyasla bir miktar yükselmesinde ise konaklama grubu tarafında üniversitelerin açılmasına istinaden yurt ücretlerindeki artışlar belirleyici olmuştur.

Mevsimsel etkilerden arındırılmış aylık kira enflasyonu bir önceki aya kıyasla yavaşlasa da yüksek bir seyir izlemiştir. Diğer taraftan, yemek hizmetleri fiyatlarının ağustostan sonra eylül ayında da ılımlı bir şekilde yükseldiği dikkat çekmiştir. Bu dönemde haberleşme aylık enflasyonu ise düşük bir seviyede görece yatay seyretmiştir.

Perakende Ödeme Sistemi (PÖS) mikro verileri üzerinden takip edilen öncü göstergeler, sözleşme yenileme oranının ekim ayında düşmesinin de etkisiyle aylık kira enflasyonunun gerileyeceğine işaret etmektedir. Gerek PÖS mikro verilerinden elde edilen yeni ve yenilenen sözleşmelerde oluşan gerekse de konut değerleme raporları üzerinden takip edilen kira artış oranlarının TÜFE’deki mevcut yıllık kira enflasyonunun altında değerler aldığı ve gerilediği izlenmektedir.

Yılın son çeyreğinde sözleşme yenileme oranının üçüncü çeyreğe kıyasla azalacak olması ve sözleşmelerde referans olarak kullanılan artış oranlarının düşüşü, önümüzdeki dönemde aylık kira enflasyonunun yavaşlayacağına işaret etmektedir.

Yurt içi üretici fiyatları eylül ayında yüzde 1,37 oranında artmış, yıllık enflasyon yüksek bazın da etkisiyle 2,66 puan düşerek yüzde 33,09’a gerilemiştir. Bu dönemde ana sanayi grupları genelinde fiyat artışları ılımlı gerçekleşmiştir. Sermaye malı grubundaki fiyat artışı yüzde 1,89 olurken, ara malı ve enerji manşet oranı sınırlayan gruplar olarak öne çıkmıştır. Son üç aylık dönemde yurt içi üretici fiyatları kaynaklı baskılar önemli ölçüde zayıflamış, bu durum tüketici enflasyonunun mal tarafını olumlu yönde etkilemiştir.

Uluslararası emtia fiyatlarında nisan ayı sonlarında başlayan gerileme eylül ayında da devam etmiştir. Alt kırılım bazında, enerji grubu ham petrol fiyatındaki düşüşe bağlı olarak bu gerilemeyi sürüklerken, diğer gruplar artış sergilemiştir. FAO gıda fiyatları endeksi uzun bir sürenin ardından eylül ayında, alt gruplar geneline yansır biçimde aylık bazda artmıştır.

Ekim ayının ilk yarısında enerji grubu fiyatlarının yükselişe geçtiği gözlenmektedir. Eylül ayında ortalama 74,3 ABD doları seviyesinde olan Brent ham petrol fiyatları artan jeopolitik risklerin de etkisiyle ekim ayının ilk yarısında 77,4 ABD doları civarına ulaşmıştır. Aynı dönemde gerek tarım fiyatları gerekse endüstriyel metaller kaynaklı olarak enerji dışı emtia fiyatları da artış göstermiştir.

Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi eylül ayında tarihsel ortalamasında seyretmiştir. Küresel ve Çin’e yönelik konteyner fiyat endekslerinde temmuz sonrasında gözlenen düşüş eğilimi eylül ayında da devam ederken, kuru yük taşımacılık fiyat endeksleri dalgalı bir seyir izlese de yılın ikinci yarısında ortalamada yatay bir görünüm arz etmiştir. Ağustos ayında ılımlı bir yükseliş kaydeden döviz kuru sepetinin, eylül ayında sınırlı bir artış sergilemesi neticesinde kur kaynaklı baskılar zayıflamıştır. Eylül ayında mevsimsel etkilerden arındırılmış PMI verileri, imalat sanayinde girdi maliyetlerinde yavaşlamaya işaret etmiştir.

Ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre 2024 ve 2025 yıl sonu için enflasyon beklentileri yükselirken orta vadeli enflasyon beklentileri gerilemiştir. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 27,4 ile görece yatay seyrederken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin beklenti 0,3 puan düşüşle yüzde 18,1 seviyesinde olmuştur. Öte yandan, cari ve gelecek yıl sonuna ilişkin enflasyon beklentileri sırasıyla 1,0 ve 0,3 puan yukarı yönlü güncelleme ile yüzde 44,1 ve 25,6 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Beş yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise yüzde 11,3 seviyesinde ölçülerek belirgin bir değişiklik sergilememiştir. Reel sektör beklentilerine bakıldığında ağustos ayında yüzde 53,8 olan firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, eylül ayında 2,7 puan azalarak yüzde 51,1 seviyesine gerilemiştir. Benzer şekilde, hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri de aynı dönemde 1,5 puan azalarak yüzde 71,6 seviyesinde gözlenmiştir. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiğini kaydetmiştir.

Öncü göstergeler ekim ayı enflasyonu üzerinde gıda fiyatlarının etkisinin öne çıkacağına işaret etmektedir. Bu dönemde işlenmemiş gıda fiyatlarının taze meyve ve sebze kaynaklı olarak artış eğilimini sürdüreceği değerlendirilmektedir.

Para politikasının görece etki alanı dışında kalan taze meyve ve sebze grubunda sezon geçişinin de etkisi ile fiyat artışları gözlenmektedir. Bu dönemde, mevsimsel etkilerden arındırılmış verilerle temel mal grubu fiyat artışı ılımlı bir seyir izlemektedir. Bu grupta, giyim fiyatları mevsimsel etkilerle yükselmekte, dayanıklı tüketim malları fiyatları zayıf bir artış kaydetse de kompozisyon olarak farklılaşan bir görünüm sergilemektedir.

Temel mal enflasyonu düşük seyretmeye devam ederken, hizmet enflasyonundaki iyileşmenin son çeyrekte gerçekleşmesi beklenmektedir. Enflasyondaki iyileşmenin hızına dair belirsizlik ise son dönemdeki veri akışı ile artmıştır.”

Paylaşın

Erdoğan’dan Dikkat Çeken “TUSAŞ” Açıklaması: Bu Saldırı…

TUSAŞ tesislerine yönelik saldırıya ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, “TUSAŞ’a saldırı alçak bir saldırıdır. Bu saldırı Türkiye’nin teröre karşı kararlılığını perçinledi” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rusya’nın Kazan kentinde düzenlenen BRICS Zirvesi’nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Başarılı ev sahipliği dolayısıyla sayın Putin’i tebrik ediyorum. Dönem başkanlığını üstlenecek Brezilyalı dostlarımıza başarılar diliyorum. Ankara’daki hain terör eylemine tepki gösterip desteklerini ileten dostlarımıza teşekkür ediyorum. TUSAŞ’a saldırı alçak bir saldırıdır. Bu saldırı Türkiye’nin teröre karşı kararlılığını perçinledi.

Günümüz şartlarında 2. dünya savaşının ürünü olan siyasi mekanizmalar kendilerinden bekleneni veremiyor. Türkiye olarak daha adil bir dünya mümkündür diye devam ediyoruz. Ortak sorunlara müşterek akılla çözüm bulmaya önem veriyoruz. Daha adil bir küresel kalkınma konusuna ise destek veriyoruz.

Küresel bir adil düzen ve kalkınma ancak sınırlarımız ötesinde güvenin tesisi ile mümkün olabilir. Ortadoğu’da akan kan durmadıkça barış ve kalkınmadan söz edilemez. İsrail’in saldırgan tutumu her türlü sınırı çoktan aşmıştır. Filistin halkı Gazze’de soykırıma uğruyor. 21. yüzyılda yaşanan bu insanlık dramını göz ardı etmek kimseyi sorumluluktan kurtaramaz.

Filistin’i tanımayan ülkeleri bu doğrultuda adım atmaya davet ediyorum. BM nezdinde İsrail’e silah satışının durdurulmasına yönelik bir girişim başlattık. Siz dostlarımızın bu konuda vereceği desteğe güveniyorum.”

Paylaşın

Abdullah Öcalan, Yeğeni Aracılığıyla Mesaj Gönderdi: Koşullar Oluşursa…

“Yeni Çözüm Süreci” tartışmaları devam ederken, Abdullah Öcalan “Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim” mesajı gönderdi.

Haber Merkezi / İmralı Cezaevi’nde tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan dün ailesiyle görüştü. Abdullah Öcalan’ın yeğeni ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (Dem Parti) Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan görüşmenin 23 Ekim tarihinde gerçekleştiğini sosyal medya hesabından kamuoyuna duyurdu.

Ömer Öcalan açıklamasında, “Sayın Abdullah Öcalan ile en son yüz yüze yapılan görüşme 3 Mart 2020 tarihiydi. Biz aile olarak yıllar sonra 23 Ekim 2024 günü Sayın Öcalan ile görüşme gerçekleştirdik. Bir yasal hak olan rutin aile görüşünün, koşullar ne olursa olsun devam etmesini istiyoruz” dedi.

Ömer Öcalan daha sonra görüşmenin içeriğine dair şu açıklamayı yaptı: “23 Ekim tarihinde İmralı Ada Hapishanesi’de Sayın Öcalan ile görüşme gerçekleştirdim. Bu ziyaret aile görüşmesi kapsamında gerçekleşti. Sayın Öcalan görüşmede genel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak kamuoyuna şu mesajın iletilmesini istedi: ‘Tecrit devam ediyor. Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim.’ Sağlığı iyiydi ve herkese çok selamı vardı.”

Öcalan’ın avukatlığını üstlenen Asrın Hukuk Bürosu 24 Ekim’de yayımladığı yazılı açıklamada görüşmeyi doğruladı. Bundan önceki son aile görüşünün 3 Mart 2020’de gerçekleştiğini hatırlatan avukatlar “Bu ziyaret, öncekiler gibi tek ve sınırlı tutulmamalı, sürekliliği sağlanmalıdır” dedi.

Açıklamada “Yine süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahip olan Sn. Öcalan ile düzenli görüşmelerin yapılması, Türkiye’deki ve Bölgedeki siyasal ve toplumsal sorunların diyalog, barış ve demokratik uzlaşı temelinde çözümünün önünü açacaktır” ifadeleri kullanıldı. Avukatlar, 7 Ağustos 2019’dan bu yana izin verilmeyen avukat görüşlerinin de başlatılması için çağrıda bulundu.

Kenya’da 15 Şubat 1999 tarihinde yakalanan Abdullah Öcalan, aynı gün Türkiye’ye getirilmişti. İmralı Adası’nda kurulan özel mahkeme salonunda Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince yargılanan Öcalan, 29 Haziran 1999 tarihinde ölüm cezasına çarptırıldı. Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde ise Türkiye, 2002 yılında idam cezasını kaldırdı. Bunun üzerine Öcalan’ın cezası da “ömür boyu hapse” çevrildi.

Bahçeli ne demişti?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında yaptığı konuşmada çözüm süreci konusunda Abdullah Öcalan’a çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullanmıştı:

“Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin, TBMM’de DEM Grup Toplantısı’nda konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın” dedi. Bahçeli, Öcalan’ın durumu hakkında yasal çözümü de işaret ederek “Bu dirayeti gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılmasının önü de ardına kadar açılsın. Adres İmralı’dan DEM’e uzansın.”

Çözüm süreci: Çözüm süreci, 2013-2015 yılları arasında PKK ile devlet arasında başlayan müzakereleri ifade ediyor. Bu süreç, Kürt sorununu barışçıl yollarla çözmek amacıyla başlatılmıştı. Sürecin temel unsurları arasında, silah bırakma, demokratik reformlar ve Kürt kimliğine yönelik hakların genişletilmesi yer almaktaydı. PKK lideri Abdullah Öcalan, bu müzakerelerde kilit bir figür olarak rol almıştı. Ancak 2015’te çatışmaların yeniden başlamasıyla çözüm süreci fiilen sona ermişti. Bu dönem, Türkiye’deki siyasi dinamiklerde önemli değişimlere neden olmuştu.

28 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kurulan PKK, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Fransa, Türkiye ve pek çok başka devlet tarafından terör örgütü kabul ediliyor. PKK lideri Öcalan, terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldığı 1999 yılından beri, Marmara Denizi’ndeki İmralı Cezaevi’nde bulunuyor.

Paylaşın

Koku Kaybı Yaşlılarda Kalp Yetmezliğinin Habercisi Olabilir

Yeni yayınlanan bir araştırma, yaş ilerledikçe koku alma yeteneğinin kaybolmasının kalp yetmezliğine yol açabileceğini, hatta katkıda bulunabileceğini öne sürüyor.

Haber Merkezi / American Heart Association Dergisi’nde yayınlanan araştırma, koku alma duyusunun zayıf olmasının, yaşlanan yetişkinlerin sağlığını nasıl etkileyebileceği konusundaki mevcut bulgulara yenilerini ekliyor.

Araştırmanın başyazarı Michigan Eyalet Üniversitesi’nden Pro. Dr. Honglei Chen, koku kaybının parkinson hastalığı ve bunama gibi bazı beyin bozukluklarının habercisi olduğunun bilindiğini söyledi.

Koku alma duyusu zayıf olan yaşlı yetişkinlerdeki yüksek ölüm oranının yalnızca yüzde 22’sini beyin bozuklukları oluşturduğundan, Dr. Chen ve ekibi bu duyusal gerilemenin başka sağlık sorunlarıyla bağlantılı olup olmadığını araştırmak istedi.

Ekip, araştırmasında 2 bin 500’den fazla katılımcının verilerini analiz etti. Araştırma, yaşlanmayla ilgili durumlar, yaşam tarzı faktörleri ve fiziksel yeteneklerdeki değişiklikler arasındaki bağlantıları incelemeyi amaçladı.

Araştırmadaki tüm katılımcılar 70 ila 79 yaşları arasındaydı. Araştırma ekibi, 1999 veya 2000’de katılımcıların koku alma duyularını test etti ve sonra onları 12 yıla kadar takip etti. Araştırmacılar bu dönemde, kalp krizi, felç, göğüs ağrısı veya kalp sorunları nedeniyle meydana gelen ölümleri kaydetti.

Koku alma duyularını test etmek için katılımcılardan dört olası seçenekten oluşan bir listeden 12 farklı kokuyu tanımlamaları istendi. Her doğru cevap için 0 ila 12 arasında bir puan aldılar. 8 veya daha düşük bir puan zayıf koku alma duyusu olarak kabul edildi.

Araştırma, koku alma duyusu düşük olan katılımcıların normal koku alma duyusuna sahip olanlara kıyasla kalp yetmezliği geliştirme olasılığının yaklaşık yüzde 30 daha fazla olduğunu ortaya koydu. Ancak, kötü koku alma ile kalp hastalığı veya felç gibi diğer kalp sorunları arasında net bir bağlantı yoktu.

Dr. Honglei Chen, zayıf koku alma duyusunun kalp yetmezliğine doğrudan katkıda bulunup bulunmadığının hala belirsiz olduğunu söyledi.

Indiana Üniversitesi’nden Dr. Khadijah Breathett, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, araştırmanın bir bağlantı gösterdiğini ancak neden – sonuç ilişkisi kurmadığını vurguladı.

Paylaşın