Merkez Bankası Açıkladı: Konut Fiyatları Yüzde 141.5 Arttı

Türkiye genelinde konut fiyatları şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 8,4, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 141,5, reel olarak ise yüzde 56,3 oranında arttı.

Haber Merkezi / Konut fiyatları, İstanbul, Ankara ve İzmir’de ise sırasıyla yüzde 138,3, 142,1 ve 142,6 oranında yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat 2023 Konut Fiyat Endeksi (KFE) verilerini açıkladı.

Buna göre, şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 8,4 oranında artan Konut Fiyat Endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 141,5, reel olarak ise yüzde 56,3 oranında arttı.

TCMB’den yapılan açıklamaya göre, Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE) (2017=100), 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 8,4 oranında artarak 767,9 seviyesinde gerçekleşti.

Açıklamada şöyle denildi:

“Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 141,5 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 56,3 oranında artış göstermiştir.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre, sırasıyla 7,6, 9,5 ve 9,6 oranlarında artış gözlenmiştir.

Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 138,3, 142,1 ve 142,6 oranlarında artış göstermiştir.”

Paylaşın

Merkez Bankası Duyurdu: Kısa Vadeli Dış Borç 196,3 Milyar Doları Aştı

Kısa vadeli dış borç stoku, şubat ayının sonunda geçen yılın aynın ayının sonuna göre yüzde 3,1 artarak 153,1 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde vadesine 1 yıldan az kalan dış borç stoku ise 196 milyar doları aştı.

Haber Merkezi / Bu dönemde bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4 artışla 63,4 milyar dolar, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,2 yükselişle 55,9 milyar dolar oldu.

Şubat sonu itibarıyla kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 44,5’i dolar, yüzde 25,5’i euro, yüzde 11,8’i TL ve yüzde 18,2’si diğer döviz cinslerinden oluştu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı.

Buna göre, şubat sonu itibarıyla kısa vadeli dış borç stoku 2022 yıl sonuna göre yüzde 3,1 oranında artışla 153,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4,0 oranında artarak 63,4 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,2 oranında artarak 55,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2022 yıl sonuna göre değişim göstermeyerek 10,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 0,2 oranında azalarak 20,2 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 2,6 oranında azalışla 16,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 22,1 oranında artışla 16,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,4 oranında artarak 49,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2022 yıl sonuna göre yüzde 9,5 oranında artarak 31,6 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 1,0 oranında artarak 87,7 milyar dolar oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 4,6 oranında artarak 78 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 1,3 oranında artarak 74,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. 2022 yıl sonunda 676 milyon dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Şubat sonu itibarıyla 891 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 109 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 Şubat sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 44,5’i dolar, yüzde 25,5’i euro, yüzde 11,8’i TL ve yüzde 18,2’si diğer döviz cinslerinden oluştu.

2023 Şubat sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 196,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu stokun 17,2 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluşmaktadır. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 22,1, Merkez Bankası’nın yüzde 17,2, özel sektörün ise yüzde 60,7 oranında paya sahip olduğu gözlendi.

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri Swap Hariç Net Eski 47,1 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri yayımlandı. Buna göre, 7 Nisan itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 1 milyar 756 milyon dolar azalışla 68 milyar 491 milyon dolara indi. Brüt döviz rezervleri, 31 Mart’ta 70 milyar 247 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Haber Merkezi / Söz konusu dönemde altın rezervleri ise 436 milyon dolar artarak 52 milyar 176 milyon dolardan 52 milyar 612 milyon dolara çıktı. Böylece Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 7 Nisan haftasında bir önceki haftaya kıyasla 1 milyar 320 milyon dolar azalışla 122 milyar 423 milyon dolardan 121 milyar 103 milyon dolara indi.

Swap hariç net rezerv -47,1 milyar dolar

TCMB’nin net rezervi de bu dönemde 4,7 milyar dolarlık düşüşle 13,8 milyar dolara geriledi. TCMB’nin yurt içi ve yurt dışı bankalardan belirli bir süre için swap (takas) ile ödünç aldığı döviz ve altınlar düşüldüğünde net rezerv geçen hafta 4,1 milyar dolarlık düşüşle -47,1 milyar dolara geriledi.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Merkez Bankası Açıkladı: Özel Sektörün Yurtdışı Kredi Borcu 158 Milyar Dolar

Özel sektörün yurt dışı kredi borcu şubat ayı sonu itibarıyla, toplam 158 milyar dolar oldu. Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun ve kısa vadeli kredilere ilişkin ayrıntılı veriler, yurt içinde yerleşik banka ve firmalardan, kredi bazında alınan formlar ile derlenmektedir.

Haber Merkezi / Vadeye göre incelendiğinde, uzun vadeli kredi borcu 149,3 milyar dolar; kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç) ise 8,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, şubat sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 40,7 milyar dolar tutarında olduğu gözlendi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri Şubat 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, şubat sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, 2022 yıl sonuna göre 1,4 milyar dolar azalarak 158 milyar dolar oldu. Vadeye göre incelendiğinde, 2022 yıl sonuna göre uzun vadeli kredi borcu 1,7 milyar dolar azalarak 149,3 milyar dolar; kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç) ise 271 milyon dolar artarak 8,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Borçluya göre dağılıma bakıldığında, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, bir önceki yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmalarının 719 milyon dolar azaldığı, tahvil ihracı biçimindeki borçlanmalarının ise 586 milyon dolar azalışla 13,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlendi.

Aynı dönemde, bankacılık dışı finansal kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 39 milyon dolar azalırken, tahvil stoku da 469 milyon dolar azalarak 1,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Alacaklıya göre dağılım incelendiğinde, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, şubat sonu itibarıyla tahvil hariç özel alacaklılara olan borç, bir önceki yıl sonuna göre 336 milyon dolar azalarak 103,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise, tahvil hariç özel alacaklılara olan borcun bir önceki yıl sonuna göre 118 milyon dolar artarak 8 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlendi.

Sektör dağılımı incelendiğinde, şubat sonu itibarıyla, 149,3 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun yüzde 34,5’ini finansal kuruluşların, yüzde 65,5’ini ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu. Aynı dönemde, 8,7 milyar ABD doları tutarındaki kısa vadeli toplam kredi borcunun yüzde 73,9’unu finansal kuruluşların, yüzde 26,1’ini ise finansal olmayan kuruluşların borcu meydana getirdi.

Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, şubat sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 40,7 milyar dolar tutarında olduğu gözlendi.

Paylaşın

Bankalara ‘Döviz’ Talimatı: Türk Lirasına Dönüşümü Hedefleyin

Bankalara en az yüzde 60 oranında Türk Lirası cinsi mevduat hedefi getiren Merkez Bankası’nın, sektör temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda ve ayrı ayrı gerçekleştirdiği görüşmelerde bankacılık sektörüne verdiği mesajlar arasında “Döviz talebi oluşturacak uygulamalardan kaçının” ve “dövizden her ay TL’ye dönüşüme odaklanın” mesajları öne çıktı.

Merkez Bankası’nın piyasa verdiği diğer öne çıkan mesajı da, “Döviz piyasasında talep oluşturduktan sonra yaptıklarımızın kıymeti olmaz”, “Düzenlemelerin etrafından dolanarak yine döviz talebi oluşturacak uygulamalar, yeni düzenlemeler ile engellenmeden önce kendiniz kaçının” oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), son haftalarda bankalara seçim öncesi döviz talebi yaratabilecek adımlardan kaçınmaları çağrısında bulunduğu bildirildi.

Reuters’ın bankacılara dayandırdığı haberine göre TCMB, daha ziyade döviz mevduatlarının aylık yüzde 5’i kadar bir kısmının liraya dönüştürülmesi gibi hedeflere odaklanması çağrısında bulundu.

On binlerce insanın hayatını kaybettiği 6 Şubat depreminden bu yana Türk Lirası, dolar karşısında yüzde 2,4 değer kaybetti, seçimler yaklaştıkça düşüş trendi de devam ediyor.

Merkez Bankası geçen hafta dolarsızlaştırma (liralaşma stratejisi) hedefini destekleyecek adımlar atarak, bankaların TL mevduatlarının toplam mevduatlarının yüzde 50’si ile yüzde 60’ı arasında olması halinde bulundurmaları gereken menkul kıymet tesisi ve zorunlu karşılıklarda düzenlemeler yapmıştı.

Buna göre, yabancı para mevduat/katılım fonlarından Türk lirası mevduat/katılım fonlarına dönüşüm oranlarının hesaplanmasında gelecek altı aya yönelik hesaplamalarda 31 Mart 2023 tarihi esas alınacağı, Türk lirası mevduatların/katılım fonlarının payı yüzde 70’i aşan bankalara ise kredi faizine göre makro ihtiyati tedbirlerde muafiyet sağlanacağı bildirilmişti.

Ayrıca, Türk lirası mevduatların/katılım fonlarının payı yüzde 60’ın altında kalan bankaların yabancı para zorunlu karşılık oranı yükümlülüklerine tüm vadelerde 5 puan ilave edileceği duyurulmuştu.

2023 yılının ilk yarısı için mevduatta liralaşma hedefi yüzde 60 olarak belirlenmişti. Bankacılar, sektörün neredeyse tamamının yeni belirlenen yüzde 60 dönüşüm oranının üzerinde ya da buna yakın olduğunu tahmin ediyor.

Reuters’ın haberine göre, tüm bankalarin dövizi li̇raya dönüştürmek i̇çi̇n aylık hedefleri̇ bulunuyor.

Merkez Bankası yüksek enflasyona rağmen faiz oranlarını düşürmek gibi alışılmışın dışında bir politika izlerken yetkililer de son yıllarda döviz piyasasını baskı altına almak ve döviz varlıklarını önlemek için adımlar attı.

Konuya vakıf bir bankacı, Merkez Bankası’nın kredi kuruluşlarından “foreks talebi yaratacak önlemlerden kaçınmalarını ve mevduatların her ay dövizden Türk lirasına çevrilmesine odaklanmalarını” istediğini söyledi.

TCMB, konuya ilişkin yorum yapmazken kaynaklar da isimlerinin açıklanmasını istemedi.

Özel sektörden bir kaynak, tüm bankaların dönüşümü gerçekleştirmesi halinde Merkez Bankası’nın bu kanallar aracılığıyla gelecek altı ay boyunca her ay 5 milyar dolara kadar net rezerv katkısı alabileceğini hesapladığını ancak pratikte rezervlere katkının daha düşük olacağını söyledi.

Geçen yıl dolar karşısında yüzde 30, ve 2021’de yüzde 44 değer kaybeden Türk lirası, bugün (12 Nisan) 19,31 seviyesinde. Ancak yabancı kurumlar dahil birçok bankacı, liranın adil değerini (rayiç değerini) 23-25 aralığında görüyor.

Bankacılara göre seçim sonrasında liranın zayıflayacağı beklentisi bile tek başına döviz talebi yaratmaya yetiyor.

Bir başka bankacı ise Merkez Bankası’nın mesajlarının kredi verenlere (bankalara) gelecek aylarda forex (döviz) politikası önünde engel oluşturmamaları için bir uyarı olarak algılandığını söyledi.

Merkez Bankası ithalat ödemeleri için döviz ihtiyacını ihracat gelirleriyle karşılayabilirken, yerel döviz talebi, bankaların enflasyonun çok altında faiz ödeyen hazine bonoları satın almasını zorunlu kılmak gibi düzenlemelerle kısıtlanıyor.

Sektörün elinde bulundurması gereken uzun vadeli, düşük faizli hazine bonolarının hacmi 350 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Bankacılık sektörü de seçim sonrası olası kur ve faiz şoklarına karşı stres testleri yapmaya başladı.

Şu anda bankaların yüksek hacimli TL mevduatları için sunduğu faiz oranı yüzde 32-33 civarında. Yatırım odaklı kredilerin faiz oranları tek haneli rakamlara yakın olsa da işletmeler bu tür kredilere erişememekten şikayetçi.

Paylaşın

Bankalardan İhtiyaç Kredilerinde 70 Bin Lira Sınırlaması

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) ihtiyaç kredilerinde 70 bin sınırının konut kredilerinde ise 250 bin sınırının aşılmaması yönünde bankalara talimat gönderdiği dile getirildi.

Merkez Bankası geçen cuma günü TL mevduat oranında tahsis tesis yükümlülüğü oranını yüzde 60’a yükseltmiş, TL mevduat dönüşüm oranı hedeflemesini geri getirmişti.

Tahvil zorunluluğu, TL dönüşüm oranı hedefi, yabancı para zorunlu karşılık artışlarının üzerine seçim belirsizliği ile karşı karşıya olan bankacılık sektörü ihtiyaç kredilerinde 70 bin liranın üzerinde kredi vermemeye başladı. KOBİ kredileri de belirsizlik nedeniyle sekteye uğradı.

Ekonomi gazetesinden Şebnem Turhan’ın haberine göre; bankacılık sektörü kaynakları ihtiyaç kredisinde regülasyonlardan muaf olan 70 bin liranın üzerine asla çıkılmadığını, ticari kredilerin kesilmesinin yanı sıra yine regülasyondan muaf olan KOBİ kredilerinde bile yavaşlamaya gittiklerini vurguladı.

Hem kamu hem yerli hem de yabancı bankalarda şu anda isteseniz de 70 bin liranın üzeri ihtiyaç kredisi almanız mümkün görünmüyor.

Merkez Bankası geçen cuma günü TL mevduat oranında tahsis tesis yükümlülüğü oranını yüzde 60’a yükseltmiş, TL mevduat dönüşüm oranı hedeflemesini geri getirmişti.

Bunun yanı sıra ihtiyaç ve ticari kredi faizinde üst limitin aşılması durumundaki menkul kıymet tesis yükümlülüğü oranını yüzde 150’ye çıkardı ve TL mevduat oranı yüzde 60’ın altında kalan bankalara da yabancı para mevduat oranı için zorunlu karşılık oranını 5 puan artırdı. Bu değişiklik öncesinde de bankacılık sektörünün kredi arzı oldukça düşük seyrediyordu.

Uygulanan tedbirler ve menkul kıymet alım zorunlulukları bankacılık sektörünün ilk çeyrekte özellikle taksitli ticari krediler konusunda iştahsız davrandığını ortaya koydu. Ancak cuma günkü değişiklik sonrası bu iştahsızlık genele yayıldı.

Bir kamu bankası kaynağı cuma günü yaşanan Merkez Bankası değişiklikleri sonrasında yazılı olarak ihtiyaç kredilerinde 70 bin sınırının konut kredilerinde ise 250 bin sınırının aşılmaması yönünde talimat geldiğini dile getirdi. Kamu bankaları bu konuda yalnız değil. Üç ayrı yerli özel ve yabancı banka kaynakları da 70 bin lira sınırının ihtiyaç kredisinde aşılmamaya çalışıldığını doğruladı.

Paylaşın

Merkez Bankası Açıkladı: Cari Açık 10 Yılın En Yüksek Seviyesinde

Şubat ayında cari açık, beklentileri aşarak 8,783 milyar dolara çıktı. 12 aylık cari açık ise 55,4 milyar dolar oldu. Böylelikle 12 aylık cari açık 2012 yılı Ağustos ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Haber Merkezi / Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı şubatta 10 milyar 401 milyon dolar oldu.

Reuters haber ajansının ekonomistlerle yaptığı ankette tahminler cari açığın 8,5 milyar dolar olarak açıklanması yönündeydi. Ankete katılan 10 ekonomist 2023 açığının 45 milyar dolar olacağını öngördü.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Türkiye’nin Ödemeler Dengesi İstatistikleri Şubat ayı sonuçlarını açıkladı. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Cari İşlemler Hesabı

Şubat ayında cari işlemler hesabı 8.783 milyon ABD doları açık kaydetmiştir. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 834 milyon ABD doları fazla vermiştir.

Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 10.401 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

Hizmetler dengesi kaynaklı girişler 2.334 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 1.652 milyon ABD doları olmuştur.

Birincil gelir dengesi kalemi 815 milyon ABD doları net çıkış, ikincil gelir dengesi kalemi de 99 milyon ABD doları net giriş kaydetmiştir.

Finans Hesabı

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 505 milyon ABD doları olarak kaydedilmiştir.

Portföy yatırımları 240 milyon ABD doları tutarında net giriş kaydetmiştir. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 185 milyon ABD doları net satış ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 14 milyon ABD doları net alış yaptığı görülmektedir.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, bankalar 1.158 milyon ABD doları net kullanım yapmıştır.

Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 80 milyon ABD doları net azalış kaydetmiştir.

Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 109 milyon ABD doları net azalış ve Türk lirası cinsinden 381 milyon ABD doları net artış olmak üzere toplam 272 milyon ABD doları net artış kaydetmiştir.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, Genel Hükümet 222 milyon ABD doları net geri ödeme, bankalar ve diğer sektörler ise sırasıyla 1.124 milyon ABD doları ve 338 milyon ABD doları net kullanım gerçekleştirmiştir.

Resmi rezervlerde bu ay 4.677 milyon ABD doları net azalış olmuştur.”

Paylaşın

Vatandaşın İhtiyaç Kredisi Borcu 815.8 Milyar Liraya Yükseldi

Vatandaşın ihtiyaç kredisi borcu toplamda ise 815.8 milyar liraya ulaştı. Toplam tüketici kredileri borcu 1.3 trilyon liraya dayanırken buna bireysel kredi kartı borçları eklendiğinde ise vatandaşın toplam borcu 1.8 trilyon lirayı aştı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ihtiyaç kredisi için belirlediği faiz sınırı tüketicinin borçlanmasında hızı kesmedi.

Düşen alım gücü karşısında borçlanarak geçinmeye çalışan tüketicinin 31 Mart haftasında ihtiyaç kredi borcu bir haftada 9.7 milyar lira artarak 815 milyar lirayı aştı.

Sözcü gazetesinden Deniz Bilici Göçmen’in haberine göre TCMB’nin 10 Mart tarihinde ihtiyaç kredisinde yüzde 18.56 olarak belirlediği örtülü faiz sınırı bankalarda oluşan ortalama faizin bir haftada 3.8 puan artışla yüzde 30.35’e yükselmesine yol açmış, bu faiz oranı ihtiyaç kredisi kullanımını ise durma noktasına getirmişti.

Ancak takip eden haftalarda faizler yükselmeye devam ederek 31 Mart haftasında yüzde 32.26’ya ulaşsa da ihtiyaç kredisi kullanımında artış sürdü.

Alım gücü düşen vatandaş yüksek faize rağmen kredi kullanımına devam etti. TCMB’nin örtülü faiz sınırının devreye girdiği hafta 2 milyar lira ihtiyaç kredisi kullanılırken takip eden 24 Mart haftasında 10.9 milyar lira ihtiyaç kredisi kullanıldı.

31 Mart haftasında 9.7 milyar liralık ihtiyaç kredisi kullanımı gerçekleşti. Vatandaşın ihtiyaç kredisi borcu toplamda ise 815.8 milyar liraya ulaştı.

Toplam tüketici kredileri borcu 1.3 trilyon liraya dayanırken buna bireysel kredi kartı borçları eklendiğinde ise vatandaşın toplam borcu 1.8 trilyon lirayı aştı.

Paylaşın

Tüketici Kredileri 1.3 Trilyon Liraya Yükseldi: Borcu Borçla Kapatmak

Tüketici kredileri tutarı, 31 Mart itibarıyla 18 milyar 297 milyon lira artışla 1 trilyon 272 milyar 213 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 391 milyar 878 milyon lirası konut, 64 milyar 538 milyon lirası taşıt ve 815 milyar 797 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Söz konusu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 24 milyar 133 milyon lira artarak 1 trilyon 45 milyar 216 milyon liraya çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 4,6 artışla 577 milyar 35 milyon lira oldu.

İhtiyaç kredi hacmi ivmeyi yeniden yukarı çevirdi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) haftalık bülteninde yer alan bilgilere göre ihtiyaç kredileri mart ayının son haftasında 15 milyar liralık artışla 815 milyar 797 milyon lira oldu.

Merkez Bankası’nın ihtiyaç kredisinde yüzde 18.56 olarak belirlediği faiz sınırından sonra faizlerde sert bir yükseliş görülmüştü.

Dünya gazetesinden Birol Bozkurt’un haberine göre faizlerin 24 Mart haftasında yüzde 31,49’a kadar çıkmasına rağmen ihtiyaç kredilerinde artış trendi devam etti.

Merkez Bankası’nın 10 Mart’ta aldığı ihtiyaç kredilerinde faiz üst sınırı kararından sonra geçen 2 haftada sadece 8 milyar lira artan kredi hacmi mart ayının son haftasında 15 milyar liralık bir artış gerçekleştirdi.

Bankacılara göre, 24-31 Mart haftasında yaşanan ihtiyaç kredilerindeki bu artışın esas sebebi, limit sınırı nedeniyle borcu borçla kapatmak isteyen tüketicinin ‘ekstra’ kredi talebi.

Ayrıca emeklilikte yaşa takılanların prim borcu ödemeleri ve kredi notu yüksek bireylerin ucuz kredi peşinde koşması diğer etkenler arasında yer aldı. Bu arada 31 Mart bankalar içinde ilk 3 aylık bilanço kapama dönemiydi.

Verilere göre, tüketici kredileri tutarı, 31 Mart itibarıyla 18 milyar 297 milyon lira artışla 1 trilyon 272 milyar 213 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 391 milyar 878 milyon lirası konut, 64 milyar 538 milyon lirası taşıt ve 815 milyar 797 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Söz konusu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 24 milyar 133 milyon lira artarak 1 trilyon 45 milyar 216 milyon liraya çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 4,6 artışla 577 milyar 35 milyon lira oldu.

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri Eski 43 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 24 Mart haftasında swap hariç net rezervler eksi 43 milyar dolar olurken, 31 Mart haftasında eksi 43 milyar dolar oldu. TCMB verilerine göre yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatlarında 31 Mart haftasında düşüş izlendi.

Haber Merkezi / Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları geçen hafta 2,8 milyar dolar azalışla 183,7 milyar dolar oldu. Pariteden arındırılmış döviz mevduatları ise 3,1 milyar dolar azaldı. Döviz mevduatı pariteden arındırılmış olarak gerçek kişilerde 802 milyon dolar, tüzel kişilerde 2,3 milyar dolar azaldı.

TCMB rezervleri 31 Mart haftasında bir önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar düşüşle 122,4 milyar dolara geriledi. Böylelikle TCMB rezervlerinde 24 Mart haftasından sonra yine düşüş yaşanmış oldu. TCMB rezervleri 17 Mart haftasında Suudilerin depo hesabının etkisiyle bir önceki haftaya göre 6,9 milyar artış kaydetmişti. 24 Mart haftasına gelindiğinde ise bu artışın 2,2 milyar doları silinmişti.

TCMB verilerine göre 31 Mart haftasında net rezervler de geriledi. Buna göre ilgili dönemde net rezervler 18,9 milyar dolardan 18,5 milyar dolara düştü.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın