Siirt: Türbe Höyüğü

Türbe Höyüğü; Siirt’in Merkez İlçesi, Yokuşbağlar Köyü, Çiçekyurdu Mezrası’nın kuzeybatısında yer alır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Türbe Höyüğü, Botan Vadisi’nin güneybatı kıyısında, Bitlis Çayı’nın Botan Çayı’na (Uluçay) döküldüğü yere yakın bir yerleşim yeridir. Siirt İl Merkezine yaklaşık 27 kilometre uzaklıkta bulunan Höyük, Botan Çayı’nın güneybatısındaki geniş düzlüklerin doğusunda, nehrin kenarında bulunan bir teras üzerindedir. Konum itibariyle önemli bir sahada bulunmaktadır.

Bilimsel araştırmalarla sürekli değişse de, insanın dünyadaki varlığı olarak bilinen 2.8 milyon yılı aşan sürenin hemen tamamında insan mağarada yaşamış MÖ 12.000’li yıllarda höyük adı verilen köyler kurarak mağara yaşamından çıkmışlardır.

Siirt, Doğu Anadolu Bölgesinin, Güneydoğu Anadolu Bölgesiyle bağlantısını sağlayan kapı olması ve coğrafyasının insan yaşamına son derece uygun olmasından dolayı her zaman dikkat çekici olmuştur. Yapılan kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılan buluntulardan anlaşıldığı üzere Siirt ve çevresinde tarih öncesi dönemlerde çeşitli medeniyetlere ait kentler veya köyler kurulmuştur.

Türbe Höyüğü, tarih turizmi açısından değerlendirilebilecek önemli bir yerleşimdir. Farklı dönemlere ait izler taşıyan höyükte ilk iskan MÖ 7 binyılın son çeyreği öncesi döneme tarihlenmektedir. Höyük üzerinde bulunan mezarlardan dolayı Türbe Höyüğü olarak adlandırılmıştır.

Botan Vadisi’nde bulunan önemli tarihi mekanlardan biridir. Türbe Höyüğü’nde yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkarılan buluntuların farklı dönemlere ait izler taşıması burayı arkeolojik turizm için ilgi çekici kılmaktadır. Türbe Höyük’te ortaya çıkarılan buluntuların turizm açısından değerlendirilmesi bölge turizmi için büyük önem arz etmektedir.

Paylaşın

Siirt: Güsir Höyüğü

Güsir Höyüğü; Siirt’in Eruh İlçesi, Ormanardı Köyü’nün 2 km kadar batısında yer alan Gusir Gölü’nün çevresinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Siirt İl Merkezine yaklaşık 40 km uzaklıktaki Güsir Höyüğü, Botan Çayı (Uluçay) ile birleşen Kavaközü Vadisi’nin güneyinde yer almakta olup, yaklaşık 3-4 hektar büyüklüğünde bir yerleşim alanına sahiptir

Bilimsel araştırmalarla sürekli değişse de, insanın dünyadaki varlığı olarak bilinen 2.8 milyon yılı aşan sürenin hemen tamamında insan mağarada yaşamış MÖ 12.000’li yıllarda höyük adı verilen köyler kurarak mağara yaşamından çıkmışlardır.

Siirt, Doğu Anadolu Bölgesinin, Güneydoğu Anadolu Bölgesiyle bağlantısını sağlayan kapı olması ve coğrafyasının insan yaşamına son derece uygun olmasından dolayı her zaman dikkat çekici olmuştur. Yapılan kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılan buluntulardan anlaşıldığı üzere Siirt ve çevresinde tarih öncesi dönemlerde çeşitli medeniyetlere ait kentler veya köyler kurulmuştur.

Bölgenin bilinen en eski yerleşim yeri olan Güsir Höyüğü, toplanan buluntulardan elde edilen bilgilere göre, yaklaşık olarak MÖ 9700-8800 aralığında, Çanaksız Çömleksiz Neolitik Döneme tarihlenmektedir. Bu yerleşimden toplanan obsidyen aletlerin varlığı, muhtemelen Botan ve Bitlis Vadileri aracılığıyla Van Gölü Bölgesi’ne değin uzanan bir değiş-tokuş sisteminin varlığıyla ilişkilidir. Bu sahada mimarı kalıntılar, Yontmataş buluntuları ve diğer farklı buluntular mevcuttur.

Höyükte, duvar örgü tekniği, malzeme boyutları birbirinden farklı, dörtgen, oval, yuvarlak planlı yapılar, çukur tabanlı yapı, gömütler, dikilitaşlar, duvarlara asılı yabani koyun boynuzları ve silo benzeri yapılar bulunmaktadır. Ayrıca büyük çoğunluğu çakmaktaşı ve az sayıda da obsiyenden oluşan kazıyıcılar, deliciler, uçlar, kalem, düzeltili dilgi ve yonga gibi aletler Yontmataş buluntuları arasında yer almaktadır.

Yine burada öğütme taşları, delikli taşlar, hayvan başı şeklinde biçimlendirilmiş havanelleri, el taşları, altlıklar, taş tıkaç, kemik deliciler, bezekli taş plakalar, bir yüzü bezekli diğer yüzeyi oluklu taşlar, gömütlerin birçoğuna armağan olarak bırakılan süs eşyaları ve boncuklar, Güsir Höyüğe has olan oval veya yuvarlak biçimli yassı taşlardan yapılan pendant benzeri objeler höyükte ele geçirilen diğer buluntulardır. Bu mimari yapılar ve buluntular, çalışma sahasında prehistorik turizm açısından büyük öneme sahiptir. Höyük doğal çevre özellikleriyle de oldukça dikkat çekicidir

Paylaşın

Siirt: Baçova Yaylası

Baçova Yaylası; Siirt’in Şirvan İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Konaklama tesisi
bulunmayan yaylada hiçbir mekansal düzenleme yapılmamıştır.

Yaylaların yüzyıllardır devam eden klasik amaçlı kullanımlarına günümüzde yeni fonksiyonlar eklenmiştir. Son yıllarda bu alanlar turizm için oldukça ilgi çekmektedir.

Yayla turizmi, yaz aylarında serinleme, dinlenme, dağ-yayla havası teneffüs etme, doğal ortamda doğal yaşamı gözlemleme, doğal ürünler tüketme gibi birçok faaliyetin gerçekleştirilebildiği turizm türüdür.

Ayrıca yaylalar yerel, kültürel, sosyal ve etnolojik özellikleri ile de ilgi çeken alanlardır. Siirt’te yayla turizmi açısından zengin bir alandır. Baçova Yaylası’da bu yaylalardan biridir.

Ancak burada hiçbir turistik faaliyet gerçekleştirilmemektedir. Yayla geçmişten günümüze kadar hayvancılık faaliyetleri için kullanılmıştır. Konaklama tesisi bulunmayan yaylada hiçbir mekansal düzenleme yapılmamıştır.

Yaylaya gitmeden önce tüm ihtiyaçlarınızı karşılamanızı öneririz. Yöre halkı, oldukça sıcak ve samimidir. Size her türlü yardımda bulunacağından şüpheniz olmasın.

Paylaşın

Siirt: Herakol Yaylası

Herakol Yaylası; Siirt’in Pervari İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Konaklama tesisi
bulunmayan yaylada hiçbir mekansal düzenleme yapılmamıştır.

Yaylaların yüzyıllardır devam eden klasik amaçlı kullanımlarına günümüzde yeni fonksiyonlar eklenmiştir. Son yıllarda bu alanlar turizm için oldukça ilgi çekmektedir.

Yayla turizmi, yaz aylarında serinleme, dinlenme, dağ-yayla havası teneffüs etme, doğal ortamda doğal yaşamı gözlemleme, doğal ürünler tüketme gibi birçok faaliyetin gerçekleştirilebildiği turizm türüdür.

Ayrıca yaylalar yerel, kültürel, sosyal ve etnolojik özellikleri ile de ilgi çeken alanlardır. Siirt’te yayla turizmi açısından zengin bir alandır. Herakol Yaylası’da bu yaylalardan biridir.

Ancak burada hiçbir turistik faaliyet gerçekleştirilmemektedir. Yayla geçmişten günümüze kadar hayvancılık faaliyetleri için kullanılmıştır. Konaklama tesisi bulunmayan yaylada hiçbir mekansal düzenleme yapılmamıştır.

Yaylaya gitmeden önce tüm ihtiyaçlarınızı karşılamanızı öneririz. Yöre halkı, oldukça sıcak ve samimidir. Size her türlü yardımda bulunacağından şüpheniz olmasın.

Paylaşın

Siirt: Çemikari Yaylası

Çemikari Yaylası; Siirt’in Pervari İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Konaklama tesisi
bulunmayan yaylada hiçbir mekansal düzenleme yapılmamıştır.

Yaylaların yüzyıllardır devam eden klasik amaçlı kullanımlarına günümüzde yeni fonksiyonlar eklenmiştir. Son yıllarda bu alanlar turizm için oldukça ilgi çekmektedir.

Yayla turizmi, yaz aylarında serinleme, dinlenme, dağ-yayla havası teneffüs etme, doğal ortamda doğal yaşamı gözlemleme, doğal ürünler tüketme gibi birçok faaliyetin gerçekleştirilebildiği turizm türüdür.

Ayrıca yaylalar yerel, kültürel, sosyal ve etnolojik özellikleri ile de ilgi çeken alanlardır. Siirt’te yayla turizmi açısından zengin bir alandır. Çemikari Yaylası’da bu yaylalardan biridir.

Ancak burada hiçbir turistik faaliyet gerçekleştirilmemektedir. Yayla geçmişten günümüze kadar hayvancılık faaliyetleri için kullanılmıştır. Konaklama tesisi bulunmayan yaylada hiçbir mekansal düzenleme yapılmamıştır.

Yaylaya gitmeden önce tüm ihtiyaçlarınızı karşılamanızı öneririz. Yöre halkı, oldukça sıcak ve samimidir. Size her türlü yardımda bulunacağından şüpheniz olmasın.

Paylaşın

Siirt: Cema Yaylası

Cema Yaylası; Siirt’in Pervari İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Konaklama tesisi
bulunmayan yaylada hiçbir mekansal düzenleme yapılmamıştır.

Yaylaların yüzyıllardır devam eden klasik amaçlı kullanımlarına günümüzde yeni fonksiyonlar eklenmiştir. Son yıllarda bu alanlar turizm için oldukça ilgi çekmektedir.

Yayla turizmi, yaz aylarında serinleme, dinlenme, dağ-yayla havası teneffüs etme, doğal ortamda doğal yaşamı gözlemleme, doğal ürünler tüketme gibi birçok faaliyetin gerçekleştirilebildiği turizm türüdür.

Ayrıca yaylalar yerel, kültürel, sosyal ve etnolojik özellikleri ile de ilgi çeken alanlardır. Siirt’te yayla turizmi açısından zengin bir alandır. Cema Yaylası’da bu yaylalardan biridir.

Ancak burada hiçbir turistik faaliyet gerçekleştirilmemektedir. Yayla geçmişten günümüze kadar hayvancılık faaliyetleri için kullanılmıştır. Konaklama tesisi bulunmayan yaylada hiçbir mekansal düzenleme yapılmamıştır.

Yaylaya gitmeden önce tüm ihtiyaçlarınızı karşılamanızı öneririz. Yöre halkı, oldukça sıcak ve samimidir. Size her türlü yardımda bulunacağından şüpheniz olmasın.

 

Paylaşın

Siirt: İki Girişli Mağara

ki Girişli Mağara; Siirt’in Kurtalan İlçesi, Yuvalı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Mağaralar tarih boyunca insanların ilgisini çeken oluşumlardır. Büyük yer altı oyukları olarak da tanımlanan mağaralar, genellikle suların eritme süreci ile oluşmuş karstik aşınım şekillerinin en tipik örneklerinden olan yer altı ve yerüstü boşluklarıdır. Doğal oluşumlu mağaralar dışında, insan eliyle yapılmış mağaralar bulunmaktadır.

Mağaraların görsel, sportif, kültür ve sağlık bakımından sahip oldukları özellikler, turizme alternatif bir tip olarak mağara turizmini meydana getirmiştir. Mağaralar doğal oluşum ve varlıklarıyla (sarkıt ve dikitler, traverten, kuyu, göller, dereler, süslü salonlar) doğa turizminin, yerleşim ve dini ibadet yeri olarak kültür ve inanç turizminin, mikrokliması ve içindeki termal şifalı suları ile ise sağlık turizminin içinde değerlendirilmektedir.

Ülkemizin her tarafında olduğu gibi Siirt ve çevresi de mağara turizmi için büyük bir potansiyele sahiptir. İki girişli mağara turizm potansiyeli yüksek olan jeomorfolojik oluşumlardan biridir. Mağara, kalkerli kayacın akarsu tarafından aşındırılması sonucu oluşmuştur. Mağaranın iki girişi olduğu için “İki Girişli Mağara” olarak bilinmektedir. Mağara Bitlis Çayı kenarındaki konumu ve sahip olduğu görünümlerle oldukça ilgi çekicidir. Işıklandırma ve diğer çeşitli çevre düzenlemeleri yapılmak suretiyle turizmde değerlendirilebilir.

Paylaşın

Siirt: Çaykaya Mağarası

Çaykaya Mağarası; Siirt’in Baykan İlçesi, Çaykaya Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Mağaralar tarih boyunca insanların ilgisini çeken oluşumlardır. Büyük yer altı oyukları olarak da tanımlanan mağaralar, genellikle suların eritme süreci ile oluşmuş karstik aşınım şekillerinin en tipik örneklerinden olan yer altı ve yerüstü boşluklarıdır. Doğal oluşumlu mağaralar dışında, insan eliyle yapılmış mağaralar bulunmaktadır.

Mağaraların görsel, sportif, kültür ve sağlık bakımından sahip oldukları özellikler, turizme alternatif bir tip olarak mağara turizmini meydana getirmiştir. Mağaralar doğal oluşum ve varlıklarıyla (sarkıt ve dikitler, traverten, kuyu, göller, dereler, süslü salonlar) doğa turizminin, yerleşim ve dini ibadet yeri olarak kültür ve inanç turizminin, mikrokliması ve içindeki termal şifalı suları ile ise sağlık turizminin içinde değerlendirilmektedir.

Ülkemizin her tarafında olduğu gibi Siirt ve çevresi de mağara turizmi için büyük bir potansiyele sahiptir. Çaykaya Mağarası doğal özellikleri ile en dikkat çekici olanıdır. Mağara, bölgede günümüze kadar araştırması yapılmış en uzun doğal mağara özelliğine sahiptir. Germik Formasyonun üst seviyelerini oluşturan masif kireçtaşları içerisinde, sahadaki bindirmeler sonucu gelişmiş olan mağara yaklaşık 200 m uzunluğundadır.

Mağara, sağ tarafında yer alan Başur Çayı vadisine paralel olarak, fay hattı boyunca K-KD yönlü olarak devam etmektedir. Ortalama 5 m derinliğe sahip olan ve ilk girişten itibaren 13 m’lik ikinci bir inişle ulaşılan mağara tabanından itibaren, yaklaşık 20 derece eğime sahip olan ana galeriden 6 m ilerlenerek GD yönünde gelişmiş olan bir kola ulaşmaktadır.

Yarasa popülasyonunun bulunduğu yan kol ortalama 1,5 m genişlik, 1,5 m yükseklik ve yaklaşık 60 m uzunluğundadır. Mağaranın tabanı genel olarak çökmüş moloz ve irili ufaklı kaya parçalarıyla kaplı olup, yer yer damlataş oluşumları görülmektedir. Çaykaya Mağarası turizm için büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak mağara, gerekli düzenlemeler yapıldığı takdirde şartıyla turizm amaçlı kullanılabilir.

Paylaşın

Siirt: Botan Kanyonu

Botan Kanyonu; Siirt’in Merkez İlçesi, Kayaboğaz Köyü civarında yer almaktadır. İl merkezine 4-5 km mesafedeki bölgeye özel veya ticari araçla gidilebilir.

Botan Kanyonu turizm için oldukça dikkat çekicidir. Bu dar ve derin kanyon, Alt Pleyistosen’de Botan Çayı’nın (Uluçay) Kavika ve Gökçedağ antiklinallerini yarması sonucu oluşmuştur. Bu vadi içlerinde bulunan katmanlar litolojik olarak farklı yapıya sahip olduklarından farklı aşınım ve birikim şekilleri (kornişler, sekiler, vb.) meydana gelmiştir.

Ayrıca flüvyal ve karst jeomorfolojisine ait çok sayıda örnek bulunur. Dolayısıyla kanyon, içinde bulunan sekiler, kornişler, gömük menderes, doğal mağaraları, sarp yamaçlar ve daha birçok jeomorfolojik ve litolojik oluşumlar ve muazzam coğrafi görümü ile jeomorfoturizm için önemli bir potansiyeldir.

Ancak turistlerin en çok ilgisini çeken mekânlar ise hem Botan Vadisi’ne hem de Botan Kanyonu’na hâkim noktalarda yer alan olan Rasılhacar Tepesi ve bu tepe de yar alan Rasılhacar (Deliktaş) oluşumu ile Kale (Kaletül Üstad) seyir noktalarıdır.

Altından tüm haşmetiyle geçmekte olan Uluçay’a (Botan) tepeden kuşbakışı bakan Taşbaşı Mağarası, ziyaretçilerine eşsiz bir manzara sunmaktadır. Uluçay’a (Botan) yaklaşık 350 metre yükseklikten bakan mağara, dik kireç taşlarının milattan önceki devirlerde oyulmasıyla oluşmuştur.

Barınma amaçlı kullanıldığı bilinen mağara iç çeperini el vuruşlarıyla kazıldığı görülmektedir. İki mağara bulunan küçük bir pencere, mağaralar arası iç ulaşımı sağlamaktadır. Mağaranın hemen yanında dikine yükselen ve atlama taşı denilen bir kaya mevcuttur ki; burayı ziyarete gelen gençlerin cesaretlerini ispatlamak için bir kayadan diğerine atladıklarından bu adı almıştır.

Taşbaşı olarak bilinen büyük mağaranın hemen yanında bulunan delikli taş eşsiz bir manzaraya sahiptir. Aşağıdan, kıvrım kıvrım ilerleyen Uluçay’ı (Botan Suyu) seyretmenin keyfi bambaşkadır. Şu an etrafı demir korkuluklarla da çevrilmiş olsa da güzelliğinden bir şey kaybetmeyen Rasıl Hacar derin vadinin üzerinden çekilen fotoğraflarla olsun yamaç paraşütüyle olsun doğaseverleri bekliyor.

Paylaşın

Siirt: Cumhuriyet (Hıdr-Ul Ahdar) Camii

Cumhuriyet (Hıdr-Ul Ahdar) Camii; Siirt’in Merkez İlçesi, Ulus Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Siirt yöresi uzun tarihi geçmişi süresince farklı dinlere mensup grupları içinde barındırmış, dini misyonu olan önemli bir merkezdir. Önemli inanç çekim merkezlerine sahip olan Siirt, İslam dini başta olmak üzere çeşitli dinlere ait dini eserlere sahip, önemli bir alternatifi teşkil etmektedir.

Nitekim inanç turizminin gelişimini sağlayan önemli bir faktör de, dini mekânların ibadetlerin gerçekleştirilmesi için kullanımı nedeniyle insanlar tarafından ziyaret edilmesidir. Bu eserlerden biride Cumhuriyet (Hıdr-Ul Ahdar) Camisi’dir.

Hıdr’ul Ahdar Camii’ın, 12. yüzyılın başlarında yapıldığı düşünülmektedir. 1929 yılında yeniden onarılan, minaresi yenilenen caminin ismi de Cumhuriyet Camii olarak değiştirilmiştir. Caminin bitişiğinde bulunan Suk’ul Ayn Çeşmesi de Selçuklu döneminde yapılmıştır.

Kesme taştan, tek kubbeli bir yapı olan bu caminin doğusuna Selçuklu döneminden sonra iki kubbeli bir mekân eklenmiş ve yapının planı dikdörtgene dönüşmüştür. Kuzey yönünde biri ibadet mekânına, diğeri de sonradan eklenen bölüme açılan iki ayrı kapısı bulunmaktadır. Bu kapılar sivri kemerlidir. Ancak bu kemerli kapılar sonradan kapatılmış ve iki küçük kapıya dönüştürülmüştür.

Paylaşın