Dikkat Çeken Rapor: 15 Yaş Altı Doğum 1 Yılda Yüzde 25 Arttı

15 yaşın altında doğum yapanların sayısının 2022’de bir önceki yıla göre yüzde 25 artarak 147’ye çıktığı kaydedildi. Gebe 19 yaş altı sayısının ise son 22 yılda 2 milyon 88 bin 925’e çıktığı aktarıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye’de doğum yapan çocuklara ilişkin “Çocuk Gebelikleri Raporu” hazırladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden 15 yaş altı doğumların paylaşıldığı raporda, “15 yaşından küçüklerin yaptığı doğum sayısı ise 22 yılda toplamda 21 bin 87 oldu. ‘Hokus-pokus’ formülünü devreye sokan TÜİK’in marifetiyle 17 yaş altındaki kız çocukları arasındaki doğum oranı son 22 yılda sözde yüzde 24,49 azalırken, yaş grubu belirsiz doğumlar 130 bini buldu. Ülkemizdeki Adölesan doğurganlık hızı (19 yaş altı doğum) hâlâ Avrupa’nın neredeyse iki katı” ifadeleri kullanıldı.

Cumhuriyet‘ten Sarp Sağkal‘ın haberine göre, raporda, 15 yaşın altında doğum yapan çocukların sayısının 2022’de bir önceki yıla göre yüzde 25 artarak 147’ye çıktığı kaydedildi. Gebe 19 yaş altı sayısının son 22 yılda 2 milyon 88 bin 925’e çıktığı aktarılan raporda şu tespitler yer aldı:

“TÜİK verilerinde bile 15 yaş altı doğumlar son bir yılda arttı. Açıklamayıp gizledikleri istatistikler ise çok daha vahim ve çarpıcı. Küçük yaşta doğum oranları, aile baskısıyla okutulmayan yahut okuldan alınan kız çocukları arasında artış gösteriyor. 2015-2021 arasında doğum yapan 15 yaşından küçük 1.546 çocuğun yüzde 50’si, yani 779’u yalnızca ilkokul mezunuydu. 422’sinin ise herhangi bir okul bitirmediği görülüyor. 5 çocuk ise okuma yazma dahi bilmiyordu. Yine aynı dönemde doğum yapan 15-19 yaş grubuna mensup 427 bin 709 çocuktan 2 bin 960’sının okuma yazması bulunmuyor.

Yargı erki, kız çocuklarını küçük yaşta evlilikten ve cinsel istismardan korumakla mükellef olmasına rağmen ‘toplumsal dinamik’ bahanesine sığınıyor. Adalet sistemi, çocuğa yönelik cinsel istismarla mücadele etmek yerine 18 yaşından küçük olduğu halde gebe kalan çocuklara evlilik izni verilmesini ‘mücbir’ yani zorlayıcı neden olarak görüyor. Bu durum, istismarı hukuken meşrulaştırmaktadır.

Toplum baskısı, sosyal-zihinsel yozlaşma ve erozyon, istismara uğrayan çocuğu korumak yerine evlilik izni yoluyla ‘ailenin namusunu kurtarmaya’ yönlendiriyor. Bu bakımdan 2012-2021 yılları arasında mahkemeler tarafından reşit olmadığı halde 129 bin 547 çocuk için ‘evlenebilir’ kararı verilmesi, aslında istismarın kanun aracılığıyla yasal hale getirilmesi anlamına gelmektedir.”

‘Kız çocukları cinayete kurban ediliyor’

Rapora göre, erken evlilikler sonucunda ya da cinsel istismarla meydana gelen adölesan gebelik ve doğumlar, henüz ruhsal gelişimini tamamlayamamış kız çocuklarının eğitimlerinin yarım kalmasına, sosyal konumlarının toplum içinde ‘görünmez’ statüsüne gerilemesine ve ekonomik bakımdan kendisine cinsel, fiziksel ve psikolojik şiddet uygulayan erkeğe bağımlı kalmasına yol açıyor.

Raporda, “Türkiye’de genç ve çocuk nüfusun fazlalığı, sosyal, ekonomik, kültürel ve çevresel faktörlerin etkisiyle bu rapora konu olan sorun içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. İktidar her ne kadar ‘Namus cinayetlerini biz bitirdik’ dese de küçük yaşta zorla evlilikler ve çocuk gebelikleriyle birlikte şiddet her gün yeniden üretilmekte ve özellikle kız çocukları ‘canlı canlı’ cinayete kurban edilmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Paylaşın

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2022-2023 Sezonu Şampiyonu Manchester City

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2022-2023 sezonu final karşılaşmasında Manchester City ile Inter, İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nda karşı karşıya geldi. Karşılaşmayı 1-0 kazanan Manchester City, kupanın sahibi oldu.

Haber Merkezi / Tarihinde ilk kez kupayı müzesine götüren Manchester City’e kupayı getiren golü 68’inci dakikada Rodri kaydetti.

Manchester City’nin zaferiyle İstanbul’daki ikinci Şampiyonlar Ligi finalini de bir İngiliz takımı kazanmış oldu.

Maçın ardından gerçekleştirilen seremonide UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, kupayı takım kaptanı İlkay Gündoğan’a verdi. İlkay, daha sonra kupayı takım arkadaşlarına götürürken, Manchester Cityli oyuncular, kupayı havaya kaldırarak şampiyonluğu kutladı.

Barcelona ile birlikte 2009 ve 2011 yıllarında iki kez Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Guardiola, daha sonra çalıştırdığı Bayern Münih ve City’de Avrupa’nın en büyük kulüpler kupasını kazanma başarısı gösterememişti.

Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda 2005 yılında oynanan final maçında İngiltere’nin Liverpool ve İtalya’nın Milan takımları mücadele etmişti.

90 dakika ve uzatmaların 3-3 tamamlamasının ardından penaltılarda Milan’ı mağlup eden Liverpool şampiyon olmuştu.

UEFA, yaklaşık 72 bin taraftarın Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki finali takip ettiğini belirtti.

Atatürk Olimpiyat Stadı’nın doğu tribününün arkasında sponsorlar ve VIP bileti olanlar için ağırlama alanları hazırlandı.

İlk finaline 2020-2021 sezonunda Chelsea’ye karşı çıkan Manchester City, sahadan 1-0 mağlup ayrıldı.

Inter ise 1963-1964 sezonunda Real Madrid’i 3-1, 1964-1965 sezonunda Benfica’yı 1-0, 2009-2010 sezonunda Bayern Münih’i 2-0 yenerek kupayı müzesine götürdü.

İtalya ekibi, 1966-1967 sezonunda Celtic’e 2-1, 1971-1972 sezonunda Ajax’a 2-0 kaybederek kupayı kucaklayamadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan maçı BAE Devlet Başkanı ile FİFA ve UEFA Başkanları ile birlikte takip etti

Final maçının en önemli konuğu Birleşik Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan’dı.

Kardeşi Mansur bin Zayed Al Nahyan’ın sahibi olduğu Manchester City’nin maçı için İstanbul’a gelen Al Nahyan’ı, Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıladı. İki lider bir görüşme yaptıktan sonra final maçını da birlikte izlediler.

Erdoğan’la birlikte maçı izleyenler arasında FIFA Başkanı Gianni Infantino ile UEFA Başkanı Aleksander Ceferin de vardı. Cumhurbaşkanı dünya futbolunun patronları ile ayrı ayrı görüşmeler yaptı.

Açılış konuşması yapan UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, İstanbul’da bulunmaktan dolayı mutluluğunu ifade ederek hazırlık çalışmalarıyla ilgili teşekkür etti.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi ise ikinci kez böylesi dev bir finale ev sahipliği yaptıklarını belirterek, “Ancak heyecanımız da ve coşkumuz da ilkinden daha yüksek. Çünkü Şanlı Cumhuriyetimizin 100. yılında sizleri ülkemizde ağırlamanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

Paylaşın

Ekonomide Mehmet Şimşek Dönemi: 4 Günlük Fatura 1 Trilyon TL

CHP Milletvekili Özgür Karabat, Mehmet Şimşek’in 4 günlük faturasının 1 trilyon TL olduğunu vurgulayarak, “Döviz yavaş yavaş serbest bırakıldı. Dolar bir noktaya geldikten sonra büyük ihtimalle faiz silahı çekilecek. Dövizdeki artış durdurulup, sıcak paranın gelmesi sağlanacak. Ancak bu paralar yatırıma dönüşmeyecek. Kısa sürede faizini alıp gidecekler. Plan bu…” dedi.

Haber Merkezi / “203,3 milyar dolar olan kısa vadeli dış borç 3,9 trilyon liradan, 4,9 trilyon liraya çıktı” diyen Karabat, “Yani Türkiye’nin bir yıl içinde ödemesi gereken borcu 1 trilyon TL arttı. 2023 bütçesinin 4,6 trilyon TL olduğunu hatırlarsak tehlikenin ne kadar büyük olduğunu görürüz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, döviz kurundaki büyük sıçramaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karabat’ın sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirme şöyle:

“Rezervleri tüketen, ülkeyi yatırım değil rant üssüne çeviren AKP ekonomide yolun sonuna geldiğini anlayınca her türlü hakaret ettiği Batı’ya yanaşmak için Mehmet Şimşek’i geri getirdi. Peki, Şimşek’in maliyeti ne olacak?

Batı sermayesinin faizden kazanması için harekete geçildi. Hatırlayın, 28 Mayıs’ın ertesinde Avrupa liderleri mültecileri tutacağı için Erdoğan’a minnet dolu tebrik mesajları yağdırıyorlardı. Şimdi de alacakları faiz için avuçlarını ovuşturuyorlar.

Döviz yavaş yavaş serbest bırakıldı. Dolar bir noktaya geldikten sonra büyük ihtimalle faiz silahı çekilecek. Dövizdeki artış durdurulup, sıcak paranın gelmesi sağlanacak. Ancak bu paralar yatırıma dönüşmeyecek. Kısa sürede faizini alıp gidecekler. Plan bu…

Peki, bize faturası ne olacak? Türkiye’nin dış borcu 459 milyar dolar. Doları seçim öncesi zar zor 19 TL’de tuttular. O zamanki borç 8,7 trilyon liraydı, şimdi ise kuru 24 TL’den ele alırsak 11 trilyon TL.

203,3 milyar dolar olan kısa vadeli dış borç 3,9 trilyon liradan, 4,9 trilyon liraya çıktı. Yani Türkiye’nin bir yıl içinde ödemesi gereken borcu 1 trilyon TL arttı. 2023 bütçesinin 4,6 trilyon TL olduğunu hatırlarsak tehlikenin ne kadar büyük olduğunu görürüz.

Büyük bir ihtimalle sert bir faiz artışıyla birlikte kur frenlenecek ve ekonomi soğutulacak. Böylece dövize olan talebin azalması sağlanacak ama diğer taraftan işsizlik de patlayacak.

Kurun önünü açarak aslında TÜİK’in enflasyonunun yalan olduğunu itiraf etmiş oldular. Enflasyona paralel artmayan dolar kuru, döndü dolaştı patlama noktasına geldi. Sonuçta düşük enflasyon verileri ile işçinin, memurun ve emeklinin hakkı çalındı.

AKP’nin beceriksiz politikasının faturasını orta ve alt gelir grubu vatandaşlarımız ödeyecek. Yani ülkenin %80’ine fatura kesildi. Milli gelirin %48’ini elinde bulunduran nüfusun %20’si ise bundan etkilenmeyecek.

Araç saltanatı, bakan yardımcılıkları, ballı koltuklar, sarayın harcamaları, 3-4 yerden alınan maaşlar, AKP teşkilatlarına havadan verilen kadrolar başta olmak üzere adımlar atılması gerekiyordu. Biz bunları yapacaktık. Ama AKP faturayı ilk halka kesiyor. Rantına dokunmuyor.

Bütçe açığı, dış ticaret dengesizliği, ithalata bağımlılık, finansman zorlukları, müteşebbislerin durması, genç nüfusun geleceğe güvensiz bakması gibi onlarca problem dururken Şimşek sadece gündemi oyalar…”

Paylaşın

Hayat Pahalılığının En Fazla Arttığı Şehir “İstanbul”

Kentlerin Hayat Pahalılığı Raporu’na göre, İstanbul, hayat pahalılığının bir yılda en fazla arttığı şehir oldu. İstanbul geçen yıla göre 95 sıra yükselerek dünyanın en pahalı 108. kenti oldu.

Steven Kilfedder, bu yükselişle ilgili olarak, “Şehir Ukrayna’daki savaştan etkilendi ancak artışın temel sebebi yeniden seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi politikaları sonucunda fiyatların yüzde 80’e yakın artması oldu. Kiralar, özellikle Şubat ayındaki depremler nedeniyle yerlerinden edilen Türk vatandaşlarının etkisiyle yükseldi” dedi.

Ülkeleri dışında çalışanlar için danışmanlık hizmetleri sağlayan ECA International, kentleri hayat pahalılığına göre sıraladığı Hayat Pahalılığı Raporunun sonuçlarını açıkladı.

Listede hayat pahalılığının bir yılda en fazla arttığı şehir İstanbul oldu. İstanbul geçen yıla göre 95 sıra yükselerek dünyanın en pahalı 108’inci kenti oldu.

ECA International’ın Üretimden Sorumlu Yöneticisi Steven Kilfedder, bu yükselişle ilgili olarak, “Şehir Ukrayna’daki savaştan etkilendi ancak artışın temel sebebi yeniden seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi politikaları sonucunda fiyatların yüzde 80’e yakın artması oldu. Kiralar, özellikle Şubat ayındaki depremler nedeniyle yerlerinden edilen Türk vatandaşlarının etkisiyle yükseldi.” dedi.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre Avrupa’daki şehirlerin yüzde 54’ünün hayata pahalılığındaki artış nedeniyle listede üst sıralara yükseldiği belirtiliyor.

ECA International’a göre Avrupa’nın en pahalı 10 şehri şu şekilde:

Cenevre, İsviçre
Londra,Birleşik Krallık
Zürih, İsviçre
Bern, İsviçre
Kopenhag, Danimarka
Moskova, Rusya

Oslo, İsveç
Lüksemburg Şehri, Lüksemburg
Dublin, İrlanda
Amsterdam, Hollanda

ECA International’a göre dünyanın en pahalı 10 şehri şöyle:

New York, ABD
Hong Kong, Hong Kong
Cenevre, İsviçre
Londra,Birleşik Krallık
Singapur, Singapur

Zürih, İsviçre
San Francisco, ABD
Tel Aviv, İsrail
Seul, Güney Kore
Tokyo, Japonya

Paylaşın

Meclis Başkanlığı Yarışı: AK Parti Ve MHP’nin Adayı Numan Kurtulmuş

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grubu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na aday olarak, AK Parti İstanbul Milletvekili Numan Kurtuluş’u gösterme kararı aldı.

Haber Merkezi / Numan Kurtulmuş’un ismi akşam saatlerinde AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu. AK Parti’nin başkan adaylığı için başvuru dilekçesi TBMM’ye iletildi.

TBMM Genel Kurulu, 7 Haziran’da geçici Meclis Başkanı Devlet Bahçeli Başkanlığı’nda toplanacak. Yeni atanan kabine üyeleri ile milletvekili seçilen eski bakanlar, Genel Kurul’da yemin edecek. Daha sonra Meclis Başkanlığı için siyasi partilerin gösterdikleri adayların seçimi yapılacak.

Gizli oylama ile yeni Meclis başkanı seçiminin ilk turu yapılacak. İlk 2 oylamada 400, sonuç alınamazsa 3. oylamada salt çoğunluk olan 301 kabul oyu ile başkan seçilebilecek. 3. oylamada da salt çoğunluk sağlanamazsa; bu oylamada en çok oy alan 2 aday için 4. oylama yapılacak ve en fazla oy alan üye başkan seçilmiş olacak.

Numan Kurtulmuş kimdir?

Numan Kurtulmuş, 1959 yılında Ordu’da dünyaya geldi. Baba adı İsmail Niyazi, anne adı Ayşe Güngör’dür.

Akademisyen olan Numan Kurtulmuş, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdi. Aynı üniversitede yüksek lisans yaptı. ABD’de Temple Üniversitesi School of Business & Management’ta lisansüstü çalışmalarına devam etti.

ABD’de Cornell Üniversitesi New York State School of Industrial & Labor Relations’ta misafir öğretim üyesi olarak bulundu ve doktorasını tamamladı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde doçent oldu. 2004 yılında profesör unvanını aldı.

25 ve 26. Dönemde Ordu Milletvekili seçildi. 62, 63 ve 64. Hükûmetlerde Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. 65. Hükûmette Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Kültür ve Turizm Bakanı olarak görev aldı. İngilizce bilen Kurtulmuş, evli ve 3 çocuk babasıdır.

Muhalefetin adayları belli oluyor

Yeşil ve Sol Parti, Adana Milletvekili Tülay Hatimoğullarını Meclis Başkan adayı olarak gösterirken İYİ Parti, parti yöneticisi ve İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı’nın aday olduğunu Meclis Başkanlığı’na bildirdi.

Türkiye İşçi Partisi’nin Meclis Başkanı adayı ise tutuklu milletvekili Can Atalay oldu. TİP’in önümüzdeki günlerde başvuru yapması bekleniyor. CHP’nin aday göstereceği ismin henüz netleşmediği ifade edildi.

Paylaşın

YSP Milletvekili Önder’den Kılıçdaroğlu’na Destek Açıklaması

Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci turunda da Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini belirtti.

Sırrı Süreyya Önder, Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci turuna ilişkin “Sandıklara gitmemek yapmayacağımız, tercih etmeyeceğimiz bir seçenektir” dedi.

Yeşil Sol Parti’den İstanbul milletvekili seçilen Sırrı Süreyya Önder, HDP İstanbul İl Örgütü’nün Youtube kanalında seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Önder’in açıklamasından satırbaşları şöyle:

“Sandıklara gitmemek tabii ki bir seçenektir, bir tutumdur. Tarihte de yeri vardır. Boykot bizim kendi geleneğimizde de yapılmıştır ama şu anda bu lüks sayılacak bir tutum olur. Çünkü ne sonuç üreteceği baştan belli bir tavır takınmış oluruz.

Bu sonuçta bizim açımızdan hangi seçenek galip gelirse gelsin, bizim açımızdan olumlu hiçbir sonuç üretmeyecek bir seçenektir. Dolayısıyla belki de yapmayacağımız, tercih etmeyeceğimiz tek seçenek olarak bunu görmek zorundayız. Geleceğimize kayıtsız kalmak anlamını taşır.

Kendisinin taahhüt ettiği birtakım şeyler var. Yani örneğin bağımsız yargı bunu kendisi kamuoyu önünde defalarca deklere etti. Örneğin bizim arkadaşlarımızın cezaevinde boşuna yatıyor oluşunun ya da siyasi bir hınç alma duygusuyla yatıyor oluşunun altını kendisi çizdi.

Dolayısıyla ağır bir sorumluluk aldı üzerine. Bunları yerine getirmek zorunda zaten bu ülkede değişim talebi de tam bu noktalarda en başta adaletsizlikten şikayet alanında odaklanıyor.

Kılıçdaroğlu’nun bir hiyerarşik olarak önce şunu yapacağı, sonra bunu yapacağı ya da bunu yapmayacağı gibi bir şey ben öngöremem ama kesinlikle adalet bahsinden başlaması gerektiğini düşünüyorum. Birincisi bu.

İkincisi bu sistem artık aleni ve çok hoyratça bir yağma, talan düzenine dönüştü. Bu anlamda da bu halkın kaynaklarının öz kaynaklarının talanının önüne geçecek bir adım atmasını bekliyorum.

Ondan sonrası gülistanlık olmayacak yine kendi egemen blokun kendi içinde iç çekişmeleri, çatışmaları devam edecek. Biz burada ne kadar aktör olabilirsek, ne kadar gelişmelerde insiyatif ve irade koyabilirsek o şekilde şekillenecektir diye düşünüyorum.”

Paylaşın

İstanbul’da Konut Kiraları 5 Yılda Yüzde 654 Arttı

Kira artışlarıyla ilgili açıklama yapan İBB Genel Sekreteri Dr. Buğra Gökçe, “Bir emlak sitesi verilerine göre; sığınmacıların yoğun yaşadığı İstanbul’daki 15 ilçemizde 5 yılda konut kirası artış oranı ortalama yüzde 654. 15 ilçede kiralar 1640 lira seviyesinden ortalama 12 bin 111 lira seviyesine çıkmış durumda” dedi ve ekledi:

“Sosyal konut üretiminin yanı sıra, makroekonomik politikaların akılcı hale getirilmesi ve yabancılara konut satışının piyasaya denge gelene kadar durdurulması lazım. Sığınmacıları da ülkelerine kavuşturmalıyız. Sığınmacı nüfusunun artması, konut piyasasının dengesini de bozuyor.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe, İstanbul’daki kira artışlarıyla ilgili sosyal medyadan açıklama yaptı.

Dr. Buğra Gökçe, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 5 yılda kira fiyat artış oranlarının yüzde 654’e ulaştığını belirtti.

2019 yılından bu yana ilçe ilçe kira artış oranlarını aktaran Gökçe, “Bir emlak sitesi verilerine göre; sığınmacıların yoğun yaşadığı İstanbul’daki 15 ilçemizde 5 yılda konut kirası artış oranı ortalama yüzde 654. 15 ilçede kiralar 1640 lira seviyesinden ortalama 12 bin 111 lira seviyesine çıkmış durumda” dedi.

Atılması gereken adımlar olduğunu belirten Gökçe, şöyle devam etti: “Sosyal konut üretiminin yanı sıra, makroekonomik politikaların akılcı hale getirilmesi ve yabancılara konut satışının piyasaya denge gelene kadar durdurulması lazım. Sığınmacıları da ülkelerine kavuşturmalıyız. Sığınmacı nüfusunun artması, konut piyasasının dengesini de bozuyor.”

Paylaşın

Kaftancıoğlu: 28 Mayıs, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Varlık Ve Yokluk Seçimi Olacak

CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, “Kökünü Kuva-yi Milliye’den alan CHP ve Millet İttifakı’na ‘teröristlerle iş tutuyor’ diye bütün medya organlarıyla kara propaganda yaptılar. Teröristlerle, kadınları sahiplenecek mal gibi gören, domuz bağıyla kadınları öldüren, üzülerek söylüyorum, neredeyse Afganistan örneğini birebir yaşayacağız gelecekte, o tehlikeyi vatandaşlara anlatacağız” dedi ve ekledi:

“28 Mayıs’taki seçimler Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlık ve yokluk seçimi olacak. Vatandaşın ferasetine güveniyoruz. ‘Vatandaşın ferasetine güveniyorsunuz, ama sandıkta neden sonuçlar böyle çıkıyor’ derseniz, bizim vatandaşımıza ulaşacak bir örgütümüz var, sınırlı medya kuruluşumuz var.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Fox TV’de İlker Küçükkaya’nın, “Çalar Saat” programında 14 Mayıs seçim sonuçlarını ve cumhurbaşkanlığı seçimnin ikinci turundaki Millet İttifakı’nın yol haritasını değerlendirdi.

Kaftancıoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Kökünü Kuva-yi Milliye’den alan CHP ve Millet İttifakı’na ‘teröristlerle iş tutuyor’ diye bütün medya organlarıyla kara propaganda yaptılar. Teröristlerle, kadınları sahiplenecek mal gibi gören, domuz bağıyla kadınları öldüren, üzülerek söylüyorum, neredeyse Afganistan örneğini birebir yaşayacağız gelecekte, o tehlikeyi vatandaşlara anlatacağız.

28 Mayıs’taki seçimler Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlık ve yokluk seçimi olacak. Vatandaşın ferasetine güveniyoruz. ‘Vatandaşın ferasetine güveniyorsunuz, ama sandıkta neden sonuçlar böyle çıkıyor’ derseniz, bizim vatandaşımıza ulaşacak bir örgütümüz var, sınırlı medya kuruluşumuz var.”

Yeni Şafak’ta PKK’nın üst düzey yöneticisi Duran Kalkan’ı yayınlanıyor, terör örgütü propagandası yapıyor, sonra ‘CHP teröristlerle iş birliği yapıyor’ deniliyor. Hadi oradan derler adama. Seçimi vatandaşlar için değil, kendi bekaları için kazanmak için terör örgütü propagandası yapan, terör örgütlerini Meclis’e sokan iktidardaki bir kötülük anlayışı var.”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medyada böyle şeyler dolaşmaya başladıktan sonra, ilk attığı tweet’lerden biri buydu: ‘Lütfen deprem bölgesi insanımıza söyleyeceğimiz her şeyde, 10 düşünelim 1 diyelim. Hiçbir siyaset o insanların kalbini kırmaya değmez. Her bir vatandaşımız, hele hele depremzedelerimiz, politik tercihi ne olursa olsun benim başımın üstündedir.

14 Mayıs’ta seçim bitsin de 15 Mayıs’ta depremzedeler için ne yapabileceksek yapabilelim istedim. Yakınlarını kaybetmiş, travma yaşamış vatandaşlarımıza laf etmek kimin haddine. Asla kabul edilemez. Tekirdağ Belediyesi’ne dair de bilgilendirme yapayım. Belediyelerimiz depremzedelere geçici konaklamalar sağladılar. Bir yerde konaklatıldıklarında ne kadar kalacaklarını biliyordu.

İlk başta 1 ay konaklama sunuldu, ‘3 ay konaklama sunabiliriz’ diyen belediyeler oldu. İzmir belediyemiz vatandaşlarımızın da desteğiyle bir kampanya yaptı, 1 yıllık kira ödeme imkanı sağladı. Farklı belediyelerde farklı süreçler işletildi. Tekirdağ Belediyesi’nin açıklamasıyla sosyal medya paylaşımlarını bir araya getirdiler, kara propaganda yaptılar. Depremzede vatandaşlarımıza o bölgeye ücretsiz konut yapacağımızı duyuramamışız.”

Paylaşın

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Finalin Adı Belli Oldu!

UEFA Şampiyonlar Ligi Yarı Final rövanş maçında Manchester City ile Real Madrid, Etihad Stadyum’unda karşı karşıya geldi. Manchester City, ilk maçta 1-1 berabere kaldığı Real Madrid’i rövanşta 4-0 mağlup ederek, finale adını yazdırdı.

Haber Merkezi / Tarihinde Şampiyonlar Ligi’ne ilk kez 2011-2012 sezonunda katılan Manchester City ikinci kez finale yükseldi. 2020-2021 sezonunda Chelsea’ya finale kaybeden İngiliz ekibi, bu kez İstanbul’da Inter karşısında ilk Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu arayacak.

10 Haziran Cumartesi günü Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanacak final saat 22.00’de başlayacak. Bu maçla birlikte İstanbul da 2005’in ardından ikinci kez Şampiyonlar Ligi Finali’ne ev sahipliği yapacak.

Öte yandan, Real Madrid’i çalıştıran İtalyan Carlo Ancelotti, Alex Ferguson’u geçerek 191 maçla turnuva tarihinde en çok maça çıkan teknik direktör oldu.

Polonyalı hakem Szymon Marciniak’ın yönettiği karşılaşmaya üst üste ataklarla başlayan ev sahibi ekip, Rodri, Jack Grealish, Kevin De Bruyne ve Erling Haaland ile ilk dakikalarda yakaladığı gol pozisyonlarını değerlendiremedi.

Karşılaşmanın 23. dakikasında ceza sahası dışı sağ çaprazdan Kevin De Bruyne’nin pasında topla buluşan Bernando Silva’nın şutunda top ağlara gitti ve İngiliz ekibi 1-0 öne geçti. City, karşılaşmanın 37. dakikasında Jack Grealish’in pasında İlkay Gündoğan’ın şutu kaleci Courtois’dan döndü. Dönen topu Bernando Silva topu kafayla ağlara yolladı ve ilk yarı Manchester City’nin 2-0 üstünlüğü ile tamamlandı.

İkinci yarı yüksek tempoda başladı. 76. dakikada Kevin De Bruyne’nin kullandığı serbest vuruşta, Real Madridli Militao’nun ters bir vuruşla topu kendi kalesine attı ve İngiliz ekibi skoru 3-0 yaptı. Mücadelenin 90+2. dakikasında Julian Alvarez sahneye çıktı ve maçın skorunu belirleyen golü kaydetti. (4-0)

Paylaşın

Erdoğan: Ülkemizi Böldürtmeyeceğiz

İstanbul Sancaktepe’de halka seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz 2023 bitmeden tek bir eli kanlı terörist bırakmamaktır. Hudutlarımız dışında da bu alçaklara nefes aldırmayacağız. Selo ne diyor Selo? Bu Selo kim? 51 kardeşimizin ölümüne neden olan hain değil mi? Utanmadan sıkılmadan mesajlar gönderiyor. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bay Bay Kemal de eğer Selo’yu serbest bırakmak istiyorsanız oyu bize vereceksiniz diyor. Bu hesabı yarın sormaya var mıyız? Türkiye’yi bu ayağına vurulmuş terör prangasından mutlaka kurtaracağız. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz. Kapalı kapılar ardında tam olarak ne konuşulduğunu ittifak ortakları dahil hiç kimse bilmiyor”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Kandil’den gelen bu destek açıklamaları karşısında Bay Bay Kemal’in hangi sözleri verdiğini de kimse bilmiyor. Bay Bay Kemal suskun, ittifak suskun, parti sözcüleri, medyadaki kalemleri suskun. Yarın Seçim olacak, yarın millet oy verecek fakat daha hiç kimse Bay Bay Kemal ile bölücü örgütün siyasi uzantıları arasında hangi anlaşmaların yapıldığını bilmiyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim çalışmaları kapsamında İstanbul Sancaktepe mitinginde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Biz Sancaktepe’yi çok seviyoruz. Rakamı istedim, sordum. Gelen rakam şu, 50 bin. Demek ki Sancaktepe gümbür gümbür yarına yürüyor. Bay bay Kemal buralara geldi mi? Gelmedi. Herhalde bu saatten sonra da geleceği yok.

Yarın Anneler Günü. Belediye başkanınızın bir hanımefendi oluşundan dedik ki buraya gelelim. Cennet annelerin ayakları altındadır. Onun için annelerin kıymetini çok iyi bileceğiz. Anneler siz de yarın kaleyi içeriden fethedeceksiniz. Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ebediyete intikal eden tüm annelere rahmet diliyorum.

Bay bay Kemal Diyarbakır Annelerini kaç kere ziyaret ettin? Onların yavrularını dağa kaçıranlarla utanmadan seçime gidiyorsun. Bay Bay Kemal’in yanında kimler var? Kandil, Kandil’in parlamentodaki uzantıları var. Gönül coğrafyamızdaki tüm anneleri selamlıyorum.

Gençler size bir nasihatim var. Bay bay Kemal de vasiyette bulunuyor ama benim nasihatim başka. Annenizin ayaklarının altını öpmeyi ihmal etmeyin. Orada başka koku var, cennetin kokusu var. Daha güçlü olursunuz. Biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. CHP ne diyor LGBT, İYİ Parti LGBT. Peki LGBT AK Parti’nin, MHP’nin Cumhur İttifakı’na yaklaşır mı?

Rabbim hiçbir annemizin yüreğine ateş düşürmesin diye dua ediyorum. Türkiye olarak çok stratejik bölgede yer alıyoruz. Enerji kaynaklarının geçiş güzergahındayız. Bizi bu vatanlardan söküp atmak istediler. Çanakkale’de kınalı kuzuları toprağa verme pahasına buna dur dedik. Yıllarca bizi terörle oyaladılar. Evlatlarımızın yüreklerindeki umudu çaldılar. Türkü ve Kürdü birbirine düşürerek ebedi kardeşliğimizi bozmak istediler. Biz yaratılanı yaratandan ötürü severiz. Bizim için Kürt neyse Türk de odur. Allah’a kim yakınsa o üstündür.

“Ülkemizi böldürtmeyeceğiz”

Hedefimiz 2023 bitmeden tek bir eli kanlı terörist bırakmamaktır. Hudutlarımız dışında da bu alçaklara nefes aldırmayacağız. Selo ne diyor Selo? Bu Selo kim? 51 kardeşimizin ölümüne neden olan hain değil mi? Utanmadan sıkılmadan mesajlar gönderiyor. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz. Bay Bay Kemal de eğer Selo’yu serbest bırakmak istiyorsanız oyu bize vereceksiniz diyor. Bu hesabı yarın sormaya var mıyız? Türkiye’yi bu ayağına vurulmuş terör prangasından mutlaka kurtaracağız. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz.

Kapalı kapılar ardında tam olarak ne konuşulduğunu ittifak ortakları dahil hiç kimse bilmiyor. Kandil’den gelen bu destek açıklamaları karşısında Bay Bay Kemal’in hangi sözleri verdiğini de kimse bilmiyor. Bay Bay Kemal suskun, ittifak suskun, parti sözcüleri, medyadaki kalemleri suskun. Yarın Seçim olacak, yarın millet oy verecek fakat daha hiç kimse Bay Bay Kemal ile bölücü örgütün siyasi uzantıları arasında hangi anlaşmaların yapıldığını bilmiyor.

Bay Bay Kemal, 17-25 Aralık kumpasındaki rolünü 10 yıl sonra itiraf etti. FETÖ’cü alçakların eline tutuşturduğu kasetlerin montaj olduğunu geçen gün bizzat kendi söyledi. Bu seçim öncesinde yaptığı gizli pazarlıklar da önünde sonunda ortaya çıkacak. Sırf Cumhurbaşkanı adayı oldu diye Muharrem İnce’ye atılan iftiraların, baskıların, zorbalıkların, haysiyet cellatlığının failleri de ortaya çıkacaktır.

Rusya ile ilişkilerimizi bozma ihalesini Bay Bay Kemal’e kimin verdiği, ortada hiçbir şey yokken Alevi-Kürt videolarının niçin çekildiği, Pensilvanya’da 8 saat boyunca kimlerle hamburger yenildiği, Londra’daki tefecilere hangi tavizlerin altın tepside sunulduğu, evet bunların hepsi gün gelecek tek tek milletin önüne serilecektir. Biz o gün gelene kadar meselenin takipçisi olmayı sürdüreceğiz. Her fırsatta gerçek yüzlerini millerimize anlatmaya devam edeceğiz.

Aile kurumunun sapkın akımlar karşısında korunmasına önem veriyoruz. AK Parti’ye LGBT sızamaz. Çünkü biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. Aileyi yedirtmeyeceğiz. Seçim sonrası aileyle ilgili kurumu güçlendirmenin adımını atacağız. Kadına şiddet konusunda da kesinlikle tavrımız nettir. Kadına şiddeti kabul etmemiz mümkün değil. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz bu konuda birilerinden de izin almaya mecbur değiliz. Her hanede çalışan en az bir kişi olmasını sağlayacağız.”

Paylaşın