“Dezenformasyon Yasası” Meclis’te İpleri Gerdi

“Dezenformasyon Yasası” yasasının görüşüldüğü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda gerginlik yaşandı. Erdoğan’ın “yolsuzluk ve rüşvet” sözlerini hatırlatan CHP’ye AK Parti ve MHP’den tepki geldi, Meclis’te ipler gerildi.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İleri Haber’in aktardığına göre, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyeliğinde siyasi partilere dağılım hesabı olduğunu ileri sürdü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir konuşmasındaki “Yolsuzlukların olmadığı, rüşvetin olmadığı, yoksulluğun olmayacağı bir Türkiye’yi biz hallederiz. Şu an itibarıyla onun hazırlığı içindeyiz.” ifadelerini aktaran Altay, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Sansür yasasını görüşüyoruz. Gördüğüm kadarıyla Cumhur İttifakı çok kararlı. Çözdüm ben meseleyi. Tayyip Bey’in 3 gün önce söylediğini şöyle okuyalım; ‘yolsuzlukların konuşulmadığı, rüşvetin konuşulmadığı, yoksulluğun konuşulmayacağı bir Türkiye’yi biz hallederiz.’ İşte o hazırlık bu yasa. Hodri meydan. TBMM İçtüzüğünün bize verdiği bütün hakları kullanacağız. Kimse kusura bakmasın.”

MHP’den tepki geldi

Altay’ın konuşmasını eleştiren MHP İstanbul Milletvekili Fethi Yıldız ile Altay arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı.

AK Parti’den açıklama

AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Meclis’te kullanılan üslubu eleştirerek, şunları kaydetti:

Kendileri hukuktan, hukuk devletinden, anayasal düzenden bahsederken kendilerine uygun olmayan hiçbir hukuki yapıyı, anayasal düzenlemeyi ve yasayı geçerli ve gerçek görmeyen, istedikleri gibi her konuyu kendilerine göre yontan bir dile karşı söyleyebileceğim tek bir şey var: Jung diyor ki ‘Hiç kimse bir başkasını yargılayacak kadar mükemmel değildir, kendisinde bu hakkı görecek kadar hadsizdir sadece.’

Dolayısıyla bizim yaptığımız bir yasal düzenlemeden yola çıkarak kullandığı ifadeleri Sayın Altay’a iade ediyorum. En ufak bir tepkiyle karşılaştığınızda karşınızdaki insana ‘Terbiyesizlik yapma’ diye bağıramazsınız.

Alınan kararlar kendileriyle ilgili olumlu çıktığında alkışlayan, olumsuz çıktığında hakaret eden, aşağılayan bir dille karşı karşıyayız. Bu dil kaybedecek. Kazanamayacaklar.

Paylaşın

AK Partililer Ve MHP’liler De Borsada Batanlar Arasında!

Borsa İstanbul’da aracı kurumlar ve manipülatörleri batma noktasına getiren kriz öncesinde Takasbank’ın VİOP “Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda Sicil bazında pozisyon limitlerinde artışı öngören prosedür değişikliğine gitmesi, kriz sonrasında ise eski halinden daha da aşağıya çekmesi sorgulanıyor. Borsa İstanbul’un risk iştahını artıran bu değişikliğe gitme nedeni ve talimatın kim tarafından verildiğine cevap aranıyor.

Cumhuriyet’ten Miyase İlknur’un haberine göre; bankacılık hisselerinde sıradışı yükselişe neden olan alışlar başlamadan önce 31 Mayıs 2022 tarihinde Takasbank aniden bir prosedür değişikliğine imza atıyor. Bankalar ve aracı kurumlara yönelik yapılan açıklamada Takasbank’ın Merkezi Risk Yönetimi Ekibi, VİOP’ta “Sicil bazında pozisyon limiti”ni düzenleyen Madde 24’te yapılan değişikliği şöyle duyuruyor:

“Sicil bazında pozisyon limitleri, piyasada yaşanan gelişmeler ve Borsa’nın görüşü alınarak Genel müdür tarafından beş olan limit artışı, 10 katına kadar çıkarılabilir.”

Bunun anlamı bir kişi ya da kurum 1 liralık yatırımına karşılık on kat alım ya da satım yapabilir. Bir diğer anlatımla eskiden 5 olan riskli pozisyonunu 10 kat yükseltme hakkına sahip olur.

Ağustos ayından başlayarak hızla yükselen son bir haftada ise 12 kat tavan yapan banka hisseleri, Takasbank’ta ekrandan kimlerin hangi hisselerde ne kadar hacimlik işlem yaptığını gören bankacılık ve emeklilik fonlarını yönetenler, manipülatörlerin pozisyonun neredeyse 10 kat hacminde hisse satışı yaparak hem manipülatörleri hem bu kişilere teminat artırmadan pozisyon açan aracı kurumları açığa düşürdüler. VİOP’ta teminat tamamlama krizi nedeniyle Takasbank fonu kilitlendi.

Önce yükselt, sonra düşür

Sorunun çözümü için teminat oranları artırılırken zor duruma düşen aracı kurumlardan Ahlatçı ve Alnus Yatırım’a kredi açıldı. Büyük zarara uğrayan Gedik Menkul Değerler ise sermaye artışına gitmek zorunda kaldı.

Borsa İstanbul yönetimi daha önce beş kat tavan yapan hisselerde yatırımcıların aşırı volatilitenin getirdiği risklerden korunması için Volatilite Bazlı Tedbir Sistemini devreye sokarken 12 kez tavan yapan bankacılık hisselerinde ne teminat yükseltilmesi ne hisselerin brüt takasa alınması ne de devre kesicilerin devreye sokulması gibi önlemlere başvurdu. Ancak balon patladığında ve hem yatırımcılar hem manipülatörler hem de aracı kurumlar büyük zararlara uğradıktan sonra bazı tedbir kararları aldı. Bu tedbirlerden birisi de VİOP’ta kriz öncesinde 5’ten 10’a çıkardığı limit bazındaki artış oranını bu kez, prosedür değişikliğine gittiği 31 Mayıs 20022 tarihinden öncekinin bile altına indirdi. 30 Mayıs’ta 5 olan sicil bazlı limit yükseltme oranı 31 Mayıs’ta 10’a çıkaran Takasbank, 6 Ekim’de bu kez 3’e düşürdü.

Siyasiler de battı

Borsada bir koyup on kazanma iştahı nedeniyle bankacılık hisselerine çok sayıda siyasinin ve üst düzey bürokratın da yatırım yaptığı ve büyük zarara uğradığı hem siyasi hem de borsa kulislerinde dillendiriliyor. Eski bakan olan bir AKP yöneticisinin 4 liradan 5 milyon lot TSKB hissesi aldığı, 7 MHP milletvekilinin 100 milyona yakın para kaybettiği ve iktidara yakın Ahlatçı Yatırım’la birlikte paralarını kurtarmak için manipülatörlere operasyon yaptırıldığı iddiaları havada uçuşuyor.

Kişisel servetlerinin neredeyse tamamını yitirmiş manüpilatörlerin tutuklandığı davada gizlilik kararı alınması ilk kez karşılaşılan bir durum. Daha önce manipülasyon yapan kişiler hakkında ya işlem yasağı getirilir ya da tutuksuz yargılanırdı. Bir başka iddia ise dava kapsamında ikinci bir operasyon yapılacağı.

Paylaşın

Bahçeli’den Erdoğan’ı Zora Sokan 18 Haziran Açıklaması

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Seçim 18 Haziran 2023’te yapılacak” şeklindeki açıklamasını değerlendiren Korkusuz yazarı Can Ataklı, açıklamanın, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “zora soktuğunu” savundu. 

Can Ataklı’ya göre MHP liderinin bu çıkışı, Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığı tartışmalarını tekrar alevlendirecek.

Ataklı’nın bugünkü köşe yazısının “Bahçeli’den Erdoğan’ı zora sokan 18 Haziran açıklaması” başlıklı kısmı şöyle:

Seçim yaklaştıkça “Erdoğan’ın aday olup olamayacağı” konusu daha hararet kazanacaktır.

Erdoğan şu anki anketlere bakarak bir “baskın erken seçimi” göze alamıyor ama adaylık konusunun tartışılmaması için seçimi biraz erkene alıp “anayasal korumadan” yararlanmak istiyor.

Çünkü seçim gününde yapılırsa Erdoğan aday olamıyor ama seçim bir ay bile öne alınsa ve meclis kararı ile gerçekleşse, bu sakınca ortadan kalkıyor.

Bu nedenle saray medyası bir süredir “Hac, bayram, üniversite sınavları, milletin tatile gidecek olması” bahaneleri ile “Seçimi biraz öne almak daha avantajlı, 18 Mayıs çok güzel bir tarih” kampanyası sürdürüyor.

İşte tam bu aşamada Devlet Bahçeli ilginç bir çıkış yaptı ve “Seçimler 18 Haziran’da yapılacaktır” dedi.

Tabii Bahçeli, “Ama Türkiye’nin şartlarında Meclis bir karar verir, mevcut yönetim böyle bir düşünceyi diğer siyasi partiler ile paylaşırsa Türkiye’de bir sosyal kargaşa, anarşi yaratmak yerine belli bir kararı alır ve uygular” demeyi de ihmal etmedi.

Bana kalırsa Bahçeli’nin Mayıs’taki bir seçimi kabullenmesine rağmen öncelikle 18 Haziran’ı işaret etmesi sarayda huzursuzluk yaratacaktır.

Seçim kararı için nitelikli çoğunluk gerekiyor, AKP ve MHP’nin oyu buna yetmiyor, muhalefetin destek vermezse, sarayın seçimi erkene alıp “üçüncü kez aday olamaz” tehdidinden kurtulması çok zor.

Bahçeli’nin çıkışı ister istemez bu tartışmayı alevlendirecektir.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

MHP, 2023 Seçimlerinde Sürpriz Bekliyor!

MHP yöneticileri Sivas, Bursa, Kayseri ve Erzurum’daki mitingleri, hem anket şirketlerini hem de MHP’de büyük oy düşüşü olduğunu söyleyen gazetecileri işaret ederek “Alayına cevap oldu” sözleriyle değerlendirdi.

Mitinglere kaç kişi katıldı? MHP yöneticilerinin “emniyet kayıtları” diyerek paylaştığı verilere göre Sivas, Bursa ve Kayseri mitinglerine katılım 30 binin üzerinde olurken Erzurum’da katılım 40 bini buldu.

Kamuoyu araştırmalarında yüzde 5-6 gösterilen MHP geçtiğimiz yaz aylarında sahada atağa geçti. Yıl boyunca yapılan ilçe gezilerinin ardından yazın dört ilde “Aday Belli, Karar Net” sloganıyla bölgesel mitingler yapıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Meclis açıldıktan sonraki ilk grup toplantısında bu mitinglerdeki katılımı “Düşmanlar çatır çatır çatladı” sözleriyle anlattı, “Anketler şunu söylemiş, bunu söylemiş, bizim için vızıltıdır” dedi.

Gazete Duvar‘da yer alan habere göre, parti yöneticileri de yaz aylarındaki mitingleri, hem anket şirketlerini hem de MHP’de büyük oy düşüşü olduğunu söyleyen gazetecileri işaret ederek “Alayına cevap oldu” sözleriyle değerlendirdi.

Peki bu kadar övünülen mitinglere kaç kişi katıldı? MHP yöneticilerinin “emniyet kayıtları” diyerek paylaştığı verilere göre Sivas, Bursa ve Kayseri mitinglerine katılım 30 binin üzerinde olurken Erzurum’da katılım 40 bini buldu.

MHP’nin baraj altı kaldığı dönem dahi yüzde 8’in altına düşmediğini söyleyen bir parti yöneticisi ‘asıl sahanın anketinin önemli olduğunu’ söylüyor.

“Bu seçim sürpriz sonuçlar ortaya çıkacak” diyen parti kurmayına göre MHP’nin şu anki gerçek oyu yüzde 13-14 civarında. “Artan oylar nereden geliyor” sorusuna yanıt ise, “HDP hariç herkesten alacağız” şeklinde.

Paylaşın

Bahçeli ‘Seçim’ Tarihini Açıkladı: 18 Haziran 2023

MHP Lideri Bahçeli, “Seçimler yasa çerçevesinde 18 Haziran 2023 tarihinde yapılacaktır. Türkiye’nin şartlarında Meclis bir karar verir mevcut yönetim böyle bir düşünceyi diğer siyasi partilerle paylaşır ise belli bir kararı alır ve uygular” dedi ve ekledi:

“Diyelim ki yarın gireceğiz seçimlere 6’lı masanın cumhurbaşkanı adayları yok. Adaylarının olmadığı yerde gürültü yapmanın manası yok.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun başörtüsüne yasal güvence getirilmesi teklifine ilişkin konuştu.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, “Başörtüsü mevzusunu çözmüş olan Türkiye Cumhuriyeti’nde bu konunun sanki çözülmemiş gibi tekrar gündeme taşınması üzücü olmuştur. Bu tartışmayı tamamen sonlandırmak için yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğu ortadadır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “anayasa düzeyinde bir çözüme” işaret ettiği konu hakkında Bahçeli de “Bugünkü TBMM’de Cumhur İttifakını oluşturan partilerin istişaresi sonucunda bir metin TBMM’ye Anayasa değişikliği olarak sunulduğu vakit MHP bunun gerçekleşmesi için elden gayreti gösterecek” dedi.

Erken seçim tartışmaları

Erken seçim tartışmalarını da değerlendiren MHP lideri, “Şu an için Türkiye’nin sorunlarının çok yoğunlaştığı bir ortamda seçimlerin erkene alınması tartışması siyaseten malzeme yapılmamalıdır” dedi:

“Seçimler yasa çerçevesinde 18 Haziran 2023 tarihinde yapılacaktır. Türkiye’nin şartlarında Meclis bir karar verir mevcut yönetim böyle bir düşünceyi diğer siyasi partilerle paylaşır ise belli bir kararı alır ve uygular.

Diyelim ki yarın gireceğiz seçimlere 6’lı masanın cumhurbaşkanı adayları yok. Adaylarının olmadığı yerde gürültü yapmanın manası yok.”

CHP’nin yasa teklifinde ne var?

CHP’nin yasa teklifi şöyle:

Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarına bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınlar, yürüttükleri mesleğin icrası kapsamında giyilmesi gerekli cübbe, önlük, üniforma vb. dışında kıyafet giymek ya da giymemek gibi temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek biçimde herhangi bir zorlamaya tabi tutulamaz.

  • Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
  • Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Akşener: Kapanmış yaraları konuşmak doğru değil

CHP’nin teklifine Sözcü gazetesine verdiği demeçte yanıt veren İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, “Kapanmış yaraların üzerinde konuşmayı doğru bulmadığımı ifade etmek isterim” demişti:

“Bir kadının başını örterek ya da açarak gezmesi insan hakkıdır… Başörtüsüne dair geçmişte yaşananlar yanlıştı. O yanlışlığı da bağıra bağıra ifade edenlerden birisiyim. Ama o konunun artık problem olmaması, gündemimizden çıkması söz konusu. Hatta başörtüsüyle Meclis’e girecek olan kadın milletvekilleriyle ilgili görüşmeyi Sayın Cemil Çiçek’in isteğiyle ben yönettim. Sayın Kılıçdaroğlu genel başkandı.

“Kendisiyle de konuşarak hiçbir probleme, incitmeye sebep vermeden yönettik ve o iş de bitti… Temel prensip olarak elbette hakkın hukukun yanındayız. Biz gıdaya erişim gibi kanayan yaraları konuşmak durumundayız.”

Paylaşın

“Cumhur İttifakı’nda Kopuşlar Yaşanabilir” İddiası

AK Partili bir isimle gerçekleştirdiği sohbeti bugünkü köşesine taşıyan gazeteci Deniz Zeyrek, AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nda kopuşlar yaşanabileceğini söyledi.

Deniz Zeyrek, yazısında “önemli bir AK Partili ismin” kendisi ile gerçekleştirdiği sohbette “Sayın Cumhurbaşkanımız ittifakı büyütmeli. Mevcut ittifakla zorlanabilir. Daha büyük bir gücü yanına çekebilmeli” dediğini belirtti.

“Benden söylemesi”

Zeyrek, ismini paylaşmadığı bu kişinin “Mesela İYİ Parti mi?” diye sorunca “Yeni ayrılanlar geri dönemez herhalde, en mantıklısı İYİ parti gibi görünüyor” karşılığını verdiğini ifade etti ve şunları yazdı:

“AK Parti kurmaylarının bazı İYİ Parti kurmaylarıyla da görüştüğünü duyunca iktidarın ciddi ciddi böyle bir arayışa girmiş olabileceğini düşündüm. Ancak İYİ Parti’lilere sorduğumda “Biz iktidarın safına geçersek partideki çaycımızı dahi kaybederiz” yanıtını aldım. Anlayacağınız, iktidar “kuşa bak” dercesine Millet İttifakı’nı ve Altılı Masa’yı gösterirken, oralara ayrılık tohumları serpmeye çalışırken, asıl kendi içinde büyük sorunlar yaşıyor ve Altılı Masa’nın gücünün bir kısmına talip olmak istiyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ve iktidar ittifakının son durumunu Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin ekonomi için kurduğu cümleyi siyasete uyarlayarak anlatabiliriz: “Neoklasik siyaset düşüncesinden epistemolojik bir kopuşu temsil eden heteredoks yaklaşım, günümüzde giderek ön plana çıkan davranışsal siyaset ve nörosiyaset gibi alanların etkisiyle daha fazla önem kazanmaktadır.” Bu çerçevede herkes Altılı Masa’dan beklerken, iktidar kanadından “epistemolojik kopuşlar” yaşanırsa şaşırmayın. Benden söylemesi!”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Millet İttifakı İle Cumhur İttifakı Arasındaki Fark Açılıyor

Seçimler yaklaştıkça araştırma şirketleri de anket çalışmalarına hız verdi. BUPAR Araştırma Şirketi Başkanı Erdal Akaltun, son araştırma sonuçlarında Millet İttifakı’nın oylarının artma eğiliminde olduğunu kaydetti, Akaltun, “Bizim anketlerimizde İYİ Parti’nin oyları yüzde 15 düzeyinde çıkıyor. Özellikle son araştırmalarımızda Millet İttifakı oylarının artma eğiliminde olduğunu, Cumhur İttifakı oylarının ise azalma eğiliminde olduğunu görüyoruz” dedi. 

Öte yandan anketlerindeki sonuçların ışığında bir dizi değerlendirmede bulunan Gezici Araştırma Şirketi Başkanı Murat Gezici, “HDP’nin oyları son araştırmalarımıza göre sabit kalmış durumda. Çünkü seçmen, ‘HDP barajı nasıl olsa geçecek’ gözüyle bakıyor. Bu nedenle HDP’nin emanet oyları, asıl yeri olan Millet İttifakı’na yöneliyor” dedi.

Cumhuriyet’ten Sena Tufan’ın haberine göre, seçimlere sayılı aylar kala anket şirketleri çalışmalarına hız verdi. ORC Araştırma Şirketi Genel Müdürü Mehmet Pösteki, 33 ilde 6 bin 190 kişiyle gerçekleştirilen ve 17-21 Eylül tarihlerini kapsayan anketin ön sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

Ankette İYİ Parti’nin oylarının yükseldiği dikkat çekti. Katılımcılara “Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz” sorusu yöneltildi. Buna göre kararsız seçmenlerin dağıtılmasıyla birlikte, AKP yüzde 30.6, CHP yüzde 24.8, İYİ Parti 19.4 oranında oy aldı. Diğer partilerin de dağılımının yer aldığı analizin ise kamuoyuyla yarın paylaşılacağı açıklandı.

BUPAR Araştırma Şirketi Başkanı Erdal Akaltun da, BUPAR Ararştırma’nın son anket sonuçlarından elde ettiği genel bulguları anlattı. Akaltun, son araştırma sonuçlarında Millet İttifakı’nın oylarının artma eğiliminde olduğunu kaydetti, Akaltun, “Bizim anketlerimizde İYİ Parti’nin oyları yüzde 15 düzeyinde çıkıyor. Özellikle son araştırmalarımızda Millet İttifakı oylarının artma eğiliminde olduğunu, Cumhur İttifakı oylarının ise azalma eğiliminde olduğunu görüyoruz” dedi.

Akaltun, 6’lı masanın aday belirsizliği üzerinden yürütülen tartışmaların anketlerdeki yansımalarını ise şu sözlerle anlattı:

“Seçmenler 6’lı masanın adayını değil projelerini konuşuyor. 6’lı masada genel başkanlar arasında da bu konu bir sorun teşkil etmiyor. Ancak şu anda adaylık açıklamasını yapmak 6’lı masa için çok da doğru olmayacak. Çünkü seçime çok uzun bir zaman olduğu için, seçmenler aday yerine projeleri konuşuyor. Ülkenin içinde bulunduğu sorunlar ve konjonktürde sorunları var olan iktidarın çözüp çözemeyeceğiyle ve burada 6’lı masanın önerilerine kulak verecektir. Seçmenler şu anda kişiyi tartışmak yerine ülkede nelerin değişebileceğini konuşuyor. Bu nedenle seçmenlerin asıl merak ettiği değişimin neler getireceği.”

‘HDP’nin oyları stabil’

Gezici Araştırma Şirketi Başkanı Murat Gezici, anketlerindeki sonuçların ışığında bir dizi değerlendirmede bulundu. Gezici, “HDP’nin oyları son araştırmalarımıza göre sabit kalmış durumda. Çünkü seçmen, ‘HDP barajı nasıl olsa geçecek’ gözüyle bakıyor. Bu nedenle HDP’nin emanet oyları, asıl yeri olan Millet İttifakı’na yöneliyor” dedi.

Paylaşın

İktidardan Seçim Öncesi ‘Af’ Hamlesi

MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile bir araya geldi. Görüşmede, ilk olarak farklı cezaevlerinde tutulan, aynı hapis cezasını alan ancak farklı sürelerde cezaevinde kalan mahkûmların durumları ele alındı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bu konuda bir düzenleme yapılarak infaz sürelerinin yeniden ele alınabileceğini ve mahkûmlar arasında tutuklu kalma sürelerinin eşitlenebileceğini bildirdi.

Koronavirüs salgınında kısmi af niteliğinde düzenlemeleri hayata geçiren ve adli mahkûmları dışarıya çıkaran, siyasi mahkûmları ise cezaevlerinde tutan Cumhur İttifakı, seçim öncesi yeniden harekete geçti.

BirGün’de yer alan habere göre; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile organize suç örgütü liderlerinden Alaattin Çakıcı’nın geçen ay yaptığı görüşmenin ardından kapsamlı af düzenlemesi için çalışmalarını hızlandıran MHP, iktidarla bu konudaki ilk teması kurdu. MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile bir araya geldi.

Görüşmede, ilk olarak farklı cezaevlerinde tutulan, aynı hapis cezasını alan ancak farklı sürelerde cezaevinde kalan mahkûmların durumları ele alındı. Bozdağ, bu konuda bir düzenleme yapılarak infaz sürelerinin yeniden ele alınabileceğini ve mahkûmlar arasında tutuklu kalma sürelerinin eşitlenebileceğini bildirdi.

Konuyla ilgili kişisel sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yapan MHP’li Yıldız, görüşmeden önce, “İnfaz hesaplamasının gözden geçirilmesi gerekliliğini Sayın Adalet Bakanımıza anlatacağım” dedi. Yıldız, görüşmenin ardından ise yalnızca infaz süreleriyle ilgili temaslarda bulunduklarını söyledi.

Çakıcı’nın talepleri gündeme geldi

Görüşmede, infazda ikilik oluşturan sürelerin ardından, Cumhur İttifakı tarafından inkâr edilse de Alaattin Çakıcı’nın da talepleri arasında yer alan adli mahkûmlar için genel af niteliğindeki düzenlemenin gündeme geldiği bildirildi. Ancak bu görüşmenin detayları hakkında bilgi verilmedi.

Kulislerden edinilen bilgiye göre, MHP’nin bir süredir detayları üzerinde çalıştığı af düzenlemesinde, adli suçlarda infaz süresini yüzde 50’nin de altına düşürme, denetimli serbestlik süresini uzatarak kişilerin kapalı cezaevlerinde geçirecekleri süreyi azaltma, beyan esasına göre cinsel suçlarda cezayı affetme, kasten öldürme gibi kasıtlı suçların tamamını düzenlemelerin kapsamı içerisinde dâhil etme bulunuyor. Ayrıca, olası tepkiler nedeniyle uyuşturucu ticareti yapan suçluların açık cezaevinde tamamlamasını sağlayacak bir değişiklik yapmak.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nın Seçim Planı: Ekonomi Yerine Terörü Anlatın

2023 seçimleri için çalışmalarını hızlandıran ana omurgasını AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı, ekonomi nedeniyle kendisine mesafeli duran seçmene karşı sahada “terörle mücadele” kozunu kullanacak.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre bu kapsamda, bugüne dek yürütülen yurtiçi ve sınır ötesi operasyonlar, AKP ve MHP’nin saha çalışmaları kapsamında yurttaşlara anlatılacak.

Cumhur İttifakı, seçime yönelik saha çalışmalarını hızlandırdı. Bu kapsamda AKP ve MHP’li milletvekilleri sahada yurttaşlarla bire bir buluşmalar gerçekleştiriliyor. Cumhur İttifakı bileşenlerinin 2023 seçimlerindeki stratejisi de belli oldu. İttifak, ekonomi nedeniyle kendisine mesafeli duran seçmene karşı sahada “terörle mücadelede” kozunu kullanacak.

İktidarın bugüne dek başta Fırat Kalkanı, Pençe Kaplan, Pençe Kilit, Zeytin Dalı, Barış Pınarı gibi operasyonlar olmak üzere yurttaşlara terörle mücadelede Türkiye’nin elde ettiği kazanımları anlatacak. Bununla birlikte 2023 seçimlerinin “gerek dış politika gerekse terörle mücadele kapsamında Türkiye açısından ne kadar önemli olduğu” vurgusu da yapılacak.

İktidar kanadı ayrıca sahada yurttaşlarla yaptığı temaslarda “terörü tamamen bitirme hedefini” anlatarak operasyonların bundan sonra da aynı şekilde devam edeceği vurgusunu yapacak. Temel hedefin, cumhuriyetin 100. yılında “ülkedeki terör örgütü ile örgütün hem içeride hem de dışarıda temasını kesmek” olduğu da kaydediliyor.

“Salgını anlatın”

Öte yandan iktidar kanadı, “seçimleri muhalefetin kazanması halinde gerek yurtiçinde ve dışında yürütülen terörle mücadele operasyonlarının, gerekse dış politikada edinilen kazanımların sekteye uğrayacağı” iddiasını da kullanacak. Ekonomideki gelişmeler içinse iktidar, “özellikle salgınla birlikte tüm dünyada ekonomik krizlerin baş gösterdiği” tezi üzerinden saha çalışmaları yürütecek.

Erdoğan’ın, pazartesi günkü AKP MKYK toplantısında, “Ekonomi ile ilgili yürüttüğümüz çalışmalarda atılacak adımlarımız henüz bitmedi. Yurttaşlarımızı enflasyona ezdirmemek için iktidar olarak her türlü çabayı göstereceğiz. Bakanlıklar da bu kapsamda çalışmalarına ara vermeden devam edecek” dediği kaydediliyor.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’ndan Muhalefeti ‘FETÖ’ Üzerinden Vurma Hazırlığı

Ana omurgasını AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı, muhalefeti ‘Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’ üzerinden vurma hazırlığı yapıyor. HDP’yi “6’lı masanın 7. ayağı olarak tanımlayan” Cumhur İttifakı, seçimlere dokuz ay kala bu kez de sahada “8. ayak FETÖ söylemini” kullanacak.

AK Parti MKYK, önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantının ana gündemini seçim süreci oluştururken AKP’nin 2023 seçimlerinde yürüteceği propaganda da belli oldu.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre, toplantıda, CHP ve 6’lı masa gündeme geldi. CHP Milletvekili Gürsel Tekin’in “HDP’lilere bakanlık verebiliriz” sözleri üzerine Erdoğan’ın kurmaylarına, “6’lı masanın yedinci ayağı HDP, sekizinci ayağı ise FETÖ. Saha çalışmalarında bunu halka anlatın. Muhalefet artık açık açık HDP’yle işbirliği yapıyor. Bu da söylemleriyle ortaya çıkıyor” dediği kaydedildi.

“Küskün döndü” iddiası

Toplantıda, AKP’nin altı ay önce sahadaki durumuyla altı ay sonraki saha durumu da karşılaştırıldı. AK Parti yönetiminin hazırladığı raporlar, Erdoğan’a sunuldu. Muhalefetin henüz bir cumhurbaşkanı adayı belirleyememesinin yurttaşlarda “muhalefete karşı güvensizlik uyandırdığı” belirtildi.

Ekonomi nedeniyle “faturayı AKP’ye kesen küskün seçmenin yeniden AKP’ye dönüş yaptığı” savunulurken Erdoğan’ın da kurmaylarına, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de parlamento seçimlerinde de AKP birinci parti olacak. Sahada vatandaşla yüz yüze temasınızı artırın” talimatı verdiği de öğrenildi.

Paylaşın