Erdoğan: Bay Bay Kemal, Senin Arkadaşın Kandil

Antalya Kepez’de halka seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyiyle terörist Selo 51 kardeşimizin ölümüne neden oldu. Bu Selo, cezaevinde. Şimdi ne diyorlar? Selo’yu çıkaracağız. Selo’yu Öcalan’ın yerine getireceklermiş. Bay bay Kemal’in parlamentoda yaptığı görüşme işte buydu. Açıkla dedik kaç kere. Açıklayamaz… Her şey fırıldak. Düzgün bir şey yok. Eğer gerçek siyasetçiysen çıkar açıklarsın ama hayatı yalan” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Kandil’de ne diyordu birisi… Bunların bayrağı var mı? Bunların ezanı var mı? Bunların dini var mı? Ne diyor? Bizim desteğimiz Kılıçdaroğlu’nadır. Dini olmayan, diyaneti olmayan, bayrağı olmayan, ezanı olmayan kimler destekliyor bay bay Kemal’i, bu teröristler. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Bay bay Kemal, senin arkadaşın Kandil.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Bu zat yaptığımız her şeyi yıkacağını, kurumları kapatacağını, bürokratını, polisini tasfiye edeceğini söylüyor. Bay bay Kemal, HDP ve PKK ne diyorsa kendisi de onu söylüyor. FETÖ ve gizli açık tetikçileri ne diyorsa Kılıçdaroğlu onu söylüyor. Amerika’da ve Avrupa’da kulağına ne üflenmişse onu söylüyor. Arada bir kendi söylediklerini de mizah niyetine izliyoruz. Bu zatın kendisini ciddiye almıyoruz. Bizim ilgilendiğimiz, bu zatın hangi hesabın temsilcisi olarak karşımıza dikildiğidir. Masa etrafında oturanlar ve çevresinde dönenlere bakınca hepsi ayan beyan ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim çalışmaları kapsamında Antalya Kepez’de miting düzenledi. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Birileri ülkenin birikimlerini önce altılı masada paylaşmaya niyetlendi. Sonra pazarlığın kızıştığı anda ortaklardan biri yerinden kalkıp geri otururken, masanın altındaki gizli ortak HDP de bu cümbüşte yerini aldı. Baktılar yedi ortakla da bu iş olmayacak iki büyükşehir belediye başkanını dahil edip ortak sayısını 9’a çıkardılar. Masada kendileri için yer olduğunu gören, ülkenin ve milletin yeminli düşmanları FETÖ ve PKK da seslerini yükselttiler. Oldu mu size 11 ortak.

Daha DHKP-C’sini, Avrupa ve Amerika’da masanın akıl hocalığına soyunan tefecileri, STK görünümlü istihbarat aygıtlarını saymıyorum. Türkiye, siyasetine ve yönetimine yönelik böyle bir oyunu hak etmiyor.

Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza diken bir mekanizma var. Bu mekanizma CHP tabanının da ittifaktaki diğer partilerin de hassasiyetlerini umursamıyor.

Ne diyordu bay Kemal, tıpış tıpış gidip oy vereceksiniz. Bunların derdi Türkiye’yi en az yarım asır daha kendine gelemeyecek bir bataklığa saplamaktır. Ama başaramayacaklar.

“Selo’yu çıkarıp Öcalan’ın yerine getireceklermiş”

Her şeyiyle terörist Selo 51 kardeşimizin ölümüne neden oldu. Bu Selo, cezaevinde. Şimdi ne diyorlar? Selo’yu çıkaracağız. Selo’yu Öcalan’ın yerine getireceklermiş. Bay bay Kemal’in parlamentoda yaptığı görüşme işte buydu. Açıkla dedik kaç kere. Açıklayamaz… Her şey fırıldak. Düzgün bir şey yok. Eğer gerçek siyasetçiysen çıkar açıklarsın ama hayatı yalan.

Kandil’de ne diyordu birisi… Bunların bayrağı var mı? Bunların ezanı var mı? Bunların dini var mı? Ne diyor? Bizim desteğimiz Kılıçdaroğlu’nadır. Dini olmayan, diyaneti olmayan, bayrağı olmayan, ezanı olmayan kimler destekliyor bay bay Kemal’i, bu teröristler. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Bay bay Kemal, senin arkadaşın Kandil.

Bu zat yaptığımız her şeyi yıkacağını, kurumları kapatacağını, bürokratını, polisini tasfiye edeceğini söylüyor. Bay bay Kemal, HDP ve PKK ne diyorsa kendisi de onu söylüyor. FETÖ ve gizli açık tetikçileri ne diyorsa Kılıçdaroğlu onu söylüyor. Amerika’da ve Avrupa’da kulağına ne üflenmişse onu söylüyor. Arada bir kendi söylediklerini de mizah niyetine izliyoruz. Bu zatın kendisini ciddiye almıyoruz. Bizim ilgilendiğimiz, bu zatın hangi hesabın temsilcisi olarak karşımıza dikildiğidir. Masa etrafında oturanlar ve çevresinde dönenlere bakınca hepsi ayan beyan ortaya çıkıyor.

Hangi insan kendi ülkesine, devletine, milletine bu kadar büyük kin duyabilir? Bay bay Kemal ABD’de bir benzin istasyonunda bir restorana giriyor. Orada neler çevirdi belli değil, açıklayamıyor. Pensilvanya’nın uzantıları ile orada sohbetini koyulaştırıyor.

Ülkeyi yatırımlarla donatırken kimsenin kökenini, mezhebini sormadık. Bay bay Kemal ben Aleviyim diyor. Eyvallah, biz sana Alevi misin değil misin sormadık ki? Bugüne kadar bunu niye söylemedin de şimdi söylüyorsun? Demek bu buradan bir şey bekliyor. Bu ülkeyi Alevi-Sünni diye ayrıma tabi tutanlara lanet olsun!

Bay bay Kemal, TOKİ’yi kapatacakmış. Neyi kapatıyorsun? Ben göreve gelmeden önce TOKİ’deki üretim sayısı 40 bin konuttu. Şimdi 1 milyon 300 bin konutu biz yaptık. 40 bin nere 1 milyon 300 bin nere?”

Paylaşın

Erdoğan Açıkladı: IŞİD Lideri Suriye’de Öldürüldü

MİT’in IŞİD Lideri Ebu Hüseyin el-Kureyşi’yi uzun süredir takip ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, el-Kureyşi’nin Suriye’de öldürüldüğünü söyledi. IŞİD, Kasım 2022’de el-Kureyşi’nin örgütün yeni lideri olduğunu duyurmuştu.

IŞİD’in kurucu lideri Ebu Bekir el-Bağdadi, 2019 yılında öldürülmüştü. Kureyşi, Şubat 2022’den bu yana örgütün liderliğine getirilen üçüncü isimdi.

Erdoğan, Çankaya Köşkü’nden TRT Türk, ATV Avrupa, Euro D, Euro Star, Kanal 7 Avrupa “Cumhurbaşkanı Özel Yayını”na katılarak, gazetecilerin sorularını yanıtladı ve açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin yürüttüğü terörle mücadelenin Avrupa’nın güvenliğine katkı sağladığını söyleylen Erdoğan, “Avrupa bunun farkında değil veya olmak istemiyor. Hatta hatta onların savunucusu konumunda. Terör örgütleri DEAŞ ile PKK/YPG, FETÖ ile en sonuç alıcı, en etkili şekilde mücadele eden biziz, tek ülkeyiz NATO içinde.

Son yıllarda PKK’nın Irak ve Suriye’de faaliyet gösteren çeşitli düzeylerdeki pek çok yöneticisi istihbarat teşkilatımız tarafından etkisiz hale getirildi. Aynı şekilde FETÖ’nün yurt dışındaki elemanlarından bir kısmı da ülkemize getirildi.” diye konuştu.

“Terör örgütleriyle ayrım yapmadan mücadelemizi sürdüreceğiz”

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın IŞİD’in lideri olduğu söylenen Ebu Hüseyin el Kureyşi kod adlı şahsı uzun süredir takip ettiğini söyleyen Erdoğan, “Bu şahıs, Milli İstihbarat Teşkilatımızın dün Suriye’de gerçekleştirdiği bir operasyonla etkisiz hale getirildi. İnşallah bundan sonra da terör örgütleriyle ayrım yapmadan mücadelemizi sürdüreceğiz.

Yani bu tür DEAŞ’ın başındaki kişileri, şurada buradaki terör örgütlerinin başlarını Amerika, vesaire etkisiz hale getirdiği zaman dünyayı ayağa kaldırırlar. İşte buyurun, şu anda biz DEAŞ’la ilgili bir değil, iki değil, üç değil, kaç tanesini etkisiz hale getirdik. PKK ile ilgili kaç tanesini etkisiz hale getirdik.” şeklinde konuştu.

IŞİD, Kasım 2022’de el-Kureyşi’nin örgütün yeni lideri olduğunu duyurmuştu. Bu duyuru bir önceki liderin ölümünün doğrulanması ile birlikte yapılmıştı. Kureyşi, Şubat 2022’den bu yana örgütün liderliğine getirilen üçüncü isimdi.

Fransız haber ajansı AFP’nin Kuzey Suriye’deki muhabiri, Cumartesi günü Afrin yakınlarındaki Cinderes’te bir bölgenin kordon altına alındığını bildirdi.

AFP’ye konuşan yerel halktan kişiler, operasyonun, İslami okul olarak kullanılan bir çiftliği hedef aldığını söyledi.

Reuters haber ajansına konuşan yerel kaynaklar da, söz konusu operasyonun bir saat sürdüğünü çatışma seslerini büyük bir patlamanın izlediğini aktardı.

IŞİD, gücünün zirvede olduğu dönemde Irak ve Suriye’nin kuzeyinde geniş topraklara hakimdi. Örgütün hakimiyet altına aldığı bölgelerde yaklaşık 8 milyon kişi yaşıyordu.

IŞİD’in kurucu lideri Ebu Bekir el-Bağdadi, 2019 yılında öldürülmüştü. Örgüt o günden bu yana çok sayıda lider değiştirmek zorunda kalmıştı.

El Kureyşi’nin selefinin, geçen yılın ekim ayında ABD operasyonunda öldürüldüğü duyurulmuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), geçen yılın ekim ayında yaptığı açıklamada, Ebu İbrahim El-Haşimi El-Kureyşi’nin ölümünden sonra IŞİD’in başına geçen Ebu el-Hassan el-Haşimi el-Kureyşi’nin de öldürüldüğünü açıklamıştı.

CENTCOM Sözcüsü Albay Joe Buccino, yaptığı yazılı açıklamada, “Ebu el-Hasan el-Haşimi el-Kureyşi’nin ekim ortasında ölümü, IŞİD’e bir başka darbe vurdu. Bu operasyon, Suriye Özgür Ordusu tarafından Suriye’nin Dar’a vilayetinde gerçekleştirildi.” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Erdoğan, Millet İttifakı Ve Kılıçdaroğlu’nu Hedef Aldı

Ankara’da Başkent Millet Bahçesi’nde halka seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Önceleri almamışlardı sonradan HDP’yi yanlarına kattılar. Yetmedi iki belediye başkanını aldılar yanlarına. Önce 6’lı masaydı, sonra 7’li masa oldular, şimdi 9’lu masa oldular. O da yetmeyecek” dedi.

Haber Merkezi / “Bir tarafta FETÖ’nün Ankara’yı bombalayan eli kanlı katillerini cezaevinden çıkarıp aramıza gönderme sözü verenler var” diyen Erdoğan, “Biz bu görevde olduğumuz sürece ne Selo çıkabilir, ne de evlat yavru katili çıkabilir” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da eleştiren Erdoğan, “SSK’nın genel müdürü oldu SSK’yı batırdı. Şimdi yine çok heyecanlanmış, kendini maliye bakanı ilan etti. Gelebildiği tek yer memurluktu. Oy alabilmek için herkese cumhurbaşkanlığı veriyor. Bunun adı rüşvettir. Bu rüşvetçiye 14 Mayıs’ta gereken dersi vermeye hazır mıyız?” dedi.

Erdoğan, “Ne diyor bay bay Kemal Londra’dan 300 milyar dolar getirecekmiş. Sen şu anda hangi görevdesin, nasıl oluyor da olmayan bir şeyi getiriyorsun. Herhalde zamanında esrar, eroin göndermişler ki bunların bedelini geri döndürme gayreti var. Şimdi bu 300 milyar doların hesabını 14 Mayıs’ta sormaya var mıyız?” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçim etkinlikleri çervesinde Ankara’da Başkent Millet Bahçesi’nde kalabalığa seslendi. Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

“Ankara’yı ancak bu şehrin mana sırrına erenler anlayabilir, sevebilir, kucaklayabilir. Biz 21 yıllık Ankaralı olarak bozkırın ortasındaki bu şehri taşı, toprağı, insanı, her şeyiyle seviyoruz. Her müsaademizde yanımızda olan Ankaralılara şükranlarımı sunuyorum.

4 yıldır İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de ne yaptınız? İzmir bir yağmur görmesin; çamur, çukur alıyor başını gidiyor. Bunların üç tanımı var. Eğer CHP’yi tanımak istiyorsanız; çöp, çukur, çamur. İstanbul’a belediye başkanı olduğum zaman İstanbul’u böyle tanıdım. İstanbul’u bu kardeşiniz kurtardı. Bunları bilmeyenlere hatırlatmak şart.

Başkent’in havalimanını kim yaptı, biz. Bu yolları kim yaptı? Ankara’daki metroları kim yaptı? İstanbul, İzmir öyle değil mi? Bunlarda yalandan başka bir şey bulamazsınız. Yalanın en önemli mihmandarı kimdi biliyor musunuz; bay bay Kemal. Yalan dersi almak istiyorsanız yazıhanesine müracaat edin. 14 Mayıs’ta benim milletim bunları siyasi mevta yapacak.

Biz ilhamımızı tarih boyunca nice zorlukların üstesinden gelen bu şehirden aldık. Ankara Milli Mücadele’de düşman topları sesleri buradan duyulurken asla diz çökmedi. Ankara safını milli iradeden yanını belirledi. Ne vesayete ne darbeye teslim oldu. 15 Temmuz’da Ankara dimdik ayakta durdu.

Bu FETÖ, avenesi kimlerle beraber, bay bay Kemal’le beraber. Başka kim var; İP var, yavrucuklar var. Önceleri almamışlardı şimdi HDP’yi de aldılar. Sonra Ankara, İstanbul belediye başkanlarını aldılar. 6’ydı, 7’li oldu, 9’lu oldu. Sen onlarla yürü bizim yanımızda millet var. Bizim yanımızda cumhur var. Cumhuru yanına alamayan avucunu yalar.

Ankara şimdi yeni bir destan yazmaya hazırlanıyor. Bir tarafta 15 Temmuz ihanetinin rövanşını almak isteyenler var; FETÖ’nün katillerini cezaevinden çıkarıp aranıza gönderme sözü verenler var. Yine aynı tarafta bölücü emellerini gerçekleştirmek için Cumhuriyetimizle hesaplaşmak için yanıp tutuşanlar var.

Diyarbakır’da Yasin Börüleri şehit edenler bunlar değil mi? Kürt kardeşlerimi sokağa döküp 51 kardeşimin ölümüne sebep olanlar bunlar değil mi? Ne diyorlar; ‘Selo’yu çıkaracağız.’ Düşünün oradan Öcalan çıkacak, görevi buna verecek. Biz görevde olduğumuz sürece ne Selo çıkabilir ne evlat katili çıkabilir. Cezasını çekecek.

Bunların gözlerini öyle bir hırs bürümüş ki PKK mensuplarının siyasi uzantılarıyla pazarlıklara oturdular. Bay bay Kemal var, Meral Hanım var, HDP var, Davutoğlusu var, bebecanı var, Ankara Büyükşehir, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlarını konuşmak yersiz, onlar da var. Önce Allah’a sonra milletime inanıyorum.

Bay bay Kemal sen talimatı nereden alıyorsun; Kandil’den. Kandil ne diyor ‘Biz artık bay bay Kemal’i destekliyoruz’. Arkadaşı Kandil baronu olanlardan bu ülkeye fayda olur mu? Dünyanın dört bir yanındaki PKK’lılar, FETÖ’cüler, terör örgütleri tüm güçleriyle 14 Mayıs’ta bay bay Kemal’e destek veriyor. Bölücü terör örgütüyle arasına mesafe koyamayan örgüt yöneticileri bay bay Kemal için oy dileniyor.

“Olmayan bir şey vaadedilemez”

Ekonomiden zerre kadar anlayanlar düşünsün, ne diyor bay bay Kemal; Londra’dan 300 milyar dolar getirecekmiş. Sen bir defa hangi görevdesin? Nasıl oluyor da olmayan bir şeyi getiriyorsun? Herhalde bunlar daha önce getirdikleri esrar, eroin vs. bunların bedelini geri döndürme gibi gayreti var. Olmayan bir şey vaadedilmez ve gelmez. Ama yalan bunda irtifa kesmemiş. Bu 300 milyar doların hesabını 14 Mayıs’ta sormaya var mıyız? Bu yalanın hesabını sormaya var mıyız?

Ülkeye ve millete hizmet etmek bir gönül işidir, nasip işidir, aşk işidir. Biz geldiğimiz tüm makamlarda bu aşkla hareket ettik. Bu adamın bir referansı var mı yalandan başka. SSK’nın genel müdürü oldu, SSK’yı batırdı. Çok heyecanlanmış kendini Maliye Bakanı ilan etti. Gelebildiği tek yer memurluktu. Buna bu hesabı verelim. Yanına oy alabilmek için her birine birer Cumhurbaşkanı Yardımcılığı teklif ederek, hepsine rüşvet vererek onların oylarını almak. Bu rüşvetçiye 14 Mayıs’ta gereken dersi vermeye hazır mıyız?

Karşımızda bambaşka manzara var. Referansı olmayanlar akıllarına ne gelirse üfürüyor. Bu kadar seçime girdi, hangisinden netice aldı? Ankara’ya iyi günler diyor, 4 yıldır yapmadınız da bundan sonra mı yapacaksınız? İstanbul’u, İzmir’i sel aldı götürdü, ne yaptınız? İzmir Körfezi kokudan geçilmiyor. Biz Haliç’i kurtardık, bunlar rezil etti. 5 tane Ankara keçisi teslim edin, kaybedip gelir. Güç bela iki elleriyle kalp yapmayı becerir.

Atatürk Havalimanı’nı ABD’li bir gruba vereceklermiş. Türkler, ABD’li şirketin sahibi. Onlarla görüştüm. ‘Siz böyle yatırım yapmak isterseniz kapımız açık’ dedim. O gün başbakanım, hala gelecekler. Elden gelenle övünülmez. Geç, bu işi. Takmış TEKNOFEST’e onunla ilgili konuşuyor. Bu milletin evlatlarına hiçbir şey yapamazsınız. TEKNOFEST’i, İHA’ları, SİHA’ları, Akıncıları, Kızılelma’yı alamazsınız. Bu millet sizi avucunun içindeki suyla boğar.

Hiçbir insanımız ülkesinin 21 yıllık kazanımlarının tehlikeye düşmesini istemez. Evladının geleceğinin belirsizliğe gömülmesini istemez. Güvenlik endişesi yaşadığı günlere dönmek istemez. Emekli, işçi, memurun maaşını alıp almayacağını yaşamak istemez. CHP yönetiminde memurların maaş almadığı dönemleri hatırlıyor muyuz? Saf saf Savaş Ay’ın programında oturursun köşede.

Bir SSK’yı idare edemeyen bu zavallıya bu ülke teslim edilebilir mi? Sağlıkta bizim neler yaptığımızı biliyorsunuz. Ankara’da Etlik, Bilkent bunun tüm dediklerine yeter artar. Buralara bir başarı ortaya koyarak geldik. Türkiye’nin genelinde şu anda 20 şehir hastanemiz var. Eğitim-araştırma hastanemizin olmadığı ilimiz yok. Bunu eğitimde başardık, 76 üniversiteyle başladık ama şimdi 208 üniversitemiz var. Bunlar neyi neyle yapacaklar, yapamazlar. Derdi olmayandan bir şey olmaz.

81 vilayeti gibi Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’nın da hangi ihmalleri yaşadığını biliyorsunuz. Ankara’mızı kalkındırmak, güzelleştirmek için çalıştık. Ankara’ya 21 yılda 605 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şimdi yurdu demir ağlarla biz örüyoruz.”

Paylaşın

Bild Gazetesi: Türkiye’de Seçim Öncesi Durum Darmadağın; Erdoğan, Sona Mı Geldi?

Dünya basını 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine ve olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelere yer vermeye devam ediyor. Son olarak Almanya’da yayın yapan Bild gazetesi seçimlere ilişkin dikkat çeken bir analize yer verdi.

Nadja Aswad imzasıyla yayınlanan haberde, Cumhurbaşkanı ve Cumhur ittifakının Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’a atıfla, “Türkiye’de seçim öncesi durum darmadağın. Erdoğan, sona mı geldi?” ifadeleri kullanıldı.

Erdoğan’ın ‘sert bir şekilde sürdürdüğü tek başına iktidarının 20 yıl sonra çöküp çökmediğini’ sorgulayan Aswad, “Türkiye, iki hafta içinde seçimlere gidiyor. Ve sanki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın (69) nefesi kesiliyor gibi görünüyor” değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan’ın sağlık durumuna ve geçirdiği açıklanan gastroentrit sebebiyle iptal edilen seçim programlarına atıfta bulunulan haberde, Erdoğan’ın kalp krizi geçirdiğine ilişkin iddiaların Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun tarafından yalanlandığı hatırlatıldı.

Bild’e konuşan gazeteci Eren Güvercin, “Erdoğan, hem siyasi olarak hem de sağlık olarak kırık dökük” diyerek Erdoğan’ın karizmasının ve söylem gücünün ‘zayıfladığını’ söyledi. Erdoğan’ın vücut dilini yorulmayan Viyana Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Yavuz Köse ise Erdoğan’ın yorgunluk belirtileri gösterdiğini kaydetti.

“Türkiye ekonomik olarak çöküşün eşiğinde”

Erdoğan’ın rakibi Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimleri kazanma ihtimalinin yüksek olduğunu, Erdoğan’ın anket sonuçlarının ‘hiç olmadığı kadar kötü olduğunu’ aktaran gazete, Türk Lirası’nın da hiç olmadığı kadar zayıf olduğunu kaydetti. Bild’e konuşan Sosyal Demokrat Partili (SPD) Macit Karaahmetoğlu da “Cumhurbaşkanı birçok kişiyi hayal kırıklığına uğrattı. Türkiye ekonomik olarak çöküşün eşiğinde” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktidarında yapılan ihlallere, 6 Şubat depremleri sonrası yardımlarda yaşananlara, yolsuzluk iddialarına ve ekonomik krize de dikkat çeken gazete, özellikle gençlerin durumunun giderek kötüleştiğini aktardı.

Haberde, kadın seçmenler arasında da Erdoğan’a desteğin düştüğü, birçok dindar vatandaşın da dinin siyasete alet edilmesinden rahatsızlık duyduğu yorumu yer aldı.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

France 24: Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın İktidarını Tehdit Ediyor

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kala, dünya basını da seçimlere ve muhtemel sonuçlarına ilişkin değerlendirmeler yayınlamaya devam ediyor.

Son olarak Fransa’nın kamu yayımcısı France 24’ün sitesinde yayımlanan analizde “yumuşak dilli reformcu” diye nitelenen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarını tehlikeye soktuğu yazıldı.

“Kemal Kılıçdaroğlu: Yumuşak dilli Türk reformcu, Erdoğan’ın iktidarını tehdit ediyor” başlıklı haberde, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde aday olana dek uluslararası arenada pek tanınmayan CHP liderinin yıllardır Türk siyasetinin önde gelen isimlerden biri olduğu belirtildi.

Analizde, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’na dair şu değerlendirmeler yapıldı:

20 yıllık iktidarının ardından Erdoğan, seçimler için kampanya yürütürken iktidarına karşı şimdiye kadar gördüğü en ciddi meydan okumayla karşı karşıya. Muhalefet lideri Kılıçdaroğlu, CHP’nin laikliğini ve milliyetçiliğini ılımlılaştırmakla kalmayıp, muhalefetteki başlıca 6 partiyi de kendi adaylığı altında birleştirmeyi başardı.

Haberde, Türkiye’deki seçimlerle ilgili France 24’ün televizyon kanalında 8 Mart’ta yapılan tartışma programından yorumlara da yer verildi.

Programa Fransa Uluslararası ve Stratejik İşler Enstitüsü’nün yardımcı direktörü Didier Billion, ülkenin tanınmış gazetelerinden Le Monde’un eski Türkiye muhabiri Marc Semo ve France 24’ün İstanbul muhabiri Ludovic de Foucaud katılmıştı.

Haberde, Billion’un “Erdoğan yıllardır Türk siyasetinde çok kutuplaştırıcı bir figür olarak yer aldı. Seçmenlerin çoğu artık ortalığın sakinleşmesini istiyor” değerlendirmesine yer verildi.

Semo’nunsa Kılıçdaroğlu’nun bu talebi karşılayabilecek bir aday olduğu yorumu aktarılırken, “Hem kişilik hem de yürüttüğü siyaset açısından Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın antitezi” sözleri öne çıkarıldı.

Haberde, 2010’de CHP’nin lideri olarak seçildikten sonra Kılıçdaroğlu’nun partinin Kemalist damarını ılımlılaştırarak, partiyi milyonlarca muhafazakara hitap edecek şekilde dönüştürdüğü değerlendirmesi de yapıldı.

Analizde, Kılıçdaroğlu’nun siyasi kariyerindeki dönüm noktasının 2017’de Ankara’dan İstanbul’a gerçekleştirdiği Adalet Yürüyüşü olduğu belirtildi. CHP lideri yürüyüş kararını, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun 2017’de “MİT tırları” davasında 25 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından almıştı. Berberoğlu’nun vekilliği 2020’de düşürülmüş, daha sonra AYM’nin durdurma kararıyla 2021’de tekrar milletvekili olmuştu.

2019’daki yerel seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun ve Mansur Yavaş’ın kazandığı başarılarla Kılıçdaroğlu’nun da Erdoğan’a karşı tonunu sertleştirdiği ifade edildi.

CHP liderinin geçen yıl peş peşe gelen elektrik zamlarına protesto olarak faturasını ödemediği ve elektriğinin kesildiği de hatırlatıldı.

Kılıçdaroğlu’nun 19 Nisan’da yayımladığı “Alevi” videosuyla “Türk siyasetindeki tabuları yıktığı” değerlendirmesi de yapıldı.

Ayrıca Le Monde’dan Semo’nun Kılıçdaroğlu’nun seçimleri kazanması durumunda bunun “dini ve etnik azınlıkların baskı altında yaşadığı bir ülkede büyük bir sembolik an olacağı ve Türkiye’deki tüm azınlıkların onda kendilerinden bir şeyler gördüğü” yorumu da aktarıldı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Dikkat Çeken Analiz: Kılıçdaroğlu’nun Alevi Açıklaması Erdoğan’ın Silahını Elinden Aldı

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kala, dünya basını da seçimlere ve muhtemel sonuçlarına ilişkin değerlendirmeler yayınlamaya devam ediyor.

Son olarak, İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz, dikkat çeken bir analize yer verdi.

Haaretz’de yayınlanan, “Yeni rakibi Erdoğan’ı dindar milliyetçi stratejisini yeniden tanımlamaya zorluyor” başlıklı yazıda, Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” açıklaması değerlendirildi.

CHP liderinin, Twitter hesabından paylaştığı videonun 75 milyondan fazla kez izlendiğine dikkat çekilen yazıda, Kılıçdaroğlu’nun dini kimliği daha önce bilinse de açıklamanın sosyal ve siyasi bir coşku yarattığı belirtildi.

Yazıda, “Muhalefet liderinin açıklamasının 14 Mayıs seçimlerini nasıl etkileyeceğini söylemek zor. Ama Kılıçdaroğlu şimdiden net bir zafer elde etti: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı ‘Alevi Kılıçdaroğlu gerçek Müslüman değil’ silahını elinden aldı” değerlendirmesi yapıldı.

Haaretz’in analizinde Türkiye’deki Alevilerin herhangi bir yasal statüsü bulunmadığına ve bu nedenle sayılarının net olarak bilinmediğine dikkat çekildi.

Yazıda ayrıca 1978’de Kahramanmaraş’ta Alevilere karşı tertiplenen ve 107 yurttaşın katledildiği olaylarla, 1992’de Madımak Katliamı sırasında yaşananlara da değinildi.

Türkiye’de uzun yıllar boyunca Alevilerin dini kimliklerini açık şekilde yaşamaktan geri durdukları belirtilen analizde, “Kılıçdaroğlu’nun açıklaması ve ona gelen halk desteği, Türkiye’de kimlik siyasetine yeni bir soluk getirdi. Açıklama, güç ve statü sahibi bir topluluk olarak Alevileri iktidar yarışına dahil etti” ifadeleri kullanıldı.

Yazıda, “Erdoğan’ın ülkeyi yönettiği 20 yıl boyunca Kürtler, etnik kimliklerini siyasi amaçlarla kullanan tek etnik gruptu. Şimdi etnik değil dini bir kimlik olan Alevi kimliği de siyasi yarışa katıldı. Bu, Erdoğan’ı Sünni dindar milliyetçilik politikasını yeni düzenlemeye ya da yumuşatmaya zorlayabilir” dendi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Canan Kaftancıoğlu Beraat Etti: Erdoğan’a Diktatör Demişti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik “Demokrasi yoluyla bir diktatörü bu ülkeden göndereceğiz” sözleri nedeniyle yargılanan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, beraat etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun yargılandığı dava Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmaya Kaftancıoğlu’nun yanı sıra avukatı Taylan Özkan Kırmızı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ferah Yıldız katıldı.

Bir önceki duruşmada Kaftancıoğlu’nun beraatına yönelik mütalaasını açıklayan savcı, talebini tekrarladı. Söz alan Kaftancıoğlu, “Diktatör ifadesi, uluslararası siyasi terminolojide kullanılan bir kavramdır. Bu kavramı kullanmış olmak konusunda sıkıntı görmüyorum. Bunu kullanmak, hakaretten ziyade bir tespittir. Başka söyleyeceğim bir şey olamaz ancak neden dava açılmıştır, onun cevabı da bende yoktur” dedi.

Kaftancıoğlu’nun avukatı bir önceki celsede belirttikleri hususlarla taleplerin geçerli olduğunu ve beraat talebinde bulunduklarını söyledi. Erdoğan’ın avukatı da bir önceki beyanını tekrar ettiğini belirtti.

Son sözü sorulan Kaftancıoğlu, “Güzel memleketimizde hukukun üstünlüğünün yaşanacağı süreci hep birlikte göreceğiz” dedi. Hâkim, davaya konu olan sözlerinin hakaret olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek Kaftancıoğlu’nun beraatine karar verdi.

Canan Kaftancıoğlu ne demişti?

Canan Kaftancıoğlu, 12 Ağustos’taki partisinin 81 il gençlik kolları başkanlarına yönelik toplantıda ; “Partimize, partimizin ilkelerine, gençliğinize, kendinize ve sizlerin hayallerini hedefleri hâline getiren genel başkanımıza, genel başkanımızın sizlere sunduğu imkanlar ve sizin genel başkanımıza, partimize oluşturduğunuz ve artırdığınız enerjiye güvenerek belki de dünya tarihinde bir ilki başaracağız. Demokrasi yoluyla bir diktatörü bu ülkeden göndereceğiz” demişti.

Paylaşın

Erdoğan, Canlı Yayını Erken Bitirdi: Midemi Üşütmüşüm

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı bir canlı yayında soruları yanıtlarken yayın kesildi. Kısa süre sonra ekrana dönen Erdoğan, “midesini ciddi manada üşütmüş olduğunu” söyledi ve programdan erken ayrıldı. 22:00’de başlaması gereken program 23:30’da başlamıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanal 7 ve Ülke TV ortak canlı yayınına katıldı. Kanal 7 ve Ülke TV’nin ortak canlı yayının saat 22.00’de başlayacağı açıklanmıştı. Ancak yayın 23.30’da başladı.

Erdoğan, “Koalisyon ortakları verdikleri her sözle terör örgütlerine, teröristlere ümit veriyor. Cezaevindeki teröristler şu an 14 Mayıs’ı bekliyor” diyerek muhalefeti eleştirdi.

23.40 sıralarında Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk, Erdoğan’a “seçimi kazanırsa yeni kabinede mevcut bakanlardan kimsenin olup olmayacağını” ve “kampanya paketlerindeki somut taahhütlerini” sordu.

Erdoğan’dan yanıt gelmezken, kamera Hasan Öztürk üzerinde sabitlendi. Öztürk reklama gidilmesini isterken, ekrana “Eyvah eyvah” sesi yansıdı ve kameralar Erdoğan’ı göstermeden program birden kesildi.

Kamera önünde yaklaşık 15 saniye süren sessizlik sırasında Hasan Öztürk, bir ara hızla yerinden kalkmak istedi ancak tekrar koltuğuna oturdu. Program, verilen aradan yaklaşık 20 dakika sonra, 00.07 sıralarında tekrar başladı.

Yorgun olduğu gözlenen Erdoğan rahatsızlanmasıyla ilgili olarak, “Dün ve bugün yoğun kampanya çalışmaları vardı, midemi ciddi manada üşütmüşüm. Hatta bir ara acaba programı iptal etsek yanlış anlaşılır mı diye de düşündüm. Dedim ki ‘Artık söz verdik, gideceğiz’. Tabii bu yoğun mesai içinde biz de zaman zaman böylesi durumlarla karşılaşıyoruz. Sizlerden ve seyircilerimizden helallik diliyorum” dedi.

Erdoğan daha sonra “Ekranları başında bizi izleyen tüm vatandaşlarımdan da aflarını özellikle rica ediyorum. Yarın Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren açılışı var…Ülkemiz için çok çok önemli bir adım olacak…Yarın inşallah birlikte olmak üzere” diye konuştu ve program erken bitirildi.

AK Parti Sözcüsü Çelik: Cumhurbaşkanımızın sağlığı gayet iyidir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlığının gayet iyi olduğunu belirterek, geçmiş olsun dileklerini ileten herkese teşekkür etti.

Çelik, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlığı gayet iyidir. Geçmiş olsun dileklerini ileten herkese teşekkür ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Öte yandan Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise sosyal medya hesabından “Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.” paylaşımında bulundu.

Öte yandan Programın erken bitirilmesi sonrası muhalefet liderleri Erdoğan’a geçmiş olsun mesajları iletti.

Kemal Kılıçdaroğlu, “Sayın Erdoğan’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Twitter hesabından “Sayın Erdoğan’a geçmiş olsun diyor, acil şifalar diliyorum.” mesajını paylaştı.

DEVA lideri Ali Babacan “Kısa süreli rahatsızlık yaşayan sayın Erdoğan’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Ülkece, seçim sürecini de sonrasını da sıhhatle geçirmeyi temenni ediyorum.” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu “Katıldığı televizyon yayını sırasında rahatsızlık yaşayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, acil şifalar diliyorum.” iletisini paylaştı.

Paylaşın

Erdoğan: Ekonomik Durum Çok Kötü Diyorlar…

Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazıları bizim sık sık savunma sanayi ürünlerimizi gündeme getirmemizden rahatsız oluyorlar. Gururla saydığımız her projemiz birer teknoloji lokomotifidir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / Teknolojiye yaptığımız yatırımla, gençlerimizi geleceğin teknolojilerine hazırlıyoruz. Yapılan konutlara beton ve demir yığını gözüyle bakanların çapsızlığı bu alanda da kendini belli ediyor.

Erdoğan, açıklamasının devamında, “Göreve geldiğimizde kişi başına milli gelir 3600 dolardı. Şimdi 10 bin 650 doların üzerine çıktıysa bu nereden nereye geldiğimizi gösterme bakımında çok önemli. Satın alma paritesine göre, Türkiye 11.sıraya yükseldi.Ekonomik durum çok kötü diyorlar. Rakamlarla konuşuyorum. Yaptığımız yatırımlar bunların hepsi dünya ile yarışta olan Türkiye hikayesidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’daki ATO Congresium’da ‘Gençlik İçin Hemen Şimdi Programı’ kapsamında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Gençler, bizim kalbimizde gençlerimizin sevgisiyle, muhabbetiyle bu kalp genç kalıyor. Bana sizler gibi dava ve yol arkadaşları veren Rabbime hamd ediyorum. 21 yıldır Türkiye’yi gençlerimizle gençlerimizin geleceği için hazırlıyoruz.

Unutmayınız, cumhuriyetimizin ilk asrını eksi fazlasıyla geride bırakırken Türkiye Yüzyılı’nın sahibi sizlersiniz. Elden ele geçerek bize kadar gelen bağımsızlık kalkınma bayrağının, yeni emanetçileri sizlersiniz. Biz bu bayrağı, kanıyla, sabrıyla bu toprakları bizlere vatan yapan büyüklerimizden aldık.

Şimdi onu tıpkı Osmangazi gibi Sultan Fatih gibi Gazi Mustafa Kemal gibi inşallah gençlerimiz sahiplenecek ve zirveye çıkaracak.

14 Mayıs’ta Türkiye’nin 21 yıllık kazanımlara sahip çıkıyor muyuz? 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için hemen şimdi diyor muyuz? 14 Mayıs’ta doğru adımlarla yola devam diyerek geleceğimize sahip çıkıyor muyuz? 14 Mayıs’ta sizlerin üzerinden sinsi hesapları bir kez daha bozuyor muyuz? 14 Mayıs’ta sandıkları patlatıyor muyuz?

Ülkenin geleceğini sizlere teslim ederken, gözlerimiz arkada kalmayacak. Sizler, AK Parti döneminde doğmuş büyümüş hayatı AK Parti ile tanımış nesilsiniz.

İlk Evim, İlk Arsam kampanyalarıyla, bedelinin yarısını karşıladığımız dönüşüm projeleriyle kendi evine sahip olma hayaline kavuşmamış kimse bırakmayacağız.

1,2 milyonu TOKİ vasıtasıyla, 3,3 milyonu kentsel dönüşüm projeleriyle hayata geçirdik. Ev sahibi olmak isteyen gençleri hayallerine kavuşturacak olan biziz.

Bunların derdi gençlerimize ufuk açmak değil tam tersine gençlerimizin ufkunu kapatarak içinde debelendikleri kin ve nefret bataklığının üzerini örtmektir.

Bizim dönemimizde üniversite sınavına giren 10 evladımızdan 1’nin yüksek öğretim görme şansına sahiptik.

Anaokulundan liseye, her seviyede 360 bin yeni derslik yaptık. 131 yeni üniversite ile sayımızı 208’e çıkardık. 81 vilayetin tamamında üniversitemiz var.

Liseden mezun olan öğrencilerimizin tamamını yerleştirecek yükseköğretim seviyeye ulaştık. Tarihimizin en yüksek çalışan sayısına ulaştık.

Sanayi bölgelerimiz tarım ve hayvancılık merkezlerimiz üretiyor kazanıyor. Eski Türkiye’de iş bulmak istihdama katılmak kolay değildi.

Bazıları bizim sık sık savunma sanayi ürünlerimizi gündeme getirmemizden rahatsız oluyorlar. Gururla saydığımız her projemiz birer teknoloji lokomotifidir.

Teknolojiye yaptığımız yatırımla, gençlerimizi geleceğin teknolojilerine hazırlıyoruz.

Yapılan konutlara beton ve demir yığını gözüyle bakanların çapsızlığı bu alanda da kendini belli ediyor.

Göreve geldiğimizde kişi başına milli gelir 3600 dolardı. Şimdi 10 bin 650 doların üzerine çıktıysa bu nereden nereye geldiğimizi gösterme bakımında çok önemli. Satın alma paritesine göre, Türkiye 11.sıraya yükseldi.Ekonomik durum çok kötü diyorlar. Rakamlarla konuşuyorum. Yaptığımız yatırımlar bunların hepsi dünya ile yarışta olan Türkiye hikayesidir.

‘Bay Bay Kemal, Kürt kardeşlerimi öldürten Selo’ya cezaevinden çıkma sözü veriyor’

Bay bay Kemal’in masası 6’ydı sonra 7 oldu şimdi 9 oldu. Bunun birde görünmeyen ortakları var bunu unutmayın.

Bu ortaklar ne yazık ki Kandil’in parlamentodaki uzantılarından oluşuyor. Bunları her yerde anlatmanız lazım. Bu ülke bir terör devleti değildir ve olmayacaktır.

Bay Bay Kemal, Diyarbakır’da benim Kürt kardeşlerimi öldürten Selo’ya cezaevinden çıkma sözü veriyor. Aynı şekilde evlat katili Apo’yu da çıkarma sözü veriyor.

Her kürsüye çıkan ‘Biz geliyoruz ve bunların cezaevlerinin kapısını kırıp çıkaracağız’ diyorlar. Gençler yükünüz ağır, bu ülke hainlere emanet edilemez.

‘Bizim tek dinimiz var, o da İslam ve Müslümanlık’

Bay bay Kemal ne diyor, ben Aleviyim diyor. Saygı duyarım, hayırlı olsun. Biz senin Alevi olmandan rahatsız değiliz ki. Bayram değil seyran değil bunu söylemenin anlamı ne? Ama biz şunu biliriz; bizim Alevilik, Şiilik diye bir dinimiz yok. Bizim tek dinimiz var, o da İslam ve Müslümanlık.

Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abazasıyla hep bir olacağız, beraber olacağız ama ülkemizi böldürtmeyeceğiz. İyi ki Alevi olduğunu söyledin ha. Bizim öyle bir derdimiz yok. Biz gençlerimizle bir ve beraber olduğumuz müddetçe, bu vatanın tek bir kazanımına el süremeyeceksiniz.

Bu gençlik ne küresel emperyalistlerin oyununa gelecek, ne sapkın akımların ülkesini istila etmesine izin verecek, ne geleceğinin karartılmasına rıza gösterecek bir gençliktir.

Bay bay Kemal buradan LGBT’ci çıkmaz. HDP’de var, İYİ Parti’de var. Bir de orada ufak yavrucuklar var. Onlardan böyle bir şey duydunuz mu? Hayır konuşamazlar, sıkıysa konuşsunlar. Ne hale düştüler ya.

Bundan sonra yapacaklarımız da önemli görüyoruz. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Her seçim döneminde yerine getiremeyecekleri vaat bohçası açarlar. Bunların hayatında yalandan başka sermaye yok. Ağızdan çıkan her sözün gerisinde vizyon olmalıdır.

Biz gençlerimizle irtibatımızı mutfakta video çekerek, otobüs kapısında raks ederek sağlamayız. Muhabbetimizi her alanda en güzel hizmetleri vererek yüz yüze bir araya gelerek yapıyorum.

Milletvekili listelerinde gençlere en çok güvenen ve yer veren parti biziz. Seçme ve seçilme yaşını 30’dan 25’e oradan 18’e indirdik.

Bu CHP’nin gençlere inancı yok. Siz niye yapmadınız. Sen mutfakta çorba pişirebiliyorsan pişir. Nefesimizi birileri gibi içi boş vaatlere değil somut projelere harcıyoruz.

‘300 milyar dolar getireceğim’ diyor. Sen hangi sıfatla gidiyorsun, verecekler?

5 keçi teslim edin, kaybedip gelir. SSK başındayken, neler çektirdi neler.

Ülkemizin kaynaklarını kullanarak biz bütçe oluşturduk.

Karadeniz gazı rezerv değeriyle son dönemdeki kazanımlarından biri olacak. Bu rezervlerin bir kısmını Aile ve Gençlik Bankası’na aktaracağız.

Eğitim bursundan, girişimcilik hibesine kadar pek çok alanda destekler veriyoruz. Harçları biz kaldırdık. Doğalgazımın geliriyle Türkiye’miz artık el açmayacak. Yüksek lisans ve doktora programları için yurt dışına gönderilecek öğrenci sayısını artıracağız.”

Paylaşın

Erdoğan’dan Gençlere Evlilik Tavsiyesi

Bursa Gemlik’te halka seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, evliliğe teşvik kredisi vereceklerini belirterek, “Gençler bak evliliğe karşı durmak yok. Siz bu LGBT-İ’cilere bakmayın. Bu CHP LGBT’ci, İYİ Parti LGBT’ci, HDP LGBT’ci. Evelallah Cumhur İttifakı kutsal ailesiyle bu yolda yürüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa Gemlik’te seçim çalışmaları kapsamında halka hitap etti. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

“Daha önce esnaflarımızın bir bölümüne vergi muafiyeti getirmiştik. Evlerde imal ettikleri ürünleri evlerde ve bazı platformlarda satanları vergi muafiyetine alıyor, sınırı da 320 bin liradan 700 bin liraya çıkarıyoruz.

Berber, terzi, bakkal, manav, kasap, taksici gibi esnaflarımızdan gelir vergisi almayarak dünyada eşi benzeri olmayan bir düzenleme yapmıştık. Halihazırda 837 bin esnafımız hem gelir vergisi muafiyetinden yararlanıyor hem de KDV ödemiyor.

Bu yıl basit usule tabi olma hadlerini yeniden düzenledik. Gerçek usule geçmesi gereken esnafımızın basit usulden yararlanmasını sağlıyoruz. 80 bin pazarcı esnafımızın kazançlarını da bu istisna uygulamasına dahil ediyoruz.

Şehir içi taksi, dolmuş, minibüs, midibüs, otobüs, çekici işletmeciliği, kamyonla ticari yük taşımacılığı yapan esnafımız aynı cins aracını yenilerken ÖTV ödemeyecek. Yeni Meclis açıldığında ilk düzenleme bu olacak.”

Evliliğe teşvik kredisi vereceklerini söyleyen Erdoğan, “Gençler bak evliliğe karşı durmak yok. Siz bu LGBT-İ’cilere bakmayın. Bu CHP LGBT’ci, İYİ Parti LGBT’ci, HDP LGBT’ci. Evelallah Cumhur İttifakı kutsal ailesiyle bu yolda yürüyor” dedi.

Paylaşın