Kredi Ve Mevduat Faizlerinde Yeni Rekor

Seçimleri sonrası ekonomi yönetiminin değişmesiyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) aldığı kararlar hem kredi hem de mevduat faizlerine yeni rekorlar kırdırıyor.

Haziran başında yüzde 40’ı aşan ihtiyaç kredi faizleri PPK kararlarının da etkisiyle hızla yükseldi ve ilk olarak eylül başında yüzde 50’yi aştı. 8 Eylül itibariyle ise yüzde 59,71 ile hem 21 yılın rekorunu kırdı hem de yıllık tüketici enflasyonunu aştı.

8 Eylül itibariyle 3 aya kadar vadeli TL mevduat faizi yüzde 40,87 ile 20 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Her ne kadar ortalama bir mevduat faizi verisi olsa da bankaların özellikle kur korumalı mevduattan standart TL mevduata dönüşte yüzde 45’in üzerinde faiz teklif ettiği bankacılık sektörü kaynaklarının verdiği bilgilerden biliniyor.

Ekonomim’den Şebnem Turhan’ın haberine göre Merkez Bankası’nın hem sadeleşme adımları hem de politika faizinde yaptığı artışlar kredi ve mevduat faizlerinde rekor seviyelerin görülmesine yol açtı. Merkez Bankası ortalama verilerine göre TL cinsi ticari kredi faizi yüzde 40,87 ile 29 Ağustos 2003’teki yüzde 40,96’dan sonraki en yüksek seviyesini gördü.

İhtiyaç kredisi faizi de 12 Nisan 2002’de gördüğü yüzde 60,82 seviyesinin ardından ilk kez 8 Eylül itibariyle yüzde 59,71’e kadar çıktı. Kredi faizlerindeki yükselişe yine Merkez Bankası’nın TL mevduatı özendirme hamlelerinin etkisiyle TL mevduat faizleri de eşlik etti.

3 aya kadar vadeli TL mevduat faizi 4 Temmuz 2003’te gördüğü yüzde 40,91 seviyesinin ardından ilk kez 8 Eylül’de yüzde 40,87’ye yükseldi. Böylece hem mevduat hem kredi faizleri 20 yılın zirvelerine çıkarken, ticari kredi faiziyle 3 aya kadar vadeli TL mevduat faizi de eşitlenmiş oldu. İhtiyaç kredi faizi ise yıllık enflasyonu aştı.

TL mevduat faizinde hızlı yükseliş bekleniyor

Merkez Bankası verilerine göre 8 Eylül itibariyle 3 aya kadar vadeli TL mevduat faizi yüzde 40,87 ile 20 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Her ne kadar ortalama bir mevduat faizi verisi olsa da bankaların özellikle kur korumalı mevduattan standart TL mevduata dönüşte yüzde 45’in üzerinde faiz teklif ettiği bankacılık sektörü kaynaklarının verdiği bilgilerden biliniyor.

Merkez Bankası dün aldığı yeni karar ile KKM’nin TL mevduat sayılmasına son verdi ve TL mevduat payı rasyosuna göre komisyon uygulamasından vazgeçti. Artık sadece KKM’ye dönüşüm hedefi ile KKM yenileme hedeflerine yönelik rasyolar takip edilecek. Bu durum bankacılık sektörü kaynaklarına göre TL mevduat faizinin yüzde 50’yi aşmasına neden olabilir.

Paylaşın

Merkez Bankası Duyurdu: Konut Fiyatları Yüzde 94,7 Arttı

Konut fiyatları temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 7,3, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 94,7 arttı. Üç büyük il incelendiğinde, konut fiyatları, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 82,7, 105,2 ve 97,1 arttı.

Haber Merkezi / Konut fiyatlarının en çok arttığı iller ise Zonguldak, Karabük ve Bartın oldu. Bu illerde konut fiyatları yıllık yüzde 130,1 artış gösterdi. Çankırı, Kastamonu, Sinop’ta konut fiyatlar yüzde 120 artarken Ağrı, Iğdır, Kars, Ardahan’da fiyatlar yüzde 125,1 arttı.

Türkiye genelinde ortalama bir konutun metrekare fiyatı 26 bin 537 lira olurken, ülke çapında 100 metrekarelik bir konutun fiyatı 2 milyon 653 bin lira oldu. 100 metrekarelik bir konutun ortalama fiyatı Ankara’da 1 milyon 980 bin TL, İstanbul’da 3 milyon 958 bin TL, İzmir’de ise 3 milyon 67 bin lira olarak kayıtlara geçti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) 2023 Temmuz ayına ilişkin Konut Fiyat Endeksini (KFE) açıkladı. Buna göre; 2023 yılı temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 7,3 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 94,7, reel olarak ise yüzde 31,2 oranında arttı.

Konut fiyatları haziranda yıllık bazda yüzde 95,9 oranında artmıştı. Haziranda konut fiyatları bir önceki aya göre yüzde 4,8 oranında artmıştı. Böylece konut fiyat artış hızı yıllık bazda yavaşlarken aylık bazda arttı.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 6,8, 8,1 ve 5,5 oranlarında artış gözlendi.

Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 82,7, 105,2 ve 97,1 oranlarında artış gösterdi.

Türkiye’de ortalama bir konutun metrekare fiyatı 26 bin 537 TL olarak belirlenirken, ülke çapında 100 metrekarelik bir konutun fiyatı 2 milyon 653 bin TL oldu. 100 metrekarelik bir konutun ortalama fiyatı Ankara’da 1 milyon 980 bin TL, İstanbul’da 3 milyon 958 bin TL, İzmir’de ise 3 milyon 67 bin TL oldu.

Temmuz ayında konut fiyatlarının en çok arttığı iller Zonguldak, Karabük ve Bartın oldu. Bu illerde konut fiyatları yıllık yüzde 130,1 arttı. Çankırı, Kastamonu, Sinop bölgesinde fiyatlar yüzde 120 artarken, Ağrı, Iğdır, Kars, Ardahan bölgesinde fiyatlar yüzde 125,1 artış gözlendi.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat’ta Komisyon Uygulaması Sona Erdi

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) dikkat çeken bir karara imza attı. Karara göre, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapların Türk Lirası (TL) mevduat sayıldığı komisyon uygulaması sona erdi.

Merkez Bankası’nın bankalara gönderdiği uygulama talimatına göre, (gerçek kişiler için) TL payı artış hedefi yükseltildi. Ayrıca, TL’ye geçiş ve yenileme ile TL payı hesaplamalarında revizyona gidildi. TL’ye geçiş ve yenileme oranında eksik kalan kısmın gerçek kişi dönüşüm hesaplarıyla tamamlanması mümkün hale getirildi.

Bloomberg’in haberine göre, TCMB, ağustos ayında menkul kıymet ve zorunlu karşılık uygulamalarında kur korumalı hesapların TL mevduata dahil olduğu TL payı rasyosunu yürürlükten kaldırmış, yerine kur korumalı hesapları TL mevduat olarak dikkate almayan ve standart yerel para olan TL mevduatın toplam mevduat içindeki payını artırmayı hedefleyen yeni bir TL payı rasyosu getirmişti.

TL’ye geçişlerin hızlandığını gösteren veriler doğrultusunda gerçek kişiler için aylık yüzde 2 olarak belirlenen TL payı artış hedefi, yüzde 2,5’e yükseltildi.

Ayrıca, TL’ye geçiş ve yenileme ile TL payı hesaplamalarında revizyona gidildi. TL’ye geçiş ve yenileme oranında eksik kalan kısmın gerçek kişi dönüşüm hesaplarıyla tamamlanması mümkün hale getirildi.

Ağustos ayında menkul kıymet ve zorunlu karşılık uygulamalarında yürürlükten kaldırılan eski TL payı rasyosuna göre komisyon uygulaması da sona erdirildi. Komisyon uygulamasında, TL’ye geçiş ve yenileme oranları belirleyici olacak.

Uygulama talimatına göre, TL’ye geçiş ve yenileme oranı yüzde 100’ün altında olan bankalara yıllık yüzde 8 oranında, yüzde 100’ün üzerinde olan bankalara ise yıllık en fazla yüzde 4 olacak şekilde TL’ye geçiş oranına göre komisyon uygulanacak.

İhracat, yatırım ve KOBİ kredilerinde 50 bin TL’nin üzerinde kredi kullandırılması durumunda kredinin belirlenen harcama alanlarında kullanıldığının belgelenmesi gerekiyor, aksi takdirde bankalar kredinin yüzde 30’u oranında menkul kıymet tesis ediyor ve bu krediler kredi büyümesi sınırına dahil oluyor.

Kredi akışını rahatlatmak amacıyla bu krediler için fatura muafiyet sınırı 250 bin TL’ye yükseltildi.

Merkez Bankası yüzde 10 faiz artışını görüştü

Öte yandan Türkiye piyasalarında gözler perşembe günü açıklanacak Merkez Bankası faiz kararına çevrildi. Geçtiğimiz ay 750 baz puanlık artışla faizi yüzde 25’e çıkaran Merkez Bankası’nın bu ay daha büyük nobranlı bir faiz artışını tartıştığına yönelik kulis bilgisi geldi.

Ekonomist Mustafa Sönmez, Al-Monitor’da kaleme aldığı yazıda Merkez Bankası’nın 1000 baz puanlık faiz artışını görüştüğü bilgisini paylaştı. Merkez Bankası’nın 1000 baz puanlık faiz artışını gerçekleştirmesi halinde faiz oranı yüzde 35’e yükselecek.

Sönmez yazısında “Fiyat artışlarının yeniden hızlanmasıyla alarma geçen merkez bankası yetkilileri, yüzde 10 (1.000) puana kadar faiz artırımının enflasyonla mücadele için parasal sıkılaştırmanın kaçınılmaz bir parçası olduğuna inanıyorlar” dedi.

Bankanın Para Politikası Kurulu’na (PPK) yakın kaynaklar Al-Monitor’a, komitenin 21 Eylül toplantısında değerlendirilecek sert artışın Temmuz ve Ağustos aylarında aylık tüketici enflasyonunun yüzde 9’u aşması yanı sıra para politikasının etkinliğini engelleyen diğer faktörlerden kaynaklanabileceğini söyledi.

Sönmez’in aktardığına göre kendini ” Yüksek faizin düşmanı” olarak ilan eden Erdoğan ve yakın çevresinin yeni bir büyük faiz artırımına onay verip vermeyeceği bilinmiyor; ancak kaynaklar Erdoğan’ın yeniden seçilmesinin ardından ülkenin ekonomi yönetimindeki revizyonun bir parçası olarak atanan PPK’nın yeni üyelerinin faiz oranını yüzde 10 kadar artırma ve diğer parasal sıkılaştırma tedbirlerini hızlandırma eğiliminde olduklarını belirtti.

Paylaşın

Dikkat Çeken İddia: Merkez Bankası Yüzde 10 Faiz Artışını Görüştü

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu’nun (PPK) yeni üyelerinin faiz oranını yüzde 10 kadar artırma ve diğer parasal sıkılaştırma tedbirlerini hızlandırma eğiliminde oldukları öne sürüldü.

PPK’nın 21 Eylül toplantısında değerlendirilecek sert artışın Temmuz ve Ağustos aylarında aylık tüketici enflasyonunun yüzde 9’u aşması yanı sıra para politikasının etkinliğini engelleyen diğer faktörlerden kaynaklanabileceğini iddia edildi.

Türkiye piyasalarında gözler perşembe günü açıklanacak Merkez Bankası faiz kararına çevrildi. Geçtiğimiz ay 750 baz puanlık artışla faizi yüzde 25’e çıkaran Merkez Bankası’nın bu ay daha büyük nobranlı bir faiz artışını tartıştığına yönelik kulis bilgisi geldi.

Ekonomist Mustafa Sönmez, Al-Monitor’da kaleme aldığı yazıda Merkez Bankası’nın 1000 baz puanlık faiz artışını görüştüğü bilgisini paylaştı. Merkez Bankası’nın 1000 baz puanlık faiz artışını gerçekleştirmesi halinde faiz oranı yüzde 35’e yükselecek.

Sönmez yazısında “Fiyat artışlarının yeniden hızlanmasıyla alarma geçen merkez bankası yetkilileri, yüzde 10 (1.000) puana kadar faiz artırımının enflasyonla mücadele için parasal sıkılaştırmanın kaçınılmaz bir parçası olduğuna inanıyorlar” dedi.

Bankanın Para Politikası Kurulu’na (PPK) yakın kaynaklar Al-Monitor’a, komitenin 21 Eylül toplantısında değerlendirilecek sert artışın Temmuz ve Ağustos aylarında aylık tüketici enflasyonunun yüzde 9’u aşması yanı sıra para politikasının etkinliğini engelleyen diğer faktörlerden kaynaklanabileceğini söyledi.

Sönmez’in aktardığına göre kendini ” Yüksek faizin düşmanı” olarak ilan eden Erdoğan ve yakın çevresinin yeni bir büyük faiz artırımına onay verip vermeyeceği bilinmiyor; ancak kaynaklar Erdoğan’ın yeniden seçilmesinin ardından ülkenin ekonomi yönetimindeki revizyonun bir parçası olarak atanan PPK’nın yeni üyelerinin faiz oranını yüzde 10 kadar artırma ve diğer parasal sıkılaştırma tedbirlerini hızlandırma eğiliminde olduklarını belirtti.

Kur Korumalı Mevduat’ta komisyon uygulaması sona erdi

Öte yandan Merkez Bankası dikkat çeken bir karara imza attı. Karara göre, kur korumalı hesapların TL mevduat sayıldığı komisyon uygulaması sona erdi. TCMB’nin bankalara gönderdiği uygulama talimatına göre, (gerçek kişiler için) TL payı artış hedefi yükseltildi.

Bloomberg’in haberine göre, TCMB, ağustos ayında menkul kıymet ve zorunlu karşılık uygulamalarında kur korumalı hesapların TL mevduata dahil olduğu TL payı rasyosunu yürürlükten kaldırmış, yerine kur korumalı hesapları TL mevduat olarak dikkate almayan ve standart yerel para olan TL mevduatın toplam mevduat içindeki payını artırmayı hedefleyen yeni bir TL payı rasyosu getirmişti.

TL’ye geçişlerin hızlandığını gösteren veriler doğrultusunda gerçek kişiler için aylık yüzde 2 olarak belirlenen TL payı artış hedefi, yüzde 2,5’e yükseltildi.

Ayrıca, TL’ye geçiş ve yenileme ile TL payı hesaplamalarında revizyona gidildi. TL’ye geçiş ve yenileme oranında eksik kalan kısmın gerçek kişi dönüşüm hesaplarıyla tamamlanması mümkün hale getirildi.

Ağustos ayında menkul kıymet ve zorunlu karşılık uygulamalarında yürürlükten kaldırılan eski TL payı rasyosuna göre komisyon uygulaması da sona erdirildi. Komisyon uygulamasında, TL’ye geçiş ve yenileme oranları belirleyici olacak.

Uygulama talimatına göre, TL’ye geçiş ve yenileme oranı yüzde 100’ün altında olan bankalara yıllık yüzde 8 oranında, yüzde 100’ün üzerinde olan bankalara ise yıllık en fazla yüzde 4 olacak şekilde TL’ye geçiş oranına göre komisyon uygulanacak.

İhracat, yatırım ve KOBİ kredilerinde 50 bin TL’nin üzerinde kredi kullandırılması durumunda kredinin belirlenen harcama alanlarında kullanıldığının belgelenmesi gerekiyor, aksi takdirde bankalar kredinin yüzde 30’u oranında menkul kıymet tesis ediyor ve bu krediler kredi büyümesi sınırına dahil oluyor.

Kredi akışını rahatlatmak amacıyla bu krediler için fatura muafiyet sınırı 250 bin TL’ye yükseltildi.

Paylaşın

Dikkat! Kredilerde Faizler 2 Katına Çıktı

14 ve 28 Mayıs seçimleri sonrası Mehmet Şimşek’in ekonomi ve maliye politikalarından tam sorumlu bakan olarak atanmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 25’e çıkardı.

Merkez Bankası’nın (TCMB) bu ay faizleri yüzde 30 seviyesine çekmesi beklenirken, ihtiyaç, taşıt, konut ve ticari kredilerde faizler 2 katına çıktı.

Milliyet’te yer alan habere göre, bankalarda ortalama ihtiyaç kredisi faizleri geçen hafta yaklaşık 7 puan daha artarak yüzde 59,71’e ulaştı. İhtiyaç kredisi faizlerinde iki haftalık yükseliş 13 puanı aştı. Böylece seçim öncesi yüzde 30’larda bulunan ihtiyaç kredisi faizleri, dört ayda iki katına çıkmış oldu.

Geçen hafta ortalama taşıt kredisi faizleri de yaklaşık 10 puanlık yükselişle yüzde 46,46’ya çıktı. Seçim öncesi yüzde 20 seviyelerinde bulunan taşıt kredilerinde faiz 2 kattan fazla artmış oldu.

Seçim öncesinde limit düşük tutulsa da yüzde 16’ları gören ortalama konut kredisi faizleri de geçen hafta yüzde 38,85’e yükseldi. Seçim öncesinde uygulanan faiz tavanıyla birlikte yüzde 14’e kadar gerileyen ortalama ticari kredi faizleri de geçen hafta yüzde 40,87’ye ulaştı. Ticari kredi faizleri seçim öncesine göre üçe katlanmış oldu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in konut kredileri için verdiği sıkılaşma mesajının ardından gözler konut piyasasına çevrildi. Sektör temsilcileri konutta kredi kullanımı zaten düşük olduğu için düzenlemelerin etkisinin sınırlı kalacağı görüşünde. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonla mücadele için başta konut ve otomotiv olmak üzere kredilerde sıkılaşma mesajı verdi.

Konut kredilerine yönelik ilk sıkılaşma adımı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 24 ağustos tarihinde atılmıştı. BDDK yayınladığı düzenleme ile 2. konutta kredi değer oranını yüzde 75 daraltmıştı. Sektör temsilcileri kredi kullanımındaki düşüşün faizlerin artmasıyla başladığını, BDDK düzenlemesi ile pekiştiğini ifade ediyor. Bu nedenle son açıklamanın piyasa etkisinin sınırlı kalması bekleniyor.

TSKB Gayrimenkul Derneği Başkanı Makbule Yönel Maya, “2022 yılı itibarıyla başlayan bir konut kredilerinde sıkılaşma politikası vardı. Tarihin en düşük ipotekli satışlarını yüzde 19 ile 2022’de gördük. Bu oran 2023’te yüzde 20. Buradaki etki bir miktar yavaşlatıcı olacaktır özellikle yatırım amaçlı olanlarda. Ama çok ciddi bir etki öngörmüyorum çünkü kredili satışlar yılbaşından itibaren zaten çok sakindi.” değerlendirmesinde bulundu.

Konut kredilerinde özel bankalar ve kamu bankaları arasındaki faiz makası da daralıyor. Kamu bankaları konut kredi faizi konusunda avantajlı olma pozisyonunu değiştiriyor.

Kamu ve özel bankaların konut kredilerinin birbirine yaklaştığını söyleyen Maya, “Yılın başında özel bankalar aylık %2 seviyesinde faizle başlamıştı. Artık 2-3 arasını konuşuyoruz. Artık kamu özel farkını konuşamıyor olacağız. Bakan beyin açıklamasını destekler nitelikte kamu bankalarında da faiz oranı artırıldı” dedi.

Paylaşın

Ekonomistlerden “Merkez Bankası Faizi Yüzde 30’a Yükseltecek” Tahmini

Merkez Bankası’nın (TCMB) bu ay faiz oranlarını yüzde 30’a çekileceği tahmin ediliyor. Banka, geçen ay enflasyonla mücadelede yeni bir kararlılık sinyali olarak görülen 750 puanlık bir artışa gitmişti.

Standard Chartered ekonomisti Farooq Pasha bir müşteri notunda, şu ana kadarki sıkılaştırma döngüsünün “para politikası yoluyla ekonomiyi istikrara kavuşturma kararlılığına işaret ettiğini” söyledi ve 500 puanlık bir artış öngördü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) önümüzdeki hafta 500 baz puanlık bir faiz artışı daha yapması bekleniyor.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin ankete katılan yerli ve yabancı ekonomistler, faiz oranlarının yüzde 30’a çekileceğini tahmin ediyor.

Reuters anketine katılan 16 finans kurumunun yaptığı tahminlerin ortalamasına göre faiz oranı yüzde 25’ten yüzde 30’a yükseliyor.

AA Finans’ın 21 Eylül Perşembe günü düzenlenecek MB’nin PPK toplantısına yönelik beklenti anketi de 19 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı ve tahminlerin ortalaması 500 baz puan artış yönünde oldu.

TCMB, geçen ay enflasyonla mücadelede yeni bir kararlılık sinyali olarak görülen 750 puanlık bir artış yapmıştı.

Türkiye’de faizleri düşürme politikası, 2021’in sonlarında lirada tarihi bir değer kaybına yol açmış ve geçen yıl enflasyonun yüzde 85’e kadar yükselmesine neden olmuştu.

Seçimlerden sonra ekonomi ve faiz politikaları Mehmet Şimşek yönetiminde değişti. Faizler o zamandan bu yana 1.650 baz puan arttı ve Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan enflasyona karşı daha fazla sıkılaştırma sözü verdi.

Reuters anketine göre, ekonomistler devam eden parasal sıkılaştırmanın politika faizini yıl sonuna kadar yüzde 35’e yükseltmesini beklerken, tahminler yüzde 30 ile yüzde 40 arasında değişiyor.

Standard Chartered ekonomisti Farooq Pasha bir müşteri notunda, şu ana kadarki sıkılaştırma döngüsünün “para politikası yoluyla ekonomiyi istikrara kavuşturma kararlılığına işaret ettiğini” söyledi ve 500 puanlık bir artış öngördü.

Türkiye yılsonu enflasyon tahminini yüzde 65’e yükselterek ekonomik büyüme tahminlerini düşürmüştü. Merkez Bankası faiz kararını 21 Eylül’de Türkiye saati ile 1200’de açıklayacak.

(Kaynak Euronews Türkçe)

Paylaşın

Kısa Vadeli Dış Borç 165,8 Milyar Dolara Yükseldi

Kısa vadeli dış borç stoku, temmuz ayında 2022 yıl sonuna göre yüzde 11,2 oranında artarak 165,8 milyar dolara yükseldi. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku ise 210 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Temmuz ayında bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4 artışla 64,8 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 1,1 oranında arttı ve 54,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri Temmuz 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Temmuz sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2022 yıl sonuna göre yüzde 11,2 oranında artışla 165,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4,0 oranında artarak 64,8 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 1,1 oranında artarak 54,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2022 yıl sonuna göre yüzde 7,9 oranında artarak 11,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 4,4 oranında azalarak 20,7 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 12,9 oranında artışla 19,0 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 3,2 oranında artışla 13,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,5 oranında azalarak 48,5 milyar  dolar seviyesinde gerçekleşti.

Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2022 yıl sonuna göre yüzde 10,8 oranında artarak 32,0 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 0,0 oranında azalarak 87,4 milyar dolar oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 23,6 oranında artarak 91,9 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 1,7 oranında azalarak 72,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

2022 yıl sonunda 676 milyon dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Temmuz sonu itibarıyla 914 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 236 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 Temmuz sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 48,4’ü dolar, yüzde 25,2’si Euro, yüzde 9,1’i TL ve yüzde 17,3’ü diğer döviz cinslerinden oluştu. 2023 Temmuz sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 210,0 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Söz konusu stokun 16,7 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluşmaktadır. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 19,9, Merkez Bankası’nın yüzde 22,1, özel sektörün ise yüzde 58,0 oranında paya sahip olduğu gözlemlendi.

Paylaşın

Merkez Bankası, Yıl Sonu Enflasyon Beklentisini Yüzde 67,22 Yükseltti

Merkez Bankası ağustos ayında yüzde 59,46 olan yıl sonu enflasyon beklentisini eylül ayında yüzde 67,22’ye, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 42,01’den 44,94’e yükseltti. Banka 24 ay sonrası enflasyon beklentisini yüzde 22,54’ten yüzde 23,87’ye artırdı.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, yıl sonu dolar kuru beklentisini 29,82 TL’den 30,14 TL’ye yükseltti. Banka, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 19,34’ten yüzde 29,26’ya, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 19,19’dan yüzde 30,00’a yükseltti.

Merkez Bankası ağustos ayında yüzde 3,7 olan yıl sonu büyüme tahminini eylül ayında yüzde 3,9’a yükseltti. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 4,0’ten yüzde 3,8’e çekti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı Eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 59,46 iken, bu anket döneminde yüzde 67,22 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 42,01 iken, bu anket döneminde yüzde 44,94 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 22,54 ve yüzde 23,87 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 19,34 iken, bu anket döneminde yüzde 29,26 oldu. Merkez Bankası bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 19,19 iken, bu anket döneminde yüzde 30,00 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 29,82 TL iken, bu anket döneminde 30,14 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 34,58 TL iken, bu anket döneminde 37,26 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,7 iken, bu anket döneminde yüzde 3,9 olarak gerçekleşmiştir. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,0 iken, bu anket döneminde yüzde 3,8 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Dolar Kuru Beklentisi 30,14 Lira

Merkez Bankası ağustos ayında 29,82 lira olan yıl sonu dolar kuru beklentisini eylül ayında 30,14 liraya yükseltti. Banka, 12 ay sonrası döviz kuru beklentisini ise 4,58 liradan 37,26 liraya yükseltti.

Haber Merkezi /Merkez Bankası ağustos ayında yüzde 59,46 olan yıl sonu enflasyon beklentisini eylül ayında yüzde 67,22’ye, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 42,01’den 44,94’e yükseltti.

Banka, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 19,34’ten yüzde 29,26’ya, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 19,19’dan yüzde 30,00’a yükseltti.

Merkez Bankası ağustos ayında yüzde 3,7 olan yıl sonu büyüme tahminini eylül ayında yüzde 3,9’a yükseltti. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 4,0’ten yüzde 3,8’e çekti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı Eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 59,46 iken, bu anket döneminde yüzde 67,22 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 42,01 iken, bu anket döneminde yüzde 44,94 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 22,54 ve yüzde 23,87 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 19,34 iken, bu anket döneminde yüzde 29,26 oldu. Merkez Bankası bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 19,19 iken, bu anket döneminde yüzde 30,00 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 29,82 TL iken, bu anket döneminde 30,14 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 34,58 TL iken, bu anket döneminde 37,26 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,7 iken, bu anket döneminde yüzde 3,9 olarak gerçekleşmiştir. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,0 iken, bu anket döneminde yüzde 3,8 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası Yıl Sonu Büyüme Tahminini Değiştirdi: 3,9

Merkez Bankası ağustos ayında yüzde 3,7 olan yıl sonu büyüme tahminini eylül ayında yüzde 3,9’a yükseltti. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 4,0’ten yüzde 3,8’e çekti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası ağustos ayında yüzde 59,46 olan yıl sonu enflasyon beklentisini eylül ayında yüzde 67,22’ye, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 42,01’den 44,94’e yükseltti.

Merkez Bankası, yıl sonu dolar kuru beklentisini 29,82 TL’den 30,14 TL’ye yükseltti. Banka, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 19,34’ten yüzde 29,26’ya, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 19,19’dan yüzde 30,00’a yükseltti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı Eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 59,46 iken, bu anket döneminde yüzde 67,22 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 42,01 iken, bu anket döneminde yüzde 44,94 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 22,54 ve yüzde 23,87 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 19,34 iken, bu anket döneminde yüzde 29,26 oldu. Merkez Bankası bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 19,19 iken, bu anket döneminde yüzde 30,00 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 29,82 TL iken, bu anket döneminde 30,14 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 34,58 TL iken, bu anket döneminde 37,26 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,7 iken, bu anket döneminde yüzde 3,9 olarak gerçekleşmiştir. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,0 iken, bu anket döneminde yüzde 3,8 olarak gerçekleşti.

Paylaşın