Açlık Sınırı 31 Bin Lirayı Aştı

Ocak ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınırı 31 bin 223 liraya yükseldi. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır.

Haber Merkezi / Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı ise 101 bin 706 lira oldu.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), ocak ayına ilişkin açlık ve yoksulluk raporunu açıkladı. Buna göre; Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı 31.223,88 TL’ye çıktı.

Gıda harcamasının yanı sıra barınma, ulaşım, eğitim, sağlık gibi diğer temel ihtiyaçlarla birlikte toplam yaşam maliyeti ise 101.706,40 TL olarak belirlendi. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 40.540,91 TL’ye yükseldi.

TÜRK-İŞ’in verilerine göre, Ocak ayında mutfak enflasyonu bir önceki aya göre yüzde 3,58 oranında arttı. On iki aylık dönemdeki artış oranı yüzde 41,08 olurken, yıllık ortalama artış yüzde 39,79 olarak hesaplandı. Geçtiğimiz yılın ocak ayında 22.131 TL seviyesinde olan açlık sınırı, bir yılda yaklaşık 9 bin TL artarak 31.224 TL’ye ulaştı. Yoksulluk sınırı ise aynı dönemde 72 bin TL’den 101 bin TL’ye yükseldi. Bu veriler, çalışanların temel yaşam ihtiyaçlarına erişimde yaşadığı zorlukları gözler önüne serdi.

Ocak ayında süt, yoğurt ve peynir grubunda fiyat artışı önceki aylara göre daha sınırlı kaldı ancak bu ürünlerin aile bütçesi üzerindeki yükü sürdü. Dana, kuzu ve tavuk eti fiyatlarında artış devam etti. Balık fiyatları da yükselirken, yumurtada sınırlı bir gerileme yaşandı. Sebze fiyatları genel olarak artarken, meyve fiyatlarında sınırlı bir düşüş görüldü.

Ortalama sebze fiyatı 89,94 TL, meyve fiyatı 109,06 TL olarak belirlendi. Tahıl ürünlerinde un ve makarna fiyatları yükselirken, bulgur fiyatı düştü; ekmek ve pirinç fiyatlarında ise değişiklik gözlenmedi. Ayçiçek yağı, tereyağı ve margarin fiyatları sabit kalırken zeytinyağı dalgalı seyrini sürdürdü. Çay ve ıhlamur fiyatları artarken, salçada hafif bir düşüş yaşandı.

TÜRK-İŞ, yoksulluk sınırı tutarının işçiye ödenmesi gereken maaş olarak değil, haneye girmesi gereken toplam gelir düzeyi olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak gelir kaynaklarının sınırlı olması nedeniyle bu tutarın çoğu zaman olması gereken ücret düzeyi olarak görüldüğü belirtiliyor. Raporda şu ifadeye yer veriliyor:

“Yoksulluk sınırı tutarı, işçinin eline geçmesi gereken ücret düzeyi değildir. Bu değerlendirme eksik bir yaklaşımın ifadesi olacaktır. Yoksulluk sınırı tutarı, ailenin yapması gereken insan onurunun gerektirdiği harcama düzeyidir ve bir bakıma, haneye girmesi gereken toplam gelirin alt sınırını ortaya koyan önemli bir göstergedir.”

Gelir yetersizliği nedeniyle dar gelirli ailelerin sağlıklı ve dengeli beslenme olanağına erişemediği vurgulanan çalışmada, birçok hanenin zorunlu giderleri karşılayabilmek için gıda harcamalarından kısmak zorunda kaldığı kaydediliyor. Bu durumun sonuçları da şu sözlerle ifade ediliyor:

“Sonuçta, gelir düzeyinin düşük ve yetersiz olması, dar gelirli kişi ve ailelerin sağlıksız ve dengesiz beslenme yapmasına yol açmaktadır.”

Paylaşın

Yoksulluk Sınırı 97 Bin Lirayı Aştı

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 2 bin 828 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı 97 bin 159 liraya çıktı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) tarafından Kasım 2025 dönemi için yayımlanan açlık ve yoksulluk sınırı verileri, çalışanların geçim koşullarındaki bozulmanın katlanarak devam ettiğini ortaya koydu.

Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 100 bin TL’lik kritik eşiğe yaklaşırken, bekar bir çalışanın yaşama maliyeti ise mevcut asgari ücretin 1,7 katına çıktı.

TÜRK-İŞ’in araştırmasına göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması (Açlık Sınırı) 29 bin 828 TL olarak hesaplandı.

Giyim, kira, ısınma, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamalar bu rakama eklendiğinde ise dört kişilik ailenin aylık toplam gelirinin (Yoksulluk Sınırı) 97 bin 159 TL’ye yükseldiği belirlendi.

Rapordaki en dikkat çekici bulgu, bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ile mevcut asgari ücret arasındaki fark oldu:

Bekar Çalışanın Aylık Maliyeti: 38 bin 752 TL
Mevcut Asgari Ücret: 22 bin 104,67 TL
Fark: 16 bin 648 TL

Bu fark, tek bir kişinin insanca yaşama maliyetinin, mevcut asgari ücreti 16 bin 648 TL ile aştığını, dolayısıyla asgari ücretle çalışanların yoksullukla mücadele ettiğini gözler önüne serdi.

TÜRK-İŞ’in mutfak enflasyonu hesaplamalarına göre;

Aylık Artış: Kasım ayında gıda harcamalarındaki artış yüzde 4,98 oldu.
Yıllık Artış: Yıllık gıda enflasyonu yüzde 45,07’ye tırmandı.

Konfederasyon, ücretlerde yalnızca enflasyon kadar bir artış yapılmasının, zaten olumsuz olan geçim koşullarını değiştirmeyeceği ve yoksulluğun kalıcı hale gelmesine yol açacağı uyarısında bulundu.

TÜRK-İŞ, dar ve sabit gelirli kesimlerin enflasyonun nedeni değil mağduru olduğunu vurgulayarak, ekonomik ve sosyal politikaların gecikmeksizin bu kesimi koruyacak şekilde uygulanması çağrısını yineledi.

Paylaşın

Yoksulluk Sınırı Asgari Ücretin Dört Katı

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı yanı açlık sınırı 27 bin 111 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 88 bin 310 liraya çıktı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) “Ağustos 2025 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması” raporunu açıkladı.

Rapora göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 27 bin 111 lira olurken, diğer temel harcamalarla birlikte haneye girmesi gereken toplam gelir miktarı 88 bin 310 liraya ulaştı.

Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti ise aynı dönemde 34 bin 981 liraya yükseldi. Net asgari ücretin 22 bin 104 lira olduğu dikkate alındığında, tek bir bireyin yaşamını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu tutarla mevcut gelir arasındaki fark 12 bin 877 liraya çıkmış durumda. Bu tablo, enflasyonun ücret artışlarını geride bıraktığını ve gelir erozyonunun sürdüğünü gösteriyor.

TÜRK-İŞ raporunda, “Bu farkı gidermeden yalnızca enflasyon oranında ücret artışı yapılması, yoksulluğun kalıcı hâle gelmesi anlamına gelir” denilerek, gelir düzeyinin insan onuruna yaraşır biçimde yeniden belirlenmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Ankara’daki dört kişilik bir ailenin gıda harcamalarındaki yıllık artış oranı yüzde 40,68 olarak ölçüldü. Yılın ilk sekiz ayında gıda fiyatlarındaki kümülatif artış yüzde 28,59’a ulaşırken, 12 aylık ortalama artış yüzde 41,46 oldu. En çok fiyat artışı görülen kalemler arasında çay, ıhlamur, salça ve pirinç öne çıktı. Ayçiçek yağı, tereyağı ve margarin fiyatlarında artış gözlemlenirken, zeytinyağında kısmi düşüş kaydedildi.

Raporda, dana eti fiyatlarında Et ve Süt Kurumu’nun düşük fiyatlı tedarik uygulamasına rağmen kayda değer bir düşüş yaşanmadığı belirtildi. Tavuk etinde yüzde 8’lik, yumurtada ve kuru baklagillerde ise sınırlı artışlar görüldü. Sebze fiyatları yükselirken meyvelerde kısmi düşüş yaşandı. Ortalama meyve-sebze fiyatı 82,59 TL olarak hesaplandı.

Ekmek fiyatındaki artış da dar gelirli vatandaşın mutfağını doğrudan etkiledi. Ankara’da 200 gram ekmek 12,5 TL’den 15 TL’ye yükselirken, bu yüzde 20’lik zam, temel beslenme giderlerinin daha da ağırlaşmasına yol açtı. Tahıl ürünleri grubunda ise en yüksek fiyat artışı pirinçte görüldü.

Paylaşın

Açlık Sınırı 26 Bin Yoksulluk Sınırı 85 Bin Lirayı Aştı

Haziran ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı bir önceki aya göre bin 23 lira artarak 26 bin 115 liraya, yoksulluk sınırı ise 3 bin 292 lira artarak 85 bin 66 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Veriler, Türkiye’de çalışanların yaşam maliyetleri ile mevcut gelir düzeyleri arasındaki makasın açılmaya devam ettiğine işaret ediyor.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), “Haziran 2025 Açlık ve Yoksulluk Sınırı” raporunu yayınladı.

Buna göre; Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 26.115,18 TL’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 85.065,75 TL’ye bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 33.586,82 TL ’ye yükseldi.

Verilere göre “mutfak enflasyonu” verilerindeki değişim Haziran 2025 itibariyle şu şekilde gerçekleşmiştir: Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 4,08 oranında gerçekleşti. On iki aylık değişim oranı yüzde 37,60 oldu. Yıllık ortalama artış ise yüzde 44,58 olarak gerçekleşti. Yılın ilk altı ayındaki değişim oranı yüzde 23,87 olarak gerçekleşti.

Gıda ürünleri fiyatlardaki değişim, harcama gruplarına göre şu şekilde oldu: “Süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin bulunduğu grupta; takip edilen markalar arasında rekabet nedeniyle fiyat değişikliği gözlemleniyor olmasına rağmen süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin ortalama fiyatlarında önemli bir değişiklik görülmedi.

Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ürünlerinin bulunduğu grupta; dana kıyma ve kuşbaşı etin kilogram fiyatında bir miktar artış tespit edildi. Balık sezonunun sona ermesiyle birçok balıkçı satış yapmazken, satışı yapılan tezgâhlarda ise az miktarda kültür balığı bulunmaktadır. Kuzu eti fiyatlarında da önemli bir değişiklik görülmedi. Tavuk etinin kilogram fiyatı markaların fiyat ayarlamalarına rağmen ortalama da değişmedi. Yumurtanın fiyatı yumurta ihracatında yapılan muafiyet düzenlemesinin etkisiyle bu ay bir miktar daha geriledi.

Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, yeşil ve kırmızı mercimek) grubunda nohut ve yeşil mercimeğin fiyatı arttı. Diğer ürünlerin fiyatı sabit kaldı.

Meyve-sebze fiyatlarında mevsim koşullarına bağlı olarak beklenen gerileme geçen ay da belirtildiği üzere gerçekleşmedi. Semt pazarlarında yeşil soğan, maydanoz gibi salata yeşilliklerinin fiyatı değişmezken, mutfakların olmazsa olmazı patates ve kuru soğan da bu ay bir miktar gerileme görüldü. Meyvenin ortalama kilogram fiyatı bu ay da yükseldi. Patlıcan, kabak, fasulye, biber, salatalık ve domates fiyatı düşen sebzeler olarak gözlemlendi.

Sebze ortalama (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 54,46 TL, ortalama meyve kg fiyatı 138,65 TL oldu. Hesaplamada -bu ay- 19’u sebze ve 14’ü meyve olmak üzere toplam 33 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Meyve-sebze ortalama kg fiyatı ise 83,33 TL (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada ‘Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı’ kapsamında değerlendirilmektedir) olarak tespit edilmiştir.

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; ekmeğin fiyatı değişmedi. Bu harcama grubundaki diğer ürünlerden pirinç ve makarnanın fiyatında bir miktar artış olduğu gözlemlendi. Bulgur ve un fiyatında önemli bir değişiklik tespit edilmedi. İrmiğin fiyatı aynı kaldı.

Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; margarin fiyatında artış olduğu tespit edildi. Tereyağı fiyatında belirli markalarda artış olduğu gözlemlendi fakat ortalamada fiyat değişmedi. Ayçiçek yağı ve zeytinyağının fiyatı aynı kaldı. Siyah zeytin aynı kaldı fakat yeşil zeytinin fiyatı bir miktar artış gösterdi. Yağlı tohum ürünlerinin fiyatı da aynı kaldı.

Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünleri (kimyon, nane, karabiber vb.), çay ve ıhlamur fiyatı bu ay da değişmedi. Diğer ürünlerden pekmez de marka bazlı fiyat artışı olduğu gözlemlendi. Bal ve salçanın fiyatı arttı. Şeker ve reçelin fiyatın aynı kaldı.”

Paylaşın

Türkiye’de 18,6 Milyon Kişi Yoksulluk Sınırı Altında Yaşıyor

Eurostat’ın verilerine göre, Türkiye’de yoksulluk riski altında bulunan nüfusun oranı yüzde 22,6. Bu oran, yaklaşık 18 milyon 675 bin kişinin yoksulluk sınırında ya da altında yaşadığını ortaya koyuyor.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), 2024 yılına ilişkin Avrupa Birliği (AB) Gelir ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’ni yayımladı. AB üyesi ve kapsam dahilindeki toplam 29 ülkenin yer aldığı çalışmada, ülkelerde yoksulluk riski altında yaşayan nüfus oranları karşılaştırıldı. Türkiye, açıklanan verilere göre en yüksek yoksulluk riski taşıyan ülkeler arasında ilk sırada yer aldı.

Eurostat’ın verilerine göre, Türkiye’de yoksulluk riski altında bulunan nüfusun oranı yüzde 22,6 olarak hesaplandı. Bu oran, yaklaşık 18 milyon 675 bin kişinin yoksulluk sınırında ya da altında yaşadığını ortaya koyuyor. Türkiye, bu oranla Avrupa ülkeleri arasında en yüksek yoksulluk riski taşıyan ülke konumuna geldi.

Eurostat verileri, AB genelinde yoksulluk riski altında bulunan nüfus oranının ortalama yüzde 16,2 olduğunu gösterirken, Euro Bölgesi özelinde bu oran yüzde 16,6 olarak açıklandı. Türkiye’nin ardından en yüksek yoksulluk riski taşıyan ülkeler sırasıyla Bulgaristan (%21,7) ve Letonya (%21,6) oldu.

Öte yandan en düşük yoksulluk oranlarına sahip ülkeler arasında ilk sırayı yüzde 9,5 ile Çekya aldı. Onu, Belçika (%11,5) ve Danimarka (%11,6) takip etti. Bu ülkelerde sosyal refah politikalarının güçlü olması ve gelir dağılımının daha dengeli olması, yoksulluk riskinin düşük olmasında etkili faktörler olarak öne çıkıyor.

Eurostat’ın verileri, Türkiye’de yoksulluk riski altındaki milyonlarca kişinin durumunu gözler önüne sererken, Türk-İş’in Mayıs 2025 tarihli “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması” da yoksulluğun derinliğini bir kez daha ortaya koydu.

Buna göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 25 bin 92 TL olurken, yoksulluk sınırı 81 bin 733 TL’ye ulaştı. Bu veriler, Türkiye’de yalnızca temel gıda ihtiyaçlarını karşılamak için bile bir ailenin aylık 25 bin TL’ye ihtiyaç duyduğunu, insanca yaşamak içinse 80 bin TL’nin üzerinde bir gelir gerektiğini ortaya koyuyor.

Eurostat verilerine göre Türkiye’de 15-24 yaş arası gençlerin yüzde 21,2’si yoksulluk riski altında bulunuyor. Bu oran, AB ortalaması olan yüzde 21,4 ve Euro Bölgesi ortalaması olan yüzde 21,7’nin biraz altında kalsa da dikkat çekici. Türkiye’de yoksulluk riski altındaki genç nüfus sayısı 2 milyon 870 bin olarak açıklanırken, bu grup toplam yoksul nüfusun yüzde 15,4’ünü oluşturuyor.

Paylaşın

Açlık Sınırı 23 Bin 615 Yoksulluk Sınırı 81 Bin 686 Lira

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınırı 23 bin 615 liraya, açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama göre, yoksulluk sınırı ise 81 bin 686 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 37 bin 912 lira oldu. Buna göre tek başına yaşayan bir kişi için yoksulluk sınırı 37 bin 912 lira olarak tespit edildi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), Açlık ve Yoksulluk Sınırı Mayıs 2025 Dönem Raporu’nu açıkladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ve BİSAM’ın hesaplamalarına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı mayıs ayında 23 bin 615 lira oldu. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 81 bin 686 lira oldu.

Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 6.597 lira, bu değer yetişkin bir kadın için 6.254, 15-18 yaş bir genç için 6.610, 4-6 yaş arası bir çocuk için 4.155 lira oldu. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 23 bin 615 lira olarak tespit edildi. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 81 bin 686 liraya ulaştı.

Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 37.912 lira oldu. Buna göre tek başına yaşayan bir kişi için yoksulluk sınırı 37.912 lira olarak tespit edildi.

Günlük harcamalarda Mayıs 2025 dönemi için en yüksek maliyet grubunu 211.71 liralık harcama gereksinimi ile meyve ve sebze oluşturdu. İkinci en yüksek maliyetli harcama grubu 210,71 lira ile süt ve süt ürünleri oldu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 161.64 lira, ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 71.43 oldu. Katı yağ ve sıvı yağ ise 40.69 lira masraf yapılması gereken ürün grubudur. Yumurta için 15.22, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 19.29 lira harcama yapılması gerekmektedir.

Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda et, yumurta ve kurubaklagil yüzde 27.3 ile ilk sıradayken, süt ve süt ürünleri grubunun payı yüzde 26.77’dir. Meyve ve sebze grubunun payı ise yüzde 26.9 olarak tespit edildi. Ekmek, makarna vb.’nin toplam içindeki payı yüzde 11.38, diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 7.62 oldu.

Paylaşın

Türkiye, İşçiler İçin En Kötü 10 Ülke Arasında

Türkiye, işçiler için en kötü 10 ülke arasında yer aldı. Türkiye’nin yanı sıra Bangladeş, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Filipinler ve Tunus da işçi haklarının en çok ihlal edildiği ülkeler arasında sıralandı.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), 2025 yılına ilişkin Küresel Haklar Endeksi raporunu yayımladı. Rapora göre Türkiye, işçiler için en kötü 10 ülke arasında yer aldı. Türkiye’nin yanı sıra Bangladeş, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Filipinler ve Tunus da işçi haklarının en çok ihlal edildiği ülkeler arasında sıralandı.

Konfederasyon Genel Sekreteri Luc Triangle, 151 ülkenin incelendiği raporun Mart 2025’e kadar olan süreci kapsadığını belirterek, “Ancak o tarihten sonra da olumsuz eğilimler derinleşmeye devam etti” dedi. Triangle, demokratik değerleri zayıflatan liderlerin ilk hedefinin işçi hakları olduğunu, çünkü sendikaların bu değerlerin en güçlü savunucusu ve en büyük toplumsal muhalefet olduğunu vurguladı.

Rapora göre ülkelerin yüzde 87’si grev hakkını, yüzde 80’i ise toplu pazarlık hakkını ihlal etti. Adalete erişim hakkının kısıtlandığı ülkelerin oranı yüzde 72 ile rekor seviyeye ulaştı. 2015’te işçi haklarında en iyi puanı alan ülke sayısı 18 iken, bu yıl sadece yedi ülke en üst düzeyde not alabildi.

Milyarderlerin etkisi arttı

Triangle, milyarder destekli siyasi aktörlerin, servetlerini artırırken demokratik yapıları zayıflattığını belirtti. “Dünyanın en zengin beş kişisi servetlerini iki katına çıkardı, buna karşılık dünya nüfusunun yüzde 60’ı daha da yoksullaştı” diyerek gelir adaletsizliğine dikkat çekti.

ITUC, aşırı sağcı politikalar ve milyarder destekli otoriter liderlere karşı küresel çapta bir demokrasi kampanyası yürüttüklerini de duyurdu. Triangle, “İşçilerin ihtiyaç duyduğu ücret, hak ve sosyal güvenceyi sağlamak bir kaynak değil, siyasi tercih meselesidir” dedi.

Paylaşın

Açlık Sınırı 23 Bin 590 Liraya Çıktı

Nisan ayında, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınırı 23 bin 590 liraya yükseldi. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı ise 81 bin 599 liraya çıktı.

Haber Merkezi / Tek başına yaşayan bir bireyin hem sağlıklı beslenebilmesi hem de barınma, ulaşım, sağlık gibi zorunlu giderlerini karşılayabilmesi için aylık en az 37 bin 813 liraya çıktı.

Bu veriler, Türkiye’de artan yaşam maliyetlerinin ve giderek derinleşen ekonomik krizlerin aile bütçeleri üzerindeki ağır baskısını bir kez daha ortaya koyuyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından hazırlanan Nisan 2025 dönemine ait ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’ sonuçları yayımlandı.

Verilere göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Nisan 2025 için 23 bin 590 lira oldu. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 81 bin 599 lira olarak gerçekleşti.

Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 6 bin 578, bu değer yetişkin bir kadın için 6 bin 240, 15-18 yaş bir genç için 6 bin 594, 4-6 yaş arası bir çocuk için 4.179 lira oldu. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 23 bin 590 lira olarak tespit edildi.

Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 81 bin 599 liraya ulaştı. Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 37 bin 813 lira oldu. Buna göre tek başına yaşayan bir kişi için yoksulluk sınırı 37 bin 813 lira olarak tespit edildi.

Günlük harcamalarda Nisan 2025 dönemi için en yüksek maliyet grubunu 211.82 liralık harcama gereksinimi ile süt ve süt ürünleri grubu oluşturdu. İkinci en yüksek maliyetli harcama grubu 210,57 liralık harcama gereksinimi ile meyve ve sebze oldu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 161.50, ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 69.83, katı yağ ve sıvı yağ ise 40.44 lira masraf yapılması gereken ürün grubu oldu. Yumurta için 18.74, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 19.04 lira harcama yapılması gerekmekte.

Et, yumurta ve kurubaklagil en maliyetli grup

Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda Et, yumurta ve kurubaklagil yüzde 27.6 ile ilk sıradayken, süt ve süt ürünleri grubunun payı yüzde 26.94. Meyve ve sebze grubunun payı ise yüzde 26.78 olarak tespit edildi. Ekmek, makarna vb.’nin toplam içindeki payı yüzde 11.11, diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 7.57 oldu.

Her bir aile ferdinin sağlıklı beslenmesi için gereksinim duyduğu gıda grubu ve alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Örneğin tüketilmesi gereken ekmek miktarı kadın ve erkek açısından anlamlı düzeyde farklıdır. Süt ve süt ürünleri tüketiminde 10-18 yaş arasındaki bir gencin harcama gereksinimi, yetişkin erkek ve kadından fazlayken, yumurta 4-6 yaş grubu için daha önemlidir. 4-6 yaş arası bir çocuğun tüketmesi gereken yumurta miktarı yetişkinlerden fazladır.

Paylaşın

Yoksulluk Sınırı 76 Bin Lirayı Aştı; Asgari Ücret 22 Bin Lira

Ocak ayında, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınırı 22 bin 75 liraya yükseldi. Bu, gıda için yapılması gereken minimum tutardır.

Haber Merkezi / Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 76 bin 358 lira oldu. 2025 yılı için belirlenen asgari ücret 22 bin 104 liraydı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), Açlık ve Yoksulluk Sınırı Ocak 2025 Dönem Raporu’nu açıkladı.

Rapordan öne çıkan bölümler şöyle: “TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) harcama gruplarına göre endeks rakamları, 2003 yıllı madde fiyatları ile İstanbul Halk Ekmek, zincir market cari ay internet fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Ocak 2025 için 22 bin 75 liradır.

Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 76 bin 358 lira olarak gerçekleşmiştir.

Sağlıklı ve dengeli beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 6.180 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 5.839, 15-18 yaş bir genç için 6.161, 4-6 yaş arası bir çocuk için 3.895 liradır.

Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 22 bin 75 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 76 bin 358 liraya ulaşmaktadır.

Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 35.459 lira olmalıdır. Buna göre tek başına yaşayan bir kişi için yoksulluk sınırı 35 bin 459 lira olarak tespit edilmiştir.

Günlük harcamalarda Ocak 2025 dönemi için en yüksek maliyet grubunu 207,46 liralık harcama gereksinimi ile meyve sebze grubu oluşturmaktadır. İkinci en yüksek maliyetli harcama grubu 196,43 liralık harcama gereksinimi ile süt ve süt ürünleri olmuştur.

Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 140,71 liradır. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 69.83 liradır. Katı yağ ve sıvı yağ ise 37,43 lira masraf yapılması gereken ürün grubudur. Yumurta için 15,87, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 17,41 lira harcama yapılması gerekmektedir.

Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda meyve ve sebze yüzde 28,2 ile ilk sıradayken, süt ve süt ürünleri grubununun payı yüzde 26,6’dır. Et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı ise yüzde 26,1 olarak tespit edildi. Ekmek, makarna vb.’nin toplam içindeki payı yüzde 11,74, diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 7,45 oldu.”

Paylaşın

Açlık Sınırı 21 Bin Lirayı Aştı; Yeni Asgari Ücret 22 Bin 104 Lira

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 21 bin 83 liraya yükseldi. Yeni asgari ücret 2025 yılı için 22 bin 104 açıklanmıştı.

Haber Merkezi / Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı 68 bin 675 liraya çıktı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Aralık 2024 Açlık ve Yoksulluk Raporu’nu açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 21 bin 83 liraya yükseldi.

Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı 68 bin 675 liraya çıktı. Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 27 bin 364 liraya yükseldi.

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 2,54 oranında gerçekleşti. On iki aylık değişim oranı yüzde 46,09 oldu. Yıllık ortalama artış ise yüzde 62,35 olarak gerçekleşti.

TÜRK-İŞ hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan çarşı-pazar-market dolaşılarak derlenen gıda ürünleri fiyatlardaki değişim, harcama gruplarına göre Aralık 2024 itibariyle şu şekilde oldu:

Süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin bulunduğu grupta; bu ay fiyatlar genelde aynı kalmış, ancak önümüzdeki günlerde fiyat artışı yapılacağı ifade edilmiştir.

Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ürünlerinin bulunduğu grupta; dana kıyma ve kuşbaşı eti fiyatı yılbaşı öncesi değişmemiş, tavuk fiyatında ise artış görülmüştür. Balık ürünlerinde ise, özellikle balık tezgahlarında yaygın bulunan hamsi, istavrit mezgit’in kilogram fiyatında 10 TL’ye yakın artış olduğu tespit edilmiştir. Yumurtanın fiyatı aynı kalmıştır. Kuru baklagiller grubunda kısmi fiyat artışları gözlemlenirken, önümüzdeki günlerde bu ürünlerde fiyat artışlarının devam edeceği beklenmektedir.

Taze sebze-meyve grubunda; mutfakta ağırlıklı olarak kullanılan patatesteki fiyat artışı geçen ay olduğu gibi bu ay da dikkat çekmiştir. Son yıllarda protein ağırlıklı besin kaynaklarındaki yüksek fiyat artışları dolayısıyla taze sebze ve meyveye yönelen haneler burada da alım zorlukları çekmektedir.

Sebze grubunda mevsim sebzeleri olarak kabul edilen ıspanak, pırasa, karnabahar gibi ürünlerin fiyatı değişmezken, lahana fiyatının bir miktar arttığı gözlenmiştir. Daha çok kış aylarında tercih edilen mandalina, portakal gibi meyvelerin fiyatlarında ise bu ay -düşük de olsaazalma olduğu dikkati çekti. Sebze ortalama (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 60,94 TL, ortalama meyve kg fiyatı 60 TL oldu.

Hesaplamada -bu ay- 24’ü sebze ve 9’u meyve olmak üzere toplam 33 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Meyve-sebze ortalama kg fiyatı ise 56,36 TL (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı” kapsamında değerlendirilmektedir) olarak tespit edilmiştir.

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; ekmeğin fiyatındaki artış yeni yıla bırakıldığı için bu ay yine değişmedi. Grupta yer alan diğer ürünlerden un ve irmik fiyatları da değişmezken, pirinç ve bulgur fiyatlarında artış olduğu tespit edildi.

Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; zeytinyağı fiyatı yeni hasat sonrası biraz azaldı. Tereyağı fiyatı değişmedi. Ancak margarin ile ayçiçek yağı fiyatları nispeten arttı. Siyah ve yeşil zeytin fiyatı da bu ay artış gören ürünler arasında yer aldı. Yağlı tohum ürünleri de -yılbaşı sonrasına bırakılan zamlara rağmen- bir miktar artış gösterdi.

Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünlerinin (kimyon, nane, karabiber vb.) fiyatı bu ay da sabit kaldı. Çayın fiyatı, marketten markete değişmesine rağmen, ortalamada bu ay -nispeten- değişmedi. Ihlamurun fiyatı arttı. Diğer ürünlerden pekmez, reçel ve şeker ile tuz fiyatı da arttı, diğer ürünlerin fiyatı ise değişmedi.

Paylaşın