Altılı Masada En Kritik Toplantı: Konuşulacak Konular Belli Oldu

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde 21 Ağustos’ta yapılacak toplantı, 6’lı masanın bugüne kadarki en kritik ve en önemli toplantısı olma özelliği taşıyor. Ekonomiden yol ortak haritasına pek çok konunun konuşulacağı toplantıya 45 gün ara verilmesi planlanıyor.

Bu arada partiler, yetkili kurullarında ve komisyonlarında Cumhurbaşkanı adaylığı meselesini ele alacak; “Her parti kendi adayını mı çıkaracak, yoksa ortay bir aday mı belirlenecek, bu aday kim olmalı?” sorularının yanıtları aranacak. Ortak bir cumhurbaşkanı adayı belirlenmesi durumunda, cumhurbaşkanı adayının yapacağı ziyaretlere, diğer partilerin genel başkan yardımcıları eşlik etmesi; böylece ortak bir görüntü verilmesi öngörülüyor.

Habertürk’te yer alan habere göre, ev sahibi Saadet Partisi, İsrail’in Mescid-i Aksa ve Kudüs’te attığı adımlar konusundaki hassasiyetlerini dile getirecek. Ekonomideki istikrarsızlık, geçim sıkıntısı çeken vatandaşı rahatlatmaya yönelik tedbirler ele alınacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği Kur Korumalı Mevduat’ın Hazine’ye ve ülkeye verdiği zarar değerlendirilecek.

Öte yandan iktidarın değişmesi durumunda Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş döneminde neler yapılacağı ele alınacak. Rusya’nın ana yüklenici/yapımcı firmayı projeden çıkardığı Akkuyu Nükleer Santrali inşaatı da toplantıda ele alınacak konular arasında. Ayrıca cemevlerine yönelik saldırıların yanı sıra; Alevi vatandaşların talep ve beklentileri, hakları ve kazanımları değerlendirilecek.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Esad’la muhalefeti görüştürme sözlerinin ardından tekrar ısınan Suriye meselesinin siyasi çözümü de toplantının gündem maddeleri arasında.

Anayasa Komisyonu’nun tamamladığı Anayasa çalışmaları da toplantının gündeminde. Komisyonun neticelendirdiği, 75 maddeye dokunulmadı; bu maddelerin hepsi ele alındı. Diğer maddeler üzerinde görüş alışverişi olacak.

KYK meselesi, 6’lı masanın mutabakat metinlerinde geçmesine rağmen bunun yalnızca CHP’ye mal edilmesi şık bulunmuyor. Bu adımların nasıl duyurulacağı konuşulacak. Aynı zamanda 6’lı masanın ekonomik-sosyal-siyasal vaatlerinin neler olacağı üzerinde görüş alışverişinde bulunulacak.

Toplantılara 45 gün ara verilecek

Toplantılara 45 gün ara verilmesi planlanıyor. Bu molada partiler kendi iç gündemlerine yoğunlaşacak. Bu arada Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusu da değerlendirilecek. Partiler, yetkili kurullarında ve komisyonlarında Cumhurbaşkanı adaylığı meselesini ele alacak. “Her parti kendi adayını mı çıkaracak, yoksa ortay bir aday mı belirlenecek, bu aday kim olmalı?” sorularının yanıtları aranacak. Toplantılara 45 günlük ara verilmesi önerisini Gelecek Partisi’nin yaptığı, “Toplanıyorlar ancak hiçbir karar alamıyorlar” eleştirisini de bertaraf etmeye yönelik olduğu belirtiliyor.

Ortak cumhurbaşkanı adayı

Ortak bir cumhurbaşkanı adayı belirlenmesi durumunda, cumhurbaşkanı adayının yapacağı ziyaretlere, diğer partilerin genel başkan yardımcıları eşlik edecek. Böylece ortak bir görüntü verilecek. Tabela çalışmaları noktasında da 6 parti koordine olacak.

İttifakın ortak logosunun altında 6 partinin logusu yer alsın mı?

Üzerinde durulan konu; seçime giderken ittifakın ortak logosunun altında 6 partinin logosu yer alsın mı? Bu konularda yapılacak işbirliğinin detaylarını liderler görüşecek. Teşkilatları yormayacak, yıpratmayacak bir propaganda sürecinin hazırlıkları yürütülürken, ittifak partilerini güçlü gösterecek bir yaklaşım sergilenmesi amaçlanıyor.

Paylaşın

İYİ Parti: CHP’ye Borcumuzu Mahalli Seçimde Ödedik

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağı merak ediliyor. 21 Ağustos’taki ‘altılı masa’ buluşmasının vakti yaklaştıkça tartışma bu sorunun yanıtına odaklanıyor. 

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, ismini paylaşmadığı İYİ Parti’nin bir ağır topunun, Kılıçdaroğlu’nun bugüne dek adaylık bahsini kendilerine açmadığını, “Bizimle öyle bir görüşmesi, öyle bir niyet açıklaması olmadı. Bizim kimseye bir sözümüz, mecburiyetimiz yok” dediğini aktardı.

Saymaz’ın aktarımına göre, İYİ Parti’nin ağır topu devamında şunları söyledi:

“Kılıçdaroğlu aday olacaksa gelsin söylesin. Bize iletilmiş bir şey yok. Masada bununla ilgili bir konuşma da yok. Kılıçdaroğlu, ‘Böyle böyle yapacağım’ diyor. Diyebilir, hakkıdır, belki tek başına iktidar olacak.”

Kimi çevrelerde 2018’deki seçimde CHP’nin 15 milletvekili transfer ederek, İyi Parti’nin seçimlere girme hakkı kazanmasına imkan sağladığı ve Akşener’in borcu kapatmak için Kılıçdaroğlu’nun adaylığına “Evet” diyebileceği savunuluyor. İyi Parti’nin ağır topu ise bu düşünceye şöyle yanıt verdi:

“Ne borcu? Biz borcumuzu mahalli seçimde ödedik. Kaldı ki bizim seçime katılma hakkımızı YSK vermişti. CHP o imkanı tanıdıktan sonra bu kararı almış olabilirler. Olmasa belki yapmayabilirlerdi. Ama zaten seçime girme hakkını kazanmıştık.”

Paylaşın

Akşener’den Sert Sözler: Bunun Adı Harami Düzendir

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, esnaf ziyareti için gittiği Aksaray’da konuştu. Akşener, konuşmasında emekli maaşları, siyaset, çiftçi sıkıntıları ve gündeme değindi. Akşener, “5 maaş alan danışman var mı bu ülkede, var. 10 maaş alan var mı, var. 15 maaş alan var mı, var” ifadelerini kullandı. 

Eski Sanayi Caddesi’nde bulunan Akşener, emekli maaşlarının düşük olduğunu savundu. Akşener, “Ey emekliler, söyleye söyleye 3 bin 500 liraya getirdiler. 1500 lira emekli maaşı alanlar vardı. Sizden öğrendim. Anlata anlata bir noktaya geldi ama bizim dediğimiz şuydu; en düşük emekli maaşı, asgari ücret kadar olmalıdır. Şimdi bu arkadaşlar bunu yaptı yaptı, yapmadılar; az kaldı, biz yapacağız” diye konuştu.

Akşener,  Niğde ve Nevşehir ziyaretlerinde karşılaştığı sulama sorununu şu sözleriyle hatırlattı:

“İç Anadolu bölgesinde hepinizin derdi suyun kaybolması, elektrik pompası ile su çıkarılması, sulamanın böyle yapılması. 113 bin liralık elektrik faturası gördüm. 60 bin liralık, 52 bin liralık fatura gördüm. Üç ayda 180 bin lira para ödemek zorunda kalan bir çiftçinin elinde ne kadar para kalabilir? Bunun içine bir de mazotu, ilacı, gübreyi koyun. Geriye ne kalır?”

Harami bir düzen olduğunun altını çizen Akşener, “5 maaş alan danışman var mı bu ülkede, var. 10 maaş alan var mı, var. 15 maaş alan var mı, var. Sen susuzluk derdi çekerken 15 maaşı cebine koyan, yan gelip yatan danışmanlar varsa bu ülkede, bunun adı harami düzendir. Dolayısıyla bütün bunları konuşturmamak için oculuk-buculuk üzerinden herkesi birbirine düşürmeye çalışan o dili reddediyorum. Ayaklarınıza dolaştırılmaya çalışılan o yün yumaklarını reddediyorum” diyerek devam etti.

Siyasetçi için seçmenin velinimet olduğunu dile getiren Akşener, “Velinimetine, ‘terörist’ diyebilir mi? ‘Nankör’ diyebilir mi? Diyemez. Dolayısıyla ‘şükürsüz’ diyebilir mi? Diyemez” dedi. Akşener, şu ifadeleri kullandı:

“Acım var. Çok uzun zamandır sizin dertlerinizin konuşulmadığı, buna karşılık ‘şuculuk’, ‘buculuk’ üzerinden sürekli siyasetçilerin birbirine laf çarptırdığı ama sizin derdiniz konuşulmadığı için de her birinizin ayrı ayrı çırak çıktığı bir sistem var bu ülkede. Dolayısıyla onu değiştirmenin yolu bu. Mesela çarık- kundura- çanta dükkanı var karşımda. O dükkanın sahibinin, işletmecisinin müşterisi velinimettir.

Doğru mu? Doğru. Dolayısıyla siyasetçi için müşteri kimdir? Seçmendir. Seçmeni velinimettir. Velinimetine, ‘terörist’ diyebilir mi? ‘Nankör’ diyebilir mi? Diyemez. Dolayısıyla ‘şükürsüz’ diyebilir mi? Diyemez. Su görününce teyemmüm bozulduğuna göre demek ki yapmamız gereken şu; bu aziz millet, velinimettir. Seçmen velinimettir. Siyasetçinin görevi; ister iktidar ister muhalefet, sizin dertlerinizi dinleyip çözüm üretip o çözümler üzerinden rekabet etmektir”

‘Garibim dinozorların yolunmadık tarafı kalmamış’

Akşener, mülakat sistemini de kaldıracaklarını vurguladı. Türktelekom ile Ankapark sürecine değinen İYİ Parti lideri şunları söyledi:

“24 milyar lira, sizin cebinizden Telekom’dan alındı, Haririlerin cebine kondu. Yalan mı? Hariri kim, Sayın Erdoğan’ın aile dostu. Sizin cebinizden alındı onun cebine kondu. Reva mı, hak mı, hakikat mi bu? Haram be haram. Şimdi bu 24 milyar lirayı koyun bir kenara. Ankara’da Ankapark diye bir park yapmışlar. Garibim dinozorların yolunmadık tarafı kalmamış, çalınmadık şey kalmamış. Öyle enteresan bir şey ki, 14 milyar lira harcanmış. İkisini toplayın, 38 milyar lira. 38 milyar lira ne olurdu? Kara tren buraya gelirdi. Havalimanının yüzde 70’i bitmişti. KYK borcu olan tüm gençlerin tüm borçları silinirdi.

Nisan ayında atamadığınız gübreyi bu devlet verip, bedava bu gübreyi atabilirsiniz. Elektrik paralarında yüzde 50 indirim yapılabilirdi. Mazotta yüzde 50 indirim yapılabilirdi. Çiftçinin, üreticinin girdi maliyetlerinin tümünde yüzde 50 indirim yapılabilirdi. Çiftçinin kendini geçindirebileceği bir gelire sahip olması sağlanabilirdi. Bütün bunlar yerine Hariri ile iki tane müteahhidin cebine 38 milyar koyan bu zihniyet harami bir zihniyettir. Bu düzeni beraber değiştireceğiz. Sizin helal oylarınızla, sandıkta, demokrasiyle değiştireceğiz.”

Akşener konuşmasının ardından esnafı ziyaret etti.

Paylaşın

Yöneylem Araştırma: Muhalefet Adaylarının Hepsi Erdoğan’ı Yeniyor

Yöneylem Araştırma 27 ilde 2400 kişi ile 28 Temmuz- 1 Ağustos arasında yaptığı Temmuz 2022 araştırmasının sonuçları yayınlandı. Yüzde 95 güven aralığındaki araştırmada kararsızlar “dağıtıldıktan sonra” Cumhur İttifakı’nın 35,6’da kaldığı Millet İttifakı’nın ise 44,3’e yükseldiği görüldü.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde de seçmenle muhalefet adaylarına yöneliyor. Çalışmaya göre Millet İttifakı, kararsızlar dağıtılmadan önce yüzde 35.4 oranında oy alırken Cumhur İttifakı yüzde 28.4 seviyesinde kaldı. Ankette ayrıca Cumhurbaşkanlığı seçiminde de seçmenin tercihinin muhalefet adayı olduğu görüldü.

Yöneylem tarafından 27 ilde 2400 katılımcı ile 28 Temmuz- 1 Ağustos tarihleri yapılan araştırmanın sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı.

MHP baraj altında

Kararsızlar ve oy kullanmayacaklar dağıtıldıktan sonra milletvekili genel seçimlerinde genel görünüm aşağıdaki tabloda görüldüğü şekilde oluştu, önemli ayrıntı Cumhur İttifakı ortaklarından MHP’nin yüzde 7 olarak belirlenen yeni seçim barajının altında kalması.

Türkiye iyi yönetilmiyor

Yöneylem’in Temmuz araştırmasında katılımcılara yönelttiği “Türkiye nasıl yönetilmektedir?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 63.7’si “kötü yönetilmektedir” yanıtını verirken yalnızca 23.1’i “iyi yönetilmektedir” yanıtını verdi.

Seçmen parlamenter sistemi istiyor 

Araştırmada katılımcılara “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi mi, Parlamenter Sistem mi?” diye sorulduğunda ise Parlamenter Sistem diyenlerin oranı yüzde 66.4 seviyesinde seyretti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 28.5 oldu.

Erdoğan’ı “asla istemeyenler” yüzde 58,4

Önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aday olması halinde oy verir misiniz? sorusuna katılımcıların yalnızca yüzde 30.7’si “kesinlikle oy veririm” yanıtını verirken, “asla oy vermem” diyenlerin oranı ise yüzde 58.4 oldu.

Muhalefet adaylarının hepsi Erdoğan’ı yeniyor 

Yine çalışmada katılımcılara sorulan sorular arasında yer alan “Erdoğan mı, muhalefet adayı?” sorusuna muhalefet adayı diyenlerin oranı yüzde 54.3 iken Erdoğan diyenlerin oranı yalnızca 33.1 oldu..

  • Erdoğan ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kalması halinde Erdoğan diyenlerin oranı 38.3 olurken Kemal Kılıçdaroğlu diyenlerin oranı ise yüzde 47.8 seviyesinde seyretti.
  • Erdoğan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu karşısında yüzde 37.1 oranında oy alırken İmamoğlu 50.9 seviyesinde seyretti.
  • Son olarak ABB Başkanı Mansur Yavaş karşısında ise Erdoğan yüzde 31.2 oy alırken Mansur Yavaş’ın yüzde 61.5 oranında oy aldığı görüldü.

Muhalefete güven artıyor

Ekonomiyi iktidarın mı yoksa muhalefetin mi daha iyi yöneteceği yönündeki soruya katılımcılar yüzde 46.3 muhalefet yanıtını verirken iktidar diyenlerin oranı yüzde 35 oldu. Hiçbiri yanıtını verenlerin oranı ise 10.2 seviyesinde seyretti.

İktidar hiçbir alanda güven vermiyor

  • Demoktarik düzen, hak ve özgürlükler alanında muhalefetin daha iyi bir savunucu olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 53.7 olurken bu oran iktidar için yüzde 32.4 oldu.
  • Yaşam tarzına saygı noktasında ise iktidar yüzde 34.1 seviyesindeyken muhalefet yüzde 53.1 oranında seçmenden karşılık buldu.
Paylaşın

Akşener, Niğde’den Seslendi: Haram, Zıkkım Olsun

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, esnaf ziyareti için gittiği Niğde’nin Yeşilgölcük beldesinde kendisini bekleyen vatandaşlara seslendi. Akşener, insanları birbirine düşürmekten haz alanların attığı yün yumaklarını ortadan kaldırmak ve vatandaşın dertlerini öğrenip bunlar üzerinden çözüm üretmek için tam iki buçuk yıldır gezdiklerini söyledi.

Yeni bir siyaset anlayışını inşa ettiklerini, seçmenin artık velinimet olduğunu kaydeden Akşener, vatandaşların çırak çıkarıldıklarını anladığını belirtti.

“5-10-11 maaş alan danışmanlar varken, senin çocuğun üniversite mezunu olarak iş bulamıyorsa, 92-86 puanla atanamıyorsa bu işte bir dümen vardır demektir” diyen Akşener, “Bu dümen, bu harami düzenin inşa ettiği bir düzen. Bu dümeni de bu harami düzeni de birlikte yıkacağız inşallah. Helal oylarınızla, demokrasiyle, sandıkta bunların tamamını attaya göndereceğiz inşallah” dedi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, Akşener şöyle devam etti:

“İki rakam vereceğim. Bakın hangi dümenler neticesinde ne haldesiniz. 24 milyar lira, Türk Telekom’dan alındı, Hariri’nin cebine kondu. Hariri, Sayın Erdoğan’ın aile dostu, onu üzmek ayıp olur. Sizi üzdüler, 24 milyar lira Hariri’nin cebine kondu. Ankara’da Ankapark var. Çarpışan otomobillerin çarpışamadığı bir park. Tam 801 milyon dolar harcanmış. Türk parası ile 14 milyar lira. Topla ikisini, 38 milyar lira. Birilerinin cebine girmiş, kimin cebinden çıkmış, hepimizin cebinden çıkmış”

Bu para ile yapılabilecekleri sıralayan Akşener, çiftçi olduğunu söyleyen bir vatandaşın uzattığı elektrik faturasını paylaştı. 60 bin liralık faturayı gören Akşener, “Bunu gördükten sonra zaten konuşmanın anlamı yok. Nasıl ödeyeceksin kardeşim” dedi.

Türk Telekom’un devri ile Ankapark sürecine yeniden değinen Akşener, “Bir ayda 60 bin ama 38 milyar lira gitti. Hepimizin cebinden gitti. Elbet haram zıkkım olsun, zehir zıkkım olsun ama artık ‘dur’ deme vakti geldi de geçti bile. Bundan sonra ‘kaşının altına neden gözün var’ diyenlere hadi oradan diyeceksiniz. 5-10-11 maaş alan danışmanlar, yan gelip yatan danışmanlar, saraylarda oturanlar, 500 milyon dolarlık uçaklarla uçanlar, bir ayda 60 bin lira elektrik faturası gelen bir çiftçi… İşte sözün bittiği yer. O 38 milyar lira ile bunlar olmayabilirdi ama bir Haririler iki tane de müteahhit cebini doldurdu gitti” şeklinde konuştu.

“Haram, zıkkım olsun”

Akşener şunları ekledi:

“Bu harami düzeni bozmak için bir kere herkes oy kullanacak. Bu harami düzeni beraber yıkacağız ama en önemlisi muhteremlere diyeceksiniz ki; ‘Bize üstten bakamazsınız. Ayağımıza geleceksiniz. Karşımızda resmi tazim duracaksınız ve biz sizi tartacağız. Ben asılım aziz Türk milletiyim. Sen vekilsin.’ Seçmenin velinimet olduğu gün bu harami düzen ortadan kalkacaktır. Yazık. Çiftçinin gözyaşı, emeklinin gözyaşı, gencin gözyaşı ve cepleri doldurulan haramiler. Haram olsun, zıkkım olsun.”

Paylaşın

Kulis: Altılı Masada 3 Ayrı Senaryo Çalışılıyor

Parlamenter sisteme geçiş konusunda anlaşan altı muhalefet partisinin önünde iki kritik başlık bulunuyor. Birincisi ortak cumhurbaşkanı adayı belirlemek. İkincisi seçimi kazanmaları durumunda yürüyecekleri yol haritasını bugünden oluşturmak. Seçim takvimi açıklandığında toplumun karşısına da 6 genel başkanın imza atacağı bir protokolle çıkmayı hedefliyorlar.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre aday belirleme sürecini sonbahara bırakan liderler geçiş sürecinin yol haritası içinse hummalı bir çalışma yürütüyor. Bu çalışma şimdilik partilerin kendi mutfağında sürse de temelde 3 ayrı senaryo üzerinde fikir yürütülüyor.

Geçiş süreci çalışmasını ‘en önemli konu’ olarak nitelendiren partiler var olan sistemden güçlendirilmiş parlamenter sisteme hangi takvim ile geçileceğini çalışıyor. Bu çalışma farklı senaryolara göre seçenekli olarak yürütülüyor. Çünkü geçiş sürecinin takviminde Meclis’te elde edilecek çoğunluk belirleyici olacak. İşte burada 3 senaryo çalışılıyor.

İlk senaryo muhalefetin seçim sonrası parlamentoda 400 milletvekili kazanması. Bu durumda partiler hızlı bir anayasa değişikliği sürecini işletebilir.

İkinci senaryoda 360 milletvekili çıkarılması durumunda da anayasa değişikliğinin referanduma sunulmasının önü açılıyor. Ancak anketler parlamenter sisteme geçişi öngören partilerin anayasa değişikliği yapacak bir güçle Meclis’e gireceğini şimdilik göstermiyor.

O nedenle üçüncü senaryo da (anketlere göre 340 milletvekili çıkarma potansiyeli var) Meclis’te 301 milletvekili kazanılması durumuna göre hazırlanıyor.

Parlamenter sisteme geçişi öngören partilerin 301 ve üzerinde milletvekili çıkarması Meclis Başkanlığı seçiminin ve komisyonlarda çoğunluğun alınması demek. Bu da istenen kanunların rahatlıkla Meclis’ten çıkarılmasına imkân tanıyor. Kanun yapma çoğunluğuna sahip olunduğunda birçok alanda düzenleme yapmak için sorun kalmayacağı ifade ediliyor.

‘AK Parti’nin muhalefet edeceğini düşünmüyoruz’

Meclis kanun yapabilecek ama parlamenter sistem için anayasa değişikliği yapacak çoğunluk olmadığında partilerin bu vaadi ne olacak? Başta CHP ve İYİ Parti olmak üzere Altılı Masa’daki birçok parti iktidar olmaları durumunda, muhalefete düşecek AKP ve MHP’nin de anayasa değişikliğine sıcak bakacağını düşünüyor.

CHP’de “İktidara gelirsek güçlendirilmiş parlamenter sistem konusunda AK Parti’nin muhalefet edeceğini düşünmüyoruz. Bu konuda sunulacak Anayasa değişikliğine destek vereceklerdir. Çünkü AK Partili milletvekilleri de siyaset yapmak istiyor” değerlendirmesi yapılıyor.

Paylaşın

Altılı Masada Gerginlik Aşıldı: Gelecek Partisi Ve DEVA Partisi Barıştı

Yakız zamanda Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu ile DEVA Partisi arasında yaşanan bildirge sorunu, “altılı masa dağılıyor mu?” iddialarını gündeme getirmişti. Sorun, CHP’nin devreye girmesiyle çözüldü.

İktidarın Seçim Yasası’nda yaptığı değişikliğin ardından 6’lı masada yaşanan sorunlar aşılıyor.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile DEVA Partisi arasında yaşanan bildirge sorunu çözümlendi. CHP üst yönetiminin devreye girmesiyle sükunetin sağlandığı öğrenildi.

AKP ve MHP’nin Seçim Yasası’nda yaptığı değişikliğin ardından 6’lı masadaki bazı partiler “İttifak içinde ittifak” formülünü tartışmaya açtı. Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve DEVA Partisi’ne ortak bir ittifakla seçime gitme önerisi götürdü. DEVA Partisi’nin bu öneriyi reddetmesinin ardından iki parti arasında gerginlik yaşandı.

Davutoğlu’nun demeçlerine de yansıyan gerginlik üzerine CHP üst yönetimi devreye girdi ve iki partinin üst yönetimiyle görüştü.

Görüşmelerin ardından iki partinin karşıt söylemleri dile getirmemesi konusunda uzlaşma sağlandı. Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’e bilgi veren CHP kurmayları, şu değerlendirmeyi yaptı:

“İktidar iki parti arasındaki tartışmadan medet umuyor. Bu 6 partinin ortak bir cumhurbaşkanı adayı belirlemesi noktasında bir sorun yok. Böyle bir sorun olmayacağını da biliyoruz. Onun dışında alt başlıklarda bazı farklı görüşler olabilir. Ama bunu 6’lı masa dağılıyor diye görmek bazılarının işine geliyor, birilerinin temennisi bu… Böyle bir şey yok.”

Paylaşın

Yöneylem Araştırma: Tablo Kalıcılaştı, AK Parti Artık Birinci Parti Değil

Yöneylem Araştırma’nın anketine göre AK Parti’nin oy oranı kararsızlar dağıtılmadan yüzde 23,5’e geriledi. Yöneylem Genel Koordinatörü Derya Kömürcü, AK Parti’nin CHP’nin arkasında kaldığı bir tablonun ‘kalıcılaştığını’ belirtti.

Yöneylem Araştırma, genel seçimlere 10 ay kala, 28 Temmuz- 1 Ağustos’ta düzenlediği araştırma sonuçlarını paylaştı. Seçmenlerin milletvekilliği seçimlerinde parti tercihlerinin ölçüldüğü ankette, kararsızlar ve oy kullanmayacak kişiler dağıtılmadan partilerin oy oranları şöyle sıralanıyor:

AKP  yüzde 23,6, CHP  yüzde 23,5, HDP yüzde 7,2, MHP yüzde 4,8, İYİ Parti yüzde 11,9, SP yüzde 0,5, DEVA Partisi yüzde 1,8, TİP yüzde 0,8, YRP yüzde 1,8, ZP yüzde 2,0, Diğer yüzde 1,5, Kararsız yüzde 10,9, Oy kullanmayacak yüzde 9,2

AK Parti üç aydır yüzde 25’in altında

Yöneylem Genel Koordinatörü Kömürcü, sonuçları değerlendirdiği sosyal medya hesabından AKP’nin son üç aydır kararsızlar ve oy kullanmayacaklar dağıtılmadan önce yüzde 25’in altında ölçüldüğünü açıkladı. Kömürcü bu belirlemeye dayanarak, “Dolayısıyla AKP’nin yüzde 30’un altında oy alacağı ve birinci parti olma özelliğini yitireceği bir tablonun kalıcılaşmaya başladığı söylenebilir” dedi.

Kömürcü’nün öne çıkan diğer belirlemeleri şöyle:

CHP yüzde 30 sınırına takıldı kaldı. Bu eşiği aşması durumunda AKP’deki düşüşten bağımsız bir biçimde kendi yükseliş trendi içinde seçimden birinci parti olarak çıkma potansiyeli var. Özellikle cumhurbaşkanı adayı açıklandıktan sonra CHP’ye yönelik destekte bir artış bekleyebiliriz.

AKP ile MHP, CHP ile İYİ Parti seçmenleri arasında aydan aya geçişler oluyor. Bu da söz konusu partilerin oy oranlarında 1-2 puanlık oynamaları beraberinde getiriyor. Ancak AKP-MHP ya da CHP-İYİ Parti’nin toplam oy oranlarındaki oynaklık aynı seviyelerde değil.

Bu ayın ilgi çekici bulgularından biri oy kullanmayacağını ifade edenlerin oranındaki artış. Bunu iki türlü yorumlamak mümkün. Birincisi seçmenlerin bir kısmı sorunlarına sistem içi bir çözüm bulma inancını yitirmeye başlıyor. Destekleyebileceği bir seçenek bulmakta zorlanıyor. İkincisi iktidar bloğundan kopan seçmenlerin bir kısmı, çeşitli nedenlerle tercihlerini açıklamaktan çekindikleri için oy kullanmayacaklarını ifade etmeyi tercih ediyorlar. Ayrıca HDP, özellikle de genç HDP seçmeninde oy tercihini gizleme kaygısı zaman zaman daha yoğun olabiliyor.

Önceki anketlerle karşılaştırma

Yöneylem’in hazirandaki anketine göre de yine kararsızlar dağıtılmadan CHP yüzde 23’le birinci parti olurken AK Parti yüzde 22,5’le ikinci sırada yer alıyordu.

AK Parti’nin düşüşü diğer şirketlerce de gözleniyor

Aksoy Araştırma’nın anketine göre AK Parti, asgari ücretteki temmuz zammına ve dış politikadaki hamlelerine rağmen yüzde 30’un altında kalmaya devam ediyor.

ORC Araştırma’nın temmuz anketinde AK Parti yüzde 27,1, CHP yüzde 24, İYİ Parti’yse yüzde 22,1 olarak ölçülmüştü.

Paylaşın

İYİ Parti’den ‘Dinozorlar’ Videosu

İYİ Parti Gençlik Politikaları “Dinozorlar” başlıklı bir video hazırladı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in sosyal medya hesabından “Sandıkla gidecekler!” notuyla paylaştığı videoda dinozorların ortaya çıkma süreçleri anlatıldı.

Videoda, “Bundan yaklaşık 240 milyon yıl önce ortaya çıkan dinozorlar başlarına gelecek felaketlerden o yıllarda habersizdi” denilerek harabeye dönen Ankapark’ta zarar gören dinozor maketlerinin durumu gösterildi.

“Bir sürü şey…”

“Peki yalnızca dinozorlar mı?” sorusunun ardından şu ifadeler kullanıldı: Köpek balıkları, kediler, kablolar, tren rayları, ne olduğu anlaşılamayan bir şey, çarpışan arabalar, robotlar, atlı karıncalar, ne işe yaradığı bilinmeyen yuvarlak bir çok şey, Madame Tussauds’yu kıskandıracak heykeller, teleferikler ve daha bir sürü şey.

“Peki onları bunu yapmaya iten sebep neydi? Luna Park sevdası mı? Dinozor sevgisi mi? Halka hizmet mi? sorularının ardından videoda Erdoğan’ın Ankapark açılışındaki, “Bizim siyasetimiz, gönül siyaseti, gönülleri kazanma siyaseti” ifadeleri yer aldı.

Videoda, Space X Falcon Heavy roketinin maliyetinin 500 milyon dolar olduğu Ankapark’ın ise 801 milyon dolar maliyetle yapıldığı vurgulanarak “çarpışan arabaların çarpışamadığı, dünyanın ilk ve tek lunaparkı” denildi.

Erdoğan’ın “Dünyanın en büyük ikinci fıskiyesine ev sahipliği yapıyor” sözünün hatırlatıldığı videoda Cem Yılmaz’ın AROG filminden “Şuraya bak fıskiyeyi de kırmışlar” kesiti kullanıldı.

Videoda, Elon Musk çıkaracak imkanlara sahipken, neden bunları çıkarıyoruz? Denilerek ‘Fesli Kadir’ olarak bilinen Yazar Kadir Mısıroğlu ve muhalefetin 5’li çete olarak nitelediği iş adamları gösterildi.

Ankapark’ı yapmak yerine neler yapılabilirdi? sorusuyla devam eden videoda, “KYK borçları silinebilirdi. Öğrenciler için yurtlar yapılabilirdi. Genç girişimcilere destek verilebilirdi. EYT’lilerin sorunları çözülebilirdi. Çiftçilerin üretim maliyetleri düşürülebilirdi. Ya da en azından yeni bir kriz yaratmayarak futbol oynamaya devam edilebilirdi.” denilerek Erdoğan’ın futbol oynadığı sahneye yer verildi.

Videonun devamında “Arkadaşlarla PUBG atılabilirdi” denilerek, Binali Yıldımım’ın AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olduğu dönemde, PUBG oynamaya çalıştığı anlar, “Gündüz programlarına çıkılabilirdi?” denilerek Hakan Ural’ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla yaptığı programdan anlar, “Dostlarla hasbihal edilebilirdi” denilerek, Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrakla, şu anki Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’lye baş başa olduğu fotoğraf, “Evde oturulabilirdi” denilerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MHP lideri Bahçeli’yi evinde yaptığı ziyarete yer verildi.

Videonun sonuna doğru Ankapark’ı açılışına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüntüsü, AKP mitinginden görüntü ve Erdoğan’ın vatandaşlara çay dağıtma anlarından kesitler kullanılarak şöyle denildi:

“Dinozorlar, bundan milyonlarca yıl, pardon milyarlarca dolar önce yeniden ortaya çıktılar. Her ne kadar güçlü görünmeye çalışsalarda, çevrelerine hükmettiklerini ve devirlerinin bitmeyeceklerini düşünselerde günümüz dinozorları meteorla değil, sandıkla gidecekler. Ankapark, Türkiye’de şimdiye kadar yapılmış israfın ve yolsuzluğun hepimizin gördüğü hali. Ama hiç merak etmeyin Türkiye’nin kaynaklarının yalnızca Türk milleti için kullanılacağı günlere, çok az kaldı.”

“Geçmişe gitmek lazım”

Video, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in Ankapark ziyareti sırasında “Niye böyle bir dinozor merakı, takıntısı var onu anlamadım” sorusuna Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın “Geçmişine gitmek lazım” ifadeleriyle son buldu.

Paylaşın

Akşener’den ’13. Cumhurbaşkanı’ Sorusuna Dikkat Çeken Yanıt

‘Gönlünüzden geçen 13. Cumhurbaşkanı kimdir” sorusuna Akşener, ‘Siz şimdi Sayın Erdoğan’ın sinirini niye bozuyorsunuz?’ yanıtını verdi. Akşener, ‘Başbakan olunca ilk yapacağı ilk icraatı?’ sorusuna ise ‘İstanbul Sözleşmesi’ni imzalamak olacak.’ şeklinde yanıt verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Instagram hesabından canlı yayın yaptı.

Yayını “Merhaba, dün Balıkesir’de esnaf ziyaretindeydim, bugün de İstanbul’da evimdeyim. Dedim ki takipçilerime, sizlere zaman ayırayım sorulularınızı bekliyorum” diyerek duyuran Akşener’e sorulan sorular ve yanıtları şöyle:

– AK Parti ile ittifak yapar mısınız? Ona göre oy vereceğim.

Akşener: Yapmam ona göre oy ver

– Gönlünüzden geçen 13. Cumhurbaşkanı kimdir efendim.

Akşener: Siz şimdi Sayın Erdoğan’ın sinirini niye bozuyorsunuz?

– Meral Akşener Başbakan olunca ilk yapacağı ilk icraatı?

Akşener: İstanbul Sözleşmesi’ni imzalamak olacak.

– Meral abla Suriyelileri ne olur vatanlarına geri gönderin.

Akşener: Olur, göndereceğiz.

-Böyle her şehri gezmeye devam edecek misiniz?

Akşener: Her şehri gezdik ikinci kere her şehri gezmeye devam edeceğiz.

– Başkanım insanlar yokluk içinde değil varlık içinde yaşayabilecek mi?

Akşener: Elbette. Hırsızlığı engelleyeceğiz, israfı engelleyeceğiz, çalmayacağız, çaldırmayacağız ve varlık içinde yaşayacaksınız.

– Meral Hanım ne olur bizi bu iktidardan kurtarın.

Akşener: Başüstüne.

– Bu kadar enerjiyi nereden buluyorsunuz?

Akşener: İnancımdan buluyorum. Çünkü bu ülkeden aldım, sizin için geri ödemeye çalışıyorum. Bu arada birazcık da marazadan besleniyorum.

– Ne olur bu adam gitsin artık.

Akşener: Merak etme gidecek.

– Gençleri umutlandırmak için bir cümle kursanız bu ne olurdu?

Akşener: Az kaldı.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın