Şanlıurfa: Reji (Aziz Petrus-Aziz Paulus) Kilisesi

Reji (Aziz Petrus-Aziz Paulus) Kilisesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Kurtuluş Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Aziz Petrus ve Aziz Paulus Kilisesi, Ellisekiz Meydanı’nın kuzeydoğusundadır. Yapı, 6. yüzyıla ait bir kilise kalıntısının üzerine, 1861 yılında inşa edilmiştir.

Kilise, Hz. İsa’nın iki havarisinin anısına inşa edildiğinden onların ismini taşımaktadır. Yapı, 1924 yılına yani Urfalı Süryanilerin Halep’e(Suriye) göç edişlerine kadar, aktif olarak kullanılmıştır.

Aziz Petrus ve Aziz Paulus Kilisesi, 1924 yılında Tekel idaresi tarafından önce tütün fabrikası sonra üzüm deposu olarak kullanılır. Kilise, halk tarafından Tekel kelimesinin Fransızca karşılığı olan Regie (Reji)’den dolayı “Reji Kilisesi” olarak isimlendirilmiştir.

Kiliseden çıkarılan yazılı mezar taşları Urfa Müzesi’nde gönderilmiştir. Kilise, Şanlıurfa Valiliği tarafından 1998 yılında restore edilerek, 24 Mayıs 2002 tarihinde “Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi” olarak hizmete girmiştir. Bugün hala çeşitli sosyal etkinlikler için kullanılmaktadır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Cabir El-Ensar Camii ve Türbesi

Cabir El-Ensar Camii ve Türbesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Cabir el-Ensar (Yardımcı) Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Cabir b. Abdullah’a (Cabir el-Ensar) atfedilen bir türbe (meşhed) ve yanında yine O’nun adını taşıyan bir cami bulunmaktadır. Mihraba paralel üç kubbe ile örtülü olan caminin doğusuna dördüncü kubbeli bir mekânla türbe eklenmiştir.

Cabir el-Ensar’ın hicretten 16 yıl önce (miladi 607) Medine’de doğduğu, 697 yılında yine Medine’de vefat ettiği kaynaklarda kayıtlıdır. Slam Peygamberi Hz. Muhammed ile birlikte birçok savaşa katılan, Hz. Peygamberin vefatından sonra Şam’ın fethinde bulunmuş ve savaş esnasında vücudunun bir parçası kopmuştur.

Kopan parçanın gömüldüğü yere bu sahabeye olan saygıdan ötürü bir türbe ve bir camii yaptırılmıştır. 1992 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce restore edilen camii ve türbe Şanlıurfa ve civar köylerince yoğun bir şekilde ziyaret edilmektedir.

Paylaşın

Şanlıurfa: Şeyh Mes’Ud Türbesi

Şeyh Mes’Ud Türbesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Şıh Maksut Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şanlıurfadaki türbelerin en eski tarihlisi olan bu yapı, aslında dört eyvanlı kapalı Selçuklu medreseleri tarzında inşa edilmiş bir medrese yapısıdır. Doğudaki eyvanın alt kısmındaki odada Şeyh Mesut’un mezarı, eyvan içerisinde de sandukası bulunmaktadır.

Şeyh Mesut, Anadolu’nun İslamlaşmasını sağlayan ve halkın mezheplerle tanışmasını sağlayan Hoca Ahmet Yesevi’nin halifelerinden biridir. Şeyh Mes’ud, Nişabur’dan Anadolu’ya gelerek halka İslamiyeti öğretmekle görevlendirilmiştir.

Uzun yıllar Urfa’da Müslümanlığa hizmet etmiş evliyadandır. Yapının 100 metre kadar batısında bulunan bir sarnıcın yanındaki kaya üzerine yazılmış Arapça kitabede: “Bu sarnıc, Nişaburlu Said Hengel’in oğlu Mes‘ud tarafından 10 Receb 579 (m. 30 Ekim 1183) tarihinde oyulmuştur. Kim Allah’ı yardıma çağırırsa, Allah ona ve bütün Müslümanlara yardım ve merhamet etsin” yazılıdır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Hartavizade Hafız Muhammed Selim Türbesi

Hartavizade Hafız Muhammed Selim Türbesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Bamyasuyu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Hartavizade Hafız Muhammed Selim Türbesi Dabakhane Camisi’nin batı kapısı bitişiğindedir. Şeyh Muhammed Selim Efendi 1785 yılında Urfa’da doğmuştur.

Tasavvuf dünyasının büyüklerinden 1826’da vefat eden Nakşibendi Şeyhi Mevlana Halid-i Bağdadî Hazretlerinin mürididir. Muhammed Selim Efendi, şeyhi ölünce Urfa’da Halid Bağdadî’nin halifeliğini devam ettirmiştir.

Muhammed Selim 1860 da Urfa’da vefat edince Mevlid-i Halil Kabristanı’na defnedilir. 1874’te yol çalışmaları nedeniyle Şeyhin kabri Dabakhane Camii’ndeki bugünkü yerine nakledilir.

Türbe, Hafız Muhammed Selim Efendi’nin oğlu Ferideddin tarafından 1880’de yaptırılmıştır. Urfa salnamesi de Hartavi Hafız Muhammed Selim Efendi’nin Türkçe, Farsça ve Arapça şiirler söylemiş büyük bir âlim ve şeyh olduğunu kaydetmektedir.

Paylaşın

Şanlıurfa: Şeyh Müslüm Hafız Türbesi

Şeyh Müslüm Hafız Türbesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Onikiler Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Devrinin büyük âlim, evliyası ve hafızıdır. Nakşibendî halifesidir. Nakşibendî tarikatının Halıdiye koluna mensuptur. Kendisi Kerküklü Şeyh Abdurrahman Efendi’nin halifesidir. Türbesi Harrankapı Kabristanı’ndadır.

Hacı Müslüm Hafız Efendi (k.s), 1884 yılında Urfa’da dünyaya geldi. Babası Abdullah Şeddadi Aşireti’ndendir. Annesi Hediye Hanım Şeyhanlı Aşireti’ndendir.

Genç yaşta Abdurrahman Dede Köyü’nden Rahime adlı bir hanımla evlenmiş ve bu evlilikten bir oğlu (Hacı Bahaeddin Abacı) ve üç kızı (Saliha, Emine ve Zeyneb) olmuştur. Hacı Müslüm Hafız Efendi 1958 yılında vefat etmiştir.

Hacı Müslüm Hafız (k.s.) Efendi, Urfa’da camilerin tamir ve onarımını ilk olarak kendisi başlatmıştır. Kendisinden sonra bu işlerle müridi merhum Hacı Rafi Görgün Hafız Efendi uğraşmıştır. 1951’de Mevlid-i Halil Camii’ni, 1954’de Maşuk Köyü Camii’ni, 1956’da Çarhoğlu Camii’ni, 1957’de Sefalı Camii’ni ve 1958’de de Abamor Ziyalı Camii’ni yeniden inşa ettirmiştir.

Bu camiler inşa edilirken maddi destek hayırsever Urfalılardan gelmiş olup, camilerin mimarlığını ve mühendisliğini ise Hacı Müslüm Hafız (k.s.) Efendi yapmıştır. Mimarlık ve mühendislik ile ilgili hiçbir eğitim almamasına rağmen yaptırdığı camilere insanlar hayran kalmıştır. Bu camilerin dışında Arabi Camii ve Gölpınar Köyü Camii’lerinin de tamirlerini gerçekleştirmiştir.

Paylaşın

Şanlıurfa: Seyyid Hacı Ali Türbesi

Seyyid Hacı Ali Türbesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Onikiler Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Harran Kapı Mezarlığı içerisinde yer alan bu türbe, kesme taşlardan sekizgen planlı ve tek kubbeli olarak inşa edilmiştir.

Kitabesinde şöyle yazılıdır: “Bu mezar, seyyidler seyyidi, iyilik ve güzellikler babası, Seyyid Maksud oğlu Seyyid Hacı Ali’nindir. Allah’ın rahmetine kavuştuğu Rebiyülevvel 1003 (Kasım 1594) tarihinde burası bina edilmiştir.”

Türbede, Seyyid Ali’den başka 1876’da vefat eden Kadiri Şeyhi Hacı Mustafa Efendi, iki oğlu, bir kızı ve 1969’da vefat eden Şeyh Hüseyin’e ait olmak üzere toplam 6 mezar bulunmaktadır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Nebih Efendi Türbesi

Nebih Efendi Türbesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Kadıoğlu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Devrinin büyük alim ve evliyasından olan Nebih Efendi’nin Türbesi Bediüzzaman Mezarlığı’nın batı tarafındadır. Halk arasında Nebi Efendi olarak tanınır.

Aynı türbede Nebi Efendi’nin ayakucunda Şeyh Abdurrahman Efendi ve Kürt Hac Ali Efendi’nin mezarları bulunmaktadır. Bu türbe halk tarafından sürekli ziyaret edilmektedir.

Nebih Efendi, 1789’da (hicri 1203) vefat etmiştir. Nakşibendî tarikatına mensuptur. Nebih Efendi’nin tekkesi Bıçakçı Meydanı yakınındaki Nabi Sokak’tadır. Nebih Efendi’nin Türbesi’nin dışarısında ve kuzey tarafında ise oğlunun mezarı bulunmaktadır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Abdulkadir Erbili Türbesi

Abdulkadir Erbili Türbesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Kurtuluş Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Abdulkadir Kemaleddin Efendi aslen Erbilli’dir. 1806 doğumlu olan Abdulkadir Erbili, devrinin büyük din âlimi ve mutasavvıflarındandır. Kendisi: hem Kadiri, hem Halvetî ve hem de Nakşibendî tarikatının halifeliğini kazanmıştır.

Fakat Halveti tarikatı şeyliğinde şöhret kazanmıştır. Erbil’de Abdurrahman Talbanî’nin talebesidir. Urfa’ya ne zaman geldiği belli değildir. Kendisi 1897’de (hicri 1315) 91 yaşında iken Urfa’da vefat etmiştir. Mezarı Kurtuluş meydanında tamirini yaptırdığı Halveti tekkesinin yanında bulunan türbe içindedir.

Araplarda insanlar büyük oğullarının ismi ile çağrıldıklarından, bu kitabede de Muhammed Muhyiddin’in babası anlamına gelen “Ebu Muhammed Muhyiddin” denilmiştir. Yani hem babasının adı ve hem de büyük oğlunun adı Muhammed Muhyiddin’dir.

Eserleri:

  • Hüccetü z-Zakirin ve reddü’l-münkirin: Tasavvufa dairdir.
  • Miratü’ş-Şuhud fi beyani vahdeti Vücud: Bu da tasavvufa dairdir.
  • Hadikatü’1-Ezhar fi’l-Hikmeti ve’l-Esrar: Rabbani ilimlerden söz etmektedir.
  • El-İlhamati’r-Rahmaniye fi meratibi’l-Hakikati’l-İnsaniye: İnsanların gerçek derecelerinde Rabbani
    ilhamlar konusundadır.
  • Tefrihu’l-Hatır fı Menakibi Abdulkadir:
  • Tarikatü’l-Rahmaniye fı’r-Rücui ve’l-Vusuli ile’l-Hazreti Aliye:
  • Ed-Dürerü’1-Müteberetü fi Şehri’1-Ayati Semaniyete Aşere min mukaddimeti’1-Mesnevi Şerif
Paylaşın

Şanlıurfa: Bediüzzaman Said-i Nursi makamı

Bediüzzaman Said-i Nursi makamı; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Göller Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Said Nursî, nüfusa göre Said Okur, 1878’de Bitlis’te doğmuştur. İslam bilgini ve Kur’an-ı Kerim’in açıklanması ile ilgili ilim dalı olan tefsir âlimi yani müfessirdir.

Risale-i Nur Külliyatının yazarı ve Nur Cemaatinin ilk lideridir. Said Nursi, 31 Mart İsyanı sonrasında tutuklandı, suçsuz bulunarak serbest bırakıldı.

Atatürk’ün isteği üzerine Ankara’ya giderek Atatürk’le görüştü ve bir süre orada ikamet etti. Daha sonra Van’a yerleşti. Şeyh Said İsyanı ile herhangi bir ilişkisi olmamasına rağmen, Isparta’nın Eğridir ilçesine bağlı Barla’ya sürgün edildi.

Daha sonra da Burdur, Isparta, Kastamonu ve Emirdağ’da yazdığı bazı kitaplar sebebiyle sürgün edildi. Kitaplarından dolayı yargılandığı dönemlerde aylarca Eskişehir, Denizli, Afyon hapishanelerinde tutuklu kaldı ancak beraat etti.

23 Mart 1960’da Şanlıurfa’da vefat etti. Halil ür-Rahman Dergâhına defnedildi. Ancak 27 Mayıs Darbesi (1960) hükümetinin emriyle, 12 Temmuz 1960’da mezarı açıklanmayan bir yere nakledildi.

Paylaşın

Şanlıurfa: Şeyh Dede Osman Avni Türbesi

Şeyh Dede Osman Avni Türbesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Göller Mahallesi, Balıklı Göl Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Devrinin en büyük Kadiri Şeyhi, Şeyh Dede Osman Avni (K.S) Hazretleri İslam Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.s)’in soyundandır.

Türbenin üzerindeki kitabede şunlar yazılıdır: “Burası bütün evliyanın sultanı Ğavsül-a’zam hazreti Abdulkadir Geylani hazretlerinin pak dergâhlarıdır”. Şeyh Efendi, sürekli Mevlidi Halil Camii’nde oturmuş ve orada hizmetini yapmıştır.

Bu şekilde 70 sene şeyhlik yapmış ve 1883 senesinde vefat etmiştir. Kendisinden sonra tarikatın hizmetini yapan Hafız Halil Efendi’nin yazdığına göre Şeyh Efendi, 100 yıl kadar yaşamıştır. Dede Osman’ın tespihi, cübbesi ve bazı eşyaları hala caminin ziyaret girişinde sergilenmektedir.

Paylaşın