“Akşener, Kılıçdaroğlu’nun Adaylığına ‘Hayır’ Diyemez” İddiası

‘Altılı Masa’nın önündeki en önemli konulardan biri ortak cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi olacak. Altılı masa temsilcileri aday belirleme sürecinde masanın itici iki gücü olan CHP ve İYİ Parti genel başkanlarının anlaşmasının önemine dikkat çekiyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre burada son dönem adaylıkta ismi öne çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “hayır” diyemeyeceği ileri sürülüyor.

Bu görüşü savunanlar özellikle Kılıçdaroğlu’nun İYİ Parti’nin seçime girememe tehlikesi ortaya çıktığında CHP’li 15 milletvekilinin İYİ Parti’ye geçiş sürecini hatırlatıyor. İYİ Parti ise konuya farklı bakıyor.

2019 yerel seçimlerinde CHP ve İYİ Parti’nin iş birliği ile çok sayıda büyükşehir ve il belediyesinin CHP tarafından kazanıldığını, İYİ Parti’nin ise sadece 18 belediye aldığını kaydeden partililer “Borç-alacak kalmadı” diyor.

Muhafazakarlarda Kılıçdaroğlu algısı: Sakinliği olumlu karşılanıyor

“Altılı Masa”daki muhafazakar partiler iktidar tarafından “CHP’nin vagonuna binmek” suçlamasıyla karşılaşıyor. Söz konusu propagandanın seçim boyunca da devam edeceği görülüyor. Ancak söz konusu partiler seçmen tabanında bunun çok karşılık bulmayacağı görüşünde.

Kılıçdaroğlu’nun adaylığı durumunda da tabandan büyük tepki beklemediklerini kaydeden muhafazakar bir partideki bir yetkili, “Partimizin çalışmaları kapsamında değişik illerde gençlerle bir araya geliyoruz. İleri yaştakiler daha sert ama gençler Kemal Bey konusunda daha ılımlı. Özellikle sakinliği olumlu karşılanıyor. Gençler artık bağıran çağıran, kendine karışan birini istemiyor. ‘İşini iyi yapsın yeter’ diyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Bir Ülke Bu Kadar Mı Soyulur?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, esnaf ziyareti için gittiği Balıkesir’in Bandırma ilçesinde kendisini bekleyenlere hitap etti. Akşener, konuşması sırasında, programını takip eden eski AK Parti Balıkesir milletvekili Turhan Çömez’i yanına davet etti. 

Yeni Çağ gazetesinin aktardığına göre İYİ Parti Lideri Akşener, Turhan Çömez’in FETÖ’ye karşı duruşundan övgü ile bahsetti.

İnsanların dertlerinin konuşulmadığı, bu dertlere çareler üzerinden rekabet yapılmadığı bir sistemi kaldırıp; öznenin yeniden seçmen olduğu bir anlayışı ortaya koymak üzere gezdiklerini ifade eden Akşener, “Ceketimi assam, şapkamı koysam seçilirim’ anlayışı ağabeylerin çok rahatına geldi. Ağabeyler seçmeni görmeden, seçmenin dertlerini dinlemeden, bizi ait olduğumuz alanlar üzerinden birbirimize düşman ederek yaptıkları politikayı birlikte ortadan kaldırıyoruz. Muhteremler çok rahatsız” dedi.

Esnaf dükkanları içinde müşterilerin velinimet olduğunu belirten Akşener, siyasetçi için de seçmeni velinimet yapacaklarını söyledi. Akşener, “Benim gibi her birini buraya getireceksiniz, karşınızda ‘hazır ol’da durduracaksınız. Oylarınızı manevi anlamda çok pahalıya vereceksiniz” diye konuştu.

“Bu ülkede öyle büyük haksızlıklar var ki. Bizden evvel kimse konuşmuyordu” diyen Akşener, “92 puan alıp atanamayan genç gördüm. Onun yerine bağıra bağıra ağlayan annesini gördüm bu dükkanların içinde. Gebe ineğini gözyaşları içerisinde kesime gönderen besiciler gördüm. Tarlasına nisan ayında atması gereken gübreyi atamadığı için kara kara düşüp, gözünden yaş akan çiftçi gördüm. Süt ineklerini sürekli zarar ettiği için kesime gönderen insanlar gördüm. Akşama ne pişireceğini kara kara düşünen anneler gördüm. 92 puanla atanamayıp 58 puanla arkadaşı atandığı için ağlayan çocuklar gördüm. Mülakatta 88 puanla elenmiş gençler gördüm. Bu ülkede harami düzen var. Her şeyden önce seçmen olarak bu düzeni beraber kaldıracağız. Helal oylarınızla, demokrasiyle, sandıkta bu harami düzeni birlikte yıkacağız inşallah” ifadelerini kullandı.

Mülakat sisteminin AK Parti’ye işçi bulma kurumu gibi çalıştığını savunan Akşener, iktidar olmaları durumunda bu sistemi kaldıracaklarının mesajını verdi.

‘Bir ülke bu kadar mı soyulur?’

Akşener şöyle devam etti:

“Bir şey daha var. Ya kardeşim bir ülke bu kadar mı soyulur? 24 milyar lira Türk Telekom’dan alındı. Sizin vergilerinizle alındı, gidildi Hariri’nin cebine konuldu. Hariri kim, Sayın Erdoğan’ın aile dostu. Biliyorsunuz aile dostlarına mahcup olunmaz. Size mahcup olmak hiç umurlarında değil. Bunun cevabını vereceksiniz, vermelisiniz. 24 milyar lira ile neler olur? Gençlerin KYK borçları silinir, nisan ayında gübre atamayan tüm çiftçilerin gübreleri ücretsiz verilebilirdi. Geçen hafta pazar günü Sayın Mansur Yavaş’la beraber Ankapark diye bir ucube gezdik. Tam 14 milyar lira harcanmış. 24 ile toplayın. 38 milyar lira ile bu ülkede neler yapılmazdı. Bu ülkede çiftçinin mazotu, gübresi, ilacı ile hayvancının yemi sübvanse edinilebilirdi Onlara nakit olarak yardım yapılıp, üretim yapmaları sağlanabilirdi. Çocuklarımız büyükşehirlerde aç. Devlet okullarında okuyan, ilkokul birden lise son sınıfa kadar olan çocuklarımızın sabah kahvaltısı ile öğle yemeği verilebilirdi. Binlerce kadınımıza, kooperatifimize ve üreticimize katkıda bulunulabilirdi. Kadınlara iş imkanı sağlayabilirdik.”

‘Çaldırmayacaksınız, çalmayacaksınız’

“Bütün bunların düzeltilmesinin çok kolay olduğunu kaydeden” Akşener, “Çaldırmayacaksınız, çalmayacaksınız. İsraf etmeyeceksiniz. Kaynakları yerinde kullanacaksınız. Türkiye’nin imkanları büyük, Türkiye’nin harika insanları var, Türkiye’nin muhteşem gençleri var. O gençlerin önüne umudu koyacaksınız, istihdamı yaratacaksınız. Türkiye’nin çözülemeyecek problemi yok. Tekrar söylüyorum; hırsızlık yapmayacaksınız, hırsızlığa müsaade etmeyeceksiniz. İsrafı önleyeceksiniz. Bütün bunların neticesinde elbet de el ele verip bu harami düzeni değiştireceğiz. Seçmenin velinimet olduğunu siyaset ağalarına birlikte göstereceğiz inşallah” diye konuştu.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener’den Parti Teşkilatlarına Seçim Mesajı

Meclis’in tatile girmesiyle birlikte, partiler il ziyareti ve kapalı toplantılara ağırlık verdi. Her salı bir bölgenin il ve ilçe başkanlarıyla bir araya gelme kararı alan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bir otelde partisinin İç Anadolu il ve ilçe başkanlarıyla buluştu.

Habertürk’ten Mahir Kılıç’ın haberine göre, yaklaşık 7 saat süren toplantıda daha çok il ve ilçe başkanlarını dinleyen Akşener tek tek not aldı.

Uzun süren toplantıda seçim hazırlıkları değerlendirildi. Teşkilatlara “Seçim kapıda” diyen Meral Akşener’in seçim kanundaki değişikliği hatırlattığı, hem eski hem de yeni kanunu baz alarak seçim değerlendirmesinde bulunduğu belirtildi.

Olası erken seçim tartışmasının da gündeme geldiği o toplantıda, Akşener’in hem Kasım ayı veya 2023’ün bahar aylarında yapılacak erken seçim ve hem de zamanında yapılacak seçimler için teşkilatları uyardığı ve her türlü ihtimale karşı hazırlıklı olmalarını istediği kaydedildi.

“Bizlerin görevi, sizin yarınınızı, bugününüzü hazırlamak”

Öte yandan İYİ Parti Lideri Akşener, esnaf ziyaretleri kapsamında gittiği Giresun’un Yağlıdere ilçesinde konuştu.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, “Yahu alt tarafı siyaset yapıyoruz” ifadeleriyle Yağlıderelilere seslenen Akşener, “Siyaset ne biliyor musun kızım? Sana hizmet, senin geleceğini hazırlamak. Bizlerin görevi, sizin yarınınızı, bugününüzü hazırlamak. Biz siyasetçilerin görevi sizlerin, esnafın, fındık yetiştiricisinin, çiftçinin, köylünün, hayvan besicinin, işçinin, memurun, ev kadınının, üniversitede okuyan gencin, emeklinin, EYT’linin derdini öğrenip sonra çözüm üreterek size sunmak. Bu yapılıyor mu Türkiye’de, hayır. Birbirimizle dövüşmemizden sonra, birbirimizle konuşmamızdan sonra ‘ceketimi assam seçilirim’ diye bir siyaset çıktı. Sen çırak çıktın ama biz dövüştük. Senin işine yaramadı” dedi.

Akşener şu ifadeleri kullandı: Mesela KYK borçlarının faizlerinin silinmesini yerine getirdiler. Biz bir şey daha öneriyoruz. Bu çocukların iş bulamama gibi bir problemleri var. Bu çocukların iş bulmasını sağlamalıyız. Üniversite mezunu kredi almış çocuklarımızdan bahsediyorum. Onun için istihdam yaratmalıyız. Bu çocukların ana parayı ödeyebilmesi için de çalışması lazım. Bu çocuklar yan gelip yatmak istemiyor. İş istiyor iş.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Ve Akşener’den ‘İstanbul Sözleşmesi’ Tepkisi

Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini oy çokluğuyla reddetmesine muhalefet kanadından tepki geldi. Kılıçdaroğlu, “İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe koyacağız” derken, Akşener, “Biz geleceğiz ve İstanbul Sözleşmesi yeniden yaşayacak” ifadelerini kullandı.

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına karşı açılan davaları duruşmalı gören Danıştay 10. Dairesi, sözleşmenin feshine ilişkin 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini oy çokluğuyla reddetti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener karara tepki gösterdi.

“24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe koyacağız”

İktidara geldiklerinde sözleşmeyi tekrar yürürlüğe koyacaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu Meclis’te yaptığı açıklamada “Bu millete sözüm var, iktidar olduğumuzda, Allah’ın izniyle olacağız halkın takdiriyle, ilk bir hafta içinde, hatta 24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe koyacağız” diye konuştu.

“Biz geleceğiz ve İstanbul Sözleşmesi yeniden yaşayacak”

İYİ Parti lideri Akşener ise tepkisini sosyal medya hesabından dile getirdi. Akşener paylaşımında şunları kaydetti:

“Bugün, kirli bir zihniyeti memnun etmek için verilen bu siyasi karardan sonra; Kadınlara yönelik her türlü şiddette, cübbelerini ilikleyip o imzayı atan parmakların izi olacak. Ama #AzKaldı. Biz geleceğiz ve İstanbul Sözleşmesi yeniden yaşayacak!”

Paylaşın

1200 Koltuk İçin Bürokrat Aranıyor

Oksijen’den Gazeteci Gökçer Tahincioğlu, son yazısında, AK Parti’nin kadrolaşma sürecine ve sorunlara dikkat çekti. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçime girip kaybetmesi durumunda bürokrası de yaşanacak boşluklara dikkat çeken gazeteci Tahincioğlu, Altılı Masa’nın da bu konuda çalışmaları olduğunu belirtti.

Gökçer Tahincioğlu’nun “1200 koltuk için bürokrat aranıyor” başlıklı yazısı şöyle:

Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimin yaklaşması, muhalefetin 20 yıllık AKP iktidarı döneminde ilk kez seçimi kazanmak konusunda bu kadar iddialı olması, tartışmaların da boyutlanmasına yol açıyor.

Bu tartışmalardan biri de olası bir iktidar değişikliğinde yeni hükümetin 20 yılda oluşan AKP kadrolarıyla nasıl uyum içinde çalışacağı konusunda.

İktidara yakın bazı isimler sadece bu durumun bile iktidar değişikliğinin Türkiye’nin yararına olmayacağır gösterdiğini savunuyor.

Türkiye’de bürokratik kadrolara yönelik gelenekler de değişimin çok kolay olmadığını gösteriyor. Gene alışkanlık geçmişte üçlü kararnameyle atanan üst düze bürokratların sadece iktidar değiştiği için görevden alınamayacağı yönünde. Zira eski uygulamalar, görevden alınan bürokratların yargı kararıyla eski görevlerine dönebildiğini, yeniden göre almaları durumunda yargının net bir şekilde göreve

başlatılmaları yönünde kararlar verdiğini, bu davaların da yıllar sürdüğünü gösteriyor.

Ancak tartışmalarda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra getirilen yeni kural ve düzenlemeler göz ardı ediliyor.

Kararnamede tek tek pozisyonlar belirtilmiş

Bu tartışmaların yanıtı Cumhurbaşkanlığı’nın 10 Temmuz 2018 tarihli, 30474 sayılı “Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” nde gizli.

“3 Numaralı Kararname” olarak anılan kararnamenin 4. maddesinde, 1 No’lu Cetvel olarak nitelenen listede yer alan bürokratların görev süreleri ele alınıyor. Kararnamenin ilgili düzenlemesi şöyle:

“Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alanların görev süresi, atandıkları tarihte görevde bulunan Cumhurbaşkanının görev süresini geçemez. Cumhurbaşkanının görevi sona erdiğinde, bunların görevi de sona erer. Ancak bunlar, yerlerin atama yapılıncaya kadar görevlerine devam eder. Görev süreleri sona erenler yeniden atanabilir. Bunlar, görev süreleri sona ermeden de Cumhurbaşkanınca görevden alınabilir.”  Bu düzenlemeye göre No’lu Cetvel’de yer alan makamlara atananların görev süresi Cumhurbaşkanlığı seçimi ile doluyor. Seçilen Cumhurbaşkanı’nın her koşulda bu görevlere yeniden atama yapması ya da bu koltuktaki kişinin görevini sürdürmesine yönelik bir karar vermesi gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeniden cumhurbaşkanı seçilse bile kararnameye göre bu kadrolara yeniden atama yapmak zorunda. Erdoğan değil de bir başka ismin cumhurbaşkanı seçilmesi halinde de bu kadroların tamamı otomatik olarak boşalacak ve yeniden atama yapılacak.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kararnamesi eskiden farklı olarak, aynı zamanda hükümet başkanı da olan yeni Cumhurbaşkanı’na kendi kadrolarıyla çalışma imkanını sunuyor.

MİT Müsteşarından Diyanet İşleri Başkanı’na, TRT Genel Müdürü’nden Merkez Bankası Başkanı’na, valilerden rektörlere kadar yüzlerce makam ve kadro sıralanıyor.

Buna göre cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, seçilecek ismin yaklaşık olarak 1200 ismi bu makamlara ataması gerekiyor.

Atanmayanın yargıyla dönme şansı yok

Buna göre valiler, rektörler, YÖK üyeleri, müsteşarlar, üst düzey kuramların genel müdürleri ve yönetim kurulu üyeleri seçimle birlikte koltuklarından kalmak zorunda olacak. Yeniden bu göreve atananlar, cumhurbaşkanı görevde kaldığı ve kendisinden memnun olduğu sürece görevim sürdürebilecek. Ancak yeniden atanamayanlar için kararnamedeki düzenleme açık olduğu için yargı kararıyla bu göreve dönme şansı olmayacak. Yargıya “Neden yeniden atanmadım” başvurusu yapılması olası değil Anketlerin moralleri yükselttiği altılı masada hem seçime yönelik umutların büyük olması hem de söz konusu düzenleme bedeniyle hummalı bir çalışma yürütülüyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce bürokratları uyarmış ve yeni dönemde liyakati esas alacaklarını söylemişti. CHP, İYİ Parti, Deva Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan altılı masada da bu konu da gözden geçirildi. Alman bilgiye göre liderlerin talimatıyla cumhurbaşkanının değişmesiyle boşalacak kadrolar için çalışma başlatıldı. Listeler üzerinde çalışan komisyon, liderlere tüm koltuklar için isim önerecek.

Altılı masanın ortakları bu çalışmaya büyük önem veriyor. Sızan bilgilere göre cumhurbaşkanının değişmesiyle birlikte, hemen ertesi gün bütün bu kadrolara hemen atama yapabilecek şekilde bir hazırlık yürütülüyor.

Liderlerin listeler konusunda ortaklaştığı başlık liyakat. Bu nedenle kızağa çekilen, kıyıda koşede kalan bürokratların isimleri gözden geçiriliyor, ilk kez atanabilecek isimler değerlendiriliyor.

Paylaşın

Siyasete Yaz Tatili Yok, Muhalefet Sahada Olacak

Meclis kapandı, siyasete verilen bayram arası gelecek hafta bitecek. Uzun süredir sahada olan muhalefet partileri yaz aylarını da yoğun bir tempoda geçirmek için planlamalarını yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurmaylarına, “Millet bunca sorunla boğuşurken, ülke sıkıntıdayken tatil yapma hakkımız yok. Meclis’in açılacağı 1 Ekim’e kadar sahada olacağız, maratona devam edeceğiz” dediği biliniyor.

CHP 2 ayda 8 ilde grup toplantısı yapacak

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre; Parti programına göre ağustos ayı başından ekim ayına kadar geçen iki ayda her hafta bir ilde grup toplantısı yapılacak. 2 Ağustos’ta ilk olarak Ağrı ile başlayacak grup toplantıları bir sonraki hafta Edirne’de olacak. Diğer 6 grup toplantısı da ağırlıklı olarak CHP’nin az oy aldığı İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi illerinde yapılacak. Ekim ayına kadar her salı saat 13.30’da farklı illerde yapılacak grup toplantılarında Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından sonra milletvekilleri o kentin ilçelerinde çalışmalar yürütecek.

CHP’nin Mersin’de başlattığı, İstanbul ile devam eden Milletin Sesi mitingleri de yaz aylarında sürecek. 23 Temmuz’da Balıkesir’de yapılacak mitingin ardından yazın 1-2 kentte daha miting olması bekleniyor. Bu arada parti bünyesinde kurulan Doğu, Karadeniz, esnaf ve ekonomi masalarının çalışmaları da yaz boyunca devam edecek.

Akşener 2. Türkiye turuna başladı

İYİ Parti de hem genel başkan düzeyinde hem de parti yöneticilerinin ayrı programları kapsamında yaz boyunca sahada olacak. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Ocak 2020’de başladığı il ve ilçe ziyaretleri kapsamında 81 kent turunu geçtiğimiz aylarda tamamladı. İkinci turunda 15 il ziyaret eden Akşener yaz boyunca aynı tempoda çalışmaya devam edecek. Gittiği illerde ilçeleri de ziyaret eden Akşener’in bugüne kadar 400’ün üzerinde ilçeye gittiği seçime kadar da bunu 922’ye tamamlayacağı ifade ediliyor. Parti yöneticileri Akşener’in Türkiye’nin tüm ilçelerine giden lider olarak tarihe geçeceğini kaydediyor.

İYİ Parti genel merkez planlamasına göre Akşener yaz boyunca her hafta 3-4 kente gidecek. Akşener’in gelecek hafta ziyaret edeceği kentler Samsun, Ordu ve Giresun olacak. Akşener’in yanı sıra parti yöneticileri de farklı illerde çalışmalar yürütecek.

HDP’de hedef 1 Eylül Dünya Barış Günü

HDP 3 Temmuz’da gerçekleştirdiği 5. Olağan Kongresi’nin ardından bu hafta sonu parti organlarını oluşturacak. 17 Temmuz Pazar günü toplanacak yeni Parti Meclisi MYK üyelerini belirleyecek. Yeni MYK’nın da 18 Temmuz’da ilk toplantısını yapıp yaz programını da oluşturması bekleniyor. Parti yöneticileri programın hafta başında netleşeceğini ifade ederken yaz boyunca hem iki eş genel başkanın hem de parti yöneticisi ve milletvekillerinin sahada olacağını ifade ediyor. Farklı illerde halk buluşmaları, toplantılar yapılacağını kaydeden HDP yöneticileri özellikle 1 Eylül Dünya Barış Günü için özel çalışmalar yapılacağını kaydediyor.

Gelecek Partisi iki koldan çalışacak

Gelecek Partisi’nde de saha çalışmaları yaz boyunca iki koldan sürecek. Genel Başkan Ahmet Davutoğlu il ziyaretlerini sürdürürken partisinin bölge toplantılarına katılacak. Gelecek hafta Giresun ve Balıkesir’e gidecek olan Davutoğlu’nun İstanbul ve Ankara’nın ilçelerine de yaz boyunca ağırlık vermesi bekleniyor. Gelecek Partisi’nde 19 genel başkan yardımcısı ve gölge kabine olarak nitelendirilen politika kurullarındaki yöneticiler de yaz boyunca belirlenen illerde özel çalışma yürütecek. Gidilen il ve ilçelerde esnaf ziyaretleri yapılacak, halk buluşmaları gerçekleştirilecek, yerel medyaya ziyaretler yapılacak.

Ali Babacan il ziyaretlerini sürdürecek

Yeni kurulan siyasi partiler Gelecek Partisi ve DEVA Partisi de yoğun bir yaz çalışması için planlama yaptı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan il gezilerini yaz boyunca sürdürecek. Gelecek hafta başlayacak ve 4 gün sürecek program kapsamında Babacan Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Rize ve Artvin’i ziyaret edecek. Yaz boyunca her hafta bu şekilde ziyaretler devam edecek.

Muhalefet partilerinin yaz ayları için planladığı bu çalışmalar Meclis çalışmaları başladıktan sonra yeniden programlanacak. Seçim takvimi belli olduktan sonra ise ayrı kampanyalar düzenlenecek.

Paylaşın

‘Altılı Masa’nın Yeniden Bir Araya Geleceği Tarih Belli Oldu

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nden oluşan altılı masa son toplantısını 7 Ağustos’ta Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirecek.

Final toplantısında, daha önceki 5 görüşmede mutabık kalınan konular değerlendirilecek, önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası belirlenecek.

Sözcü’nün haberine göre, zirvede “ekonomik krize karşı çözüm önerileri” konusunda somut çözüm yollarının kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Özellikle bazı kesimlerden gelen “Sürekli toplantı yapılıyor, somut bir şey çıkmıyor” eleştirilere karşı cevap verilecek.

Liderlerin, 7 Ağustos’ta birinci turu tamamlanacak görüşmeleri belli periyotlarla sürdürmesi de bekleniyor. Özellikle genel başkan yardımcılarının yer aldığı komisyonların yürüttüğü çalışmaların nihai şekli için liderlerin zaman zaman bir araya geleceği belirtildi.

Altılı masa son olarak İYİ Parti’nin ev sahipliğinde bir araya gelmiş, toplantının ardından altı lider ortak bir açıklama yayınlamıştı.

Açıklamada “Genel Başkanlar olarak bizler, iktidarın ülkemizi geçen yüzyılda kalan, kapalı bir ekonomi-politik sisteme yöneltme çabalarına karşı mücadele etme kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz.” ifadeleri kullanılmıştı.

Paylaşın

İYİ Parti’den “Akşener ‘Altılı Masa’dan Ayrılacak” İddiasına Yanıt

İYİ Partili Erhan Usta, MHP’li Mevlüt Karakaya’nın “Akşener ‘altılı masa’dan ayrılacak” iddiasına, “Fitne çıkartılmaya çalışılıyor, bu fitnelere de hiçbir şekilde kulak asmayız.” yanıtını verdi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, AKP heyeti ile bayramlaşma sohbetinde İYİ Parti lideri Meral Akşener’in ‘altılı masa’dan ayrılacağını iddia etti.

Cumhuriyet’ten Gizay Çelik’e konuşan İyi Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta şu ifadeleri kullandı:

“Cumhur İttifakı tabii 6’lı masa dağılsın istiyor. Ama biz 6’lı masanın bu ülkenin geleceği açısından önemini biliyoruz. 6’lı masanın mutlak süratle sürmesi gerektiğine inanan bir siyasi partiyiz. Fitne çıkartılmaya çalışılıyor, bu fitnelere de hiçbir şekilde kulak asmayız.

Bu ittifakın, özellikle de ülkenin güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş konusunda bir kararlılığı var. Bu kararlılık, 6’lı masa olarak sembolleşti. Biz bu ittifakın kesinlikle sürmesinden yanayız”

Paylaşın

Meral Akşener: Madem Dodurga Büyük Zafer O Zaman Sandığı Getir

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Çankırı’nın Dodurga beldesi seçimleriyle ilgili yorumlarını, “Madem doktor, avukat, kadın cinayetlerini, çocukların gençlerin umutsuzluğunu, ev kadınlarının çaresizliğini, çiftçinin çilesini örtebilecek kadar büyük bir seçim kazandınız, o zaman sandığı getir” sözleriyle değerlendirdi.

Sözcü gazetesi yazarı Deniz Zeyrek, Dodurga’da yapılan seçimi  köşesine taşıyarak, “Sanırsınız, Dodurga Türkiye’nin özeti gibi bir yer ve AK Parti’nin “Dodurga Zaferi”, 2023 yılında yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimlerin işaret fişeği” yorumunu yaptı.

“AK Parti’deki bu Dodurga Zaferi sevincini dün telefonla görüştüğüm İYİ Parti lideri Meral Akşener’e sordum” diyen Zeyrek, şunları aktardı:

“Kendisi, Konya’da katledilen hekimi, İstanbul’da katledilen avukatı anımsattı ve şöyle dedi:

“Bütün meslek grupları bu kadar acı içindeyken Erdoğan Dodurga zaferi kutluyor. Cumhurbaşkanı Sarayı’na kapatıldığından bu yana bu arkadaş bir paralel evrende yaşıyor. Saray yaşamında ülke gerçeklerini göremiyor. ‘Açım’ diyene ‘ne açı’ diyor. Madem doktor, avukat, kadın cinayetlerini, çocukların gençlerin umutsuzluğunu, ev kadınlarının çaresizliğini, çiftçinin çilesini örtebilecek kadar büyük bir seçim kazandınız, o zaman sandığı getir.”

Oyların yüzde 87,02’sini aldı

Çankırı’nın Orta ilçesine bağlı Dodurga beldesi yapılan belediye başkanlığı seçimini AK Parti ve MHP’nin ortak adayı Hasan Hüseyin Kaşıkçı, oyların yüzde 87,02’sini alarak kazanmıştı. Seçim sonrası Erdoğan: “Geçtiğimiz hafta yapılan Çankırı Dodurga seçimleri, Anadolu irfanının bir göstergesi olarak siyasi tarihimizdeki yerini almıştır” dedi.

Paylaşın

AK Parti Çekirdek Seçmeni De Kaybediyor

AK Partili çekirdek seçmende çözülme olduğunu dile getiren SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü Özçelebi, “Kararsızlar dağıtıldıktan sonra artık çok daha az yüzde 30’un üzerinde sonuçlarla karşılaşıyoruz. Çekirdek seçmende bir çözülme var, bu açık. AK Parti ile birlikte elde ettikleri kazanımları kaybetmek istemeyen, daha çok muhafazakâr ve dindar olan bu grup, kaybetmekten korktuklarını muhalefetin de verebileceğini gördükçe, buna ikna oldukça, yani iktidara güven ve inandırıcılığını kaybettikçe bu kopuş hızlanacaktır” dedi.

Saray ittifakının neden olduğu krizler ve izlediği politikaların ortaya çıkardığı tablonun sonuçları seçim anketlerine yansımaya devam ediyor. AK Parti, yayımlanan son anket sonuçlarında ikinci parti konumuna düştü. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da haziran ayının sonunu işaret ederek, “AK Parti yüzde 30’un altında. Haziran sonunda tüm yoklamalarda CHP’nin AKP’yi geçeceğini göreceksiniz” açıklamasında bulunmuştu.

Piar Araştırma’nın son seçin anketinde “Bu pazar genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 29,6’sı “CHP” yanıtını verdi. AK Parti ise yüzde 27,8’le ikinci sırada yer aldı. Anket sonuçlarında ayrıca HDP 11,2 ile üçüncü parti konumunda yer alırken sırasıyla bu partileri yüzde 11 ile İYİ Parti ve yüzde 7,3 ile MHP izledi. Anket sonuçlarında CHP, AK Partinin 1,8 puan puan önünde yer aldı. Şu ana kadar yapılan anketlerde ilk defa CHP’nin bu denli bir farkla birinci parti konumuna yerleştiği görüldü. Piar Araştırma Genel Müdürü Berna Can, bu tabloyu “Anketin elbette başka ayrıntıları mevcut ancak AK Parti için psikolojik eşik dediğimiz yüzde 30 kırılmış görünmekte” sözleriyle yorumladı.

Yöneylem Araştırma’da da benzer bir sonuç ortaya çıktı. Yöneylem’in son yayımladığı anket sonuçlarında AK Parti ikinci parti konumuna düşerken şirketin diğer anket sonuçlarına kıyasla ilk defa CHP birinci parti konumuna yükseldi. Karasızlar dağıtıldıktan sonra çıkan tabloda CHP yüzde 27,7 puanla birinci parti olurken onu yüzde 27,1’le AK Parti, yüzde 13,3’le İYİ Parti, yüzde 8,7’yle HDP ve yüzde 6,8’le MHP izliyor. Ayrıca ankete katılan seçmen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin adayına yüzde 54,2 oy verirken Erdoğan yüzde 30,9 oy alıyor.

2018’deki seçim sonuçlarıyla kıyaslandığında AKP ve MHP’nin oylarında büyük bir erime yaşandığı görülüyor. CHP ve İYİ Parti ivmeyi yukarı taşırken, HDP’nin seçmen desteğini önemli ölçüde koruduğu anlaşılıyor. Seçim sonuçlarında AK Parti oyların yüzde 42,6’sını alırken CHP 22,6’sını almıştı. İki partiyi HDP yüzde 11,7 ile izlerken MHP’nin oy oranı yüzde 11,1’di. İYİ Parti ise yüzde 10’da kalmıştı.

Diğer taraftan anketlerde uzun süredir Cumhur İttifakı’nın önünde yer alan Millet İttifakı, aradaki farkı açmaya devam ediyor. ORC Araştırma’nın yayımladığı son anket sonuçlarında Millet İttifakı’nın Cumhur İttifakı’na yüzde 18’lik bir fark attığı görüldü. Buna göre Millet İttifakı kazanır diyenlerin oranı yüzde 54,7’ye yükselirken Cumhur İttifakı kazanır diyenler oranı ise yüzde 36,6’da kaldı. Yüzde 8,7’lik kesimse “fikrim yok” dedi.

MetroPOLL Araştırma’nın yayımladığı son verilerde ise kararsızlar dağıtıldıktan sonra Millet İttifakı’nın oyu yüzde 40,2 olurken, Cumhur İttifakı’nın oyunun yüzde 38,1’de kaldığı görüldü.

Sonuçlara temkinli yaklaşılmalı

SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü Suat Özçelebi, yayımlanan son anket sonuçlarını BirGün’den Umut Serdaroğlu’na değerlendirdi . Anket sonuçlara temkinli yaklaşılması gerektiğini aktaran Özçelebi, “Bazı anketlerde CHP önde çıksa da buradaki farkların hata payı içinde olduğunu düşünerek temkinli yaklaşılması gerekli. Maalesef anket şirketleri de Türkiye’deki kutuplaşmadan payını almış durumda. Hatta öyle tutumlar görüyoruz ki elindeki anket verilerini bir nevi sopa gibi kullanarak siyaseti dizayn etmeye çalışanlar da var” dedi.

Anket şirketleri arasındaki yayımlanan farkların bundan dolayı olduğunu dile getiren Özçelebi, “Anketler arasında öylesine farklar var ki sanki başka ülkelerde yapılmış gibi duruyor. Aynı ay içerisinde CHP’yi yüzde 29’da görüyoruz yüzde 23’te. İYİ Parti’yi yüzde 21 gösteren bir anketin hemen ardından ertesi ay yüzde 11 gösteren başka bir anketle de karşılaşabiliyoruz. Yüzde 10 puan bir ayda nasıl düştü sorusuna da yanıt yok bu yüzden böyle bir anket bolluğu içinde belli bir trendi takip eden, düzenli yapılan anketleri iyi ayırt etmek gerekiyor” şeklinde konuştu.

Psikolojik sınırın altına düştü

Yine de anketlerden AK Partinin yüzde 30’luk psikolojik sınırın kırıldığının çıkarılabileceğini aktaran Özçelebi, “CHP’nin sanılanın aksine AK Parti’den oy aldığını ancak İttifak Partilerinin de birbirlerine seçmen kaptırdıklarını görüyoruz. AK Parti hatta Cumhur İttifakı oy kaybını azalttı ama durduramadı. Bunu AK Parti’ye çalışan anket şirketlerinde de görmek mümkün. Yüzde 30 luk baraj aşağıya inmiş duruyor” dedi.

AK Partili çekirdek seçmende çözülme olduğunu dile getiren Özçelebi, “Kararsızlar dağıtıldıktan sonra artık çok daha az yüzde 30’un üzerinde sonuçlarla karşılaşıyoruz. Çekirdek seçmende bir çözülme var, bu açık. AK Parti ile birlikte elde ettikleri kazanımları kaybetmek istemeyen, daha çok muhafazakâr ve dindar olan bu grup, kaybetmekten korktuklarını muhalefetin de verebileceğini gördükçe, buna ikna oldukça, yani iktidara güven ve inandırıcılığını kaybettikçe bu kopuş hızlanacaktır” İfadelerini kullandı. AK Partinin bu denli oy kaybındaki temel nedenin ekonomi olduğunu dile getiren Özçelebi, “Ancak bunun zemininde AK Parti ve Cumhurbaşkanı’nın hikâyesini kaybetmiş, yeni hikâye konusunda yeterli kadro, vaat ve güven veren bir yapıya sahip olamayışı yatıyor. Artık tek adamın vizyonu, gittikçe tartışmalı hale gelen nitelikleri ve yarattığı büyük ekonomik buhranla kalması zor görünüyor” dedi.

Muhalefet rehavete kapılmamalı

Ancak muhalefetin rehavete kapılmaması gerektiğinin altını çizen Özçelebi, “AK Parti’nin gidişindeki en büyük anahtar hala muhalefette. Topluma ‘ben çözebilirim’ güvenini vermezse, bunu temsil edecek yeterlilikte bir aday ve kadro kuramazsa, henüz muhalefete tamamen geçmemiş görünen ‘kararsızlar’, ‘z kuşağı’ diye adlandırılan genç grupları bambaşka tepkiler verebilirler. Kimse ‘AK Parti eriyor, bu iş tamam’ rehavetine kapılmasın.

Genç seçmen belirleyici olacak

Genç seçmen iktidarda değişiklik talebinde ancak muhalefetin iş durumu, okul ve ifade özgürlüğü gibi konularda iyileştirme yapabileceğine dair de şüpheci davranıyor. Reuters’ın yayımladığı analize göre, Haziran 2023’te yapılacak seçimde genç seçmen, Erdoğan ve AK Parti iktidarının değişip değişmeyeceği konusunda belirleyici olacak. Genç seçmen, toplam oy oranının yüzde 12’sine sahip. MAK Danışmanlık firması başkanı Mehmet Ali Kulat, 18-29 yaş arasındaki seçmen üzerinden yaptıkları araştırmaların sonucunda, yüzde 70’inin muhalefeti desteklediğini belirterek “Gençler değişim istiyor” dedi. Anket raporlarına göre; seçimde genç seçmenin oyu, seçimin öngörülemez olmasını sağlıyor. Genç seçmenin oyunu ise altılı masanın Erdoğan’ın karşısına çıkaracağı aday belirleyecek.

Paylaşın