Hasan Arat, Beşiktaş Başkanlığı Görevinden İstifa Etti

Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, başkanlık görevini bıraktığını açıkladı. Hasan Arat, yakın zamanda yaptığı açıklamada Futbol A.Ş.’deki görevinden ayrıldığını duyurmuştu.

Mayıs ayında olağan seçime gidecek olan Beşiktaş’ta Hüseyin Yücel, Hasan Arat’ın istifasının ardından geçici olarak Beşiktaş başkanlığı görevini yürütecek.

Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat, başkanlık görevini bıraktığını duyurdu. Maccabi Tel Aviv maçı öncesinde Futbol AŞ’deki görevinden istifa eden Hasan Arat, İsrail ekibi ile oynanan karşılaşmanın sonrasında kulüpteki başkanlık görevini de bıraktı.

Hasan Arat, kulüp sitesinden yaptığı açıklamada, “Bugün, içimde tarifsiz bir hüzünle, özel sebeplerim nedeniyle Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanlığı görevimden ayrılma kararı almış bulunuyorum” dedi. Öte yandan Hasan Arat’ın bu açıklamasından yönetim kurulunun haberinin olmadığı öne sürüldü.

Mayıs ayında olağan seçime gidecek olan Beşiktaş’ta Hüseyin Yücel, Hasan Arat’ın istifasının ardından geçici olarak siyah-beyazlı kulübe başkanlık yapacak.

Beşiktaş’ta geçtiğimiz yıl yapılan olağanüstü seçimli genel kurulda Hasan Arat, Ahmet Nur Çebi’nin yerine başkanlığa seçildi. Hasan Arat yönetiminde geçtiğimiz sezon Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor’u mağlup ederek şampiyonluğa ulaşan siyah-beyazlılar, bu sezonun başında Süper Kupa’da Galatasaray’ı mağlup etti.

Siyah-beyazlılar Hasan Arat döneminde teknik direktör olarak Rıza Çalımbay, Fernando Santos ve Giovanni van Bronckhorst’la çalıştı.

Hasan Arat’ın açıklaması: “Değerli Beşiktaş Camiası; Bugün, içimde tarifsiz bir hüzünle, özel sebeplerim nedeniyle Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanlığı görevimden ayrılma kararı almış bulunuyorum. Bu kararın kalbimde taşıdığı anlamı ve benim için ne kadar zor olduğunu en iyi sizler bilirsiniz. Görev sürem boyunca varlığınız bana her daim güç verdi.

3 Aralık 2023 tarihinde, sizlerin güveniyle ve desteğiyle bu onurlu göreve geldim. Bu zaman içerisinde yaşadığım tecrübelerin hayatımda her zaman özel bir yeri olacaktır. Bu yolda beni yalnız bırakmayan, oyları ve güvenleriyle yanımda duran kıymetli kongre üyelerimize ve Beşiktaşlılara yürekten teşekkür ediyorum.

Sizin destekleriniz, bana her adımımda ilham ve cesaret verdi. En büyük teşekkürü ise maçlarda, sokaklarda, gözlerindeki ışıltıyla beni karşılayan ve yüreğime dokunan gençlerimize ve çocuklarımıza borçluyum. Onların Beşiktaş sevgisini kalbimde her zaman yaşatacağım.

Seçim öncesinde ve görevim süresince huzurlarınıza gelerek anlattığım konuların Beşiktaş için anlamının ve değerinin çok büyük olduğunu, zaman daha iyi gösterecektir… Asla unutmayın ki, taraftarlarımızın takımımıza olan bağlılığı, bu kulübün en büyük hazinesidir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kulübü Beşiktaşımıza her zaman sahip çıkın. Güçlü bir Beşiktaş inşa etmek için, bu büyük camianın ruhunu ve coşkusunu her daim yaşatalım ve büyütelim.

17 yaşımda formasını giyerek ilk adımımı attığım büyük Beşiktaş camiasında başkanlık görevinde bulunmaktan şeref duydum. Bundan sonra bir taraftar olarak kulübümü desteklemekten her zaman onur duyacağım…”

Ne olmuştu?

Beşiktaş’ta Hasan Arat, çarşamba günü yaptığı açıklamada Futbol A.Ş.’deki görevinden ayrıldığını duyurdu. Arat, futboldan Hüseyin Yücel, Mete Vardar, Onur Göçmez ve Feyyaz Uçar’dan oluşan ekibin sorumlu olacağını söyledi.

Yönetim kurulunda yapılan değişiklikle ilgili Hasan Arat şu ifadeleri kullanmıştı, “Özellikle futbol branşında son bir ayda Beşiktaş, dramatik sonuçlar yaşamıştır. Taraftarımız ve biz son derece üzgünüz. Bazen türbülanslar olabilir. Gün gelir yollar ayrılır daha iyi yönetebilmek için. Sahici sarsıntılar yalancı dengelerden daha iyidir.

Biz bu sarsıntıları kulübümüzün daha kuvvetli yoluna devam etmesi için uyarı olarak görüyoruz. Ancak benim özel durumum nedeniyle bir boşluk oluştu. Bu boşlukta haliyle bazı şeyler olabiliyor. Zaman zaman sizi bilgilendirmede gecikmeler oldu. Futbol AŞ’den ve Ümraniye’den tamamen sorumlular Hüseyin Yücel, Mete Vardar, Onur Göçmez ve Feyyaz Uçar olacak.”

Paylaşın

UEFA Avrupa Ligi: Fenerbahçe’den Kritik Galibiyet

UEFA Avrupa Ligi 5. hafta maçında Slavia Prag ile Fenerbahçe, karşı karşıya geldi. Hakem Sascha Stegemann’ın yönettiği karşılaşmadan Fenerbahçe, 2 – 1 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Fenerbahçe’nin gollerini 35. dakikada Edin Dzeko ve 85. dakikada Yusuf en-Nesyri, Slavia Prag’ın tek golünü ise 7. dakikada Tomas Chory kaydetti.

Fenerbahçe, bu galibiyet ile puanını 8’e yükseltti. Slavia Prag ise 4 puanda kaldı.

Ligin bir sonraki maç haftasında Fenerbahçe evinde Athletic Bilbao’yu ağırlarken, Slavia Prag sahasında Anderlecht ile karşılaşacak.

7. dakikada sol kanattan gelişen atakta Lukas Provod’un ceza sahasına yerden pasında Tomas Chory tek dokunuşla topu ağlara gönderdi (1-0).

35. dakikada Szymanski’nin pasında ceza sahası dışı sağ çaprazında topla buluşan Edin Dzeko, rakibinden sıyrılarak kaleyi karşıdan gören noktadan yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı filelere gönderdi (1-1).

86. dakikada İrfan Can Kahveci’nin sol kanattan uzak direğe açtığı ortada Tadic bekletmeden kale sahasına çevirdi. En Nesyri, tek dokunuşla topu ağlarla buluşturdu (1-2).

Paylaşın

Erbakan, AK Parti İle İttifaka Kapıları Kapattı

14 ve 28 Mayıs 2023 seçimlerinde AK Parti ile ittifak yapan Yeniden Refah Partisinin lideri Fatih Erbakan, “Bundan sonra Cumhur İttifakı ile AK Parti ile herhangi bir ittifakımız, birlikteliğimizin olması söz konusu değil” dedi.

Erbakan, MHP lideri Bahçeli’nin Öcalan-DEM görüşmesi çağrısına dair, Öcalan’ın çağrısıyla silah bırakılacağını düşünmenin sığ bir yaklaşım olduğunu söyledi. Erdoğan, “Anadil, belediyelerin yetkilerinin artırılması gibi, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne halel getirmeyecek şekilde müzakereler yürütülebilir” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin 6. yıldönümü dolayısıyla medya buluşması düzenledi. Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Yeni yaşı “İman, azim ve aşkla” sloganıyla kutladıklarını anlatan Erbakan partisinin son seçimlerdeki oy oranı ve hedeflerini içeren bir sunum yaptı.

Erbakan’ın verdiği bilgiye göre Yeniden Refah Partisi’nin üye sayısı 6 yılda 600 bine ulaştı. Bir ittifakın parçası olmadan girilen 14 Mayıs seçimlerinde yüzde 2.5, 31 Mart yerel seçimlerinde ise yaklaşık yüzde 7 oy alındı. Yeniden Refah Partisi’nin yerel seçim sonuçlarına bakıldığında Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olduğunu ifade eden Erbakan, bunun hazine yardımı, medya desteği olmadan gerçekleştiğini söyledi, teşkilatlara, millete teşekkür etti.

AK Parti’nin politikalarını eleştiren Erbakan, “Nepotizmde zirve yaptılar”, “Eskiden askeri vesayet vardı, AK Parti iktidarı bunu kaldırdı, ama bu sefer de Beştepe vesayeti ortaya konuldu. Bir vesayetten kurtulduk bir başka vesayete duçar olduk”, “Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasakları ortadan kaldıracağız dediler, 20 milyon insan sosyal yardım alıyor, siyasi muhaliflere göz açtırılmıyor” değerlendirmelerinde bulundu.

Partisinin Türk tipi başkanlık yerine Meclis’in daha da güçlendirildiği demokratikleştirilmiş başkanlık sisteminden yana olduğunu anlatan Erbakan gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Erbakan MHP lideri Bahçeli’nin Öcalan-DEM görüşmesi çağrısına dair, Öcalan’ın çağrısıyla silah bırakılacağını düşünmenin sığ bir yaklaşım olduğunu söyledi.

TUSAŞ saldırısını hatırlatan, Suriye’deki silahlı yapılanmaya dikkat çeken Erbakan, “Bölgedeki insanımızın temel talepleriyle ilgili bölgenin siyasi partileriyle, kanaat önderleri, aşiret reisleri ile müzakere edilmesi lazım. PKK, Öcalan’ın muhatap alınıp müzakere edilmesi uygun değil. Anadil, belediyelerin yetkilerinin artırılması gibi, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne halel getirmeyecek şekilde müzakereler yürütülebilir” dedi.

“Samimi olmadıklarını gördük”

AK Parti iktidarına yönelik çok sayıda eleştiri getiren Erbakan’a 14 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdiği desteği bugün nasıl değerlendirdiği soruldu. Yapılan iş birliği kapsamında imzalanan mutabakatın gereğinin yerine getirilmediğini söyleyen Erbakan, şu ifadeleri kullandı: “Maalesef bunun seçimi kazanmaya dönük bir hamle olduğunu, bunu imzalarken samimi olmadıklarını gördük. Bırakın mutabakat metninin gereklerini, tersi icraatlarla devam ettiler.

Ülke için son bir şans olarak uzattığımız dalı maalesef geri çevirdiler. Biz burada bir vebalden kurtulduk. En azından denemiş olduk. Samimi olmadıklarını gördük. Bundan sonra Cumhur İttifakı ile AK Parti ile herhangi bir ittifakımız, birlikteliğimizin olması söz konusu değil. Bundan sonraki seçimlerde Yeniden Refah Partisi olarak kendi adayımızla, müstakil olarak seçimlere gireceğimizi ifade ettik.”

Erbakan Saadet Partisi’nin yönetiminin değişmesinin ardından yeni bir iş birliği olasılığını da değerlendirdi, “Saadet Partisi ile birçok temel konuda benzer görüşlere sahibiz. Türkiye’nin, milletin menfaati, bahsettiğimiz sorunlardan kurtulmak için, TBMM çalışmalarına daha aktif katılabilmek için iş birliği, birliktelik söz konusu olabilir. Bizim açımızdan rezerv olmadığını daha önce de ifade etti. Yeni bir dönem” dedi.

Paylaşın

Özel’den Kayyım Özeleştirisi: Geçmişte Yeterince Tepki Veremedik

Kayyım konusunda özeleştiri veren CHP Lideri Özgür Özel, “Geçmişteki kayyım uygulamalarında ilk birkaç gün tepki gösterip sonra bunu terk edip bunun sürdürülmemiş olması yeni kayyumların önünü açtı bence” dedi ve ekledi:

“Bunu kimseyi eleştirmek için söylemiyorum ve burada öz eleştiri de yapabilirim. Halkın iradesine bir darbe varsa onun kendi partinizden olup olmadığına bakmaksızın tepki vermek gerekiyordu.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, bir grup gazeteciyle bir araya gelerek, gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. BirGün’den Mustafa Bildircin’in aktardığına göre; Özel, iktidarın kayyum politikasından parti içi tartışmalara, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayından dış politikaya kadar çok sayıda konuyu değerlendirdi.

İktidarın, tutuklu Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile görüşmelerine yönelik engelleyici tavrını eleştiren Özel, Adalet Bakanlığı’ndan gecikmeli çıkan görüşme onayında, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın etkili olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Adalet Bakanlığı’nın tavrındaki değişikliğin olası bir DEM Parti ile Öcalan görüşmesi ile ilgisi var mı?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Devlet Bahçeli, ‘Öcalan’la görüşülsün’ dedi. Adalet Bakanlığı, yarın bir gün buna izin verecek ama beni belediye başkanımla görüştürmeyecek. Bunu göze alamazlar, elbette bu durumdan bağımsız değildir. Ama Salı günü, grup toplantımızdaki söylememiz de önemliydi. İktidar kanadından bize, ‘İzin verilecek de Akın Gürlek’e çok ağır konuşuyorsun.

Bunu söylersen görüşemezsin, söyleme’ gibi telkinler geldi. Ben her slı bilerek Akın Gürlek’i konuştum. Diğeri muhalefeti terbiye etmek, istikamet, çerçeve çizmektir. Bunu söylersen görüşemezsin demektir. Sırf bu konudaki ilkesel duruş gereği Akın Gürlek’e laf söyledim, bu salı da söyledim aldık görüşmeyi. Aslında Akın Gürlek AKP’nin dokunulmazı. Saray’ın korumasındaki bürokrat, süper savcı gibi bir şey yüklenmeye çalışıldı. Muhalefete karşı arkasında durdular. Salı günkü gruptan sonra bu şeyden vazgeçtiler, arkasından çekildiler. Bunu yapmak için her salı söyledim. Akın Gürlek’e laf söylemesek uysal ve bize çizilen çerçeve içerisinde muhalefet yapmış oluruz.”

Özel, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin Meclis grup toplantısında kullandığı, “CHP nasıl bu kadar belediye kazanabiliyor? Bunun müsebbibi biziz. Bu bir özeleştiridir” sözlerini de değerlendirdi. CHP’nin 31 Mart 2024 seçimlerinde, daha önce oy alamadığı seçmenden de oy aldığının altını çizen Özel, “Bunu kendi hatalarına bağlamalarını Erdoğan’ın ağzından duymak kıymetli” dedi.

Partisinin doğru aday belirleme yöntemi ve yeni bir stratejiyle yerel seçimlerde başarı elde ettiğini kaydeden CHP Genel Başkanı Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Seçim kazanmayı geçmişinde olan her şeyi aklama ve gelecek için meşruiyet alanı olarak düşündüler. 31 Mart 2024’te unvan maçını biz kazanınca -onlar bunu unvan maçına çevirdi- kendisini çok önemsiz, siyasette her şeyini kaybetmiş olarak gördü. Aslında alınan her oyun kıymetini vermek, alınamayanın da mukayesesini yapmak lazım. Tayyip Bey’e tavsiyem şu, rakibini tanımadan yenemezsin. Ben onu çok iyi tanıdığımı kendisine de söyledim. Rakibimi tanıdığım için 31 Mart’ı kazandım.”

Parti içi tartışmalar ve kurultay talebi de Özel’in gazetecilerle buluşmasında gündeme geldi. Özel, “Kurultay tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu, şu sözlerle yanıtladı: “Bu tartışma belli bir noktada doygunluğa ulaştı ve arkadaşlarıma bu tartışmaları kestiğimizi, sürdürmeyeceğimizi söyledim. Bundan birkaç gün sonra 81 il başkanı ki kurultayda 46’sı beni desteklememişti, ‘Genel başkanımızın politikalarını destekliyoruz. CHP iktidarının ayak sesleri var’ dediler ve tartışmayı bıçak gibi kestiler.

Ben bundan sonra dönüp de aynı tartışmalara girmek istemem. Sokakta olmayan şeyin kurultay salonunda karşılığı olmaz. Sokakta, CHP yönetiminden bir memnuniyet var. Tüm anketler de bunu gösteriyor. Bunun dışında her tartışma partiyi aşağı çeker. Mart ayından beri, abonelikle çalışan altı şirketin ortalamalarını takip ediyoruz. Sadece Eylül ayında düşüş yaşadık orada da kurultay konusu vardı. Vatandaşın sorunlarını konuştuğumuz her ay birinci partiydik. Ekim ayında tamamı düzeldi, Kasım’da birinci olmadığımız hiçbir anket görmedim daha. İçe dönmenin CHP’ye bir maliyeti var ve bu tartışmaları geride bıraktık.

Sosyal medyada yaratılmaya çalışılan gündemler çok suni. Bu parti içinden değil, parti dışından fonlanan bir gündem. CHP’de bir kargaşa varmış gibi gösterilmek isteniyor. Ama bu gerçek kişilerin değil, bot hesapların yürüttüğü bir tartışma. Ben örgütün sesini duyan, örgütün sesini dinleyen, örgütle birlikte karar veren bir genel başkan olarak örgütün sesini dinlerim, örgüt ne istiyorsa onu yaparız.”

“Geçmişte kayyımlara yeterince tepki veremedik”

CHP’li Özel, iktidarın kayyum politikası ve CHP’nin kayyum atamalarına karşı tavrına yönelik soruları da cevaplandırdı. Esenyurt Belediyesi’ne kayyum atanması ile başlayan tartışmalara yönelik etkin ve net pozisyonlarının aynı şekilde sürdürüleceğini kaydeden Özel, şunları söyledi: “Kayyum meselesinde, geçmişteki kayyum uygulamalarında birkaç gün tepki gösterilip bunun sürdürülmemiş olması yenilerinin önünü açtı. Burada özeleştiri de yapabilirim.

Halkın iradesine bir darbe varsa onun hangi partiden olduğuna bakmaksızın tepki vermek gerekiyordu. Biz bu dönem Hakkari’de de Mardin’de de aynı tepkiyi verdik. ‘CHP’li belediyeler, kolay kayyum atanacak belediyeler değildir ve bunu herkes görmelidir’ gibi bir görüşümüz de var. Esenyurt’ta vatandaşın yüzde 80’i bize hak veriyor. Türkiye’de de her geçen gün bu kayyumlara itirazın yükseldiği ölçülüyor. Esenyurt’ta bir ayı tamamladık. Bunu ne kadar sürdürürlerse biz o kadar sürdüreceğiz.”

Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bir araya geleceklerini de açıkladı. Partisinin tüm belediye başkanlarıyla olduğu gibi Yavaş ve İmamoğlu ile de eşgüdüm halinde çalıştıklarını ifade eden Özel, “Belediye başkanlarımızın teker teker karşılaştırmalı raporları hazırlanıyor. CHP’li belediyelerin 2023 yılı karnesi gelecek. Sahadaki anketlerden gördüğüm, vatandaş memnuniyeti beklentilerimizin de ötesinde” ifadelerini kullandı.

AKP’nin, CHP’li belediyelere yönelik engelleyici uygulamalarıyla ilgili de konuşan Özel, “AKP, bu tutumuyla gözden düşmüştür. Gönülden düşmekten korkmam gönül kazanılır ama gözden düştün mü bir daha olmaz” yorumunu yaptı.

Özel, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili konuşmasında ise şunları kayda geçirdi: “2019 seçimlerinde İYİ Parti Mansur Yavaş’ı aday yapmak istedi ama Mansur Bey, ‘Ben CHP’nin adayıyım’ görüşünü dile getirdi. Doğru ve başarı getiren bir seçimdi. Daha sonra hem Mansur Bey’e hem Ekrem Bey’e partilerinin tutumu dışında davranmaları şeklinde çağrı yapıldı. Her ikisi de bu sınavı geçti. Mansur Bey’in Türkiye’nin daha iyi yönetilmesine ilişkin bir talebi var ve bu talep noktasında da bir iddiası var. Bundan da doğal bir şey olamaz. Ama ben Mansur Bey’in tüm partinin kararlarının sonuçlarına saygılı olacağına inanıyorum, görüyorum. Kendi beyanları da var zaten.

Mansur Bey ve Ekrem Bey’in isimleri anılırken bazen başka isimlerden, ‘Biz de varız’ diye sitemler duyuyorum. Ben iki adayın ismi öne çıktığı için onlarla ilgili yorum yapıyorum. Kimsenin önünü kesmek CHP’nin geleneğinde, kültüründe yok. Bana hep iki aday soruldu. Üçüncü sorulduğunda ona da başarılar dileriz. Bu sürece katkı sağlayacak yol arkadaşları lazım. Bu iktidarı değiştirme meselesi kişisel taleplerin çok ötesinde bir mesele. Kimimize sorumluluk, kimimize fedakarlık düşüyor.”

Özel’in gazetecilere yaptığı açıklamaların diğer bazı satır başlarında ise şunlar öne çıktı: “Parlamentoda yapılacak bir şeye katkı veririz. Ama Parlamentonun dışlanmasını doğru bulmam. Çünkü toplumsal mutabakat bizim olmazsa olmazımız. Anayasalar toplumsal mutabakat metinleridir önce halka sunulur. Bence bu da Anayasa yapmak kadar kritik bir süreç. Türkiye’de devam eden ve ülkeye çok şey kaybettirmiş 40 yıllık bir çatışma. Terörü bitirme konusunda önemli. Bu mutabakatta bizim CHP olarak kırmızı çizgimiz; şehit aileleri ve gaziler bu sürece rıza gösteriyor mu?

Devlet Bahçeli, her hafta pozisyonunu yenilemek, tahkim etmek daha iyi anlatmak suretiyle gündemi elde tutmaya çalışıyor. Geçen hafta Devlet Bey, ‘Ne var yani Abdullah Öcalan gelse çağrıda bulunsa Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmesi için de Anayasa değişse bunun kime zararı var?’ demişti. Cumhurbaşkanı’nın Anayasa meselesiyle Öcalan’ın ‘Terör bitsin’ çağrısını aynı paragrafta almak bir siyasi hesap olduğunu gösteriyor. Ben burada Cumhur İttifakı’nın şu ana kadarki tavır ve tutumlarını samimi bulmuyorum. Çıkar hesabı içinde olduklarını düşünüyorum.

“Esat’la görüşme talebimiz vardı”

Dış politikada CHP çok güçlü bir parti ama dış ilişkilerde eksiklerimiz vardı. CHP’nin temsil edilmesi gereken her yerde görev alıyorum. Etkili bir dış ilişkiler yürütmeye çalışıyoruz. Rusya’ya bir temsilci atadık. Putin’i destekleyen Adil Rusya Partisi bizimle görüşmek istedi. Ziyarete gelecekler. Son bir yılda on yurt dışı gezisi yaptık. Bunu aynı hızda artırarak devam edeceğiz. Esat’la görüşme talebimiz vardı.

Bizden resmi yazı istediler, bir tarih belirleyecekler, onu bekliyoruz. Şu zaman olacak diyemiyorum, orada Rusya-Erdoğan-Esat arasında bir denge var. Herhalde ondan dolayı bize tarih vermek için bekliyorlar. Bize, ‘Size randevu vermeye karar verdik, resmi yazı yollarsanız tarih belirleyeceğiz’ dediler. Çok gecikmeden cevap alacağımızı bekliyoruz. Filistin’e de gideceğiz. Uçağımızın kuyruk numarasına kadar bildirildi. Hava sahasının açılmasını bekliyoruz.”

Paylaşın

Rusya, Ukrayna’nın Enerjisi Altyapısını Vurdu

Ukrayna Enerji Bakanı German Galushchenko, Rusya’nın ülkenin enerji altyapısına karşı “büyük bir saldırısı” başlattığını ve bir milyondan fazla insanın elektriksiz kaldığını söyledi.

Öte yandan ABD Başkanı Joe Biden, görevden çekilmeden önce Ukrayna için 725 milyon dolarlık bir yardım paketi daha hazırlıyor. İsmini açıklamayan ABD’li yetkililerin, Reuters’a verdiği bilgilere göre pakette kara mayınları, drone’lar, Stinger füzeleri ve Yüksek Hareket Yetenekli Topçu Roket Sistemi (HIMARS) mühimmatları yer alıyor.

Rusya Perşembe günü erken saatlerde Ukrayna’ya saldırdı ve ülke genelinde fırlattığı çok sayıda füze ve insansız hava aracıyla enerji şebekesini hedef alarak 1 milyon kadar Ukraynalıyı elektriksiz bıraktı. Dokuz buçuk saatten fazla süren saldırıda aralarında Kiev, Harkiv, Mykolayiv, Odesa, Lutsk ve Rivne’nin de bulunduğu çok sayıda şehirde patlamalar meydana geldiği bildirildi.

Ukrayna Hava Savunması 188 füze ve insansız hava aracından 176’sının önlendiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy Moskova’nın özellikle Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef aldığını vurguladı. Zelenskiy birkaç bölgenin misket bombalarıyla saldırıya uğradığını belirtti.

Zelenskiy, “Bu misket bombaları kurtarma ekiplerimizin ve enerji mühendislerimizin saldırının sonuçlarını ortadan kaldırmasını çok daha zor hale getiriyor. Bu Rus terörist taktiklerinin çok alçakça tırmanışıdır,” dedi.

Enerji Bakanı Herman Halushchenko Rusya’nın ülkenin elektrik şebekesine “büyük bir darbe” vurduğunu söyledi. Devlet şebeke operatörü Ukrenergo, enerji sistemini Rusya’nın saldırısından korumak amacıyla birçok bölgede acil kesinti ilan etti.

Rusya, Ukrayna’nın elektrik şebekesine yönelik saldırılarını yoğunlaştırırken, ülke tam ölçekli işgalin ortasında üçüncü kışına giriyor.

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak perşembe günü yaptığı açıklamada, Rusya’nın şehirlere ve altyapıya toplu saldırılar düzenlemek için Kuzey Kore’den gelen silahlar da dahil olmak üzere kasıtlı olarak silah stokladığını söyledi. Yermak, “Ukrayna altyapısına saldırılar için, soğukta, kış aylarında sivillere karşı savaşmak için füze stokladılar” dedi.

Bölge başkanı Oleksandr Koval, kuzeybatı Rivne bölgesinde 280.000’den fazla hanenin saldırı nedeniyle şu anda elektriksiz olduğunu belirtti. Etkilenen bölgelerde su kaynaklarında da kesintiler var. Rivne kentindeki bazı okullara perşembe günü uzaktan eğitim verilmesi talimatı verildi.

Yönetim başkanı Ivan Rudnytskyi’ye göre sınırdaki Volyn bölgesinde 215.000 haneye elektrik verilemiyor. Elektriği kesilen tüm kritik altyapı jeneratörlere bağlandı. Yerel yetkililer, insanların telefonlarını ve diğer cihazlarını şarj edebilecekleri ve elektrik kesintileri sırasında ısınabilecekleri sığınak tipi yerler olan “yenilmezlik noktalarının” açılmasını talep etti.

ABD Ukrayna’ya 725 milyon dolarlık yardım gönderecek

ABD Başkanı Joe Biden, görevden çekilmeden önce Ukrayna için 725 milyon dolarlık bir yardım paketi daha hazırlıyor. İsmini açıklamayan ABD’li yetkililerin, Reuters’a verdiği bilgilere göre pakette kara mayınları, drone’lar, Stinger füzeleri ve Yüksek Hareket Yetenekli Topçu Roket Sistemi (HIMARS) mühimmatları yer alıyor. Kaynaklar, Kongre’nin pazartesi günü paketle ilgili bilgilendirileceğini söylüyor.

ABD Başkanı, müttefiklere acil durumda yardım sağlamak için doğrudan Amerikan ordusunun cephaneliğinden silah gönderme yetkisine sahip. Reuters, bu yöntemle genellikle tek seferde 125 ila 250 milyon dolar değerinde yardım yapıldığına dikkat çekerek, son silah paketinin bu rakamların çok üstüne çıktığına işaret ediyor.

ABD’nin Ukrayna’ya antipersonel kara mayını gönderme kararı da tepki toplamıştı. ABD ve Rusya, bu mayınların kullanımını ve transferini yasaklayan Mayın Yasağı Anlaşması olarak da bilinen Ottawa Sözleşmesi’nin tarafları arasında yer almıyor. İnsan hakları örgütleri, kara mayınlarının sivil kayıplara yol açabileceğine dikkat çekerek Washington’a tepki göstermişti.

Diğer yandan Washington’ın, askere alma yaşını 25’ten 18’e düşürmesi için Kiev’e baskı yaptığı aktarılıyor. Biden yönetiminden adının açıklanmasını istemeyen bir yetkilinin AP’ye verdiği bilgiye göre, Ukrayna ordusunda savaşacak daha fazla asker bulunabilmesi için bu yönde bir baskı uygulanıyor.

Kiev güçlerinin Rus ordusuna karşı sayıca kötü bir durumda olduğuna işaret eden yetkili, Ukrayna’nın kayıplarını telafi etmek ve Rus birliklerin ilerleyişini önlemek için yeterli sayıda savaşçı seferber edemediğini belirtiyor.

Resmi rakamlara göre Ukrayna ordusunda yaklaşık 1 milyon kişi var. Ukraynalılar savaş alanındaki ihtiyaçları karşılayabilmek için 160 bin ek askere ihtiyaç olduğunu bildirmişti ancak Washington’a göre ihtiyaç bundan daha yüksek. Kiev, nisanda askere alma yaşını 27’den 25’e indirmişti.

Washington merkezli muhafazakar düşünce kuruluşu Demokrasileri Savunma Vakfı, Bradley Bowman, şu değerlendirmeleri paylaşıyor: Ukrayna’nın ciddi bir insan gücü açığı var ve bunu gidermenin kolay bir çözümü yok. Fakat askere alma yaşının düşürülmesi durumu rahatlatabilir. Rus işgali nedeniyle zaten çok şey yaşamış bir hükümet ve toplum için bunların zor kararlar olduğu açık.

(Kaynaklar: Euronews Türkçe ve Independent Türkçe)

Paylaşın

UEFA Avrupa Ligi: Galatasaray Bir Puana Razı Oldu

UEFA Avrupa Ligi 5. hafta maçında AZ Alkmaar ile Galatasaray, AFAS Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Horatiu Fesnic’in  yönettiği karşılaşma 1 – 1 sona erdi.

Haber Merkezi / Galatasaray’ın golünü 43. dakikada Peer Koopmeiners (KK), AZ Alkmaar’ın golünü ise 2. dakikada Sven Mijnans kaydetti.

Galatasaray, bu sonuçla puanını 11’e yükseltti. AZ Alkmaar ise puanını 7 yaptı.

Bu sezon UEFA Avrupa Ligi’nde kaybetmeyen Galatasaray, 3 galibiyet, 2 beraberlik aldı. Galatasay bu süreçte PAOK’u 3-1,  Elfsborg’u 4-3 ve Tottenham 3-2 yenerken, RFS ile ise 1-1 berabere kaldı.

2. dakikada sağ taraftan ceza sahasına giren Maikuma’nun şutunda top kaleci Muslera’dan döndü. Topu iyi takip edip vuruşunu yapan Mijnans ağları havalandırdı: 1-0

43. dakikada sol kanatta Mertens’in ortasında, arka direkte Osimhen kafa vuruşunu yaptı, Koopmeiners topu çizgiden çıkardı. Hakem Horatiu Fesnic, önce devam kararı verdi. Video yardımcı hakemden gelen uyarı üzerine topun çizgiyi geçtiği tespit edildi ve gol kararı verildi: 1-1

Paylaşın

Yeni Çözüm Süreci Tartışmaları: Bakırhan’dan “Önce İktidar Netleşsin” Yorumu

Yeni çözüm süreci tartışmalarına ilişkin konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Önce onlar netleşsin. Bu sorunu nasıl çözmek istiyorlar? Bunu merak ediyoruz. Türkiye kamuoyu da merak ediyor” dedi.

Tuncer Bakırhan, konuşmasının devamında “Gerçek demokrasiyi uygulayan, farklılıkların farklılığını kabul eden, hak ve hukuku hayata geçiren, demokratik, insanların iradesine kayyım atanmadığı, insanların kendini farklılıklarıyla birlikte eşit ve özgür bir şekilde yansıttığı bir zeminden bahsediyoruz” ifadelerini kullandı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Medyascope’da Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtladı. “Partililerin İmralı’ya gitmesi olayını Bahçeli gündeme getirdi. Olabileceğini varsayıyoruz. Bunun bir diğer aşaması olarak aynı partilerin geçen sefer olduğu gibi İmralı’nın mesajını Kandil’e taşıması gibi bir seçenek yine gündeme gelebilir mi?” diye soran Çakır’a, Bakırhan şöyle yanıt verdi:

“Biz postacılık falan yapacak değiliz. Biz demokratik zeminde üzerimize düşen sorumluluk neyse yaparız. Bu meselenin toplumsallaşması, kamuoyuna, halklara, tabanımıza, Türkiye’ye anlatılması için kent kent dolaşırız. Bütün insanlara dokunuruz. Önemli bir sorumluluğumuz var. Bence bunu bana soracağınıza Filipinler Devleti ile Moro halkı arasında arabulucu olan Türkiye’ye deyin ki, Orada nasıl yaptıysanız burada da yapın’. Somali’de arabuluculuk yapan, şu anda milletvekili olan bir beyefendiyle biz görüştük. Mesela burada çok büyük önemli deneyimler anlattı. Şimdi bence onlar buna bir yol bulur. Koskoca Türkiye Devleti’dir.”

Bakırhan, Ömer Öcalan’ın hem DEM Partili milletvekili olması hem de Abdullah Öcalan’ın yeğeni olması nedeniyle bu geçiş sürecinde İmralı’ya gitmek için ideal bir isim olduğunu belirtti. Kamuoyuna kısa bir açıklama yapsa da Ömer Öcalan’ın, amcasıyla uzun süre görüştüğünü aktaran Bakırhan, bunların detaylarını paylaştı.

Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın moral ve motivasyonunun yüksek olduğunu söyledi. Bakırhan, Öcalan için “Dinamik, morali yerinde ve umudunu hiç yitirmemiş” dedi. Bakırhan, “Marx yazdı ama son kitabını yazamadı. Bu konuda ciddi bir yoğunlaşmam var. Sanırım Marx’ın yazmak istediği son kitabı ben yazacağım” şeklinde bir mesaj ilettiğini açıkladı.

Bakırhan, Öcalan’ın “Türkiye’nin dinamikleriyle bu sorun çözülsün. Türkiye’de çözülsün. Demokratik cumhuriyet zemininde çözülsün” mesajını verdiğini, ayrılıkçı olmayan bir yaklaşımla Kürtlerin demokratik hak ve özgürlüklerinin tanınmasını önerdiğini belirtti.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, son dönemde yaşanan siyasi gelişmeleri değerlendirirken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına dair de konuştu. “İktidarın söylemi ile pratiği arasında büyük bir makas açıklığı, büyük bir uçurum var” diyen Bakırhan, mevcut sürecin sadece Bahçeli’nin “kendi kendine icat ettiği” bir süreç olmadığını, temelinde “meseleye dönük iktidarın programları ve projeleri” olduğunu vurguladı.

İktidar ile MHP arasındaki ilişkiyi analiz eden DEM Parti Eş Genel Başkanı, “Bir rol paylaşımı olmuş olabilir. Ama içerik, nitelik ve nüansta farklılıklar olduğu kesin” değerlendirmesinde bulundu. Bu durumu örneklerle açıklayan DEM Parti Eş Genel Başkanı, “Bahçeli Ahmet Türk’e övgüler diziyor, bir hafta sonra farklı bir tutum sergiliyor. Ömer Öcalan İmralı’ya gidiyor. Yani Bahçeli ne diyorsa tersine bir pratik işliyor” ifadelerini kullandı.

“Bu sorunu nasıl çözmek istiyorlar? Merak ediyoruz”

İktidarı da eleştiren Bakırhan, “Önce onlar netleşsin. Bu sorunu nasıl çözmek istiyorlar? Bunu merak ediyoruz. Türkiye kamuoyu da merak ediyor” dedi. Bakırhan, “Gerçek demokrasiyi uygulayan, farklılıkların farklılığını kabul eden, hak ve hukuku hayata geçiren, demokratik, insanların iradesine kayyım atanmadığı, insanların kendini farklılıklarıyla birlikte eşit ve özgür bir şekilde yansıttığı bir zeminden bahsediyoruz” açıklamasında bulundu.

DEM Parti’nin Kandil ile herhangi bir diyalogunun olmadığını vurgulayan Bakırhan, şunları kaydetti: “Ben şuna inanıyorum: Şu anda Öcalan’ın sözü üzerine başka bir söz söyleyecek Kürt aktör yok. Sonuçta örgütü kuran kendisi. Örgütün kurucu lideri. Onların da ‘başmüzakereci’, ‘önderlik’ dediği bir insanı dinlemeyeceklerini sanmıyorum.

Mesela bazen, bazı yayın organlarında biz Öcalan’ı dinlemiyoruz diye tartışıyorlar. Bazen de Kandil dinlemiyor diye tartışıyorlar. Bazen bir Selahattin Demirtaş’ı dikkate almıyoruz deniliyor. Böyle bir dünya yok Kürt zemininde. DEM Parti’nin durduğu yer belli: Müzakereyle, diyalogla bu sorun çözülsün. Ben ilk defa KCK’nin bu konuda çok net somut bir açıklamasını okudum. KCK, Öcalan’ın işareti ederek, ‘Muhatap oradadır. Bizim için söylediği söz tartışılmazdır’ dedi.”

Paylaşın

UEFA Avrupa Ligi: Beşiktaş, Maccabi Tel Aviv’e Boyun Eğdi

UEFA Avrupa Ligi 5. hafta maçında Beşiktaş ile Maccabi Tel Aviv, Macaristan’ın Debrecen kentinde karşı karşıya geldi. Hakem Simone Sozza’nın yönettiği karşılaşmadan Beşiktaş, 3-1 mağlup ayrıldı.

Haber Merkezi / Maccabi Tel Aviv’nin gollerini 23. dakikada Gavriel Kanichowsky, 45+3. dakikada Dor Peretz ve 80. dakikada Wesllet Patati, Beşiktaş’ın tek golünü ise 37. dakikada Beşiktaş Rafa Silva kaydetti.

Maccabi Tel Aviv, bu sonuçla puanını 3’e çıkardı. Beşiktaş ise 6 puanda kaldı.

UEFA Avrupa Ligi ilk maçında deplasmanda Ajax’a 4-0 yenilen Beşiktaş, İnönü’de konuk ettiği Eintracht Frankfurt’a da 3-1 mağlup olmuştu. Beşiktaş ilk galibiyetini Fransa deplasmanında Olimpik Lyon’u 1-0 yenerek almıştı. Beşiktaş, dördüncü maçında İnönü’de ağırladığı Malmö’yü 2-1 mağlup etmişti.

23. dakikada sağ kanattan Davida’nın pasında kale önünde Kanichowsky topu ağlara gönderdi (0-1). 38. dakikada Semih’in pasında orta sahada topla buluşan Rafa Silva, hızla ceza sahası içine girip, kaleci Mishpati ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu (1-1).

45+3. dakikada sol kanattan Weslley’in kale önüne pasında Dor Peretz’in şutunda meşin yuvarlak ağlara gitti (1-2). 80. dakikada ceza sahası sol çaprazdan Turgeman’ın şutunda kaleci Mert’ten dönen topu Weslley Patati ağlara gönderdi (1-3).

Paylaşın

ABD’den Dikkat Çeken F-35 Açıklaması: Politikamız Değişmedi

ABD Dışişleri Bakanlığı, “Türkiye’ye F-35 tedariki için gerekli şartlar herkesçe biliniyor ve politikamız değişmedi. Türkiye’nin NATO ile birlikte çalışabilirliğini sürdürmesi ABD’nin kritik bir önceliği olmaya devam ediyor” açıklamasında bulundu.

Türkiye, kurucu ortaklarından olduğu F-35 programından, Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi satın almasının ardından çıkarılmış, Amerikalı yetkililer S-400’lerin beşinci nesil savaş uçağı olan F-35’ler için güvenlik riski oluşturduğunu belirtmişti.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in ABD’nin Türkiye’nin elindeki Rus yapımı S-400 füzelerine bir itirazı kalmadığı ve F-35 savaş uçaklarını verebileceklerine dair sözlerine Washington’dan yanıt geldi.

VOA Türkçe’nin konuya ilişkin yorum talebine yanıt veren ABD Dışişleri Bakanlığı, politikalarında bir değişiklik olmadığını kaydetti.

Yazılı açıklama yapan bakanlık, “Türkiye’ye F-35 tedariki için gerekli şartlar herkesçe biliniyor ve politikamız değişmedi. Türkiye’nin NATO ile birlikte çalışabilirliğini sürdürmesi ABD’nin kritik bir önceliği olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Bakanlık Türkiye’nin F-35 alımı ya da F-35 programına dönüşü ile ilgili görüşmeler konusundaki soruları yanıtsız bıraktı.

Türkiye, kurucu ortaklarından olduğu F-35 programından, Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi satın almasının ardından çıkarılmış, Amerikalı yetkililer S-400’lerin beşinci nesil savaş uçağı olan F-35’ler için güvenlik riski oluşturduğunu belirtmişti.

2019 yılında Rusya’dan S-400 sistemi satın alan Türkiye, Rusya ile kapsamlı savunma işbirliği yapan ülkelere yaptırım öngören CAATSA kapsamında yaptırım uygulanan ilk NATO ülkesi olmuştu.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bakanlığın 2025 yılı bütçe görüşmelerinde “F-35’lerle ilgili 6 tane uçağımız var orada. Amerikalılar da bu F-35 konusunda biz Kaan uçağını yapabileceğimizi ve uçtuğunu da görünce biraz düşünceleri de değişti. Onlar kendileri de F-35’i de verebileceklerini ifade ediyorlar. Hem üretim payımızın tekrar bize verilmesinde ısrar ediyoruz, hem de 40 tane F-35 almak isteğimizi bildirdik. Bu konuda da daha henüz öyle bir gelişme olmadı, oldukça bildiririz” demişti.

Güler, “Şimdi, bu son Amerikalılar’la görüşmelerimizde S-400’le ilgili de işte ‘Şunu yapacaksınız, bunu yapacaksınız’ dediler hepsini reddettik. Şu anda hâlen, bizim kabul ettiğimiz merkezde olmak kaydıyla Amerikalılar’ın da herhangi bir itirazı kalmadı S-400’lerle ilgili” diye konuşmuştu.

Ancak ABD, Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400’lerin, NATO’nun ortak güvenlik mimarisini zafiyete uğratacağına sık sık dikkat çekiyordu.

ABD Dışişleri Bakanlığı geçen mart ayında yaptığı açıklamada, Rus S-400 sisteminin NATO teçhizatı ile uyumlu olmadığını ve bu sistemin NATO teknolojisinin güvenliğini tehdit ettiğini vurgulamıştı. Bakanlık sözcüsü, sistemin Türkiye’nin NATO müttefiki olarak taahhütleriyle uyumlu olmadığının altını çizerek, Türkiye’ye S-400 sistemini muhafaza etmemesi çağrısını yinelemişti.

Sözcü, S-400 konusu çözülürse ve çözüldüğünde, ABD’nin F-35 programı konusunda Türkiye ile yapılacak bir görüşmeyi memnuniyetle karşılayacağını belirtmişti.

Paylaşın

Suriye’deki Silahlı Gruplar Son Yılların En Büyük Saldırısını Başlattı

Heyet Tahrir Şam’a (HTŞ) bağlı silahlı grupların Batı Halep’teki rejim güçlerine karşı büyük bir saldırı düzenlediği bildirildi. Rejim güçleri ile HTŞ’ye bağlı gruplar arasında yoğun çatışmaların yaşandığı belirtildi.

Heyet Tahrir Şam, eski adıyla Nusra Cephesi, Suriye, Rusya ve diğer bazı ülkeler tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor.

Suriye’nin Halep vilayetinde silahlı gruplar Suriye ordusuna karşı geniş çaplı bir saldırı başlattı. Ordu ve silahlı gruplardan kaynaklara göre Heyet Tahrir Şam (HTŞ) liderliğindeki koalisyon, düzenledikleri saldırılar sonucunda yıllar sonra ilk kez toprak kazandı. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı birliklerin kontrolündeki en az 10 bölge silahlı grupların eline geçti.

Halep kentinin dış mahallelerinden 10 kilometre ilerleyen silahlı gruplar, Lübnan Hizbullahı’nın güçlü varlığının bulunduğu Şii kasabaları Nubul ile Zehra’nın birkaç kilometre yakınına kadar yaklaştı. Silahlı gruplar, İran yanlısı milislere ait mevzilerin bulunduğu Halep’in doğusundaki El Nayrab havaalanına da saldırı düzenledi.

Suriyeli silahlı gruplar saldırının geçen haftalarda İdlib’in güneyinde Rus ve Suriye hava güçlerinin sivillere yönelik saldırılarına yanıt olduğunu ve cephe hattına yığınak yapan Suriye ordusunun düzenleyeceği saldırıları boşa çıkarmak için düzenlendiğini açıkladı.

Suriye ordusu kaynakları ordunun silahlı grupların kontrolündeki İdlib kenti yakınlarındaki bölgeleri, Eriha ve Sarmada şehirlerini vurduğunu belirtti. Çatışmalar Suriye resmi medyasında yer almadı ancak hükümet yanlısı web siteleri Suriye ordusunun Heyet Tahrir Şam’ın sığınaklarını vurduğunu ve onlarca milisi öldürdüğünü duyurdu. Görgü tanıklarına göre silahlı grupların kontrolündeki bölgelerden yüzlerce aile Türkiye sınırına doğru, daha güvenli bölgelere kaçtı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin terör örgütleri listesinde yer alan Heyet Tahrir Şam Suriye hükümet güçleri ve Rusya’nın hedefinde. Türkiye destekli ana akım silahlı gruplarla rekabet halinde olan HTŞ, Suriye’nin kuzey batısında Türkiye sınırı boyunca geniş toprakları kontrol ediyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın