Yapay Zeka, Yaratıcılığı Tek Tipleştiriyor Mu?

Yüz binlerce büyük dil modeli (LLM) geliştirilmiş olmasına rağmen, piyasada GPT-4, Claude ve Gemini gibi az sayıda ticari sistemin baskın olduğu görülüyor.

Kullanıcılar özellikle yazma gibi yaratıcı görevlerde farklı modeller arasında tercihler yapsa da, yeni araştırmalar bu modellerin düşündüğümüz kadar “çeşitli” üretimler sunmadığını ortaya koyuyor.

Duke Üniversitesi tarafından yürütülen ve Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) Nexus dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmaya göre, ticari yapay zeka modellerinin yaratıcı çıktıları insanlara kıyasla çok daha benzer bir yapıya sahip. Araştırmacılar, farklı modellerden alınan yanıtların beklenenden daha az çeşitlilik gösterdiğini tespit etti.

Duke Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Emily Wenger, “İnsanlar farklı yapay zeka modellerinin yaratıcı görevlerde farklı yönlere evrilip evrilmediğini merak edebilir. Bu çalışma temel olarak ‘hayır’ diyor. Model çıktıları, insanlara göre daha düşük çeşitlilik gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Araştırma, 22 farklı yapay zeka modeli ile 100’den fazla insan katılımcının karşılaştırıldığı üç standart yaratıcılık testi üzerinden yürütüldü: Alternatif Kullanımlar Testi (AUT), Farklı Çağrışım Görevi (DAT) ve İleri Akış (FF) testi. Bu testler, ıraksak düşünme ve yaratıcı çeşitliliği ölçmeyi amaçlıyor.

Sonuçlara göre, tek bir yapay zeka modeli bazı durumlarda bireysel insanlardan daha yüksek “yaratıcılık puanı” alabilse de, genel olarak modellerin ürettiği yanıtların birbirine oldukça benzer olduğu görüldü. Araştırmacılar, bu durumun modellerin benzer veri setleri üzerinde eğitilmesi ve benzer hedef fonksiyonlara sahip olmasından kaynaklanabileceğini belirtiyor.

Technion – İsrail Teknoloji Enstitüsü’nden Yoed Kenett ise, “Yapay zeka son derece özgün gibi görünse de aslında yanıtlar giderek homojenleşiyor” diyerek bu eğilimin uzun vadede yaratıcı düşünce üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceği uyarısında bulundu.

Araştırmada ayrıca, kullanıcıların yapay zekayı bir “yaratıcı ortak” olarak giderek daha fazla kullandığına dikkat çekildi. Ancak uzmanlara göre bu durum, üretimlerin birbirine daha çok benzemesine yol açabilir.

Emily Wenger, yapay zeka kullanımının artmasıyla birlikte yaratıcı çeşitliliğin azalabileceğine işaret ederek, “Aşırı güven, fikirlerin aynı kalıplara sıkışmasına neden olabilir” dedi.

Araştırmacılar, özgün fikir üretmek isteyenler için yalnızca yapay zekaya değil, farklı bakış açılarına sahip insanlarla yapılan beyin fırtınalarına da önem verilmesi gerektiğini vurguladı.

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir