Altı Muhalefet Partisi Yeni Sistem Üzerinde Anlaşmaya Vardı

Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş çalışması yürüten altı muhalefet partisi anlaşmaya vardı. CHP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Partisi yasama, yürütme ve yargıda cumhurbaşkanının yetkilerinin sınırlandırılması konusunda uzlaştı.

Haber Merkezi / Anlaşmanın ardından Gelecek Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Üstün, “Şimdi rapor yazma aşamasındayız. Bütün kötülüklerin anası olan ucube cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden tez zamanda kurtulacağız inşallah.” dedi.

Yasama, yürütme, yargı, kamu yönetimi, demokratik sistemin temel esasları ana başlıklarından oluşan parlamenter sistem önerisi, son redaksiyon işlemlerinin ardından rapor haline getirilerek liderlere sunulacak.

Liderlerin önerileri doğrultusunda yapılacak son düzenlemenin ardından, yeni yılda parlamenter sistem önerilerinin kamuoyuna açıklanması planlanıyor. Ancak açıklamanın 6 siyasi partinin genel başkanının ortak toplantısı ile mi yoksa komisyon üyeleri tarafından mı kamuoyuna yapılacağı henüz netleşmedi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Meclis’i ‘işlevsizleştirdiğini’ savunan muhalefet, seçimlere yeni sistem vaadiyle girmeyi planlıyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, İYİ Parti Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Bahadır Erdem, Saadet Partisi Seçim İşleri Başkanı Bülent Kaya, Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp, Gelecek Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün ile DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu’ndan oluşan komisyon, 5 ana başlık ve 75 konu başlığı üzerinde uzlaşma sağladı.

Paylaşın

Akşener’den Dikkat Çeken Paylaşım: Ekonomi Cahili Zihniyete Son Vereceğiz

Döviz kuruyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Akşener, paylaşımına, “Kur krizine davetiye çıkarıp Türk Lirası’nı pul eden ekonomi cahili zihniyete son vereceğiz” notunu düştü.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sosyal medya hesabından döviz kuruyla ilgili paylaşımda bulundu. Paylaştığı görselde Akşener, “Kur krizine davetiye çıkarıp Türk Lirası’nı pul eden ekonomi cahili zihniyete son vereceğiz. Projelerimiz ve kadrolarımızla hazırız, biz çözeriz” ifadelerine yer verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, gün içerisinde katıldığı Uygur İnsan Hakları toplantısının ardından basın mensuplarına dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin Habertürk yazarı Sevilay Yılman’a yaptığı açıklamaları değerlendiren Akşener, “Sayın Nebati’nin açıklamalarını okudum. Çin modeli denildiğinde Sayın Erdoğan’ın bunu nasıl tanımlayacağı problem olur. Bu konuda lideriyle konuşmasında fayda var. Sayın Erdoğan faizle ilgili Nas dedi, bu dini bir tarif. Dini tariften Çinli tarife geçtik. Asıl vahim olan ekonominin başına getirilen bu arkadaşın inşallah, maşallah üzerinde yorum var. Ekonomi temennilerle yönetilemez. Temenni ederek ekonomiyi canlandıramaz. Ben bu konuşmaları büyük bir ciddiyetsizlik olarak görüyorum. Hükümeti acilen ciddiyete davet ediyorum. Türkiye devlet krizi yaşıyor” ifadelerini kullanmıştı.

“Herkesi ciddiyete davet ediyorum”

Ekonomik nedenlerden dolayı olağanüstü hal (OHAL) ilan edilebileceği yönündeki haberlere de değinen İYİ Parti lideri, “Bugün itibariyle dış güçleri kenara koymuşlar. İki görüş geldi. Birincisi Japon bankasının raporu, ikincisi İzzet Özgenç hocanın yorumu. OHAL ilan edilebilir diye bir kavram var. Dış güçleri bırakıp, iç güçlere gelmişiz. Sermaye kontrolünden başlayarak vatandaşın dolar hesaplarına kadar bazı adımların atılabileceği endişesini yaratır ki bu Türkiye’nin iflas etmesine neden olur. Herkesi ciddiyete davet ediyorum” demişti.

Paylaşın

Akşener: Ekonomide Dini Tariften, Çinli Tarife Geçtik

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin açıklamalarını hatırlatan İYİ Parti Lideri Akşener, ” Ekonomide dini tariften, Çinli tarife geçtik. Ekonomi başına getirilen bu arkadaşımızın ortaya koyduğu ‘inşallah, maşallah’ üzerinden bir tarif var, ekonomi böyle yönetilemez. Ekonominin başına patronu olmak üzere getirilen kişi temenni ederek ekonomiyi yönetemez.” dedi.

Akşener, döviz kurundaki dalgalanma hakkında, “Hükümeti acilen ciddiyete davet ediyorum. Türkiye devlet krizi yaşıyor” dedi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Uygur İnsan Hakları toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin Habertürk yazarı Sevilay Yılman’a yaptığı açıklamaları değerlendiren Akşener, “Sayın Nebati’nin açıklamalarını okudum. Çin modeli denildiğinde Sayın Erdoğan’ın bunu nasıl tanımlayacağı problem olur. Bu konuda lideriyle konuşmasında fayda var. Sayın Erdoğan faizle ilgili Nas dedi, bu dini bir tarif. Dini tariften Çinli tarife geçtik. Asıl vahim olan ekonominin başına getirilen bu arkadaşın inşallah, maşallah üzerinde yorum var. Ekonomi temennilerle yönetilemez. Temenni ederek ekonomiyi canlandıramaz. Ben bu konuşmaları büyük bir ciddiyetsizlik olarak görüyorum. Hükümeti acilen ciddiyete davet ediyorum. Türkiye devlet krizi yaşıyor” ifadelerini kullandı.

“Herkesi ciddiyete davet ediyorum”

Ekonomik nedenlerden dolayı olağanüstü hal (OHAL) ilan edilebileceği yönündeki haberlere de değinen İYİ Parti lideri, “Bugün itibariyle dış güçleri kenara koymuşlar. İki görüş geldi. Birincisi Japon bankasının raporu, ikincisi İzzet Özgenç hocanın yorumu. OHAL ilan edilebilir diye bir kavram var. Dış güçleri bırakıp, iç güçlere gelmişiz. Sermaye kontrolünden başlayarak vatandaşın dolar hesaplarına kadar bazı adımların atılabileceği endişesini yaratır ki bu Türkiye’nin iflas etmesine neden olur. Herkesi ciddiyete davet ediyorum” dedi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Sorunların Kaynağı Ülkeyi Yönetenlerdir

Ankara Büyükşehir Belediyesi, başkente kazandırılan ve bugün seferlere başlayan 85 otobüs için “Hasret Sona Eriyor: Başkent Yeni Otobüsleri ile Buluşuyor” ismiyle bir program düzenledi. Törene CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Tekir ve milletvekilleri de katıldı.

Haber Merkezi / Törende konuşan Kemal Kılıçdaroğlu “Türk lirası yabancı paralar karşısında pula dönüyorsa bir sorunumuz var demektir. Bütün bu sorunların kaynağı ülkeyi yönetenlerdir, çünkü sorumluluk onlara aittir” dedi. 2013’ten beri Ankara’ya otobüs alınmadığını ve otobüs almak için uğraş veren Mansur Yavaş’a da engel çıkarıldığını belirten Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle;

“2013’ten beri otobüs alınmıyorsa bir sorunumuz var demektir. Ve otobüs almak için çaba harcayan Büyükşehir Belediye Başkanımıza engel çıkarılıyorsa bir sorunumuz var demektir. Eğer milyonlarca evladımız internete ulaşamıyorsa döneminde olsun veya olmasın bir sorunumuz var demektir. Eğer hala yüzbinlerce çocuk yatağa aç giriyorsa bir sorunumuz var demektir. Eğer gençler geleceklerinden endişe duyuyorlarsa, kaygı duyuyorlarsa ve biz acaba yurtdışına nasıl gideriz diye düşünüyorlarsa bir sorunumuz var demektir. Eğer Türk lirası yabancı para karşısında pul haline düşüyorsa bir sorumuz var demektir. Bütün bu sorunların kaynağı ülkeyi yönetenlerdir, eğrisi veya doğrusu ama sorunların kaynağı ülkeyi yönetenlerdir. Çünkü sorumluluk onlara aittir. Çünkü onlar söz verdiler biz bu sorunları çözeceğiz diye ama çözemediler. Dolayısıyla çözemediklerine göre bizim çözmemiz gerekiyor. Çözenlerin iktidar olması gerekiyor ve çözenlerin bir araya gelmesi gerekiyor ve biz bunu yapmak zorundayız. Demokratik yollarla bunu gerçekleştirmek zorundayız.

Değerli arkadaşlarım, Büyükşehir Belediye Başkanımız gayet güzel ifade etti. “4 milyar lira borç ödedim” dedi, “hiç borç almadım” dedi. Demek ki borç almadan da otobüs alabiliyorsunuz. Demek ki borç almadan da ve borçları ödeyerek de bir kenti yönetebiliyorsunuz. Ve yönettiğiniz kente hesap verebiliyorsunuz ve yaptığınız ihaleleri kamuoyuna açık yapabiliyorsunuz ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyabiliyorsunuz.

İYİ Partinin Sayın Genel Başkanı gayet güzel açıkladı, evet sorun var ama sorun çözülebiliyor. Biz bu sorunu çözebiliriz. Demokratik yollarla çözebiliriz. Halka hesap vermenin siyasetçi için onurlu bir görev olduğunu herkese duyurmak zorundayız, herkese anlatmak zorundayız. Sayın Başkan, kur farkı sadece Türkiye’nin bilançosunu değil tabi sizin de söylediğiniz gibi bütün belediyelerin, bütün bağımsız kuruluşlarında bilançolarını altüst etti. Çılgın projelere ihtiyacımız yok dediniz. Bu memleketin Sayın Başkanım, bu memleketin çılgın adamlara değil akıllı adamlara ihtiyacı var. Olayı bilen insanlara ihtiyacı var. Sorunları masaya yatırıp açık yüreklilikle tartışan insanlara ihtiyacımız var. Kibirlilere değil, alçak gönüllü, ülkesi için çalışan insanlara ihtiyacımız var. Böyle bakmamız lazım. Ancak sorunları böyle çözebiliriz. Sorunlara böyle yaklaştığımız zaman pek çok sorunun kısa süre içinde çözüleceğini hepimiz biliriz. Aklı başında olan herkesin bu gidişten kaygı duyduğunu biliyoruz zaten bilmemek mümkün değil. Ama çözülmeyecek sorunu yoktur Türkiye’nin. Bütün sorunları çözülebilir. Akılla, bilgiyle, birikimle, deneyimle, istişareyle bütün sorunları çözülebilir. Ne kadar ağır yük alırsak alalım bu sorunların tamamının üstesinden gelebiliriz.

Kısaca ne yaptınız diye… Büyükşehir Belediye Başkanımız diyor ki, biz bunları, şunları, şunları, şunları yaptık. Dönüp bize diyorlar ki ne yaptınız. Sayın Başkan, bu soruyu sormaları gayet doğal. Çünkü onlar başka bir şey yapıyorlardı siz onu yapmadınız. Siz harcadığınız her kuruşun hesabını millete verdiniz. İhaleleri açık yaptınız. Onların alışkın olmadığı bir yönetim tarzı bu. Onlar ihaleyi kapalı yaparlar paylaşırlar kendi aralarında paraları paylaşırlar. Halka hesap vermezler, halkı küçük görürler. Siz tam aksini yaptınız diğer Belediye Başkanlarımızın yaptığı gibi. O nedenle ben bütün Ankaralıların önünde ifade edeyim size yürekten teşekkür ederiz. Bütün Belediye Başkanlarımızda aynı amaçla aynı çerçevede hareket ediyorlar. ”

“Nüfus arttı, otobüs sayısı düştü”

Törende konuşan Mansur Yavaş, en son otobüs alımının 2013’te yapıldığını ve hizmet veren otobüslerin dünyaya kıyasla iki kat daha yaşlı olduğunu söyledi. 2010’da Ankara nüfusunun 4 milyon 460 bin iken 2 bin 37 otobüsün hizmet verdiğini söyleyen Yavaş 2020’de ise nüfusun 5 milyon 663 bine çıktığını ancak otobüs sayısının 1547’ye gerilediğini aktardı.

Yavaş “2013’de günümüze kadar Ankara nüfusu yüzde 12 artarken, EGO Genel Müdürlüğü bünyesindeki faal araç sayısı yüzde 21’e düştü. Bu ters orantı sadece rakamların değil aynı zamanda bir yönetim anlayışının da tersliğini ortaya koyuyor. Daha da vahimi, filomuzun yaş ortalaması 12” diyerek kendisinden önceki yönetimi eleştirdi. Yavaş, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Göreve gelir gelmez bir gecede çıkarılan kararname ile bütçemiz alt üst oldu. Bakanlığın yaptığı ama bütçesi belediyeden kestiği metro ödemelerinin prosedürü bir gecede tek taraflı olarak değiştirildi. Eski prosedüre göre bizim 2019-2020 ve 2021 yılını kapsayan 3 yıllık süreçte 28 milyon 408 bin TL ödememiz gerekiyordu ancak yapılan değişiklikle biz bu 3 yılda tam 657 milyon 511 bin TL ödeme yaptık. Dikkatinizi çekiyorum, 23 kat fark var. Eski sistemle 246 yılda geri ödenecek tutar kararname sonucunda 11 yılda ödenmiş olacak.

Tabii ki bunlar mazeret değil. Sadece bu otobüsler için 5 milyon Euro kullanıldı. 4 milyara yakın borç ödedik. Bir kuruş bankaya da borçlanmadık. Kredi sözleşmemizi imzaladığımız günden bugüne kadar kur farklarının Belediyemize getirdiği ek yük maalesef yaklaşık 300 milyon lira oldu. Uzun süredir ulaşım fiyatlarında zam yapmama konusunda direniyoruz. Mevcut ekonomik şartlar ve gider maliyetlerindeki artışları göz önüne aldığımızda, toplu taşıma ücretinin 6 liranın üzerinde olması gerekiyordu. Çılgın projelere para harcayabilirsiniz ama bizim önceliğimiz insan ve insan sağlığıdır.”

“Belediyenin köylere internet götürmesi önemli”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Millet İttifakı’nın kazandığı belediyelerin gerçekleştirdiği somut çalışmaların, hükümetin “seçmenlerin oylarıyla” ve demokrasiyle iktidardan gönderilmesinin yolunu açacağını dile getirdi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin köylere internet götürmesinin önemli olduğunu vurgulayan Akşener, COVID-19 salgını nedeniyle yüz yüze eğitime ara verilen dönemde imkansızlıklar nedeniyle okuma yazma öğrenemeyen çocukların okul başladıktan sonra “öğrenme güçlüğü yaşadıkları” ve bu nedenle rehabilitasyon merkezlerine gönderildiklerini söyledi. Akşener, “Umarım ki saraylarda yaşayanlar sizin ayağınıza çelme takmak yerine bu çalışmaları örnek alırlar ve Türkiye genelinde bu haksızlığın, hukuksuzluğun, acımasızlığın önüne geçerler” dedi.

Konuşmaların ardından CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş otobüsleri inceledi.

Paylaşın

ORC Anketi: Millet İttifakı, Cumhur İttifakı’nı Geçiyor

ORC Araştırma, 3-9 Aralık 2021 tarihleri arasında yaptığı anketin sonuçlarını paylaştı. Anket sonuçlarına bakıldığı zaman AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın oy oranı yüzde 39,1 iken CHP ve İYİ Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nın oy oranı yüzde 41,4 olarak çıkıyor.

“Bu Pazar Genel Seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusunun yöneltildiği ankete göre, sadece 3 parti yüzde 10 barajını aşabiliyor. Türkiye genelinde 41 ilde toplam 3 bin 920 kişi ile görüşülerek yapıldığı belirtilen araştırmada AK Parti yüzde 30,3, CHP yüzde 25,5 ve İYİ Parti yüzde 15,9 oy alıyor.

MHP’nin yüzde 8,8 ve HDP’nin yüzde 8,1 ile baraj altı kaldığı araştırmada, DEVA Partisi yüzde 3,3, Gelecek Partisi ise yüzde 3,0 oy oranına ulaşıyor. Saadet Partisi’nin yüzde 1,4 oy aldığı ankette, Mustafa Sarıgül liderliğindeki Türkiye Değişim Partisi yüzde 1,2 ve Muharrem İnce’nin başkanlığını yürüttüğü Memleket Partisi yüzde 1,0 oy alabiliyor.

ORC’nin bir önceki araştırması ise sistem değişikliğiyle ilgiliydi. “Sistem değişikliği ile ilgili referandum olsa tercihiniz hangisinden yana olur?” yönündeki araştırmaya katılanların yüzde 57,8’i ‘parlamenter sistem’ derken, ‘mevcut sistem’ diyenlerin oranı yüzde 35,2’de kalmıştı. Aynı araştırmada kararsızların oranı yüzde 7,0 idi.

Paylaşın

İYİ Parti Ve CHP Arasında ‘Cumhurbaşkanı Adaylığı’ Tartışması

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığına ilişkin değerlendirme yapan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın’ın açıklaması Millet İttifakı’nı oluşturan CHP ve İYİ Parti arasında tartışma konusu oldu.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, “Kazanma riski görünen, anket ilmiyle belirlenen bir adayı, İYİ Parti olarak kabul etmiyoruz. Millet İttifakı’nın varlığı seçimi ilk turda kazanabilecek genişlikte, o bakımdan en uygun adayın istişarelerle belirlenerek ortaya konulması Türkiye’ye yapılabilecek en iyi iyilik. Kazanamama ihtimali olan birinin uygun olmayacağını söyleyeceğiz, sonuç odaklı düşüneceğiz.” demişti.

Partinin bir diğer genel başkan yardımcısı Cihan Paçacı ise Aydın’ın sözlerini değerlendirdi ve bu açıklamaların Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıktıkları anlamına gelmediğini savundu.

Habertürk’e konuşan Paçacı, “Kemal Bey cumhurbaşkanı olması halinde doğru bir isimdir. Ancak tespiti sırasında birinci turda seçilmeyi sağlayacak bunu riske sokmayacak adayın tercihi doğru olur” dedi.

İttifak ortağı CHP’den ise parti sözcüsü Faik Öztrak, İYİ Partili Aydın’ın cumhurbaşkanı adayı açıklamasına ilişkin, ”Genel başkanımızın Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı hakkındaki görüşleri artık kamuoyuna mal olmuştur. Bunların üzerine yorum yapmak gereksizdir. Genel başkanımızın açıklamaları nettir” dedi.

Paylaşın

“Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” Çalışmalarında Sona Gelindi

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nin TBMM’de sürdürdükleri “güçlendirilmiş parlamenter sistem” çalışmalarında sona gelindi. Ortak komisyonun bu hafta son kez yüz yüze toplandığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, partiler bu aşamadan sonra çalışmalarını video konferans ve yazılı iletişimle sürdürecek. Bu süreçte mutabakat metni yazımı tamamlanacak ve düzeltmeleri yapılacak.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre; mutabakat metninin aralık ayının ikinci haftasında genel başkanlara sunulması hedefleniyor. Genel başkanların metni incelemesinin ardından, aralık ayının sonu ya da yeni yılın ilk günlerinde 6 genel başkanın ortak bir açıklama yaparak özet bir metni kamuoyu ile paylaşması bekleniyor.

Edinilen bilgiye göre partiler, kamu alımlarında torpile yol açtığı gerekçesiyle eleştirilen mülakat sisteminin kaldırılmasında uzlaştı. Buna göre mülakat bir istisna haline gelecek ve bu istisna kayıt alınacak. İstisnai yapılan tüm mülakatlar videoya kaydedilecek ve arşivlerde saklanacak. Mülakat sonuçlarına itiraz edilmesi durumunda kayıtlar mahkeme kararıyla istenebilecek ve yargı tarafından incelenebilecek.

Muhalefet masasında “merkez yerel-dengesi” üzerine yapılan görüşmede, yerel yönetimlerin hem merkezi bütçeden elde ettikleri gelirlerin hem de öz kaynaklarının artırılması ilkesinde görüş birliği sağlandı.

Paylaşın

Akşener: Türkiye, Sömürge Valisi Aklıyla Yönetilemez

İYİ Parti Lideri Akşener, ekonomi üzerinden Erdoğan’ı sert sözlerle yüklenerek, “O cahilce konuştukça, dolar zıplıyor. O cahilce konuştukça, enflasyon artıyor. O cahilce konuştukça, olan her zamanki gibi milletimize oluyor, insanlarımız fakirleşiyor, gençlerimiz işsiz kalıyor. Paramızın değerini düşürerek, bağımsızlığımızı tehlikeye atıyorsunuz. Telsim olmayız dediğin o güçler var ya çiftçimizin bahçesini satın alıyor. Türkiye, sömürge valisi aklıyla yönetilemez” dedi.

Haber Merkezi / MHP Lideri Bahçeli’nin ABB Başkanı Mansur Yavaş için söylediği sözlere de yanıt veren Akşener,, “Biliyorsunuz, Sayın Bahçeli, dünkü grup toplantısından sonra, çıktı, hem de gazi meclisimizin çatısı altında, Sayın Mansur Yavaş’ı tehdit etti. Yok öyle yağma, Sayın Bahçeli. Mansur Yavaş’ın arkasında biz varız, Ankaralılar var. Yok öyle yağma, Sayın Bahçeli. Millet iradesinden kaçış yok. Hesap gününden kaçış yok. O sandık, elbet milletimizin önüne gelecek. İşte o gün geldiğinde, nefesi de, iradeyi de, karşınızda göreceksiniz. Hiç merak etmeyin.” dedi.

İYİ Parti Lideri Akşener, asgari ücrete ilişkin yaptığı değerlendirmede ise, “Bizim asgari ücret önerimiz brüt ücretin, yüzde 22 artırılıp, 4360 liraya çıkartıldıktan sonra çalışanlarımıza devlet tarafından, 555 lira ek bir ödeme yapılarak, ellerine geçen net ücretin, 4000 lira olmasıdır” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akşener’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Dolar 13 TL’yi aşmış, ticaret durmuş, sırtını saraya dayayanlar dışında millet kan ağlıyor.

O cahilce konuştukça, dolar zıplıyor. O cahilce konuştukça, enflasyon artıyor. O cahilce konuştukça, olan her zamanki gibi milletimize oluyor, insanlarımız fakirleşiyor, gençlerimiz işsiz kalıyor.

Paramızın değerini düşürerek, bağımsızlığımızı tehlikeye atıyorsunuz. Telsim olmayız dediğin o güçler var ya çiftçimizin bahçesini satın alıyor.

Türkiye, sömürge valisi aklıyla yönetilemez. Türkiye, bu cahillikle, hak ettiği yere yükselemez. Bu millet bu, iş bilmezliğe, daha fazla mahkum edilemez. Türk Milleti, kimsenin ırgatı değildir. Haddinizi, hududunuzu bilin artık.

Arkadaşlarımız, milletimizin sorunlarına, ve beklentilerine çözüm olması amacıyla, toplam 19 önerge verdiler. Ama ne oldu? 19 önergemizin tamamı, Cumhur İttifakı tarafından reddedildi. İşin acı tarafı da ne biliyor musunuz? Bu 19 önergenin her biri, milletimizin dertlerinin çözümü için, üzerinde hassasiyetle çalışılmış, hesapları titizlikle yapılmış önergelerdi.

‘Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesine, 8 milyar 500 milyon lira ilave ödenek verilsin. Böylece 1 milyon öğrencimize, ayda 1000 lira burs verelim’ dedik. Onlar ne yaptı? ‘Öğrencilere burs murs yok’ dediler.

Ekonomideki yangın, bırakın mutfağı, tüm haneyi yakarken, herhalde, vekillerinden geri kalmak istememiş olacak, Sayın Erdoğan ‘Afganistan ekonomisini, ayağa kaldırmamız lazım’ diyor.

Peki, geçen hafta ne oldu, biliyor musunuz? Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı, bir iktisadi teşekkül olan TİGEM, ürettiği 13 bin ton buğdayı, ton başına, 5320 liradan sattı. Yani devletin Bakanı, Mayıs ayında 2250 liradan, buğday fiyatı veriyor, üzerine bir de, “çok iyi fiyat” diye açıklama yapıyor, daha sonra, aynı Bakan’a bağlı bir kurum,
ürettiği buğdayı, Bakan’ın açıkladığı alım fiyatının, iki katından fazlasına satıyor. Rezalete bakar mısınız?

Bahçeli’ye yanıt

Biliyorsunuz, Sayın Bahçeli, dünkü grup toplantısından sonra, çıktı, hem de gazi meclisimizin çatısı altında, Sayın Mansur Yavaş’ı tehdit etti. Yok öyle yağma, Sayın Bahçeli. Mansur Yavaş’ın arkasında biz varız, Ankaralılar var.

Yok öyle yağma, Sayın Bahçeli. Millet iradesinden kaçış yok. Hesap gününden kaçış yok. O sandık, elbet milletimizin önüne gelecek. İşte o gün geldiğinde, nefesi de, iradeyi de, karşınızda göreceksiniz. Hiç merak etmeyin.

Biliyorsunuz, Sayın Erdoğan, ne zaman sıkışsa, eskinin akaryakıt kuyruklarından bahseder. Kotalı satışlardan bahseder. Önlenemeyen fiyat artışlarından bahseder. Peki kendisinin devri iktidarında, 2021’in Türkiye’sinde, durumlar nasıl? Mesela akaryakıt kuyrukları var mı? Var. Hem de sadece akaryakıt değil, Ekmek kuyruğu da var. Yağ kuyruğu da var.

Sayın Erdoğan ve arkadaşları, her ne kadar, içinde bulunduğumuz gerçek durumu, görmezden gelseler de, ülkemizde kur da, enflasyon da, almış başını gidiyor.

Asgari ücret

Biliyoruz ki, Tayyip Bey’i Üzmeyen İstatistikler Kurumu, yani TÜİK, sarayı memnun etmek için, her zamanki gibi, elinden geleni ardına koymayacak.

Yetkiyi aldığımızda asgari ücreti belirlerken aynı Malezya’da, Brezilya’da, Fransa’da olduğu gibi çeşitli makroekonomik göstergeleri temel alan, sağlıklı bir model benimseyeceğiz.

Bizim asgari ücret önerimiz brüt ücretin, yüzde 22 artırılıp, 4360 liraya çıkartıldıktan sonra çalışanlarımıza devlet tarafından, 555 lira ek bir ödeme yapılarak, ellerine geçen net ücretin, 4000 lira olmasıdır.

Nasıl ki rahmetli Özal, rahmetli Demirel dünyanın en pahalı uçağına binmedilerse Sayın Erdoğan da dünyanın en pahalı uçağına binmeden yaşayabilir. Sadece bir uçaktan vazgeçmenin bedeli bugünkü kurla 6 milyar lira kaynak sağlayacaktır.

Ekonominin başına işin ehli insanlar gelirse, Sayın Erdoğan da kıt bilgisiyle ekonomiye burnunu sokmak yerine dilini tutup işi ehline bırakırsa 2022 bütçesinde yer alan 240 milyar liralık faiz giderleri emin olun düşer.

Engelli Hakları Sözleşmesi’ni imzalayıp tüm politikalarda taban olarak uygulayacağız. İşveren ve iş arayan arasındaki bağı, kısaltmak için, Ortak İş Yönlendirme Mekanizmaları kuracağız. Engelli vatandaşlarımızın, gelir vergisi muafiyetini, onların avantajına olacak şekilde, yeniden düzenleyeceğiz.

İYİ Parti olarak iktidara geldiğimizde İspanya’daki CEAPAT benzeri bir kurumun yani Kişisel Bağımsızlık ve Teknik Yardım Merkezi’nin ülkemizde de kurulmasını sağlayacağız.

İYİ Parti olarak biz işe taksi probleminin büyük tartışmalara yol açtığı İstanbul’dan başlayacağız. Proje kapsamında mevcut taksilere yüzde 5 oranında ilave yapılmasını ama bu yeni taksilerin engelli vatandaşlarımızın öncelikli kullanımına uygun olarak tasarlanmasını planlıyoruz.

Sayın Erdoğan ve arkadaşları ülkemizi yönetemiyor. Bu artık gün gibi ortada. Sandık ufukta belirdi.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Millet İttifakı’nın Adayı Cumhurbaşkanı Olacak

“13. Cumhurbaşkanı Millet İttifakı’nın adayı olacak” diyen İYİ Parti Lideri Akşener,  “Seçimlere giderken ittifak zorunlu. 2023 ya da daha önce Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken kaç parti bir araya geleceğiz bunu söylemek şimdilik zor” ifadelerini kullandı. Akşener, Millet İttifakı olarak, Cumhur İttifakı’ndan farklı bir sistemleri olduğunu söyledi.

Eğitim sistemine ilişkin konuşan Akşener, “Ben okullardaki eğitim sebebiyle ben buradayım. Bu okulları açan hükümetin kendisi. Bu plansızlığı ortadan kaldıracağız. Mülakatı kaldırılacak” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen atamaların yapılması gerekiyor. Bunların da peyderpey yapılması gerekiyor. Devlet okullarında sanat, spor bölümleri yok. Bana diyecekler ki kaynak yok. Kaynak şurada israfı, yolsuzluğu ortadan kaldırdığınız zaman ortaya çıkan kaynaklara şaşırırsınız.”

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan hakkında, “Dürüst buluyoruz biz kendisini” diyen Meral Akşener, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nurettin Nebati’nin paylaşımlarına işaret ederek, “Yeni Bakan adayı kendisi sanırım o anlaşılıyor” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programının konuğu oldu. Akşener, Millet İttifakı’na yeni partilerin katılması yönündeki tartışmalara ilişkin “2023 ya da daha önce Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken kaç parti bir araya geleceğiz bunu söylemek şimdilik zor” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan hakkında, “Dürüst buluyoruz biz kendisini” diyen Akşener, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nurettin Nebati’nin paylaşımlarına işaret ederek, “Yeni Bakan adayı kendisi sanırım o anlaşılıyor” ifadelerini kullandı.

Döviz kuru artışı ve akaryakıt istasyonlarındaki araç kuyrukları hakkında konuşan Akşener, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini eleştirerek, şu ifadeleri kullandı:

Bir kere yanlış yaptığınızda bunun adı kazadır. İkinci kere yanlış yaptığınızda onun adı hatadır.

Üçüncü kere aynı yanlışı yaptığınızda bu bir tercihtir. Bütün bunlar Sayın Erdoğan’ın başında bulunduğu partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ndeki arıza yanlışlık, denge ve denetleme mekanizmalarının ortadan kalktığı bir sistemde Sayın Erdoğan’ın bizzat şahsının tercihleridir.

Şimdi mazot kuyruğundaki araçları gördük. Çıkmış milletvekili arkadaş diyor ki araba bolluğu bu ne biliyor musunuz?

Bu programda da bütün televizyonlarda gittiğimde ben bir şey söyledim. Saray ayrı bir hayat tarzıdır.

Sizi vatandaştan koparır, paralel bir evren yaratır, paralel bir bürokrasi yaratır, paralel bir dünya ve hayat tarzı yaratır.

Aynısını yaşıyoruz. Bu düzlemden alınan kararlar, bu düzlem üzerinden yapılan tercihler de bugün karşımızda.

“Biz Çin’i örnek alarak yola çıktık şimdi Bangladeş’e doğru ilerliyoruz”

Akşener, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın döviz kurundaki artışları dış güçlere bağlamasına da tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

Petrol zammını, o kadar şaşırdım ki Sayın Erdoğan’ın konuşmasına İstiklal Savaşı yaptı ekonomide.

Şimdi dış güçler… Tamam kardeşim dış güçlerse açıkla kimmiş, hep beraber yanınızda duralım.

Dış güçler her şeyin sebebi. Yahu siz bu dış güçlerin bostan korkuluğu musunuz?

Biz Çin’i örnek alarak yola çıktık şimdi Bangladeş’e doğru ilerliyoruz. Dünyaya diyorlar ki ‘bizde ucuz iş gücü var.

Gelin buraya yatırım yapın. Burada demokrasi yok adalet yok. Ucuz iş gücü sunmanıza rağmen eksikler olduğu için.

Enflasyon hakkında ise Akşener şu değerlendirmeyi yaptı:

90’lar döneminde siz çok genç bir muhabirdiniz, ben de çok genç bir politikacıydım. Hiper enflasyonun Türkiye’ye nelere mal olduğunu gördünüz.

Türkiye’deki enflasyonun hipere gidecek diye bir endişem var. Buradan bizi izleyenleri uyarayım.

Enflasyon insanları fakirleştirir, ülkeyi fakirleştirir. Ben faize şunu yapın, bunu yapın demiyorum ama söylediğim şey şu bu enflasyon noktasında çok ciddi kararlı bir şekilde mücadele edin diyorum. Biz ne yapacağız, Bizim 4 sınıf diye bir kavramımız var.

Buraya şu kadar ekmelisiniz diyorsunuz. Tarım insan artık dünyada bir milli güvenlik meselesidir.

Çiftçileri tarımdan çıkarak bir sistemden bahsediyoruz. Teşvik etmek için sigortasını biz yapacağız.

Atatürk Orman Çiftliği’ni talan ettiler biz orada bir sistem kurarak tarımı kalkındıracağız.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan hakkında, “Dürüst buluyoruz biz kendisini” diyen Meral Akşener, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nurettin Nebati’nin paylaşımlarına işaret ederek, “Yeni Bakan adayı kendisi sanırım o anlaşılıyor” dedi.

“13. Cumhurbaşkanı Millet İttifakı’nın adayı olacak”

Millet İttifakı olarak, Cumhur İttifakı’ndan farklı bir sistemleri olduğunu anlatan Akşener, Millet İttifakı’na yeni partilerin katılması yönündeki tartışmalar hakkında da şu ifadeleri kullandı:

Parlamenter sistem üzerinde anlaştık, o alanda da ortaklaşan 6 partiyiz. Millet İttifakı işbirliği üzerinden yan yana gelmiş bir siyasi organizasyon.

Daha doğrusu bizim sistemimiz koalisyon gibi. 6 partinin genel başkan yardımcıları bir araya geldiler, aşağı yukarı bütün genel başkanlara verilecek bir metni hazırlıyorlar.

Bu bir birliktelik. Diyelim ki seçimler geldi. O sisteme girerken ittifak zorunlu. O ittifakta partiler belli. Bizim ise 31 Haziran’da 2, 24 Haziran’da 4 parti, şimdiyse kaç siyasi parti bir araya geleceğiz, onunla ilgili bir şey söylemem zor.

13. Cumhurbaşkanı Millet İttifakı’nın adayı olacak. DEVA Partisi adına ben konuşamam yeni partiler tanınmaya çalışıyorlar saygı duyuyorum. Ama ittifaka katılmayı düşünürler mi bilemem.

Asgari ücret hakkında değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti lideri Akşener, şu ifadeleri kullandı:

Doların çıkışı, TÜİK’e rağmen yüzde 40’ların konuşulduğu bu dönemde yeniden belirlenmesi lazım.

Bizim daha önceden yaptığımız çalışmaya göre 4 bin lira net ellerine geçecek rakam. Onun dışında 555 liralık bir vergi yükünden iş verenin rahatlatılmasına dair bir teşvik diye bir önerimiz var.

Bugün bir anda 13 lira 40 kuruşlara kadar gelen dolar, onun yansıdığı girdilerdeki bir maliyet artışılar gibi bakıldığı zaman bu dalgalanmalar tansiyon gibi. Herkes tansiyon hastasına döndü.

Yeniden değerlendireceğiz tabii ki bu doların rekorundan önce yapılmış bir çalışmaydı. Bu çalışma revize edilecek.

Türkiye çalışanlarının yüzde 50’lik kısmı asgari ücretle çalışıyor. Kime sorsam nerede çalışırsa çalışsın asgari ücretle çalıştığını söylüyor.

22 milyon çalışanın 10 milyonunun asgari ücretli olduğu söyleniyor, bu da başka bir fakirleşme sebebi.

İktidarın erken seçim eleştirilerini de değerlendiren Akşener, şöyle konuştu:

Problemler çoğaldı. Problemlerin çözümü için bir ortaklaşma söz konusu olmadığı zaman tek çare millete gitmektir.

Bir muhalefet liderinin veya muhalefet liderlerinin vatandaş adına, millet adına seçim isteme gibi bir hakları ve görevleri vardır.

Dolayısıyla seçim istemek vatan hainliği değildir. Seçime gitmek vatan hainliğiyle alakalı bir durum değildir. Bunları bir birine karıştırmayalım bu çok ayıp.

Vatan hainliği ve Türkiye’nin bekası diye bir kavramın içi boşaldı. Ben buna çok üzülüyorum.

“Sen nelere kâdirmişsin ey Sedat Peker”

Akşener, Erdoğan’ın dış güçler söylemini de eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının her türlü içerideki başarısızlık ya da seçim kazanma kartı mutlaka dış güçler diye bir kavram.

Günü gelir Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan olur, günü gelir Hollanda olur, Almanya olur. Birleşik Arap Emirlikleri için Sayın Erdoğan’a hizmet eden iki gazetenin attığı manşet var ‘şerefsizler’ diye.

Tüm bunlara baktığınız zaman her söylediğiniz iç politika merkezli olup, Türkiye’nin geleceğiyle alakalı olmadığı için bu şekilde rezil rüsva olursunuz.

Akşener, iktidarın 15 Temmuz’un ortaklarından biri olarak nitelendirdiği BAE lideri ile anlaşmalar yapması hakkında ise şöyle konuştu:

Anlaşmanın içeriği nedir bilmiyoruz. Halbuki o içeriğin vatandaşla, siyasi partilerin liderleriyle paylaşılması lazım. Böyle bir tuhaf bir gizlilik içinde.

Yarın bir birinin ayağına bastığında aynı şeyler olur. Ama şunu demek isteyebilirim, sen nelere kâdirmişsin ey Sedat Peker. kadar önemli şeyler söyledi ki bir savcıda çıkıp soruşturma açmadı.

Bir vatandaşımız ‘yargının Tarafsız, bağımsız, korkusuz olmasını sağlayacak mısınız’ demişti. O kadar iddialar var ama yargıda hareket yok.

Paylaşın

Akşener: Bu Ucube Sistemden Kurtulacağız

İYİ Parti Lideri Akşener, GP Lideri Davutoğlu ile yaptığı görüşme sonrası yaptığı açıklamasında, “Bizi yönetenler ayağını denk alsın. Bu iş bilmez cahil cehaletiyle övünen bu arkadaşları, sandıkta oylarınızla göndereceğiz. Bu ucube sistemden kurtulacağız” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin genel merkezinde Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu’nu ağırladı. Yaklaşık 1 saat süren görüşmelerinin ardından Akşener ve Davutoğlu ortak basın açıklamasında bulundu. Davutoğlu’ndan sonra açıklamalarda bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, özetle şunları söyledi;

“Ben ekleyeceğim sadece şu var. Aynı şeyi 3. kez yapıyorsanız bu hatadır. Ekonominin bu durumu iktidarın tercihi. İstiklal Savaşı seçimi kazanmaya yönelik aba altından sopa göstermeye yönelikse kaosu çıkaran yönetemez o da paketlenir.

“Bu ucube sistemden kurtulacağız”

Bizi yönetenler ayağını denk alsın. ‘Milli paramız’ diyorlar. Hani yerli ve milli ya bunlar. İtibar israfla değil, paranın gücüyle olur. Eğitimle, sanayi ile olur. Ekolojiye yaptığınız yatırımla olur. Öğrencilerim arıyor. Akıllı mantıklı olsun. Bu ülkenin kaynakları yüksek.

Bu iş bilmez cahil cehaletiyle övünen bu arkadaşları, sandıkta oylarınızla göndereceğiz. Bu ucube sistemden kurtulacağız. Milletimize düşen oylarını kullanmaktır. Bu sandık eninde sonunda gelecek. Bu arkadaşlar aynı İstanbul’da, Ankara’da, Adana’da, Antalya’da, Hatay’da olduğu gibi ‘atta’ya gidecekler.”

GP Lideri Davutoğlu ise şunları söyledi;

“Erdoğan’ın ‘kurtuluş savaşı’ açıklamasını dinledim. Buradan kendisine çağrıda bulunuyorum. Elinizde tüm istihbarat verileri var. Bankacılık sektörüne dair bilgiler, giriş çıkışlar hepsi var. Çıkın açıklayın. Bu dış mihraklar kimler? Elinde Türk Lirası olanlar kaygılı. TL değiş tokuş edilmekten de çıktı.

Servetleri büyüyen bir grup ve elindeki TL değer kaybeden diğer grupta. Kurtuluş savaşı Türk Lirası’na değer kazandırırdı, kayıp değil. İktidar Türk varlıklarını ucuzlatıyor. 70’li yıllarda olduğu gibi Türkiye ödeme krizine girerse yeterli döviz stoku yoksa 70 sente muhtaç kalma riskimiz var. Önce iktidara karşı Kurtuluş Savaşı vermek gerek. Bütün bu duruma yol açmış faktörlerin farkındayız.

“Türkiye sahipsiz değil”

Türkiye sahipsiz değil. Onlar arasından istişare var. 28 Şubat zamanında olduğu gibi otoriter bir rejim kurulması tehlikesi altındayız. Buradan vatandaşlarımıza sesleniyorum, toplantı ve gösteri yapmak anayasal haktır bu hak kullanılabilir ama hiçbir provokasyona gelmeden, hukuki olarak süreçleri tamamlanmamış kontrolsüz kitle gösterilerinden uzak durmaya çağırıyorum.”

Paylaşın