Merkez Bankası Yıl Sonu Büyüme Tahminini 4,1’e Yükseltti

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), eylül ayında yüzde 3,9 olan yıl sonu büyüme tahminini ekim ayında yüzde 4,1’e yükseltti. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 3,8’den yüzde 3,4’e çekti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, yıl sonu dolar kuru beklentisini 30,14’ten 30,05’e TL’ye indirdi. Banka, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 29,26’dan yüzde 33,22, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 30,00’dan yüzde 33,68 yükseltti.

Merkez Bankası eylül ayında yüzde 67,22 olan yıl sonu enflasyon beklentisini ekim ayında yüzde 68,01’e, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 44,94’den 45,28’e yükseltti. Banka 24 ay sonrası enflasyon beklentisini yüzde 23,87’den 25,82’ye artırdı.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı Ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 67,22 iken, bu anket döneminde yüzde 68,01 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 44,94 iken, bu anket döneminde yüzde 45,28 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 23,87 ve yüzde 25,82 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 29,26 iken, bu anket döneminde yüzde 33,22 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 30,00 iken, bu anket döneminde yüzde 33,68 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 30,14 TL iken, bu anket döneminde 30,05 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 37,26 TL iken, bu anket döneminde 38,64 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,9 iken, bu anket döneminde yüzde 4,1 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 3,8 iken, bu anket döneminde yüzde 3,4 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervi Eksi 55,5 Milyar Dolar

13 Ekim haftasında Merkez Bankası’nın brüt rezervleri 122,8 milyar dolardan 124,5 milyar dolar düzeyine yükseldi. Bankanın net rezervleri de 22,1 milyar dolara yükselirken, swap hariç net rezervleri ise eksi 55,5 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerinde toparlanma ivmesi geçen hafta da devam etti.

Merkez Bankası verilerine göre, brüt rezervler 13 Ekim haftasında 122,8 milyar dolardan 124,5 milyar dolar düzeyine yükseldi. Bankanın net rezervleri de 22,1 milyar dolara yükselirken, swap hariç net rezervler eksi 55,5 milyar dolar oldu.

TCMB’nin verilerine göre 13 Ekim haftasında portföy akımları tarafında sınırlı bir hareket yaşandı. Yabancılar geçen hafta 13 milyon dolarlık net hisse satışı gerçekleştirdi. 13 Ekim haftasında yabancılar 1,1 milyon dolarlık da net tahvil satışı yaptı.

KKM’de düşüş sürüyor

Öte yandan Kur korumalı mevduatta (KKM) Merkez Bankası’nın attığı adımlar sonrası düşüş 8. haftasına girdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) 13 Ekim haftasına ilişkin bankacılık verilerini açıkladı. Buna göre söz konusu hafta itibarıyla kur korumalı mevduat (KKM) hesaplarının toplamı 3 trilyon 155 milyar 609 milyon lira oldu.

13 Ekim haftasında KKM hesaplarında 73 milyar 423 milyon liralık düşüş yaşandı. Böylece KKM hesaplarında bugüne kadarki en yüksek ikinci haftalık düşüş kaydedilmiş oldu. 6 Ekim haftasında 74 milyar 566 milyon liralık düşüşle rekor kırılmıştı.

Paylaşın

Merkez Bankası Duyurdu: Türkiye’nin Yurtdışı Borcu 608,2 Milyar Dolar

Ağustos ayı sonu itibariyle Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,1 oranında azalışla 305,1 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 2,6 oranında azalışla 608,2 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2022 yıl sonuna göre yüzde 9,4 oranında azalışla 116,6 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 4,1 oranında artışla 125,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 11,8 oranında artışla 50,3 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2022 yıl sonuna göre yüzde 16,9 oranında azalışla 169,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ağustos 2023 dönemine ilişkin Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerini açıkladı.

Buna göre, 2023 Ağustos sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,1 oranında azalışla 305,1 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 2,6 oranında azalışla 608,2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2022 yıl sonunda -316,3 milyar dolar iken 2023 Ağustos sonunda -303,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2022 yıl sonuna göre yüzde 9,4 oranında azalışla 116,6 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 4,1 oranında artışla 125,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 11,8 oranında artışla 50,3 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2022 yıl sonuna göre yüzde 16,9 oranında azalışla 169,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Portföy yatırımları 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,5 oranında artışla 94,7 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2022 yıl sonuna göre yüzde 10,2 oranında artışla 31,7 milyar dolar olurken, yurt dışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 5,3 oranında azalışla 1,2 milyar dolar, Hazine’nin tahvil stoku (yurt içi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 3,3 artışla 43,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2022 yıl sonuna göre yüzde 5,1 oranında artarak 343,6 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,5 oranında artarak 41,8 milyar dolar olurken, TL mevduatı yüzde 10,5 oranında artarak 15,6 milyar dolar oldu.

Bankaların toplam kredi stoku yüzde 4,1 oranında artarak 58,6 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 0,3 oranında azalarak 100,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası Açıkladı: Konut Fiyatları Yüzde 90,3 Arttı

Konut fiyatları ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 5,5, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 90,3 arttı. Üç büyük il incelendiğinde, konut fiyatları, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 78,4, 100,4 ve 90,3 arttı.

Haber Merkezi / Konut fiyatlarının en çok arttığı iller ise Çankırı, Kastamonu ve Sinop oldu. Bu illerde konut fiyatları yıllık yüzde 125,8 artış gösterdi. Zonguldak, Karabük ve Bartın’da konut fiyatlar yüzde 118,5 artarken Ağrı, Iğdır, Kars, Ardahan’da fiyatlar yüzde 122,2 arttı.

Türkiye genelinde ortalama bir konutun metrekare fiyatı 27 bin 840 lira olurken, ülke çapında 100 metrekarelik bir konutun fiyatı 2 milyon 784 bin lira oldu. 100 metrekarelik bir konutun ortalama fiyatı Ankara’da 2 milyon 093 bin TL, İstanbul’da 4 milyon 176 bin TL, İzmir’de ise 3 milyon 185 bin lira olarak kayıtlara geçti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) 2023 Ağustos ayına ilişkin Konut Fiyat Endeksini (KFE) açıkladı.

Buna göre; Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan KFE, ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 5,5 oranında artarak 1043,0 seviyesinde gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 90,3 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 21,9 oranında artış gösterdi.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, ağustos ayında bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 5,4, 5,2 ve 5,5 oranlarında artış gözlendi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 78,4, 100,4 ve 90,3 oranlarında artış gösterdi.

Türkiye genelinde ortalama bir konutun metrekare fiyatı 27 bin 840 lira olurken, ülke çapında 100 metrekarelik bir konutun fiyatı 2 milyon 784 bin lira oldu. 100 metrekarelik bir konutun ortalama fiyatı Ankara’da 2 milyon 093 bin TL, İstanbul’da 4 milyon 176 bin TL, İzmir’de ise 3 milyon 185 bin lira olarak kayıtlara geçti.

Konut fiyatlarının en çok arttığı iller ise Çankırı, Kastamonu ve Sinop oldu. Bu illerde konut fiyatları yıllık yüzde 125,8 artış gösterdi. Zonguldak, Karabük ve Bartın’da konut fiyatlar yüzde 118,5 artarken Ağrı, Iğdır, Kars, Ardahan’da fiyatlar yüzde 122,2 arttı.

Paylaşın

Kısa Vadeli Dış Borçta Yeni Rekor: 211 Milyar Dolar

Merkez Bankası verilerine göre, kısa vadeli dış borç stoku ağustos ayında yeni bir rekor kırdı. 2023 ağustos sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku 211 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Ağustos sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2022 yıl sonuna göre yüzde 10,9 oranında artışla 165,4 milyar dolar oldu. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4,2 oranında artarak 64,9 milyar dolar, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 0,8 oranında artarak 54,5 milyar dolar düzeyinde oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), “Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri Ağustos 2023” raporunu açıkladı.

Rapora göre; Ağustos sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2022 yıl sonuna göre yüzde 10,9 oranında artışla 165,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4,2 oranında artarak 64,9 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 0,8 oranında artarak 54,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2022 yıl sonuna göre yüzde 10,2 oranında artarak 11,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 5,8 oranında azalarak 20,3 milyar dolar doları, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 10,6 oranında artışla 18,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 7,8 oranında artışla 14,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,7 oranında azalarak 48,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2022 yıl sonuna göre yüzde 12,2 oranında artarak 32,4 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 0,5 oranında azalarak 86,9 milyar dolar oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 23,6 oranında artarak 91,8 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 2,3 oranında azalarak 72,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. 2022 yıl sonunda 676 milyar dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Ağustos sonu itibarıyla 981 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 261 milyar dolar olarak gerçekleşti.

2023 Ağustos sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 48,9’u dolar, yüzde 24,3’ü Euro, yüzde 9,6’sı TL ve yüzde 17,2’si diğer döviz cinslerinden oluştu.

2023 Ağustos sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 211,0 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu stokun 16,5 milyar dolar kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 20,1, Merkez Bankası’nın yüzde 21,8, özel sektörün ise yüzde 58,1 oranında paya sahip olduğu gözlemlendi.

Paylaşın

‘Kur Korumalı Mevduat’ta Rekor Düşüş

6 Ekim haftasında kur korumalı mevduatlar (KKM) 74,6 milyar TL ile rekor düşüş kaydetti. İlgili haftada kur korumalı mevduatların büyüklüğü 3,23 trilyon TL’ye geriledi, dolar cinsinden bakıldığında ise 117,3 milyar dolarlık büyüklük kaydedildi.

BloombergHT’de yer alan habere göre; Merkez Bankası (TCMB), brüt rezervleri 6 Ekim haftasında 680 milyon dolar artışla 122,9 milyar dolara yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 6 Ekim haftasında kur korumalı mevduatlar 74,6 milyar TL ile rekor düşüş kaydetti. İlgili haftada kur korumalı mevduatların büyüklüğü 3,23 trilyon TL’ye geriledi, dolar cinsinden bakıldığında ise 117,3 milyar dolarlık büyüklük kaydedildi. 6 Ekim haftası itibariyle KKM’de düşüş serisi 7. haftaya yükseldi.

TCMB verilerine göre, yurt içi yerleşiklerin Döviz mevduatlarında parite etkisiyle düşüş görüldü. 6 Ekim haftasında yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları 406 milyon dolar düşüşle 171,6 milyar dolar oldu. Parite etkisinden arındırıldığında ise mevduatların 551 milyon dolar arttığı izlendi. Pariteden arındırılmış veri setine göre, döviz mevduatları gerçek kişilerde 570 milyon dolar azalırken, tüzel kişilerde ise 1,1 milyar dolar arttı.

Merkez Bankası rezervleri arttı

Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervleri 6 Ekim haftasında ılımlı bir artış kaydetti. Merkez Bankası verilerine göre brüt rezervler 680 milyon dolar artışla 122,9 milyar dolara çıktı. İlgili haftada altın rezervleri 40 milyar doların altına gerilerken, Döviz rezervleri ise 83,15 dolar oldu.

Net rezervler tarafında da sınırlı bir artış izlendi. Buna göre, TCMB’nin net rezervleri 6 Ekim haftasında 20,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Bir önceki hafta net rezervler 20,6 milyar dolar düzeyindeydi. Swap hariç net rezervler aynı haftada eksi 55,7 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta bu veri eksi 56,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.

Paylaşın

“128 Milyar Dolar Nerede?” Merkez Bankası Başkanı Yanıtladı

‘128 milyar dolar nerede’ sorusuna yanıt veren Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan, döviz rezervlerinin 60 milyar dolarının şirketlere, 50 milyar dolarının da bireylere gittiğini bildirdi.

Merkez Bankası Başkanı Erkan, hangi şirket ve kişilerin hangi kurlardan dövizlerin sahibi olduğuna ilişkin detaylı bilgi vermezken geri kalan 18 milyar dolara ne olduğuna henüz açıklık getirmedi.

Merkez Bankası Başkanı, yapılan işlemin mevzuat dayanağı olduğunu, o dönemde Hazine ile Merkez Bankası arasında imzalanan protokol çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirtirken, “Piyasaya döviz likiditesi sağlanarak Türkiye’ye yönelik negatife dönen sermaye akımlarının etkisiyle oluşabilecek sağlıksız fiyatlandırmaların ve kur oynaklığının enflasyona etkisinin önüne geçilmeye çalışılmıştır” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin, ‘128 milyar dolar nerede’ sorularına yanıt verdi.

Gazete Pencere’de yer alan habere göre; Soruya, “Benden önceki dönem” vurgusunu yapan Erkan, döviz rezervlerinin 60 milyar dolarının şirketlere, 50 milyar dolarının da bireylere gittiğini bildirdi. Erkan hangi şirket ve kişilerin hangi kurlardan dövizlerin sahibi olduğuna ilişkin detaylı bilgi vermezken geri kalan 18 milyar dolara ne olduğuna henüz açıklık getirmedi. Sözlerine ise şu şekilde devam etti:

“Teknik olarak cevaplamak isterim. Çünkü teknokrat olarak yapabileceğim budur. 2020 yılında 2017 yılına kıyasla reel sektörün yabancı para pozisyonu yaklaşık 60 milyar dolar iyileşirken hane halkı döviz mevduatı yaklaşık 50 milyar dolar artmıştır. Aynı dönemde yurt dışı yerleşiklerin portföyü azalmış ve 2019 haricinde cari açık verilmiştir. Bu gelişmelerin TCMB pozisyonuna (rezervler) yansımaları görülmüştür. Bunun matematiği net şekilde açıktır.”

Başkan Gaye Erkan, göreve geldikten sonra geçmişe bakıp 128 milyar dolar konusunu incelediğini belirterek, “Beni üzen noktayı paylaşmak isterim” ifadelerini kullanarak, “TCMB’deki döviz rezervleri gizli saklı bir şekilde belirli kurumlara ve kişilere aktarılmış gibi bir anlayış var. Türkiye’nin bir evladı olarak, iletişim ve bilgi teknolojilerinin bu kadar geliştiği bir çağda Merkez Bankası gibi dünyaya açık bir kurumda ‘Rezervlere ne oldu?’ şeklinde bir tartışmayı kurumumuza da Türkiye’ye de yakıştıramam” dedi.

Piyasaya döviz likiditesi neden sağlanmıştı?

Başkan Erkan, yapılan işlemin mevzuat dayanağı olduğunu, o dönemde Hazine ile Merkez Bankası arasında imzalanan protokol çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirtirken, “Piyasaya döviz likiditesi sağlanarak Türkiye’ye yönelik negatife dönen sermaye akımlarının etkisiyle oluşabilecek sağlıksız fiyatlandırmaların ve kur oynaklığının enflasyona etkisinin önüne geçilmeye çalışılmıştır” dedi.

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri 3 Milyar 300 Milyon Dolar Azaldı

Merkez Bankası (TCMB), toplam rezervleri 3 milyar 300 milyon dolar azalarak, 122 milyar 203 milyon dolar oldu. Ayrıca, Kur Korumalı Mevduatlar, 1,3 milyar lira düşüşle 3,3 trilyon lira oldu.

Öte yandan bankacılık sektörünün kredi hacmi, geçen hafta 102 milyar 280 milyon lira artarak 10 trilyon 687 milyar 341 milyon liraya yükselirken, ticari ve tüketici kredi büyümesi başa baş noktada gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerinde görülen tarihi artış serisi son buldu.

TCMB verilerine göre brüt rezervler 29 Eylül haftasında 3,3 milyar dolar düşüşle 122,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Bir önceki hafta brüt rezervler 125,5 milyar dolar ile 6 ayın en yüksek zirvesine yükselmişti. Aynı zamanda 22 Eylül haftasında brüt rezervlerde artış ivmesi 15. haftasını yaşayarak 1987 yılından bu yana en uzun artış serisi olarak kaydedilmişti.

29 Eylül haftasında bir önceki hafta 24 milyar dolar olan net uluslararası rezervler, söz konusu haftada 20,7 milyar dolara geriledi. Aynı dönemde swap hariç net rezervler de eksi 56,3 milyar dolar düzeyine düştü.

Kur Korumalı Mevduat’ta düşüş sürüyor

Ayrıca, kur korumalı mevduatlara karşı önlemlerin etkisiyle yaşanan düşüş azalarak da olsa devam ediyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, kur korumalı mevduatlar geçen hafta 1,3 milyar TL düşüşle 3,30 trilyon TL’ye geriledi. Mevduatların dolar karşılığı 120,7 milyar dolar oldu.

Son verilerle birlikte KKM’de düşüş ivmesi beş haftaya yükseldi. KKM’de düşüş ivmesi devam ederken son haftada bu ivmenin yavaşladığı da izlendi. KKM’de düşüş devam ederken Döviz mevduatları da geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 29 Eylül haftasında yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları 3,6 milyar düşüşle 172,04 milyar dolara geriledi. Aynı dönemde gerçek kişilerin döviz mevduatlarında 1,82 milyar dolar, tüzel kişilerin döviz mevduatlarında ise 1,8 milyar dolarlık düşüş izlendi.

Parite etkisinden arındırıldığında ise 2,4 milyar dolarlık düşüş görüldü. Aynı veri setine göre gerçek kişilerin döviz mevduatları 878 milyon dolar, tüzel kişilerin ise 1,5 milyar dolar düştü.

Bankacılık sektörünün kredi hacmi 10 trilyon lirayı aştı

Öte yandan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan haftalık bültene göre, sektörün kredi hacmi 29 Eylül itibarıyla 102 milyar 280 milyon lira arttı. Söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 10 trilyon 585 milyar 61 milyon liradan 10 trilyon 687 milyar 341 milyon liraya çıktı.

Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise (bankalararası dahil) geçen hafta 24 milyon lira azaldı. Söz konusu haftada yüzde 0,2 gerileyen bankacılık sektörü toplam mevduatı, 13 trilyon 309 milyar 511 milyon lira oldu.

(Kaynak: Bloomberght)

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Enflasyon Açıklaması; Eğitim Masraflarına Vurgu

Yılın zirvesine çıkan enflasyonla ilgili değerlendirmelerde bulunan Merkez Bankası (TCMB), Türk lirasında yaşanan değer kaybı, ücret artışı ve vergi düzenlemeleri kaynaklı gecikmeli etkilerin zayıfladığını, aylık fiyat artışlarının hizmetler ile alkol-tütün dışında kalan gruplarda yavaşladığını belirtti.

Haber Merkezi / Hizmet grubunda hâkim olan dönemsel fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeksleme davranışları neticesinde güçlü fiyat artışlarının genele yayılan bir şekilde devam ettiğini vurgulayan Merkez Bankası, eylül ayında üniversite ücreti, okul servisi ve yurt ücreti gibi eğitimle bağlantılı kalemlerin yüksek fiyat artışları ile öne çıktığını, kirada süregelen yükseliş eğiliminin güçlendiğini de ifade etti.

Merkez Bankası, değerlendirmesinde, enerji fiyatlarına da vurgu yaparak enerji grubu fiyat artışında başta ham petrol olmak üzere enerji emtia fiyatlarındaki gelişmelerin etkili olduğunu söyledi. Gıda grubunda genele yayılan fiyat artışlarının devam ettiğini ifade eden banka, aylık fiyat artışının ekmek ve tahıllar ile sebze fiyatları öncülüğünde son iki aya kıyasla yavaşlama kaydettiğini de belirtti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın zirvesine çıkan enflasyonla ilgili değerlendirmesini yayımladı. Merkez Bankası tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Eylül ayında tüketici fiyatları yüzde 4,75 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon 2,59 puan artarak yüzde 61,53 olmuştur. Bu dönemde B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları sırasıyla 3,70 ve 4,08 puan artarak yüzde 67,22 ve 68,93 olarak gerçekleşmiştir.

Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, bu dönemde hizmet, alkol-tütün-altın, gıda ve temel mal gruplarının katkıları sırasıyla 2,09; 0,51; 0,32 ve 0,21 puan artarken enerji grubunun katkısı 0,54 puan düşmüştür.

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle incelendiğinde, B ve C endekslerinde aylık artışlar önceki aya göre gerilemiştir. Fiyat artışları, B endeksini oluşturan gruplardan işlenmiş gıda ve temel mallarda bir önceki aya kıyasla belirgin bir şekilde yavaşlarken hizmette yüksek seyretmeye devam etmiştir.

Hizmet fiyatları eylül ayında yüzde 7,88 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 6,89 puan artışla yüzde 86,46 seviyesine ulaşmıştır. Bu dönemde fiyat artışları, alt gruplar geneline yayılmaya devam ederken, en belirgin aylık artış bir önceki aya benzer şekilde yüzde 15,23 ile ulaştırma hizmetlerinde gerçekleşmiştir. Bu gelişmede, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin yansımaları etkili olmaya devam etmiş; okulların açılmasına bağlı olarak servis ücretlerinde (yüzde 65,44) yüksek oranlı artış izlenirken demiryolu ile şehirler arası yolcu taşımacılığı fiyatlarındaki (yüzde 17,73) artışlar sürmüştür.

Kira alt grubunda, son dört aydır gözlenen artış eğilimi güçlenmiş ve aylık artış yüzde 9,52 olurken yıllık enflasyon yüzde 95,03’e yükselmiştir. Diğer hizmetler alt grubunda fiyatlar yüzde 8,46 oranında yükselirken okul ve üniversitelerin açılmasına bağlı dönemsel etkiler neticesinde eğitim hizmetleri (yüzde 30,27) fiyat artışlarıyla öne çıkmıştır. Üniversite eğitim ücretlerinde bu dönemde oldukça yüksek artışlar (yüzde 127,72) izlenmiştir.

Lokanta-otel fiyatlarındaki aylık yükseliş (yüzde 4,15), temelde gıda fiyatlarındaki yavaşlamanın etkisiyle yemek hizmetlerine bağlı olarak bir önceki aya kıyasla güç kaybetse de yüksek seyrini korumuştur. Konaklama grubu tarafında ise üniversitelerin açılmasına istinaden yurt ücretlerinde belirgin artışlar izlenmiştir.

Temel mal grubu yıllık enflasyonu 1,26 puan yükselerek yüzde 53,23 olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde, fiyat artışları alt gruplar genelinde yavaşlarken, yıllık enflasyon dayanıklı mal (altın hariç) ile giyim ve ayakkabı alt gruplarında yükselmiş, diğer temel mallarda ise bir miktar gerilemiştir.

Dayanıklı mallarda fiyatlar yüzde 2,58 oranında artarken, otomobil fiyatları yataya yakın seyretmiş (yüzde 0,23), beyaz eşya (yüzde 7,48) ve mobilya (yüzde 6,42) kalemlerinde fiyat artışları gücünü korumuştur. Diğer temel mallar alt grubunda fiyatlar yüzde 2,66 ile daha ılımlı bir şekilde yükselmiş, kişisel bakım ürünleri, konutun bakım ve onarımı için malzemeler ve ev ile ilgili temizlik malzemeleri öne çıkan kalemler olmuştur. Giyim ve ayakkabı alt grubunda fiyatların yüzde 2,51 oranında artış kaydetmesiyle yıllık enflasyon yüzde 31,36 olmuştur.

Enerji fiyatları eylül ayında yüzde 3,83 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu ise 3,78 puan azalarak yüzde 10,25 seviyesinde gerçekleşmiştir. Grup aylık fiyat artışında, ham petrol başta olmak üzere uluslararası enerji fiyatlarındaki yükseliş belirleyici olmuştur. Bu görünüm altında, katı yakıtlar, tüp gaz ve akaryakıt kalemleri sırasıyla aylık bazda yüzde 6,11, 5,93 ve 4,62 oranlarında artış kaydetmiştir. Şebeke suyu fiyatları eylül ayında da yüksek artışını (yüzde 4,42) sürdürmüştür.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları eylül ayında yüzde 3,32 oranında artmış, yıllık enflasyon 2,28 puan yükselerek yüzde 75,14 olmuştur. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 2,53 puan artışla yüzde 96,17’ye, işlenmiş gıdada ise 2,15 puan artışla yüzde 59,95’e yükselmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış veriler taze meyve sebze fiyatlarının sebze fiyatları öncülüğünde yavaşladığına işaret etmiştir.

Bu dönemde taze meyve ve sebze dışı gıda grubunda genele yayılan fiyat artışları görülmüştür. Yumurta, şeker, kuruyemiş, çiğ süt fiyat artışının sarkan etkilerine istinaden süt ile süt ürünleri, katı-sıvı yağlar ve kırmızı et fiyat artışları ile dikkat çekmiştir. Diğer taraftan, ekmek ve tahıllar kalemindeki fiyat artışları son iki aya kıyasla yavaşlamıştır.

Alkollü içecekler ve tütün ürünleri grubunda fiyatlar yüzde 10,03 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 15,18 puan artışla yüzde 67,16 olarak gerçekleşmiştir. Bu gelişmede, tütün ürünlerinde üretici firma kaynaklı fiyat artışları (yüzde 11,08) belirleyici olmuştur.

Yurt içi üretici fiyatları eylül ayında yüzde 3,40 oranında artmış, yıllık enflasyon 1,97 puan azalışla yüzde 47,44 olmuştur. Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, aylık bazda en belirgin artış küresel enerji emtia fiyatlarındaki yükseliş kaynaklı olarak yüzde 6,12 ile yurt içi enerji fiyatlarında kaydedilmiştir. Diğer taraftan, ara mallarında aylık fiyat artışı yüzde 1,92 ile önemli ölçüde yavaşlamıştır.

Aylık fiyat gelişmeleri sektörler bazında incelendiğinde ise tütün ürünleri, suyun arıtılması ve dağıtılması, ham petrol ve doğal gaz, diğer madencilik-taş ocakçılığı, diğer mamul eşyalar, rafine edilmiş petrol ürünleri, elektrik-gaz imalatı, kömür ve ağaç ürünleri sektörleri fiyat artışlarıyla öne çıkmıştır.”

Paylaşın

Merkez Bankası Başkanı, Tek Haneli enflasyon İçin 2026’yı İşaret Etti

Plan ve Bütçe Komisyon’unda sunum yapan Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, “Parasal sıkılaştırma adımlarımızın birikimli etkileri ile ana eğilimi düşürerek, dezenflasyonu 2024 yılında Enflasyon Raporu’ndaki patika ile uyumlu şekilde tesis etmekte kararlıyız” dedi ve ekledi:

“Petrol fiyatlarındaki artış ve enflasyon beklentilerinde süregelen bozulma enflasyonda ilave yukarı yönlü baskı oluşturmaktadır. Bu unsurlar enflasyonun yıl sonunda enflasyon raporundaki tahmin aralığının üst sınıra yakın seyredeceğine işaret etmektedir.”

Gaye Erkan, açıklamasının devamında, “Yıllık enflasyonda düşüşü baz etkisiyle Mayıs 2024’ten sonra görmeye başlayacağız. 2025’te istikrar dönemi olacak ve 2026’da enflasyonu tek haneye indireceğiz” ifadelerini kullandı.

TCMB Başkanı Dr. Hafize Gaye Erkan Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyon’unda sunum yaptı. Erkan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Fiyat istikrarı temel amacımız doğrultusunda tüm araçlarımızı kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz.Parasal sıkılaştırmayı makro ihtiyati çerçevedeki sadeleştirme ile birlikte yürüterek, hem parasal aktarım mekanizmasının güçlenmesini, hem de attığımız adımların makro finansal istikrarı pekiştirmesini hedefliyoruz.

Beklentileri yeniden çıpalayacak, ekonomideki güven ve öngörülebilirliği artıracak para politikasını sabırla uygulamaya yönelik kararlılığımızı attığımız adımlarla gösteriyoruz.

Parasal sıkılaştırma sürecimizin ve güçlü bir eğilim gösteren rezerv birikiminin etkilerinin döviz kuru istikrarını desteklediğini görmekteyiz.

Akaryakıt fiyatları, fiyatlama davranışları üzerinde ilave bir risk oluşturuyor. Akaryakıt önümüzdeki dönemde de enflasyon üstünde risk. Sanayiye yönelik elektrik ve doğalgaz zamları yıllık enflasyonu artıracak.

Enflasyonun ana eğilimi eylül ayı itibarıyla yavaşlamaya başlamıştır, dezenflasyonu tesis etmekte kararlıyız. Tüm araçlarımızı enflasyon tek haneye gerileyene kadar kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz. Petrol fiyatlarındaki artış ve enflasyon beklentilerinde süre gelen bozulma enflasyonda ilave yukarı yönlü baskı oluşturmakta.

Bu unsurlar enflasyonun yıl sonunda enflasyon raporundaki tahmin aralığının üst sınıra yakın seyredeceğine işaret etmekte. Merkez Bankası rezervleri 4 ayda 27 milyar dolar artarak 125,5 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Parasal sıkılaştırma adımlarımızın birikimli etkileri ile ana eğilimi düşürerek, dezenflasyonu 2024 yılında Enflasyon Raporu’ndaki patika ile uyumlu şekilde tesis etmekte kararlıyız. Politika faizinde gerçekleştirdiğimiz kademeli ve kararlı artışların yanı sıra makro ihtiyati çerçevede attığımız sadeleşme adımlarının da katkısıyla piyasa mekanizmasının yeniden tesisi sağlanmıştır.

“Piyasadaki kur oynaklığı geriledi”

Kur korumalı mevduat bakiyesi gerilerken rezervlerde de artış sağlanması, KKM’den ve döviz mevduattan TL’ye geçiş stratejisinin başarıyla ilerlediğine ve TL’ye arzu edilen sağlıklı geçişin başladığına işaret etmektedir. Piyasadaki kur oynaklığı geriledi.

Enflasyon konusunda geçiş sürecindeyiz. Geçiş sürecinde enflasyonda geçici bir yükseliş gerçekleşmektedir. 2024 yılında dezenflasyon süreci başlayacaktır.

Faiz kararlarınızı, miktarsal sıkılaştırma ile daha etkili hale getiriyoruz. Fiyat istikrarını tesis etmekte kararlıyız. Haziran ayından bugüne süre gelen parasal sıkılaştırma sürecinin etkilerini belirgin şekilde 2024 yılında görmeye başlayacağız. Bu nedenle 2024 yılını dezenflasyon dönemi olarak tanımlıyoruz.

Yıllık enflasyonda düşüşü baz etkisiyle Mayıs 2024’ten sonra görmeye başlayacağız. 2025’te istikrar dönemi olacak ve 2026’da enflasyonu tek haneye indireceğiz.”

Paylaşın