Tüketici Güveni Tarihi Düşük Seviyelerdeki Seyrini Sürdürdü

Mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,4 oranında arttı. Nisan ayında 67,3 olan endeks, Mayıs’ta 67,6’ya yükseldi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile hazırlanan Tüketici Güven Endeksi Mayıs 2022 verileri açıklandı.

Buna göre, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,4 oranında arttı; Nisan ayında 67,3 olan endeks, Mayıs ayında 67,6 oldu.

Tüketici güven endeksi neden önemli?

Aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu,100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Cari Açık Bir Yılda Yüzde 67 Arttı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), mart ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistiklerini açıkladı. Buna göre mart ayında cari açık geçen yılın aynı ayına göre 2 milyar 229 milyon dolar artarak (yüzde 67) 5 milyar 554 milyon dolara ulaştı. Bunun sonucunda 12 aylık cari açık 24,2 milyar dolara yükseldi.

TCMB değerlendirmesine göre, bu gelişmede, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 3,36 milyar dolar artarak 6,34 milyar dolara yükselmesi etkili oldu.

Geçen yılın mart ayında 314 milyon dolarlık açık oluşan altın ve enerji hariç cari işlemler hesabında, bu yılın aynı döneminde 2 milyar 480 milyon dolar fazla verildi. Bu dönemde, hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 1 milyar 472 milyon dolar artarak 2 milyar 329 milyon dolara yükseldi.

Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, martta geçen yılın aynı dönemine göre 708 milyon dolar artışla 1 milyar 450 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde, birincil gelir dengesinden kaynaklanan net çıkışlar 174 milyon dolar artarak 1 milyar 397 milyon dolar oldu. Geçen yılın mart ayında 27 milyon dolar giriş kaydeden ikincil gelir dengesi kaleminde ise 2022’nin aynı ayında 144 milyon dolar çıkış yaşandı.

Martta 3 milyar 51 milyon dolarlık net çıkış kaydedildi

Öte yandan, şubat ayına ilişkin cari işlemler açığı 5 milyar 154 milyon dolardan 5 milyar 441 milyon dolara revize edildi. Martta doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 296 milyon dolar oldu. Bu dönemde, portföy yatırımları 3 milyar 51 milyon dolarlık net çıkış kaydetti.

Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, martta yurt dışı yerleşikler, hisse senedi piyasasında 744 milyon dolarlık ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 201 milyon dolarlık net satış yaptı. Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, bankalar 758 milyon dolar geri ödeme, genel hükümet ise 219 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi.

Yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları martta 2 milyar 271 milyon dolar net artış kaydetti. Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 1 milyar 493 milyon dolar artış ve Türk lirası cinsinden 178 milyon dolar azalış olmak üzere toplam net 1 milyar 315 milyon dolar arttı.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili bankalar 54 milyon dolar net geri ödeme, genel hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 718 milyon dolar ve 943 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi. Resmi rezervler mart ayında net 4 milyar 506 milyon dolar azaldı.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Rezervleri 2 Milyar 51 Milyon Dolar Azaldı!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Haftalık Para ve Banka İstatistikleri yayımlandı. Buna göre, 29 Nisan itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 697 milyon dolar azalışla 65 milyar 398 milyon dolara düştü. Brüt döviz rezervleri, 22 Nisan’da 66 milyar 96 milyon dolar seviyesindeydi.

Haber Merkezi / Söz konusu dönemde altın rezervleri, 1 milyar 353 milyon dolar gerileyerek 42 milyar 820 milyon dolardan 41 milyar 467 milyon dolara indi. Böylece Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 29 Nisan haftasında bir önceki haftaya kıyasla 2 milyar 51 milyon dolar azalarak 108 milyar 916 milyon dolardan 106 milyar 865 milyon dolara geriledi.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Bankaların 3 Aylık Karı 63 Milyar TL’yi Aştı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’ndan (TCMB) yüzde 14, halktan yüzde 17 faizle para toplayan bankalar, 2022 yılının ilk 3 ayında karlarını yüzde 285 artırdı ve 63,2 milyar TL elde etti.

Bankacılık sektörü 2022 yılının ilk 3 aylık sonuçlarına göre yüzde 285 artışla net kar rekoru kırdı. Bankaların rekor karı AK Parti’nin kurları sabit tutmak için başlattığı kur korumalı mevduat (KKM) modeli ile düşük faizle toplanan paraların yüzde 23’le Hazine’ye satılmasından kaynaklandı.

Toplam varlıklarını 9,2 trilyon TL’den 10,1 trilyon TL’ye çıkaran bankalar net karlılıkta ise patlama yaptı. 2021’in ilk çeyreğinde 16,4 milyar TL net kar açıklayan sektör, 2022’nin ilk çeyreğinde yüzde 285 büyüme ile 63,2 milyar TL kar elde etti. Bankaların 2021’de yıllık bazda 92,9 milyar TL kâr açıkladığı düşünüldüğünde bir yılda ettiği karın yüzde 68’ini 3 ayda yapması dikkat çekti.

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın haberine göre banka karlarının artmasında net faiz geliri etkili oldu. 2021’in ilk çeyreğinde 126,7 milyar TL toplam faiz geliri elde ederken bu yılın ilk çeyreğinde bunu yüzde 82,3 artışla 231 milyar TL’ye çıkardılar. Net faiz geliri ise 2021 ilk çeyreğinde 44,2 milyar TL iken 2022 ilk çeyreğinde yüzde 162,4 artışla 116 milyar TL oldu.

Hazineye satışlar etkili oldu

Ekonomist Erol Taşdelen’e göre bankalar ikinci gelir artışını menkul değerlerden elde etti. Bankaların yüzde 14 faizle Merkez Bankası’ndan para alıp yüzde 23 faizle Hazine’ye satması kar patlamasının önemli nedenleri arasında yer aldı.

KKM etkisi

Taşdelen, yükü yurttaşlara yüklenen kur korumalı mevduat için de konuşurken, “800 milyar TL seviyesine gelen kur korumalı hesaplar (KKH) toplam vadeli hesapların yüzde 20’sine ulaştı. Bu da bankaların faiz giderlerini iyice düşürdü. Bu mevduatlar yüzde 17’de sabitlenmemiş olsa bankalar en az yüzde 5 daha fazla faiz ödeyeceklerdi.

Bu durum aylık ortalama 2,5 milyar TL faiz gideri avantajı sağlıyor” dedi. Taşdelen, “Mevduat faiz maliyeti kur korumalı mevduat sayesinde düşürülürken kredi faiz oranları üzerinde bir yaptırım olmadığı için faiz makası açıldı ve bu durum da banka karlılıklarının artmasına önemli katkı sağladı” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Merkez Bankası Enflasyonda Yine Enerjiye Dikkat Çekti

Nisan ayı enflasyon değerlendirme raporunu yayınlayan Merkez Bankası, artan enflasyona ilişkin yine yüksek enerji fiyatlarına vurgu yaptı. Raporda uluslararası emtia fiyatları ile tedarik sorunlarının tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği, bu dönemde tüketici yıllık enflasyonundaki artışın alt gruplar geneline yayılırken bu gelişmeye en belirgin katkının başta gıda olmak üzere enerji ve hizmet gruplarından geldiği belirtildi.

Raporda, gıda grubunda yıllık enflasyondaki yükselişin alt kalemler genelinde devam ettiği, bir önceki ay yataya yakın seyreden taze meyve ve sebze fiyatlarının bu dönemde yüksek artış sergilediği vurgulandı. Merkez Bankası’nın değerlendirmesinde enerji enflasyonunun, doğalgaz ve şebeke suyu gibi yönetilen/yönlendirilen kalemlerdeki gelişmeler öncülüğünde önemli ölçüde artış kaydettiği belirtildi.

Raporunda, bu dönemde, hizmet grubunda yıllık enflasyonun alt gruplar genelinde arttığını belirten Merkez Bankası, enerji ve gıda fiyatlarındaki görünüme paralel olarak ulaştırma ve lokanta-otel gruplarının öne çıkan gruplar olmaya devam ettiğini ifade etti.

Temel mal grubunda yıllık enflasyonun dayanıklı mallarda yükselirken diğer alt gruplarda gerilediği belirten Merkez Bankası, raporun devamında, belirli ürünlere uygulanan KDV indiriminin fiyatlara yansıdığını, bu gelişme ile diğer temel mal grubunda fiyatların olumlu etkilendiğini söyledi.

Merkez Bankası, uluslararası emtia fiyatlarında devam eden yüksek seyir, yurt içi enerji fiyatlarındaki artışlar ve tedarik zincirlerindeki aksamalar neticesinde üretici fiyatlarındaki yükselişin sürdüğünü, bu görünüm altında, B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonları artmaya devam ettiğini belirtti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayınlanan Nisan ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’nda şöyle denildi:

“Tüketici fiyatları Nisan ayında yüzde 7,25 oranında artmış, yıllık enflasyon 8,83 puan yükselişle yüzde 69,97 olarak gerçekleşmiştir. Uluslararası emtia fiyatları ile tedarik sorunları tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam etmiştir. Bu dönemde, tüketici yıllık enflasyonundaki artış alt gruplar geneline yayılırken bu gelişmeye en belirgin katkı başta gıda olmak üzere enerji ve hizmet gruplarından gelmiştir. Gıda grubunda yıllık enflasyondaki yükseliş alt kalemler genelinde devam etmiş, bir önceki ay yataya yakın seyreden taze meyve ve sebze fiyatları bu dönemde yüksek artış sergilemiştir. Enerji enflasyonu, doğal gaz ve şebeke suyu gibi yönetilen/yönlendirilen kalemlerdeki gelişmeler öncülüğünde önemli ölçüde artış kaydetmiştir. Bu dönemde, hizmet grubunda yıllık enflasyon alt gruplar genelinde artmış, enerji ve gıda fiyatlarındaki görünüme paralel olarak ulaştırma ve lokanta-otel öne çıkan gruplar olmaya devam etmiştir. Temel mal grubunda yıllık enflasyon dayanıklı mallarda yükselirken diğer alt gruplarda gerilemiştir. Belirli ürünlere uygulanan KDV indiriminin fiyatlara yansıdığı gözlenmiş, bu gelişme diğer temel mal grubunda fiyatları olumlu etkilemiştir. Uluslararası emtia fiyatlarında devam eden yüksek seyir, yurt içi enerji fiyatlarındaki artışlar ve tedarik zincirlerindeki aksamalar neticesinde üretici fiyatlarındaki yükseliş sürmüştür. Bu görünüm altında, B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonları artmaya devam etmiştir.

Değerlendirmeler

Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 7,25 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon 8,83 puan artarak yüzde 69,97 olmuştur. Bu dönemde B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları sırasıyla 5,86 ve 3,98 puan artarak yüzde 57,20 ve yüzde 52,37 olarak gerçekleşmiştir (.

Alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, bir önceki aya göre gıda, enerji, hizmet, temel mal ve alkol-tütün ile altın gruplarının katkıları sırasıyla 4,65; 1,62; 1,48; 0,91 ve 0,17 puan artmıştır.

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle incelendiğinde, aylık artış önceki aya kıyasla B endeksinde yükselirken, C endeksinde bir miktar düşüş kaydetmiştir. Aylık fiyat artışları, B endeksini oluşturan hizmet ve işlenmiş gıda gruplarında yükselirken, temel mal grubunda bir miktar yavaşlamıştır.

Hizmet fiyatları Nisan ayında yüzde 4,74 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 5,46 puan artışla yüzde 42,18 seviyesine ulaşmıştır. Yıllık enflasyon tüm alt gruplarda yükselirken, ulaştırma hizmetleri ve lokantaotel grubundaki artışlar daha belirgin olmuştur. Akaryakıt fiyatlarındaki birikimli artışlar ulaştırma hizmetlerindeki görünümü olumsuz etkilemeye devam etmiş, fiyatların yüzde 11,35 oranında artmasıyla grup yıllık enflasyonu yüzde 78,00 oranına yükselmiştir. Ulaştırma grubunda gerek şehirler arası gerekse şehir içi yolcu taşımacılığında yüksek oranda artışlar gözlenmiştir. Girdi maliyetlerinin olumsuz etkilediği bir diğer sektör lokanta-otel olmuş, yemek hizmetleri öncülüğünde fiyatların yüzde 6,95 artmasıyla grup yıllık enflasyonu yüzde 69,26 olarak gerçekleşmiştir. Mevsimsel etkilerden arındırılmış verilerle incelendiğinde, kirada aylık artışların yatay seyrini Nisan ayında koruduğu gözlenmiştir. Temel mal yıllık enflasyonu Nisan ayında 2,39 puanlık yükselişle yüzde 61,58 seviyesine ulaşmıştır. Bu dönemde, yıllık enflasyon dayanıklı mal grubunda yükselirken, diğer alt gruplarda gerilemiştir.

Dayanıklı mal fiyatları (altın hariç) Nisan ayında yüzde 5,11 oranında artmış, bu gelişmede mobilya fiyatları yüzde 12,18 oranında artışla öne çıkarken, otomobil (yüzde 4,12) ve beyaz eşya (yüzde 4,22) fiyatlarında da yükseliş kaydedilmiştir. Bu gelişmelerle dayanıklı tüketim mallarında yıllık enflasyon yüzde 74,62 seviyesine ulaşmıştır. Diğer temel mal grubunda, konutun bakım-onarımı, eğlence-kültür ve ev ile ilgili ürünlerdeki fiyat artışları öne çıkarken, temel hijyen ürünlerinde KDV oranının yüzde 18’den yüzde 8’e düşürülmesi grup enflasyonunu sınırlamıştır. Giyim ve ayakkabı grubunda aylık fiyat artışı (yüzde 7,02) bir önceki yılın bir miktar altında gerçekleşmiş, yıllık enflasyon Nisan ayında 0,79 puan düşüşle yüzde 25,75 olmuştur. Enerji fiyatları Nisan ayında yüzde 7,62 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu 15,26 puanlık yükselişle yüzde 118,20 olmuştur.

Yönetilen ve yönlendirilen kalemlerden doğal gaz ve şebeke suyu fiyatları sırasıyla yüzde 27,92 ve 14,22 oranlarında yükselerek bu gelişmede temel belirleyici olmuştur. Bu dönemde akaryakıt, katı yakıt ve tüp gaz fiyatlarındaki artışlar devam etmiştir. Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları Nisan ayında yüzde 13,38 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu 18,77 puan yükselerek yüzde 89,10 seviyesine ulaşmıştır. Uluslararası tarımsal emtia fiyatlarındaki yüksek seviyeler, olumsuz hava koşulları ve artan girdi maliyetleri sektör üzerinde baskı oluşturmuştur. Bu gelişmeler neticesinde genele yayılan fiyat artışları gerçekleşirken yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada yüzde 100,67, işlenmiş gıdada yüzde 78,09 olmuştur.

Mevsimsellikten arındırılmış veriler, işlenmemiş gıdada taze meyve ve sebze fiyatlarının önemli ölçüde arttığına işaret etmiştir. Diğer işlenmemiş gıda alt grubunda, yem fiyatlarından olumsuz etkilenen kırmızı ve beyaz et, referans fiyat düzenlemesinin etkilediği sütün yanı sıra patates ve pirinç yüksek fiyat artışlarıyla öne çıkmıştır. İşlenmemiş gıda kalemlerindeki yüksek fiyat artışları bağlantılı işlenmiş gıda kalemlerini de olumsuz etkilemiştir. Bu grupta, ekmek ve tahıllar kaleminde fiyatların yüzde 6,30 oranında artmasıyla alt kalem yıllık enflasyonu yüzde 85,81 olmuştur. Diğer işlenmiş gıda kalemleri arasında peynir ve diğer süt ürünleri, şeker ve şekerle bağlantılı ürünler, katı ve sıvı yağlar, alkolsüz içecekler ve et ürünlerindeki yüksek fiyat artışları dikkat çekmiştir. Alkollü içecekler ve tütün ürünleri fiyatları Nisan ayında yüzde 4,02 oranında artmış, yıllık enflasyon yüzde 56,38 seviyesine yükselmiştir. Bu gelişmede, Mart ayında sigara fiyatlarında üretici firmalar kaynaklı yapılan artışın sarkan etkileri izlenmiştir. Yurt içi üretici fiyatları Nisan ayında yüzde 7,67 oranında artmış, yıllık enflasyon 6,85 puan yükselişle yüzde 121,82 olmuştur. Emtia fiyatlarındaki yüksek seviyeler, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar ve yurt içi enerji maliyetlerindeki artışlar üretici fiyatlarını olumsuz etkilemeye devam etmiştir. Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, yıllık enflasyon ara mallarında yataya yakın seyrederken diğer alt gruplarda yükselmiştir.

Fiyat artışları alt kalemler geneline yayılırken, kömür ve linyit, ham petrol-doğal gaz, su ve suyun arıtılması, elektrik, inşaat sektörü ile bağlantılı olan metalik olmayan mineral ürünler, gıda ürünleri, basım-kayıt hizmetleri ile mobilya ve ağaç ürünlerindeki artışlar öne çıkmıştır.”

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri 698 Milyon Dolar Azaldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası( TCMB) brüt döviz rezervleri geçen haftaya göre 698 milyon dolar düşüş gösterdi. TCMB verilerine göre, geçen hafta 66 milyar 96 milyon dolar olan rezervler, 29 Nisan ile sona eren haftada 65 milyar 398 milyon dolara geriledi.

TCMB altın rezervleri 42 milyar 820 milyon dolardan 41 milyar 466 milyon dolar seviyesine geldi. Böylece TCMB toplam rezervleri 108 milyar 916 milyon dolarken 106 milyar 864 milyon dolar oldu.

Aynı dönemde TCMB’nin net uluslararası rezervleri 155 milyon dolar düşüş gösterdi. Geçen hafta 17 milyar 165 milyon dolar olan net uluslararası rezervler 29 Nisan ile sona eren haftada 17 milyar 10 milyon dolara geldi.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Merkez Bankası, Enflasyon Tahminini Yüzde 42,8’e Yükseltti

Merkez Bankası, 2022 yıl sonu enflasyonu tahminini 19,6 puanlık artışla yüzde 42,8’e çıkardı. TCMB 27 Ocak tarihinde açıkladığı yılın ilk enflasyon raporunda yıl sonu için tüketici fiyat tahminini yüzde 23,2 olarak açıklamıştı.

Haber Merkezi / MB Başkanı Kavcıoğlu enflasyon tahmininin yükseltilmesinde 24 Şubat tarihinde başlayan Ukrayna savaşının etkili olduğunu söyledi. Gerginliğin sıcak çatışma ortamına dönüşmesi nedeniyle uluslararası emtia fiyatlarında belirgin artışlar gözlendiğini söyleyen Kavcıoğlu, ayrıca Çin’de karantina önlemlerinin genişletilmesinin arz sıkıntısını derinleştirdiğini belirtti.

Şahap Kavcıoğlu, 500 TL’lik banknotların piyasaya sürüleceği yönündeki iddialara ilişkin de “Ciddiye alınacak bir tarafı olduğunu düşünmüyorum. Bizim böyle bir hazırlığımız yok” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, yılın ikinci enflasyon raporunu açıkladı. Kavcıoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

“Şubat ayında çatışmaya dönüşen jeopolitik riskler tedarik zinciri sıkıntısı ve arz kısıtlarına neden olmaktadır. Çin’de karantina önlemlerinin genişletilmesi arz sıkıntısını derinleştiriyor. Rusya-Ukrayna çatışması emtia fiyatları ve ticaret kanallarıyla riskleri artırmaktadır. Ticaret ortaklarımızdaki büyüme beklentileri önceki rapora göre aşağı yönlü güncellenmektedir.

Manşet ve çekirdek enflasyon oranları dünya genelinde yüksek seyirlere ulaştı. Salgının etkilerinin zayıflamasıyla ortadan kalkması beklenen arz ve tedarik sorunları henüz düzelme eğilimine girmedi. Jeopolitik risklerde bahsedilen kanallar da enflasyonu olumsuz etkilemeye devam etti.

Birinci çeyrekte iyileşme devam ediyor. Bu nedenle iç talep bir miktar ivme kaybetmekle birlikte üretim, dış talebin katkısıyla gücünü korudu. Sanayi üretimi ocak-şubat ortalaması bir önceki çeyreğe kıyasla arındırılmış olarak yüzde 2 oranında arttı. Sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış yüzde 13,3 ilk çeyrekte arttı.

Sanayi üretimi arz kısıtların rağmen esnek ve dayanıklı yapısıyla büyümeyi ve iş gücü piyasasını desteklemektedir. Yatırım harcamaları güçlü eğilimde, makina teçhizat yatırımları 2019 son çeyrekten bu yana artış kaydetti. Makina teçhizatta ortalama büyüme yüzde 20 seviyesinde gerçekleşti. Net ihracat gibi cari dengeyi destekleyen bileşenlerin katkısı yüksek seviyelerde gerçekleşti. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin güçlendiğine işaret ediyor.

Anket verileri nisan itibarıyla firmaların gelecek dönem yatırım harcamalarını artırmayı planladıklarını gösteriyor. İhracatçı ve yatırım malı üretenlerden başlayıp yayılıyor. Sanayi üretiminde görülen artışlar sabit sermaye malları talebinin güçlü seyrettiğini gösteriyor. Kapasite kullanım oranı tarihsel ortalamaların üzerinde seyrediyor. İlave kapasite ihtiyacı yatırımları ihtiyacını artıracak. Artan ihtiyacın TL uzun vadeli kredilerle karşılanması önem kazanıyor.

Ekonominin istihdam oluşturma kapasitesi sürekli artıyor. İş gücüne katılım oranı artarken işsizlik oranı geriledi. Türkiye salgın sonrasında OECD ülkeleri arasında istihdamını en fazla artıran ülke oldu.

İhracatımız salgın döneminde yakaladığı artış eğilimini ilk çeyrekte bölgesel risklere rağmen sürdürdü. Rusya ve Ukrayna ihracatı azalırken AB’ye ihracat belirgin artış göstererek ihracattaki kayıpları önledi.

Ticari kredi büyümesi enflasyona kıyasla daha yavaş seyretti. Ticari krediler ivmelemenin uyumlu olmayan kısmıyla ilgili duyduğumuz rahatsızlığı PPK’da dile getirmiş, mikroihtiyati tedbirleri artıracğımızı söylemiştik. Kredilerin yatırım ve ihrcatta kullanılması için tedbirleri kararlılıkla uygulamaktayız.

Enflasyonda tüm alt gruplarda artış gözlendi. Küresel emtia fiyatlarındaki güçlü artışlar da belirleyici oldu. Emtia fiyatlarında martta en yüksek artışlar kaydedildi. İthalat fiyatlarındaki artışın yanı sıra tedarik zinciri aksaklıkları ve yüksek taşıma maliyetleri enflasyon görünümünde olumsuz etki yapıyor.

Analizler enflasyondaki yükselişin temel belirleyicilerinin küresel emtia fiyatları, döviz kuru ve arz yönlü aksaklıklar olduğuna işaret ediyor. İthalat birim değer endeksi belirgin artış gösterdi. Enerji endeksi yüzde 44 oranında yükseliş ile öne çıkarken, emtia artışı da alt endeksler geneline yayıldı.

Gıdada riskler belirginleşti. Çatışmayla uluslararası emtia fiyatlarında yüksek artışlar gözlendi. Uluslararası gıda fiyatları, tarihsel olarak en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk çeyreğinde küresel tedarik aksaklıkları sürdü. Çin salgın tedbirlerini sıkılaştırması tedarik zincirinde iyileşmeyi sınırlıyor.

Sıcak çatışma ortamına dönüşen gerginliğin etkisiyle uluslararası emtia fiyatları belirgin yükseldi. Yılın ilk çeyreğinde elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yüksek artışlar görüldü. Vadeli fiyat ham petrol fiyatları, enflasyon varsayımlarının önemli oranda üzerinde kalacağına işaret ediyor.

Ham petrolde ortalama beklentimizi bu yıl için 102,2; 2023 için 93,9 dolar olarak güncelledik.

İthalat fiyatlarının genel seviyesine ilişkin varsayımlar da yukarı yönlü güncellendi. Tarımsal kuraklık gelişmelerinin etkisiyle gıda fiyatlarını 2022 ve 2023 için yukarı yönlü güncelledik. Dış talebe ilişkin varsayımları geçen rapor dönemine görü aşağı yönlü revize ettik.

Yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 42,8

Enflasyon yükseldikçe enflasyon beklentilerinde aralık açılmakta tahmin aralığı genişlemektedir. Bu çerçevede enflasyon tahmin aralığının orta noktası 2022 sonunda yüzde 42,8; 2023 yıl sonunda yüzde 12,9; 2024 yıl sonunda yüzde 8,3’tür.

10,6 puanlık güncelleme TL cinsinden ithalat enflasyon tahminini 5,5 puan, gıda fiyatları 2,8 puan etkiledi. Yönetilen yönlendirilen fiyatlar büyük ölçüde alkol tütün ve doğal gazdaki artışla 2,1 puan yukarı çekti.

2023 yıl sonu enflasyon tahmini de yüzde 8,2’den yüzde 12,9’a yükseldi. Başlangıç noktası eğilimleri 1,9 puan arttırdı. Gıda enflasyonu güncellemesi tahmini 0,7 puan yukarı çekmektedir. TL cinsinden ithalat fiyatları 2,2 puan yükseltirken çıktı açığı da 0,1 puan düşürücü yönde etkilemektedir.

Hane halkı, firma, banka bilançolarında mili paranın artması, tek ödeme amacının TL olması nihai hedefimizdir.

Önemli bir bileşen de uygun maliyetli vadeli kredilerin üretim yatırım ve ihracat artışlarıyla sürdürülebilir fiyat istikrarını desteklemesidir. Kredilerin doğru kompozisyonla tabana yayılması için mikroihtiyati tedbirleri güçlü şekilde kullanmaya devam edeceğiz.

Diğer taraftan MB olarak firmaların ödemelerini TL ile yapmasını önemsiyoruz. Bu konuda son dönemde atılan adımları değerli buluyoruz. Sağlıklı, güçlü istikrarlı TL altyapısını sağlamak, kalıcı fiyat istikrarı için en önemli eşiktir.”

Paylaşın

Tüketici Güven Endeksi Tarihin En Düşük Seviyesinde

Tüketici güven endeksi, nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 7,3 oranında azaldı; mart ayında 72,5 olan endeks, nisan ayında 67,3 oldu. Böylece endeks 67,3 değeriyle veri setinin en düşük seviyesini gördü.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, nisan ayı verileri yayımlandı.

Buna göre, tüketici güven endeksi, nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 7,3 oranında azaldı; mart ayında 72,5 olan endeks, nisan ayında 67,3 oldu. Böylece endeks 67,3 değeriyle veri setinin en düşük seviyesini gördü.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu,100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Konut Fiyatları Yeni Bir Rekor Kırdı

Konut fiyatları şubat ayında yüzde 96,4 artarak yeni bir rekor kırdı. Konut fiyatları İstanbul’da ikiye katlanırken İzmir’de ilk kez metrekare fiyatı 10 bin TL’yi aştı. Ankara’da ise metrekare fiyatı 6 bin TL’yi aştı.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Şubat ayına ilişkin konut fiyat endeksini açıkladı. Buna göre, konut fiyatları 2022 Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 96,4 arttı.

Şubat ayında ise artışı yüzde 13,5 olarak gerçekleşti. Enflasyondan arındırılmış artış yüzde 26,9 oldu.

Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre İstanbul’da konut fiyatları artışı yüzde 106,3 oldu. İstanbul’da yeni konutlarda fiyat endeksi ise yıllık bazda yüzde 114,6 yükseldi. İstanbul’da yeni olmayan konutlarda fiyat artışı yüzde 107,6 olarak kaydedildi. Bu rakamların ardından İstanbul’da metrekare fiyatı 13 bin 836 TL oldu.

Konut fiyatlarında İstanbul’u yüzde 97,1 ile Ankara izledi. Ankara’nın ardından yüzde 90,1’lik artışla İzmir geldi. Ankara’da metrekare fiyatı 6 bin 225 TL olurken, İzmir’de ilk kez 10 bin lirayı aşarak 10 bin 61 TL’ye yükseldi.

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri Swap Hariç Eksi 44,7 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Haftalık Para ve Banka İstatistikleri yayımladı. Buna göre, 8 Nisan itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 861 milyon dolar artışla 67 milyar 718 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 1 Nisan’da 66 milyar 857 milyon dolar seviyesindeydi.

Haber Merkezi / Söz konusu dönemde altın rezervleri, 91 milyon dolar artarak 42 milyar 104 milyon dolardan 42 milyar 195 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde net rezervler 18,3 milyar dolara yükselirken, swap hariç net rezerv ise eksi 44,7 milyar dolar oldu.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın