Erdoğan Duyurdu: Kamu İşçilerine Yüzde 45 Zam

Beştepe’de yapılan imza töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamu işçilerine refah payı dahil yüzde 45 zam yapıldığını açıkladı. Zamla birlikte en düşük kamu işçisinin ücreti 15 bin liraya yükseltildi.

Haber Merkezi / Zam oranı, karayolları, demiryolları, il özel idareleri, şeker fabrikaları, elektrik üretim santralleri, kömür işletmeleri, üniversiteler ve hastanelerin de aralarında olduğu kamu kurum ve kuruluşlarındaki 700 bin işçiyi ilgilendiriyor.

Beştepe’de yapılan imza töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Gerçekten arkadaşlarımızın yapmış oldukları görüşmeler üzerinde vicdanımı, değerlerimi bunları bir kenara koymadan, ülkemin de menfaatlerini bir kenara koymadan şöyle hesabi olmanın ötesinde hasbi bir değerlendirme yapalım istedim. Hasbi değerlendirmenin neticesinde bana gelen bilgileri aşmaya gayret ettim.

Bugüne hazırlığımızı yaptık. Bugün Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeveleri Anlaşma Protokolü İmza Töreni’yle milletimizin huzurundayız. Bu protokolle yaklaşık 700 bin kardeşimizin 2023-2024 döneminde alacağı ücretin çerçevesini belirliyoruz. Protokol kamu idareleri ve bağlı döner sermayeli kuruluşlar.

İmzalanacak protokolle kamu işçilerimizin taban ücretleri, ücret zamları, sosyal yardımları, maktu ödemeleri belirlenmektedir. Epeyce ayrıntısı bulunan çerçeve neticesiyle refah payı dahil yüzde 45 zam yapıyoruz. En düşük kamu işçisi ücretini de 15 bin liraya çıkarıyoruz. İş primi ödemesi bulunmayan işçilere yüzde 4-6 arasında prim ödemesi uygulamasını da getiriyoruz.

Ayrıca gazi, terör mağduru ve şehit mağduru işçilerimizin çıplak ücretlerine yüzde 10’luk ilave yapıyoruz. Fazla çalışma ücretlerinde yüzde 70’lik artışa gidiyoruz. Gece çalışanların ücretlerini yüzde 8 zamlı ödenmesini öngörüyoruz. Giyim ve yemek yardımlarının rakamlarını güncelleyerek ücret zammı oranında artırıyoruz. Ek ödeme, tediye dışı ikramiye gibi başlıklarda da artışlar yapıyoruz. Toplu sözleşmenin işçilerimize, kurumlarımıza hayırlı olmasını özellikle diliyorum.”

Ne olmuştu?

Cuma günü Türk-İş ve Hak-İş ile yapılan son toplantıda mutabakata varılamamıştı. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay toplantıdan sonra, kamuoyunun görüşmelerden bir rakam beklediğini; ancak bir rakam verme durumunun olmadığını söylemişti.

Atalay, görüşmelere 20 Ocak’ta başladıklarını ve işçilerin bu görüşmelerin istedikleri şekilde bitirilmesini istediklerini hatırlatarak, “Uygun bir rakam verirlerse ne ala. Vermezlerse ‘Biz bu meseleyi seçimden evvel bitireceğiz’ diye bir ayet yok. Bir an evvel 3 milyonluk bir ailenin talebini yerine getirsinler.

Salı son olur, salıdan sonra zaten görüşmenin bir anlamı kalmaz. Salı günü inşallah önümüze taban ve tavan ücretle ilgili bir rakam getirirler. İdari maddelerde takıldığımız bir iki konu var, onları da çözüp sözleşme yapılır. Biz burada afaki bir rakam istemiyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Guardian: Erdoğan’ın Rakibi Demokrasi İçin Mücadeleyi Hızlandırdı

Uluslararası basın, 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kala, seçimlere ve olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelere yer vermeye devam ediyor.

Birleşik Krallık merkezli The Guardian gazetesi, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında bir makale yayınladı.

Kılıçdaroğlu’nun Kürtler tarafından “kahraman gibi” karşılandığını yazan gazete, CHP lideri için “Türk demokrasisinin geleceği olarak lanse edilen siyasetçi” yorumunu yaptı.

Gazeteye konuşan Kılıçdaroğlu, “Seçimler uygun koşullarda gerçekleşmiyor ama her şeye rağmen kazanacağız” dedi.

“Dış politikada u dönüşü kesin değil”

CNN ise “Türk liderliğindeki bir değişiklik, Rusya ile bağların sonu anlamına gelmeyebilir” başlıklı bir analiz yayınladı. Seçimlerin baş başa geçmesinin beklendiğini yazan CNN, “Ancak analistler, Erdoğan anketlerde devrilse bile, Türkiye’nin dış politikada u dönüşünün kesin olmadığını söylüyor.

Muhalefete yakın figürler, galip gelmesi halinde Türkiye’nin yönünü yeniden Batı’ya çevireceğini belirtirken, diğerleri temel dış politika konularının muhtemelen değişmeyeceğini söylüyor” diye yazdı.

“Erdoğan’ın daha önce hiç olmadığı kadar ‘savunmasız'”

BBC, “Türkiye seçimleri: Depremin vurduğu ülkede öfke ve kederin artçı şokları” başlıklı bir haberle seçimleri yazdı.

Erdoğan’ın daha önce hiç olmadığı kadar “savunmasız” göründüğünü belirten BBC’ın değerlendirmesi şöyle:

“Otoriter Erdoğan döneminin sonu -eğer gelirse- daha özgür, daha demokratik bir Türkiye anlamına gelmelidir. Hapishaneler daha az kalabalık olabilir ve Batı ile ilişkiler daha az gergin olabilir.

Seçimler yaklaşırken, Türklerin, devletin Şubat ayındaki depremlere yavaş tepki vermesinden harabeye dönmüş bir ekonomiye kadar şikayet edecek ve üzülecek çok şeyi oldu. Resmi enflasyon oranı %50’dir. Gerçek rakam bunun iki katı olabilir.”

“Az bir farkla kaybetmesi yargı ve orduyla bağlılığını sınayacak”

Financial Times (FT) gazetesi “Erdoğan şimdiye kadarki en büyük sınavıyla karşı karşıya” başlıklı bir analiz yayınladı.

Analizde, “21 yıllık iktidarından sonra Cumhurbaşkanı, ülkenin rotasını değiştirmeye kararlı olan birleşik bir muhalefetle başa baş bir yarışta” denildi. Analizin devamında şöyle denildi:

“Muhalefetin, özellikle az farkla kazanacağı bir zafer, Erdoğan’ın demokrasiye olan bağlılığının yanı sıra, kontrolü altına almak için yirmi yıldır çabaladığı yargı, polis ve ordunun bağlılıklarını da sınayacaktır. Muhalefete karşı artan bir hoşgörüsüzlük sergileyen Erdoğan, bir dönemi daha garantiye alınırsa, onu eleştirenler, Türkiye’yi daha da otoriterleşmeye sürükleyeceğinden korkuyor.”

Gazete, “Erdoğan’ın seçim kampanyası hakkında bilgi sahibi olan bir kişi ‘Panik yok ama rahat değiller’ dedi” diye yazdı

Paylaşın

Erzurum Olayları: Erdoğan, İmamoğlu’nu Suçladı

Seçim çalışmaları kapsamında Edirne’de halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na Erzurum’da düzenlenen taşlı saldırıya ilişkin, “Provokasyonlarla olay çıkarıyorlar” ifadesini kullandı.

Erdoğan, konuşmasında, “Teknolojik imkanların böyle geliştiği dönemde bu numaralar bayatladı. Kendi provokasyonları ile olay çıkarıp utanmadan şehirlerimizi karalamaya çalışıyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim çalışmaları kapsamında Kırklareli ve Edirne’de halka hitap etti.

Erdoğan’ın Kırklareli konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Biz CHP’ye, İP’e vatanımızı böldürtmeyeceğiz. Nice badirenin üstesinden böyle geldik ve bunlara fırsat vermedik. 14 Mayıs’ta da aynısını başaracağız. Bizi Alevi-Sünni, Türk-Kürt-Roman diye ayırmak isteyenlere, hayat tarzı üzerinden bölmeye çalışanlara müsaade etmeyeceğiz. 85 milyonun tamamı arasındaki komşuluk hukukunu, vatandaşlık bağlarının zedelenmesine rıza göstermeyeceğiz.

Türkiye Yüzyılı’nı sizlerle omuz omuza inşa edeceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye’nin kapılarını sizlerle aralayacağız. Ne diyorlar, Öcalan’ın cezaevi kapısını kıracaklarmış. Ne diyorlar, Selo’yu cezaevinden çıkaracaklarmış. Bu Selo ne yaptı, Diyarbakır’da bizim Kürt kardeşlerimizi 51 tane öldürdüler. Bunun için 14 Mayıs çok önemli.

Kırklareli’nin benim siyasi hayatımda farklı yeri var. Okuduğumuz bir şiir yüzünden cezalandırıldığımda Kırklareli bizi Pınarhisar’da misafir etti. O kara günleri hiçbir zaman unutmadık. Yüzbinlerin bizleri Pınarhisar Cezaevi’ne yolcu ederken döktüğü gözyaşını unutmadık.

Pınarhisar’da haksız şekilde tutulduğumuz o günleri tefekkürler, istişare ile geçen bir okul olarak gördük. Darbecilerin milletimizle bağımızı koparmak için attıkları zindan yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Partimizin ufkunu burada çizdik. Türkiye ile hayallerimizi burada şekillendirdik.

Milletimizin ayağına vurulan vesayet zincirlerini, kaos, kriz prangalarını parçaladık. Türkiye’yi her alanda başarıdan başarıya koşturduk. Bürokratik oligarşinin takoz koyduğu, muhalefetin engel çıkardığı projelerimizi saymaya kalksak bitiremeyiz.

Biz bu sabotaj siyasetine teslim olmadık. Bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Hedeflerimize ulaşmak için daha çok koşacağız. Pazar gününe kadar 6 gün kaldı. Seçim dönemleri kimi için bol keseden boş vaat dağıtma dönemidir. Doğruluğuna yanlışlığına bakmadan seçtikleri vaatleri sağa sola savururlar.

Çiftçiye bedava traktör dediler. Size bedava traktör geldi mi? Suyu, elektriği, ulaşımı ücretsiz yapacağız dediler, oldu mu? Seçim bittikten sonra vaat bohçasının ağzını bağlayıp sandığa koyuyorlar. Bu eski Türkiye’nin siyasetçi modelidir. Biz 2002’de bu siyaset anlayışına son verdik. Seçim meydanlarında ne diyorsak göreve gelince hayata geçirdik.

Bay bay Kemal sen Londra’daki tefecilere git avucunu yalayacaksın. Onlardan sana yar olmaz. Ama sen zaten seçim kazanamayacaksın ki. Sen ciddi manada zavallısın. Bunlar esrarkeş, eroinkeş; bundan kazanım eden tefeciler. Kendi kaynaklarımızı kullanacak, kimseye el açmadan toplumun refahını artıracağız.

Çanakkale Köprüsü’nü onlardan aldığımız parayla mı yaptık? Kira meselesini de, çarşı pazarda aşırı fiyat artışını da hal yoluna biz koyarız. Bunlar Kürt kardeşlerimizi de istismar ediyorlar. Sandıkta bunların işini bitirmemiz lazım. Kendi seçmenlerine ‘tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dedikleri aday bu.

“Provokasyonlarla olay çıkarıyorlar”

Erdoğan, Trakya turuna Kırklareli’nden sonra Edirne mitingiyle devam etti.

Erdoğan konuşmasında, Ekrem İmamoğlu’na Erzurum’da düzenlenen saldırıya ilişkin, “Provokasyonlarla olay çıkarıyorlar” ifadesini kullandı. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Kaybedeceklerini anladıkları için şimdiden çamura yatmaya başladılar. Her partinin temsilcisinin yer aldığı heyetlerin gözetimindeki çalışmaların üzerine sanki bunu bilmiyormuş gibi gölge düşürmeye çalışıyorlar. Teknolojik imkanların böyle geliştiği dönemde bu numaralar bayatladı.

Kendi provokasyonları ile olay çıkarıp utanmadan şehirlerimizi karalamaya çalışıyorlar. İste dün İstanbul’u gördünüz, 1 milyon 700 bin insan Atatürk Havalimanı’ndaydı. Milleti tahrik ederek güçleri yetmeyince tahkir ederek yaşayacakları hezimete kılıf arıyorlar. Edirne’de şu anda 25 bin kişi var.”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Erdoğan: Tercihinizi Güven Ve İstikrarın Devamından Yana Yapın

TRT’de propaganda konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs’ta tercihinizi Türkiye Yüzyılı’ndan yana yapın. Tercihinizi güven ve istikrarın devamından yana yapın. Tercihinizi evlatlarınızın geleceğinden yana yapın ve 14 Mayıs’ta öyle bir kazanacağız ki bu ülkenin hiçbir ferdi kaybetmeyecek” dedi.

Haber Merkezi / Erdoğan, konuşmasında, ”Elbette eksiklerimiz, hatalarımız olmuştur. Ama samimiyetle ve tüm gücümüzle eser üretmek, hizmet vermek için çalıştığımızı kimse inkar edemez. Sizlerden aldığımız destekle ülkemize, Cumhuriyet tarihinin tamamını katlayan eserler kazandırdık’ ifadelerini kullandı.

“Eğitimde, sağlıkta, adalette, güvenlikte, ulaşımda, enerjide, sanayide, tarımda, ticarette ülkemize kazandırdığımız altyapıyı hep bugünler için kurduk. Demokraside, hak ve özgürlüklerde ülkemizin standartlarını hep bugünler için yükselttik. Artık bu hayali gerçekleştirmenin eşeğindeyiz” diyen Erdoğan, “Tarihimizdeki o şanlı günleri kitaplarda iç geçirerek okumak, dizilerde hayıflanarak seyretmek yerine daha iyisiyle canlandırabileceğimiz bir yerdeyiz. 14 Mayıs seçimlerini işte bu kritik dönemecin sembolü yapmak istiyoruz.” diye devam etti.

“Siyasette 40 yılı, başbakan ve cumhurbaşkanı olarak ülke yönetiminde 20 yılı devirmiş bir kardeşiniz olarak başka herhangi bir dünyevi hırsımın olmayacağını herhalde sizler de taktir edersiniz.” diyen Erdoğan, “Tercihinizi evlatlarınızın geleceğinden yana yapın ve 14 Mayıs’ta öyle bir kazanacağız ki bu ülkenin hiçbir ferdi kaybetmeyecek” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28’inci Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, TRT’de propaganda konuşmasının ilkini gerçekleştirdi.

Konuşmasına tüm vatandaşları selamlayarak başlayan Erdoğan, ilk gençlik yıllarından beri siyasetin farklı kademelerinde hep vatandaşların huzurunda olduğunu belirterek, üstlendiği her görevde, yaptıkları her işte vatandaşların murakabesi altında bir hayat sürdüğünü söyledi.

Bugüne kadar girdikleri 15 seçimin tamamında, vatandaşların sandıkta verdiği onayla Türkiye’nin yönetim sorumluluğunu yürüttüklerini ifade eden Erdoğan, “Bu zorlu süreçte karşılaştığımız her sıkıntının üstesinden sizlerin desteği ve duasıyla geldik. Elbette eksiklerimiz, hatalarımız olmuştur. Ama samimiyetle ve tüm gücümüzle eser üretmek, hizmet vermek için çalıştığımızı kimse inkar edemez. Sizlerden aldığımız destekle ülkemize, Cumhuriyet tarihinin tamamını katlayan eserler kazandırdık.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılında hayata geçirdikleri reformlarla, sadece ülkenin demokrasi ve kalkınma altyapısının eksiklerini tamamlamakla kalmadıklarını, asıl başarılarının, tarihi bir zihniyet devrimini gerçekleştirmek olduğunu dile getirdi.

“Bu öyle bir devrim ki kökeninden, inancından, mezhebinden, meşrebinden dolayı kendini ülkesinden ve devletinden dışlanmış hisseden her ferdi kucakladı. Her bir insanımızı, tüm farklılıklarının ötesinde, Türkiye ortak paydasının ayrılmaz bir parçası haline getirdi.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Mardinli Aziz Sancar Hoca’mız Nobel ödülünü kazandığında, kimse ona kökenini, şehrini, anasının, babasının mesleğini, kıyafetini sormadı. Hataylı Uğur Şahin küresel salgına karşı en etkili aşıyı geliştirdiğinde, kimse onun nereden geldiğine, nerede yaşadığına bakmadı. Yozgatlı Rıza Kayaalp güreşte üst üste şampiyonluklar kazandığında, kimse ona nereli olduğunu, kimlerden olduğunu, nerede büyüdüğünü sormadı. Trabzonlu Selçuk Bayraktar dünya savunma sektöründe çığır açan işlere imza attığında, kimse onun dedelerinin peşine düşmedi. Milletçe, bu değerlerimizin hepsinin farklı alanlardaki başarılarıyla gurur duyduk, hepsini sahiplendik. Gerek şehirlerimizde, gerek TEKNOFEST gibi etkinliklerde gençlerimizin azimlerini, gayretlerini, çabalarını gördükçe yüreğimizi sevinç kaplıyor.

Küresel başarılarıyla takdir kazanan insanlarımızla ne kadar gurur duyuyorsak, fabrikada alın teriyle üretim yapan, ofiste masasının başında dosyasını tanzim eden, dükkanında, atölyesinde tezgahının başında ekmeğini kazanan, tarlasında toprağını eken, ahırında hayvanını besleyen, okulunun sırasında kafasını kitabına gömen, evinde ailesi ve çocukları için çalışıp didinen, emekliliğinde ikinci baharını yaşayan, velhasıl her nerede olursa olsun bu ülkenin bir bireyi, bu milletin bir ferdi olarak Türkiye’ye değer katan tüm vatandaşlarımızla iftihar ediyoruz.”

Erdoğan, şimdi de aynı anlayışla, Türkiye Yüzyılı’nı milletin ortak hayali olarak inşa etmeye hazırlandıklarını belirterek, “Ülkemizin bugün geldiği seviyede emeği, alın teri, zihin çabası, katkısı olan herkesi, hiçbir ayrım yapmadan, bu hayalin etrafında kenetlenmeye davet ediyoruz. 14 Mayıs seçimlerini, işte bu kenetlenmenin yeni bir tezahürü haline dönüştürmek istiyoruz.” dedi.

Dünyanın yaşadığı siyasi ve ekonomik dönüşümün Türkiye’nin önüne açtığı fırsatları, ancak bu şekilde kazanca çevrilebileceğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz 21 yılda ülkemizin asırlık demokrasi ve kalkınma eksiklerini giderirken, hep bu günlerin özlemiyle yaşadık. Eğitimde, sağlıkta, adalette, güvenlikte, ulaşımda, enerjide, sanayide, tarımda, ticarette ülkemize kazandırdığımız altyapıyı hep bu günler için kurduk. Demokraside, hak ve özgürlüklerde ülkemizin standartlarını hep bu günler için yükselttik. Artık, bu hayali gerçekleştirmenin eşiğindeyiz. Milletimiz buna layıktır. Milletimiz, kendilerini gelişmiş olarak tarif eden ülkelerde ne varsa, hepsine de daha fazlasıyla sahip olmaya layıktır. Tarihimizdeki o şanlı günleri kitaplarda iç geçirerek okumak, dizilerde hayıflanarak seyretmek yerine, daha iyisiyle canlandırabileceğimiz bir yerdeyiz. 14 Mayıs seçimlerini, işte bu kritik dönemecin sembolü yapmak istiyoruz.”

Hep “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” öğüdünün, Yunus’un “Gönüller yapmaya geldik” düsturunun peşinden gittiklerini kaydeden Erdoğan, “Bunun için ne mücadeleler verdiğimizi en iyi sizler biliyorsunuz. Ülkemizi, vesayetin dişlilerinden, terör örgütlerinin kanlı ellerinden, darbecilerin namlularından, ekonomik tetikçilerin tuzaklarından kurtarma mücadelesi verirken, hep milletimizin selametini, ülkemizin huzurunu düşündük.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“14 Mayıs’ta da sadece Türkiye’nin güvenliğinin ve huzurunun devamını, evlatlarımızın geleceğinin aydınlığını, Türkiye Yüzyılı’nın yükselişini hedefliyoruz. Siyasette 40 yılı, başbakan ve cumhurbaşkanı olarak ülke yönetiminde 20 yılı devirmiş bir kardeşiniz olarak, başka herhangi bir dünyevi hırsımın olmayacağını herhalde sizler de takdir edersiniz. İşte bunun için diyorum ki 14 Mayıs’ta tercihinizi Türkiye Yüzyılı’ndan yana yapın. Tercihinizi güven ve istikrarın devamından yana yapın. Tercihinizi evlatlarınızın geleceğinden yana yapın. Ve 14 Mayıs’ta öyle bir kazanacağız ki, bu ülkenin hiçbir ferdi kaybetmeyecek.”

Paylaşın

Erdoğan: Kılıçdaroğlu’na Bu Vatanı Böldürtmeyeceğiz

İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında sıklıkla rakibi Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklenerek, “Terör örgütleriyle beraber gezen Kılıçdaroğlu’na biz bu vatanı böldürtmeyeceğiz.” dedi.

Haber Merkezi / “Avrupa’nın dergileri şimdi burayı izliyor, acaba Atatürk havalimanında ne oluyor? diye soruyor. Buradan cevabı siz vereceksiniz” diyen Erdoğan, “Öyle bir ses verin ki bu mübarek ülkenin üzerinde karanlık hesaplar yapanların yüzü düşsün” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemize kazandırdığımız her hizmete takoz koyuyorlar. Türkiye’nin her kazanımından rahatsızlık duydular, hatta bunu açıkça söylemekten de çekinmediler” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “Bunlar talimatı Kandil’den alıyor, kapalı kapılar arkasında pazarlığı yapıyorlar” dedi.

“Asgari ücreti gözden geçireceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu işçileri için zamları da Salı günü açıklayacaklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı, “Sıkıntıları da biliyoruz. Deprem felaketi ile sıkıntıların arttığını biliyoruz. Zamanla hal yoluna girdiğini göreceğiz” dedi.

Depremin Türkiye’ye maliyetinin 100 milyar doların üzerinde olduğunu belirten Erdoğan, “Biz çareyi küresel tefecilerden borç dilenmede değil ülkemizin kendi insanında arıyoruz” dedi.

İstanbul’a yapmayı planladıkları projelerden de bahseden Erdoğan, Karadeniz’de doğal gaz bulunduğunu hatırlattı.

“Bu LGBT’cileri sandığa gömmeye var mıyız?” diyen Cumhurbaşkanı, “Bunlar kapalı kapılar ardında görüşüyor. Tabanlarının hassasiyetini umursamıyorlar” ifadelerini de kullandı.

Cumhur İttifakı adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı İstanbul mitingi Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde gerçekleştirildi.

“Buradan cumhurbaşkanlığına doğru yürüdük. Şimdi sizinle beraber tekrar yollardayız” diyen Erdoğan, “14 Mayıs’ta birilerini emekliye sevk edeceğiz. Dün Maltepe’delermiş. Şimdi resmi rakamı getirdiler bana resmi rakam 1 milyon 700 bin” diyerek mitinge katılım sayısını açıkladı.

Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:

“İstanbul senin her bir sokağını, mahalleni, tepeni ayrı ayrı selamlıyorum. Şairin dediği gibi İstanbul’u sevmezsek gönül aşktan ne anlar. İstanbul sadece kendi sınırlarından ibaret bir şehir değildir. Ülkemizin 81 ilinden gelip burada hayat kuranlar var. İstanbul Balkanlardan Kafkaslara dört bir taraftan özbeöz kardeşliğimizin şehridir.

Bütün dünya önümüze serilse, nerede yaşayacaksınız diye sorsalar vereceğimiz cevap her zaman sadece İstanbul’dur.

Aldığımız her nefesinde tarifsiz huzur bulduğumuz tek yer İstanbul’dur. Burası tarih boyunca insanlığın hep göz bebeği olarak kalmayı başarmıştır.

Burası, inancına, meşrebine hiçbir farklılığına bakmadan herkesi kucaklayıp bağrına basan şehir. İstanbul’un bu farklılığı zaten bizi bu şehre farklı bir şekilde hizmetkar olmaya sevk ediyor.

Bunların bu ülkede dikili taşı yok. Dikili ağacı yok. Benim milletim 14 Mayıs’ta bunlara gereken cevabı sandıkta verecektir. Kardeşlerim biz vatanımızı böldürtmeyeceğiz. Bu terör örgütleriyle beraber gezen Kılıçdaroğlu’na bu vatanı böldürtmeyeceğiz.

Atatürk Havalimanı’na şimdi de TEKNOFEST’i gömmek istiyorlar. İHA’ları, SİHA’ları AKINCI’ları bunlara gömdürmeyeceğiz. Savunma Sanayiimizi hep birlikte ayağa kaldıracağız.

Millli iradenin şahlanışı olan 15 Temmuz destanından rahatsızlık duyanlar buradan her geçtiklerinde aynı hezimeti tekrar yaşıyor. Niye mitingini burada yapamadı? Maltepe’de yaptı. Neden? Çünkü bu iş farklı bir şey. İnşallah onların bu kabuslarını da hiç bitirmeyeceğiz.

Biz bugüne kadar sadece milletimizle yol yürüdük. Bugün de milletimizle yol yürüyoruz. Eğer siz tamam derseniz bu iş bitmiştir. Tamam mı?

Bay Kemal boş sözü reis son sözü söyler diyor. İşte benim milletim böyle. Zeka fışkırıyor her yerden. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı da sizlerle beraber kuracağız.

Avrupa’nın gazeteleri şimdi burayı izliyor. İşte cevabı siz vereceksiniz. Bu ülkenin üzerinde karanlık hesaplar yapanların yüzü düşsün.

Dün Kayseri’deydik. 135 bin kişi vardı. Mersin’de 80 bin kişi vardı. Heyecan muhteşemdi, hepsi kararı vermişti. Caddelerdeki meydanlardaki bu tablo bize 21 yıldır hizmet verdiğimiz milletimizle aramızdaki bağın ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Bir önceki gün Erzurum’daydık. Dadaşlar otobüsümüzün önün ükesti, yürütmüyorlardı. Alanda 130 bin kişi vardı. Dadaş bu Dadaş. Onlarla beraber alana yürüdük.

Tabii bugün İstanbul hepsinden bir başka güzel. İstanbul bugün kendine yakışanı, kendi evladını, ona hizmetkar olanı çok iyi tanıdığı için biliyor.

İstanbul’u bu kardeşiniz kurtardı mı? İstanbul’u susuzluktan, çöp dağlarından kurtardık mı? Ümraniye’de çöp dağları patladı. 39 kardeşimiz öldü. Ey Bay Bay Kemal sen bunların hesabını nasıl vereceksin? Sizin geçmişiniz bozuk. Biz orayı spor tesisleriyle donattık. Niye? Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Şimdi oralar spor tesisleriyle donatıldı. İstanbul’u doğal gazı 50 bin eve girmişti biz 1 milyon 250 bin eve çıkardık. Bizim farkımız bu.

Türkiye’nin her kazanımından rahatsızlık duydular. Bunu açıkça söylemekten çekinmediler. Ne diyorlar? ‘Bu hükümet dünyanın en doğru şeyini de yapsa biz yine karşı çıkacağız.’ O yüzden biz sözümüzü milletimize söylüyoruz.

Konut ve gıda fiyatları başta olmak üzere hayat pahalılığını boşa saymıyoruz. Yakından takip ediyoruz. Zamanla bunların hal yoluna girdiğini göreceğiz. Bunların da üstesinden biz geleceğiz.

21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz.

Gümbür gümbür eserlerimizle, her şeyimizle bu yoldayız. Bizde laf yok icraat var. Bizde proje var, eser var program var.

Deprem bölgesinde 3 ayda yeni konutların inşasına başladık. İlk köy evlerini bayramda teslim ettik. Temeli atılan konut sayısı 59 bini buldu.

Seçimden sonra 7 bin 500 TL üzerindeki emekli maaşlarıyla ilgili çalışma yapacağız. Asgari ücretliyi 8 bin 500 liranın üzerine çıkardık. Gelişmelere göre bunu tekrar gözden geçireceğiz. Sadece enflasyon değil refah payı da olacak…

Kamu işçisi zam oranı salı günü kamuoyuna açıklayacağım.

Bunlarda her türlü oyun var. Ama bunlara en büyük oyunu haftaya pazar günü milletim yapacak. Bu tabloda millilik, yerlilik yok. Biz iyi olursak onlar kötüye gidecek. Biz kötüye gidersek onlara gün doğacak. 14 Mayıs’ta mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk asrındaki kazanımlarına sahip çıkmak, Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme meselesidir.

Şimdi de Büyük İstanbul Tüneli Projemizi hayata geçiriyoruz. Bu proje, Marmaray ve Avrasya’dan sonra Boğaz’ın altından geçecek üçüncü tünel olacak.”

Paylaşın

Erdoğan’dan “14 Mayıs” Paylaşımı: Yine Zaferle Çıkacağız

Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, , “Tarihimizin en önemli seçimleri olan 14 Mayıs’tan Allah’ın izniyle yine zaferle çıkacağız. Peki, bu seçimlerde kimler kazanacak? Genciyle, yaşlısıyla, kadını ve erkeğiyle 85 milyonun her bir ferdi kazanacak” dedi.

Doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyiyle 81 vilayetin tamamının kazanacağını belirten Erdoğan, “Türkler, Kürtler, Araplar, Sünniler, Alevilerle birlikte toplumumuzun tüm kesimleri, Türkiye’nin bütün renkleri kazanacak. Hristiyan’ıyla, Musevi’siyle, Süryani’siyle farklı inançlara mensup tüm vatandaşlarımız kazanacak.” değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti ve Cumhur İttifakı kadar CHP’ye, İYİ Partiye, Saadet Partisine ve diğer partilere gönül veren vatandaşların da kazanacağını kaydeden Erdoğan, Türk milleti ile birlikte “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” çağrısına kulak veren Asya ve Afrika’daki yüz milyonların kazanacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından 14 Mayıs’ta yapılacak olan seçimlere ilişkin paylaşımda bulundu. Erdoğan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Ay yıldızlı al bayrağımızı görünce huzur bulan, kendini güvende hisseden soydaşlarımız kazanacak. Ülkemizin ve dünyanın dört bir yanında Türkiye’nin başarısı için dua edenler kazanacak. Yani hangi etnik kökene, mezhebe, dünya görüşüne sahip olursa olsun tüm Türkiye kazanacak; gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimiz kazanacak, mazlum ve mağdurlar kazanacak.

14 Mayıs inşallah hepimizin bayramı, gurur günü, Türk demokrasisinin şöleni olacak. Bunun için kimse karamsarlığa kapılmasın, kimse kendini dışlanmış hissetmesin. Hiç ama hiç kimse ülkemizin aydınlık ve müreffeh yarınlarına dair inancını yitirmesin.

Siyasetin özünde var olan tatlı rekabetin siyasi husumete dönüştürülmesine lütfen fırsat vermeyelim. Birliğimize, beraberliğimize, bu topraklardaki bin yıllık kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkalım. Muhabbetimizi güçlendirelim, kırgınlıkları giderelim, bir gönüle daha girelim. Allah’ın izniyle gerisi gelecektir. Rabbim kardeşliğimizi daim eylesin.”

Paylaşın

Erdoğan Van’da Konuştu; Demirtaş’ı Hedef Aldı

Van mitinginde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’ı hedef alarak, “Bu gördüğünüz Selo benim 51 Kürt kardeşimin ölümüne neden oldu. Bay Bay Kemal gelince onu çıkaracağız diyor” dedi ve ekledi:

“Bu iş Türk-Kürt meselesi değil, Alevi-Sünni meselesi değil insanlık meselesi. Ancak biz iktidarda olduğumuz sürece adalet yerini bulacaktır. Benim 51 Kürt kardeşimin canına kıyanlara biz cezaevinden çık demeyiz, hepsi hesabını ödeyecek.”

Erdoğan İmamoğlu için de “İstanbul’a uğradığı yok, bol bol Bodrum’a gidiyor. Ben İBB’yi CHP’den almıştım. İstanbul’u İstanbul bu kardeşiniz yaptı. Her şeyi bedava yapmayı bırakın yeni projeler başlatmayı; teslim aldıkları yarım kalan işleri bile sürdüremediler.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs’ta yapılacak olan seçimler kapsamında Van’da halka hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “CHP miting yapabilir miydi gelip burada. CHP’ye desteklerini utanmadan dişe diş kana kan diyerek ilan edenler Vanlı olabilir mi? Bu ülkenin başına bir CHP’li getirmek için karşınıza geldiklerinde bunun hesabını sormayacak mısınız?” dedi.

Erdoğan “Gabar artık terör ile değil petrol rezervi ile anılacak. Yıllarca bu petrol kuyularını betonladılar. Şimdi biz açtık. Aynı Karadeniz’deki doğal gaz gibi açtık. 14 Mayıs akşamı hep birlikte bir başka güleceğiz” ifadelerini kullandı.

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı hedef alan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu gördüğünüz Selo benim 51 Kürt kardeşimin ölümüne neden oldu. Bay Bay Kemal gelince onu çıkaracağız diyor. Bu iş Türk-Kürt meselesi değil, Alevi-Sünni meselesi değil insanlık meselesi. Ancak biz iktidarda olduğumuz sürece adalet yerini bulacaktır. Benim 51 Kürt kardeşimin canına kıyanlara biz cezaevinden çık demeyiz, hepsi hesabını ödeyecek’ diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti;

“Bugün bu alanda resmi olarak aldığım rakam, şu anda 50 bin Vanlı kardeşim alanda. Yol boyunca gelenler hariç. Bu bir şeyi gösteriyor. Demek ki 9 gün sonra sandıkları benim Vanlı kardeşlerim patlatacak. Bu başarılar birilerinin kabusu oldu. Okul yaparız, üniversite açarız, eğitimi ayağa düşürdünüz derler. Köprü, havalimanı yenir mi ama biz onları Bay Bay Kemal’e bırakıyoruz, afiyet olsun.”

Erdoğan İmamoğlu için de “İstanbul’a uğradığı yok, bol bol Bodrum’a gidiyor. Ben İBB’yi CHP’den almıştım. İstanbul’u İstanbul bu kardeşiniz yaptı. Her şeyi bedava yapmayı bırakın yeni projeler başlatmayı; teslim aldıkları yarım kalan işleri bile sürdüremediler.” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Der Spiegel: Erdoğan İlk Defa İktidarı İçin Korkmalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’yi 20 yıldan bu yana, önce başbakan, sonra cumhurbaşkanı olarak yönettiğini hatırlatan Der Spiegel, “O, insanlara refah, ama aynı zamanda baskı getirdi. Atatürk’ten bu yana neredeyse hiçbir siyasetçi ülkeyi bu kadar şekillendirip kendi izini bırakmamıştı. Fakat şimdi ilk defa ciddi olarak iktidarı için korkmalı” değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomik kriz ve 6 Şubat’taki Maraş merkezli depremlerden sonra acil durum yardımları konusunda yapılan hataların da Erdoğan’ın popülaritesine zarar verdiğini kaydeden Der Spiegel, Erdoğan’ın sağlığının son dönemde iyi olmadığını ve geçirdiği açıklanan gastroenterit sebebiyle pek çok etkinliği iptal ettiğini hatırlattı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Almanya’nın Der Spiegel dergisinden Şebnem Arsu, Maximilian Popp ve Özlem Topçu’nun 14 Mayıs seçimlerine ilişkin sorularını yanıtladı.

Dergi, “Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu: Erdoğan’ın korkması gereken adam” başlıklı haberini okurlarına, “Destekçileri ona Türk Gandi diyor: Muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu, uzun zaman hafife alındı. Şimdi ise Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’na son verme şansı yüksek. 74 yaşındaki siyasetçiyi diğerlerinden ayıran ne? Bir görüşme” sözleriyle tanıttı.

Üç gazeteci, Kemal Kılıçdaroğlu ile başkent Ankara’daki CHP Genel Merkezi’nde yaptıkları söyleşiye yer verdikleri haberlerinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’yi 20 yıldan bu yana, önce başbakan, sonra cumhurbaşkanı olarak yönettiğini hatırlatarak, “O, insanlara refah, ama aynı zamanda baskı getirdi. Atatürk’ten bu yana neredeyse hiçbir siyasetçi ülkeyi bu kadar şekillendirip kendi izini bırakmamıştı. Fakat şimdi ilk defa ciddi olarak iktidarı için korkmalı” değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomik kriz ve 6 Şubat’taki Maraş merkezli depremlerden sonra acil durum yardımları konusunda yapılan hataların da Erdoğan’ın popülaritesine zarar verdiğini kaydeden dergi, Erdoğan’ın sağlığının son dönemde iyi olmadığını ve geçirdiği açıklanan gastroenterit sebebiyle pek çok etkinliği iptal ettiğini hatırlattı.

Yaklaşık 1 saat süren söyleşi sırasında Kılıçdaroğlu’nun bir kez bile arkasına yaslanmadığını yazan Der Spiegel, kendisinin “Artık üçüncü sınıf bir demokrasi olmak istemiyoruz” sözlerini aktardı. İttifakının seçimleri kazanması durumunda ne olacağı sorusu üzerine ise Kılıçdaroğlu, “O zaman nihayet bahar gelecek” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu’nun Türkiye kamuoyu için yeni bir siyasi figür olmadığını hatırlatan Der Spiegel, siyasetçinin hayat hikayesinden ve siyasi kariyerinden de bahsederek abisi Yusuf Ziya Kılıçdaroğlu’nun Kemal Kılıçdaroğlu’nu ‘akıllı ve utangaç’ bir çocuk olarak nitelediğini, futbol oynarken kavga edildiğinde kendisinin arabuluculuk yaptığını söylediğini yazdı.

“Öyle veya böyle, tavizler siyaset sanatının emaresidir, güçsüzlüğün değil”

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Dede imajlı siyasetçi’ sözleriyle bahseden ve bazı destekçilerinin kendisine ‘Gandi Kemal’ dediğini aktaran dergi, Kılıçdaroğlu’nun ‘gerektiği yerde durumu çabuk kavrayan, sert’ biri olduğu izlenimini paylaştı.

Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayını açıklaması öncesi İYİ Parti lideri Meral Akşener’in itirazını ve yaptığı konuşmayı da hatırlatan Der Spiegel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz konusu krize yaklaşımını kendisi ve yönetiminin nasıl görüneceği hakkında çok şey söylediğini yazdı. Dergi, “Gücünün oldukça farkında, ama güç kazanmanın ve onu elde etmenin taviz vermeden mümkün olmayacağını biliyor gibi görünüyor. Öyle veya böyle, tavizler siyaset sanatının emaresidir, güçsüzlüğün değil” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun seçim kampanyasından da bahseden dergi, Kılıçdaroğlu’nun ‘umut yarattığını’ yazdı. Erdoğan’ın sarayına karşı video mesajlarını evinin mutfağında çektiğini, konuşmalarında kutuplaştırıcı bir dil kullanmadığını ve kimseye hakaret etmediğini aktaran Der Spiegel, “Farklı bir Türk erkekliğini temsil ediyor” yorumunda bulundu.

Derginin aktardığına göre, Erdoğan hakkında da yorum yapan Kılıçdaroğlu, “Artık Erdoğan’ın söyleyecek başka bir şeyi yok. Düzgün bir şekilde yönetme yetisini kaybetti” dedi.

“Bizim gibi düşünmeyen insanlar da demokrasi istiyor”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabından ‘Alevi.’ notuyla paylaştığı video mesajı da hatırlatan Der Spiegel, Kılıçdaroğlu’nun videoda “Evet, ben Aleviyim’ diyerek bir tabuyu yıktığı değerlendirmesinde bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçilirse ilk olarak ülke bütçesini inceleyeceğini ve bir dizi tasarrufa gideceğini yazan dergi, Kılıçdaroğlu’nun şu sözlerini de aktardı: “Erdoğan’ın 16 uçağı var. Biz bu 16 uçağı hemen satacağız.”

Millet İttifakı’nın Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş planından bahseden Der Spiegel’e göre, Kılıçdaroğlu, “Bizim gibi düşünmeyen insanlar da demokrasi istiyor. Kim elinde sopa olan bir lideri koruyup kollar?” diye sordu. Dergi, Kılıçdaroğlu’nun kazanması durumunda belki de en büyük işinin topluma barış ve huzur getirmek olduğu yorumunu da yaptı.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Erdoğan: 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı Etrafında Kenetlenelim

Giresun’da halka seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim davamız ülkenin kazanımlarını daha da ileriye taşıma, evlatlarımıza aydınlık bir gelecek miras bırakma davasıdır. Bu davanın muhatabı 85 milyonun tamamıdır. Dolayısıyla 85 milyonun her birinin bu dava içinde bu dava safında yeri vardır. Gelin ülkemizin milletimizin evlatlarımızın aydınlık geleceği için 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı etrafında kenetlenelim” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim çalışmaları kapsamında Giresun’da düzenlenen mitingde konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Giresun dün Pontus çetelerine bu vatan topraklarını dar etmişti, inanıyorum Giresun bugün de Kandil’in şakşakçılarına, FETÖ’nün haşhaşilerine vatan topraklarını dar edecek. Ben biliyorum, evelallah sizler ne soğana ne patatese, liderinizi kurban etmezsiniz. Giresun, kahramanlarımızın emanetlerine sıkı sıkıya sahip çıkacak. Giresunlu kardeşlerim ondan bundan korkmaz.

14 Mayıs’ta sadece sizin oy kullanmanız yeterli değil, en az bir dostunuzu, komşunuzu sandığa götürerek oy vermesini sağlamanız lazım. Aksi takdirde Karadeniz’de bulduğumuz gazın vanasını kapatır, Gabar’daki petrole beton dökerler. Şehirlerimizi yeniden kana ve ateşe boğarlar. Cezaevinde olan Selo, Diyarbakır’da Kürt kardeşlerimi sokağa döktü. 51 Kürt kardeşimi öldürdü, Yasin Börü evladımızı şehit ettiler. Bunun suçu ne diyorlar, daha ne olacak bay bay Kemal. Kandil’den selam geliyor, ‘desteğimiz onunla’ diyorlar. Bunların dini, ezanı, kitabı yok. Benim Giresunlu kardeşlerim bunların önünü açar mı?

Kürt kardeşlerimi çok aldattılar, hala da aldatıyorlar. İstanbul’daki, Atatürk Havalimanı’ndaki Teknofest’i hazmedebildiler mi? Şimdi de aynı yeri ABD’li şirketlere devretme sözü veriyorlar. O şirketle ben 15 sene önce görüştüm. Yatırım yapacağız, dediler. Ne istiyorsanız verelim, dedim. Gelmediler. Bunlar vatansever değil, gelip de bu yatırımları yapmazlar. İHA’ları, SİHA’ları, Akıncı’yı yapan, Kızılelma’yı yapanlar BAYKAR. Bu milletin evlatları ile onları mukayese edemeyiz.

Londra’dan tefeciler bunlara 300 milyar dolar verecekmiş. Böyle bir şey olabilir mi? Fındığa zam verecekmiş, bugüne kadar neredeydiniz? Eskiden bu sahil yolu var mıydı? Samsun’dan çık, Hopa’ya kadar böyle bir yol yoktu. Yaptıklarımızı anlatmaya saatler yetmez. Eksikler de yok değil, bütün bunlar aşılacaktır, yine biz aşarız. Enflasyon her ay düşüyor. Yüzde 43’e indi. Her ay azala azala devam edecek.

Temmuz ayında hem enflasyon farkını hem refah payını dikkate alan artışlar yapacağız. Nereden nerelere geldik. Eğitimden sağlığa her alanda standartları en yükseğe biz çıkardık. Sanayi ve teknoloji eksiklerini biz giderdik mi? Bu ülkenin en büyük özlemi olan Ayasofya’yı biz ibadete açtık mı? Yaparsak biz yaparız, yaparsa AK Parti yapar.

Şimdi buradan İYİ Partili, Saadet Partili kardeşlerime sesleniyorum, bay bay Kemal’in sizi genel başkanınızı inandığınız ve savunduğunuz tüm değerleri böylesine pervasızca istiskal etmesine daha ne kadar sabredeceksiniz? CHP içindeki gerçekten cumhuriyetçi, gerçekten Gazi Mustafa Kemal’in istiklal anlayışına sahip insanlarımızın hassasiyetlerinin nasıl istismar edildiğini de biliyoruz.

Bunun için diyoruz ki bizim davamız ülkenin kazanımlarını daha da ileriye taşıma, evlatlarımıza aydınlık bir gelecek miras bırakma davasıdır. Bu davanın muhatabı 85 milyonun tamamıdır. Dolayısıyla 85 milyonun her birinin bu dava içinde bu dava safında yeri vardır. Gelin ülkemizin milletimizin evlatlarımızın aydınlık geleceği için 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı etrafında kenetlenelim.”

Paylaşın

BBC: Erdoğan’ın Rakibi Barış Ve Demokrasi Vaat Ediyor

Dünya basını cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kala, seçimlere ve olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelere yer vermeye devam ediyor. Son olarak BBC, Kılıçdaroğlu ile yapılan röportajı, “Erdoğan’ın rakibi barış ve demokrasi vaat ediyor” başlığıyla yayımlandı.

İzmir mitingi öncesinde Birleşik Krallık kamu yayımcısı BBC’den Orla Guerin’e konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Gençler demokrasi istiyor. Sadece tweet attıkları için sabahın erken saatlerinde polisin kapılarına gelmesini istemiyor. Gençlere beni özgürce eleştirebileceklerini söylüyorum. Bu hakka sahip olmalarını garanti edeceğim” ifadelerini kullandı.

Destekçilerinin güvenliğinden endişe ettiklerinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “Türkiye’de siyaset yapmak risklerle dolu bir hayatı seçmek anlamına geliyor. Erdoğan ve ortakları ne yaparsa yapsın ben yolumda yürüyeceğim. Beni yolumda alıkoyamazlar. Beni korkutamazlar. Bu millete bir söz verdim” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin yönünü yeniden belirleyeceğini ve Kremlin’le değil, Batı’yla ilişkileri öncelik haline getireceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Medeni dünyanın bir parçası olmak istiyoruz. Özgür bir medya ve tam bağımsız bir yargı istiyoruz. Erdoğan böyle düşünmüyor. Daha da otoriter olmak istiyor. Benimle Erdoğan arasındaki fark, siyahla beyaz arasındaki fark gibi” dedi.

Erdoğan’ın seçimleri kaybetmesi halinde “sessizce” gidip gitmeyeceğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Onu emekli edip, köşesine yollayacağız. Sessizce geri çekilecek. Kimsenin bundan şüphesi olmamalı” diye konuştu.

Muhalefet partilerinin tedbirli olduğunu ve ne cumhurbaşkanına ne YSK’ya ne de hakimlere güvendiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Tüm sandıklarda birden fazla gözlemci bulundurarak oyların doğru ve güvenli şekilde kullanıldığından ve uygun şekilde sayıldığından emin olmak istiyoruz. Bunu başarmak için 1,5 yıldır çok çalıştık ve önlemler aldık” ifadelerini kullandı.

BBC’nin değerlendirmesinde, seçimi kim kazanırsa kazansın bozuk bir ekonomi ve bölünmüş bir toplumla karşı karşıya kalacağı ve bunları düzeltmek için bir sihirli değnek bulunmadığı görüşü paylaşıldı.

Yazıda, son anketlere göre cumhurbaşkanlığını Kılıçdaroğlu’nun kazanacağını ancak parlamentoda Cumhur İttifakı’nın önde olduğu belirtilirken, “Bıçak sırtı bir seçimde kimse gelecek haftaların barışçıl geçeceğinden emin olamaz” yorumu yapıldı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın