Yunanistan, Sınır Duvarını 140 KM Daha Uzatıyor

Yunanistan Sivil Güvenlik Bakanı Takis Theodorikakos, göçmenlerin ülkeye girmesini önlemek için Türkiye ile kuzey sınırı boyunca uzanan beton ve dikenli tel duvarını uzatmayı planladıklarını söyledi.

Meriç bölgesini ziyaret eden Takis Theodorikakos, 40 kilometrelik çitin 140 kilometre daha uzatılacağını belirtti.

İlk olarak 2012’de kurulmuş olan çitler en son 2021’de, on binlerce sığınmacının Yunanistan’ın kuzey sınırından Avrupa Birliği’ne geçmeye çalıştığı olaydan 1 yıl sonra uzatılmıştı.

NATO müttefikleri Yunanistan ve Türkiye, son yıllarda göç ve enerji kaynakları da dahil olmak üzere bir dizi konuda anlaşmazlığa düştü.

Yunanistan Suriye, Irak ve Afganistan’dan savaş ve yoksulluktan kaçan bir milyon mültecinin esas olarak Türkiye üzerinden geldiği 2015 ve 2016 yıllarında Avrupa’nın göç krizinin ön saflarında yer aldı.

Gelenlerin sayısı o zamandan beri keskin bir şekilde düştü, ancak son aylarda Yunan makamları önemli sayıda insanın girmesini engellemeye devam ettiklerini söylüyor.

Polis verilerine göre yılın ilk yedi ayında yetkililer, 3 bin 554’ü Meriç’te olmak üzere 7 bin 484 mülteci ve göçmeni tutukladı.

Theorodikakos, projenin Yunanistan’ın “gizli çıkarlara hizmet etmek için insan acılarına yatırım yapanlara” ve “Avrupa’ya şantaj yapmak amacıyla göçü silahlandıranlara” karşı kararlılığının açık bir mesajı olacağını söyledi.

Muhafazakar hükümet ayrıca 250 sınır muhafızını daha işe almayı ve bölgedeki gözetim sistemlerini daha gelişmiş teknolojilerle donatmayı planlıyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Türkiye, Belçika’yı 78-63’lük Skorla Geçti

FIBA 2022 Avrupa Şampiyonası’nda mücadele eden A Erkek Milli Basketbol Takımı, A Grubu’ndaki dördüncü maçında Belçika’yı 78-63’lük skorla yendi. Milliler grubundaki son maçında İspanya ile karşı karşıya gelecek.

Tiflis Arena’da oynanan müsabakayı Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, TBF Yönetim Kurulu Üyeleri ve TBF yöneticileri takip etti.

Ay-yıldızlılar müsabakaya Shane Larkin, Furkan Korkmaz, Cedi Osman, Alperen Şengün ve Sertaç Şanlı beşiyle başladı. Karşılaşmanın ilk yarısını millilerimiz 37-30 önde tamamladı.

A Erkek Milli Takımda Alperen Şengün 24, Furkan Korkmaz 16 ve Ercan Osmani 12 sayıyla mücadeleyi noktaladı. Belçika’da ise Haris Bratanovic 15 sayıyla oynadı.

Alperen Şengün, maç sonrası yaptığı açıklamada, “Takım olarak bugün çok iyidik, daha da iyi oluyoruz. Çok önemli bir galibiyet bizim için. Yarın muhtemelen grup liderliği maçına çıkacağız İspanya karşısına. Çok mutluyuz” dedi.

Turnuvanın formatı nasıl?

Turnuvanın ilk turunda A Grubu maçları Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te, B Grubu maçları Almanya’nın Köln kentinde, C Grubu maçları İtalya’nın Milano şehrinde, D Grubu maçları da Çekya’nın başkenti Prag’da oynanacak.

Turnuvada 24 takım altışarlı dört grupta yer alıyor. Gruplarını ilk dört sırada bitiren takımlar bir üst tura yükselmeye hak kazanacak.

Grup aşamasının ardından turnuva, Almanya’nın başkenti Berlin’de oynanacak maçlarla devam edecek.

Turnuvada yer alan takımlar ve grupları şöyle:

  • A Grubu: Türkiye, İspanya, Gürcistan, Karadağ, Belçika, Bulgaristan
  • B Grubu: Almanya, Macaristan, Slovenya, Litvanya, Bosna Hersek, Fransa
  • C Grubu: Yunanistan, Estonya, Ukrayna, Büyük Britanya, İtalya, Hırvatistan
  • D Grubu: Hollanda, Finlandiya, Polonya, Çekya, İsrail, Sırbistan
Paylaşın

Metropoll Araştırma: Kararsız Seçmen Kararını Verdi

Seçim yaklaştıkça araştırma şirketleri de anket çalışmalarına hız verdi. Son olarak Metropoll Araştırma, Türkiye’nin Nabzı Ağustos ayı anket sonuçlarını paylaştı. Ankete göre ocak ayında toplam yüzde 22,6 olan kararsız seçmen oranı yüzde 13,7’ye düştü.

26 bölgeyi esas alan anket 28 ilde 1717 kişiyle yapıldı. Ankette; kararsız, cevapsız ve sandığı protesto eden seçmenlere, 24 Haziran 2018 milletvekili seçimlerinde hangi partiye oy verdikleri soruldu.

  • 2018 seçiminde AK Parti’ye oy verdiğini söyleyen kararsız seçmen oranı ocakta yüzde 8,1 iken ağustosta yüzde 4,7’ye düştü.
  • Ocak ayında yüzde 2,4 olan kararsız CHP seçmeni oranı ağustosta yüzde 2,3’e düştü.
  • İYİ Partili kararsız seçmen oranı son 8 ayda yüzde 1,1’den yüzde 0,2’ye geriledi.
  • Bu oran HDP’de yüzde 1,2’den yüzde 0,5’e indi.
  • Kararsız MHP’lilerin oranıysa yüzde 2,6’dan yüzde 1,2’ye düştü.
  • Metropoll Araştırma’nın bu yıl her ay yaptığı anketlere göre, kararsız seçmen oranı yüzde 25,1’le şubat ayında zirve yaptı.

Metropoll Araştırma’nın kurucusu Özer Sencar, ankete ilişkin şu analizi yaptı:

“Kararsızlar (kararsız+CY+protest) son 7 ayda yüzde 25’ten yüzde 14’e düşmüş. Yani kararsızlar düzenli olarak azalıyor. Ağustos ayında yüzde 13.7 olmuş. Bu durum, seçmende seçimin yaklaştığı algısını gösteriyor.

Bu yılın 8 ayının ortalaması olarak kararsızların oranı yüzde 19.7’dir. Bu kitle içinde 24 Haziran 2018 seçiminde Cumhur İttifak’ına oy verdiğini söyleyenler yüzde 47, Millet İttifak’ına verdiğini söyleyenler yüzde 17’dir.

Bu veriden açıkça anlaşılıyor ki kararsızlar kitlesinin yaklaşık yarısı AKP+MHP kökenlidir. Bu kitlenin şimdiye kadar bir muhalefet partisine kaymaması iktidar için büyük avantajdır. Son 4 ayda AKP’deki sürekli artışın en önemli ve muhtemel kaynağı kararsızlar kitlesidir.

2022 yılının ilk 8 ayında (Ocak-Ağustos) yapılan Türkiye’nin Nabzı araştırmalarında kararsızlar kitlesi içindeki AKP+MHP kökenlilerin oranı yaklaşık yüzde 50 kadardır. Bu kitlenin başka bir muhalefet partisine gitmemiş olmasının temel nedeni muhalefet partilerine güven duymamasıdır.

Muhalefet, kararsız seçmenlerin ekonomik krizden perişan olup kendisine yönelmesini bekliyor. Ekonomi ve topyekün ülke yönetimini becerebileceğine dair seçmende güçlü bir güven oluşturmadan, sadece iktidarın yıpranmışlığına ümit bağlamak ne kadar gerçekçi olabilir?”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

AİHM, Tükiye’de 230 Yargı Mensubuna Tazminat Ödenmesine Hükmetti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), salı günü açıkladığı dört grup komite kararıyla 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ‘terör örgütü üyeliği’ iddiasıyla tutuklanan 230 yargı mensubunun daha özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

Haber Merkezi / AİHM Türkiye’nin her bir davacıya 5 bin euro ödemesine, itiraz yolu kapalı, kesin şekilde karar verdi. Diğer kararlarla beraber bu 4 grup kararla toplam 710 yargı mensubunun darbe sonrası tutuklanmalarının usuli güvencelere aykırı olduğu ve herhangi bir makul şüphe olmadan gerçekleştiğine karar verilmiş oldu.

AİHM

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), uluslararası bir teşkilat olan Avrupa Konseyi’ne bağlı olarak 1959 yılında kurulmuş uluslararası bir mahkemedir. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleriyle güvence altına alınmış olan temel hakların çiğnenmesi durumunda bireylerin, toplulukların, tüzel kişilerin ve diğer devletlerin, belirli usul ve kurallar dahilinde başvurabileceği bir yargı merciidir.

46 Avrupa Konseyi üyesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yargı yetkisini tanımaktadır. Mahkeme, Fransa’nın Strazburg şehrinde bulunmaktadır.

Avrupa Birliği’nin günümüzde Avrupa Konseyi’ne ait bayrağı kullanıyor olması çeşitli kafa karışıklıklarına yol açıyorsa da, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Avrupa Birliği’nin değil, hemen hemen tüm Avrupa devletlerinin üyesi olduğu ayrı bir uluslararası teşkilat olan Avrupa Konseyi’nin organıdır.

Ancak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihadı, Avrupa Birliği için de olmazsa olmaz asgarî standartları oluşturmaktadır.

Bir kişinin AİHM’ye başvurabilmesi için öncelikle kendi ülkesinde hakkını araması, yani iç hukuk yollarını tüketmesi gerekmektedir. Kişiler, iç hukukta haklarını aradıktan sonra ve bu konuda olumsuz nihaî karar alındıktan sonraki 4 ay zarfında yazılı olarak Strazburg’da bulunan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmalıdır.

Mahkeme, yapılan başvuruların ön koşullarının yerine getirilip getirilmediğini inceler, bir eksiklik görmezse başvurunun esastan incelenmesine karar verir. Ön koşulları taşımayan başvuruların reddine karar verilir. Bu karar kesindir, karşı başvuru yolu yoktur.

Mahkeme, ön koşullar açısından kabul edilebilirlik kararı verdikten sonra esas hakkında karar vermeden önce, taraflara “uzlaşma” önerebilir. Taraflar kendi aralarında uzlaşır ve bu uzlaşı da mahkemece teyîd edilir ise, başvuru sonuçlanmış olur. Dostâne çözüm yoluyla da bir sonuca ulaşılamamışsa, mahkeme başvuruyu yeniden inceler, tarafların yazılı görüşlerini alır.

Gerekli görürse duruşma yapar, tanık dinler, soruşturma ve araştırma yapar. Mahkeme, başvuru sahibinin sözleşmede tanınan bir hakkının devlet tarafından ihlâl edildiği kararına varırsa, “hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder”. Yâni Mahkeme, devletin tazminat ödemesine karar verir. Mahkemenin kararlarının uygulanıp uygulanmadığı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından denetlenir.

Paylaşın

Vatandaşlar Yüksek Faize Çalışıyor!

Ekonomik tabloda yaşanan olumsuz gelişmelerle birlikte tüketici kredileri ile kredi kartları kullanımı arttı. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen iktidarın “ekonomik yıkım” programı uyguladığını, bunun da bankacılık sektörüne yaradığını söyledi.

Bankaların, bu yıl temmuz ayındaki kârının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 505 oranında artarak 38,7 milyar liraya, 2022 yılının ilk yedi aylık dönemindeki net kârının ise yüzde 417,2 oranında artarak 207,9 milyar liraya kadar tırmandığını belirten CHP’li Başevirgen, “Buna karşılık vatandaşların son 3,5 ayda bankalara olan borçları 187 milyar lira arttı. Bankaların kârı rekor kırarken vatandaşın borcu çığ gibi büyüyor ” dedi.

‘Vatandaşlar yüksek faize çalışıyor’

Toplumun tüketici kredisi ve kredi kartı borçları yüzünden bankacılık sektörüne ödediği faizin ise bu yıl ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 49,4 oranında artarak 95,3 milyar liraya kadar çıktığını söyleyen Başevirgen, “İktidarın faiz indirme masallarına rağmen vatandaşın faiz yükü geçen yıllara göre önemli ölçüde büyüdü. Geçen yıl bu dönemde bankacılık sektörüne ödenen faiz 63,8 milyar liraydı. Vatandaşlar yüksek faize çalışıyor” diye konuştu.

470 bini aştı

Toplumun yüksek enflasyon ve gelir azlığı nedeniyle zorunlu harcamaları için bankaların kapısını çaldığını söyleyen Başevirgen, “Vatandaşlar, gelirlerinin yetmediği zorunlu harcama ve borç ödemelerini yapabilmek için hızla borçlanıyorlar. Son 3,5 ayda vatandaşların bankalara olan borçlarında 187 milyar liralık artış yaşandı” dedi.

Bireylerin bankalara ve finansman şirketlerine olan konut, taşıt, ihtiyaç ve kredi kartı borcu takiptekiler de dahil 26 Ağustos itibariyle 1 trilyon 299 milyar liraya yükseldiğini söyleyen Başevirgen, “Vatandaşların bu borcunun 976 milyar lirası bireysel kredilerinden, 323 milyar lirası da kredi kartı borç bakiyelerinden kaynaklanıyor. Son hafta tüketici kredilerinde 5,5 milyar liralık, kredi kartı borçlarında ise 11,1 milyar liralık artış yaşandı” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cebinde parası kalmayan vatandaş kredi kartına yükleniyor. Fahiş fiyat artışlarının yarattığı ekonomik sorunlar alım gücü büyük ölçüde azalan tüketicinin yaşamını daha da zora soktu. 5-10 TL tutarındaki alışverişlerde bile kredi kartı kullanılıyor. Kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı 470 bini, kredi borcu bulunan vatandaş sayısı 36 milyonu aştı. Bankalar rekor kârda, tüketici ise kart ve kredi batağında.”

Paylaşın

Orta Vadeli Program Neden Yol Gösterici Değil?

Politika yapıcıların ekonomik tahminleri neden önemlidir? Çünkü ekonomi politikalarının etkileri ancak birkaç yıl içerisinde gözlemlenebilir. Buna karşılık yatırım kararı, harcama kararı, tasarruf kararı alan bireyleri önceden yönlendirebilmeniz gerekir.

Bu nedenle attığınız politika adımlarıyla varmak istediğiniz hedefleri önceden söyleyerek ekonomide ileriye dönük kararların daha etkili alınmasına katkı verirsiniz.

Koç Üniversitesi’nden Prof. Selva Demiralp, Türkiye’de Orta Vadeli Programların neden yol gösterici olamadığını BBC Türkçe’ye değerlendirdi.

Doğru tahmin ve yönlendirmenin önemini bir örnek üzerinden anlatalım. Diyelim ki İstanbul’u geziyorsunuz. Tarihi yarımadayı dolaştıktan sonra metroya yönelip Yenikapı istasyonuna geldiniz. İstasyonda rastgele bir trene atlamazsınız. Önce haritadan gitmek istediğiniz yöne giden trenin hattını belirleyip o hattaki trene binersiniz.

Metro haritası bir nevi “orta vadeli plandır”. Bindiğiniz trenin ileri bir vadede (diyelim yarım saat sonra) nereye varacağına dair size bir bilgi verir.

Hafta sonu hükümet tarafından açıklanan Orta Vadeli Plan (OVP) de benzer bir işleve sahip. Ekonominin parçası olan bireylere uzun vadede bindikleri trenin hangi istikamete gittiğine dair bilgi vermek amacı güdüyor.

Metro örneğinden devam edersek, diyelim ki yolculuktan bir süre sonra bir anons yapılıyor ve trenin güzergahının değiştiği haber veriliyor.

Siz Taksim’e gitme planı yapıp yeşil M2 hattına binseniz de kendinizi kırmızı hattaki Şirinevler’de buluyorsunuz.

Ve yine diyelim ki bu tür anonslar istisnai bir durum olmaktan çıkıp genel uygulamaya dönüşüyor.

O noktada artık metro haritasının ve hatların ileriye yönelik planlama ve bilgilendirme fonksiyonları kalmaz.

Kafa karıştırmanın ötesinde, istediğiniz yere gidemediğinizi fark ettiğinizde artık farklı ulaşım alternatifleri aramaya başlarsınız.

Nasıl ki metro haritasında belirtilen güzergah yolculuğun ortasında değişirse metro haritasının bir fonksiyonu kalmazsa OVP’de verilen tahminler de biz yol aldıkça değişiyorsa bu tür bilgilendirmelerin bir bilgi değeri olmaz.

Şekilde 2021 yılı için önceki OVP’lerde yer alan enflasyon ve büyüme tahminlerinin zaman içinde ne şekilde revize edildiğini ve gerçekleşen değerleri görüyoruz.

1) Uzun vadelere ait tahminler işlevsel değil

2019 ve 2020 OVP’leri itibariyle 2021 yılı için verilen büyüme ve enflasyon rakamları sırasıyla yüzde 5 ve yüzde 6 olarak sabit tutulmuş. Birkaç sene sonrasına dair tahminler yapılırken “potansiyel büyüme rakamına yakın bir büyüme” ve “enflasyon hedefine yakın bir enflasyon” rakamı koymanın ötesine bir planlama yapılmadığını söyleyebiliriz. Peki bu hedeflere yaklaşmak için bir çaba gösteriliyor mu? İşte esas problem orada başlıyor.

2) Vade kısaldıkça hedef hızla değişiyor

2021 yılına yaklaştıkça bu seneye ait hedeflerin revize edildiğini, büyüme tahmininin potansiyel büyüme oranından, enflasyon tahmininin enflasyon hedefinden hızla uzaklaşmaya başladığını gözlemiyoruz.

Daha da vahimi, 2021 senesinin son çeyreğinde gelen OVP tahminlerinde bile bırakalım uzun vadeyi, dörtte üçü tamamlanmış olan seneye ait tahminde bile ciddi bir yanılma payı olduğunu gözlüyoruz.

Öyle ki, 2021 Eylül ayında yayınlanan OVP (2022-2024 dönemi) o sene için yüzde 9 büyüme öngörürken gerçekleşen büyüme yüzde 11.4, enflasyon tahmini yüzde 16.2 iken gerçekleşen enflasyon yüzde 36 olmuş.

Bir hedef koymak, o hedefe ulaşmak için çaba sarf edildiği zaman anlamlı oluyor. Eğer Yenikapı’da bindiğiniz Taksim treni kendisine çizilmiş olan yeşil hattı takip etmezse Taksim’e varamıyor.

Enflasyon, büyüme ve diğer makroekonomik göstergelere dair birtakım hedefler koyduktan sonra o hedeflere ulaşmak için gerekli politikaları uygulamazsanız bambaşka yerlere savrulabiliyorsunuz.

3) İçsel tutarsızlıklar hedeften sapmayı kaçınılmaz kılıyor

Hedeften sapılmasının önemli bir sebebi kendi içinde tutarlı hedeflerin konulmamasından kaynaklanıyor. Aynı tren hem Taksim’e hem de Esenler’e gidemiyor. Bir tercih yapmanız gerekiyor.

OVP’de yıllardır büyüme ve enflasyon hedeflerinin birbiri ile tutarlı olmadığını görüyoruz. Bir taraftan düşük faiz politikası ile büyümeyi yüksek tutup diğer yandan da enflasyonu düşürebilmek mümkün değil.

Son OVP rakamlarında 2021’deki yüzde 11,4’lük büyümeyi takiben 2022-2025 döneminde potansiyele daha yakın bir büyüme hedefine geçildiğini görüyoruz (yüzde 5-5.5 civarı).

Potansiyel büyüme oranı, bir ekonominin uzun vadeli üretim kapasitesini tam olarak değerlendirdiği zaman elde ettiği büyüme oranıdır.

Uzun vadeli, sürdürülebilir büyüme oranı olarak da bilinir. Potansiyelin üzerinde bir büyüme enflasyonist baskıyı artırır.

Yapılan araştırmalar, Türkiye ekonomisinde 2015 sonrası dönemde verimlilik artışı kaydedilememesi, yatırım iştahının oynak bir seyir izlenmesi nedeniyle potansiyel büyüme oranının yüzde 5’lerden 3’ler seviyesine düştüğüne işaret ediyor.

İşte bu noktada bir tutarsızlık ve bunun sonucunda da 2025 yılına yaklaştıkça kaçınılmaz olan bir revizyonun sinyallerini şimdiden görebiliyoruz.

Tren bir kez daha güzergah değiştirecek gibi görünüyor. Çünkü hem potansiyele yakın (ve hatta potansiyelin üzerinde) büyüyüp hem de enflasyon düşürebilmek kolay değil.

2022 sonu itibariyle muhtemelen yüzde 90’lara doğru revize edilecek enflasyonu üç sene içinde yüzde 11’e düşüreceksek büyüme nasıl yüzde 5’lerde kalacak?

2001 sonrası dönemde merkez bankası bağımsızlığı, sıkı para politikası, sıkı maliye politikası, liyakatli kadrolar, ve yapısal reformların yarattığı güvenle “yüksek büyüme ve dezenflasyon” geldi.

Bu dönemde uygulanan sıkı para politikası enflasyon beklentilerini aşağı çekerken yaratılan öngörü ve güven ile canlanan yatırımlar potansiyel büyümeyi artırdı.

Bu şekilde hem yüksek büyüme hem de dezenflasyon mümkün oldu. 2022 sonrası böyle bir dönüşüm öngörülüyor olabilir mi?

Paylaşın

Türkiye, Enflasyonda G20 Ülkelerinin Zirvesinde

TÜİK’in ağustos ayı verilerine göre enflasyon, yıllık olarak yüzde 80.21 oldu. Türkiye böylece G20 ülkeleri listesinde zirveye çıktı; G20’de yılların lideri olan Arjantin ise yüzde 69.2 ile ikinci sırada kaldı.

Haber Merkezi / Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan da Türkiye enflasyon verilerini G20 ülkeleriyle kıyasladı.

Özcan, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda “Dünyanın büyük ekonomilerinin enflasyonu aşağıdaki tabloda Onlar yüzde 2.6 ile yzüde 15.1 arasında değişen enflasyonla ‘boğuşuyorken’ bu millet TÜİK’e göre bile yüzde 80’i yaşıyor. Size tavsiyem enflasyonla mücadele konusunda TÜİK’e aşıladığınız azim ve özgüveni biraz da TCMB’ye aşılayın” dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos ayı TÜFE verilerini açıkladı. Buna göre enflasyon, yıllık olarak yüzde 80,21 olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre TÜFE Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,46, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 47,85 arttı.

TÜİK verilerine göre bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup yüzde 117 ile ulaştırma oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup ise yüzde 27 ile haberleşme oldu.

Ağustos ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 7 artışla sağlık oldu; onu yüzde 6,5 ile sağlık izledi.

TÜİK tüketici fiyatları verileriyle birlikte üretici enflasyonunu yansıtan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerini de yayımladı. Buna göre Ağustos ayında (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 143,75; aylık yüzde 2,41 arttı.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında yüzde 153,28, imalatta yüzde 125,43, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 348,39 ve su temininde yüzde 90,01 artış olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 127,82, dayanıklı tüketim malında yüzde 99,54, dayanıksız tüketim malında yüzde 124,14, enerjide yüzde 303,48 ve sermaye malında yüzde 96,53 artış yaşandı.

ENAG: Enflasyon yıllık yüzde 181,37

Akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise Ağustos ayı itibarıyla yıllık enflasyon oranını yüzde 181,37 olarak açıkladı.

ENAG’a göre Ağustos ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 5,86 arttı. 2022’nin başından bu yana ise bu oran yüzde 91,62 oldu.

İngiliz haber ajansı Reuters tarafından yapılan ankete göre yıllık enflasyonun yüzde 81’i geçmesi bekleniyor. Ekonomistler enflasyonun yıl sonuna doğru yüzde 70’in altına gerilemesini bekliyor.

TÜİK’e göre Temmuz ayında TÜFE yüzde 2,37 artmış ve enflasyon yıllık bazda yüzde 79,6 olmuştu.

Paylaşın

Yunanistan Basını: Seçimlere Kadar Türkiye İle Yüksek Gerilim Bekleniyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cumartesi günü Yunanistan’a yönelik yaptığı “Adaları işgal etmeniz falan bizi bağlamaz. Vakti saati geldiğinde gereğini yaparız” açıklaması komşuda tartışma yaratmaya devam ediyor.

Yunanistan basını, Atina’nın 2023 seçimlerine dek Ankara ile ‘yüksek gerilim’ beklediğini yazdı.

Kathimerini gazetesinin İngilizce yayınında yer verilen haberde, “Hükümet yetkilileri, Türkiye ile en azından Haziran 2023’te düzenlenmesi beklenen parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine dek bir yüksek gerilin dönemine hazır” ifadeleri kullandı.

‘Açıklamalar saçma bulunuyor’

Haberde “Türkiye’nin Yunanistan’ı sık sık yeni bir 1922 ile tehdit ettiği” belirtilerek şu ifadeler kullanıldı: “Yunanistan hükümeti bu tür çıkışlara kasten yanıt vermemeyi seçti; bu açıklamaları saçma buluyorlar ve iç kamuoyuna yönelik olduğunu düşünüyorlar.”

Yunanistan’ın “Türkiye’nin giderek daha fazla şekilde insansız hava araçları tarafından gerçekleştirilen hava sahası ihlallerinden endişe duyduğu” belirtilen haberde, “En azından Türk güçlerinin teyakkuz seviyesinin yükseltildiğine dair herhangi bir işaret görülmedi” denildi.

Haberde, iki hükümet arasında fazla temas olmadığı ama savunma bakanları Hulusi Akar ile Nikos Panagiotopoulos’ın zaman görüşmeler yaptığı belirtildi.

Ne olmuştu?

Erdoğan’ın hafta sonu Samsun’da katıldığı etkinlikte “Ey Yunan, tarihe bak, tarihe dön, çok daha fazla ileri gidersen bunun bedeli ağır olur. Yunanistan’a tek cümlemiz var, İzmir’i unutma. Adaları işgal etmeniz falan bizi bağlamaz. Vakti saati geldiğinde gereğini yaparız. Hani diyoruz ya, bir gece ansızın gelebiliriz” ifadelerini kullanmıştı.

(Kaynak: Kısa Dalga)

Paylaşın

Dış Ticaret Açığı Rekora Koşuyor!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) son dönemde politika faizini düşürmeye devam ederken, Türk Lirası’nın değer kaybı sürüyor. Türkiye’nin ihracatı artmasına rağmen dış ticaret açığı rekora koşuyor. Çünkü Türkiye’nin ithalatı rekor seviyede artış gösteriyor. Bu yılın Ocak-Temmuz döneminde dış ticaret açığı son 10 yıldaki en yüksek seviyeyi gördü.

Türkiye’nin ihracatı Ocak-Temmuz döneminde 144 milyar Amerikan Doları’nı aşarak son 10 yıldaki en yüksek seviyeye yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise 206 milyar doları geçti. Böylece Türkiye’nin dış ticaret açığı yılın ilk yedi ayında 62 milyar 177 milyon dolara yükseldi. Dış ticaret açığı 2021 yılının aynı döneminde 25 milyar 510 milyon dolar idi. Peki, Türkiye’nin dış ticaret açığı yıllar içinde nasıl değişti? AK Parti döneminde dış ticaret açığı ne oldu?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre “yeni ekonomi modeli”ne geçtikten sonra Türkiye’nin dış ticaret açığı hızla artıyor. Ocak-Temmuz döneminde dış ticaret açığı yüzde 144 artarak 25 milyar 510 milyon dolardan, 62 milyar 177 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise 2021 Ocak-Temmuz döneminde yüzde 83 iken, 2022 yılının aynı döneminde yüzde 70’e geriledi. Genel Ticaret Sistemi verilerinin tutulduğu 2013 yılından bu yana son 10 senede dış ticaret açığının en yüksek olduğu yıl 2022 oldu.

Ocak-Temmuz dönemlerinde dış ticaret açığı 2013 yılında 60,5 milyar dolar iken 2016’da 31,9 milyar dolar; 2019’da ise 17,1 milyar dolar idi. Pandemi öncesi dönem ile kıyas edildiğinde açık katlanarak artmış durumda.

Yılın tamamına bakıldığında ise 2013’teki dış ticaret açığı 99,3 milyar dolar olmuştu. 2021 yılının tamamındaki açık 46,2 milyar dolar idi. Bu yılın ilk yedi ayında açığın 62 milyar doları aşması sene sonunda en yüksek seviyenin görülebileceği yorumlarını beraberinde getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ısrarla faizin düşmesi gerektiğini savunuyor. Ancak Erdoğan’ın 30 Kasım 2021’de ilan ettiği yeni ekonomi modelinden sonra Türk lirası Amerikan doları karşısında eridi. TCMB verilerine göre Kasım 2021’de 1 dolar 10,5 TL iken Eylül 2022’de 18 lirayı aşmış durumda.

Yeni ekonomi modeli: Faizler düştü

TCMB 24 Eylül 2021’de politika faizini yüzde 19’dan yüzde 18’e düşürerek yeni bir dönemin yolunu açmıştı. Merkez Bankası 22 Ekim 2021’de politika faizini yüzde 16’ya, 19 Kasım 2021’de yüzde 15’e ve 17 Aralık 2021’de ise yüzde 14’e kadar düşürdü. TCMB son olarak 19 Ağustos 2022’de faizi yüzde 13’e çekti.

İktidar faizin düşmesi ve Türk lirasının değer kaybetmesiyle ihracatın artmasını bekliyordu. İhracat beklendiği şekilde arttı; ancak aynı dönemde ithalat da yükseldiği için dış ticaret açığı hızla yükseldi.

Dolar kuru fırladı

AK Parti’nin iktidara geldiği Kasım 2002’de 1 dolar 1,61 TL idi. Dolar ilk kez Ağustos 2018’de 5 TL bandını aştı. Yeni ekonomi modeline kadar 10 lira seviyesini görmeyen dolar kuru Kasım 2021’de 10,5 TL oldu. Dolar kuru Ağustos 2022’de ise 18,03 TL gerçekleşti.

Dış ticaret açığı 2002’de 15,5 milyar dolardı

AK Parti iktidarı başladığında Türkiye’nin dış ticaret açığı Özel Ticaret Sistemine göre 15,5 milyar dolar idi. Açık 2011 yılında 105,9 milyar dolar çıkarken 2019’da 31,2 milyar dolara kadar gerilemişti.

Dış ticaret açığı büyürken tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) Temmuz ayı itibariyle yüzde 80’e varması ülkede satın alma gücünü ciddi şekilde etkiledi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Türkiye, Eurobasket 2022’de İlk Mağlubiyetini Gürcistan Karşısında Aldı

FIBA 2022 Avrupa Şampiyonası’nda mücadele eden A Erkek Milli Takımı, A Grubu’ndaki üçüncü maçında Tiflis’te Gürcistan’a ikinci uzatmada 88-83 mağlup oldu. Milliler, grubundaki dördüncü maçını salı günü Belçika ile oynayacak.

Haber Merkezi / Türkiye grupta ilk maçında Karadağ’ı 72-68, ikinci maçında da Bulgaristan’ı 101-87 mağlup etmişti. Grupta ilk dört sırayı alan takımlar son 16 turuna kalacak.

Tiflis Arena’da oynanan müsabakayı Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkan Vekili Ömer Onan, TBF Yönetim Kurulu Üyeleri ve TBF yöneticileri takip etti.

Ay-yıldızlılar müsabakaya Shane Larkin, Buğrahan Tuncer, Cedi Osman, Ercan Osmani ve Alperen Şengün beşiyle başladı. Karşılaşmanın ilk yarısını milliler 36-33 geride kapatırken, normal süre 68-68, 1. uzatma ise 75-75 eşitlikle tamamlandı.

Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda son 16 turundan itibaren maçlar Almanya’nın başkenti Berlin’de oynanacak; grup birincileri dördüncülerle, grup ikincileri de üçüncülerle eşleşecek.

Türkiye sıralamadaki yerine göre, maçları Almanya’nın Köln kentinde oynanan B Grubu’ndan gelecek bir takımla eşleşecek.

A Grubu’nda ilk 3 maç sonunda İspanya, Türkiye, Belçika ve Karadağ’ın 2, Gürcistan’ın ise tek galibiyeti var. Bulgaristan’ın ise şu ana kadar galibiyeti bulunmuyor.

B Grubu’nda ise ilk 3 maç sonunda Almanya’nın 3, Bosna-Hersek ve Slovenya’nın 2 galibiyeti var. Grupta tek galibiyeti olan Fransa’yla, galibiyeti olmayan Macaristan arasındaki maç sürüyor.

Paylaşın