Akşener’in “İmralı” İddiasına Bakan Bozdağ’dan Yalanlama

İYİ Parti Lideri Akşener’in “hükümet seçim öncesi ‘İmralı’ya adam gönderip yardım istedi'” açıklamasını yalanlayan Bakan Bozdağ, “Olmayan bir görüşmeyi varmış gibi gösterip algı oluşturmak ahlaki bir yaklaşım değildir” dedi.

Bakan Bozdağ, açıklamasının devamında, “Söylediğimiz çok açık; siz HDP’nin desteklediği, Kandil’in oy verin çağrısı yaptığı adaya destek veriyorsunuz. Yalansa söylesin; ‘İyi Parti’nin desteği yok’ desin.” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Daha yeni İmralı’ya adam gönderdiler, yardım istediler. Kimin gönderildiğini biliyorum. Siyasetçi olsa adını hemen söylerim. Yargıdan birini gönderdiler” açıklamasına yanıt verdi.

Milliyet yazarı Didem Özel Tümer’e konuşan Bozdağ, şunları kaydetti: “Tamamen yalan söylüyorlar. Yani gidecek bir yargı mensubu böyle bir görüşme yapacak. Bundan Adalet Bakanlığı’nın, devletin, ilgililerin bilgisi olmayacak. Böyle bir görüşme yok. Akşener onu diyeceğine bak Kandil açıklama yapıyor; ‘biz Kılıçdaroğlu’nu destekliyoruz’. İşte Bese Hozat, ‘Kılıçdaroğlu kazanmazsa iç savaş çıkar’ diyor.

HDP Eş Genel başkanları, ‘bir oy bize, bir oy Kılıçdaroğlu’na’ diyor. ‘Terörün, HDP’nin olduğu yerde olmayız, onların desteklediğini desteklemeyiz’ dedi. Şimdi Mithat Sancar, ‘bizim Kılıçdaroğlu’yla hedef birliğimiz var’ diyor. Demek ki Kılıçdaroğlu’yla hedef birliği olanlar sadece altılı masada oturanlar değil. Kandil’in de HDP’nin de var. Buna çıkıp niye bir kelam etmiyor?

Olmayan bir görüşmeyi varmış gibi gösterip algı oluşturmak ahlaki bir yaklaşım değildir. Söylediğimiz çok açık; siz HDP’nin desteklediği, Kandil’in oy verin çağrısı yaptığı adaya destek veriyorsunuz. Yalansa söylesin; ‘İyi Parti’nin desteği yok’ desin.”

Akşener ne demişti?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener iki gün önce yaptığı açıklamada, hükümetin seçim öncesi “İmralı’ya adam gönderip yardım istediğini” öne sürmüştü. Akşener, 28 Mart’ta gerçekleştiğini öne sürülen görüşmeyle ilgili ‘yargıdan biri’nin gittiğini iddia etmişti.

İYİ Parti Lideri Akşener, “Daha yeni İmralı’ya adam gönderdiler, yardım istediler. Kimin gönderildiğini biliyorum. Siyasetçi olsa adını hemen söylerim. Yargıdan birini gönderdiler” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: PKK’lıysam Beni Tutuklayın Şerefsizler

Afyonkarahisar’da halka hitap eden İYİ Parti Lideri Akşener, “14 Mayıs’ta İYİ Parti’ye oy verirseniz, 13. Cumhurbaşkanı olarak Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu seçerseniz Türkiye’ye bu bir darbe olacakmış, biz HDP, PKK, şununla bununla haşır neşir olacakmışız… Yalnız ben şimdi, çok enteresan… Yahu ben ne şanssız insanım; bu ülkenin en uzun sınır dışı harekatının altında imzası olan tek içişleri bakanıyım, PKK ile mücadelede o imzayı atan benim.” dedi ve ekledi:

“Afyon’da PKK’lıyım, Diyarbakır’da faili meçhulcüyüm. Ya arkadaşlar kafayı mı yediniz? Benim dokunulmazlığım yok, eğer ben PKK’lıysam derhal beni tutuklayın şerefsizler, derhal tutuklayın ne işe yarıyorsunuz. Bir PKK’lıya, bir teröriste, bir haine nasıl tahammül ediyorsunuz? Tutuklayın beni, doğruysa. Ya da iftira etmeyin iftira! PKK kanlı bir terör örgütüdür, onunla mücadele etmek herkesin boynunun borcudur, etmeyen haindir! PKK ile barışmaya çalışan hain oğlu haindir.”

İYİ Parti lideri Meral Akşener, seçim çalışmaları kapsamında Afyonkarahisar’da vatandaşlara hitap etti. Akşener, 14 Mayıs seçimlerini siyasi darbe girişimi olarak niteleyen İçişleri Bakanı ve AKP İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı Süleyman Soylu’ya sert sözlerle yanıt verdi:

“‘214 Mayıs’ta bunlar kazanırsa bu bir darbedir.’ Bu o kadar ayıp bir şey ki, millet iradesine darbe demek kadar ayıp, ahlaksız bir söz olamaz. Demokrasi şudur; bu millet ister birilerini seçer… Muhterem, 21 yıldır bu millet seni seçti. Biz de sana amenna dedik milletimizin kararına uyduk. Çünkü millet bir karar verir. Yahu arkadaş bu kadar basit bu iş. Ama yetkiye, güce doymadınız, hırsızlığa, haksızlığa doymadınız. Onun için de milletin iradesinden kaçıyorsunuz.

Bu ülkenin en uzun sınır dışı harekâtının altında imzanı olan tek İçişleri Bakanıyım. PKK ile olan mücadelede o imzayı atan benim. Yahu, Afyon’da PKK’lıyım, Diyarbakır’da faili meçhulcüyüm. Arkadaşlar kafayı mı yediniz? Her yerde aynı adamlar farklı şeyleri söylüyor. Eğer ben PKK’lıysam benim dokunulmazlığım yok. Ben PKK’lıysam derhal beni tutuklayın şerefsizler.

Ne işe yarıyorsunuz? Bir teröriste, bir haine nasıl tahammül ediyorsunuz? Tutuklayın beni. Ya da iftira etmeyin. PKK kanlı bir terör örgütüdür, onunla mücadele etmek herkesin boynunun borcudur. PKK ile barışmaya çalışan hain oğlu haindir. Bana laf eden çakallar, sağ elinizde Hizbullah var sizin. Gaffar Okkan’ın katilleriyle berabersiniz. Kime laf ediyorsunuz?”

Paylaşın

Akşener’den Seçim Yorumu: Birinci Turda Bitecek Gibi

İYİ Parti Lideri Akşener, katıldığı bir televizyon programında, “Ben sayın Oğan’ı tanırım. Onun MHP Genel Başkan olmak hedefi var. Sayın İnce’yi Millet İttifakı’na buyur gelin deseler memnun olurum demiştim. Hala aynı yerde duruyorum. Sayın Kılıçdaroğlu sayın Erdoğan’ın rekabetinin ikinci tura kalmasına sebep olur mu bilemiyorum. Herhalde haftaya netleşir” dedi ve ekledi:

“Sonuç ne olursa olsun haklarıdır, saygı duymak gerekir. Bizi partimizin adayı sayın Kılıçdaroğlu olduğu için, ekstradan çalışıp eksilecek oylarını İYİ Parti üzerinden tamamlamaya çalışıyoruz. Birinci turda alınacak gibi görünüyor, bu iki aday arkadaşımızdan bağımsız olarak söylüyorum bunu.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk’te yayınlanan Teke Tek programında Fatih Altaylı’ya açıklamalar yaptı. Akşener’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

Ciddi bir sendeleme oldu. Fakat yapılan işin Akşener’in şahsıyla ilgili olmadığını, İYİ Parti’nin tüzel kişiliğine dair oy için bile durum olmadığını insanlar anladı. Şu anda sayın İmamoğlu, sayın Yavaş, ben, sayın Kılıçdaroğlu ve diğer arkadaşlar çalışınca, bu seçimi kazanmaya dair endişelerin giderilmesinin sağlandığını sahada görüyor ve inanıyorum.

Anketlerde de yükselmeler var. En düşük oyumuzun yüzde 15 olacağına dair bir kanaat var. Bizim veri işleme departmanın başında Birol Aydemir var. Hiçbir anket şirketini suçlayamam. Hepsini saygıyla karşılıyorum. Üç kağıt vardır, yoktur bilemem. Bunların ortalamasından böyle bir simülasyon yaptı Birol Bey. En kibar halimle anket yapanların işin stratejisine soyunmasını doğru bulmuyorum.

Anlaşılan o ki, benim yapmaya çalıştığımı, arkadaşlarımızın yapmaya çalıştığını vatandaşlarımız anladı. Şimdi birinci turda kazanmak konuşuluyor. Birinci turda alacağız biz. Halkın feraseti bazılarından üzgün. İkide bir ‘Meral hanım çalışacak mı?’ diye saçma sorular oluyor. Şu anda 22 noktayı tamamladım. İzmir’deki miting muhteşemdi. Bizim yaptığımız mitinglerde de Kemal Bey’in adını andığımda alkış kopuyor.

Siyasete DYP’de başladım. Siyasi terbiyemi DYP’de aldım. Siyasi duruş denen ideolojik diyebileceğim tutum gençliğimden, ailemden kaynaklanır. Kendimi Türk milliyetçisi olarak tarifleyen insanım. DYP’de şöyle bir durum vardı. Annemin ailesi DP’nin tam göbeğindedir. İslamcı kesim, o gelenekten gelenler çok fazla bu işin içinde değillerdi.

Din üzerinden kavgayı DP-CHP yapmıştır. Biraz eşraf olmanın getirdiği üstencilik vardı. Ondan gelen çekingenlik vardı. Kemal Bey’in şahsına dair samimi bir biçimde insanları kamplaştırmadan kucaklamaya yönelik durumu var. Sayın Erdoğan ve arkadaşların çılgın konuşmaları karşılığında ekonominin berbat oluşu, evlerde açlığın konuşuluyor olması ve kadınların sahaya inmiş olması. Gittiğim yerlerde kadınlara bakın. Evde ceremeyi çeken kadınlar olduğu için. Sınıfsal olarak her bir sınıfın, her yaşın, her inancın kadını var. Tülbentlisi var. İpeklisi, şalvarlısı, pardösülüsü. yeleklisi var.

“Erdoğan zamanında eşimi aldattığım ima edildi”

Benim ağrıma gitmesi de o kadar değil. 2015 yılında bir şey fark ettim. Korunaklı bir ailede büyümüşüm. Evin en küçüğüm. Korunaklı kız çocuğu olarak büyüdüm. Bir yanlışlıkla karşılaşmadım. O dönemin siyasetinde de, harıl harıl medya ile işadalarımla, 28 Şubat’ta kavga ettik. Hiç kimsenin aklına cinsiyetim üzerinden söz söylemek gelmedi. 5 vakit namaz kıldığı her seferinde altı çizilen sayın Erdoğan zamanında eşimi aldattığım ima edildi. Fosforlu dendi, evim basıldı. MHP’nin önemli siyasetçilerinden bir tanesi, ki abimin arkadaşıydı. Bizler için nesebi gayri sahih dedi. Analarımızın ve bizim babalarımızın başkası olduğu. Bu şahsa annem, 84 yaşındaki annem kahve pişirip vermiştir. Bu arkadaş mahkemede beraat etti. En son ahaber’de gene cinsiyetim üzerinden yine cümle kuruldu.

Bu meğerse bütün kadınlara yapılan bir işmiş bu dönemde. Azmasının sebebi sayın Erdoğan’ın bu konuda çok rahat olması. Bütün kadınlara sürtük dedi. Çürük dedi. Çürüğün sokaktaki anlamını bilmez miyim? Bu mücadeleyi çok sert verdim. Sürekli mahkemeye gittim, hepsi beraat etti. Cinsiyetiniz üzerinden koca soru işareti oluşup, gülerek yapılan tarif. Benim abim kanserdi o zaman, vallahi öldürürdü. Ama kıpırdamıyordu. Eşiniz, oğlunuz var. Düşünüyorsunuz bunların arkadaşları ne der? Benim gibi korunaklı bir ailenin kızıyım.

Nasıl bir şey? Kadınlar çok şeye maruz kalıyor ama kocasına söyleyemiyor katil olmasın diye. Çok eziliyoruz Fatih Bey. İster ekonomik durumu iyi olsun, ister fakir olsun. İster tahsilli, ister tahsilsiz olsun. Allah şahidimdir, bu seçimin alınmasına bu derece kelle koyma sebebi biraz da budur. 67 yaşındayım. Bir babaanneye, evli barklı kadına bunlar rahat rahat söylenebiliyorsa. İsmail Kahraman bana ‘Meral Kılıçdaroğlu’ dedi. Varın tahmin edin. İsmail Kahraman denen şahsa çok itibar ederdik. Hepsini mahkemeye verdik, hepsi beraat ederdi. Ekstradan destek istiyorum. Sayın Erdoğan bunlara göz yumarsa. Balık baştan kokarmış. Sayın Erdoğan, benim abime ‘Nihat abi’ derdi. Akciğer kanseriydi. Kıpırdayamayan bir insandı. Bu ülkede hukuk, guguk olmaması lazımdı.

Talep eden problemin oluşmasını engelleyemeye çalışır. Hem sayın Oğan’a hem sayın İnce’ye bağıranlar ona cinsiyet üzerinden tek kelime etmiyorlar. En azından eylem ve söylemler üzerinden manevi sopa yiyor. Ben hep cinsiyet üzerinden yedim. Ne sayın İnce ne de Oğan’ın hakarete uğramaları kesinlikle doğru değil. Ben sayın Oğan’ı tanırım. Onun MHP Genel Başkan olmak hedefi var. Sayın İnce’yi Millet İttifakı’na buyur gelin deseler memnun olurum demiştim. Hala aynı yerde duruyorum. Sayın Kılıçdaroğlu sayın Erdoğan’ın rekabetinin ikinci tura kalmasına sebep olur mu bilemiyorum. Herhalde haftaya netleşir. Sonuç ne olursa olsun haklarıdır, saygı duymak gerekir. Bizi partimizin adayı sayın Kılıçdaroğlu olduğu için, ekstradan çalışıp eksilecek oylarını İYİ Parti üzerinden tamamlamaya çalışıyoruz. Birinci turda alınacak gibi görünüyor, bu iki aday arkadaşımızdan bağımsız olarak söylüyorum bunu.

Paylaşın

Akşener’den Erdoğan’ın “Her Türe Saygı Duyarız” Sözlerine Sert Tepki

Nevşehir’de halka seslenen İYİ Parti Lideri Akşener, “Birbirimize düşman edilen bir dil var. Ben bunu reddediyorum. Mesala dün sayın Erdoğan, Ankara’da ‘Alevilere saygı duyarız, her türe saygı duyarız’ Bu nasıl saygısızlıktır. İnsanız, biz insan. Sünni’siyle, Alevi’siyle insanız. Ne demek tür, tür ne demek…” dedi ve ekledi:

“Bu ülkenin cumhurbaşkanı bize tür diyor. Hayvan mıyız, bitki miyiz? Biz insanız Allah’ın yarattığı kuluz. Bir başkası çıkıyor diyor ki, “Millet İttifakı kazanırsa, erkek erkeğe evlilik olurmuş.” Bu nasıl bir fantezidir. Bütün psikiyatrları bu arkadaşları muayene etmeye davet ediyorum. Böyle devlet yönetilemez.”

Erdoğan ne demişti?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Ankara mitinginde, CHP liderinin Alevi kimliği ile ilgili yaptığı açıklamalara dikkat çekerek, Kılıçdaroğlu ve CHP’yi, marjinal örgütlerin, LGBT savunucularının, küreselcilerin “koç başı” haline getirdiğini savunmuş ve eklemişti:

“Yahu sana kim dedi Alevi misin, değil misin? Bizim Alevi’ye de saygımız var her türe de saygımız var. Bunu söylemene ne gerek var? Sen Aleviliğini yaşa ama anlatmaya gerek yok. Bu tablo CHP ile hiçbir ilgimizin olmamasına rağmen bizi bile rahatsız ediyor. CHP’nin arkasına takılıp giden diğer partilerdeki kardeşlerimiz için de aynı durum söz konusu.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Nevşehir’de konuştu. Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle:

“Birbirimize düşman edilen bir dil var. Ben bunu reddediyorum. Mesala dün sayın Erdoğan, Ankara’da ‘Alevilere saygı duyarız, her türe saygı duyarız’ Bu nasıl saygısızlıktır. İnsanız, biz insan. Sünni’siyle, Alevi’siyle insanız. Ne demek tür, tür ne demek…

Bu ülkenin cumhurbaşkanı bize tür diyor. Hayvan mıyız, bitki miyiz? Biz insanız Allah’ın yarattığı kuluz. Bir başkası çıkıyor diyor ki, “Millet İttifakı kazanırsa, erkek erkeğe evlilik olurmuş.” Bu nasıl bir fantezidir. Bütün psikiyatrları bu arkadaşları muayene etmeye davet ediyorum. Böyle devlet yönetilemez.

80 ihtilalinden önce MHP Kocaeli İl Başkanlığı yapmış bir abinin kız kardeşiyim. Abim akciğer kanseriydi ve o kadar acı çekti ki… Ağır işkenceden geçmiş biriydi. Onun kardeşi Meral Akşener’e, bir eşe, bir anneye sayın Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı döneminde bir tv kanalında dendi ki ‘kocasını aldattı.’ Bu ne demek benim için biliyor musunuz? Benim için ölümdür.

Benim için ölümden beterdir. Sonra gördüm ki herkese, bütün kadınlara yapılıyormuş. Verdim mahkemeye 3 şerefsiz beraat etti. Abim kanser yatıyor hastanede öyle ahlar çekti ki… Ben öyle bir şey yaptıysam ailem için katlim vaciptir. Ama yapmadıysam da siz biliyorsunuz. Şimdi bu ah herkese yeter. Sonra devam etti. İsmail Kahraman denen adam, ‘Meral Kılıçdaroğlu’ dedi, ölmüş abimin arkadaşlarına. Mahkemeye verdim, beraat etti.

Evim basıldı beraat etti. Bunu yapanların başındaki bana torunuma gayrimeşru yazdırdı, 9 aylık torunuma. Her şeye göz yumuldu. En son geldiği nokta Sinan Ateş katledildi. Özellikle abimin arkadaşları… Nihat Gürer’in kız kardeşinin eline terörist eli değer mi? Ölür o ölür… Ama Erdoğan’ın sağ elinde Hizbullah var, sol elinde PKK var.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Her Aileden Bir Oy İstiyorum

Millet İttifakı’nın İzmir mitinginde konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Her aileden bir oy istiyorum. Çünkü şu ana kadar en çok eziyet gören benim. Bize ‘sürtük’ dendi, bana ‘fosforlu’ dendi. Her aileden bir oy istiyorum. Moralim için istiyorum, ailem için istiyorum, torunum için istiyorum.” dedi.

Haber Merkezi / Millet İttifakı’nın İzmir mitingi Gündoğdu Meydanı’nda yapıldı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, mitingde bir konuşma yaptı. Akşener, konuşmasında özetle şunları söyledi:

“İzmir’e gavur diyenler, Cumhuriyet’imize kuranlara da ‘İki ayyaş’ dediler. Sonra ne oldu? O ‘iki ayyaş’ sözüne karşı önce kadınlar, sonra gençler ayağa kalktı ve 14 Mayıs akşamı 13. Cumhurbaşkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu makamına oturtacağız. Ama sayın Erdoğan ve arkadaşlarını da nezaketle emekli edeceğiz.

“Her aileden bir oy istiyorum. Çünkü şu ana kadar en çok eziyet gören benim. Bize ‘sürtük’ dendi, bana ‘fosforlu’ dendi. Her aileden bir oy istiyorum. Moralim için istiyorum, ailem için istiyorum, torunum için istiyorum.”

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayları İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu katıldı.

Binlerce kişinin bulunduğu Gündoğdu Alanı’na liderler meydana deniz yoluyla geldi. Mitinge gelen İzmirliler, hep birlikte kalp işareti yaptı.

Meydandaki bir binaya Kılıçdaroğlu’nu süper kahraman gibi gösteren ve üzerinde “İlk turda bitirelim. Ben Kemal, geliyorum” yazısının yer aldığı pankart asıldı.

Mitingde bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu, “5 milyon 300 bin genç ilk kez sandığa gidecek ve oy kullanacak. Ben sandığa gittim ve otoriter yönetimi değiştirdim diyerek çocuklarına anlatacaklar” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Millet İttifakı partilerinin liderleri ile İmamoğlu ve Yavaş da birer konuşma gerçekleştirdi.

Mansur Yavaş ise, “Biz nefret dilini yok edeceğiz” ifadesini kullanırken, İmamoğlu da, ” Millet İttifakı’nın kadroları liyakatli kadrolardır. Türkiye’nin sorunları çözülsün istiyoruz; mutfaktaki yangın sönsün, paramız pul olmasın” diyerek ekonomik gelişmelere atıfta bulundu. Tunç Soyer ise, “14 Mayıs’ta hep birlikte ülkemizi ‘adalet olmadan kalkınma olmaz’ dedi.

Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, “14 Mayıs’ta bir zihniyet değişikliğine ihtiyacımız var” açıklamasında bulundu.

Babacan miting sırasında şu sözleri kaydetti: “2003’te Sertap Erener bize büyük bir gurur kazandırmıştı. Birinci olmuştu. Yine başaracağız. Madonna’yı, Metallica’yı, Rammstein’ı, U2’yu, çok sayıda müzisyeni kendi ülkemizde ağırladık. Hepsi geldi Türkiye’ye. Türkiye bütün Avrupa’nın göz bebeği oluyor. Ne zaman? Düzgün yönetildiğinde. Yine dinleyeceğiz.”

Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal ise meydandaki kalabalığa işaret ederek, “Bu şehir kutlu bir şehir ve bu kutlu şehir tarihi sorumluluğunu tekrar yerine getiriyor. Demokrasi meşalesini bütün baskılara rağmen yere düşürmediniz. Bu meydan Türkiye’nin yarınlarının müjdesidir inanın bana” sözlerini dile getirdi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Sinan Ateş’in katillerini bulacağız. Adalet için mücadeleye hazır mısınız? Adil ekonomik düzen için söz veriyoruz. Siyaseten de zenginleşme dönemi sona erecek” sözleriyle meydana seslendi.

Paylaşın

Akşener’den Soylu’ya “Darbe” Yanıtı: Hadi Oradan Be!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun seçimlere ilişkin “siyasi darbe girişimi” olarak tanımlamasına tepki gösteren İYİ Parti Lideri Akşener, 14 Mayıs akşamı kazandığımızda Türkiye’de darbe olacakmış, hadi oradan be!” dedi.

Akşener, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın “Biz gidersek FETÖ kazanacak, FETÖ sevinecek” sözlerine ilişkin ise, “Sayın Bekir Bozdağ, biz kazanırsak, FETÖ kazanacakmış. 8 sene Meclis’i yönettim, senin kadar cıvık, FETÖ sözcüsü kimseyi görmedim. Bir FETÖ övgüsü, bir FETÖ övgüsü… başkalarına fırça” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul’da partisinin seçim koordinasyon merkezinin açılışında konuştu. Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle:

“Bunların hepsini 14 Mayıs akşamı attaya göndereceğiz ve liyakatin öne çıktığı, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün uygulandığı Türkiye’yi inşa edeceğiz. Bir oy Kemal’e, bir oy Meral’e… Tertemiz helal oylarınızla, bizi anlatarak, İYİ Parti’yi anlatarak… Pek çok hakarete ve iftiraya uğradık. İl Başkanımız, basın danışmanım saldırıya uğradı, evim basıldı, partimiz kurşunlandı. Alt tarafı bir seçime gidiyoruz sanki savaşa gidiyormuşuz gibi.

Sayın Bekir Bozdağ, biz kazanırsak, FETÖ kazanacakmış. 8 sene Meclis’i yönettim, senin kadar cıvık, FETÖ sözcüsü kimseyi görmedim. Bir FETÖ övgüsü, bir FETÖ övgüsü… başkalarına fırça. Bir başkası, ben Binali Yıldırım’a saygısı olan bir insandım; hadi İstiklal Marşı’nı okuyamadı, yaşlandı olabilir ama 14 Mayıs seçiminin ‘işgalci güçle’ bu biz oluyoruz, istiklal mücadelesi verenlerle olduğunu söylüyor.

Gerçekten yazıktır, günahtır, ahmaklıktır, saygısızlıktır. Bir başkası arkadaş erkek-erkeğe evliliğe takınmış, bu ülkede erkek-erkeğe evlilik mi var? hayırdır inşallah. 14 Mayıs akşamı kazandığımızda Türkiye’de darbe olacakmış, hadi oradan be. AK Parti’nin yöneticilerinin yaptığı konuşmalar bu ülkeye yönelik tehdittir. Bu tehdidi bertaraf etmek için her bir kardeşim, başka arkadaşını alarak oy kullanmaya gidecek ve İYİ Parti’yi birinci yapacaksınız.

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı hepimizin güvenliğinden, namusunun, şerefinin korunmasından sorumludur. Arkadaş diyor ki; Bizleri Gabar ve Cudi’ye gömecekmiş. Ben orada şehit olarak gömülmeye hazırım, sen hazır mısın muhterem? Ayıp olan şu Sayın Erdoğan, senin sol elinde PKK var. Sen bebek katilinin kardeşine ‘Bizim Mehmet’ diyorsun, sağ elinde ise Hizbullah var, onlar da Gaffar Okkan’ın katilleri. Her iki terör örgütüyle sen el ele, kol kolasın. İnsanları gergin gergin seçime götüremeyeceksin, biz buna engele olacağız.”

Paylaşın

İYİ Parti’de Aytun Çıray İle Müsavat Dervişoğlu Arasındaki Sert Tartışma Devam Ediyor

İYİ Parti’de Aytun Çıray’ın katıldığı bir programda kullandığı, “Belki yakından takip edilmez, çok önemli bir iş değildir ama son yapılan İzmir’deki il başkanlığı seçiminde Müsavat Dervişoğlu bir aday çıkardı, ben bir aday çıkardım, benim çıkardığım aday kazandı” sözlerine Müsavat Dervişoğlu’ndan sert yanıt geldi.

Müsavat Dervişoğlu, “Kongrede desteklediğin il başkan adayının olduğuna dair tek bir açıklamanı göster siyaseti bırakacağım. Utanmazlığın da bir sınırı vardır ama utanması olana… 14 Mayısı bekle!..” dedi.

Aday listelerine tepki göstererek milletvekilliği adaylığından çekilen İzmir Milletvekili Aytun Çıray ile Müsavat Dervişoğlu daha önce de tartışmışlardı.

İYİ Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray ile İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu arasındaki tartışma devam ediyor.

Aytun Çıray, CNN Türk’te katıldığı programda, “Ben bu partinin kurucu genel sekreteriyim. Birçok bölgede ittifaklar konusunda, Millet İttifakı konusunda, diğer konularda katkısı olmuş birisiyim. Benim taban sorunum da yok” dedi.

Aytun Çıray, şunları söyledi: “Belki yakından takip edilmez, çok önemli bir iş değildir ama son yapılan İzmir’deki il başkanlığı seçiminde Müsavat Dervişoğlu bir aday çıkardı, ben bir aday çıkardım, benim çıkardığım aday kazandı. Benim tabanla ilgili bir problemim yok. Hiç kimseyle bir problemim yok, ben sadece ilkesel davranıyorum.”

Aytun Çıray’ın sözlerine Müsavat Dervişoğlu’ndan sert yanıt geldi.

Sosyal medya hesabından Aytun Çıray’a yanıt veren Müsavat Dervişoğlu, “Sen kongre sürecinde tarafsızlık teranelerinde bulunan, çeyrek adamların arkasında saklanan bir siyasi sahtekar ve zafer hırsızısın” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, “Kongrede desteklediğin il başkan adayının olduğuna dair tek bir açıklamanı göster siyaseti bırakacağım. Utanmazlığın da bir sınırı vardır ama utanması olana… 14 Mayısı bekle!..” dedi.

Aytun Çıray ise Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerinin ardından İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i etiketledi.

“Sonsuza kadar susacağım”

Aytun Çıray ile Müsavat Dervişoğlu daha önce de tartışmışlardı. Aday listelerine tepki göstererek milletvekilliği adaylığından çekilen İzmir Milletvekili Aytun Çıray’a tepki gösteren Dervişoğlu, şunları söylemişti:

“DYP’de siyaset yaptın DYP’li, ANAP’ta siyaset yaptın ANAP’lı, CHP’de siyaset yaptın CHP’li hiç olmadın. Vekillik koparabilmek için MHP ve AK Parti’de de bulunmak istedin ama beceremedin.

İYİ Parti’de ise zaten en başından itibaren sadece problem oldun. Siyaset yaptığın partilerde şahsına kefil olacak 5’er kişi bul sonsuza kadar susacağım. Ne yaparsan yap, bu zamana kadar herhangi bir faydana şahit olmadığımızdan, vermeyi planladığın zarardan asla endişe duymayız.

Ayrıca sen kimsin ki, İYİ Parti’ye zarar verebilesin? Merak etme 14 Mayıs akşamı, hem bu ceberrut iktidardan, hem de senin gibi bir musîbetten kurtulmanın bayramını yaşayacağız.”

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Millet İttifakı’ndan Sandık Güvenliği Hamlesi

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kaldı. CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı’ndan seçim güvenliği için dikkat çeken bir hamle geldi.

Millet İttifakı, Doğu ve Güneydoğu’da seçim güvenliğini tesis etmek için, Saadet, Gelecek, Deva ve Demokrat Parti’nin sandık kurulu üyelerini, CHP ve İYİ Parti üzerinden gösterdi.

Millet İttifakı, Doğu ve Güneydoğu’da seçim güvenliği için çalışma başlattı başlattı. Yapılan çalışma çerçevesinde her okulda bir görevli olacak. Sonuçları anında parti merkezine iletecek. Kurmaylar seçim günü bölgeye gidecek.

Seçime 17 gün kala sandık güvenliği çalışmalarını sürdüren Millet İttifakı’nda; DEVA, Gelecek, Saadet ve Demokrat partileri, CHP ve İYİ Parti’nin sandık kurulu üyeliklerindeki açığını kapatmak için 23 Nisan itibarıyla üyelerini iki partinin listelerine kaydettirdi.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre 6’lı masanın seçim güvenliği komisyonunun üyeleri, “Dört parti seçime kendi logosuyla girmediği için sadece CHP ve İYİ Parti sandık kuruluna üye verebiliyor. Bu nedenle 4 parti de geride kalan pazar günü itibarıyla sandık kurulu üyesi olmak için adlarını İYİ Parti veya CHP listelerine kaydettirdi. Yani şu an Türkiye’de boş yer kalmadığını söyleyebiliriz” bilgisini paylaştı.

Sandık başında duracak görevlilere ilişkin de bilgi veren kurmaylar, “Her oy kullanılacak okulda neredeyse bir yetkili avukatımız var. Sonucu il merkezine ve genel merkezlere iletecek sorumlular da belirlendi. Seçim günü sandığın başında gezici olarak görev yapacak gözlemcilerimiz de olacak” dedi.

Doğu ve Güneydoğu’da bazı köylerde riskli alanlar olduğunu söyleyen kurmaylar, “Buralara dışarıdan takviyelerle, gönüllülerle açığı kapatmak istiyoruz” dedi.

Paylaşın

Akşener’den Erdoğan’a Sert Tepki: Sen Kimi Gömüyorsun?

Kayseri’de halka seslenen İYİ Parti Lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı dili eleştirerek, “Her siyasi parti seçmenine konuşmalı, o konuşmaların tamamı projeler, hizmet üzerinden olmalı. Recep Bey çıkıyor bizi gömmekten bahsediyor. Sen insanların hem iaşesinden, hem güvenliğinden sorumlusun. Sen kimi gömüyorsun? Bu nasıl bir dildir?” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan, konuşmalarında Millet İttifakı bileşenlerini kastederek “14 Mayıs’ta siyasi mevta olacaklar” ifadesini kullanmıştı.

Erdoğan’a seslenen Akşener ayrıca “Ey Recep Bey, sol elinde PKK var senin, sağ elinde Hizbullah, Gaffar Okkan’ın katilleri olan Hizbullah” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Kayseri’de mitinginde halka seslendi. Akşener’in açıklamaları şöyle:

“Biz İYİ Parti olarak çok önemli bir iddia ortaya koyduk. Birinci parti çıkacağız ve ben Başbakan olacağım. Çünkü bugün burayı şereflendiren, bugün bu meydanları doldurur hale getirebilmek için 2017’den beri çektiğimiz çileleri ödediğimiz bedelleri verdiğimiz mücadelemizin şerefi işte bu meydanlar sonucudur. Ve Burayı şereflendiren her bir kardeşimin karşısında en derin saygılarımla selamlıyorum.

İYİ Parti kuruluş aşamasından bugüne kadar her türlü iftiraya tehdide kötülüğe yanlışa maruz kalıp bir kişi bile bugüne kadar İYİ Parti’ye yapılan bu yanlışlar karşında korkup kaçmamıştır O nedenle bizim partimiz cesurlar hareketidir. Bizim partimiz kurulduğu andan itibaren Türkiye’nin sigortasıdır. İYİ Parti olmasaydı 2018 seçiminde olmasaydık Meclis çoğunluğu hala AKP’nin elinde olurdu. Ve o tek adam sistemiyle İstanbul Ankara belediyeleri bizde olmazdı. Siz yaptınız siz dik durdunuz.

2002’den beri Türkiye’yi yöneten bir iktidar var. Hayırlı yaptıkları her şey için teşekkür ederiz. Ama güç insanı bozuyor. Mutlak güç iki kere bozuyor. Şimdi bakın seçime gidiyoruz bayram gibi olması lazım. Bu meydanlarda her siyasi parti gelip seçmenine konuşmalı ve konuşmanın tamamı projeler üzerinden olmalıdır. Buna karşın Sayın Cumhurbaşkanı Recep Bey çıkıyor bizleri gömmekten bahsediyor. Yahu biz düşman mıyız. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Sen kimi gömüyorsun.  Sen kendine gel kendine gel.

Bu nasıl bir dildir. Bakınız 31 Mart’a giderken bir taraftan bizi PKK’lılıkla suçladılar. Bir taraftan da bebek katili Öcalan’ın kardeşini TRT’de konuşturdular.

3 Yıl boyunca ben esnaf esnaf gezdim Kayseri de dahil. Ne öğrendik. Seçmen velinimettir seçmenin derdinin dinlersin çözüm önerirsin seçim geldiğinde seçmen seni tartar oy verir selam verirsin vermez amenna dersin bir dahaki sefere gönlünü kazanayım dersin. Türkiye’de çok uzun zamandır bu yapılmıyor.

Çağlar ile Sami’nin derdini çözmek onu konuşmak yerine Meral Akşener PKK’lı diyorlar.. Allah Allah… Kayseri’de PKK’lıyım Diyarbakır da faili meçhulcuyum. Ben hangisiyim karar verin artık.”

Yavaş da Erdoğan’ın “Diyanet’i kapatacaklar” iddiasına cevap verdi

ABB Başkanı Mansur Yavaş ‘Diyanet’i kapatacaklar’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’a cevap vererek ‘ 6 liderden birisi dahi bunu söylediyse hem Ankara belediyesini bırakırım hem de adaylıktan çekilirim’ ifadesini kullandı.

Mansur Yavaş şunları söyledi:

“Sevgili Kayserililer biz seçime gidiyoruz. Bu millet kimi seçerse seçecek sonra herkes evine dönecek. Maalesef iktidar başkaları siyaset yaparken onlar çok hakir görerek siz anlarsınız diyerek seçime girmek serbest ama kazanmak yasak gibi bir davranışa giriyorlar.

Sayın Akşener’e parti kurulduğundan beri yapılan saldırılar iftiralar ve bunların karşılığında kimsenin cezalandırılmaması. Bunu niye anlatıyorum. Şuan hala korku ve nefret siyaseti aynen devam ediyor. Ben şöyle bakıyorum olaya. Millet İttifakı’ndan kimse Cumhur İttifakından kimseye ağzını açıp tek bir laf yapmıyor. ama bizler konuşmaya başlayınca illet zillet bir sürü laflarla karşılaşıyoruz.

Koltuğu bırakmak istemiyorlar bütün mesele burada. İftiranın birisi şu Diyaneti kapatacaklarmış. Burada söylüyorum Diyanet’in kapatılacağını 6 liderden biri söylediyse söz veriyorum Ankara belediyesini de bırakıyorum adaylıktan da çekiliyorum. Bunu nerde söylüyorlar Camide.

2019’da aday olduğumuzda yine aynı sözlerle karşılaştık. Arınç eski belediye başkanına ‘Ankara’yı parsel parsel sattı’ demedi mi. Rantların devam etmesi için yalan söylediler. Ankara’da 5 katrilyon eski dönemin borcunu ödedik.

Ayrıca bizden önceki yönetim metroyu beceremediği için Ulaştırma Bakanlığına devretmiş bir sözleşme yapılmış burayı belediye işletecek ve borcunu ödeyecek. 28 Nisan’da bir karaname çıktı ve 1,6 milyar lirayı Ankara’nın cebinden aldılar. Dediler bu akdar parayı nerden buluyorlar. Çalmazsan çırpmazsan yedirmezsen bu para bulunuyor.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Tarzan Zorda

Balıkesir’de halka seslenen İYİ Parti Lideri Akşener, “14 Mayıs’ta çok önemli bir seçime gidiyoruz. Bir tarafta bir haftada 36 bin imza atmak zorunda olan, her şeyi iki dudağının arasına bağlamış tek adam sistemi, ucube sistem; diğer tarafta ise demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü uygulamaya söz veren ve bunun arkasında duracak Millet İttifakı var” dedi ve ekledi:

Bir tarafta şu meydanlara çıkıp hiç utanmadan yalan söylemeyi, iftira atmayı marifet haline getirmiş Recep Bey; 31 Mart’ta cümlemize terörist demişlerdi hatırlayın. Bu iftiraların anlamı ne biliyor musunuz, Tarzan zorda. En son söylediği şu. Sayın Kılıçdaroğlu duruyor, ben de onun yanında duruyorum, Kılıçdaroğlu da bana dönüyor diyor ki ‘Abdullah Öcalan’ı çıkarmamız lazım’ ben de başımı sallıyorum. Oscar ödüllü bir tiyatro eseri, yalan eseri!”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Balıkesir’de düzenlediği mitingte konuştu. Akşener’in konuşmasından başlıklar şöyle:

“Bir oyunuz Kemal’e, bir oyunuz da Meral’e. Meral derken neyi kast ettim, İYİ Parti’ye bir oyunuz. İYİ Parti’ye oylarınızı istiyorum, Allah var başbakan olmayı çok istiyorum ama bedavadan olmaz, İYİ Parti’yi birinci parti yaparsınız olur. Herhangi bir şahısla, grupla, gruplarla pazarlık ederek yapabilecek bir tip değilim, beni tanıyorsunuz.

Helal oylarınızla elbette başbakan olmak istiyorum. 14 Mayıs’ta çok önemli bir seçime gidiyoruz. Bir tarafta bir haftada 36 bin imza atmak zorunda olan, her şeyi iki dudağının arasına bağlamış tek adam sistemi, ucube sistem; diğer tarafta ise demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü uygulamaya söz veren ve bunun arkasında duracak Millet İttifakı var.

“Tarzan zorda”

Bir tarafta şu meydanlara çıkıp hiç utanmadan yalan söylemeyi, iftira atmayı marifet haline getirmiş Recep Bey; 31 Mart’ta cümlemize terörist demişlerdi hatırlayın. Bu iftiraların anlamı ne biliyor musunuz, Tarzan zorda. En son söylediği şu. Sayın Kılıçdaroğlu duruyor, ben de onun yanında duruyorum, Kılıçdaroğlu da bana dönüyor diyor ki ‘Abdullah Öcalan’ı çıkarmamız lazım’ ben de başımı sallıyorum. Oscar ödüllü bir tiyatro eseri, yalan eseri!

Böyle bir yalan olabilir mi? Önce aynaya bak muhterem. Senin sol elinde PKK var, sağ elinde Hizbullah var!  Sol elinde bebek katili var, sağ  elinde Gaffar Okkan’ın katilleri var. Terör örgütleriyle sen el elesin. Ama bunlar ilk yalanları değil.  31 Mart’ta yaptığınız gibi suratlarına oylarınızla Osmanlı tokadı gibi yansıyacak. Çok uzun zamandır aziz milletimiz sadece ve sadece bu arkadaşların gözünde maraba oldunuz.

Birbirimize düşürülüp, iftiralarla, şapkalarını sallayıp, ceketlerini asıp oy aldılar. Ama artık 31 Mart seçimlerinden sonra her şey değişti. Bu arada bugün Mansur Yavaş Bey ile gelecektir buraya, onun da çok selamları var size.  Hatırlayın, Mansur Bey seçildiği takdirde Ankara’nın o faturaları PKK’lılar getirecekti hani, getir mi? DHKP-C’liler okuyacaktı faturaları… Böyle bir şey oldu mu olmadı? Balıkesir bir tarım şehri. Mansur Bey, Ankara’nın çiftçisine 4,5 milyar TL para kazandırdı.

Çünkü Mansur Bey çalmadı, çaldırmadı, adam kayırmadı, akrabalarını korumadı. Milletin parasını millete tekrar iade etti. Hizmet olarak götürdü. Dinozor meraklısı bir arkadaş var Ankara’da, niye dinozora takık? Tam 801 milyon dolar para harcamışlar o parka. Garibim dinozorlardan teller çıkmış.  16 milyar lirayı harcamışlar, üç kişi almış. 16 milyar lira Ankara’ya harcanmış olsaydı Ankara ne olurdu?  Ya da Balıkesir’de? Genç çocuklarımızın KYK borçları ödense ne olurdu?

Balıkesir’de, Ankara’da fabrikalar yapılsaydı ne olurdu? Balıkesir’de 50 bin insan kayıtlı işsiz. Utanın be utanın. Abdullah Öcalan’la akraba gibi olan sensin be! Bizim Mehmet diyorsun. Biz bu yün yumaklarına takılmayacağız. 15 Mayıs’ta inşallah İYİ Parti birinci parti, sayın Kılıçdaroğlu 13. Cumhurbaşkanı olduğu andan itibaren bir ay içerisinde 100 bin öğretmen atacağız. 15 Mayıs’ta inşallah İYİ Parti birinci parti, sayın Kılıçdaroğlu 13. Cumhurbaşkanı olduğu andan itibaren bir ay içerisinde 100 bin öğretmen atayacağız, derhal.

Çiftçinin ektiği bütün ürünlerin öncelikle taban fiyatını açıklayacağız. Bütün kredilerinizi yeniden yapılandırıyoruz. Diyelim ki çoban tuttunuz, çobanın SSK, Bağkur primi devlet olarak biz ödeyeceğiz. 3600 ek gösterge büyük bir haksızlık oldu, onları düzelteceğiz. 3600’ü sizden öğrenip ben söyledim.  Seçime gidince gitti. EYT’de yapılan haksızlıkları düzelteceğiz.

Mülakatı kaldırıp bu üçkağıtlara son vereceğiz. Allah beni size karşı utandırmasın.  En düşük emekli maaşı 7.500 lira oldu o da yeni yatacak. Bu arada 5500 liraydı. Emekli maaşlarının artırılmasının sebebi biziz. En düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracağız, doğrusu budur. Staj mağdurlarının mağduriyetini gidereceğiz.

Köy okullarını açacağız. Öğretmen, veteriner, ziraat mühendisi gidecek o köye.  Havza bazlı tarım yapacak.  Türkiye’yi bir hendek ülke yaptılar, Suriyeli kardeşlerimizin tamamı iki yıl içinde memleketlerine gidecek. 14 Mayıs akşamı Sayın Erdoğan ve arkadaşlarına teşekkür edip emekli edeceğiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nu da makamına alkışlarla oturtacağız. Eğer benim partimi birinci parti çıkarırsanız elbette ki Başbakan olacağım.”

Paylaşın