Yatmadan Önce Egzersiz Yapmamanız İçin 3 Neden

Yoğun çalışma temposu içinde geçen günler size gece egzersiz yapmaktan başka seçenek bırakmıyor mu? Cevap evet ise, yeni bir çalışma, bunu yapmayı hemen bırakmanız gerektiğini söylüyor.

Haber Merkezi / Yeni bir araştırmaya göre, yatmadan önce egzersiz yapmak uyku döngünüzü olumsuz yönde etkileyebilir. Egzersizi düzenli ama yanlış zamanda yapıyorsanız size hiçbir fayda sağlamaz. Araştırmayla ortaya çıktı ki, gece geç saatlerde egzersiz yapmak sağlığınız üzerinde bazı olumsuz etkilere neden olabilir.

Yeni araştırmaya göre, gece geç saatlerde egzersiz yapmak kalp atışlarınızı hızlandırabilir ve uyku döngünüzü bozabilir. Egzersiz, genellikle sizi susuz bırakır ve vücuttaki stres hormonlarını serbest bırakarak uyanık kalmanıza neden olur. Spor salonundaki parlak ışıklar, uyku hormonu olan melatonin üretimini durdurur.

İşte, gece geç saatlerde egzersiz yapmamanız için üç neden daha;

Uyanıklığı arttırır;

Egzersiz yaptığınızda, adrenal bez olarak bilinen epinefrin adrenalin üretmemeye başlar. Bu durum, kalbi en üst seviyede çalıştırır ve kalp atış hızının artmasına neden olur. Aynı zamanda, kaslardaki oksijen seviyesini ve kan akışını artırır. Bütün bunlar, uykunuzu olumsuz yönde etkiler.

Yoğun egzersizler sinir sistemini uyarabilir ve normale dönmesi zaman alabilen kalp atışlarını yükseltebilir. Bu da uykunuzu bozar. Birkaç yoğun egzersiz, koşma, yüzme, bisiklete binme ve ağır halter içerir.

Sinir sistemi uyarılır;

Sinir sisteminin uyku öncesi toparlanmak için zamana ihtiyacı vardır. Sinir sistemi aşırı yüklendiğinde, vücudun sallanmasına ve titremesine yol açarak kas ağrısına, ağrıya ve yetersiz uykuya neden olabilir.

Kas gelişim sürecini etkiler;

Yoğun tempoda bir antrenman yaptığınızda kaslarınız kırılır ve yırtılır. Dinlenmek, kasları sağlıklı tutmanın ve büyümelerini artırmanın başlıca yoludur. Yatmadan önce yapılan egzersiz uykunuzu bozabileceği gibi kas büyüme sürecini de bozabilir.

Uzmanlar, gece geç saatlerde egzersiz yapmanın olumsuz etkileriyle mücadele etmek için üç basit yol önermektedir:

  • Yatmadan en az üç saat önce egzersiz yaptığınızdan emin olun
  • Kaslarınızı gevşetmek için sıcak bir duş alın
  • Rahatlatıcı etki için yatak odanızda biraz uçucu yağ yakabilir veya banyo suyunuza biraz karıştırabilirsiniz
Paylaşın

Sigarayı Bıraktıktan Sonra Neden Kilo Alınır?

Sigara, fiziksel ve zihinsel sağlığı olumsuz etkileyen bir bağımlılıktır. Ancak, bu bağımlılıktan kurtulmak kolay bir iş değildir. Sigarayı bırakmaya çalışanlar genellikle istenmeyen yan etkilerle karşı karşıya kalırlar ve bu da nikotin bağımlılığından vazgeçmeyi daha da zorlaştırır; bunlardan biri de kilo alımıdır.

Haber Merkezi / Sigarayı bırakmaya çalışırken kilo almanız normaldir. Bu, sigara içmeye devam etmeniz gerektiği anlamına gelmez. Sigara, kanser, kalp hastalığı, felç, akciğer hastalıkları ve diyabet gibi birçok sağlık sorununa yol açabilir. Sigarayı bıraktıktan sonra oluşan kilo fazlalıklarından rahatlıkla kurtulabilirsiniz, ancak sigaraya bağlı diğer kronik hastalıklar ölümcül olabilir.

Uyuşturucu ve Alkol Bağımlılığı dergisinde yayınlanan bir araştırma, sigarayı bırakırken kilo almanın asıl suçlusunun beynimiz olduğunu ortaya çıkardı. Sigara, iştahı azaltan bir etkiye sahiptir. Bu nedenle, sigarayı bıraktığınızda kendinizi daha aç hissedebilir ve normalden daha fazla yemek yiyebilirsiniz. Nikotin yoksunluğu, sağlıksız ve işlenmiş gıdalar için özlemimizi artırır.

Tüm bu faktörler bir arada kişinin sigarayı bırakmaya çalışırken kilo almasına neden olur. Sigarayı bıraktıktan sonra kilo almanın bir başka nedeni de nikotin yokluğunda meydana gelen yavaş metabolizmadır; bir kişi sigara içmediğinde daha az kalori yakar.

Sigarayı bıraktıktan sonra kilo alımını tamamen tersine çevrilebilirsiniz. Sigarayı bırakmaya çalışıyorsanız, en başından itibaren sağlıklı bir kiloyu korumak için adımlar atmak iyidir. Önce kilo alıp sonra verme derdinden kurtulursunuz.

Sigarayı bırakırken veya bıraktıktan sonra sağlıklı kilonuzu korumak için izlemeniz gereken birkaç şeyi listeledik.

Hareketli olun;

Egzersiz yapıyorsanız devam edin, yapmıyorsanız, biran önce başlamalısınız. Egzersiz yapmak metabolizmanızı hızlandırır ve normalden daha fazla kalori yakmanıza yardımcı olur. Egzersiz rutininize kardiyo ve kuvvet antrenmanı seansları ekleyin. Her gün en az 45 dakika egzersiz yapın.

Beslenmenize daha fazla lif ekleyin;

Lif sizi daha uzun süre tok tutar. Lif bakımından zengin yiyecekleri tüketmek, sağlıksız yağlı ve şekerli yiyecekler için istek duymanızı engelleyebilir. Kilo vermek ve korumak için renkli sebzeler, meyveler ve sağlıklı yağlar tüketin. Sağlıklı beslenme, kronik hastalık riskini de azaltabilir.

Kendinizi asla çok aç bırakmayın;

Bir yemek programı yapın ve buna bağlı kalmaya çalışın. Yemek zamanlamanız arasındaki boşluk uzun olmamalıdır. Düzenli aralıklarla ve sağlıklı yiyecekler yiyin. Ayrıca tüm mikro ve makro besinleri içeren dengeli bir beslenme yapın.

Zamanında uyuyun;

Kilo vermeye çalışırken uyku programınız da önemlidir. Uykusuzluk veya daha az saat uyumak, sabahları sağlıksız yiyecekler için özleminizi artırabilir. Ayrıca uyku eksikliği, strese, sinirliliğe ve konsantrasyon eksikliğine de yol açabilir.

Paylaşın

Her Gün Kahve İçmek Felç Riskini Yüzde 21 Azaltıyor

Güne bir fincan kahve içmeden başlayamayan kaç kişi var? Pek çoğumuz, sadece sabah değil, kendimizi enerjik ve uyanık tutmak için gün boyunca daha fazla kahve tüketiriz. Yakın zamanda yapılan bir araştırma, her gün içtiğimiz kahve miktarının kalp krizi ve felç riskini etkilediğini ortaya koydu.

Haber Merkezi / 11 yıl süren araştırma, 468.629 katılımcıyı içeriyordu. Araştırmaya katılanlar, kahve tüketimlerine göre üç gruba ayrıldı: düzenli olarak kahve içmeyen, az veya orta düzeyde kahve tüketen ve çok fazla kahve tüketen.

Sonuçlar yaş, cinsiyet, kilo, boy, sigara içme durumu, fiziksel aktivite, yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol düzeyi, sosyoekonomik durum, alkol alımı, et, çay, meyve ve sebze tüketimine göre ayarlandı.

Araştırmada, az ve orta derecede kahve tüketen kişilerin, kahve içmeyenlere kıyasla tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin yüzde 12 daha düşük olduğunu ortaya koydu.

Ayrıca araştırmanın diğer bir çarpıcı sonucu da, az ve orta derecede kahve tüketen kişiler de, kardiyovasküler hastalıktan ölüm riskini yüzde 17 ve felç riskini ise yüzde 21 daha azalttığını buldu.

Görüntüleme analizi ile elde edilen bulgular da, günlük kahve tüket kişiler ve düzenli olarak kahve içmeyen kişiler karşılaştırıldığında, günlük kahve tüketenlerin daha sağlıklı büyüklükte ve daha iyi işleyen bir kalbe sahip olduğunu gösterdi. Bu, yaşlanmanın kalp üzerindeki zararlı etkilerini tersine çevirmekle ilgili.

Uzun vadede her gün 0,5 ila 3 fincan kahve içmenin, kalp sağlığımız ve genel sağlığımız üzerinde faydalı bir etkiye sahip olduğu bulundu. Her gün 0,5 ila 3 fincan kahveyi güvenle tüketebilirsiniz.

Ancak, her ay bir hafta gibi bir süre kahve içmeye de ara verin. Kahve tüketmek için doğru zamanın uyandıktan bir saat sonra ve yatmadan bir kaç saat önce olduğu söyleniyor.

Paylaşın

Hamilelik Sonrası Kilo Verme: İşte Bilmeniz Gereken Her Şey

Hamilelik öncesi görünüme geri dönmek ve o eski kıyafetlerin içine sığmak istemeyen anne yoktur. 9 ayda aldığınız kiloları vermeniz kesinlikle zaman alsa da imkansız değil. Hamilelik sonrası kilo vermenin güvenli yollarını hevesle arayan annelerden biriyseniz, bunun için doğru yerdesiniz.

Haber Merkezi / Bebeğin ağırlığı, amniyotik sıvı ve plasenta da dahil olmak üzere yaklaşık beş ila altı kilo ağırlık, bebek doğar doğmaz hemen kaybedilir. Peki ya diğer kilolar, işte hamilelik sonrası fazla kilolardan kurtulmanıza yardımcı olacak beş basit ipucu;

Emzirme;

Emzirmenin kilo vermenize yardımcı olup olmayacağı konusundaki tartışmalar hala devam ediyor. Fakat, emzirmenin daha hızlı kilo vermenize yardımcı olabileceğini ortaya koyan çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Kesin olan şey, emzirmenin kalori yakmasıdır (günde yaklaşık 300), bu da kilo vermenize yardımcı olabilir. Ayrıca emzirmek bebeğinizin sağlığı için de iyidir.

Dengeli beslenme;

Yeni anne olmanın stresini yaşarken, istekleriniz kilo almanıza neden olabilir. Hamilelik öncesi yaptığınız gibi sağlıklı beslenmek kilo vermenizin temel kuraldır. Dengeli beslenme ve öğünler arasında sağlıklı atıştırmalıklar, sizi gün boyunca hareketli kılacak enerjiyi verebilir.

Besinlerle dolu tabaklar;

Özellikle bebeğinizi emziriyorsanız, vücudunuzun hamilelik sonrası maksimum beslenmeye ihtiyacı vardır. Besinlerle dolu, daha az kalori ve yağ içeren yiyecekleri seçin. Balık, yoğurt, yağsız et, tavuk gibi, bunlar omega 3, lif ve protein açısından zengin besinlerdir. Bunlar vücudunuzun çok ihtiyaç duyulan beslenmeyi sağlayacaktır.

Susuz kalmayın;

Hamilelik öncesi veya hamilelik sonrası olsun, susuz kalmamak her zaman çok önemlidir. Çalışmalar, vücudun yeterli suya sahip olduğunda, metabolizmanın hızlandığını ortaya koymuştur. Yeterli su içip içmediğinizi anlamanın bir yolu, idrarınızın rengidir. İdrarınız nispeten berraksa ve her iki-üç saatte bir gidiyorsanız, susuz değilsiniz demektir.

Hareket edin;

Ya hamilelik sonrası kilo vermek ya da genel olarak kilo vermek, sağlıklı bir beslenme ve düzenli bir egzersiz, uzun vadede ekstra kilo vermenin kesin anahtarıdır. Düzenli egzersiz yapamıyorsanız, daha fazla hareket edin. Kilo vermek için kısa yürüyüşler ve basit esneme hareketleri yapın.

 

Paylaşın

Formsuz Olduğunuzu Gösteren 6 İşaret

Pandemi, fiziksel ve zihinsel sağlığımızı kesinlikle etkiledi. Bazı insanlar bu dönemde zamanını çalışarak, egzersiz yaparak, sağlıklı beslenerek harcarken, bazı insanlarda tam tersini yönde davranışlar ortaya koydu. 

Haber Merkezi / İster çok kilo almış olun, ister kendiniz gibi hissetmiyor olun, bunların hepsi yeni bir başlangıç yapmanız gerektiğini gösterebilir.

Egzersiz yapmaktan sağlıklı beslenmeye kadar, tüm bunlar vücudunuzda ve zihninizde olumlu değişiklikler yapabilir. Ancak, önce değiştirmeniz gerekip gerekmediğini belirlemeniz gerekir. İşte o işaretlerden bazıları;

En ufak bir harekette nefesiniz kesiliyor;

Zinde ve sağlıklı bir insan asansör yerine genellikle merdivenleri kullanmayı tercih eder. Aksine, en ufak bir harekette nefes kalacağını bilenler asansöre binmeyi, merdiven kullanmaya tercih ederler; bu büyük bir sorun. Daha hareketli olmanın, egzersiz yapmanın ve sağlıklı beslemenin zamanı gelmiş demektir.

Kalp atış hızı;

Nefesinizin yanı sıra, kalp atış hızınız da size ne kadar formda olduğunuzu söyleyebilir. Hareket etmediğinizde veya dinlenirken bile nabzınızın yüksek olduğunu fark ederseniz, bu durum, vücudunuzun bir şeylere tepki geliştirdiğini gösterir.

Yaralanmaya daha yatkınsın;

Vücudunuz zayıf olduğunda veya formsuz olduğunda, yaralanmalara daha yatkın hale gelirsiniz. Sırtınızda, boyun bölgesinde, omuzlarınızda veya vücudunuzun herhangi bir yerinde sık sık ağrılar yaşamaya başlarsınız. Bu ihmal edilmeyecek kadar önemli bir durum, hemen düzenli egzersiz yapmaya başlamalısınız. Bu aynı zamanda kaslarınızı güçlendirmeye ve sağlıklı bir kiloda kalmanıza yardımcı olacaktır.

Uykusuz geceler;

Yeterince hareket etmemek, sağlıksız beslenme ve stres,  uyku kalitenizi etkileyebilir. Bu, aynı zamanda vücudunuzu en iyi şeyden mahrum bıraktığınız anlamına gelir. Uyku problemi devam ederse vücudunuz kronik sağlık risklerine maruz kalabilir. 

Sağlıksız yiyeceklere için can atıyorsun;

Hareketsiz bir yaşam tarzı sürdürdüğünüzde sağlıksız yiyeceklere başvurabilirsiniz. Abur cubur için açıklanamayan istek, sağlığınız için çok zararlı olabilir. Uzmanlara göre, hareketsiz kalmak, ghrelin adı verilen ve sürekli aç hissetmenize neden olan bir hormonu tetikleyebilir.

Obez olmak;

Formda olmamanın kesin göstergelerinden biri obez olmaktır. Doktorunuz fazla kilolu olduğunuzu söylediyse, sağlıksız ve formsuz olma ihtimaliniz yüksektir. Obez olmak sizi çeşitli hastalıklara yakalanma riskine sokar ve ayrıca günlük fonksiyonlarınızı engeller. Uzun vadede bir sorun haline gelebilse de, egzersiz ve sağlıklı beslenme ile kontrol altına alınabilir.

 

Paylaşın

Tek Bir Sosisli Sandviç Ömrünüzü 36 Dakika Kısaltabilir!

Michigan Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırmaya göre, tek bir sosisli sandviç, yüksek oranda işlenmiş gıdaların kötü etkileri nedeniyle hayatınızdan 36 dakika alabilir. Öte yandan, aynı araştırma, meyveler, kuruyemişler, baklagiller ve nişastalı olmayan sebzeler gibi yiyeceklerin, her lokması ile ömrünüze değerli anlar kattığını ortaya koydu.

Haber Merkezi / Michigan Üniversitesi’nde çevre sağlığı bilimleri profesörü Olivier Jolliet liderliğindeki bilim insanları, Amerikalıların tükettiği 5 bin 853 gıdayı analiz ettiler ve tek bir standart ölçü kullanarak ne kadar sağlıklı veya sağlıksız olduklarını karşılaştırdılar: yaşam süremize eklenen veya ömrümüzden çıkarılan zaman.

Örneğin, bir gram işlenmiş et için ömrünüzden 0.45 dakikanın kısaldığı, tersine, meyvenin gramı başına, ömrünüze 0.1 dakika eklendiği varsayıldı.

Bir porsiyon yemek başına kazanılan veya kaybedilen sağlıklı yaşam dakikaları, Sağlık Beslenme İndeksi (HENI) ile ölçülmektedir. HENI, 15 beslenme faktörünü dikkate almaktadır; süt, kabuklu yemişler, tohumlar, meyveler, kalsiyum, deniz ürünlerinden elde edilen omega-3 yağ asitleri, lifler ve çoklu doymamış yağ asitleri içeren gıdalar, işlenmiş et, kırmızı et, trans yağ asitleri içeren gıdalar, şekerli içecekler ve sodyum.

Bilim insanları, HENI’yi kullanarak, yüksek oranda işlenmiş et, sodyum ve trans yağ asitleri içeriği göz önüne alındığında, kırmızı etli sosisli sandviçin hayatınızdan 36 dakika çaldığını hesapladılar.

Hayatınızı kısaltabilecek diğer popüler işlenmiş yiyecekler arasında pastırma (porsiyon başına 6 dakika 30 saniye), pizza (7 dakika ve 8 saniye) ve duble çizburger (8 dakika ve 8 saniye) bulunur. Ömrünüzü artıran yiyecekler arasında somon (porsiyon başına 13 dakika ve 5 saniye), muz (13 dakika ve 30 saniye) ve avokado (2 dakika ve 8 saniye) bulunur.

Fıstık ezmeli ve jöleli sandviç, sağlıklı yağlar, protein ve lif açısından zengin fındık ezmesi sayesinde şaşırtıcı bir şekilde ömrünüze 33 dakika 6 saniye katar. Deniz ürünleri, yaklaşık 10 dakikadan yaklaşık 70 dakikaya kadar değişir.

Araştırmadaki amaç, tüketicilerin beslenmeleri için daha sağlıklı seçimler yapmalarına yardımcı olacak bir kılavuz görevi görmektir.

Paylaşın

Şifreli Sayıların Arkasına Gizlenen Tehlike: Katkı Maddeleri

Hazır gıdalara olan talebin artmasıyla birlikte gıdaya raf ömrünü uzatmak ve lezzetini artırmak için eklenen katkı maddelerinin sayısında da artış aynı oranda görülmektedir. Tüm paketlenmiş gıdaların yüzde 85’inden fazlası katkı maddeleri içerir; ürünün tadını daha iyi yapmak, daha güzel görünmesini sağlamak ve daha uzun süre dayanması için kullanılan kimyasallar! 

Haber Merkezi / Telaffuz edilemeyen isimlerin ve şifreli sayıların arkasına gizlenmiş bu kimyasallar kanser, diyabet, kalp hastalığı, obezite ve hatta DEHB ile bağlantılıdır. Bazıları o kadar zararlı ki bir çok ülkede yasaklanmış durumda. İşte dikkat etmeniz ve içeriğinde bu maddelerin olduğu yiyecekleri tüketmekten kaçınmanız gereken bazı yaygın gıda katkı maddeleri.

Hidrojenlenmiş yağlar

Sadece kötü kolesterolü (LDL) yükseltip iltihaplanmaya neden olmakla kalmaz, aynı zamanda kalp krizi, kanser, alzheimer, diyabet ve obezite riskini de önemli ölçüde artırırlar. ‘Hidrojenlenmiş’ ile başlayan katı yağ ve margarin gibi bileşenlere dikkat edin.

Yapay renklendiriciler

Araştırmalar sonuçları, bazı yapay boyaların, hiperaktivite, ADD ve DEHB ile güçlü bağlantıları olduğunu ortaya koymuş durumda. American Chemical Society, bunlardan bazılarının kömür katranından elde edildiğini, diğerlerinin ise benzidin gibi kanserojenler içerdiğini söylüyor. Paketlerin üzerinde yazılan isimler kulağa zararsız gelebilir ancak yapay renklendiriciler, bazı ciddi yan etkiler ve hatta organ rahatsızlıkları ile ilişkilendirilmiştir. Birçok ülke, bunların, bebek, çocuk ve hatta evcil hayvan mamalarında kullanılmasını yasaklamıştır.

Antioksidanlar

Antioksidanların, hücreleri serbest radikallerden koruyan arzu edilen maddeler olduğunu düşünüyorsanız, yanılmıyorsunuz. Bununla birlikte, antioksidanlar yağlar ve katı yağların bozulmasını önlemek için gıdalarda da kullanılırlar.

ABD Sağlık ve İnsan Departmanına göre, bütillenmiş hidroksiyanisole (E320) gibi bazı antioksidanların insanlarda kanserojen etkisine sahip olduğu tahmin edilmekte. Yine, propyl gallate hayvan çalışmalarında tümörlerle ilişkilendirilmiştir. TBHQ (E319) gibi diğerleri ise yüksek dozlarda (5g veya daha fazla) alındığında ölümcül olabilir. Bu ve buna benzer antioksidanlar bazı ülkelerde yasaklanmıştır.

Potasyum bromat

Bir dahaki sefere ‘ekmek veya hamur güçlendirici’ gördüğünüzde, potasyum bromatın kullanılıp kullanılmadığını iki kez kontrol edin. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı, potasyum bromatı olası bir kanserojen olarak sınıflandırır. Üstelik AB, İngiltere ve Kanada bu katkı maddesini yasaklamış durumda.

Yapay tatlandırıcılar

Yapay tatlandırıcılar kalorisiz olabilir ancak obezite, metabolik sendrom ve tip 2 diyabete neden olabilir! En yaygın kullanılan tatlandırıcılardan ikisi olan asesülfam-k, aspartam ve kanser arasında bağlantı bulunmuştur. Hayvanlar üzerinde yapılan bir kaç araştırma sukralozun da bağırsak dostu bakterileri yok ettiğini göstermiştir. Diğer tatlandırıcıların olumsuz etkileri ise, aşırı yeme, artan göbek bölgesi yağı ve değişmiş metabolizma.

Her sağlıksız katkı maddesinin birkaç güvenli alternatif vardır. Yani ger sağlıksız ürün için daha iyi bir seçim var. Alışveriş yaparken yapmanız gereken paketi ters çevirmek ve önce malzemeleri okumaktır. Ürünün herhangi bir bileşeninden şüpheleniyorsanız, bunun sizin için doğru seçim olmadığını bilirsiniz. Süreci kolaylaştırmak için potansiyel kanserojenleri, yasaklanmış kimyasalları ve tehlikeli toksinleri belirleyen ve daha iyi, daha sağlıklı, daha lezzetli alternatif önerilerini araştırın.

Paylaşın

Şınavda Ustalaşmak İçin 8 Altın Kural

Şınav, her fitness tutkunu için önemli bir egzersiz şeklidir. Şınav çekmek, vücudunu mükemmel bir şekle sokmaya çalışan herkes için bir zorunluluktur. Bu tek hareket, doğru şekilde yapmanız koşuluyla tüm vücudunuzu güçlendirebilir.

Haber Merkezi / Ancak, özellikle yeni başlayan biriyseniz, şınav çekmek gerçekten zordur. Çoğu kişi, bu tür bir egzersize karşı sevgi ve nefret türünde bir ilişki yaşar, ancak ustalaşma hissi şaşırtıcı bir mutluluk verir. Mükemmel bir şınav çekmekte zorlanıyorsanız, işte uymanız gereken bazı temel kurallar:

Kaliteye odaklanın

Bir seferde kaç tane şınav çektiğiniz önemli değil, doğru şekilde yapıp yapmadığınız önemlidir. Unutmayın nitelik nicelikten daha önemlidir. Yanlış şınav yapmak sizi yaralanma riskine sokabilir ve size hiçbir şekilde faydası olmaz. Bu egzersiz şeklini yaparken duruşunuza dikkat edin.

Kalçalarınızı yukarı kaldırmayın

Şınav çekerken kalçalarınızı yukarı kaldırmayın. Bunu yapmak göbek kaslarını serbest bırakacaktır. Sırtınızı düz bir çizgide tutun ve egzersizi yaparken karın kaslarınızı çalıştırın. Kalçalarınızı yukarı hareket ettirmek omuzlarınıza çok fazla baskı uygulayacaktır.

Yerden başlayın

Şınavınıza her zaman yerden başlayın. Bu egzersizi yaparken dayanıklılığı artırmak için omurganızı düz tutun ve göbeğinizi kullanın.

Kollarınız omuz genişliğinden daha fazla aralıklı olmalıdır 

Şınav yapmaya yeni başladıysanız, basit bir şınav şekline bağlı kalmak daha iyidir. Elinizi omuz genişliğinden daha fazla açık olacak şekilde yere koyun. Başparmaklarınız ve koltuk altlarınız, aşağıdayken yanlardan 45 derecelik bir açıyla dirseklerinizle aynı hizada olmalıdır.

Başınızı düşürmeyin

Başınız vücudunuzla aynı hizada olmalıdır. Bu sizi herhangi bir yaralanmadan koruyacaktır. Çenenizin alttan yere çarpmasını önler.

Tam tekrar yapın

Yere tamamen geldiğinizden emin olun. Her aşağı indiğinizde göğsünüz zemini fırçalıyor olmalı.

Kollarınız düz olana kadar yükselin

Kollarınız düz olana kadar yükselin. Yukarı çıkarken dirseklerinizin bükülmediğinden emin olun.

Varyasyonları denemek için acele etmeyin

Yeni başlayan biriyseniz, bir varyasyonu denemek için acele etmeyin. İlk önce, temel bilgilerde uzmanlaşın ve ardından varyasyonlara gidin.

Paylaşın

Kilo Vermeye Çalışıyorsanız, Bu 3 Şeyi Unutmayın

Yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını, son 1,5 yıldır hayatımızda yarattığı yıkımın yanı sıra birçok farklı sorunu da beraberinde getirdi. Salgının neden olduğu en büyük sorunlardan biri, hepimizin fazladan kilo almasıdır.

Haber Merkezi / Bu ekstra kiloyu kaybetmek göz korkutucu bir görev olabilir. Sorun, kilo verirken çoğu insanın sadece forma girmeye odaklanmasından kaynaklanır, bu da birçok sağlık sorununa yol açabilir. Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için hatırlamanız gereken üç şey var.

Yeterli miktarda su tüketmek

Kilo vermeye çalışsanız da çalışmasanız da, vücudunuzu susuz bırakmamak çok önemlidir. Su genellikle açlığı bastırır (burada normal koşularda aç kalmaktan bahsediliyor), bu nedenle yeterli su tüketmek sizi aşırı yemek yemekten alıkoyar ve böylece kilo vermenize yardımcı olur. Uzmanlar günde en az 2,5 litre su içilmesi gerektiğini söylüyor.

Beslenmenize meyveleri ekleyin

Kilo vermeye çalışırken genellikle rafine şekeri kesmeniz önerilir. Meyveler, gün boyu ihtiyacınız olan enerjiyi sağlayacak doğal şekere sahiptir. Hem tok kalmak hem de enerji ihtiyacınızı karşılamak için meyve tüketiminizi maksimum orana çıkarın.

Daha fazla hareket edin

Vücut için her hareket önemlidir. Uzun süre oturmak, bazı ölümcül hastalıklara yakalanma riskinizi de artırır. Her gün bir saat özel bir antrenman yapıyor olsanız bile, gün boyu aktif kalmanız önerilir. Merdiven çıkmak, kısa yürüyüşler yapmak veya telefonda konuşurken yürümek, metabolizmanızı hızlandırabilir ve kilo vermenize yardımcı olabilir.

Paylaşın

Düz Bir Göbek İçin 7 Egzersiz

İster kabul edelim ister kabul etmeyelim, çoğu insan spor yolculuğuna karın bölgesinde biriken yağları azaltmak için başlar. Düz bir karın, çekici görünmenin yanı sıra güveni de artırır. Karın bölgesinin sıkılaştırmasının bir başka faydası da orta bölgede viseral yağ birikimine bağlı olarak gelişebilecek kronik hastalıklar riskini de azaltır.

Haber Merkezi / Gerçek şu ki, özellikle vücudun bu kısmından yağ kaybetmek o kadar kolay değil. Araştırmalara göre, düzenli egzersiz yapmaya başlanılsa da en son yağ kaybedilen bölge karın bölgesi. İşte düz bir karın elde etmeye yardımcı olacak, karın bölgesindeki farklı kas gruplarını hedef alan 7 egzersiz.

L-Oturmak;

1. adım: Avuç içleriniz yanlarınızda ve bacaklarınızı öne doğru uzatarak yere oturun. Bacaklarınızı düz ve birbirine yakın tutun.

2. adım: Uyluklarınızı sıkın ve vücudunuzu ellerinizle dengelerken vücudunuzu yukarı kaldırmaya çalışın.

3. adım: Dengeyi korumak için gövdenizi hafifçe öne doğru eğebilirsiniz.

4. adım: Bu pozisyonu birkaç saniye tutun ve ardından başlangıç ​​pozisyonuna geri dönün.

V-Up;

1. adım: Ellerinizi başınızın üzerine uzatarak sırt üstü yatın. Ellerinizi kulaklarınıza yakın tutun.

2. adım: Her iki bacağınızı da 90 derecelik açıyla tavana doğru kaldırın. Aynı zamanda kollarınızı yerden düz bir şekilde kaldırın.

3. adım: Hem elleriniz hem de bacaklarınız vücudunuza dik olmalıdır.

4. adım: Bir süre bu pozisyonda kalın, ardından yavaşça başlangıç ​​noktasına geri dönün.

Ayı Sürünmesi (Taraması);

1. adım: Kalçalarınız dizlerinizin altında ve elleriniz omuzlarınızın altında olacak şekilde dört ayak üzerine gelerek başlayın. Bacaklarınız kalça genişliğinde ve kollarınız omuz genişliğinde açık olmalıdır.

2. adım: Sırtınızı kaldırmadan dizlerinizi hafifçe kaldırın.

3. adım: Sol eliniz ve sağ bacağınız ile bir adım ileri gidin ve ardından ilerlemek için aynısını alternatif taraflarla tekrarlayın.

Havada Çember;

1. adım: Ayaklarınız kalça genişliğinde açık olacak şekilde düz durun ve iki elinizle başınızın üstünde bir sağlık topu veya dambıl tutun.

2. adım: Omurganızı nötr ve dengenizi korurken topu bir daire içinde hareket ettirin (sol taraftan başlayarak).

3. adım: Sekiz kez daire çizin, ardından diğer tarafta da aynısını yapın.

Ayakta Eğik Crunch;

1. adım: Bacaklarınız kalça genişliğinde olacak şekilde düz durun ve ellerinizi başınızın arkasına koyun.

2. adım: Ağırlığınızı sol bacağınıza verin, ardından dizinizi sol dirseğinize doğru (çapraz olarak) getirerek sağ bacağınızı kırın.

3. adım: Başlangıç ​​noktasına dönmek için sağ bacağınızı indirin.

4. adım: Aynı işlemi diğer taraf için de tekrarlayın.

Dambılla Yan Bükme;

1. adım: Her iki elinizde birer dambıl ile yerde düz durun.

2. adım: Nefes alın, dambılı zemine doğru hareket ettirmek için gövdenizi belinizden sağa doğru bükün.

3. adım: Dizlerinizi bükmeden mümkün olduğunca yana doğru bükün.

4. adım: Duraklatın, ardından başlangıç ​​pozisyonuna dönün.

5. adım: Aynısını diğer elinizle tekrarlayın.

Bacak Kaldırma – Yan Tahta;

1. adım: Sağ tarafınıza yatın ve vücut ağırlığınızı sağ ön kolunuz ve sağ ayağınız üzerinde dengeleyin.

2. adım: Omuzlardan ayak parmaklarına kadar düz bir çizgi oluşturmak için kalçalarınızı havaya kaldırın.

3. adım: Gövdenizi sabit tutarak sol bacağınızı dizinizi bükmeden kaldırın.

4. adım: Sol bacağınızı başlangıç ​​noktasına geri getirin. Bu egzersizi yaparken kalçanızı düşürmemeye çalışın.

Paylaşın