CHP’li Özel: Değişimi Bir Kişiyle Sınırlı Tutmak, Genel Başkanımıza Haksızlık Olur

CHP Adana İl Kongresi’nde konuşan Genel Başkan adayı Özgür Özel, “Bir değişime ihtiyaç var. Ancak, değişimi bir kişi ile sınırlı tutmak, kişiye Sayın Genel Başkanımıza doğrudan haksızlık olur. Ama değişimi sadece bir kadro ile bir ekip ile tabi tutmak bu sefer de sorunu doğru tespit etmemek olur” dedi ve ekledi:

‘Ben tüzük değiştireceğim’ demek, ipteki cambaza bakın yerdeki bizleri görmeyin demek olur. Onun için CHP’nin ikinci yüzyıla giderken tepeden tırnağa, liderden kadroya, tüzükten programa ama baştan aşağıya bir anlayış değişikliği ile iktidar umudu olmaya ihtiyacı olduğunu tespit ediyoruz.

Bunun için CHP’nin ikinci yüzyılında geçmiş yüzyılın altı ok siyasetini, tarihsel gerekliliği ile sahipleniyor; olgusal gerçekliği ile kabulleniyor, bu çağın gerekleri için aşındırmadan genişletecek siyasetimizi dünyadaki başarılı sol, sosyal demokrat hareketlerin başarı serüvenini inceleyerek; başarısızlıklardan ders alarak tarihimizdeki siyasetimizin çıkış ve düşüş noktalarını iyi analiz ederek partimizin yüzüncü kuruluş yıldönümünden günler sonra adına ‘Değişimin yüzyılı/yüzyılın değişimi’ dediğimiz tutum belgemizi paylaşarak… Bir büyük mücadeleye yelken açtık, niyet ettik.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana İl Kongresi, ASKİ Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. CHP Genel Başkan Aday Adayı Özgür Özel’de kongrede bir konuşma gerçekleştirdi. Gazete Pencere’nin aktardığına göre Özel, kongrede şunları ifade etti:

“Yılmaz Güney’in şehrindeyim. Orhan Kemal’in, Yaşar Kemal’in şehrindeyim. Cumhuriyet’in şehrindeyim. Devrimin şehrindeyim. Büyük bir mücadele verdik. Hiç şüphe yok; 2019 yerel seçimlerinde önemli bir başarıyı elde ettik. 2019 yerel seçimlerinde 41 ilde, 247 belediye başkan adayını tanıtmış bir kardeşiniz olarak, o seçimin tamamlandığı günden itibaren, Cumhuriyet’in 100. yılının en önemli seçimine hiç ara vermeden çalıştım… Şüphe yok. Verilen emekler çok kıymetliydi. Ancak 14 Mayıs ve 28 Mayıs günlerinde yaşadığımız tablo hepimizin içini burdu. Hepimizi üzdü, hepimizi kahretti.

Cumhuriyetin 100’üncü yılına, hedef 2023 diyen Cumhuriyete, kurucu kadrolarına muhabbet değil, husumet besleyen birileri yine Türkiye’yi yönetecektir. Maalesef son dört seçimde, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday olduğu seçimdeki 52’ye 48’lik iktidar muhalefet dengesi, ne 2018 seçiminde ne 2019’da yerel seçiminin il genel meclisi oylarında ne de bu seçimde değişmemiştir. Seçimi ikinci tura bırakmayı başarmıştık. Ancak, ikinci tura geriden girmiş ve ikinci turda yine 52’ye 48’lik bir denge ile karşı karşıya kalmıştık.

Vakit, bu sorunu görmek, vakit buna karşı akılcı çözümler üretmek, vakit buna karşı Cumhuriyet Halk Partisi’nin artık bu 52’ye 48’lik dengeyi neyin oluşturduğunu görmesi, reddetmesi, akışı değiştirmesi ve bundan sonrası için Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı için yüzyıl önceki gibi hem memleketi kurtarmayı hem yeniden Aydınlanma Devrimi’nin meşalesini eline alacak, Cumhuriyet Devrimi’ni kaldığı yerden sürdürecek, karşı devrimcilerden İsmet Paşa’nın deyimiyle daha cesur olacak, siyaseti kürsüye, siyaseti salonlara, Meclis’e değil; siyaseti sokağa, meydana; büyük bir mücadeleyi başlatacak bir inanca ihtiyaç vardır.

“Genel başkanımıza haksızlık olur”

Ancak, bu süreçte CHP özeleştiri yapmalıdır. CHP, doğru analizler yapmalıdır. CHP, gençleşmenin, daha çok kadını siyasete çekmenin, toplumun tüm kesimlerine kucak açmanın, 1980 öncesi her 4 işçiden 3’ü grevli, toplu sözleşmeli sendikal hakkına sahipken bugün, yüzde 14 olan rakam, kamuyu çıkarırsanız yüzde 4,5’luk bir örgütlenme oranı olan Türkiye’de CHP’nin emek örgütlenmesinin önündeki engellerle savaşmaya, emeği örgütlemeye, sendikal mücadeleye sahip çıkmaya ve bunu sadece 1900’lerin yöntemleri ile değil; çağın gerektirdiği yöntemlerle birlikte yapmaya ihtiyacı olduğunun tespitini yaptık. Dedik ki, bir değişime ihtiyaç var. Ancak, değişimi bir kişi ile sınırlı tutmak, kişiye Sayın Genel Başkanımıza doğrudan haksızlık olur. Ama değişimi sadece bir kadro ile bir ekip ile tabi tutmak bu sefer de sorunu doğru tespit etmemek olur.

‘Ben tüzük değiştireceğim’ demek, ipteki cambaza bakın yerdeki bizleri görmeyin demek olur. Onun için CHP’nin ikinci yüzyıla giderken tepeden tırnağa, liderden kadroya, tüzükten programa ama baştan aşağıya bir anlayış değişikliği ile iktidar umudu olmaya ihtiyacı olduğunu tespit ediyoruz.

Bunun için CHP’nin ikinci yüzyılında geçmiş yüzyılın altı ok siyasetini, tarihsel gerekliliği ile sahipleniyor; olgusal gerçekliği ile kabulleniyor, bu çağın gerekleri için aşındırmadan genişletecek siyasetimizi dünyadaki başarılı sol, sosyal demokrat hareketlerin başarı serüvenini inceleyerek; başarısızlıklardan ders alarak tarihimizdeki siyasetimizin çıkış ve düşüş noktalarını iyi analiz ederek partimizin yüzüncü kuruluş yıldönümünden günler sonra adına ‘Değişimin yüzyılı/yüzyılın değişimi’ dediğimiz tutum belgemizi paylaşarak… Bir büyük mücadeleye yelken açtık, niyet ettik. İşte Adana’dan CHP’den, hepimizin baba evinden ve benim can dostlarımdan bu yürüyüşe destek istemeye, omuz vermenizi istemeye geldik.

Gelin bu partiyi birlikte değiştirelim, gelin birlikte kazanalım, gelin birlikte yönetelim. Atatürk’ün partisini yüzyıl önce olduğu gibi iktidar yapalım, yüzleri güldürelim demeye geldim. Elbette, bugüne kadar yüzde 52/48 dengesinde şu mahcubiyeti görmek durumundayız: Recep Tayyip Erdoğan’ın, ülkenin siyasetini dikine keserek, biz ve onlar siyasetine, Türkler ile Kürtler, Aleviler ile Sünniler, sağcılar ile solcular, milliler ve gayrı milliler olarak bir tarafı kesip öbür tarafı itip uzaklaştırıp kutuplaştırıp karşı kutbu şeytanlaştırıp kendi arkasını kalabalıklaştıranlara karşı en çok bildiğimiz işi yapacağız. Enine keseceğiz, herkese dokunacağız…

İnançla ve kararlılıkla, kimseden çekinmeden, tepkileri ‘meslek örgütleri versin, biz oyuna gelmeyelim’ demeden, laikliğin bu ülkenin temel teminatı olduğunu bilerek, inananın da inanç özgürlüğünü savunan ancak yaşam biçimine müdahale karşısında tek güvence olarak duran laikliğe sahip çıkmaktan korkmayan bir CHP’nin özgüvenine ihtiyaç var bugün Türkiye’de.

Esas mesele, CHP’lileri konuşturmaktır. CHP’nin örgütünü dinlemektir. Onun önseçim talebine kulak tıkamamak, onun hak ettiği sıraları hak etmeyenlere bırakmamak, CHP örgütünün alnının terinin kıymetini bilmek gerekmektedir. Yoksa CHP’liler; parti içi rekabet sırasında ne Genel Başkanlarını ya da can dostlarını incitirler, ne de Genel Başkan adına konuşan birilerinin bu partinin siyasetçilerini incitmeye, onları ihanet ile suçlamaya, onların itirazlarını sanki parti içinde yapılan bir ihanet gibi göstermeye kimsenin hakkı yoktur.

İhanet; krala olur, padişaha olur. Demokrasilerde; itiraz, tartışma, oylama, seçim delegenin kararı olur. Kimse delegeyi ‘onlar seçti, bunlar seçti; sonuç belli noktasına’ sıkıştırmaya kalkmasın. Ben bu delegeyi tanıyorum. Bu delege, Cumhuriyetin yüzüncü yılının delegesi, delegenin şah damarında vatan, millet, parti, Atatürk sevgisi atar. Bu delege kulağına üflenene değil; gözüyle gördüğüne, kulağı ile duyduğunun gereğini yapar.

Delegeyi diyecekler ki, önümüzde başka zorluklar başka seçimler var. Dele… Bu dönemi daha böyle geçirelim, delege bunu duyacak gereğini yapacak. Yok öyle şey. Delege Ankara’ya gelmeden gittiği berberin kulağının dibinde ‘değişim olmazsa millet sandığa gitmeyecek’ diyorsa bizim delege bunu duyar.

11-12 yıl milletvekilliği yaptım. Sizlerin desteği ile 8 yıl, kendi görev alanım olun Meclis’te mücadele ettim. Mücadelenin sonunda, bugün karşısına çıktığımda şunu söyleyebilecek durumdayım: Ben gözünüzün önünde büyümüş, partinizin bir evladı olarak yaptığım görevlerde; CHP Grup Başkanvekiliyken, Meclis’te başta Süleyman Soylu, Hulusi Akar, Meclis Başkanları ve Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında sizlerin başını öne eğdirecek hiçbir şey yapmadım, sizleri mahcup etmedim. Başınızı öne eğdirmedim.

Bana derseniz ki, ‘Özgür oğlum, evladım, kardeşim, yoldaşım… Bundan sonra sen hangi göreve gelirsen çalışırsın, koşarsın.’ Bu kardeşiniz sizden yol istemeye, sizle yol yürümeye, bu partiyi iktidar yapmaya geldi. Sizlerden destek istiyorum. Yol verin, bu partiyi iktidar yapalım. Güç verin, bu partiyi Türkiye’nin birinci partisi yapalım.”

Paylaşın

Diyarbakır’da Konuşan CHP’li Özel: Kürt Sorununu Çözmek İçin Söz Veriyoruz

Partisinin Diyarbakır İl Kongresi’nde konuşan CHP Genel Başkan Adayı Özgür Özel, “Haksızlıklara karşı ses yükseltmek bazen başka şekillerde yorumlanabiliyor. Anaların gözünden yaşların süzülmeyeceği, emekçinin alnının terini alacağı yarınlara birlikte yürüyeceğiz. Gaffar Okan’ı, Apê Musa’yı, Tahir Elçi’yi ve ismini anamadığım nice değerlerimizi saygıyla anıyorum. Barışa, demokrasiye, kardeşliğe, özgürlüğe dair ne varsa hepsi bizimdir ve bu talepler asla suç değildir. Diyarbakır’ın barış ve kardeşlik talebi karşısında saygıyla eğiliyorum” dedi.

“Biz Kürtlerin kimliğine, dillerine, kendilerini ifade etmelerine ve her türlü ayrımcılığa, haksızlığa karşı Kürt sorununu görüyor, biliyor ve gerçekten siyasi istismar konusu yapmaksızın çözmek üzere söz veriyoruz” diyen Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kayyım demokrasisini, demokrasiye vurulan kayyım hançerini reddediyoruz. Hangi partiye oy verirlerse versinler Diyarbakırlıların verdiği oyların eşit ve özgür oylar olduğunu biliyoruz ve temsilcilerine farklı muamelede bulunulmasını doğru bulmuyoruz. Bu kardeşiniz, partide gözünüzün önünde büyümüş bir evladınız. Süleyman Soylu’ya, Hulusi Akar’a ve Recep Tayyip Erdoğan’a karşı parlamentoda sizi hiç mahcup etmedim. ‘Sen bu partiyi yönetirsin’ derseniz, yol verirseniz ben varım. Hep beraber yürüyelim, partimizi iktidara götürülelim. Güzel günler göreceğiz, hep birlikte başaracağız.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır İl Başkanlığı’nın 38. Olağan Kongresi, merkez Yenişehir ilçesindeki bir salonda gerçekleştirildi. CHP’nin Genel Başkan adayları Özgür Özel ile Örsan Öymen, Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, milletvekilleri ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı kongrede seçime blok liste ile gidildi. Kongrede tek aday olan mevcut il başkanı Abdullah Atik, yeniden il başkanı seçildi.

Kongrenin açılışı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mesajının okunmasıyla başladı. Gazete Duvar’dan Ardıl Batmaz’ın aktardığına göre; Kılıçdaroğlu’nun mesajı şöyle:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin cesur üyeleri, değerli yol arkadaşlarım, Cumhuriyetimizin temel değerlerine gönülden bağlı, büyük Atatürk’ün hedeflediği çağdaş uygarlık seviyesini aşma doğrultusunda çalışan, siz değerli yol arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.

Büyüyen, kalkınan, bilimde ve teknolojide dünyaya meydan okuyan, bir sığınmacı deposuna dönüştürülemeyen, özgür ve adil bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü bizler, kişisel çıkarlar peşinde koşanlar değil, güçlü ve mutlu Türkiye davasına inanmış insanlarız.

Bu bağlamda, bu yolda atılan her adım, demokrasi için verilen her oy, sadece çocuklarımızın geleceğini şekillendirmekle kalmayacak, tarihinin en zorlu dönemini geçiren ülkemizin geleceğini de şekillendirecek önemli bir tercih olacaktır.

Hepimiz, Cumhuriyetimizin kurucu partisi olmanın getirdiği büyük tarihi sorumluluğun bilincindeyiz. Bu doğrultuda ülkemiz ve partimiz için çalışan Cumhuriyet Halk Partililer, bugün de demokratik bir olgunlukla iradelerini ortaya koyacaktır. Hedeflerimize ulaşmak, ülkemizi aydınlığa çıkarmak için daha büyük bir güç ve azimle çalışacağınıza yürekten inanıyorum.

Bu vesileyle; şimdiye kadar görev yapan tüm yöneticilerimize emekleri ve çalışmaları için teşekkür ediyor, yeni bir heyecanla görev üstlenecek arkadaşlarıma da başarı dileklerimi iletiyorum. Kongremizin partimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

“Partimizi gerçekten halkın partisi yapacağız”

Kılıçdaroğlu’nun mesajının okunmasının ardından divan başkanı Sezgin Tanrıkulu konuşma yaptı. “Hayatımın en büyük onurunu yaşatarak milletvekili sıfatını bana verdiniz. Sizlere binlerce kez minnet ve şükranlarımı sunuyorum” diyen Tanrıkulu, şöyle konuştu: “İnsanın geçmişini test etme fırsatı her zaman karşısına çıkmaz. Diyarbakır milletvekilliği adaylığı ve milletvekilliği sürecinde bütün geçmişimi sorgulama ve test etme imkanım oldu.

Bu süreçte Diyarbakır beni yalnız bırakmadı. Bana en büyük mirası bıraktılar. Hayatım boyunca kimseyi mahcup etmemeye çalıştım, bundan sonra da mahcup etmeyeceğim. Partimizi gerçekten halkın partisi yapacağız. Partimizi emekçilerden, yoksullardan, kadınlardan, ezilenlerden, barış ve dostluktan yana bir çizgiye taşımamız lazım. Bu halkın bizlerden büyük beklentileri var.”

“AKP’nin kurmuş olduğu dikta rejimi…”

Tanrıkulu’nun ardından söz alan CHP Genel Başkan adaylarından Örsan Öymen, 13 yılda tüm seçimlerin kaybedildiğini, belediye seçiminde göreceli olarak başarı kazanıldığını belirtti. Öymen, “Çıtayı yükseltmemiz gerekiyor. Yenilgilere alıştırılmış ruh halinden kurtulmamız gerekiyor. Partimizin oyları yüzde 22 ila 26 arasına sıkışıp kalmış. Bu artık kronikleşmiş bir sorun.

AKP’nin kurmuş olduğu dikta rejiminin baskıları burada önemli bir rol oynamıştır. Adil bir seçim değildir ama ortadan kaldırabileceğimiz şeyler vardır ve bunlardan biri parti içi demokrasinin sağlanmasıdır. Genel merkezdeki oligarşik yapının almış olduğu kararlardan ötürü birçok stratejik ve lojistik hata yapıldı. 39 milletvekilinin hediye edilmiş olması bunlardan birisi” dedi.

Öymen, parti içerisinde yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: “Parti içi eğitim sağlanmalı, parti içi eğitimden geçen üyeler aktif üye yapılmalı. Tüm milletvekili adayları ön seçimle belirlenmeli ve parti organları çalıştırılmalı. Çarşaf liste daha kolay bir hale getirilmeli, blok liste zorlaştırılmalı. Mahalle kongreleri demokratik hale getirilmeli, iki genel seçim kaybeden genel başkan bir daha aday olmamalı.”

Kürtçe dili ve Kürt kültürü üzerine de bir konuşma yapan Öymen, “Dil, insanın kültürünün en önemli unsurlarından biridir. ‘Kürtçe diye bir dil yok’ denilerek safsatalar uzun yıllar hakim kılındı. Kürtçe ve Kürt kültürü yok sayıldı. Bu, şu anda önemli bir ölçüde kırıldı ama baskılar kısmen de olsa devam ediyor. Kürtçe dili ve kültürünün asimilasyona uğratılması sürecine karşı önlemler alınmalı. Parti programımızda bu var ama uygulamada bir şey yok.

Gece yarısı videolar ile geçiştirilmeye çalışılıyor. Terörizme, şiddete karşı çıkarak bu asimilasyon sürecini önleyebiliriz. Hizbullah terör örgütünün buralarda ne dolaplar çevirdiğini biliyorum. 90’lı yıllarda burada meydana gelen hak ihlalleri gerçektir, inkar edilemez. Devletimizin kurumlarını hedef almak doğru değil ama bu kurumlara sızan yasadışı oluşumlar en az PKK terörü kadar bu bölgeye zarar vermiştir” diye konuştu.

Öymen, kayyım meselesi ile ilgili ise İçişleri Bakanlığının mahkeme olmadığını belirterek belediye başkanlarına kayyım atanmasının kanuna aykırı bir durum olduğunu söyledi. “Ben burada söylediğimi Ankara’da da söylerim” diyen Öymen, “Bana imzalarınızla destek vermeniz durumunda adaylığım resmileşirse kurultayda da Ankara’da da bunu ifade ederim” ifadelerini kullandı.

“Kürt sorununu görüyor, biliyor ve gerçekten…”

Öymen’in ardından söz alan Özgür Özel ise, Sezgin Tanrıkulu ile geçmişlerine dair anekdotlar aktarmasının ardından, “Haksızlıklara karşı ses yükseltmek bazen başka şekillerde yorumlanabiliyor. Anaların gözünden yaşların süzülmeyeceği, emekçinin alnının terini alacağı yarınlara birlikte yürüyeceğiz. Gaffar Okan’ı, Apê Musa’yı, Tahir Elçi’yi ve ismini anamadığım nice değerlerimizi saygıyla anıyorum. Barışa, demokrasiye, kardeşliğe, özgürlüğe dair ne varsa hepsi bizimdir ve bu talepler asla suç değildir. Diyarbakır’ın barış ve kardeşlik talebi karşısında saygıyla eğiliyorum” dedi.

“Biz Kürtlerin kimliğine, dillerine, kendilerini ifade etmelerine ve her türlü ayrımcılığa, haksızlığa karşı Kürt sorununu görüyor, biliyor ve gerçekten siyasi istismar konusu yapmaksızın çözmek üzere söz veriyoruz” diyen Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kayyım demokrasisini, demokrasiye vurulan kayyım hançerini reddediyoruz. Hangi partiye oy verirlerse versinler Diyarbakırlıların verdiği oyların eşit ve özgür oylar olduğunu biliyoruz ve temsilcilerine farklı muamelede bulunulmasını doğru bulmuyoruz. Bu kardeşiniz, partide gözünüzün önünde büyümüş bir evladınız. Süleyman Soylu’ya, Hulusi Akar’a ve Recep Tayyip Erdoğan’a karşı parlamentoda sizi hiç mahcup etmedim. ‘Sen bu partiyi yönetirsin’ derseniz, yol verirseniz ben varım. Hep beraber yürüyelim, partimizi iktidara götürülelim. Güzel günler göreceğiz, hep birlikte başaracağız.”

“Bu düzeni değiştireceğiz”

Özel’in ardından son olarak Aylin Nazlıaka konuştu. Türkiye’nin AK Parti iktidarıyla ikiye bölündüğünü belirten Nazlıaka, “Bir tarafta saray Türkiye’si, diğer tarafta halkın Türkiye’si var. Sarayda vatandaşın sorunları yok. Sarayda intihar edenlerin çığlığı duyulmuyor. Sarayın Türkiye’si vatandaştan giderek uzaklaşıyor. Sarayda oturanlar halkın elini tutamaz ve ne hissettiğini hissedemez. Biz de ‘Sarayla halk arasındaki duvarı yıkalım’ diyoruz. Sarayda beşli çete, devlete dolarla borç verenler var. İşte bu düzeni değiştireceğiz. Faili meçhuller için 26 önerge verdik ama kabul etmediler” dedi.

“Tahir Elçi’yi ve Gaffar Okkan’ı saygıyla anıyorum” diyen Nazlıaka, halkın sorunlarının giderilmesiyle ilgili sundukları hiçbir şeyin yapılmadığını söyledi. Kadın kollarının çalışmalarıyla ilgili de bilgi veren Nazlıaka, “Kadınsız siyaset olmaz. Listelerin bir erkek ve bir kadın olmasını istiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Paylaşın

CHP’de Dikkat Çeken Gelişme: Özgür Özel, Grup Başkanlığını Fiilen Bıraktı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir görüşme gerçekleştirdiğini anlatan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, kurultaya kadar grup başkanlığını resmi olarak sürdüreceğini ama fiili olarak bu görevi yapmayacağını söyledi.

Özgür Özel, kurultay sürecinde yapacağı il ziyaretlerinde de grup başkanı olması dolayısıyla tahsis edilen makam aracını kullanmayacağını söyledi.

Haber Global’de yer alan habere göre CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıklayan Grup Başkanı Özgür Özel, “Grup Başkanlığı için resmi istifayı kongre sonrasına bırakıyoruz. Bu konuda Kemal Kılıçdaroğlu ile anlaştık.” dedi. Özel, Meclis’te gazetecilere yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanlığına adaylığı söz konusu olduktan sonra grup başkanının kim olacağının tartışma konusu olduğunu söyledi.

Grup Başkanlığı konusunu kurultay tarihi kesinleştikten sonra değerlendireceklerini belirten Özel, “Arkadaşlarımızla bir değerlendirme yaptık. Bugün de bu konuyu Genel Başkan ile birlikte baş başa görüştük. Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile bir mutabakata vardık.” ifadesini kullandı.

Kurultaya kadar CHP Grup Başkanlığı görevinden resmi olarak istifa etmeyeceğini bildiren Özel, şunları kaydetti:

“Görevimi resmen bırakmıyorum ama fiilen Grup Başkanlığı yapmayacağım. Bundan sonra salı günleri grup toplantılarına katılmayacağım. Grup Başkanı olarak benim yapmam gereken görevlerde, zaten benim olmadığım yerde grup başkanvekillerimiz yetkili. 3 grup başkanvekilimiz görevine devam edecek. Kurultay’ı yapacağız.

Kurultay bittikten sonra eğer ben genel başkan seçilirsem zaten bir grup başkanı seçimi olmayacak. Otomatikman hem genel başkan hem de grup başkanıyım. Sayın Genel Başkan seçildiği takdirde o gün yeni grup başkanının seçilmesi için gerekli seçimin yapılması için adımı atacağız. Kurultayda eğer Sayın Genel Başkan seçilir ve bir grup başkanı seçilmesine gerek olursa seçimi o günden sonra yapacağız.”

Bundan sonra sadece kendisine ihtiyaç duyulduğu zamanlarda Meclis’e geleceğini anlatan Özel, “Çok ekstra bir durum olursa, bir içtüzük değişikliğinde benim partimin ihtiyaç duyduğu deneyimime ihtiyaç duyulursa elbette onu esirgemeyeceğiz. Zaten Genel Başkan ve Grup başkanvekilleriyle temas halinde olacağız. Partinin ihtiyaç duyduğu alanlarda, İçtüzük ve anayasa değişikliği önerisinde ihtiyaç duyulan noktada katkı sağlarım.” açıklamasında bulundu.

Özel, kararı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte aldıklarını aktararak, “Genel Başkandan randevu aldım. Biraz önce bir araya geldik. Ben durumu anlattım. ‘Bu duruma nasıl bir çözüm bulalım?’ diye konuştuk. Birlikte fikir birliğine vardık. Biz grup başkanlığı seçimini kurultay sonrasına bırakıyoruz. İhtiyaç olursa kurultaydan sonra seçilecek. Kurultaya kadar Özgür Özel Anadolu’da, illerde olacak. Fiilen görevi yürütmeyecek.” diye konuştu.

Özgür Özel, TBMM tarafından kendisine tahsis edilen makam aracını da kurultay sürecinde kullanmayacağını dile getirdi. CHP Grup Başkanı Özel, “Seçimlerden önce Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı, Engin Altay TBMM Başkan adayı, Engin Özkoç da İçişleri Bakanı adayıydı, Siz de CHP TBMM Grup Başkanı adayıydınız ve tek kazanan siz oldunuz. Ama şimdi de bu görevden fiilen çekiliyorsunuz. Ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine, şu görüşleri paylaştı:

“Geri adım atmıyoruz, grup başkanlığı duruyor zaten. Eğer kurultayı kazanırsam da makamı bırakmadan devam ederiz. Kurultayda Genel Başkanla yarıştık ve diyelim ki ben kazandım. O zaman zaten grup başkanlığı görevim devam ediyor. Ola ki kaybedersek artık yeni bir grup başkanı seçilmesi doğru olur. Kurultayı kurultayda bırakırız ve biz de yeni grup başkanımıza destek veririz. Ama ben kazanacağımı ve Grup Başkanlığı görevimi sürdürme yetkisini delegelerden alacağımı düşünüyorum. Ancak tersi olursa yeni grup başkanı seçilir.”

Özgür Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda resmi bir istifa yok, sadece fiilen görevi bırakıyorum. Çok özel bir durum olmadıktan sonra MYK’ya da PM’ye de grup toplantılarına da katılmayacağım. Zaten Anadolu’da, Trakya’da olacağım. Grup Başkanlığı için resmi istifayı kongre sonrasına bırakıyoruz. Bu konuda Kemal Kılıçdaroğlu ile anlaştık.

Genel Başkanla başka ne konuştunuz?” sorusuna ise Özel, “Görüşmemizde ‘kurultayları birlikte takip ediyoruz. Sizin, beni uyarmak ya da konuşmak istediğiniz bir husus var mı?’ dedim. O da “Yok, takip ediyorum, gayet iyi gidiyor’ dedi. ‘Bundan sonra da kongrelerde eğer ki diğer tarafı rahatsız eden bir durum olursa direkt birbirimizle görüşmeye devam edelim, diyalog içinde olalım’ dedik.” yanıtını verdi.

Paylaşın

CHP Genel Başkan Adayı Özgür Özel’den “Sağ Destek” Eleştirisi

CHP Manisa İl Kongresi’nde konuşan genel başkan adayı Özgür Özel, “Bizim oyumuz yüzde 25, tepemizde görünmez bir cam tavan var. Zıplamayalım, nasıl olsa aşamıyoruz. O zaman sağdan soldan, hatta sağdan, daha sağdan desteklerle onlara açılarak, oradan danışmanlarla, onlara ait söylemlerle yürümeye çalışmak yerine ya da yüzde 48’i 50+1 yapmak için ittifaklara mecburiyetten seçime ertesi gününden itibaren sürekli duracağı yeri başkasına göre tayin etmemeli” dedi.

Özgür Özel, “Özgür biz sana inanıyor ve güveniyoruz, geç takımın başına” diyorsanız, ben bu takımı şampiyon yaparım” dedi. Seçimlerin ardından partinin hiçbir şey yokmuş gibi davranmasının seçmende büyük bir duygusal kopuşa neden olduğunu kaydeden Özel, “Öyle bir şeyi görüyorum ki eğer biz sağlıklı bir itirazı, sağlıklı bir öz eleştiriyi, yeni bir yol yürüyüşü sağlamazsak, hep birlikte önümüzdeki yerel seçimlerde büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız” diye konuştu.

CHP Grup Başkanı ve Genel Başkanı adayı Özgür Özel, partisinin Manisa İl Kongresi’nde açıklamalarda bulundu.

CHP’nin nasıl bir siyaset izlememesi gerektiği konusunda değerlendirmelerde bulunan Özgür Özel, “Bizim oyumuz yüzde 25, tepemizde görünmez bir cam tavan var. Zıplamayalım, nasıl olsa aşamıyoruz. O zaman sağdan soldan, hatta sağdan, daha sağdan desteklerle onlara açılarak, oradan danışmanlarla, onlara ait söylemlerle yürümeye çalışmak yerine ya da yüzde 48’i 50+1 yapmak için ittifaklara mecburiyetten seçime ertesi gününden itibaren sürekli duracağı yeri başkasına göre tayin etmemeli” dedi.

Özel, konuşmasına şöyle devam etti: “Bunun yerine kendi pozisyonunu doğru tarif eden, doğru yerde duran ve kendinden emin olan, geri kalan bütün siyasetin ona göre şekilleneceği ilkeli, özgüvenli ve cesaretli bir siyaset için yola çıkmış durumdayız.”

“Bunu yaparken Türkiye’de bize dayatılan siyasete itiraz ediyoruz” diyen Özgür Özel, “Ne diyor? Recep Tayyip Erdoğan’ın meşhur anlayışı; kimlik siyaseti, dikine kesen siyaset; bir farklılığı bulalım, üzerinde tepinelim, bir tarafı şeytanlaştıralım, kendi arkamızı kalabalıklaştıralım. Bunun yerine enine kesen bir siyaset; AK Partili’nin de, MHP’linin de, İYİ Partili’nin de, HDP’linin de yoksuluna dokunan, işsizine dokunan, geleceğine kaygılı olanlarına dokunan ve hepsine dokunurken alt tarafı koruyan, alınterinden alınan vergi ile bir krema tabakasının sürekli mutlu olmasına itiraz eden, gerçek anlamda halkçı, sendikaların güçlenmesini savunan, sivil toplumla dayanışma içinde, meslek örgütünü güçlendiren ve meslek örgütünden, sendikadan, sol-sosyal demokratlardan güç alan ve kendini yeniden tarif eden bir anlayışla ‘Değişimin Yüzyılı, Yüzyılın Değişimi’ diyoruz.”

Bülent Ecevit’in adaylık sürecinin hatırlatan Özel, “11 yıldır Meclis’teyim evet, dur derseniz dururum ancak 1957’de milletvekili olan Ecevit’in 15 sene sonra 1972’de ortanın solu hareketini ete kemiğe büründürmesiyle 5 yıl süren bir tartışmayı bir noktaya getirmesiyle yola çıktığını bilelim” dedi.

”Siyaset söz ile yapılır”

“Bu partiye bir genel başkan gelecekse tombaladan çıkmayacak, meteorla düşmeyecek, laboratuvarda üretilmeyecek ancak sizin kefaletiniz, sizin yüreğiniz, sizin desteğinizle bu partinin bir evladı olacak” diyen Özel, şunları kaydetti:

“Siyaset söz ile yapılır. Söz ile yapılan her iş hataya açıktır. Siyasete girdiğim ilk günden bugüne kadar kalp kırmış mıyımdır? Kırmışımdır. Burada mahsur yok, gözün içine baka baka özür dilerim. Kırdığımdan, üzdüğümden, varsa hakkının yenmesine sebep olduğumdan bunlardan büyük bir üzüntü duyduğumu ifade etmek isterim. Beni çok kıran oldu, üzen oldu. Benden yana olan ne kadar hak varsa helal olsun. Bu salondan dışarıya hiçbir kırgınlık, küskünlük çıkarmıyorum. Size şunu soruyorum; üyelerimiz Atatürk’ün baba ocağının gerçek sahipleri, bu evladınıza ‘Özgür arkandayız’ diyorsanız ben yola çıkıyorum.”

Paylaşın

CHP’de Genel Başkan Adayı Özel: Kimin İçin Siyaset Ürettiğimizi Bilmemiz Lazım

Katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulunan CHP genel başkan adayı Özgür Özel, “CHP kendi köklerini bilmeli, kimin için var olduğunu bilmeli. Herkes için parti olmaz. Parti toplumun bir kısmını temsil eder. Ya emekten yanasındır ya değilsindir, ya işçiden yanasındır ya değilsindir. Ya esnafı savunuyorsundur ya savunmuyorsundur. CHP’nin kendini var eden sol, sosyal demokrat kriterleri görmesi, cesur olması lazım” dedi.

‘Genel Başkan seçilmeniz durumunda önümüzdeki seçimde cumhurbaşkanı adayı olur musunuz?’ şeklindeki soruya ise Özel, şu yanıtı verdi: “Bir sonraki seçimle ilgili uzlaşımız ve inancımız şu; benim cumhurbaşkanı adayımı CHP’nin bütün üyeleri belirleyecek. Keşke mümkün olsa şöyle bir şey yapabilsek; CHP’nin adayını partinin doğal tabanı, memurlar üye olamıyor mesela, en azından üyelerin önüne sandık koyacağız, ‘cumhurbaşkanı adayı kim olsun’ diyeceğiz. Onların belirlediği cumhurbaşkanı adayını, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak önereceğiz.”

Seçim öncesi ve sırasında önemli hatalar yaptıklarını da belirten Özel, şunları kaydetti: “CHP açısından en önemli hata kendi olmamaktı. Yani Türkiye’yi bir ittifak mecbur kılan bir rejimle karşı karşıyayız. CHP tek başına yüzde 50+1 alamıyor. Bunun geçmişten gelen bugüne dair hem yapısal hem de yönetimsel sorunları var. Bunları ayrıca tartışacağız. Hata şuradaydı; ben nerede durayım, bunun yanında durayım, bunun karşısında olayım gibi CHP’yi CHP yapan değerlerle değil de bir ittifak mecburiyetiyle CHP kendi kimliğini savunur bir halden başka bir yere savruldu.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı ve Genel Başkan Adayı Özgür Özel, FOX TV’de İlker Karagöz’ün gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

CHP’nin başının üzerinde yüzde 25’lik görünmez bir cam tavan olduğunu belirten Özel, “Yüzde 25’i çok iyi okumak lazım. 4 kişiden 3’ünün oyunu almadığınız bir durumda bu partinin oturup düşünmesi lazım. 20 yıl geçti, ülkeyi yöneten iktidarın Türkiye’ye ne yaptığı ortada. Bir yıl önce Erdoğan yüzde 60’la kaybediyordu. Böylesi bir dönemde bu seçimi kaybetmememiz gerekiyordu. Ama biz önem atfettiğimiz seçimi kaybettik” değerlendirmesini yaptı.

Seçimin kaybedilmesinin pek çok sebebi olduğunu belirten Özel, “Artık bizim bahane üretme hakkımız yok. Elbette seçimin öncesinde kullanılmaz inanılmaz kamu gücü, yapılan dezenformasyon, sahte klipler, Anadolu Ajansı’ndan TRT’ye kadar Cumhurbaşkanı’nın yalanlarının yaygınlaştırılması, her şey aleyhimizeydi” ifadelerini kullandı.

Seçim öncesi ve sırasında önemli hatalar yaptıklarını belirten Özel, şunları kaydetti: “CHP açısından en önemli hata kendi olmamaktı. Yani Türkiye’yi bir ittifak mecbur kılan bir rejimle karşı karşıyayız. CHP tek başına yüzde 50+1 alamıyor. Bunun geçmişten gelen bugüne dair hem yapısal hem de yönetimsel sorunları var. Bunları ayrıca tartışacağız. Hata şuradaydı; ben nerede durayım, bunun yanında durayım, bunun karşısında olayım gibi CHP’yi CHP yapan değerlerle değil de bir ittifak mecburiyetiyle CHP kendi kimliğini savunur bir halden başka bir yere savruldu.”

Özgür Özel, şunları ifade etti: “Ya emekten yanasındır ya değilsindir. Ya işçiden yanasındır ya değilsindir. Ya küçük esnafı savunuyorsundur ya da savunmuyorsundur. O yüzden CHP’nin kendini var eden sol, sosyal demokrat kriterleri görmesi, kime dokunması gerektiğini bilmesi, kimin için siyaset ürettiğini bilmesi, cesur olması lazım.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili soruya Özel, “Ben bütün CHP’lilerin desteğini istiyorum. Ekrem Bey’le iletişimimiz her zaman vardı, bundan sonra da olacak. CHP değişsin ve güçlensin isteyen herkesin desteğini istiyorum. Öyle gizli kapaklı değil; açık, şeffaf, kol kola, omuz omuza yol yürümeye hazırım. Yeter ki CHP kimliğinde CHP’nin değerlerine bağlı, etik ve iyi niyetli, kişisel çıkarlardan uzak, partinin iyiliğini isteyen herkesle birlikteyim” cevabını verdi.

Özel, “Bu yürüyüşün adı parti içi iktidar mücadelesi falan değil. Onlar kolay… Bu yürüyüşün adı, önümüzdeki seçimlerde iktidar yürüyüşü” dedi.

“Cumhurbaşkanı adayını üyeler belirleyecek”

‘Genel Başkan seçilmeniz durumunda önümüzdeki seçimde cumhurbaşkanı adayı olur musunuz yoksa Ekrem İmamoğlu mu olur?’ şeklindeki soruya Özel, şu yanıtı verdi: “Bir sonraki seçimle ilgili uzlaşımız ve inancımız şu; benim cumhurbaşkanı adayımı CHP’nin bütün üyeleri belirleyecek. Keşke mümkün olsa şöyle bir şey yapabilsek; CHP’nin adayını partinin doğal tabanı, memurlar üye olamıyor mesela, en azından üyelerin önüne sandık koyacağız, ‘cumhurbaşkanı adayı kim olsun’ diyeceğiz. Onların belirlediği cumhurbaşkanı adayını, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak önereceğiz.”

Ben bütün CHP’lilerin desteğini istiyorum. Ekrem beyle iletişimimiz her zaman vardı, yine olacak. CHP değişsin isteyen herkesle açık, gizli, şeffaf yol yürümeye hazırım. Bu yürüyüşün adı önümüzdeki seçimlerde iktidar yürüyüşüdür. Parti içi iktidar mücadelesi falan değil, onlar kolay. Bir sonraki seçimle ilgili inancımız şu: Benim cumhurbaşkanı adayımı CHP’nin bütün üyeleri belirleyecek.”

Paylaşın

CHP’de Genel Başkan Adayı Özel: Topyekun Bir Değişime İhtiyaç Var

CHP Konya İl Başkanlığı’nın olağan kongresinde konuşan genel başkan adayı Özgür Özel, ”Başkan adayı olarak ‘değişimciler’ diye ifade edilen değişimin yüzyılı ve yüzyılın değişimini savunan gencecik kadrolarımızın, inançlı arkadaşlarımızın yaklaşımı şudur; biz birilerinin göstermek istediği gibi kongrelerde, kurultayda onun karşısında, bunun yanında değiliz” dedi ve ekledi:

“Biz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyelerinin kalbinde, vicdanında yer almaya, meselemizi, derdimizi, hikayemizi anlatmaya geliyoruz. Ben ilk yola çıkarken şunu dedim. Dedim ki, kaybeden takımın santraforuyum ben. Keyfim yerinde. Takımda en iyi mevkideyim; ama bir karar verdim. İki gece uyumadığım seçimden sonra ve bir karar verdim. Dedim ki, madem ki bu takımın adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir, bu takım kaybedemez. Ben kaybeden takımda santrafor olacağıma şampiyon takımda her mevkiye talibim.”

Özel, konuşmasının devamında, “Bu partinin evladı mıyım, evladıyım. Bu partinin yetiştirdiği damarlarından gelen ana damarını, bu partinin ana damarını yani bu altı oku, Atatürk sevgisini şah damarı gibi hisseden, tak tak tak, şah damarında onun attığı bir evladıyım. Dersiniz ki, Özgür çok oynadın, yedek otur, yedek otururum. Özgür orta sahaya, orta sahaya, kaleye, kaleye. Özgür top toplamaya, top toplamaya. Ama diyorsunuz ki, Özgür, vazife sana düştü. Bundan sonra haydi bu takımı şampiyon yapmaya ben varım, bu takımı şampiyon yapmaya” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Genel Başkanlık için adaylığını açıklayan Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin Konya İl Başkanlığı’nın olağan kongresine katıldı. Burada bir konuşma yapan Özgür Özel, şunları söyledi:

28 Mayıs akşamı hepimiz yıkıldık, kaldık. O günden sonra kolumu kaldıracak takatim yoktu, itiraf edeyim. O günden sonra varıp da bir yola çıkmak değil, artık yolu açmanın, partideki değişimin dönüşümün, gençleşmenin, örgüt emeğinin hiçe sayılmasının önünü açmanın peşindeydik. Geçen zaman şöyle bir noktaya geldi. Bir başarısızlık var, bu başarısızlığı kabullenmek, bu başarısızlığı itiraf edip, özeleştiri yapmak noktasında fikir ayrılıklarımız oldu. Bir ayrışma olduğunu gördük. Tüzük değiştirerek her şeyin hallolabileceğini düşünenler oldu.

Bir yandan Manisa’nın bütün ilçelerinden, Türkiye’nin bütün illerinden ve esasen 3 gruptan gelen baskıya dayanamadım. 80 yaşında emekli öğretmen babamın arkadaş grubu, 10 yaşında girip, 17 yaşında çıktığım yatılı okuldaki arkadaşlarımın grubu, bir de 20 yaşındaki kızımın arkadaş grubu… Bunlar diyor ki, ‘Hadi arkadaşım bir şeyler yapın, CHP’yi değiştirin, artık kaybetmeyelim’ diyorlar. Bir değişim olacaksa kararlı olmalı ama vefalı olmalı. Vefasızlık yaparak, genel başkanımıza sataşarak, kötü söz söyleyerek onu itibarsızlaştırarak ve bütün sorumluluğu ona atıp kaçarak değişim mümkün değil.

Ben o süreçte şunu söyledim: Ben Özgür Özel olarak, futbol deyimiyle bu partinin santrforlarından biriyim. Bir karar verdim. Ben şampiyonluğa oynamayan, ikinci olan, kaybeden takımda santrfor olacağıma bundan sonra şampiyon takımdaki her mevkiye talibim dedim. Buna sizler karar vereceksiniz. Takımın gönül verenleri, taraftarları, üyeleri karar verecek. CHP’yi şah damarında hisseden bir örgüt var. Ben bu evin evladıyım. Diyeceksiniz ki, ‘Özgür sen çok oynadın, biraz otur’. Otururum, yedekte. ‘Özgür çık dışarı artık top topla’ derseniz top toplarım. Diyorsanız ki, ‘Özgür, bu iş seninle olur geç takımın başına, ben oraya da varım, siz diyorsanız varım.

Ben konuşmam gereken herkesle konuşacağım dedim, konuştum. Adaylığımı ilanından önce olurunu almayı ihmal ettiğim eşimle, kızımla, annemle, babamla konuştum, ertesi gün de genel başkanla, Ondan sonra adaylığımı netleştirdim, açıkladım. Ama ondan önce bir tutum belgesi hazırladık. Gencecik kadrolarla birlikte. Partideki en genç, en dinamik ekiple. Partiyi, sosyal demokrasiyi biliyorlar, CHP ne zaman sıçramış biliyorlar. Partinin tarihini biliyorlar. Dünyadaki akrabalarımız nerede başarmış, nerede kaybetmiş biliyorlar. Topyekun bir değişime, tüzüğüyle, programıyla, söylemiyle ve konumlayışıyla bir değişime ihtiyaç var diyorlar.

Nasıl yapacağız o değişimi? 40 sayfalık bir tutum belgesi yayınladık. Ne durumdayız, niye bu duruma geldik? Dünya ne durumda? CHP insanları nasıl ikna edebilir diye bir tutum belgesiyle çıktık yola. Burada her şeye söz var. En önemli sözler, örgüte. Genel Başkanı bundan sonra bütün üyelerin seçmesi var. Tavizsiz, koşulsuz ön seçim var. Vatandaşın memnun olmadığı yerel yöneticileri nasılsa kazanıyoruz diye dayatmamak var. Mutlak vatandaş memnuniyeti var.

Karaman’ın ilçelerine 3 ayda bir gelen 700 TL ile bu işin olmadığını hissetmek, anlamak var. Bundan sonra nasıl il başkanı siyasetin odağı olacak, o var. CHP’de siyaset odakları aşındı, törpülendi, görünmez oldu. MYK üyelerinin biliniyor olması lazım. Televizyona çıkabilecek MYK üyesinin sayısının daha fazla olması lazım. Geçiş döneminin genç arkadaşlarına laf etmek için söylemiyorum. İl Başkanlarının siyasetinin odağı olması lazım. Genel Başkan, Atatürk’ün, il başkanları da Genel Başkanın koltuğunda oturuyorsa, il başkanını etkin kılmak lazım. Bu örgütü ezmemek lazım.

Sosyal demokrat siyaset, güçlü örgütlü sendikalı işçi sınıfından besleniyor ve o işçi sınıfının karnı doysun diye elinden geleni yapıyor. Biz birincisi işçi sınıfını, ikincisi yitirilen ve yok edilen orta direği, üçüncüsü bizden medet uman, gözümüz gibi bakmamız gereken tüm sosyal sınıfları kucaklamak durumundayız. Tayyip Erdoğan’ın siyasetine mahkum olmak zorunda değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi kendi doğrularını belirleyip, duracağı yeri belirleyecek, sonra siyaset CHP’nin çizdiği sosyal medyanın etrafında şekillenecek. Adam, çıkıyor cumhuriyeti kurmuş partinin cumhuriyetçiliğini, milliyetçiliğini sorguluyor.

“Bu parti eze eze seçimi kazanacak”

Tayyip Erdoğan, hatalarımızdan 22 yıldır Türkiye’yi yönetiyor. Ağrımıza gidiyor, bize kimse ahkam kesemez. O yüzden önce duracağımız yeri belirleyeceğiz. Tayyip Erdoğan bir yandan koşuyor, Devlet Bahçeli bir yandan koşuyor. Bizim ittifak partileri birbirine zincirle bağlanmışlar, birlikte koşmaya çalışıyorlar. Bırak kardeşim, seçime kadar herkes kendi kimliğiyle, rengiyle çalışsın. Sol da güçlensin, ittifak icap ederse bir protokolü yazarsın, oraya iç hukuku dercedersin, anlaşırsın, konuşursun…

Ama sen ittifakı iç hukuku olmadan son günlerin müzakeresine bıraktığında işte bugünkü büyük sıkıntılar yaşanıyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kendimiz olmaya, kendi siyasetimizi yapmaya, özgüvenli siyaset yapmaya talibiz. İttifakı günü geldiğinde ve ilkeli şekilde yaparsak, son gün seçim bitti diye MİT’i bile elinden alsınlar yaklaşımıyla değil, seçimi kazanacağımıza inanacağız, eze eze yene yene seçim kazanacak bu parti. İnsanları da buna inandıracağız.

Son sözüm şu: Pırlanta gibi bir ekibin bir adım önünde olmaya, onlardan güç almaya, onlara güç vermeye talibim. Gençlerin, kadınların sesinin duyulmasına talibim. Partiyi gençleştireceğiz, siyaseti gençleştireceğiz. Mecliste sizin başınızı öne eğdirdin mi? Ben, Meclisteki görevimi yaptığım gibi, milletvekilliğini yaptığım gibi geçmiş meslek örgütünde yaptığım gibi CHP’yi Türkiye’nin en iyi yönetilen kurumu yapmaya talibim.

Ölçerek, değerlendirerek, araştırarak. En doğrusunu yaparak, yanlış yapıyorsak cayarak, inanarak, inandırarak ve CHP’nin üyelerinin, emekçilerinin başarmak için her şeye hazır olduklarını, her şeye sahip olduklarını ama bir daha bu örgütü yeniden ayağa kaldırmamız gerektiğini düşünüyorum. Başarırsak bu örgütü, bu partiyi ayağa kaldıracağız ve hep beraber bu partiyi iktidar yapacağız. Size söz veriyorum.”

Paylaşın

CHP’de Genel Başkanlık Yarışı: Özel’in Konuşmasında Kılıçdaroğlu Sloganı

CHP İzmir İl Kongresi’ndeki konuşması sırasında salondaki bir grubun Kemal Kılıçdaroğlu lehine slogan atması üzerine Özgür Özel, “Hepimiz bay Kemal’in yanındayız, hep olduk bundan sonra da olacağız” dedi.

“Sandığı yeniden umut haline getirmek gerektiğini” söyleyen Özel’in konuşması sırasında salondan “Gençlerin umudu Kılıçdaroğlu” sloganları yükseldi. Gençlere seslenen Özgür Özel, “Gençler kim dediyse ‘Bunu yapın’ diye, yapmayın. Benim konuşamama engel olamazsınız. CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı. Bu talimatı veren de susturamaz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı için dün adaylığını açıklayan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, bugün partisinin İzmir İl Kongresi’nde kürsüdeydi. Gazete Duvar‘ın aktardığına göre; konuşmasında İzmir’in çocukluğundan gençliğine ve yetişkinliğine dek hayatında önemli bir yerinin bulunduğunu söyleyen Özel, İzmir’i ve CHP’yi babaevi olarak gördüğünü ifade etti.

Özel, “Herkes bilir ki başım sıkışırsa eğer, bir gün zora düşersem babaevinde çorba kaynamaktadır, baca tütmektedir. O babaevindeyiz. Babaevinin elbette bir kapısı vardır, o kapıda ne Özgür Özel ne Kemal Kılıçdaroğlu yazar. Ne İsmet Paşa yazıyordu ne de Bülent Ecevit. Bu partiye hizmet eden herkes çok kıymetlidir. Bu evin tapusunda bir tek isim yazar o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu.

İzmir’in ardından Konya, Diyarbakır, Trabzon, Edirne ve Kayseri’de olacağını anlatan Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu sürecin sonunda CHP daha iyi olsun diye, Cumhuriyetin ikinci yüzyılına büyük bir moral bozukluğu çöküntüsüyle başlamamak, buna izin vermemek, partiyi gençleriyle kadınlarıyla örgütüyle birlikte yeniden umut yapmak, CHP’deki küçük iktidar savaşını kazanmak değil, Cumhuriyeti yöneten büyük iktidar mücadelesinde CHP’yi ayağa kaldırmak için babaevinden helallik almaya geldim, hepinizin desteklerini bekliyorum.”

CHP seçmeninin seçimlerden sonra büyük üzüntü yaşadığını, bir duygusal kopuş, moral bozukluğu, umutsuzluk ve küskünlüğün bulunduğunu aktaran Özel, “Eğer biz Cumhuriyeti kuran, Türkiye’nin en köklü partisini kuran, günü gelince çok partili demokratik sisteme gözünü kırpmadan geçen, bu ülkeye demokrasiyi getiren parti olarak seçmenin bize, siyasete, sandığa küsmesine seyirci kalırsak çok büyük tehlike ile karşı karşıyayız demektir” ifadelerini kullandı.

“CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı”

Özel, salondaki bir grubun Kemal Kılıçdaroğlu lehine slogan atması üzerine “Hepimiz bay Kemal’in yanındayız, hep olduk bundan sonra da olacağız” dedi. “Sandığı yeniden umut haline getirmek gerektiğini” söyleyen Özel’in konuşması sırasında salondan “Gençlerin umudu Kılıçdaroğlu” sloganları yükseldi.

Gençlere seslenen Özgür Özel, “Gençler kim dediyse ‘Bunu yapın’ diye, yapmayın. Benim konuşamama engel olamazsınız. CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı. Bu talimatı veren de susturamaz” dedi. Özel daha sonra konuşmasına devam etti.

“Kongrede kavga çıktı”

Öte yandan yoğun katılımın olduğu kongrede kavga çıktı, arbede yaşandı. İl başkanını seçmek için sandık başına giden Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Örgütü seçiminde blok listeli seçim yapılması için öneri sunulması sonrası büyük gerginlik yaşandı. Olay sırasında birçok partili de birbiriyle yumruk yumruğa kavga etti.

CHP İzmir İl Kongresi’nde divana 152 il delegesi tarafından “blok liste” önergesi verildi. Önergenin verilmesinin ardından CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, CHP Çiğli eski İlçe Başkanı Mert Özcan ve bazı delegeler sahneye çıkarak, blok listeye itiraz etti.

Divan başkanı sahneye çıkanların aşağıya inmesi yönünde uyarıda bulundu. Salonda birden tansiyon yükseldi. Blok liste isteyen delegeler İBB Başkanı Tunç Soyer, il Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eşi Duygu Aslanoğlu’nu hedef aldı. Kalabalık, barikatları aşarak Soyer ve Aslanoğlu çiftinin üzerine yürüdü.

Güvenlik güçleri olaya müdahale ederken, Divan Başkanı kongreye 20 dakika ara verildiğini duyurdu. Soyer ve Aslanoğlu çifti kongre salonundan polis eşliğinde çıkarıldı. Olay sırasında birçok partili de birbiriyle yumruk yumruğa kavga etti.

CHP’de 1370 kurultay delegesinin seçileceği il kongreleri başladı. Elazığ ve Muş kongrelerinin gerçekleştirildiği takvimde süreç, ekim sonunda tamamlanacak. Ağustos ayında başlayan CHP kongre takvimi çerçevesinde mahalle delegeliği seçimi ve ilçe kongreleri yapıldı. Ekim ayı sonunda tamamlanması planlanan il kongreleri ise Elazığ ve Muş’la başladı.

CHP’de bugün İzmir ve Gümüşhane, yarın da Konya, Karaman, Şanlıurfa, Bursa ve Isparta il kongreleri gerçekleştirilecek. Ankara il kongresinin 24 Eylül’de, İstanbul il kongresinin ise 8 Ekim’de yapılması planlanıyor.

İl kongreleriyle birlikte partinin yeni genel başkanını seçecek 1370 delege de belirlenmiş olacak. CHP’de yeni genel başkanın, Parti Meclisi’nin (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun seçileceği 38. Olağan Kurultay’ın ise kasım ayı başında yapılması öngörülüyor.

Paylaşın

CHP’de Özgür Özel Adaylığını Açıkladı: CHP Değişirse, Türkiye Değişir

CHP Genel Başkanlığı’na adaylığını açıklayan Özgür Özel, “Kadınların etkin olacağı siyaset tarzını etkin kılmak için, sağlık hizmetlerinden herkesin yararlanabileceği bir Türkiye için, başka Somalar, Ermenekler yaşanmaması için, CHP Genel Başkanlığı’na adaylığımı ilan ediyorum. Çağrımız Türkiye Cumhuriyet’i vatandaşlarınadır. CHP değişirse Türkiye değişir” dedi.

Özgür Özel kendisine destek olmak için parti genel merkezine gelenlere teşekkür ederek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saygı ve sevgilerini iletti. Gazetecilerin sorularına yanıt veren Özel, grup başkanlığına devam edip etmeyeceği ile ilgili, “Kurultay tarihi belirlenmiş değil. Ekibimizle ilgili değerlendirmeyi yapacağız” dedi.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Özel, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada özetle şu ifadeleri kullandı:

“Bugün dinleyeceğiniz; 28 Mayıs’ı sabahı 81 ilde uyanıp da o günden beri huzurlu bir uyku uyuyamayanların hikayesidir. ‘Seni bu karara ne itti?’ diye soranlara ‘Babamın, benim ve kızımın arkadaş grupları’ diyenlerin hikayesidir. 30 yıldır sönmeyen Madımak ateşinin zaman aşımı kararıyla yürekleri dağlamasına engel olamamanın hikayesidir.

Artık korkmaya gerek olmadığının çünkü korkulanın olduğunu bilenlerin hikayesidir. ‘Şenyaşar Ailesi’ne getiremediğimiz adalet var’ diyenlerin hikayesidir. Hiçbir şey olmamış gibi davranmaya itiraz edenlerin hikayesidir. Bir daha aynı hataları yapmamak için azim ve inanç taşıyan gençlerin ve kadınların hikayesidir.

Türkiye’yi değiştirmek için CHP’yi değiştirmeye inanan kadroların hikayesidir. Bu bir lider değişikliğinin ötesinde, gücü kadrolardan alan ve kadrolarına güç veren bir hareketin hikayesidir. Bu hikaye, Atatürkçülerin, namusluların, İsmet Paşa’nın, Karaoğlanların hikayesidir.”

Ellerinizdeki kitapçık bu amasız fakatsız çıkılan yolculuğun ilk adımıdır. İlk adımdır ama kararlıdır, birikmiştir, kollektiftir. Tek bir kişinin değil bir kadronun attığı adımdır. Parti yönetimi yenilginin nedenlerini araştırıp yeni bir yol haritası çizmedi. Parti içi iktidarı korumaya odaklandı. Parti yönetimi durumu onarmaya yönelik adımlar atmak yerine bu kırılmayı görmezden gelmeyi tercih etti.

“Toplumu dikine kesen ve ayrıştıran siyaseti reddediyoruz”

Yeni yüzyılda yeni bir siyaset için yeni yaklaşımlarla yol alacağız. Ülkemizin kaderini değiştiren, nice devrime imza atan bir siyasi irade bunu yine yapacak güce ve kudrete sahiptir. Daha önce başardık, yine başaracağız. İş cinayetlerini artıran üretim baskısından, grev yasaklarından sendikal baskıya emekçi sınıfının yanından ödünsüz pozisyon alıyoruz. Kutuplaştıran siyaset anlayışını reddediyoruz. Etnik ve mezhepsel kutuplaşmayı kabul etmiyoruz. Tüm farklılıkları kucaklıyoruz. Toplumu dikine kesen ve ayrıştıran siyaseti reddediyor, yatay siyaset anlayışını savunuyoruz.

İttifak siyaseti, ittifak kuranların birbirine benzediği bir siyaset olmamalıdır. İttifaklar, parti vicdanında karşılık bulacak şekilde tasarlanmalıdır. Partimizin 39 milletvekilini başka partilere vermesi parti tarihinde unutulmayacak hasarlar bırakmıştır. Bu süreç parti içi denetime kapalı olarak yürütülmüştür. Seçilmiş kurullar dahi bilgilendirilmemiştir. Sorumluluk üstlenmeyen yönetim tarzı kabul edilemez.

Kadınların etkin olacağı siyaset tarzını etkin kılmak için, sağlık hizmetlerinden herkesin yararlanabileceği bir Türkiye için, başka Somalar, Ermenekler yaşanmaması için, CHP Genel Başkanlığı’na adaylığımı ilan ediyorum. Çağrımız Türkiye Cumhuriyet’i vatandaşlarınadır. CHP değişirse Türkiye değişir.”

Özgür Özel kendisine destek olmak için parti genel merkezine gelenlere teşekkür ederek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saygı ve sevgilerini iletti. Gazetecilerin sorularına yanıt veren Özel, grup başkanlığına devam edip etmeyeceği ile ilgili, “Kurultay tarihi belirlenmiş değil. Ekibimizle ilgili değerlendirmeyi yapacağız” dedi.

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu Duyurdu: Özgür Özel Adaylığını Açıklayacak

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Grup Başkanı Özgür Özel’in yarın adaylığını açıklamasının beklendiği sorusuna, “Gayet güzel arkadaşlar. Burası CHP’dir, diğer partiler gibi değildir. CHP’de her üyenin genel başkan olma hakkı vardır” şeklinde yanıtı verdi.

Haber Merkezi / Açıklamasının devamında, “Bütün kurultaylarımızda, benden önceki kurultaylar da dahil çok sayıda genel başkan adayı çıkmıştır” diyen Kılıçdaroğlu, “Demokratik yollarla adaylıklarını ilan ettiler. Adaylıklarını ilan etmeleri için biz genel merkezimizde gerekli yerleri tahsis ederiz. Her türlü ikramı sağlarız, bunlar çıkarlar adaylıklarını ilan ederler.

Özgür Bey yarın adaylığını ilan edecek. Bir başka arkadaşımız İstanbul’dan mektup yazmış ‘genel merkezde adaylığımı ilan edebilir miyim’ diye. Hemen yanıt verdik genel merkezde adaylığınızı ilan edebilirsiniz diye. CHP demek demokrasi demektir” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti’nin yerel seçimlere 81 ilde kendi adayları ile gireceği açıklaması konusunda ise Kılıçdaroğlu, “Bir siyasi partinin aldığı kararı saygı ile karşılayacağız. Seçimden sonra, kurduğumuz ittifak zaten bitti” ifadesini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay’ı ziyaret etti. Kılıçdaroğlu ziyaret sonrası açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kendisi hakkında 7 Mart 2024 tarihinde “kamu görevlisine alenen hakaret” suçlamasıyla görülecek olan davada savcının hapis ve siyasi yasak istediğini hatırlatılan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Beni tanımıyorlar. Zannediyorlar ki biz bir dava açarız, Kemal Kılıçdaroğlu korkar ve susar. Benim verilmeyecek hiçbir hesabım yoktur. Ama onların verilecek çok hesabı olduğu için susturmaya çalışıyorlar” dedi ve ekledi:

“Cesaretleri varsa, yürekleri varsa olayı getirirler TBMM’de yeniden tartışırız. 17-25’in ne olduğunu, devletin nasıl soyulduğunu, birilerinin paraları nasıl götürdüğünü… Bu adamlarda ahlak ve erdem yok ya.”

Kılıçdaroğlu, İYİ Parti’nin 81 ilde aday çıkarma kararına ilişkin gelen bir soruya da, “Bir siyasi partinin aldığı kararı saygıyla karşılayacağız. Bir siyasi parti diyor ki ‘Biz bağımsız olarak seçimlere gireceğiz.’ Saygıyla karşılayacağız. Seçimden sonra kurduğumuz ittifak zaten bitti. Daha önce de söyledik. İttifak seçim dönemlerinde olur. Daha önce ittifakın uzun dönemli olmasının sebebi neydi, iktidara geldiğimizde neler yapacağımız konusunda ortak mutabakat metnini hazırlamaktı. Onu yaptık” şeklinde yanıt verdi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Özel’in adaylığı konusunda, “CHP diğer partiler gibi değildir. Herkesin aday olma hakı vardır. Yarın Özgür Bey adaylığını ilan edecek. Bir arkadaşımız İstanbul’dan mektup yazmış. Ben de adaylığımı genel merkezde ilan edebilir miyim diye. Tabii dedik” diye konuştu. Özgür Özel’in yarın CHP Genel Merkezi’nde düzenleyeceği basın toplantısıyla adaylık kararını açıklaması bekleniyor.

Eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen’in yeğeni Prof. Dr. Örsan K. Öymen’in de genel başkanlık yarışına katılacağı iddia edildi. Gazeteci Fatih Altaylı, kendi Youtube kanalında çektiği videoda, CHP’de Cuma günü bir adayın daha çıkacağını söylerken sosyal medya platformu X’ten yaptığı paylaşımda, “CHP’de yeni ve gerçek bir değişim için başlatılan bir hareket var ve adayları olarak Prof. Örsan Öymen’i belirlediler” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısıya yanıt veren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: Ahlaki ve siyasi meşruiyeti olmayan olmayan bir siyasi partiyle hangi anayasa değişikliğine oturacaksınız. Önce şunu söyleyecekler; Seçim meydanlarında söylediğiniz yalanlar için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından özür diliyoruz., mülakat konusunda ‘Biz özür diliyoruz. Montaj videolar yaptık, özür diliyoruz. Bu özürlerimizi kabul ederseniz buyurun gelin anayasa yapalım?

Paylaşın

Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na Kalkan Mı Oldu? Dikkat Çeken İddia

Eski CHP Milletvekili Mustafa Balbay, “Özgür Özel, Kemal Bey’in karşısına başka bir aday çıkmasın diye mi kalkan? Böyle bir olasılık bence var. Tabii ki Özgür Özel’in siyaset yapma hakkı var. Kamuoyuyla gerçekleri paylaşıyor. Ama Özgür Özel, Sayın Kılıçdaroğlu’nun kararıyla şu anda CHP’nin Meclis’teki Grup Başkanı” dedi.

Cumhuriyet gazetesi yazarı ve eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Mustafa Balbay, TELE1’de Ülkü Çoban’ın sunduğu ‘Gün Ortası’ programına konuk oldu.

Programda gündeme dair yorumlarını paylaşan Balbay, TBMM CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in ‘değişim’ mesajları ve kurultaydaki adaylık sinyaliyle ilgili dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Balbay, Özel’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısında başka bir aday çıkmaması için ‘kalkan’ görevi görüyor olabileceğini öne sürdü.

Balbay, konuyla ilgili şunları söyledi: Şu soru hala yanıt bulmadı: Özgür Özel, Kemal Bey’in karşısına başka bir aday çıkmasın diye mi kalkan? Böyle bir olasılık bence var. Tabii ki Özgür Özel’in siyaset yapma hakkı var. Kamuoyuyla gerçekleri paylaşıyor. Ama Özgür Özel, Sayın Kılıçdaroğlu’nun kararıyla şu anda CHP’nin Meclis’teki Grup Başkanı.

Özel’den “Aday olacak mısınız?” sorusuna yanıt

Özgür Özel, dün Halk TV’de İsmail Küçükkaya ile Yeni Bir Sabah’ın konuğu olmuş ve “Aday olacak mısınız?” sorusuna şu yanıtı vermişti:

Ben burada adayım desem hem partiye, hem kamuoyuna hem de birlikte yol yürüdüğümüz insanlara ve başta genel başkana karşı şu anda bunu buradan açıklamak doğru olmaz. Süreci tamamlayacağım, tutum belgesini açıklayacağız. Bir eş zamanlılıkla belki bir basın toplantısıyla, belki kadrolarımızla birlikte… Önce tutum belgemizi kamuoyu ile paylaşacağız. Daha sonra aday olacağımız sırada, önceden benim sözüm var. Önce aileme, sonra genel başkana haber vereceğim. Yani genel başkan televizyondan duymayacak. Ondan sonra da kurultayla ilgili gerekli süreci başlatacağız.

28’inde hiç niyetim yoktu. Haziran’ın ortasına geldiğimizde partinin hiçbir şey yokmuş gibi davranmasının seçmene büyük bir haksızlık olduğunu gördüm. Partimizin özeleştiri yapmamasını büyük bir haksızlık olarak gördüm. Partimizin bir yenilenme, değişim meselesine geçmemesinin seçmeni kaybettiğini gördüm. Partide de, ülkede de işlerin iyi gitmediğini gördüm. Orada sorumluluk üstlenebilirim dedim. Yaşadığımız süreç beni adaylığa o günden daha fazla yaklaştırdı. Bu işin sonunda bir adaylık olursa da o özgüvenim, inancım, kararlılığım var. Adaylık noktasında kem küm ediyor değilim ama bir süreç var ve tamamlanması gerekiyor.

Görüşmemiz gereken herkesle görüşüyoruz. Başta genel başkanımız, partimizin kadrolarını asla incitmemeye, üzmemeye çalışıyoruz. İnsan baba evini yakıp yıkmaz, bazıları benim yaptığım görevleri yapıp partiden gitti.

Yenmek, yenilmek değil. Biz kurultayda Kemal bey ile yarışabiliriz. Bu hainlik değildir. Bazıları diyor ki “Kemal beye ihanet mi ediyorsun?”. Kemal beyin başarısı için bir şeyleri eksik yapmak ihanettir, ben yapmadım. Kemal beyin başarısı için, en yakını kimse en yakını kadar inandım.

Kemal bey “Bu kürsüde son kez sesleniyorum, bir yolculuğa çıkıyorum” dedi. Babam gibi hissettiğim bir insana tutamadım kendimi ağladım. “Ağlıyordun, aday olamazsın” diyorlar. Ben üç kez ağladım siyasette. İmamoğlu, İstanbul’u kazandı. 19 gün sandık üstünde yattık. Haber geldi mazbatayı veriyorlar, oradan İBB’ye. Balkona çıktım, bir gürültü başladı. İzmir Marşı çalıyor, İmamoğlu arabadan indi. O anı gördüm hüngür hüngür ağladım. Kemal bey adaylığını açıkladı tutamadım kendimi ağladım. Bir de Soma Davası bitti, büyük haksızlık yaptılar kapının önünde ağladım.

Paylaşın