Standard & Poors, Türkiye’nin Kredi Notunu Düşürdü

Merkezi ABD’nin New York eyaletinde bulunan uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poors (S&P) Türkiye’nin kredi notunu B+’dan B’ye düşürdüğünü açıkladı. Böylece Türkiye’nin kredi notu son üç ay içinde üç büyük kredi kurumu tarafından düşürülmüş oldu.

Moody’s Türkiye’nin kredi notunu ağustos ayında düşürmüş, Fitch ise Temmuz ayında yaptığı açıklamasında Türkiye’nin kredi notunu B+’dan B’ye indirerek görünümünü “negatif” olarak teyit etmişti. Fitch, aldığı bu karara yükselen enflasyonu ve ekonomiyle ilgili endişeleri gerekçe olarak gösterdi.

Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılamaz olarak nitelendirilen “çöp” seviyesinin daha derinlerine iten Standard & Poors, böylece Türkiye’yi Moğolistan ve Mısır’la aynı seviyeye çekti. S&P bu kararına gerekçe olarak çok gevşek olan para politikasını gösterdi.

Kurum yaptığı açıklamasında Türkiye’deki yetkililerin “2023 seçimleri öncesinde büyümeyi mali ve parasal istikrara tercih ettiğini” aktardı.

ABD’de piyasalar kapandıktan sonra açıklanan kararda “küresel olarak mali koşullar sıkılaşırken faizlerin indirilmesinin TL’ye olan güvenin azalmasına yol açtığı” aktarıldı. TL’deki daha fazla değer kaybının ise Türkiye’nin mali istikrarı ve kamu maliyesi için olumsuz etkilerinin olacağı vurgulandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) eylül ayında düzenlediği Para Politikası Kurulu toplantısı sonrasında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 12’ye çekmişti.

Paylaşın

İsveç, Türkiye’ye Yönelik Silah Satışının Önündeki Sınırlamaları Kaldırdı

İsveç Devlet Silah İhracat Kontrol Dairesi (ISP), Türkiye’ye silah ihracatı ambargosunu kaldırdıklarını açıkladı. Açıklamada, askeri silah ve teçhizatın yanı sıra elektronik ve teknoloji alanlarındaki ürünler için de bu kararın geçerli olduğu vurgulandı.

Haber Merkezi / ISP’nin açıklamasında, Türkiye’ye yeniden ihracata izin verme kararının İsveç’in Türkiye’nin de üye olduğu NATO’ya başvuru yapmasından dolayı alındığı belirtildi.

ISP Başkanı Karl Evertsson, İsveç’in NATO’ya üyelik başvurusu konusunda Türkiye ile yürütülen müzakerelere ilişkin Expressen gazetesine 29 Mayıs’ta açıklamada bulunmuştu.

“Türkiye’nin silahlarımıza ihtiyacı yok”

İsveç savunma komisyonunun talep ettiği koşullarda silah ihracatı yaptıklarını kaydeden Evertsson, “Türkiye’nin şu an bizim silahlarımıza ihtiyacı yok. Bizden silah almıyorlar. Savunma komisyonundan gelen uygulamaları duruma göre değerlendiriyoruz. Türkiye’ye bugünkü koşullarda silah satabiliriz” demişti.

İsveç Türkiye’nin 2019’da Suriye’nin kuzey doğusunda gerçekleştirdiği askeri operasyona tepki olarak silah satışını askıya almıştı.

28 Haziran’da Madrid’deki zirvede İsveç ve Finlandiya, Türkiye’nin veto tehdidini kaldırması şartıyla, bu satışların önünü yeniden açacak değişikliği yapma taahhüdü vermişti.

İsveç’in askeri malzeme satış izinlerini düzenleyen ISP isimli kurum, gizlilik gereği hangi ürünlerin onay kapsamında yer aldığını açıklamadı.

İki (İsveç ve Finlandiya) ülkenin üyeliği gündemiyle yapılan tarih NATO zirvesinde, “Türkiye, Finlandiya ve İsveç aralarında artık hiçbir milli silah ambargosu bulunmadığını teyit ederler.” ifadesi sonuç muhtırasında yer almıştı.

Paylaşın

S&P, Türkiye’nin Büyüme Tahminlerini Yükseltti

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P) yayımladığı “Küresel Ekonomik Görünüm, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ve Gelişen Piyasalar; Enflasyonu, Faiz oranlarını ve Büyümeyi Dengelemeye Çalışmak” başlıklı raporunda, Türkiye’nin bu yıl ve gelecek yıla ilişin ekonomik büyüme tahminleri yükseltti.

Raporda, Türk ekonomisinin bu yıla ilişkin büyüme tahmininin 1,7 puan artırılarak yüzde 5,2’ye revize edilmesine gerekçe olarak, bu yılın ikinci çeyreğinde büyümenin beklentinin üzerinde gerçekleşmesi ve kış aylarına kadar sürmesi beklenen turizm sektörünün güçlü performans sergilemesi gösterildi.

S&P raporunda, Türk ekonomisinin bu yıla ilişkin büyüme beklentisinin yukarı yönlü revize edilmesi yönündeki kararın ise ilerde genişleyici makroekonomik politika adımlarının devam edeceğine ilişkin beklentileri yansıttığı kaydedildi.

Raporda, 2023’teki parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde hükümetin uygulanabileceği olası ek politika desteği beklentisiyle, Türkiye’nin gelecek yıla ilişkin ekonomik büyüme beklentisinin de 1,1 puan artırılarak yüzde 2,8’e yükseltildiği ifade edildi.

Euro Bölgesi’nde ekonomik küçülme rapora yansıdı

Raporda, Euro Bölgesi ekonomisinin sert bir küçülmeye gitmesi beklenirken, bölgede gelecek dönemde kredi derecelendirme kuruluşunun temel ekonomik senaryosunda bile 2023 yılı itibarıyla yüzde 0,3 ile neredeyse yok denecek kadar küçük bir büyümenin öngörülebildiği dile getirildi.

Paylaşın

ABD’den Tepki Çekecek ‘Ege Adaları’ Açıklaması

Türkiye ile Yunanistan arasında son dönemde Adalar üzerinden tırmanan gerginlikle ilgili dikkat çeken bir açıklamada ABD’den geldi: Yunanistan’ın Ege adaları üzerindeki egemenliğinin tartışılması söz konusu olamaz.

Euronews Türkçe’de yer alan habere göre, Washington, Ankara’nın ABD silahlarının Ege’deki ‘gayri askeri statüye’ sahip adalara konuşlandırılmasına tepki vermesinin ardından Yunanistan’ın Ege’deki adalar üzerindeki egemenliğinin tartışılmasının ‘söz konusu olmadığı’ açıklamasında bulundu.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Yunanistan’ın bu adalara silahlarını konuşlandırmayla ilgili muhatabın Atina hükümeti olduğunu, bunun Washington’u ilgilendiren bir konu olmadığını söyledi.

Pazartesi günü Türkiye, Yunanistan’ın Midilli ve Sisam Adalarına ABD menşeili zırhlı araçları konuşlandırmasını Atina ve Washington nezdinde protesto etmişti. Yunanistan’ın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak Atina’ya protesto notası verilmişti.

Notada, söz konusu konuşlandırmanın ‘Yunanistan’ın 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmalarından kaynaklanan ahdi yükümlülüklerinin ve dolayısıyla uluslararası hukukun yeni bir ihlali’ olduğu belirtilerek, Yunanistan’dan bu ihlallere son vermesi ve gayriaskeri statüyü ihya etmesi istenmişti.

Benzer bir girişim aynı gün ABD’nin Ankara Büyükelçiliği ve Washington nezdinde de yapıldı.

ABD’ye verilen protesto notasında, ABD’nin Doğu Ege Adalarının silahsızlandırılmış statüsüne riayet etmesi ve ABD silahlarının bu statünün ihlali için kullanılmaması konusunda Washington yönetiminin gerekli tedbirleri alması istendi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ise, “Yunanistan’ın adalar üzerindeki egemenliğinin tartışılması söz konusu değildir.” dedi.

Taraflara ‘gerilimi artırabilecek açıklama ve eylemlerden kaçınma’ çağrısını yineleyen Price ayrıca, “tüm ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini” de dile getirdi.

Ankara ve Atina, Ege’deki adaların durumu konusunda artan bir gerginlik yaşıyor.

Paylaşın

FT’den Dikkat Çeken Türkiye – Yunanistan Makalesi

Birleşik Krallık merkezli Financial Times gazetesinde Türkiye ile Yunanistan arasında son dönemde Adalar üzerinden tırmanan gerginlikle ilgili dikkat çeken bir makaleye yer verildi.

BBC Türkçe’nin aktardığı ve ”NATO müttefikleri tarihi meseleler üzerinde çatışırken Erdoğan düşmanca söylemini tırmandırıyor” spotuyla verilen makalede özetle şu ifadeler kullanıldı:

Erdoğan, NATO üyesi olan komşusunu işgal etmek için bir dizi ince örtülü tehditte bulunurken, tarihi düşmanlar arasındaki ilişkiler son aylarda on yılların en kötü seviyesine ulaştı.

Bu sert söylem, sınırlı da olsa doğrudan askeri çatışma tehdidini artırdı ve NATO’nun Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından birleşik bir cephe oluşturmaya çalıştığı bir zamanda alarma neden oldu.

İstanbul merkezli Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi’nin Başkanı Sinan Ülgen, ‘1996’dan bu yana ikili ilişkiler açısından en kırılgan ve istikrarsız ortama girmiş bulunuyoruz,’ dedi.

Gelecek yılki zorlu seçimler öncesi milliyetçi seçmene kur yapan Türkiye’nin cumhurbaşkanı, bu ayın başlarında Yunanistan’ı, ‘bir gece aniden gelebilecekleri’ konusunda uyarmıştı.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis de BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Türkiye’yi ‘Ege’de bir dizi yanlış iddia ortaya atmakla’ suçlamış ve Yunanistan’a karşı çok daha saldırgan revizyonist bir gündemi olduğunu söylemişti.

Miçotakis şöyle eklemişti: En kaygı verici olan şey ise tehditlerin artan yoğunluğu.

Ankara Bilkent Üniversitesi’nden Ioannis Grigoriadis’e göre,’Bu tür tehditler sayesinde Türkiye’ye karşı askeri varlığını sürdürme ihtiyacı meşrulaşan Yunanistan’ın uluslararası toplumdaki konumu daha güvenilir hale geldi.”

Paylaşın

Türkiye, Seçim Dürüstlüğü Açısından 165 Ülke Arasında 123. Sırada

Sosyal Demokrasi Derneği (SDD) Genel Başkanı Sami Doğan, ““Uluslararası değerlendirmelere göre, seçimi otoriter rejim kategorisinde yer alan ülkemiz, seçim dürüstlüğü açısından 165 ülke arasında 123’üncü sırada. Bu durum bize, ülkemizde seçim güvenliğinin, seçimlerin hukuki sorunları yanında seçimin meşruiyeti açısından potansiyel riskler barındırdığını da gösteriyor” dedi ve ekledi:

“Altı partinin oluşturduğu Millet İttifakı’nın sonuna kadar sürmesi, seçim güvenliği açısından önemli olduğu kadar halkın umudunu yüksek tutması için de ayrıca gereklidir. 2023 seçimleri, tek adam rejiminin sonlandırılması ve güçlü bir parlamenter rejime dönülmesi açısından çok büyük önem taşımaktadır.”

Sosyal Demokrasi Derneği (SDD) ve Toplumsal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı tarafından düzenlenen Seçim Güvenliği Çalıştayı, Çankaya Belediyesi Zübeyde Hanım Sosyal Tesisi’nde yapıldı. Çalıştaya, CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ve Parti İçi Eğitim Sorumlusu Aytuğ Atıcı da konuşmacı olarak katıldı.

ANKA‘nın aktardığına göre, SDD Genel Başkanı Sami Doğan, “Uluslararası değerlendirmelere göre, seçimi otoriter rejim kategorisinde yer alan ülkemiz, seçim dürüstlüğü açısından 165 ülke arasında 123’üncü sırada. Bu durum bize, ülkemizde seçim güvenliğinin, seçimlerin hukuki sorunları yanında seçimin meşruiyeti açısından potansiyel riskler barındırdığını da gösteriyor. Altı partinin oluşturduğu Millet İttifakı’nın sonuna kadar sürmesi, seçim güvenliği açısından önemli olduğu kadar halkın umudunu yüksek tutması için de ayrıca gereklidir. 2023 seçimleri, tek adam rejiminin sonlandırılması ve güçlü bir parlamenter rejime dönülmesi açısından çok büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.

Çalıştaya, Ankara Avukat Hakları Grubu, TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası, Ben Seçerim Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği, Oy ve Ötesi, Türk Hukuk Kurumu, Mülkiyeliler Birliği gibi birçok sivil toplum kuruluşu ve meslek örgütü katıldı.

Paylaşın

Restoranlar Müşteri Kaybından Endişeli: Nakit Ödemeye 7 İndirim

Çalışanlara ödenen yemek bedelinin yemek kartına yüklenme zorunluluğunun kalkacağına yönelik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın paylaştığı gelişme, yeme içme sektöründe olumlu karşılanırken, bazı sektör temsilcileri nakdi ödemenin yeme içme dışında kullanılması halinde restoranlar için müşteri kaybının yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

Dünya gazetesinden Merve Yiğitcan’ın haberine göre, bazı restoranların kart yerine artık nakit ödemeyi tercih edecek müşterileri için yüzde 7 indirim hazırlıklarına başladı.

Kararı değerlendiren Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl, yemek kartı komisyonlarına yönelik sektör olarak uzun bir süredir mücadele verdiklerini hatırlatırken, bu haliyle yemek kartı zorunluluğun kalkacak olmasını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi. Bundan sonraki süreçte, restoranların eskiden yemek kartı kullanan ve artık yemek ücretini nakit olarak alacak müşterileri için birtakım aksiyonlar alması gerektiğini savundu.

‘Komisyon müşteriye verilebilir’

Bingöl, tüm sektöre çağrı yaparak, “Yemek kartı şirketlerinin eskiden uyguladığı yüzde 12 olan komisyon oranını yüze 7’ye düşürmüştük. Şimdi yemek kartlarının yoğun olduğu restoranların hemen o komisyon oranlarında müşterilerine indirim yapmaları lazım. Yüzde 7’yi yemek kartı firmasına değil size veriyoruz, diyerek o müşteriyi kaçırmaması lazım. Bununla ilgili bir kampanya başlatacağız” ifadelerini kullandı.

Yemek kartının cirodaki payı yüzde 3-5

Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer ise uygulamanın yeme içme sektörü için hem fırsat hem de bazı riskleri taşıdığını söyledi. Komisyon maliyetinin kalkıyor olmasını fırsat, çalışanın ise bu desteği artık yemek yeme dışında kullanma imkânının ise bir kayba neden olacağına işaret etti.

TURYİD bünyesinde yer alan restoranlarda yemek kartları ile yapılan harcamanın toplam işletmenin cirosu içerisinde yüzde 3 ila yüzde 5 oranında bir paya sahip olduğuna dikkat çeken Demirer, “Yemek kartları ile yapılan ödemenin yerini çalışana nakit olarak ödenmesi çalışanın seçimi bunu yemeğe harcama yerine farklı ihtiyaçlarını karşılama yönünde olabilecektir. Bunun yanı sıra yine nakde elde edeceği gelirin yine bir kısmını restoranlarda harcama eğilimi olacaktır.

İşletme sahiplerinin bu durumda bir kısım iş kaybı olacaktır. Nakit elde edeceği aylık 1000 TL’nin bir kısmını yine restoranlarda harcayacak olan ve ölçümlemesi de imkânsız hale gelecek olan bu harcama tutarlarından işletme sahibinin karı ise yemek kartı firmalarına ödemekte olduğu yüzde 6 ila yüzde 8 bandındaki komisyonu ödeme yükümlülüğünden kurtulmuş olacaktır” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

EBRD, Türkiye İçin Büyüme Tahminini Yüzde 4,5’e Yükseltti

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), beklenenden daha güçlü bir iç talep ve ihracattaki ılımlı toparlanmayı takiben Türkiye için 2022 büyüme tahminini yüzde 4,5’e yükselttiğini açıkladı.

Mayıs ayında açıklanan bir önceki tahmin yüzde 2 olarak belirlenmişti.

EBRD’nin faaliyet gösterdiği bölgeler için hazırladığı son Bölgesel Ekonomik Beklentiler raporunda açıklanan tahminler, Ukrayna’da krizinin, gaz arzındaki azalmanın ve dünya genelindeki enflasyonun ekonomiler üzerindeki etkisini ortaya koydu.

Bloomberg’in aktardığı raporda, Türk bankalarının iyi sermayelendirilmiş olmaları ve yüzde 3’ün altında seyreden takipteki alacak oranlarıyla Türkiye ekonomisinin kuvvetli yönlerinden biri olduğu vurgulanırken, ekonomik faaliyetin nispeten güçlü kalmaya devam ettiği belirtildi.

Kısa vadeli dış borç ve rezerv riski

Raporda dikkat çekilen diğer bir unsur ise Türk lirasındaki hızlı değer kaybı ve yüksek enflasyonun oluşturduğu temel kırılganlıklar.

EBRD’nin raporunda Türkiye’nin artan cari açığı ve 180 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli dış borcu ve 15 milyar dolar civarında olan rezervlerin zayıflaması önemli endişeler olarak dikkat öne çıktı.

Banka, Türkiye ekonomisinin 2023 yılında, planlanan seçimler öncesinde hane halkı ve kamu harcamalarının etkisiyle yaz başındaki tahminlere paralel olarak yüzde 3,5 oranında büyümesini bekliyor.

Küresel jeopolitik gerilimler ve gelişmiş ülkelerdeki agresif parasal sıkılaştırma gibi küresel faktörlerin de Türkiye’nin büyümesini etkileme riski taşıdığı belirtiliyor.

Türkiye, EBRD’nin en büyük pazarı olma özelliğini taşıyor. Ülkede çoğunluğu özel sektörden olmak üzere 380’den fazla projeye yatırım yapan Banka’nın 16,877 milyon euronun üzerindeki yatırımı bulunuyor.

Paylaşın

Türkiye, Dünyanın En İyi Ülkeleri Arasında 30. Sırada

Dünyanın en iyi ülkeleri sıralamasında, geçtiğimiz yıl 78 ülke içinde 34. basamakta yer alan Türkiye, bu yılki değerlendirmede Katar’ın hemen arkasında 30. sırada yer aldı. Listede İsviçre birinci konuma yükseldi.

ABD’de yayınlanan ‘U.S. News & World Report’un yıllık değerlendirmesinde ikinci Almanya, üçüncü Kanada oldu.

Raporda 85 ülke, yaşam kalitesi, eşitlik, modernlik, sosyal adalet, yolsuzluk, cinsiyet eşitliği, girişimcilik, iklim hedefleri gibi 73 ölçüte göre sıralandı.

Bangladeş, Kamerun, Paraguay ve Zambiya kriterlere uyarak bu yılki listeye eklendi.

İsviçre ayrıca, “iş dostu” ülkeler alt başlığında 1 numaraya yükseldi ve “yaşam kalitesinde” ilk 5’e girdi.

Brookings Enstitüsü’nün Dış Politika programında kıdemli araştırmacı olan Carlo Bastasin, “petrol gibi ham maddelere aracılık eden bazı büyük şirketlerin merkezinin İsviçre’de olduğuna” dikkat çekiyor.

İsviçre, Ukrayna’yı işgali nedeniyle Rusya’ya yaptırım uygulayan Avrupa Birliği’ne katıldı; ancak tarafsızlığını bozmadı.

U.S. News’in En İyi Ülkeler sıralaması ve analizi, küresel pazarlama iletişimi şirketi WPP’nin birimi BAV Group ve Pennsylvania Üniversitesi Wharton School ortaklığıyla yapıldı.

“Dünyanın En İyi 10 Ülkesi”:

1. İsviçre
2. Almanya
3. Kanada
4. ABD
5. İsveç
6. Japonya
7. Avustralya
8. İngiltere
9. Fransa
10. Danimarka

Türkiye, dört basamak yükseldi

Geçtiğimiz yıl 78 ülke için yapılan ankette 34. basamakta yer alan Türkiye, bu yılki değerlendirmede Katar’ın hemen arkasında 30. sırada yer alıyor. Türkiye, “Miras” alt başlığında 7. konumda bulunuyor. Miras kapsamında “Kültürel olarak erişilebilir, zengin tarihe sahip, harika mutfağı var, çok kültürel cazibe merkezi var, çok turistik yer var” değerlendirmesi yapılıyor.

Türkiye yine “Güç”te 17. “Hayat Kalitesi”nde 32. “Kültürel Etki”de 27., “Macera”da 15. sırada yer alıyor.

ABD’de “Biden etkisi”

ABD, 2021 sıralamasında 7 numaradan 6 numaraya yükseldikten sonra bu yıl ilk 5’e girdi. Ülke, “güç”te 1., girişimcilikte 2. ve kültürel etkide 3. sırada yer aldı.

Pew Araştırma Merkezi’nin geçtiğimiz yıl yaptığı ankette, ABD Başkanı Joe Biden’a “küresel meselelerde doğru olanı yapma konusunda güvenenlerin” oranı yüzde 75 oldu. Bu oran eski Başkan Donald Trump için 17’ydi.

Pew küresel tutum araştırmaları direktörü Richard Wike, “Trump’tan Biden’a geçişle birlikte ABD’ye bakışta oldukça dramatik bir değişim oldu. Biden, Trump’a kıyasla çok daha popüler. Bence genel olarak liderliğine daha fazla güven duyuluyor ve dünya meselelerine yaklaşımına daha fazla onay veriliyor.” dedi.

Savaşın etkisi: Ukrayna, 9 basamak yükseldi

Listede üst basamaklara doğru en çok tırmanan ülkeler arasında, Ukrayna savaşından doğrudan ve dolaylı olarak etkilenen Avrupa ülkeleri oldu. Ukrayna dokuz basamak yükselerek 62. sıraya çıkarken, bölgedeki üç müttefiki Litvanya, Polonya ve Romanya da en az dokuzar basamak yukarı çıktı. Ukraynalı mülteciler için “önemli bir güvenli liman” olan Polonya, 2021’de 43. sıradayken 2022’de 32. sıraya yükseldi.

Rusya ve bazı müttefikleri ise listede büyük düşüşler yaşadı. Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal eden ülke 2021’e göre 12 basamak gerileyerek 36. sıraya düştü.

Ankete katılanların yüzde 82’sinden fazlası savaş nedeniyle “Rusya’nın küresel imajının gerilediği” görüşüne katıldığını bildirdi.

Rusya’ya “yakın ülkeler” Belarus, Kazakistan ve Özbekistan da en az 10’ar sıra geriledi. Belarus, analizde en son sırada yer aldı.

Listenin sonundaki 10 ülke:

76. Myanmar
77. Zambiya
78. Umman
79. Lübnan
80. Cezayir
81. Sırbistan
82. Kazakistan
83. İran
84. Özbekistan
85. Belarus

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

‘Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ Hakkında Dikkat Çeken Rapor

Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan taslak raporda, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin “demokratik kurumları ciddi bir şekilde zayıflattığı ve kuvvetler ayrılığı sistemini işlevsiz ve yetersiz hale getirdiği” uyarısında bulunuldu.

Raporda, Türkiye’ye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına saygı göstermemesi ve 2023 yılı seçimleri öncesi çıkartılan seçim yasası yüzünden de ciddi eleştiriler yöneltildi.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Denetim Komitesi tarafından hazırlanan taslak raporda, Türkiye’de 2017 yılında kabul edilen cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin “demokratik kurumları ciddi bir şekilde zayıflattığı ve kuvvetler ayrılığı sistemini işlevsiz ve yetersiz hale getirdiği” uyarısında bulunuldu.

İngiliz milletvekili John Howell ve Letonya milletvekili Boriss Cilevics tarafından ortak kaleme alınan rapor ve buna bağlı tavsiye karar tasarısı Strasbourg’da AKPM Genel Kurulu toplantıları sırasında 12 Ekim’de tartışılarak oylanacak.

Raporda Türkiye’ye yöneltilen eleştiriler neler?

Raporda, Türkiye’ye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına saygı göstermemesi ve 2023 yılı seçimleri öncesi çıkartılan seçim yasası yüzünden de ciddi eleştiriler yöneltildi.

Muhalefetteki siyasi parti üyelerine yönelik baskının devam ettiği suçlaması getirilen raporda, HDP’nin devam eden kapatma davasıyla ilgili endişeler dile getirildi.

Terörle mücadele yasasının geniş bir şekilde yorumlanması, ifade ve basın özgürlüğü önündeki engeller eleştiri konuları arasında yer aldı.

Seçim barajının yüzde 10’dan yüzde 7’ye düşürülmesi konusunda memnuniyet dile getirilirken, Venedik Komisyonu raporuna da atıfta bulunarak, seçim yasasındaki diğer bazı maddelerin endişe kaynağı olduğu uyarısı yapıldı.

Türk yetkililere özgür ve adil seçimlerin garanti altına alınması için tüm koşulları sağlama çağrısı yapılan raporda ayrıca yargının tam bağımsızlığı, etkin bir kontrol ve denge sistemini yeniden tesis etmek için acil reformlara ihtiyaç duyulduğu uyarısı yapıldı.

Raporun sonuç bölümünde AKPM’den Türkiye için denetim süreci çerçevesinde bu ülkedeki demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarıyla ilgili gelişmeleri yakından izlemesi tavsiye edildi.

Denetim süreci nedir? Kime uygulanır?

Denetim süreci genelde Avrupa Konseyi’ne yeni üye olan ve insan hakları alanındaki sıkıntılar yaşayan ülkeler için yürürlükte.

AKPM’de 1990’lı yıllarda oluşturulan “denetim süreci” üye ülkelerde demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) temel değerlerini tesis etmeyi amaçlıyor ve uygulanmasını denetliyor.

1996’da bu sürece dahil edilen Türkiye, yapılan yapısal değişiklikler ve düzenlemeler sonrası 2004’te süreçten çıkarılarak “denetim sonrası izleme sürecine” dahil edilmişti. Türkiye, demokrasi ve insan hakları alanındaki ciddi sorunlar yüzünden 2017 yılında yeniden AKPM’nin “denetim sürecine” alınmıştı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın