Adıyaman: Mahmut El-Ensari Türbesi

Mahmut El-Ensari Türbesi; Adıyaman’ın Merkez İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Merkeze 7 Km. mesafededir.

Ali Dağı üzerinde yer alan Türbe’nin duvarında H. 1126 tarihli bir onarım kitabesi bulunmaktadır. Türbenin bulunduğu yer Adıyaman merkezden bakılınca görülmektedir.

Mahmut El-Ensari Kimdir?

Medine’li ve sahabeden olduğu söylenmektedir. İslamiyeti yaymak amacıyla Anadolu’ya gelmiş ve burada şehit düşmüştür. Mezarının bulunduğu yerde başka şehitlerin de olduğu söylenir. Mahmud Ensari, Abuzer Gaffari ile birlikte bu şehitlere komutanlık yapmıştır.

Paylaşın

Adıyaman: Salah Camii

Salah Camii; Adıyaman’ın Tut İlçesi, Salah Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım sağlanmaktadır.

Salah Camii’nin 1630 tarihinde yapıldığı tahmin edilmektedir. Bir çok defalar yıkılıp yeniden yapıldığından tarihi özelliklerini büyük ölçüde kaybetmiştir.

Paylaşın

Adıyaman: Kaşlıca Kalesi

Kaşlıca Kalesi; Adıyaman’ın Tut İlçesi, Kaşlıca Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Halk arasında Mihri Babil Kalesi olarak bilinir.

Babil Krallığı zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Genel olarak kaleler yüksek yerlere kurulmasına karşılık buradaki kale Kaşlıca-Aşağı evlerin bulunduğu vadin içine inşa edilmiştir.

Kalenin bazı yerlerinde duvar kalıntıları, ok mahmuzları ve kenar kısımlarında su kanallarının kalıntıları mevcuttur.

Kalenin içerisinde halkın karakol ya da gözetleme yeri dediği yerler vardır. Buralar, kalenin yüksek noktalarını teşkil etmektedir. Battal-Gazi’nin Malatya’dan gelerek bu kaleyi fethettiği söylenmektedir.

Paylaşın

Adıyaman: Şovak Köprüsü

Şovak Köprüsü; Adıyaman’ın Tut İlçesi sınırları içerisindedir. Şova Deresi üzerine kurulmuştur.

Taştan yapılmış tarihi bir köprüdür. Osmanlılar zamanında kervanların Vijne köprüsü’nden gelerek buradan geçtiği belirtilmektedir.

Ayrıca halk arasında Gorlam olarak adlandırılan vadide suyu aşağılara aktarmaya yarayan kayalara oyulmuş su kanalları ve mağaralar bulunmaktadır.

Yöredeki sulama kanalları ve kapalı künk kalıntıları, Göksu Vadisindeki sulamanın çok eski tarihlere kadar uzandığı gösteriliyor.

Paylaşın

Karabük: Çamlık Tabiat Parkı

Çamlık Tabiat Parkı; Karabük’ün Merkez İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Tabiat Parkı, 15 hektarlık alana sahiptir. Karabük Otogarı’na uzaklığı 2,5 km’dir.

Çamlık Tabiat Parkı, halkın piknik ve günübirlik ihtiyaçları yoğunluk ve stresten kurtulmaları için kent merkezine yakın doğal bir ortamdır.

Çamlık Tabiat Parkı’nı florasını, Kayın, Gürgen, Kestane ve Meşe türleri ile ibrelilerden Kızılçam ve Karaçam oluşturmaktadır.

Tabiat Parkı’nda memeli hayvanlar Ayı, Kurt, Tavşan, Kirpi, Yaban Domuzu, Sansar, Gelincik, Karaca gibi türlerle boreal orman kuşağı yaban hayatı varlığının tüm özelliklerini taşır. Sahada ormana bağlı kuşlar yanında yer yer göçmen kuşlar da görülür.

 

Paylaşın

Kırşehir: Aşıkpaşa Tabiat Parkı

Aşıkpaşa Tabiat Parkı; Kırşehir Merkez İlçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Tabiat Parkı, 1.300 dekarlık alana sahiptir.

Ortalama yüksekliği 1040 ve 1075 m. arasında değişen arazi az eğimli bir topografyaya sahiptir. Birkaç kuru dere ile arazi yarılmış az engebeli durumdadır. Bu bölgede step bitki türleri görülür. Yer yer ağaç ve çalı toplulukları bulunur.

Aşık Paşa Tabiat Parkı ;doğal olarak yer alan yapraklı ağaç türleri azda olsa yer almakla birlikte alan ağaçlandırma ile oluşmuş 100. Yıl Çamlık Ormanı’nın güney kesimlerini kapsar. Tabiat parkında ağaçlandırma çalışmalarına bağlı olarak çam egemen durumdadır. Çok seyrek meşe ve batısında yer alan nispeten nemli olan dere yatağında kavak ve söğüt ağaçları bulunmaktadır.

Tabiat Parkı, çam ağaçlarının hakim olduğu ve orman ve bozkır ekosistemleri içinde yürüyüş, her türlü sportif aktiviteler ile tabiat gezisi v.b. eğlenme ve dinlenme imkanları sağlamaktadır.

 

Paylaşın

Ordu: Ulugöl Tabiat Parkı

Ulugöl Tabiat Parkı; Ordu’nun Gölköy İlçesi, Haruniye mevkisinde yer almaktadır. Tabiat Parkı, 26.56 hektarlık alana sahiptir.

Ulugöl Tabiat Parkı; Ordu il merkezine 74 km., Mesudiye ilçe merkezine 64 km., Gölköy ilçe merkezine ise 14 km. uzaklıktadır.

Ulugöl Tabiat Parkı, temiz hava, sessizlik, doğanın görsel çekiciliği vb. nedenlerle tercih edilmektedir. Özellikle orman, dağ ve su peyzajlarının hakim olduğu kırsal rekreasyon alanlarında yer alan günübirlik kullanım ve çadırlı kamp alanları; dağcılık, avcılık, su sporları, doğa araştırması vb. aktiviteler için yoğun olarak kullanılmakta ve genellikle ekonomik açıdan sorunlu kent halkına maliyeti düşük rekreasyonel aktiviteler olanağı tanıyan hizmetler sunmaktadır.  Ayrıca alanda fotoğrafçılık, fauna-flora gözlemciliği, doğa yürüyüşü, bisiklet sporu, konaklama imkanları bulunmaktadır.

Küçük bir alan olmasına karşın Tabiat Parkı’nda habitat çeşitliliği bulunmaktadır. Sazlık bitkileri, sucul bitkiler, eğreltiler, çayır-mera alanı, seyrek ağaçlık alan, ormanlık alan olmak üzere tür zenginliği oldukça fazladır. Hakim orman tipi  Kayın, Gürgen, Meşe, Akçaaağaç, Kızılağaç, Üvez ; İbrelilerden ise Sarıçam ve Porsuk gibi ağaçlar bulunmaktadır.

Tabiat Parkı’nda memelilerden Kurt, Tilki, Yaban Domuzu, Kirpi, Sincap ve omurgasızlardan Solucan, Çekirge Türleri, Karınca Türleri eklembacaklılardan Sinek Türleri ve Sülükler bulunmaktadır.

 

 

Paylaşın

Konya: Hoca Cihan Hanı (Dibi Delik Han)

Hoca Cihan Hanı (Dibi Delik Han); Konya’nın Selçuklu İlçesi, Hocacihan Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Günümüze kadar orijinal durumu oldukça değişmiş olarak ulaşan Hoca Cihan Hanı’nın orijinal planını mevcut kalıntılara göre tespit etmek mümkün olmaktadır. Bugün üç sahın olarak görülen hanın, orijinalinde de aynı düzene sahip olduğunu tahmin etmekteyiz.

Özellikle yan sahınların tonozunu destekleyen takviye kemerlerinin bir bölümün insitu olarak izlenebilmesi, bugünkü sahın genişliklerinin orijinal sahın sistemine göre düzenlendiğini göstermektedir. Hanın meyilli bir arazi üzerine inşa edilmesi nedeniyle, batı tarafında bugünkü konumundan fazla bir kısmının bulunmadığı anlaşılmakta, aynı şekilde doğu tarafta da mevcut izlere göre bir bölümün olmadığı görülmüştür.

Mevcut benzer örneklere göre, bu uzunluktaki bir hanın daha fazla sahına sahip olamayacağını, bu nedenle de hanın güney ve kuzey taraflarında başka sahnın olmadığını söylemek mümkündür. Kanaatimizce yapı esas planı dikkate alınarak tamir edilmiştir. Orta sahınla kuzeydeki yan sahnı ayıran destek sırasına ait ayaklardan doğudaki ilk üçü ile, diğer destek sırasına ait ayakların ilk ikisi halen mevcuttur.

Kuzeydeki destek sırasının batısında bulunması gereken ayaklar kaybolmuş ve buraya diğer ayaklarla eşit aralıkta iki adet ahşap destek yerleştirilmiştir. Mevcut kalıntıları dikkate aldığımızda, hanın iç mekânının karşılıklı beşer ayağa oturtulmuş sivri kemerli iki destek sırası ile üç sahna bölündüğü anlaşılmaktadır. Orta sahın yan sahınlarda daha geni ve daha yüksektir.

Hanın orijinal girişinin, bugün doğu cephede, orta sahna açılan girişin bulunduğu yerde olduğunu, benzer örnekleri dikkate alarak söylemek mümkündür. Bu grup hanlarda giriş dar cephededir. Hoca Cihan Hanı’nın batı tarafının meyilli bir araziye yaslanması nedeniyle, giriş bu cephede olamaz. Hanın üzerinin, benzeri grup hanlarda görüldüğü gibi, orta sahnın daha yüksek olması nedeniyle beşik çatılı ve yine çevredeki benzer örneklerdeki gibi toprak örtülü olduğunu söyleyebiliriz.

Paylaşın

Konya: Kubad Abad Sarayı

Kubad Abad Sarayı; Konya’nın Beyşehir İlçesi, Gölyaka Köyü sınırları içinde yer almaktadır. Halen burada arkeolojik kazılar devam etmekte, eserler Karatay Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kubad Âbâd Sarayı, İbni Bibi’ye göre; Sultan Alâeddin Keykubat Kayseri’den Antalya’ya giderken Beyşehir Gölü çevresinin güzelliğinden etkilenmiş ve buraya bir saray yapılmasını emretmiştir.

Sultanın av emiri ve aynı zamanda da mimarbaşılık görevini sürdüren Vezir Sadeddin Köpek denetiminde ve sultanın çizdiği kroki doğrultusunda 1236 yılında yapılmıştır. Alâeddin Keykubat bu sarayı yaptırırken çevresine de bir şehir kurulmasını emretmiştir.

Kubad Abad Selçuklu Saray Sitesi; Günümüze ulaşabilmiş tek Selçuklu Saray yapısı olup, I. Alaaddin Keykubad’ın (1220-1236) emriyle yapılmıştır. Külliye, Beyşehir Gölü’nün hemen yanında ve Anamas Dağları’nın eteklerindedir.

1980’den bu yana kazı çalışmaları devam etmektedir. Saraydan günümüze müzeleri süsleyen göz kamaştırıcı çinilerle, saray kalıntıları kalmıştır. Çinilerdeki motifler; av eğlencelerini, büyülü inançları, sultanı, ileri gelenleri ve hizmetkârları canlandırır.

Paylaşın

Konya: Horozlu Han

Horozlu Han; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Ankara Yolu, Vakuf Sokak üzerinde yer almaktadır. 1248 yılında kışlık olarak yapılmıştır.

Horozlu Han’ın kitabesi ve onunla ilgili herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Bu bakımdan hanın yapım tarihi kesinlik kazanamamaktadır.

Ancak, birçok arastırmacı hanın Sultan II.Giyaseddin Keyhüsrev ve Gzeddin Keykavus döneminde devlet görevinde bulunan Esedüddin Ruzbe tarafından yaptırıldığını ileri sürmektedir.

Esedüddin Ruzbel’in 1249 yılında öldürüldüğü dikkate alınacak olunursa, hanın XIII. yüzyılın ortasında yapıldığı ortaya çıkmaktadır.

Hanın tamamen kesme taştan yapıldığı görülmektedir. Ancak plan düzeni tam olarak ortaya çıkarılmamıştır. Mescit Kısmı Zazadin ve Obruk hanlarında olduğu gibi girişin üzerinde olduğu sanılmaktadır. Diğer hanlarda olduğu gibi anıtsal bir giriş kapısının olup olmadığı konusunda da kesin bir bilgi yoktur.

Yapı yapıldığı dönem itibariyle, kervanların gün boyu süren yolculukların ardından konakladıkları, bu arada yolcuların ve hayvanların her türlü ihtiyaçlarını karşılayabildikleri yatakhane, aşevi, erzak ambarı, depolar, ahırlar, mescit, şadırvan, hamam, ayakkabıcı, nalbant vb. için gerekli mekânları bulundurmaktadır.

Paylaşın