Su Muhallebisi, Malzemeleri, Hazırlanışı

Su Muhallebisi; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 1 çay bardağı buğday nişastası
  • 2 çorba kaşığı toz şeker (tercihen pekmez)
  • 4 su bardağı su

Hazırlanışı;

Soğuk suya buğday nişastası karıştıra karıştıra yedirilir. 15 dakika kısık ateşte topaklanmaması için karıştırılarak pişirilir, tepsiye dökülür. Soğuduktan sonra baklava şeklinde kesilir. Ayrı bir kapta pekmez bir miktar su ile inceltilir ve muhallebinin üzerine dökülür. Soğuk olarak servis edilir. Süslemek için tarçın kullanılır.
Paylaşın

Kaymaklı Baklava, Malzemeleri, Hazırlanışı

Kaymaklı Baklava; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 600 gr. un
  • 2 adet yumurta
  • 125 gr. tereyağı
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 fincan şeker
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 su bardağından biraz eksik süt
  • 1 su bardağı yoğurt

Şerbeti İçin:

  • 5 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı su 1
  • yemek kaşığı limon suyu
  • Yarım çay kaşığı tuz

Hazırlanışı;

Un, yumurtalar, sıvı yağ, şeker, limon suyu, tuz karıştırılır. Süt ve yoğurt eklenerek kulak memesi yumuşaklığında yoğrulur. 10-15 dakika dinlendirilir. Hamurdan 15 adet yarım ceviz büyüklüğünde parçalar ayrılır. Parçalar merdane yardımıyla avuç büyüklüğünde açılarak aralarına nişasta serpilir ve üst üste dizilir ve 5 parçaya ayrılır. Parçalar önce merdane daha sonra oklava yardımıyla büyüdüğü kadar açılarak yağlanmış tepsiye dizilir.

Herbirinin arasına tereyağı ve sıvı yağ karışımından sürülür. Karışımın kalanı en üste dökülür. Kare şeklinde dilimlendikten sonra sıcak fırına sürülür. Soğuduktan sonra baklavanın üzerine ılık şerbet dökülür ve arasına kaymak konulur. Not: Afyonkarahisar’da dini bayramlarda gelen misafirlere, zeytinyağlı veya etli yaprak dolması ile birlikte baklava ikram edilir. Arzu edilirse kaymak yerine ceviz konulabilir.

Paylaşın

Bükme, Malzemeleri, Hazırlanışı

Bükme; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 6 su bardağı un
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı don yağı (büyükbaş hayvanların iç yağı )
  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • 100 gr. haşhaş
  • 1 orta boy soğan
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı karabiber

Hazırlanışı;

Un ve tuz, su ile karıştırılarak, kulak memesi yumuşaklığında hamur elde edilene kadar yoğrulur. Hamur iki parçaya bölünür. İlk parça açılıp iç yağla yağlandıktan sonra üzerine, sıvıyağla karıştırılmış haşhaş sürülür ve bohça haline getirilerek bir kenara alınır.

Diğer parça da aynı şekilde açılıp yağlandıktan sonra katlanan ilk parça alınıp bu hamurun ortasına konur. Tekrar bohça şeklinde katlanır. Diğer tarafta, haşlanmış mercimeğin içerisine ince doğranmış ve yağda kavrulmuş soğan katılıp tuz ve karabiber ilavesi ile iyice karıştırılır. Dinlenen hamur küçük parçalar halinde kesilir. Her parça, oklava ile dikdörtgen şeklinde açılır.

Ortasına, hazırlanan mercimek karışımı konularak karşılıklı iki kenarı uç uca gelecek şekilde kapatılır. Bu işlem tamamlandıktan sonra hamurları üzeri yağlanıp 200 derecede ısıtılmış fırında 40 dakika pişirilir. Not: Mercimeğin yerine iç malzemesi olarak patates de kullanılabilir. Bükme, adını, katlama şeklinden alır. Vişne hoşafıyla, yaz aylarında kavun ve karpuzla yenilebilir.

Paylaşın

Afyon Salatası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Afyon Salatası; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 1 kg. taze Afyon ( Afiyan )
  • 2 adet iri domates
  • 250 gr. yeşil soğan
  • 1 demet maydanoz
  • 1 adet limon
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 yemek kaşığı zeytin yağı

Hazırlanışı;

Bütün sebzeler bol su ile iyice yıkanır. Afyon (Afiyon), yeşil soğan, domates ve maydanoz ince ince doğranır. Doğranan sebzeler bir kap içerisinde karıştırılır. Başka bir kap içerisinde limon suyu tuz ve zeytinyağı, çatal ile iyice karıştırılıp beyazlatılır.

Hazırlanan sos, salata servis edileceği zaman üzerine gezdirilir ve karıştırılır. Not: Yöresel dilde “Afiyan Salatası” denilir. “Afiyan” haşhaş bitkisinin tarlada ilk yeşerdiği zaman yapraklarına verilen addır. Bu yapraklar tarladan toplandıktan sonra kökleri kesilerek ayıklanır. Marul salatası gibi hazırlanır. Afiyan salatası yapılırken mevsimine göre istenilen diğer sebzeler de katılabilir. Ayrıca haşlanmış yumurta ilavesiyle de hazırlanabilir.

Paylaşın

Sulu Köfte, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sulu Köfte; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 250 gr. dana kıyma
  • 1 su bardağı düğü (ince bulgur)
  • 1 orta boy soğan 1 adet yumurta
  • Yarım demet maydanoz
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 tatlı kaşığı tuz 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı karbonat

Hazırlanışı;

Soğan rendelenir. Maydanoz ince ince kıyılır. Kıyma, düğü, yumurta, karbonat, maydanoz ve soğan karıştırılarak iyice yoğrulur. Daha sonra tuzu ve karabiberi eklenerek tekrar yoğrulur. Özleşen harç, misket büyüklüğünde toplar haline getirilir. Diğer tarafta yağda soğan ve salça kavrulur. Üzerine köftelerin üzerini örtmeye yetecek kadar su eklenerek kaynamaya bırakılır. Kaynamaya başlayınca hazırlanan köfteler ilave edilir. Orta ateşte pişirilir.

Paylaşın

Bakteriyemi nedir? Belirtileri Nedenleri

Bakteriyemi; Geçici, aralıklı veya sürekli olabilen, bazı önemli sağlık sonuçlarına neden olabilen kan dolaşımında bakterilerin varlığıdır.

Farkı bir tanımla Bakteriyemi; Bakterilerin veya bakteri toksinlerinin kana geçmesiyle oluşan ateş, titreme ile seyreden klinik tablonun adıdır. Eş anlamlı olarak septisemi de kullanılır.

Bakteriler kan dolaşımına, enfeksiyon sırasında (zatürree veya menenjit gibi) ciddi bir komplikasyon olarak, ameliyat sırasında (özellikle gastrointestinal sistem gibi) veya arterlere veya damarlara giren yabancı cisimler nedeniyle (uyuşturucu kullanımı) girebilir. Geçici bakteriyemi, diş işlemlerinden veya diş fırçalamadan sonra ortaya çıkabilir.

Bakteriyemi bazı önemli sağlık sonuçları doğurabilir. Bakterilere immün yanıt, yüksek ölüm oranına sahip sepsise ve septik şoka neden olabilir. Bakteriler ayrıca kan yoluyla vücudun diğer bölgelerine de yayılabilir (hematojen yayılma olarak adlandırılır), bu da enfeksiyonlara neden olur. Bakteriyemi tedavisi antibiyotik ile yapılır ve yüksek riskli durumlarda antibiyotik profilaksisi ile korunma sağlanabilir.

Bakteriyemi gelişimine neden olabilecek durumlar:

  • HIV enfeksiyonu
  • İmmun sistemi baskılayan ilaçlar
  • Uzun süren antibiyotik tedavisi; vücudun bakteri florasını değiştirir
  • Uzun süreli veya ciddi hastalık
  • Alkolizm veya diğer madde bağımlılıkları
  • Yetersiz beslenme (malnütrisyon)
  • Kanser için kemoterapi

Bakteriyemiye anında sebep olabilen durumlar:

  • Apseli bir diş de dahil olmak üzere apsenin boşaltılması,
  • Idrar yolu enfeksiyonu, özellikle mesane kateteri varlığında,
  • Dekübitüs ülserleri (bası-yatak yaraları),
  • IV ilaç kullanımı da dahil olmak üzere, sterilize edilmemiş iğneler kullanılan intravenöz prosedürler,
  • Uzun süreli IV damar yolu,

Bakteriemiye en sık neden olan bakteriler:

Staphylococcus, Streptococcus, Pseudomonas, Haemophilus ve Esherichia coli (E. coli) türleri.

Bakteriyemi tedavisi:

Kandaki bakterilerin varlığı neredeyse her zaman antibiyotiklerle tedavi gerektirir.

Bakteriyemi tedavisi ampirik antibiyotik kapsamı ile başlamalıdır. İntravenöz antibiyotiklerle bakteriyemi belirtileri veya semptomları veya pozitif kan kültürü ile başvuran hastalara başlanmalıdır. Antibiyotik seçimi, en olası enfeksiyon kaynağı ve tipik olarak bu enfeksiyona neden olan karakteristik organizmalar tarafından belirlenir.

Diğer önemli hususlar hastanın antibiyotik kullanım geçmişini, mevcut semptomların şiddetini ve antibiyotiklere alerjileri içerir. Kan kültürü izole edilmiş belirli bir bakteri haline döndüğünde, ampirik antibiyotikler, tercihen tek bir antibiyotiğe daraltılmalıdır.

 

Paylaşın

Bakır Kısıtlı Diyet nedir, nasıl uygulanır?

Bakır Kısıtlı Diyet; Vücudun değişik organlarında fazlaca bakır birikmesi sonucu ortaya çıkan Wilson Hastalığı’nın tedavisinde kullanılan bir diyettir.

Bakır, safra yoluyla dışarı atılmaktadır. Ancak, Wilson hastalığı bulunan bireylerde gerektiği gibi ayrıştırılamaz ve kişinin hayatını tehdit edici miktarda birikir.

Tedavi edilmediğinde öldürücü bir hastalık olan Wilson hastalığı, erken teşhis ile kolayca tedavisi mümkündür ve çoğunlukla hastalar normal yaşantılarını devam ettirir.

Wilson Hastalığının nedeni;

Wilson hastalığında ATP7B adındaki spesifik gen çalışmaz durumdadır. Bu gen karaciğer hücrelerinde bulunan fazla bakırı vücuttan atmaya yardımcı olmaktadır. Vücut normalde fazla bulunan bakırı safra kesesine gönderir.  Vücut bunu gerçekleştiremediğinde ise bakır, karaciğer hücrelerinde birikir. Karaciğerin bakır depolama kapasitesi çok fazla olmadığından bakır kana karışır ve başta beyin olmak üzere vücudun çeşitli organlarında birikir.

Wilson Hastalığının belirtileri;

Wilson hastalığı kalıtsal bir rahatsızlık olsa da, vücuda zarar verici boyuta ulaşması uzun yıllar sonra olabilmektedir. Hastalığın belirtileri genellikle 6-20 yaş arası ortaya çıkmaktadır. Wilson hastalığının genel olarak belirtileri ise şu şekildedir:

  • Karaciğer Problemleri: Wilson hastalığının belirtileri öncelikle karaciğerde ortaya çıkmaktadır. Bakırın karaciğerde birikmesi sonucu sarılık, karın bölgesinde ağrı ve kusmalar görülebilmektedir. Hastalık tedavi edilmez ise siroza yol açarak, karaciğer yetmezliği ile sonuçlanabilmektedir.
  • Beyin Problemleri: Vücutta bulunan fazla bakır, beyinde biriktikçe değişik belirtiler gösterebilmektedir. Kollarda titreme, hareketlerde yavaşlık, yutkunmada güçlük, konuşmada zorluk, baş ağrıları gibi çeşitli fiziksel sorunlara neden olmaktadır. Ayrıca kişide psikolojik olarak depresyon ve konsantrasyon bozukluklarına rastlanabilir. Tedavi edilmez ise kişinin kaslarında zayıflık ve bunama gibi sorunlara neden olmaktadır.
  • Diğer Problemler: Vücuttan atılamayan fazla bakır gözde korneada da birikebilmektedir. Bu birikim, korneada kahverengimsi bir pigmentleşmeye yol açmaktadır. Wilson hastalığının görülen diğer belirtileri ise, anemi, pankreas iltihabı böbrekte hasar, kalp problemleri, kadınlarda düşük yapma ya da erken doğumdur.

Bakır Kısıtlı Diyeti:

Beslenmede alınan bakır miktarları bu diyetle azaltılmaktadır ve günlük 1 mg kadar alınması gerekmektedir. Yemeğin pişirildiği kapların bir miktar bakırın besinlere geçmesi anlamına geldiğinden, bakır malzemeden tencerelerin kullanılmaması gerekmektedir.

1 mg bakır alınabilecek menü nasıl olur?

Sabahları 1 su bardağı şekerli süt,

5 gün aralıksız 3,5 kibrit kutusu peynir veya haftada 2 gün 1’er yumurta,

2 tatlı kaşığı bal,

Öğlen ve akşam öğünlerinde 1 çay bardağı yoğurt,

1 köfte, 3 yemek kaşığı kadar sebze yemeği, 2 yemek kaşığı makarna ya da 1 yemek kaşığı pirinç pilavı,

Maruldan yapılmış salata, 1 elma ve 1 dilim tuzsuz ekmek.

Diyette alınabilecek besin grupları;

Tüketilebilecek sebze türleri A ve B grubu olarak ayrılmıştır.

A grubu sebzeler:

Marul, lahana ve karnabahar günde iki defa tüketilebilir.

B grubu sebzeler:

Pancar, patlıcan,,bamya, yeşil biber, domates, kuru soğan, bal kabağı ve ıspanak günde 1 defa tüketilebilir.

Tüketilmemesi gereken yasak sebzeler:

Patates, taze fasulye, taze bezelye ve maydanoz bakır içeriği yüksek olan besinlerdir ve tüketilmemeleri gerekmektedir.

Meyveler: A ve B grubu olarak ayrılmıştır.

A grubu meyveler:

Çilek, taze incir, elma, taze üzüm, şeftali, portakal, karpuz ve greyfurt günde iki defa tüketilebilir.

B grubu meyveler:

Kayısı, kiraz, erik, muz, limon ve armut günde 1 defa tüketilebilir.

Tüketilmemesi gereken yasak meyveler:

Kuru kayısı, kuru üzüm, kuru erik ve kuru incir bakır miktarı yüksek olan meyvelerdir ve tüketilmesi yasaktır.

Tamamen yasak besinler:

Zeytin, turşu ve konserve gıdalar, marmelat ve pekmez, kurubaklagiller, mantar ve kurutulmuş meyveler, kuruyemiş ve baharatlar, kabuklu deniz canlıları, balık, dana, kuzu, koyun ve tavuk etleri, sakatat çeşitleri, irmik, bulgur, mısır ve tam buğday unu, kuru maya, kahve, kakao, çikolata, gofret ve hazır gıdaların tamamı.

Yasak olmayan besinler;

Süt, yoğurt, bal, şeker, çay ve asitli içecekler ise yasaklı olmayan besinlerdir.

Paylaşın

B vitaminleri nedir, ne işe yarar?

Vücudun ihtiyaç duyduğu vitaminlerden olan ve eksikliğinde hem bedensel hem de ruhsal problemlerin görüldüğü B vitaminleri, birkaç çeşittir ve suda çözünürler.

B vitamini sinir sistemi ve cilt sağlığı için çok önemlidir. B vitamini eksiklikleri türlerine göre farklılık gösterse de aslında çok benzerdir. Cilt sağlığının korunması için mutlaka B vitamini eksikliği tedavi edilmelidir.

B vitamini belirtileri genel olarak aynıdır. Ama en belirgin belirtisi kansızlık ve hafıza problemleridir (unutkanlık gibi). Kansızlık görülmesinin sebebi B vitaminlerinin kan hücresi üretici özellikte olmasıdır.

B Vitamini Türleri ve Özellikleri:

B vitamini nedir, B vitamini sekiz çeşittir. Bunlar:

  • B1 (Tiamin)
  • B2 (Riboflavin)
  • B3 (Niasin)
  • B5 (Pantetonik Asit, Pantenol)
  • B6 (Pridoksin, Pridoksamin)
  • B7 (Biyotin)
  • B9 (Folik Asit, Folat)
  • B12 (Kobalamin)

B1 (tiamin) vitamini nedir?

B1 vitamini (tiamin), değişik gıdalarla alınan besin öğelerinin vücutta enerjiye çevrilmesini ve en önemli enerji kaynaklarından biri olan karbonhidratlardan enerji yapımını sağlar. B1 vitamini, karaciğer ve diğer organ etleri, et, süt, kuru baklagiller, tahıllar (buğday, mısır, pirinç), ceviz, fındık ve yumurta bulunur.

B1 vitamini yetersizliği durumunda şu belirtiler görülür:

  • Yorgunluk ve isteksizlik,
  • İştah azalması,
  • Kusma,
  • Sindirim sisteminde bozukluklar,
  • Kalp yetmezliği,
  • Huzursuzluk,
  • Beriberi denilen ve sinir sistemi bozukluğu şeklinde tanımlanan eklemlerde şişlik ve ağrı,
  • Denge bozukluklarına neden olan hastalıklar.

B1 vitamini, enerji metabolizması için gereklidir. Bu nedenle karbonhidrat tüketen kişilerde B1 vitamini ihtiyacı daha fazladır. B1 vitamini, vücutta depo edilen bir vitamin değildir. Bu nedenle günlük beslenme ile alınması gerekir. Her 1000 kalori için kişinin 0.4 mg B1 vitamini alması önerilir.

B2 (riboflavin) vitamini nedir?

B2 vitamini (riboflavin), karbonhidrat, protein ve yağların metabolizmasında görev alan düzenleyici bir vitamindir. B2 vitamini, ışığa duyarlı ve suda eriyen bir vitamindir. Bu nedenle B2 vitamini bulunan yiyecekler, ışıkta bekletilmemeli ve bu yiyeceklerin suları dökülmemelidir. Örneğin: sebzelerin pişirilme suyu ve yoğurdun suyu. B2 vitamininin bulunduğu besinler; karaciğer, et, süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllardır.

B2 vitamini yetersizliği belirtileri şöyle sıralanabilir:

  • Dermatit gibi deri rahatsızlıkları,
  • Dudaklarda (keylozis, angular lezyon),
  • Göz çevresinde kesik şeklinde yaralar,
  • Sinir sisteminde bozukluk,
  • Anemi (kansızlık),
  • Gözde yanma ve kızarıklık,
  • İshal.

Büyümenin fazla olduğu çocukluk ve ergenlik döneminde vücudun B2 vitamini ihtiyacı fazladır. Vücutta depo edilmediği için dışarıdan alınması gerekir. İhtiyacın üzerinde alındığı zaman da idrarla atımı fazladır. B2 vitamini ihtiyacı, her 1000 kalori için 0.6 mg’dır.

B3 (niasin, nikotinik asit, vitamin PP) vitamini nedir?

Karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında görevli olan niasin, su ve alkolde çözünen asit, alkali, ışık ve ısıya dayanıklı bir vitamindir. Et, balık, kümes hayvanları, karaciğer, maya, tahıllar, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzelerde B3 vitamini bulunur.

B3 vitamini yetersizliği belirtileri şunlardır:

  • Sinir sistemi, sindirim sistemi ve güneş gören deride simetrik yaralarla kendini gösteren pellegra hastalığı (Bu rahatsızlık, tek yönlü beslenen, özellikle sadece mısır tüketen kişilerde görülür),
  • İştahsızlık,
  • Halsizlik,
  • Kol ve bacakların güneş gören yerlerinde yaralar,
  • Depresyon,
  • Ruhsal bozukluklar.

Besinlerle alınan kaliteli proteinler, vücut için gerekli niasin ihtiyacını giderir. Özellikle de bir amino asit olan triptofan vücutta niasine dönüştüğü için alınan miktar niasin eş değeri olarak saptanmalıdır. Günlük niasin ihtiyacı her 1000 kalori için 6.6 mg’dır.

B5 vitamini (pantotenik asit) nedir?

Pantotenik asit, karbonhidrat, protein ve yağ metabolizması için B grubu vitaminlerinden biridir. Sinir sisteminde, bazı hormonların çalışmasında ve yağların sentezinde etkilidir. B5 vitamini, suda eriyebilir, besinlerin pişirme suyuna geçer, asit ve alkalilere karşı duyarlıdır. Tüm hayvansal ve bitkisel besinleri tüketmekle yeteri kadar B5 vitamini alımı sağlanır.

B5 vitamini eksikliği durumda şunlar görülür:

  • Kusma,
  • Karın ağrıları,
  • Kasılma nöbetleri,
  • Yorgunluk.

B5 vitamini, tüm besinlerde bulunduğu için yetersizlik belirtileri sık görülmez. Günlük B5 vitamini ihtiyacı 4-7 mg kadardır.

B6 vitamini (piridoksin) nedir?

B6 vitamini, suda kolayca çözünen, ışığa ve alkali ortama duyarlı bir vitamindir. Protein, yağ ve karbonhidrat metabolizmasına yardımcı olur. Bağışıklık sistemi için de gerekli bir vitamindir. B6 vitamini; et, karaciğer, böbrek, tahıllar ve kuru baklagillerde bulunur.

B6 vitamini yetersizliğinde şunlar görülür:

  • Deride yara,
  • Sinir sistemine bağlı olarak bayılma nöbetleri (konvulsiyon),
  • Dudak kenarı ve dilde yaralar,
  • Huzursuzluk,
  • Kansızlık (anemi),
  • Büyüme geriliği,
  • Sindirim sistemi bozuklukları,
  • Böbrekte taş oluşumu.

B6 vitamini ihtiyacı, bebekliğinde anne sütü yerine hazır mamalar ile beslenen kişilerde daha fazladır. Kaliteli protein ile beslenen kişilerde B6 vitamini ihtiyacı daha azdır. Günlük ihtiyaç ise 1.5-2 mg’dır.

B7 vitamini (biotin) nedir?

Biotin, bazı hayvanlar için büyüme etmeni olan, yumurta akında bulunan, kayıplara dayanıklı ve suda çözünen bir vitamindir. Biotin, ince bağırsak bakterileri tarafından sentezlenir. Karbonhidrat metabolizmasında görev alır ve enerji oluşumuna katkı sağlar. Biotin tüm yiyeceklerde yeterli miktarda mevcuttur. B7 vitamininin en çok bulunduğu besinler; karaciğer, yumurta sarısı, soya unu, et ve mayadır.

B7 vitamini, günlük tüketilen besinlerde yeterli miktarda bulunduğundan eksikliği pek görülmez. Çiğ yumurtanın besleyici olduğu düşünülür ve bazı kişilerce tüketilir. Ancak çiğ yumurta akında bulunan avidin adlı bir protein, biotin vitamininin vücutta kullanılmasını engeller. Çiğ yumurta yiyen kişilerde saç dökülmesi ve deri yaraları oluşabilir. Bu nedenle yumurtanın pişirilerek tüketilmesi önerilir. B7 vitamininin az tüketiminde kas ağrıları, iştahsızlık görülebilirken kişinin rengi solabilir.

B7, vücutta bağırsak bakterileri tarafından üretilir ve günlük tüketilen besinler ile yeterli miktarda alınabilir. Yetişkinler için önerilen B7 tüketim miktarı günlük 20-30 mcg’dır.

B9 vitamini ((Folik Asit, Folat)) nedir?

Yeşil sebzeler b9 vitamini içerir. Enerji üretimi için gereklidir. B9 vitamini içeren besinler; brokoli, taze soğan, avokado, taze fasulye, kivi, nane, marul gibi tüm yeşil sebzelerde bulunur.

B12 vitamini (Kobalamin),

Büyüme ve gelişme için oldukça önemli bir vitamindir. Diğer B vitamini türleri gibi sinir sisteminin sağlığını koruyucudur. Alyuvarların üretimine yardımcı olan bir vitamindir. B12 vitamini içeren besinler; karides, büyükbaş hayvan karaciğeri, balık, karides, süt ve yumurtada bulunur.

 

Paylaşın

‘Ayran Diyeti’ nedir, nasıl yapılır?

Birbirinden leziz yemeklere eşlik eden Ayran, sıkça tercih edilen ferahlatıcı bir lezzettir. Ayran, bu özeliğinin yanında sizi zayıflatabilir.

Ayran Diyeti, son günlerin popüler diyet listelerinde yer alıyor. Yoğurtta bulunan probiyotiklerin bağırsaklara olan etkisi ile, metabolizma hızlanıyor ve istenmeyen kilolar bir bir gidiyor.

Ayran diyeti 1 haftalık olarak hazırlanmış ve bu süreden fazla yapılması önerilmemiştir. Bir haftalık ayran diyeti programında da verilen listenin dışına çıkmamanız çok önemli.

Diyeti yapan kişinin cinsiyeti, yaşı, günlük yaşam biçimi, metabolizma hızı verilen kilo miktarı üzerinde etkilidir. Ayran Diyeti’ni tam anlamıyla yapabilmek için programda yasak olan her şeyi bir haftalığına hayatınızdan çıkartmalısınız.

Diğer tüm diyetlerde olduğu gibi ayran diyetinde de hazır, asitli içecekleri, şekeri ve şekerli gıdaları, kızartma yöntemi ile pişmiş yemekleri yememelisiniz. Ayrıca ekmek de 1 hafta boyunca vedalaşmanız gereken besinler arasındadır.

Ayran Diyeti nasıl yapılır?

Ayran diyetini uygularken bazı temel kurallara dikkat etmelisiniz. Bu kuralları sizler için listeledik. Listede yer alan ayran detoksu diyeti maddelerine uyduğunuz takdirde ödemden kurtulup yağ yakımına başlayabilirsiniz.

  • Diyet süreci içinde tüketilen ayran, ev yapımı yoğurt ile hazırlanmalı ve tuz ilave edilmemeli.
  • Ayran diyeti ile kilo verme sürecini verimli kılmak için bu süre içinde aktif hareket halinde olmanız gerekiyor.
  • Günlük yürüyüşlerinizi ihmal etmemelisiniz.
  • Ayran diyetini uygulama süresi 7 gündür. 7 günün sonunda diyete ara verip normal beslenme düzenine devam etmeniz gerekiyor. Beslenme alışkanlığında sağlıklı seçimler yaparak verilen kiloyu koruyabilirsiniz.
  • Ayran hazırlarken su miktarında biraz oynama yapıp soda ekleyebilirsiniz. Böylece sodalı ayran diyeti uygulamış olursunuz. Soda ihtiyacınız olan minerali karşılayacaktır. Su ve soda değişimi yaparken tuz ve yağdan kaçınmalısınız.
  • Gün içinde bol su içmeyi de ihmal etmemelisiniz.

1 Haftalık Ayran Diyeti listesi

Ayran diyetini 7 gün boyunca uygulamak için verilen ayran diyeti listesi ile yola çıkabilirsiniz. Bu diyeti uygulayanlar mutlu sonuçları alıyor ve fazla kilosundan arınıyor. Şimdi sıra sizde!

1. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran. 1 tabak yeşillik
  • Öğle: 2 bardak ayran. 2 adet elma
  • Akşam: 2 bardak ayran. 1 porsiyon ızgarada pişmiş kırmızı ya da beyaz et

2. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran, 1 kase yulaf lapası, 3 adet ceviz içi
  • Öğle: 2 bardak ayran, 1 tabak zeytinyağı ile pişirilmiş yemek
  • Akşam: 1 bardak ayran, ızgarada pişmiş tavuk ve yeşillik

3. Gün

  • Sabah: 1 bardak ayran, yulaf lapası
  • Öğle: 2 bardak ayran, 1 tabak haşlanmış brokoli
  • Akşam: 1 bardak ayran ve haşlama kırmızı et

4. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran, 1 porsiyon haşlama ıspanak
  • Öğle: 2 bardak ayran, 2 orta boy haşlama patates
  • Akşam: 1 bardak ayran ve 1 porsiyon az yağlı pilav

5. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran, 1 kase yulaf lapası ve 3 adet ceviz içi
  • Öğle: 2 bardak ayran ve 1 porsiyon zeytinyağlı yemek
  • Akşam: 2 bardak ayran, ızgarada pişmiş et ve salata

6. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran ve 3 adet salatalık
  • Öğle: 2 bardak ayran ve 1 porsiyon pilav
  • Akşam: 2 bardak ayran ve 1 kase meyve salatası

7. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran, 1 dilim kızarmış ekmek
  • Öğle: 2 bardak ayran, 1 porsiyon pilav, 2 adet salatalık
  • Akşam: 2 bardak ayran, haşlama et, yeşillikli salata

Ayran Diyeti’nin faydaları

Ayran diyetinin faydaları, ayranın faydalarıyla ilişkili şekildedir. Ayran zengin içeriği ile kas ve kemik sağlığı için fayda sağlarken sindirim sisteminin düzene girmesine yardımcı olur.

Ayran ayrıca gastrit gibi mide rahatsızlıklarının şikayetlerinin azalmasında yardımcıdır. Ayran diyeti bir bakıma mideyi dinlendirir.

Ayran Diyeti’nin zararları

Ayran diyeti şok diyetler arasında yer aldığından metabolizmanın hız dengesine zarar verebilir. Ayrıca ciddi kalori kısıtlaması olduğu için enerji kısıtlaması halinde vücutta su ve kas dengesinin bozulmasına da neden olabilir.

Ayran diyetinin 7 gün sonunda bitirilmesi ve tekrar edilmemesi önemlidir. Ayran diyeti yaparken aşırı uyku hissetmeniz de söz konusu olabilir.

 

Paylaşın