Metabolizmanızı Yavaşlatan Altı Kötü Alışkanlık

Sağlıklı ve aktif bir metabolizma, daha fazla kalori yakmanızı sağlayarak kilo vermenizi sağlar. Metabolizma hızınız yaktığınız kalori miktarını belirler, ayrıca kan şekeri, kolesterol, trigliserit ve tansiyon seviyenize dikkat ederek vücuttaki dengenin korunmasına yardımcı olur.

Haber Merkezi / Hepimiz metabolizmayı hızlandırmanın çeşitli yollarını biliyor olsak da bilmediğimiz şey, metabolizmanızı yavaşlatacak basit şeyler/alışkanlıklar. İşte metabolizmanızı yavaşlatabilecek altı kötü alışkanlık;

Çok az yemek;

Birçok insan, daha az kalori almanın kilo vermelerine yardımcı olacağı konusunda yaygın bir yanılgıya sahip. Ancak az kalori alımının metabolizmayı yavaşlatabileceğini bilmek sizi şaşırtacaktır. Kilo vermek için kişinin kalori açığı oluşturması (yakabileceklerinden daha az kalori tüketmesi) gerekse de, çok az kalori almak geri tepebilir; vücudunuz yiyeceğin kıt olduğunu algılar ve kalori yakma hızını düşürür.

Hareketsiz yaşam tarzı;

Hareketsiz bir yaşam tarzı sürmek, her gün yaktığınız kalori sayısında önemli bir azalmaya yol açabilir. Ayakta durmak, temizlik yapmak, merdiven çıkmak, yemek pişirmek gibi her fiziksel aktivite kalori yakmanıza yardımcı olabilir. Bu tür aktiviteye egzersiz dışı aktivite termojenezi denir.

Protein;

Sağlıklı bir kilo kaybı için yeterli protein tüketmek önemlidir. Protein sizi daha uzun süre tok tutar ve vücudunuzun kalori yakma hızını artırır. Yiyecekleri sindirdiğinizde, yiyeceklerin termik etkisi olarak adlandırılan metabolizmada bir artış olur.

Dolayısıyla proteinin termik etkisi, yağ veya karbonhidrattan çok daha fazladır. Sadece protein yemek, metabolizmanızı yüzde 20-30 oranında artırırken, karbonhidratlar için yüzde 5-10 ve yağlar için yüzde 3 veya daha az artış gösterir.

Yeterince uyumamak;

Yeterli uyku almak genel sağlığı korumak için çok önemlidir. Daha az saat uyumak, kalp hastalığı, diyabet ve depresyon gibi hastalık riskinizi artırabilir. Yetersiz uyku ayrıca metabolizma hızınızı düşürebilir ve kilo almanızı artırabilir. Zamanında uyumamak da uyku döngünüzü bozabilir ve vücudunuzun sirkadiyen ritmini bozabilir.

Çok fazla rafine karbonhidrat tüketmek;

Rafine karbonhidratlar karmaşık karbonhidratlardan çok farklıdır. Kolayca sindirilirler ve kan şekeri seviyesinin yükselmesine neden olurlar, vücudunuz onları parçalamak için daha az enerji kullanır. Bu nedenle, çok fazla karbonhidrat tüketmek, vücudunuzun daha fazla çalışmasına ve kalori yakmanıza yardımcı olan tam tahıllara kıyasla metabolizmanızı yavaşlatır.

Sıkı diyetleri takip etmek;

Sıkı diyetleri takip etmek, özellikle egzersiz yaparken vücudunuzu temel günlük işleri yapmak için enerji tasarrufu yapmaya zorlar. Vücudunuz bu kalorilere yapışıp kilo vermeyi zorlaştırdığı için bu sıkı diyetler istediğiniz sonucu vermeyebilir.

Paylaşın

Sağlıklı Kilo Nasıl Alınır?

Birçoğumuz nasıl kilo verilir diye kaygılanırken, nasıl kilo alınır diye kafa yoran insanlar da var. Zayıf insanlar için hızlı kilo almak için yağlı yiyecekler yemeye başlamak çok kolaydır, ancak bu sağlıksız ve tehlikeli bir yoldur. 

Haber Merkezi / Uzmanlar, aynı şeyi elde etmek için dengeli bir diyet izlemesi gerektiğini öneriyorlar. İşte, sağlıklı kilo almanızı sağlayabilecek birkaç ipucu;

1. Sık sık yiyin; Sağlıklı kilo almanın ilk adımlarından biri her üç saatte bir yemek yemektir. Çok uzun süre yemek yemezseniz, metabolik olarak yavaşlamaya başlarsınız, birkaç saatte bir yemek yediğinizde, daha fazla kalori alırsınız ve vücudunuzun yağsız vücut kütlesini kaybetmesini önlersiniz

2. Çeşitliliğe gidin; Her öğün ve ara öğünde en az üç farklı besin tüketin. Muhtemelen bir protein, nişasta ve bir meyve ya da sebze yiyorsunuzdur. Ancak atıştırmalıkları yerken de en az üç farklı besin aldığınızdan emin olun.

3. Yüksek kalorili yiyecekleri seçin; Yüksek kalorili yiyecekleri düşündüğümüzde, yağ düşünürüz. Yağ, aynı miktarda protein veya karbonhidrattan iki kat daha fazla kaloriye sahiptir. Ancak esas olarak bitkisel yağlar, kabuklu yemişler, tohumlar, zeytinler ve avokadolarda bulunan doymamış, kalp-sağlığı için iyi olan yağları tercih edin. Doymuş yağlardan kaçının. Kalori açısından zengin, kilo aldıran yiyecekler için iyi seçenekler arasında fındık, tohum, fıstık ezmesi ve badem ezmesi gibi fındık ezmesi de bulunur.

4. Bol sıvı tüketin; 100 meyve suları ve smoothieler içmek vitamin ve minerallerle birlikte kalori sağlayabilir. Yüzde 1 ila yüzde 2 süt veya az yağlı yoğurt, çilek veya muz ve fıstık ezmesi ile bir smoothie yapın. Kalorileri ve protein içeriğini artırmak için bir veya iki yemek kaşığı protein tozu veya sade peynir altı suyu tozu ekleyebilirsiniz.

5. Yatmadan önce yemek yiyin; Sağlıklı bir atıştırmalık veya geç akşam yemeği yiyin. Gece vücudumuz gerçekten aktiftir. Hücrelerimiz yenileniyor, onarılıyor ve iyileşiyor. Yatmadan önce bir şeyler atıştırarak vücudunuzun gün içinde aldığınız kaloriyi çekmesine izin vermiş olursunuz.

6. Yeterince uyuyun; Vücudunuzun, yiyecekleri yağa dönüştürmek yerine kas inşaa etmesi ve sağlıklı bir şekilde depolaması için zamana sahip olması gerekiyor.

7. Aktif olun; Aktif olmak, sağlıklı kilo alımını sağlamaya yardımcı olan kas dokusunu oluşturur. Haftada en az iki ila üç gün direnç antrenmanı yapmalısınız. Her kas grubu için en az bir ila iki kuvvet antrenmanı yaptığınızdan emin olun.  Koşma, bisiklete binme veya yüzme gibi kardiyovasküler egzersizleri ihmal etmeyin çünkü kalp de çalıştırılması gereken bir kastı.

8. Protein delisi olun; Vücut ağırlığının kilogramı başına 1.5 gram protein yemelisiniz. Her öğünde bir çeşit protein aldığınızdan emin olun. Kilo almanıza yardımcı olacak sağlıklı, protein açısından zengin yiyecekler arasında az yağlı süt ürünleri, yağsız etler ve kuruyemişler veya tohumlar bulunur.

9. Karbonhidratlara evet deyin; Karbonhidratlar, kilo alımına yardımcı olabilecek başka bir besin grubudur. Kas kütlesi oluşturmak istiyorsanız, ekstra proteini kullanmak için yeterince nişasta veya karbonhidrat yemelisiniz. Nişastalar veya karbonhidratlar kaslarda depolanır ve vücut dokusu oluşturmak için ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi sağlarlar. Kas inşa etmek istiyorsanız, süreci beslemek için yeterli karbonhidrata ihtiyacınız var.

10. Bir yemek günlüğü tutun; Bu strateji, kilo almaya çalışırken gerçekten yardımcı olabilir. Kilo alması gereken insanlar genellikle ne kadar kalori aldıklarını fark etmezler. Neyi ve ne sıklıkta içtiğinizi ve yediğinizi takip edin. Kilo almadıysanız, daha fazla yiyecek veya sıvıyı nereye sığdıracağınızı bulmak için yiyecek günlüğünüzü kullanabilirsiniz.

Kilo almak zor olabilir. Yağ yerine yağsız kas kütlesi oluşturmaya odaklanırsanız, sağlıklı bir şekilde kilo alabilirsiniz.

Paylaşın

Spor Öncesi Ve Sonrası Cilt Bakımı!

Sporun sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olmanın önemli yollarından biri olduğunu biliyor muydunuz? Spor kadar, spor öncesi ve sonrası cilt bakım rutininizi doğru şekilde takip etmelisiniz. Bir cilt bakımı rutini izlemiyorsanız, spor salonuna gitmek, cildinizde en iyi sonucu vermeyecektir.

Haber Merkezi / Evet, terleme normaldir ve parlak ve sağlıklı bir cilde ulaşmanın neredeyse tek yoludur. Ancak bu, yalnızca belirli bir cilt bakımı rutini uyguladığınızda elde edilebileceğiniz bir sonuç.

Cildinizin parlak ve sağlıklı görünmesi için spor öncesi ve sonrası izlemeniz gereken birkaç ipucunu sizler için derledik.

Spor öncesi cilt bakımı

Spor öncesi makyaj yapmak en büyük hatalardan bir tanesi. Spora başlamadan önce makyajınızı mutlaka çıkarın, çünkü makyaj için kullandığınız malzemeler cilt gözeneklerinizi ve ter bezlerinizi tıkayarak cildinizin nefes almasını zorlaştıracaktır. Bu nedenle, spora başlamadan önce cildinizdeki tüm makyaj malzemelerini silmenizi öneririz.

Cildinizdeki tüm makyaj malzemelerini çıkardıktan sonra, cildinizi UV ışınlarından korumak için en sevdiğiniz nemlendiriciyi ve güneş kremini sürmeni tavsiye ederiz.

Terlemeyi Önleyici roll-on uygulamak; Spor yaparken terleme çok yaygın bir olgudur. Koltuk altlarınıza ter önleyici bir roll-on uygulayarak koltuk altlarınızın bakteriler ve mikropları için en önemli yaşam yeri haline gelmesini önlemiş olursunuz.

Açık saçla spor yapmayın; Saçınız kısa olsa bile her zaman düzgün bir şekilde toplayın. Aksi takdirde saç ürünleri terle birleştiğinde gözenekleri tıkar ve alında sivilcelere neden olur.

Spor salonunda herhangi bir ekipmanı kullanmadan önce daima dezenfektan, kendi temiz havlunuzu kullanın. Spor sırasında yüzünüze dokunmayın çünkü elleriniz kirlidir ve bakteriyel enfeksiyon kapabilir. Bu nedenle, egzersiz yaparken ellerinizi yüzünüzden uzak tutun.

Spor sonrası cilt bakımı

Spordan sonra cildinizi temizlemek antrenman öncesi kadar önemlidir. Spordan sonra terli yüzle dinlenmek, cildinizde bakteri oluşmasını sağlayabilir. Bu nedenle spor sonrası hemen bir duş alın.

Saçlarınızı hafif şampuanla yıkayın ve saçınızı kurutmak için fön makinesi yerine havlu kullanın. Duştan sonra cildinize serum uygulayın ve nemlendirici jel ile nemlendirin. Umarız bu kolay ve hızlı ipuçları, en zorlu spor günlerinizde bile cildinizin temiz, parlak ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

Paylaşın

Sırt Üstü Uyumak Sağlığınız İçin Neden İyidir?

Günümüzde, rahat bir uyku uyumak bir lüks haline geldi. Gece boyunca rahatça uyumak, bazıları için uzak bir rüya gibi görünüyor. Bu durum, kalıcı koyu halkalara, unutkanlığa ve şiddetli ruh hali değişimlerine yol açabilir.

Haber Merkezi / Uzun zamandır huzurlu bir uykunun tadını çıkaramayanlardansanız, sizin için uyku sıkıntılarınızı giderebilecek basit bir önerimiz var. Bu gece sırt üstü uyumaya çalışın.

Sırt üstü uyumak nasıl yardımcı olur?

Hepimizin tercih ettiği bir uyku pozisyonu vardır. Bazıları yan tarafına, bazıları sırt üstü veya karnı üzerine uyumayı tercih eder.

Hangi pozisyonda rahat ederseniz o pozisyonda uyuyabilirsin ama uykusuzluk çekiyorsan sırt üstü yatmak daha iyi bir seçenek olabilir. Sırt üstü uykunun sağlığa birçok faydası vardır ve en önemlisi sağlıklı bir uykudur.

Sırt üstü uyumanın önemli faydaları;

  • Omurganızın hizalanmasına yardımcı olur
  • Kaslarınızdaki gerginliği azaltır
  • Göğsünüzdeki baskıyı hafifletir
  • Sinüslerinizdeki birikimi azaltır

Sırt üstü uyumanın diğer faydaları;

Vücudunuzu sırt üstü uykuya alıştırmak başlangıçta zor olabilir, ancak zamanla alışırsınız. Uykuya daldıktan sonra yanlarınıza dönerseniz sorun değil. Genel olarak, tüm uyku pozisyonları sağlıklıdır (karın üstü uyumak hariç).

Sırt üstü uyumanın diğer uyuma şekillerinden daha büyük faydaları vardır;

Asit geri akışını azaltır: Sırt üstü uyumak yiyeceklerin daha iyi sindirilmesini sağlayabilir. Yemek borunuzun midenizin üzerinde olması için başınızı yeterince kaldırdığınızdan emin olun.

Kırışıklıkları ve ince çizgileri azaltır: Bazı araştırmalar, sırt üstü uyumanın yüzünüzde ince oluşma şansını azaltabileceğini öne sürüyor. Yüzünüz yastığa çarparak uyuduğunuzda kırışıklık oluşma riski daha yüksektir.

Daha az şiş gözler: Sırt üstü uyumak, gözlerinizin altında çok fazla kan birikmesini de önler. Sonuç olarak, uyandığınızda gözleriniz daha az şişmiş görünür.

Paylaşın

Dedikodunun Bilmediğiniz 5 Faydası

Dedikodu genellikle diğer insanların arkasından yapılan bir konuşma eylemi olduğu için küçümsenir. Ancak, diğer insanlarla ilgili konuşmalar, hayatımızda ve işimizde neyin yanlış olduğunu belirlememize yardımcı olabilir.

Haber Merkezi / Peki dedikodunun da birkaç faydası olduğunu biliyor muydunuz? İşte dedikodunun fark etmediğiniz 5 faydası;

Kiminle konuşacağını biliyorsun; Biri dedikodu yaptığında, diğerinin davranışlarını öğrenirsiniz. Bu bilgileri kolayca kullanabilir ve buna göre onlarla işbirliği yapabilir veya işbirliği yapmayabilirsiniz. Dedikodusu yapılan kişiyle bir ilişki geliştirip geliştirmemek, sizin tercihiniz…

Sevmediğiniz şeyi açığa çıkarırsınız; Genellikle biri hakkında dedikodu yaptığınızda, sizi rahatsız eden şeyi açığa çıkarırsınız. 

Başkalarının hatalarından öğrenmek; Dedikodunun sırasında, bilmeden veya bilerek, dedikodusu yapılan kişinin hatalarını öğrenebilirsiniz. Bu bilgi çerçevesinde kendi davranışlarınız üzerinde çalışabilirsiniz.

Sosyalleşme becerilerimizi artırır; Çoğu insan endişelerini paylaşmak veya desteğe ihtiyaç duyduklarında dedikodu yaparlar. Akıl sağlığımız için iyidir, sosyalleşme becerilerimizi artırır.

Güveniniz artar; Dedikodu yaptığınızda veya diğer kişi hakkında konuştuğunuzda, belirli şeyleri sadece sizin yapmadığınızı fark edersiniz. Bu güveninizin artmasına yardımcı olur; tek olmadığın için bir rahatlama hissedersiniz.

Paylaşın

Daha Esnek Olmak İçin 7 Basit Hareket

Egzersiz yapmak sadece kilo vermekle ilgili değildir, daha birçok faydası vardır, vücudun esnekliğini artırmak bunlardan sadece biridir. Zindeliğin önemli bir bileşeni olan esneklik, yaralanma, sırt ağrısı ve tüm eklem hassasiyetlerinizi önlemeye yardımcı olur.

Haber Merkezi / Esneklik aynı zamanda güç ve kas kazanmanın önemli bir yönüdür. Esneklik oluşturmak için çok sayıda egzersiz türü mevcuttur. Esnekliğinizi artırmak istiyorsanız, günlük spor rutininize dahil etmeniz gereken 7 egzersizi sizler için sıraladık.

Ayakta Hamstring Streç;

Ayaklarınız kalça genişliğinde ve elleriniz yanınızda olacak şekilde yerde durun. Başınızı yere doğru indirerek öne doğru eğilin. Başınızı, boynunuzu ve omuzlarınızı rahat tuttuğunuzdan emin olun. Bacaklarınızın arkasını iki elinizle yaklaşık 45 saniye ila iki dakika arasında tutun ve normal pozisyona geri dönün.

Piriformis Streç;

Bacaklarınızı öne doğru uzatarak yere rahatça oturun. Ardından sol bacağınızı bükün ve sağ bacağınızın üzerinden geçirin ve ayağı düz bir şekilde yere koyun. Sol elinizi vücudunuzun arkasında yerde ve sağ elinizi sol bacağınızın dizlerinde tutun. Sırtınıza doğru dönmek için gövdenizi yavaşça sola çevirin. Vücudunuzu mümkün olduğu kadar gerin. Bu pozisyonda 30 saniye durun ve ardından öne dönün ve aynısını diğer tarafta tekrarlayın.

Triceps Streç;

Ayaklarınız kalça genişliğinde açık ve kollarınız başınızın üzerinde uzanmış halde rahatça yere diz çökün. Sol dirseğinizi bükün ve sırtınızın ortasına dokunmaya çalışın. Sağ elinizin dirseğini sol elinizle kavrayın ve yavaşça başınıza doğru çekin. Kolları değiştirin ve aynısını tekrarlayın.

Kelebek streç;

Sırtınız düz ve dizleriniz bükülü şekilde yere rahatça oturun. Bükülmüş dizlerinizi yanlara doğru hareket ettirin, böylece her iki bacağınızın tabanları merkezlerde ve yerde yatan kenarlarda buluşur. Her iki ayağınızın bileklerini elinizle tutun. Karın kaslarınızı tutarak vücudunuzu yavaşça mümkün olduğunca ayaklarınıza doğru indirin. Dizlerinizin yere doğru olduğundan emin olun. Bu konumda 30 saniye ila 2 dakika arasında durun.

Omuz sıkıştırma;

Dizleriniz bükülü ve bir arada olacak şekilde yere rahatça oturun. Ellerinizi alt sırtınızın arkasında birleştirin ve kollarınızı düzeltin ve uzatın. Omuzlarınızı birbirine sıkın ve başınızı öne doğru eğin. Bu pozisyonu 30 saniye boyunca yapın ve sonra bırakın.

Yan büküm streç

Bacaklarınız birbirine katlanmış halde rahatça yere oturun. Sol eliniz uyluklarınızın üzerinde dururken sağ elinizi başınızın üzerine uzatın. Gövdenizi ve sağ elinizi yavaşça sola doğru bükün. Bu pozisyonda 30 saniye durun ve ardından diğer taraf için de aynısını tekrarlayın.

Dizden göğüse esneme;

Her iki bacağınızı da uzatarak sırt üstü yatın. Ardından sağ dizinizi göğsünüze çekin. Sol bacağınızı düz tuttuğunuzdan ve alt sırtınızı yere bastırdığınızdan emin olun. Pozisyonu 30 saniye ila 2 dakika arasında yapın ve aynısını diğer bacakla tekrarlayın.

Paylaşın

Yiyecek Seçimleriniz, Ne Kadar Yaşayacağınızı Belirler!

Dünyanın önde gelen ölüm nedenlerinden üçü olan kalp hastalığı , felç ve tip 2 diyabete karşı verilen mücadele, alışveriş listenizle kazanılabilir veya kaybedilebilir. Araştırmacılar, sağlıksız beslenme alışkanlıklarının kronik hastalıklara bağlı ölüm riskini artıran bir faktör olarak öne çıktığını söylüyor. 

Haber Merkezi / Çok sayıda araştırma, tabağınızdakiler ile ölüm oranı arasında net bir çizgi çiziyor. Geçen yıl yayınlanan bir araştırmaya göre, dünya çapında kalp hastalığına bağlı ölümlerin üçte ikisinden fazlası gıda seçimleriyle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.

2019’da yayınlanan bir araştırmada ise, sağlıklı yaşam tarzı seçimlerinin felç riskini yüzde 80 oranında azalttığı sonucuna varıldı.

Konuya ilişkin yapılan araştırmalarda, kalp sağlığını ve metabolizmayı etkilemekle ilişkilendirilen zayıf beslenmedeki bazı ortak bulgular tanımlanıyor; aşırı sodyum/tuz alımı en önemli endişe kaynakları arasında yer almakta.

Uzmanlar, sodyumun vücudunuz için gerekli bir besin maddesi olmasına rağmen, çok fazla alınmasının yüksek tansiyona (hipertansiyon) ve kalbinizi zorlayan hasarlı arterlere yol açabileceğini belirtiyor. Ve hipertansiyon, kalp hastalığına ve potansiyel olarak kalp krizi veya felç geçirmeye giden bir basamaktır.

Beslenmedeki tek sorun sadece tuz değil. Şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar (özellikle et, doymuş yağ oranı yüksek gıdalar) da araştırmalarda uyarı işaretleri aldı.

Daha sağlıklı beslenme

Sağlıklı beslenmeye giden yol, meyve ve sebzelerin bulunduğu ürün reyonlarından başlar. Çeşitli araştırmalara göre, Akdeniz diyeti gibi daha sağlıklı diyetler de daha fazla kepekli tahıllar, kabuklu yemişler ve somon, ton balığı gibi omega-3 yağ asitleri açısından zengin deniz ürünleri daha sağlıklı beslenmenin anahtarı.

Bu araştırmalar, beslenme alışkanlıklarınıza daha yakından bakmanız için bir uyarı görevi görüyor. Beslenmedeki kötü alışkanlıklara son verdiğiniz eylemler, hayatınızı kurtaracak eylemler olabilir.

Paylaşın

Kilo Vermeye Çalışırken Yapılan 10 Hata!

Kilo vermek bazı insanlar için zor olabilir. Kilo vermeye çalışırken birçok insan hata yapma eğilimindedir. Sağlıklı yaşam tarzı seçimleri yapıyormuş gibi hissedebilirsiniz, ancak yine de istediğiniz sonuçları alamıyorsunuz.

Haber Merkezi / Aslında, yanlış yönlendirilmiş veya modası geçmiş tavsiyeleri takip ediyor olabilirsiniz. İşte insanların kilo vermeye çalışırken yaptıkları 15 yaygın hata.

1. Sadece sayılara odaklanmak

Sağlıklı bir yaşam tarzı edinmenize rağmen, yeterince kilo veremiyorsunuz gibi hissetmek yaygın bir durumdur. Tartıdaki sayının sadece bir ağırlık değişimi ölçüsü olduğunu hatırlamak önemlidir. Ağırlık, sıvı dalgalanmaları ve sisteminizde kalan yiyecek miktarı da dahil olmak üzere birçok şeyden etkilenir.

Aslında, tükettiğiniz yiyecek ve sıvı miktarı gibi faktörlere bağlı olarak, ağırlık birkaç gün içinde 2 ila 4 kilo arasında dalgalanabilir. Ayrıca, kadınlarda hormonal değişiklikler daha fazla su tutulmasına yol açabilir, bu da tartıda gördüğünüz ağırlığa yansır.

Tartıdaki sayı hareket etmiyorsa, yağ kütlesini kaybediyor ancak suyu tutuyor olabilirsiniz. Ek olarak, egzersiz yapıyorsanız, kas kazanıyor ve yağ kaybediyor olabilirsiniz.

2. Çok fazla veya çok az kalori almak

Kilo kaybı için bir kalori açığı gereklidir. Bu, tükettiğinizden daha fazla kalori yakmanız gerektiği anlamına gelir. Uzun yıllar boyunca, haftada 3.500 kalorilik bir düşüşün 0.45 kg yağ kaybıyla sonuçlanacağına inanılıyordu. Bununla birlikte, son araştırmalar, ihtiyaç duyulan kalori açığının kişiden kişiye değiştiğini göstermektedir.

Bazen çok fazla kalori almıyormuş gibi hissedebilirsiniz. Bununla birlikte, araştırmalar insanların bir öğündeki kalori miktarını genellikle yanlış tahmin etme eğiliminde olduğunu göstermektedir.

Bir çalışma, yetişkinlerden bir koşu bandında egzersiz yapmaları, yaktıkları kalori miktarını tahmin etmeleri ve ardından aynı sayıda kaloriye sahip bir yemek önermeleri istendi. Katılımcıların egzersiz ve yiyeceklerdeki kalorileri önemli ölçüde hafife aldıklarını ve fazla tahmin ettiklerini buldu.

3. Egzersiz yapmamak veya aşırı egzersiz yapmak

Kilo kaybı sırasında, miktar birkaç faktöre bağlı olmasına rağmen, kaçınılmaz olarak bir miktar kas kütlesi ve yağ kaybedersiniz. Kalorileri kısıtlarken hiç egzersiz yapmazsanız, muhtemelen daha fazla kas kütlesi kaybedersiniz ve metabolizma hızınızda bir düşüş yaşarsınız. Aksine, egzersiz size yardımcı olabilir;

  • Kaybettiğiniz yağsız kütle miktarını en aza indirir
  • Yağ kaybını arttırır
  • Metabolizmanızın yavaşlaması önler

Bununla birlikte, aşırı egzersiz de sorunlara neden olabilir. Araştırmalar, aşırı egzersizin çoğu insan için uzun vadede sürdürülemez olduğunu ve strese yol açabileceğini gösteriyor. Çok fazla egzersiz yaparak vücudunuzu daha fazla kalori yakmaya zorlamak ne etkili ne de sağlıklıdır.

Bununla birlikte, ağırlık kaldırmak ve haftada birkaç kez kardiyo yapmak, kilo verme sırasında metabolik hızı korumak için sürdürülebilir bir strateji olabilir.

4. Az yağlı veya ‘diyet’ yiyecekleri tercih etmek

İşlenmiş az yağlı veya “diyet” gıdalar genellikle kilo vermenize yardımcı olabilecek sağlıklı seçenekler olarak kabul edilir. Ancak, tam tersi etkiye sahip olabilirler. Bu ürünlerin çoğu, tatlarını iyileştirmek için şekerle yüklenir.

Az yağlı ürünler ayrıca kendinizi daha aç hissetmenize neden olabilir, bu nedenle vücudunuzun ihtiyaç duyduğundan daha fazla yemek yiyebilirsiniz.

Az yağlı veya “diyet” gıdalar yerine, besleyici, minimum düzeyde işlenmiş gıdaların bir kombinasyonunu seçmeye çalışın. Mümkün olduğunca, meyve ve sebzeleri tercih edin.

5. Yeterince protein tüketmemek

Kilo vermeye çalışıyorsanız yeterli protein almak önemlidir. Aslında, proteinin çeşitli şekillerde kilo vermeye yardımcı olduğu gösterilmiştir;

  • İştahı azaltmak
  • Dolgunluk hissini artırmak
  • Geri kazanılan ağırlık miktarını azaltmak
  • Metabolik hızı korumak veya artırmak
  • Kilo kaybı sırasında kas kütlesini korumak

Öğünlerinizin her birinin yüksek proteinli yiyecekler içerdiğinden emin olun. Protein seçiminizin et veya süt ürünleriyle sınırlı olmadığını unutmayın. Fasulye, baklagiller, kinoa ve keten tohumu da harika ve uygun fiyatlı seçeneklerdir.

6. Aç olmasanız bile çok sık yemek yemek

Uzun yıllardır geleneksel tavsiye, açlığı ve metabolizmadaki düşüşü önlemek için birkaç saatte bir yemek yemek olmuştur. Ancak bu, vücudunuzun gün boyunca ihtiyaç duyduğundan daha fazla kalori tüketmenize neden olabilir. Ayrıca asla tamamen tok hissetmeyebilirsiniz.

Bir araştırma incelemesi, günde sadece iki ila üç öğün yemek yemenin, inflamasyonun azalması ve daha düşük kilo alma riski gibi sonuçlara sahip olabileceğini buldu. İştah ne olursa olsun her sabah kahvaltı yapma önerisi de yanlış görünüyor.

Bir çalışmada, genellikle kahvaltı yapmayan kadınlardan 4 hafta boyunca sabah 8:30’dan önce yemeğe eklemeleri istendi. Kahvaltı yapanların her gün daha fazla kalori tükettiği ve çalışmanın sonunda kilo aldığı bulundu. Sadece açken yemek yemek kilo vermenin anahtarı gibi görünüyor.

7. Yeterince lif tüketin

Çalışmalar, viskoz lif olarak bilinen bir tür çözünür lifin, su tutan bir jel oluşturarak iştahı azaltmaya yardımcı olduğunu gösteriyor. Bu jel, sindirim sisteminizde yavaşça hareket ederek kendinizi tok hissetmenizi sağlar.

Araştırmalar, tüm lif türlerinin kilo kaybını teşvik edebileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, birkaç çalışmanın gözden geçirilmesi, viskoz lifin kalori kısıtlı bir diyet olmadan bile kilo ve bel çevresini azalttığını buldu.

Araştırmalar devam ederken, araştırmalar lifin bağırsak mikroplarıyla da etkileşime girebileceğini ve kendinizi tok hissetmenize yardımcı olan hormonlar üretebileceğini gösteriyor. Ek olarak, lif bazı kronik durumlar riskinizi azaltabilir ve sindirim sistemini iyileştirebilir.

8. Gerçekçi olmayan beklentilere sahip olmak

Kilo verme ve sağlıkla ilgili diğer hedefleri belirlemek, motive olmanıza yardımcı olabilir. Ancak gerçekçi olmayan beklentilere sahip olmak yaygındır ve aleyhinize olabilir. Araştırmalar, kilo verme hedeflerinin kaçırılmasının, memnuniyetsizlik ve gelecekteki kilo verme zorlukları ile ilişkili olduğunu göstermektedir.

9. Ne yediğinizi takip etmemek

Besleyici yiyecekler yemek sağlığınız ve kilo vermek için iyidir. Ancak yine de vücudunuzun ihtiyaç duyduğundan daha fazla kalori alıyor olabilirsiniz. Dahası, kilo verme çabalarınızı ve sağlığınızı desteklemek için ihtiyacınız olan protein, lif, karbonhidrat ve yağ miktarını alamıyor olabilirsiniz. Araştırmalar, ne yediğinizi takip etmenin kalori ve besin tüketiminizin doğru bir resmini elde etmenize yardımcı olabileceğini gösteriyor.

10. Şekerli içecekler içmek

Birçok insan, kilo vermek için alkolsüz içecekleri ve diğer şekerli içecekleri beslenmelerinden çıkarır. Tükettiğiniz şekerli içecek miktarını azaltmak genel olarak sağlıklı bir seçimdir. Bununla birlikte, bunun yerine meyve suyu içmek mutlaka daha iyi değildir. yüzde 100 meyve suyu bile şekerle yüklüdür ve şekerle tatlandırılmış içeceklerin etkilerine benzer şekilde sağlık sorunlarına ve obeziteye neden olabilir.

Paylaşın

Cep telefonuna ara vermek için 5 neden

Akıllı telefonların hayatımızı kolaylaştırdığı inkar edilemez. Dünyanın öbür ucunda oturan bir insanla sadece bir tuşa dokunarak iletişime geçebiliyor ve internetten her türlü bilgiyi saniyeler içinde bulabiliyoruz. Bir başka gerçek de, cep telefonlarının ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya getirmesidir.

Haber Merkezi / Cep telefonlarında uzun süre gezinmek, boyun rahatsızlıklarına ve kuru gözlere neden olabilir. Cep telefonlarının verdiği sağlık hasarları sadece fiziksel sağlığınızla sınırlı kalmaz. Çevrimiçi ortamda çok fazla kalmak stres düzeyini ve güvensizliği artırabilir. İşte cep telefonlarına ara vermek için beş geçerli neden;

Gözlerinize zarar verir;

İnsan gözleri oldukça hassastır ve cep telefonunun mavi ekranı, sınırlı kullanılmadığı takdirde kolayca gözlere zarar verebilir. Cep telefonu ekranı fotoreseptör hasarına, baş ağrısına, bulanık görmeye ve hatta kuru gözlere neden olabilir. Belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız, cep telefonunuzun bunlardan sorumlu olma ihtimali vardır. Gözlerinize için bir mola verin, sizden 20 m uzaktaki bir şeye odaklanın ve cep telefonunun verdiği hasarı en aza indirmek için düzenli olarak göz kontrolü yapın.

Karpal tünel ve selfie bilek sorunu;

Akıllı telefonunuzu günde 5-6 saat kullanırsanız ileride bu rahatsızlıklardan muzdarip olabilirsiniz. Araştırmalar, hem karpal tünel hem de selfie bilek rahatsızlığının gençler arasında büyüyen bir sorun olduğunu gösteriyor. Bu rahatsızlıklar bilek ağrısı, uyuşma, karıncalanma hissi ve iğne batması gibi sorunlara yol açabilir. Belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız, doktorunuzla görüşün ve ekran sürenizi azaltın. Sırt ağrısı ve boyun ağrısı, aşırı cep telefonu kullanımıyla ilişkili diğer sorunlardır.

Cilt çatlaklarına neden olabilir;

Cep telefonlarının çeşitli mikrop ve bakterilere ev sahipliği yaptığını gösteren birkaç çalışma var. Bu patojenler cildinize bulaşabilir ve cilt ve diğer sağlık sorunlarına yol açabilir. Telefonu kulaklarınıza veya yanağınıza yakın tuttuğunuzda, mikroplar cildinize geçer ve cilt lekelerine ve sivilcelerin çıkmasına neden olabilir. Erken yaşlanma bile aşırı cep telefonu kullanımının bir işaretidir. Riski azaltmak için telefonunuzu düzenli olarak alkollü mendillerle temizleyin.

Uyku düzeninizi bozabilir;

Vücudunuzun normal ve sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için düzenli olarak 7-8 saat uyumanız gerekir. Ancak aşırı cep telefonu kullanımı nedeniyle birçok kişi uykusuzluk sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır. Ya cep telefonlarının ekranına bakarak uyukluyorlar ya da yatma saatinden sonra dönüp duruyorlar. Düzensiz bir uyku düzeni sizi huysuz yapabileceği gibi aşırı yemek yemenize de neden olabilir.

Stresli hissetmenize neden olabilir;

Cep telefonlarının sizi daha stresli hissettirmesinin iki nedeni vardır. Birincisi uykusuzluktan, ikincisi internetten aşırı bilgi tüketiminden dolayı. İster sosyal medya hesabınızda, ister internette geziniyor olun, ikisi de zamanla bunalmış hissetmenize neden olabilir ve kortizol seviyesini yükseltebilir. Cep Telefonu bağımlılığı ayrıca kaygı, depresyona da yol açabilir.

Gün boyu cep telefonuna bakmaktan kaçınmak kesinlikle kolay değil. Bu nedenle, ekran başında geçirdiğiniz süreyi kısaltmanıza yardımcı olacak bazı temel kurallar belirleyin:

  • Yemek yerken telefonunuzu göremeyeceğiniz bir yere koyun
  • Sabah ilk iş olarak telefonunuza bakmayın
  • Yatmadan önce sosyal medya zaman gezinmeyin
  • Yatmadan en az 3 saat önce cep telefonunu kullanmayı bırakın
Paylaşın

Güzellik Uykusu Gerçekten Önemli Mi?

Uyuyan Güzel; güzellik uykusu parlak ve sağlıklı bir cilde sahip olmadaki rolünü yadsıyamayız, ki Jennifer Lopez, Nicole Kidman ve Renee Zellweger gibi Hollywood ünlülerinin tümü, parlak, sağlıklı ve mutlu bir cilt için en az sekiz saat uyumayı öneriyor…

Haber Merkezi / İyi bir gece uykusu tam olarak cildiniz için neden önemlidir? İşte sizler için listeliyoruz… Okumaya devam edin…

Güzellik uykusu nedir?

Basitçe söylemek gerekirse, ertesi gün dinlenmiş ve zinde görünmeniz için her gün ihtiyacınız olan uyku miktarıdır. Her kişinin ihtiyaç duyduğu saat sayısı değişir, kabul edilen ortalama 7-8 saattir.

Uyuduğunuzda cildinize ne olur?

Kollajen üretimi; Kolajen siz uyurken üretilir ve bu, cildinizin dolgun görünmesini ve elastikiyetini korumasını sağlar.

Gül ten rengi; Uyuduğunuzda cildinize kan akışı artar. Bu, donuk cildin ortadan kaybolmasına yardımcı olur ve parlayan bir cilt elde etmeye katkıda bulunur.

Gözleriniz için fark yaratır; İyi bir gece uykusu, o şiş gözlere iyi gelecektir. 

Saçınız daha sağlıklı görünür; Güzellik uykusuna yatmak saçınızın görünümünü de iyileştirir. Saç derinize artan kan akışı nedeniyle, besinler saça daha iyi iletilerek daha sağlıklı ve parlak görünmesini sağlar.

Bakım ürünleri daha iyi emilir; Gece cilt bakım ürünleriniz, iyi dinlendiğinizde daha iyi emilir. Bu, cildinizin sabahları uyguladığınız ürünleri de daha iyi emmesini sağlar.

Paylaşın