Murat Kurum Mu, Ekrem İmamoğlu Mu? Fark 5 Puan

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kalırken, Spectrum House Araştırma Merkezi’nin son anketine göre Ekrem İmamoğlu, Murat Kurum’un 5 puan önünde.

İmamoğlu’na DEM Parti seçmeninin yüzde 47,4’ü, İYİ Parti seçmeninin yüzde 52,3’ü, MHP seçmeninin yüzde 13,6’sı, AK Parti seçmeninin yüzde 8,3’ü, YRP seçmeninin yüzde 19,4’ü, Zafer Partisi seçmeninin yüzde 18,8’i, TİP seçmeninin ise yüzde 80,8’i oy verecek.

Spectrum House Araştırma Merkezi’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanlığı seçimleri ile ilgili yaptığı son araştırmaya göre mevcut İBB Başkanı ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu yüzde 43,9; AK Parti ve MHP’nin adayı Murat Kurum ise yüzde 39 oy alıyor.

Araştırmada DEM Parti adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni’nin oyu yüzde 4,7; İYİ Parti adayı Buğra Kavuncu’nun oyu yüzde 2,6; Yeniden Refah Partisi (YRP) adayı Mehmet Altınöz’ün oyu yüzde 3,7; Zafer Partisi’nin adayı Azmi Karamahmutoğlu’nun oyu ise yüzde 3,3 olarak ölçüldü.

15-20 Mart tarihleri arasında İstanbul’un 26 ilçesinde 2 bin 158 kişi ile yapılan araştırmaya göre kararsızlar dağıtılmadan önce İmamoğlu ve Kurum arasındaki oy farkı ise daha yüksek. Kararsızlar dağıtılmadan İmamoğlu yüzde 36,9; Murat Kurum ise yüzde 31,5 oy alıyor. Bulgulara göre kararsızlar arasında sandığa gitmesi halinde Murat Kurum’a oy vereceğini söyleyenlerin yüzdesi daha yüksek.

Araştırmada, DEM Parti seçmeninin 41.6’sı, İYİ Parti seçmeninin yüzde 30,7’si kendi adaylarına oy vereceğini söyledi.

Ekrem İmamoğlu bütün partilerden oy alıyor

Öte yandan araştırmaya göre Ekrem İmamoğlu’na DEM Parti seçmeninin yüzde 47,4’ü, İYİ Parti seçmeninin yüzde 52,3’ü, MHP seçmeninin yüzde 13,6’sı, AK Parti seçmeninin yüzde 8,3’ü, YRP seçmeninin yüzde 19,4’ü, Zafer Partisi seçmeninin yüzde 18,8’i, TİP seçmeninin ise yüzde 80,8’i oy verecek.

Paylaşın

İmamoğlu, Erdoğan’a 2019’u Hatırlattı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Erdoğan’a 2019 seçimini hatırlatarak, “2019’da bunlar seçimi kazandıktan sonra çaldılar dediler mi, dediler. Hırsız dediler mi, dediler. Sandık başındakilere terörist dediler mi? Dediler. Bir bakan ‘sandık başlarında 700 tane terörist tespit ettik’ dedi. Bu millet öyle bir demokrasi tokadı attı ki… Mİlletimizin vicdanı, adaleti büyüktür. Kul hakkı yediler, hesabını vermediler. Millet hesabını kesti” dedi.

Ekrem İmamoğlu, 17 bakanın İstanbul’da siyaset yaptığı vurgulayarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı yaptı: Bir kişi daha var, yakında o da gelecek. Bekliyoruz vallahi, gel. 23 Haziran’da 806 bin kere nasıl misafir ettiyse şimdi daha büyük rakamla misafir edecek.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin başkan adayı Ekrem İmamoğlu, yerel seçimler kapsamında Pendik’teki mitingde yurttaşlara seslendi.

Mitingdeki bir yurttaşa seslenen Ekrem İmamoğlu, “Ağabeyim, İliç’teki acını paylaşıyoruz. İçimiz yanıyor, 9 canımız toprak altında. Doğamız tehdit altında ve bu konudaki sorumluların ağzında tek bir cümle yok. Sanki o dağ kendiliğinden aşağı gelmiş, can almış, doğayı perişan etmiş!” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, şöyle devam etti: “Ama ne devleti yönetenler, ne o dönem imza atan sayın Bakan (Murat Kurum), ne de diğerleri tek bir açıklama yok. Sanki izinler gökten indi. Böyle bir durumdayız, her işleri böyle! İliç halkı, hakkını helal etmeyecek o kötü imzaları atıp milletin canına mal olan süreci yaratanlara.”

“Onlar oy vermeyenlere hasımlık yapar, biz oy vermeyenlere hizmet yaparız” diyen İmamoğlu, şunları anlattı: “Aramızdaki fark bu. Önümüzdeki 5 yıl Pendik’te yapacağımız çok şey var. Onlar 2016’ta ihale yaptılar, kazma bile vurmadılar. Hani temel attık diyorlar ya ihale yaptılar, biz geldik Pendik-Kaynarca-Tuzla Metrosu’nu başlattık, Pendik-Kaynarca kısmını seneye açıyoruz.”

2019 seçimini hatırlatan İmamoğlu, “2019’da bunlar seçimi kazandıktan sonra çaldılar dediler mi, dediler. Hırsız dediler mi, dediler. Sandık başındakilere terörist dediler mi? Dediler. Bir bakan ‘sandık başlarında 700 tane terörist tespit ettik’ dedi. Bu millet öyle bir demokrasi tokadı attı ki… Mİlletimizin vicdanı, adaleti büyüktür. Kul hakkı yediler, hesabını vermediler. Millet hesabını kesti” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a tepki gösteren İmamoğlu, “Savcı gibi her gün açıklama yapıyor Adalet Bakanı. Üzülüyorum onun haline” dedi.

17 bakanın İstanbul’da siyaset yaptığını vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi: “17 tane bakan İstanbul’da siyaset yapıyor. 17 bakan + 1 aday… 17+1, bir kişi daha var, yakında o da gelecek. Bekliyoruz vallahi, gel. Bekliyoruz, bu İstanbullu misafir ağırlamayı sever mi? 23 Haziran’da 806 bin kere nasıl misafir ettiyse şimdi daha büyük rakamla misafir edecek.”

Kanal İstanbul projesi ile ilgili de measj veren İmamoğlu, “Biz 10 yılda 50 yıllık iş yaparız. Bunları o kibrini, kumpaslarını, yalanlarını, rantçılığını, Kanal aşkını tarihe gömeceğiz” diye konuştu.

“Bu partiler ötesi bir seçimdir”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Eminönü Meydanı Çevre Düzenlemesi açılışına da katıldı. Burada açıklamalarda bulunan İmamoğlu, “Onlar anladılar ki biz bu adamla ve ekibiyle boy ölçüşemeyeceğiz. Belediyecilikte bunlarla yarışamayacağız. Er meydanından kaçtılar. Ne yapmaya çalışıyorlar? Kumpas meydanına çekmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, şöyle devam etti: “12 günde ne yapacaklar? Ekrem’i nasıl alabora ederiz, nasıl kumpaslar yaparız, mektup mu yazdırırız, yeni montajlar mı yaptırırız? İsterseniz Hollywood’da film çevirin bu milleti aldatamazsınız.”

31 Mart yerel seçimi için mesaj veren İmamoğlu, “Oyumuzu ve gücümüzü birleştirmeye hazır mıyız? İstanbul’un en güçlü buluşması 31 Mart’ta sandıkta. İstanbul’un zaferi için birleşmeye hazır mıyız? Bu partiler ötesi bir seçimdir. İstanbul’un ittifakını kurmaya hazır mıyız?” diye konuştu.

(Kaynak: Birgün)

Paylaşın

AK Parti’de İstanbul Hareketliliği: ‘Rantçı Ekip’ Kaybettirecek

31 Mart’ta yapılacak seçimlere sayılı günler kalırken, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) kulisleri, Erdoğan’ın mutlaka alınmasını istediği İstanbul için hareketlendi.

Anketleri değerlendiren parti kurmayları, AK Parti ve MHP’nin ana omurgasını oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın ortak adayı Murat Kurum’un istenen çıkışı yapamadığını belirtiyor.

Parti içinde İstanbul seçimini kazanmak için hazırlanmış farklı stratejilerin olduğu, gelişmelere göre bunların devreye sokulacağı ifade ediliyor.

Cumhuriyet’ten Nagihan Yılkın’ın aktardığına göre; Son haftanın kritik olduğunu söyleyen AK Partililer, cemaatler, STK’ler ve hemşeri derneklerini yakın takibe aldı.

İl örgütü ve genel merkezin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “mutlaka sahada görmek” istediği, Murat Kurum’un ısrarla bunun kendisine zarar vereceği düşüncesinde olduğu ileri sürüldü.

Bazı kurmaylar, 2019 yılında seçimi “rant ekibi” olarak niteledikleri “reisçi ekibin” kaybettirdiği düşüncesinde. Aynı ekibin yine devrede olduğunu belirten AK Partililer, “Bu ekibin ‘her türlü işe’ imza atarak 31 Mart akşamı da seçimi kaybettirebileceğini” değerlendiriyor.

AK Partili kurmayları kaygılandıran bir diğer unsur ise İstanbul’daki Karadenizlilerin, Trabzonlu olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’dan yana tavır alacak olması.

Paylaşın

İstanbul’da Newroz: 31 Mart’ta Hep Birlikte Kazanacağız

Yenikapı’da düzenlenen Newroz kutlamasında konuşan DEM Parti İstanbul eş başkan adayı Murat Çepni, “31 Mart’ta hep birlikte kazanacağız, İstanbul’u biz yöneteceğiz. Yürütülen tartışmalara kulaklarımızı tıkıyor, kendimize bakıyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “DEM Parti en güçlü biçimde başarıyı elde edecek. Dilimizi, kültürümüzü yok sayanlara, işçi sınıfına açlığı reva görenlere, Kürt halkını yok sayanlara en büyük cevabı 31 Mart’ta vereceğiz. Newroz’un coşkusuyla hepinizi selamlıyorum.”

DEM Parti İstanbul eş başkan adayı Meral Danış Beştaş da, “Biz diyoruz ki İmralı kapılarını açın, tecride son verin. Sayın Öcalan özgür olmalı. Newroz özgürlüktür. Diyarbakır’da bize laf söyleyip gelip burada bize şirinlik yapmayın. Bu seçimde kırmızı kart gösteriyoruz. Kendimize oy vereceğiz, partimiz etrafında kenetleneceğimizi  her fırsatta söylüyoruz.

Seçmen değilseniz lütfen seçmen olduğunuz yere gidip oyunuzu kullanın. Çünkü hırsızlık yapıyorlar. Onlar irade hırsızı. Kaçak seçmenlerle Ağrı’yı, Bitlis’i, Siirt’i almaya çalışıyorlar. Ama biz buna izin vermeyeceğiz. Bizim bir ağacımız var. O ağacın etrafında toplanıyor ve diyoruz ki; oyumuz ne size ne ona, oyumuz kendimize” diye konuştu.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Özgür Kadın Hareketi (TJA) ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından organize edilen Newroz kutlaması için çok sayıda yurttaş İstanbul Yenikapı’da bir araya geldi.

“Rabe dema azadî û serkeftinê ye / Zaman, özgürlük ve zafer zamanıdır! Ayağa Kalk!” sloganıyla yapılan kutlamalara Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Esengül Demir, DEM Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayları Murat Çepni ile Meral Danış Beştaş katıldı.

Miting alanı sarı, kırmızı ve yeşil renklerden oluşan flamalarla süslendi. Polis, alana girişlerde dört farklı arama noktası kurdu. Sabah erken saatlerden itibaren miting alanına gelen yurttaşlar arama noktalarından geçtikten sonra alana alındı.

Barış Anneleri ve Adalet Nöbeti Anneleri, 2024 İstanbul Newrozu’nun ateşini yaktı. DEM Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni de annelerle birlikte Newroz alanına geldi. Ateşin yakılmasının ardından sahneye çıkan Danış-Beştaş ve Çepni halkların Newroz Bayramını kutlayıp horon oynadı.

Çepni, “Her bijî Kawa’lara. 31 Mart’ta hep birlikte kazanacağız, İstanbul’u biz yöneteceğiz. Yürütülen tartışmalara kulaklarımızı tıkıyor, kendimize bakıyoruz. DEM Parti en güçlü biçimde başarıyı elde edecek. Dilimizi, kültürümüzü yok sayanlara, işçi sınıfına açlığı reva görenlere, Kürt halkını yok sayanlara en büyük cevabı 31 Mart’ta vereceğiz. Newroz’un coşkusuyla hepinizi selamlıyorum” dedi. Çepni, konuşmasını Adnan Yücel’in “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” şiiriyle bitirdi.

Meral Danış Beştaş da konuşmasına Kürtçe başladı. Ardından da Türkçe devam etti. “İstanbul bugün şunu gösterdi. Hepiniz Dehak’a karşı Kawa’sınız. Bugün İstanbul’un Kürtlerin en büyük kenti olduğunu gösterdiniz. Kürt halkı, duruşuyla, diliyle, tarihiyle, mücadelesiyle Dehak’a karşı Kawa olduğunu gösterdi. Tecride ve kentlerimize konulan ablukaya karşı biz büyük bir direniş gösteriyoruz.

Eğer partimizin yanında durursak, arkadaşlarımızı özgürleştireceğiz. Her bir oyunuz Selahattin Demirtaş’ı özgürleştirecek. Sebahat Tuncel’i özgürleştirecek. Figen Yüksekdağ ve Gültan Kışanak’ı özgürleştirecek. Bu coşkunuz, bu duruşunuz, buraya gelmeniz bizi onurlandırdı. Binlerce kez varolun” diye konuştu.

“Newroz zalimlere karşı isyandır”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise konuşmasında şunları söyledi: Bi milyonan insan li stenbolê dijî. DEM Partiyê li Stenbolê emê bikin hêlîna hemû gelan. Êdî dem dema me ye dem dema stenbolê ye. Her bijî Stenbol Newroza we pîroz be.

Merhaba İstanbul; işçinin, emekçinin, kadının, gencin, öğrencinin, engellinin, göçmenin, mültecilerin şehri İstanbul merhaba! Merhaba emeğiyle yaşamı var eden halklarımız, merhaba şu anda bu meydanı dolduran Kürtler, Türkler, Araplar, Ermeniler, Süryaniler, Aleviler, farklı inanç ve etnik grubundan kıymetli arkadaşlarımız, hepiniz hoş geldiniz. Newroz kutlu olsun. Newroz Piroz be. Newroz, zalimlere karşı isyandır.

Newroz Dehak’a karşı devrimci Kawa’nın direnişidir; Kenan Evren faşizmine karşı Mazlum Doğanların, Erdal Erenlerin mücadelesidir. Newroz AKP-MHP iktidarına karşı Hrant Dink’in, Berfo Ana’nın, Cumartesi Annelerinin, Berkin Elvan’ın, Emine Şenyaşar’ın mücadelesidir. Sizler bugün burada genciyle, kadınıyla her milliyet ve inançtan halkımızla birlikte bir kez daha yok olmadığımızı, tükenmediğimizi; aksine güçlendiğimizi, büyüdüğümüzü dosta da düşmana da kanıtladınız. Her biji İstanbul!

Sizlere çok önemli selamlar getirdim. Selahattin Demirtaş’ın, Gültan Kışanak’ın, Figen Yüksekdağ’ın, Leyla Güven’in, Sabahat Tuncel’in ve cezaevindeki binlerce özgürlük tutsağının selamlarını getirdim. Peki, biz bugün yüzbinlerle bu alanları dolduranlarla cezaevlerine ne diyoruz? Newroza we pîroz be. Her bijî mala we ava be. 112 gündür açlık grevinde olan tutsaklar var.

Cezaevinde faşizme ve zulme karşı direnen, özgürlük ve barış için, tecridi kırmak için açlık grevinde olan yoldaşlara ne diyoruz? Newrozunuz kutlu olsun. Gezi tutsaklarına da emekçilerin, Kürtlerin, ezilenlerin selamlarını gönderiyoruz. İnşallah bu coşkumuz ve kararlılığımızla bir gün bu tecrit sistemini kırarak cezaevindeki yoldaşlarımızı hep birlikte özgürleştireceğiz. Söz veriyor musunuz?

Biliyorsunuz, Türkiye’nin en temel meselelerinden biri Kürt sorunudur. Bu sistem bu sorunu çözmemek için bilerek isteyerek ekonomisini, bütçesini batırdı, yine de çatışma ve silahtan bahsetmekten vazgeçmedi. Bizler de bugün bu alanı dolduran yüzbinlerce insanımızın huzurunda şunu diyoruz: Kürt meselesi diyalogla ve müzakereyle çözülür. Kürt meselesi zulüm politikalarıyla, çatışmalarla, topla tüfekle çözülecek bir mesele değildir.

Kürt meselesi bir yüzyıl daha ret, inkar ve asimilasyon politikalarıyla ötelenemez. Bugün İstanbul’da bu alanda Kürtler ve emekçiler çözümün gücünü, muhatabını, kendi taleplerini net bir şekilde ortaya koydu. İkinci yüzyıl Kürt yüzyılı olacak, demokrasinin yüzyılı olacak, cezaevindeki yoldaşlarımızın özgürleştiği ve Kürt sorununun demokratik yollarla müzakere ve diyalogla çözüldüğü bir yüzyıl olacak. Kürt’ün, Alevi’nin eşit yurttaş olduğu, Kürtçenin resmi statüye kavuştuğu bir yüzyıl olacak.

İkinci yüzyılın barış ve demokrasi yüzyılı olması için hep birlikte elbirliğiyle çalışıp mücadele edecek miyiz? Kürt halkı tarihin başından beri zalimlere karşı mücadele etti, etmeye de devam edecek. Daha birkaç yıl önce bu ülkeyi yöneten AKP-MHP iktidarının temsilcileri ne diyordu? DEM Parti’nin takati kalmadı diyorlardı. Buyurun size takat, buyurun size gençler, buyurun size bütün zulüm politikalarına rağmen dilinden ve kültüründen vazgeçmeyen onurlu Kürt halkı. Aleviler ve emekçiler bu meydanda. Takatimiz de var kudretimiz de var. Bir kez daha bu ülkeyi yönetenlere seslenmek istiyorum: Kürt sorununun çözümünün anahtarı İmralı’dadır.

Sayın Öcalan’ın sunduğu 2013 çözüm iradesinin arkasındayız. Sayın Öcalan, Kürt ve Türk gençlerinin yaşamını yitirmemesi için 2013 yılında bir çözüm deklarasyonu ortaya koydu. Ülkenin ekonomisini bastıran, emekçileri yoksullaştıran, Türkiye’de 40 milyon insanı açlık sınırının altında yaşamaya mahkum eden, ülkenin 3 trilyon dolarını Kürt meselesi çözülmesin diye harcayan bu sisteme bir kez daha çağrı yapıyoruz. 2013 deklarasyonu çok önemlidir, çok kıymetlidir.

Bu ülke halklarını çatıştıracağınıza, kutuplaştıracağınıza; meselenin muhataplarıyla, İmralı’yla diyalog içinde çözelim. Bu Newroz alanında yüzbinlerce insanla birlikte çağrı yapıyoruz. Değerli halkımız, çözümsüz bir yüzyıl daha geçiremeyiz. Bu ülke de kaldıramaz. Ülkenin ekonomisi battı. Bu ülkede gençlerin umudu çalındı. Bu ülke talan edildi, yoksullaştırıldı. Dolayısıyla bu yüzyılda barış içerisinde, insanca, refah içerisinde yaşamak istiyorsak; 2013 yılındaki deklarasyona hükümeti, yönetenleri davet ediyoruz.

Sayın Abdullah Öcalan bir kitabında aynen şöyle söylüyor. “Bizim kavgamız hiçbir ırka, hiçbir dine, hiçbir gruba, hiçbir mezhebe karşı olmaz. Bizim kavgamız haksızlığa, geri bırakılmışlığa, her türlü baskı ve ezilmeye karşı olmuştur”. Bu sözlerin neresi yanlış? Bu sözlere katılmamak için herhangi bir sebep var mı? Bu sözler tam da bugün DEM Parti’nin yapmaya çalıştığını tarif ediyor.

Kadınların, emekçilerin, ekolojistlerin, ezilenlerin, işsizlerin partisi olmaya ve hep birlikte kardeşçe yaşama mücadelesini DEM Parti olarak yürütmeye devam edeceğiz. Hep birlikte tecridi kaldıracağız değil mi? Açlık grevlerindeki arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız değil mi? İnşallah güzel günler yakın. Güzel günler yaşamak için hep birlikte partimizin yanında duracak mıyız? Bugün anadiline, kimliğine, kültürüne sahip çıkma günüdür.

Bugün savaşa ve sömürüye karşı çıkmanın günüdür. Bugün halkların zulme karşı ortak mücadelesini yükseltmenin zamanıdır. Türk’ü, Kürt’ü, emekçisi ile bu zalimlere karşı, bu zulüm düzenine karşı mücadele etme zamanıdır. Bugün Kürt ulusal birliğini sağlama günüdür. İmralı’daki tecrit sistemini lağvetmenin zamanıdır. Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasının zamanıdır. Siz değerli halkımızı da birlikte mücadele etmeye ve sonuç almaya davet ediyoruz.

Önümüzde bir yerel seçim var. 31 Mart’ta da bu Newroz coşkusuyla hareket edeceğiz. 31 Mart seçimlerini de şu anda burada, Türkiye’nin ve Kürdistan’ın dört bir yanında Newroz kutlamalarına katılan halkımız şekillendirecek, buna eminim. 31 Mart’ta İstanbul’da Amed’de, Dersim’de, Van’da Siirt’te, Kars’ta zafere yürüyeceğiz. 31 Mart’ta kayyımları göndereceğiz. Kayyımlar zalim Dehak’ın temsilcileridir, sömürge valileridir. Ekmeğimize el koyan, yerel yönetimlerin bütçelerini usulsüzlükle boşaltan, Kürt diline ve kültürüne düşman, kadına ve gençliğe düşman bir anlayıştır. Hep birlikte inşallah kayyımları gönderecek miyiz?

Kürt’ü, Türk’ü, Arap’ı, Alevi’si, farklı halklar ve inanç gruplarıyla İstanbul Türkiye’dir. Ama İstanbul hükümet yetkilileri için rant kapısıdır, paradır. Onlar İstanbul’u talan edilecek bir kaynak olarak görüyor. Kentin cefasını siz emekçiler çekin, sefasını biz sürelim diyorlar. Peki, buna evet diyecek miyiz? İstanbul’daki bu harami düzene karşı daha güçlü mücadele edecek miyiz? Bu kentin inşaatlarını biz yapıyoruz, hizmetini biz görüyoruz.

Fabrikalarda, lokantalarda, sokaklarda çalışan bizler değil miyiz? Bu kentin kültürünü ve sanatını büyüten bizleriz. Bu kentin hizmetini ve bilgisini üreten bizler olmamıza rağmen “siz hizmet edin ama yönetmeyin” diyorlar. Sizlere söz veriyoruz hem Türkiye’de hem Kürdistan’da inşallah sizin gücünüzle birlikte her yerde yönetimlerde olacağız, her yerde yöneteceğiz. İstanbul’da da sizlere iki tane pırıl pırıl arkadaşımızı aday olarak getirdik.

İnşallah İstanbul’un her yerinde iradeniz yönetimlere yansıyacak. İstanbul’da alacağınız sonuçlarla cezaevindeki yoldaşlarımıza, sürgündeki halklarımıza, Kürdistan’da gözü burada olan yoldaşlarımıza büyük bir mesaj vermeye var mısınız? İki kıtanın birleştiği tarihi bir kavşaktayız. Bu kenti Edip Solmaz ve Terzi Fikri’nin geleneğiyle yöneteceğiz. Halkçı ve toplumcu, emekçi dostu, gencin dostu, kadın dostu yerel yönetimler anlayışımızı Kürdistan’da olduğu gibi burada da hayata geçireceğimiz günlere az kaldı.

“Sen bırak puşiyi kalpağı da Türkiye’yi kime verdiğinin hesabını ver”

Dün Erdoğan konuşmasında diyor ki “Al puşi, ver kalpak pazarına girdiler”. Şimdi Erdoğan’a sesleniyoruz. Sen bırak puşiyi kalpağı da AKP, Türkiye’nin tapusunu MHP’ye verdi. Türkiye’nin bürokrasisi MHP’de, yargısı MHP’de. Devlet Bahçeli şak diyor, Erdoğan tak diye yerine getiriyor. Sen asıl Türkiye’yi kime verdiğinin, Türkiye’yi kimin yönettiğinin hesabını bu halka ver. Bizim en büyük ittifakımız halklarladır, emekçilerledir, Kürtlerledir, Alevilerledir.

Bu soygunculara, talancılara 31 Mart’ta hep birlikte en güçlü cevabı verecek miyiz? Bunlara en büyük dersi 31 Mart’ta verecek miyiz? O zaman dersimizi çalışalım. Seçimlerden alacağımız sonuçlarla da bizi yok sayanlara, bizi yönetime layık görmeyenlere gerekli dersi verelim. 31 Mart’ta ampulü söndürerek Türkiye’yi Newroz ateşiyle aydınlatmaya var mısınız? Her Bijî. Mala we ava be.

Karşımızda JİTEM ittifakı var. AKP-MHP ittifakının İstanbul çalışmalarına kim destek sunuyor? Tansu Çiller. Elazığ’da AKP’nin seçim çalışmalarını kim yapıyor? Mehmet Ağar. Kimdir Tansu Çiller ile Mehmet Ağar? Halkımızın binlerce evladının faili meçhul cinayete uğradığı dönemin başbakanı ile içişleri bakanı. Şimdi ikisi birlikte AKP-MHP iktidarı için seçim çalışması yürütüyor. Bu JİTEM ittifakına sandıkta gerekli cevabı verecek miyiz?

Kürdistan’daki mezarları tahrip ettiler. 300’e yakın insanımızın cenazelerini Kürdistan’daki mezarlıklardan çıkardılar ve Kilyos’ta kaldırımın altına gömdüler. İşte AKP ve MHP’nin gerçek yüzü budur. Kilyos’ta kaldırımların altında olan Kürtlerin cenazeleridir. Kilyos’ta başka ne yapıyorlar? JİTEM ittifakının başbakanı olan Tansu Çillere arsa veriyorlar, rant veriyorlar. Boşuna bunlara JİTEM ittifakı demedik. JİTEM ittifakına en güçlü cevabı verecek miyiz?

Bunların başı seccadede, elleri semada ama aklı haramda hilededir. Kürdistan’da birçok belediyemizi elimizden almak için şimdi de kaçak ve haram seçmen taşıyorlar. Peki bu kaçak ve haram seçmenlere karşı ne yapacağız? Kürdistan’da oyu olan her arkadaşımızı kesinlikle sandıklara göndereceğiz. Her haram seçmene karşı 2 tane helal oyu göndermeye var mısınız? Eğer gidecek durumu olmayan arkadaşlarınız varsa en yakın il ve ilçe örgütlerimize uğrasınlar, otobüs biletlerini alsınlar. Kürdistan’da bu kayyımcı anlayışı, Kürt’ün dilini ve kültürünü ret eden bu anlayışı yenmek için oyu olanlar sandıklarına gitsin.

Ayrıca sandıklara sahip çıkacağız. Her oyun, cezaevlerindeki yoldaşların alınteri olduğu bilinciyle sandıkları boş bırakmayacağız. 31 Mart’ta ağaç gördüğünüz yerin altına mühür basacaksınız. Bizi ilgilendiren DEM Parti’nin ağacı, gerisi boş. 1 aydır Kürdistan’da il il, ilçe ilçe dolaşıyorum. Gençlerin ve kadınların alanları doldurduğu böylesine dinamik, pırıl pırıl bir kitleyi bugüne kadar hiçbir yerde görmedim. Sağ olun, var olun. Bizlere büyük bir güç verdiniz. Stenbol DEM dema te ye DEM dema Kurda ye, DEM dema Kurda ye, dema hevalên jinan, dema jinan e. Hun her hebîn Stenbol.

Az kaldı bu haramileri göndermeye, kayyımcı zihniyeti sandığa gömmeye. Tekrar bu ülkede gençlerin umutlanacağı, çözümün kapısının aralanacağı, cezaevlerindeki arkadaşlarımızın özgürlüklerine kavuşacağı günlere az kaldı. 31 Mart’ta buradan Kars’a, Siirt’e, Batman’a, Dersim’e, Kürdistan’ın dört bir yanına büyük bir müjde göndermeye var mısınız? Sizlere Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni’yi emanet ediyorum. Emanetinize sahip çıkın. Hun her hebin mala we ava. Ji me hemûyan re serkeftin serkeftin.”

Paylaşın

Murat Kurum Mu, Ekrem İmamoğlu Mu? Güncel Anket Sonuçları

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kalırken, sonucu en çok merak edilen İstanbul seçimlerine ilişkin Murat Kurum ve Ekrem İmamoğlu cephesinden güncel anket sonuçları gelmeye devam ediyor.

Akit TV canlı yayınında açıklamalarda bulunan Cumhur İttifakı’nın İstanbul adayı Murat Kurum, “Elinizdeki güncel anket sonuçları nasıl?” sorusunu yanıtladı. “31 Mart akşamı kazanacağız. Bunu gittiğimiz her yerdeki coşkudan, heyecandan, azimden görüyoruz” iddiasında bulunan Kurum, şöyle konuştu:

“Sahadaki ilgi, sevgi doğal anketi gösteriyor. 1-1,5 puan biz öndeyiz dediğimiz yerden bunun üzerine koya koya gidiyoruz. Şu an 1,8 puan fark var. Bazı araştırma şirketleri bunun çok daha üzerinde olduğunu da ifade ediyorlar. Üzerine koyarak farkı aça aça büyük bir zaferi kazanıyor olacağız.”

Gazeteci Aytunç Erkin de, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun seçim çalışma ofisindeki  son anketin sonuçlarını aktardı. 

 Sözcü yazarı  Aytunç Erkin, İmamoğlu’nun seçim çalışma ofisinde, “Bu seçim iki turlu olsaydı, ikinci tur sonucu bu olurdu. Muhalefet seçmenlerinin bir kısmı kendi partilerinin adaylarına yönelse de (bir anlamda ilk turda kendi partilerini tercih etse de) büyük bir mutabakatla İstanbul’u İmamoğlu’nun yönetmesini istiyor” değerlendirmesi yapıldığını aktardı. 

Seçim ofisinin baz aldığı TEAM Araştırma’nın son saha çalışmasında “İstanbul’u kimin yönetmesini istersiniz?” sorusunun yanıtı şöyle: Ekrem İmamoğlu diyenler yüzde 56.8, Murat Kurum diyenlerse yüzde 43.2. Arada 13.4 fark var. 

Sonuçlara göre; AKP’lilerin yüzde 12.3’ü, MHP’lilerin yüzde 20.4’ü, Yeniden Refah Partililerin yüzde 38.4’ü, İYİ Partililerin yüzde 86.3’ü, DEM Partililerin yüzde 89.8’i, TİP’lilerin yüzde 93.6’sı, Zafer Partililerin yüzde 66.8’i İmamoğlu’nun İstanbul’u yönetmesini istiyor. 

Aytunç Erkin yazısının bu bölümünde “Bu çalışmayı paylaşan İmamoğlu’nun ekibi, “Aslında seçmen İmamoğlu’nun yönetmesinden yana ancak oy vermeye giderken parti aidiyeti öne çıkıyor. Buna rağmen İstanbul’da öndeyiz” değerlendirmesi yapıyor.” dedi. 

Paylaşın

Davutoğlu’ndan ‘Murat Kurum’ Yorumu: Mutlak İtaat Kriterine Uyan Aday

Murat Kurum’un İstanbul adaylığını değerlendiren Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu, “İstanbul’u hiç tanımayan birini İstanbul’a aday yapmak şu demek ‘Ben nasıl olsa kazanacağım, bari bana bir gün ‘hayır’ demeyecek biri olsun. Murat Kurum ismi mutlak itaat kriterine uyan ama seçim kazanabilme şansı zayıf bir isim” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Halk TV ekranlarında yayımlanan ‘Sözüm Var‘ programına katıldı. 31 Mart Yerel Seçimleri yaklaşırken siyaset gündemine dair değerlendirmeler yapan Davutoğlu, AK Parti’nin İBB başkanı adayı Murat Kurum‘a ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu açıklamalarında şu ifadeleri kullandı: “AKP’nin yaptığı aday tercihleri nedeniyle kazanma olasılıklarını çok düşük görüyorum. Bana AKP’den kim aday olur diye sorulmuştu, ben de kendi rant hesaplarına karşı ‘hayır’ diyemeyeceği zayıf bir adayı çıkarabileceğini belirtmiştim.

Erdoğan bu seçimi kaybederse 29 Mayıs’ın psikolojisi nedeniyle kaybedecek. ‘Ben ne olursa olsun kazanırım’ düşüncesi Erdoğan’ı bu noktaya itti. Kanal İstanbul’da dahil olmak üzere İstanbul’la ilgili kendi talimatlarının dışına hiç çıkmayacak bir adaya yöneltti. Murat Kurum böyle bir aday. İkisi de bürokratlarımdı çok iyi tanırım.

“Murat Kurum mutlak itaat kriterine uyan adaydı”

Ergun Bey olmuş olsa, İstanbul için daha rasyonel bir tercihti. Buna yöneltti. İstanbul’u hiç tanımayan birini İstanbul’a aday yapmak şu demek ‘Ben nasıl olsa kazanacağım, bari bana bir gün ‘hayır’ demeyecek biri olsun. Murat Kurum ismi mutlak itaat kriterine uyan ama seçim kazanabilme şansı zayıf bir isim. Bu tartışmanın içinde yer almamak için biz aday göstermedik.”

Paylaşın

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu: Her Seçim Öncesi Bir Kumpas Bir İftira

Sosyal medyada yayınlanmasının ardından savcılığın resen soruşturma başlattığı “balya balya para sayma” görüntülerine ilişkin açıklama yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Her seçim öncesi bir kumpas, bir iftira” dedi.

Ekrem İmamoğlu, konuya ilişkin açıklamasının devamında, “Adalet Bakanı çıktı, iddianame yazar gibi konuştu. Bu işlerde en son Adalet Bakanı konuşur. Birkaç saat ara vermeden sağolsun iddianameyi yazdı” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yeşilkaya ve Habertürk’ten Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtladı.

İmamoğlu, sosyal medyada yayınlanmasının ardından savcılığın resen soruşturma başlattığı “balya balya para sayma” görüntülerine ilişkin açıklama yaptı. İmamoğlu, görüntülerdeki kişinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclis üyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı olduğunu söyledi.

“Her seçim öncesi bir kumpas, bir iftira” diyen Ekrem İmamoğlu şöyle devam etti: “2019 yılında CHP İl binasının alınması üzerine bir görüntü. Sonuçta ben de sosyal medyadan gördüm ve sizin gibi ‘bu nedir’ dedim. Günün sonunda bir baktım, ‘kurultayda birilerine verilecek paraların görüntüsü’ şu, bu vs. Ramazan’ın ilk gününe 2019’da seçimin iptal edilişi gibi hiç yakışmayan bir iş. 4,5 yıl önceki görüntüden malzeme çıkartma çabası…

Televizyonda konuşan gazeteciler ‘çok yeni görüntü’ dedi. Orada il yöneticisi var, onların beyanı var, il başkanlığının açıklaması var. O dönemin il başkan yardımcısı var. İl başkanının basın danışmanı var. Günün sonunda açıklamaları il başkanlığı yaptı. Beni ilgilendiren tarafı şu, bir binanın alınması meselesi yüzünden işi Ekrem İmamoğlu’na götürmek. İşi İBB’ye götürmek…

Bir konu vardır, sorarsınız. Böyle bir yaftalamak, karalamak üzerine saldırı. ‘Bir şey bulduk Ekrem’e nasıl zarar veririz?’ diye girişim yapıldı. Ekrem İmamoğlu ile İBB ile bir ilgisi yok. Tabii bir iş öyle olmaması gerekirdi. Anlatılana göre o gün yapılan tapu işlemi var. İşlemde verilen kaparo süreci var. Orası bir hukukçunun ofisi. Hukukçunun bunu servis etmesi meselesi var.

“Adalet bakanı sağolsun iddianameyi yazdı”

Adalet Bakanı çıktı, iddianame yazar gibi konuştu. Bu işlerde en son Adalet Bakanı konuşur. Birkaç saat ara vermeden sağolsun iddianameyi yazdı. Orada tapu işlemi öncesi bir olay var… Usul açısından hatalı, eksik. Günün sonunda ben şurasındayım meselenin topyekün saldırı düzeni içerisinde Ekrem İmamoğlu’na bir leke sıçratalım…”

Paylaşın

9 Anket: Murat Kurum, Hiç Birinde Ekrem İmamoğlu’nu Geçemedi

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, araştırma ve danışmanlık şirketleri tarafından yapılan anketlerde açıklanmaya devam ediyor. Murat Kurum, son bir ayda kamuoyuyla paylaşılan dokuz anketin hiç birinde Ekrem İmamoğlu geçemedi.

MAK Danışmanlık tarafından yapılan ankette İmamoğlu, Kurum’un 1,5 puan önünde görünürken, KONDA’nın anketinde fark 6 puana kadar çıkıyor.  Yine MetroPOLL Araştırma’nın anketinde fark 3 puanın üzerine çıkarken, AK Parti’ye yakınlığıyla bilinen Optimar Araştırma’nın anketinde de İmamoğlu önde.

BirGün, son 1 ay içerisinde açıklanan aralarından AK Parti’ye yakın şirketlerin de yaptırdığı son anketleri derledi. Bu anketlerin hepsinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) mevcut belediye başkanı ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu, AK Parti ile MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın adayı Murat Kurum’u geride bırakıyor. Derlenen anketler şöyle:

MAK Danışmanlık: MAK Danışmanlık Şirketi’nin 21 Şubat – 9 Mart 2024 tarihlerinde yaptığı ankete göre İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Cumhur İttifakı’nın İBB adayı Murat Kurum’un 1,5 puan önünde görünüyor.

5 bin 700 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen anket sonucuna göre, İstanbul’da İmamoğlu yüzde 41.5, Kurum yüzde 40, İYİ Parti yüzde 4, DEM Parti yüzde 3, YRP ise yüzde 2.5 oy oranında.

KONDA: Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde araştırması tutmasa da siyasilerin ve yurttaşların merakla anketini beklediği KONDA’nın da yaptığı ankette İmamoğlu önde çıktı. 2-3 Mart 2024 tarihlerinde yapılan ankette Ekrem İmamoğlu’nu tercih edeceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 38,2, tercihlerini Murat Kurum’dan yana kullanacaklarını söylerin oranıysa yüzde 32,2 oldu.

Ankete katılanların yüzde 6’sı kararsız kalırken, yüzde 12,5’i de diğer adaylara oy vereceğini söyledi. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra ortaya çıkan tablo ise şöyle: Ekrem İmamoğlu yüzde 46,1, Murat Kurum 38,8. Oy tercihleri işaretlenmeleri istendiğinde ise Ekrem İmamoğlu yüzde 46, Murat Kurum ise yüzde 38,9 olarak hesaplandı.

MetroPOLL Araştırma: MetroPOLL Araştırma’nın 21-22 Şubat arasında 39 ilçede 1664 kişi yapılan anketinde ipi göğüsleyen İmamoğlu oldu. Anket sonuçlarına göre kararsızlar dağıtıldıktan sonra İmamoğlu, yüzde 43,5 ile en yüksek oyu alan aday oldu. AK Parti ve MHP’nin adayı Murat Kurum ise yüzde 40,2 oy alabiliyor.

DEM Parti adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni ise bu ankette yüzde 6,1; İYİ Parti’nin adayı Buğra Kavuncu ise yüzde 3,1; Zafer Partisi’nin adayı Azmi Karamahmutoğlu yüzde 2,5; Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) adayı Mehmet Altınöz ise yüzde 2,3 oy aldı.

SONAR: İktidara yakınlığı ile bilinen Sonar Araştırma’nın 22 Şubat’ta açıkladığı anket sonuçlarına göre, Murat Kurum yüzde 41.3, Ekrem İmamoğlu yüzde 41.9, DEM Parti yüzde 4.8, İYİ Parti yüzde 4, Yeniden Refah Partisi ise yüzde 2.5 oy alabiliyor.

Asal Araştırma: Asal Araştırma’nın 23-27 Şubat tarihleri arasında yaptığı ankete göre de bu seçimi İmamoğlu kazanıyor. Ankete göre Ekrem İmamoğlu yüzde 41.9, Murat Kurum yüzde 40.8, Meral Danış Beştaş/Murat Çepni yüzde 4.5, Buğra Kavuncu yüzde 3.6, Mehmet Altınöz yüzde 2.9, Azmi Karamahmutoğlu yüzde 2.5, Berk Hacıgüzeller yüzde 0.9, Birol Aydın yüzde 0.5, diğerleri ise yüzde 2.4 oy alabiliyor.

Optimar Araştırma: AK Parti’ye yakınlığıyla bilinen Optimar Araştırma’nın son anketinde de Ekrem İmamoğlu önde çıktı. Bu ankete göre “Ekrem İmamoğlu’na oy veririm” diyenlerin oranı yüzde 39.1 olurken, “Murat Kurum” diyenlerin oranı yüzde 37.7 oldu. “İmamoğlu’na oy vermem” diyenler ise yüzde 47, “Murat Kurum’a oy vermem” diyenler yüzde 47.4 olmuştu.

Betimar Araştırma: Betimar Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Duman, İmamoğlu ile Murat Kurum arasındaki farkın 2-2,5 puan olduğunu belirterek, “Seçimlere henüz 20 gün var. 2,5 puanın kapanması mümkün. 200 bin oya tekabül ediyor. Burada fark kapatılabilir ama aynı zamanda artması da mümkün” dedi.

DEM Parti’nin aday çıkarmadığı bölgelerde DEM Parti seçmeninin ağırlıkla Ekrem İmamoğlu’na yöneldiğini belirten Duman, İYİ Parti adayı Buğra Kavuncu’nun oy potansiyelinin ise oldukça düşük olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Özellikle İstanbul noktasında DEM Parti’nin güçlü olduğu yerlerde aday göstermemesi ve seçmeninde İmamoğlu’na oy verme eğilimi oluşturuyor. DEM Parti adayı Meral Danış Beştaş’ın yüzde 3’lük oyu, Yeniden Refah Partisi’nin ise yüzde 3,5 potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz. İYİ Parti’nin adayı ise yüzde 1 civarında.”

İmamoğlu ekibinin yaptırdığı öne sürülen anketlere göre mevcut durumda Ekrem İmamoğlu yüzde 43,1; Murat Kurum ise yüzde 40,2 oy alıyor. DEM Parti’nin adayı Meral Danış Beştal yüzde 4, İYİ Parti adayı Buğra Kavuncu ise yüzde 3,5 oy alıyor.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu: Sahada Güçlü Bir İttifak Görüyorum

Yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Ben yüksek bir toplumsal sempati görüyorum. Güçlü bir ittifak görüyorum sahada. Öyle 6-7 parti değil yani, hani, çok güçlü ittifak görüyorum. Çok pozitif bir hava görüyorum. Eleştirip önerisini söyleyen insanlarda da bize, bizim yönetimimizden memnuniyet görüyorum” dedi ve ekledi:

“Çünkü eleştiriyorlar, önerilerini sunuyorlar, talep ediyorlar. Daha önce çok kopuk, sistemin vatandaşla iç içe olmadığı bir nitelik vardı İstanbul Büyükşehir Belediyesinde. Şu andaki gibi demokratik usüllerle bir belediye başkanı ile İstanbulluların yüz yüze geldiğini düşünmüyorum. İstatistikler de var, geçmiş hafızada da bu var. Ben en az bir ilçeye 20-25 kez gitmişim. Ne kadar çok çalıştığımızın bugün sahada karşılığını görmek insanların pozitif yaklaşımını görmek, hem de çok yüksek oranda görmek memnuniyet verici.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Evrensel yazarı Fatih Polat’a açıklamalarda bulundu. Polat’ın yönelttiği sorular ve İmamoğlu’nun bunlara verdiği yanıtlar şöyle:

İstanbul’u bir dönem yönettiniz. Geriye baktığınızda, ‘Şunları yapmak istiyordum ama şu nedenle yapamadım’ dediğiniz şeyler var mı?

Büyük bir şehri yönetiyoruz ve bunun cevabı oldukça fazla olabilir. Çünkü, 100 kreş açtık, niçin 50 tane daha yetiştiremedik diyebilirim. En basitinden. Ama belirli imza gecikmeleri vs. gerçekten bu Sefaköy-Beylikdüzü metro hattında biz en az 8-10 ay önce temel atabilirdik, ama sadece bir imzayı bekliyor olmak… Bu bir istatistik imzası, ne bir kefillik, ne başka bir şey.

Bu merkezden mi kaynaklanıyor?

Evet, Cumhurbaşkanlığının yatırım onayının olmaması benim canımı çok sıkıyor. Bir kişi bir imzasıyla 3.5 milyon İstanbulluya ihanet ediyor. Daha önce 16 milyon İstanbulluya ihanet ettiğini söylediği sürece devam ediyor. Bence çok acı. Üzüldüğüm işlerden birisi o. Ama elbette daha fazlasını yapabilirdim diye hayıflandığım şeyler var.

Bugün Esenyurt’taki konuşmanızda Murat Kurum’a eleştirilerinizi dile getirirken Erdoğan’ı da eleştirdiniz. Buna daha önce de tanıklık ettik. Bu, aslında Erdoğan ile yarıştığınıza dair bir duygudan mı kaynaklanıyor?

Yani şöyle, Sayın Cumhurbaşkanının belki seçim dönemine girdiğimizden bu yana sanırım en az 20 kez bana dönük sözleri olmuştur. İncitici, tabiri caizse dalga geçen ifadeleri olmuştur. Ben aslında bana gönderme yaptığı cümlelerine cevap veriyorum. Yoksa ben Sayın Cumhurbaşkanına laf yetiştirmiyorum. Öyle bir derdim de yok. Ha, İstanbul’da bir aday var mı ya da aday atanmış bir aday mı, ya da dersini çalışmamış bir ithal aday mı zaten takdirini milletimiz görüyordur. Bu manada ben düşüncemi zaten dile getiriyorum ama milletimizin de benimle aynı takdiri kullanacağına inanıyorum büyük çoğunlukla.

Önceki yerel seçim dönemi ile bu dönemi kıyasladığınızda, sahaya ve genel havaya ilişkin ne görüyorsunuz?

Ben yüksek bir toplumsal sempati görüyorum. Güçlü bir ittifak görüyorum sahada. Öyle 6-7 parti değil yani, hani, çok güçlü ittifak görüyorum. Çok pozitif bir hava görüyorum. Eleştirip önerisini söyleyen insanlarda da bize, bizim yönetimimizden memnuniyet görüyorum. Çünkü eleştiriyorlar, önerilerini sunuyorlar, talep ediyorlar. Daha önce çok kopuk, sistemin vatandaşla iç içe olmadığı bir nitelik vardı İstanbul Büyükşehir Belediyesinde. Şu andaki gibi demokratik usüllerle bir belediye başkanı ile İstanbulluların yüz yüze geldiğini düşünmüyorum. İstatistikler de var, geçmiş hafızada da bu var. Ben en az bir ilçeye 20-25 kez gitmişim. Ne kadar çok çalıştığımızın bugün sahada karşılığını görmek insanların pozitif yaklaşımını görmek, hem de çok yüksek oranda görmek memnuniyet verici.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) gelir ve yaşam koşulları araştırması 2023 yılı sonuçları, gelir dağılımındaki adaletsizliğin ve buna bağlı yoksulluğun daha da derinleştiğini teyit etti. Elbette ekonomi, merkezi iktidar ve sisteme dair bir sorun ama siz, Türkiye’nin en fazla nüfusa sahip kentini yöneten Belediye Başkanı olarak, eğer kazanırsanız kent yoksullarının hayatlarını kolaylaştırmak için neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Şu an en büyük problem kent yoksulluğu. Sosyal yardım, sosyal destek bütçesinin neredeyse altı kata yakın çıktığı dönemler olması tesadüf değil. İhtiyaca dönük artırmak zorunda kalıyoruz. Bu tabii büyük bir sorun, büyük bir konu İstanbul açısından. Tabii sadece İstanbul’un değil, bütün Türkiye’nin sorunu. Emekliler, öğrenciler, çocuklar, genç anneler, birçok toplum katmanı büyük sorunlar içerisinde. Biz buna dair çok ciddi bir sosyal yardım, sosyal destek hazırlığı yaptık önümüzdeki beş yıl için.

Çok aşaması var bunun. Direkt düzenli hane desteğinde artıştan tutun, yeni evlenecek çiftlere ya da işte bir sahada insanların kentsel dönüşüm sürecinde bize duyduğu ihtiyaçta kira desteğinden tutun, gücü olmayan dar gelirli ailelerin ya da dar gelirli emeklilerin kentsel dönüşüm bütçelerinin yüzde 65’ini karşılamaya varıncaya kadar çok yönlü destek paketimiz var. Bence bizim önümüzdeki beş yıl en çok zaman harcayacağımız, en çok kaynak harcayacağımız mesele kent yoksulluğu. Buna da hazırız.

Erdoğan, 1994 yerel seçimleri sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı oldu ve onu yıllar sonra bugünkü koltuğunda gördük. Sizin, bu seçimi de kazanmanız halinde geleceğin favori cumhurbaşkanı adayı olacağınıza dair yorumlara ne diyorsunuz?

Çok coşkulu, icracı bir beş yıl yaşadım. Ve önümüzdeki beş yıl içinde çok coşkulu İstanbul hayallerim var. Buna hazırlık içerisindeyiz. Şunu söyleyeyim. Ben ‘Allah bilir’ diye bir cevap verdim. 2019 seçiminden sonra. 3 yıl boyunca neredeyse ne zaman cumhurbaşkanı oluyorum diye her akşam televizyonlarda konuşuldu. Sonra ne yazık ki genel seçimi kaybettik, partimle ilgili bir değişim sürecinin olması gerektiğini ifade ettim.

Her gün, Ekrem İmamoğlu ne zaman genel başkan oluyor diye yayın yaptılar. İkisi de olmadı. Günün sonunda ben şu anda çok odaklı bir biçimde İstanbul’a çalışıyorum. Hayallerim var. Sonrası artık toplumun kanaati, insanların sağlığı, başta benim sağlığım, yaşamın uzunluğu belirler. Ben hiçbir zaman kariyer planı yapmadım. Şu anda Türkiye’nin İstanbul’u kazanmaya, İstanbul’da iyi işler başarmaya çok ihtiyacı var.

Esenyurt’taki konuşmanızda Murat Kurum’a eleştirilerinizi dile getirirken Erdoğan’ı da eleştirdiniz. Buna daha önce de tanıklık ettik. Bu, aslında Erdoğan ile yarıştığınıza dair bir duygudan mı kaynaklanıyor?

Yani şöyle, Sayın Cumhurbaşkanının belki seçim dönemine girdiğimizden bu yana sanırım en az 20 kez bana dönük sözleri olmuştur. İncitici, tabiri caizse dalga geçen ifadeleri olmuştur. Ben aslında bana gönderme yaptığı cümlelerine cevap veriyorum. Yoksa ben Sayın Cumhurbaşkanına laf yetiştirmiyorum. Öyle bir derdim de yok. Ha, İstanbul’da bir aday var mı ya da aday atanmış bir aday mı, ya da dersini çalışmamış bir ithal aday mı zaten takdirini milletimiz görüyordur. Bu manada ben düşüncemi zaten dile getiriyorum ama milletimizin de benimle aynı takdiri kullanacağına inanıyorum büyük çoğunlukla.

Röportajın tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Kurum’a: Allah Akıl Versin

Yenidoğan – Söğütlüçeşme metro hattı yapımı açılışında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Murat Kurum’un metro açıklamasına tepki göstererek, “5 yılda yaptığımız 65 kilometreyi 8 kilometreymiş gibi göstereceğini zanneden bu akla şaşıyorum. Vatandaşa bu emek gösteren insanlara zerre saygısı yok Allah akıl versin. Bunlar kendilerini nimetten zannediyorlar” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Yenidoğan – Söğütlüçeşme metro hattı yapımı açılışında konuştu. İmamoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

“Yapılan birtakım eksiklikler nasıl çözüldü bunları yazarsanız geleceğe nakledilir. İnsanlar gelecekte bu eksiklikten bu hatadan ya da doğrunun nasıl desteklendiğinden ders alır. Bunların hepsi hayatın çok özel anlarıdır. İstanbul’da yaptığımız hiçbir şey İstanbul’da kalmaz.

İstanbul’da yaptığımız her şey Türkiye’yi etkiler inanınız dünyayı etkiler.  Ekrem İmamoğlu olarak sizlerin temsilcisi olarak ben kendimi sadece bu şehirden sorumlu bu şehre sorumluluk hisseden biri olarak görmüyorum. İstanbul’da büyükşehir başkanı olmak tarihe olan sorumluluğunuz insanına olan sorumluluğunuz maneviyata olan sorumluluğunuz insanlığa olan sorumluluğunuz olarak önemsenmelidir.

Çünkü bu kadim şehir dünyanın en önemli en özel, en güzel , en büyük en nitelikli en içerikli şehirlerin başında gelir. Bu duygularla sizinleyim. İBB olarak sınavlarımızın en zoru hatta büyükşehirlerin sınavlarının en zoru metro sınavıdır. Çünkü metro sınavının çok fonksiyonel düşünülmesi gereken çok aşamalı bir şekilde zaman, finans planlaması gereken meşakatli bir iştir.

Metro sınavından geçemeyen bir belediye başkanı diğer bütün derslerden geçse bile sınıfta kalır. Çünkü metro ve raylı sistemler İstanbul’un ulaşım sorunlarının en temel en acil çözümüdür. Eğer yeterince verimli hızlı bir biçimde metro yapamıyorsanız İstanbul’u yönetirken çok büyük bir yanlış yapıyorsunuz demektir.

Bizden önce İBB’yi yönetenler 25 yılda 125 km metro yaptılar. Elbette emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum, teşekkür edeceğiz. 2019’da er meydanına biz çıktık biraz işler değişti. Biz metro yaptıkça biraz da onların gerçek fotoğrafı meydana çıkmaya başladı.

Biz 5 yılda tam 65 km metro yaptık. Bizden önce 25 yılda yapılan metronun yarısından fazla metroyu sadece 5 yılda yaptık. Bu çok değerli bir başarıdır. Eğer verimlilik planlama ve özellikle sürecin iyi işletilmesi yönünde hazırlıklı değilseniz ve de israf dolu bir dönem var ise o zaman işiniz zor demektir.

Biz bu döneme son verdik ve Türkiye tarihinin en büyük metro atılımını bu 5 yıl gerçekleştirmiştir. Bunun altını çizelim. 5 yılda 65 km metro yaparak 62 istasyonu da hizmete açarak Türkiye belediyecilik tarihinde eşi görülmemiş bir rekoru sizlerin katkısıyla başardık.

Bizim bu performansımızı geçmeyi bırakın yanına yaklaşacak bile bir yönetimi bu arkadaşlar gerçekleştiremez. Kendilerine çeki düzen verirse bilimle aklı selim insanlarla iyi bir diyalogla iyi bir süreç yönetimi önlerine koyarlarsa belki bizim peşimizden gelmeye başlayabilirler.

“Bu akla şaşıyorum”

Hani var ya 5 yılda 8 kilometre yapıp adım sayan arkadaş tarihe geçti; bir şey diyeceğim diyemiyorum. Bu işin içinde emek hırsızlığı var onu söyleyeyim. Böyle saygısız siyaset olmaz. Kameralar önüne 8 adım atarak 5 yılda yaptığımız 65 km’yi 8 kilometreymiş gibi göstereceğini zanneden bu akla şaşıyorum.

Vatandaşa bu emek gösteren insanlara zerre saygısı yok Allah akıl versin. Bunlar kendilerini nimetten zannediyorlar. Vatandaşı aldatabileceklerini zannediyorlar. Aynı akıl hatırlayın 2019da milletin iradesini beğenmeyip bizim için “seçimi çaldılar” dediler. Bu yalanla milleti kandırabileceklerini düşündüler.

Bunları unutmayacağız hiç . Bu unutulmamalı, bir daha milletin iradesine bu çıkışı yapılacak insanların karşısında topyekun bir olmalı. Millet kimin hırsız yalancı olduğunu sandıkta tescil etti. Hem de 806 bin kere bunu sandıkta tescilledi.

Kendilerini milletin üstünde görenlere milleti aldatmaya kalkan 806 bin demokrasi dersi, tokadıydı. Ama hala milleti aldatmaya kalkıyorlar. 31 Mart vatandaşı kandırmayı marifet sayanlara vatandaşa saygı duymayanlara hep birlikte ders verme günüdür. Bunu unutmayınız.

Hep birlikte ders vereceğiz. 5 yıl boyunca biz onlara belediyecilik dersi verdik. 31 Martta da siz onlara herhalde ciddi bir demokrasi dersi vereceksiniz öyle görüyorum. Bunun o meşalesini Sancaktepe yakmalıdır.”

Paylaşın