İsrail – Filistin Savaşı: Gazze’ye Can Kaybı 9 Bin 488’e Yükseldi

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının “Aksa Tufanı” operasyonuyla başlayan İsrail – Filistin savaşının 29. gününde, İsrail saldırılarında Gazze’de hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı en az 9 bin 488’e yükseldi.

Bakanlık, hayatını kaybedenlerin 3 bin 900’ünün çocuk olduğunu açıkladı. Bakanlık ayrıca, ölenlerin 2 bin 500’ünün kadın olduğu bilgisini de paylaştı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’deki ‘Aksa Tufanı’ saldırısıyla başlayan İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinliler hakkında son bilgileri paylaştı.

Gazete Duvar’ın Reuters haber ajansının aktardığına göre, Sağlık Bakanlığı, son 29 gün içinde İsrail’in saldırılarında Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısının en az 9 bin 488’e yükseldiğini bildirdi. Bu kişilerin 3 bin 900’ünün çocuk olduğu açıklandı. Açıklamada, ölenlerin 2 bin 500’ünün kadın olduğu bilgisi de paylaşıldı. Bakanlık açıklamasında, “Enkaz altında 1250’si çocuk 2 bin 200 kişi bulunduğu yönünde kayıp ihbarı aldık” denildi.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı İsrail’e yönelik ‘Aksa Tufanı’ isimli kapsamlı saldırı düzenlemiş, İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun hava bombardımanı başlatmıştı. İsrail, Gazze’den düzenlenen saldırılarda 315’i asker 1400’den fazla İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını duyurdu.

İsrail’e göre, Gazze’ye kara operasyonlarının başladığı 31 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ndeki çatışmalarda ölen asker sayısı 25’e yükselirken, Kassam Tugayları’nın elinde 242 İsrailli rehine bulunuyor. İşgal altındaki Batı Şeria’da da bir İsrail askeri öldü. Batı Şeria ve Kudüs’te İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimciler 144 Filistinliyi öldürdü.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana yaşanan çatışmalarda ise 56 Hizbullah mensubu ile dört İsrail askeri öldü.

Paylaşın

Hamas’tan Dikkat Çeken Açıklama: İsrail’i Ortadan Kaldırmalıyız

Hamas’ın üst düzey isimlerinden Gazi Hamad,, Tel Aviv yönetiminin bölgede büyük tehlike yarattığını öne sürerek, “İsrail’i ortadan kaldırmalıyız. Bunu söylemekten çekinmiyoruz” dedi.

“İsrail’in bizim topraklarımızda yeri yok” diyen Hamad, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de başlattığı operasyonda “sonuna kadar haklı olduğunu” savundu.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın Aksa Tufanı operasyonuna, İsrail, Demir Kılıçlar operasyonuyla yanıt vermişti.

Hamas’ın üst düzey isimlerinden Gazi Hamad, “İsrail yok olana kadar saldırıları devam ettireceklerini” söyledi.

Hamad, Lübnan’ın televizyon kanalı LBC International’da 24 Ekim’de yayımlanan konuşmasında, şu ifadeleri kullandı:

İsrail’e bir ders vermeliyiz. Bunu da ikinci ve üçüncü kez saldırarak yapacağız. Aksa Tufanı operasyonu sadece ilk saldırıydı. Bunun ikincisi, üçüncüsü ve dördüncüsü de olacak. Bir bedel ödemek zorunda kalacak mıyız? Evet, biz bunu ödemeye hazırız. Bize şehitler ulusu deniyor ve şehit vermekten gurur duyuyoruz.

“İsrail’in bizim topraklarımızda yeri yok” diyen Hamad, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de başlattığı operasyonda “sonuna kadar haklı olduğunu” savundu.

Hamad, Tel Aviv yönetiminin bölgede büyük tehlike yarattığını öne sürerek, “İsrail’i ortadan kaldırmalıyız. Bunu söylemekten çekinmiyoruz” dedi.

Hamas militanları operasyonda Gazze Şeridi’ni geçip İsrail tarafına girerek birçok kişiyi rehin almıştı. İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) en son açıkladığı rakamlara göre militanların elinde en az 245 esir var.

Militanlar ayrıca Gazze Şeridi’ne yakın Re’im bölgesindeki Supernova Festivali’ne baskın da düzenlemişti. İsrail, müzik festivaline yapılan saldırılarda 260 kişinin öldürüldüğünü bildirmişti.

Hamad ise açıklamasında bu duruma ilgili “Sivillere zarar vermek istemedik ama sahada bazı karışıklıklar yaşandı” ifadelerini kullandı.

İsrail, Hamas militanlarının saldırılarına Demir Kılıçlar operasyonuyla yanıt vermişti.

Filistin Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı rakamlara göre, İsrail ordusunun bombardımanlarında Gazze’de 3 bin 648’i çocuk, 2 bin 290’ı da kadın 8 bin 796 kişi öldürülürken, yaralananların sayısıysa 22 bin 219’a yükseldi.

İsrail ise Gazze’den düzenlenen saldırılarda 317’si asker 1400 kişinin öldürüldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını duyurdu.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Gazze’de Can Kaybı 8 Bin 796’ya Çıktı

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonu ile başlayan Filistin – İsrail savaşı 26. gününde, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında en az 8 bin 796 kişinin öldüğünü açıkladı. Bakanlık öldürülenlerin 3 bin 648’inin çocuk olduğunu kaydetti.

Haber Merkezi / Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ateşkes çağrısı yaptı. Fidan “bazı ülkelerin Gazze’deki kıyıma aleni destek vermesi, şiddeti teşvik etmesinin” kabul edilemeyeceğini söyleyerek, şunları kaydetti:

“Gazze’deki insanlık dramının bölge ülkelerini de etkisi altına alacak bir savaşa dönüşmesini istemiyoruz. Bu nedenle bölge içi ve bölge dışı tüm aktörleri, kalıcı ve adil barışı teşvik etmeye çağırıyoruz. Bu bölgenin aktörleri olarak bölge sorunlarımızın çözümünü başkalarına havale etmemeliyiz.”

Abdullahiyan da savaş bir an önce durdurulmazsa tarafların kontrolünden çıkabileceğini söyleyerek, bunun sorumluluğunun “ABD, İsrail ve savaş suçlarını destekleyenlerde” olacağını belirtti.

İran Dışişleri Bakanı, “Gazze’de kadınlara ve çocuklara karşı saldırılar devam ederse, sonuçları çok ağır olacaktır ve destekleyenler bunun bedelini ağır ödeyeceklerdir” derken, durumun böyle devam etmesi halinde “direniş gruplarının başka sürpriz saldırılar düzenleyebileceğine” işaret etti.

Refah Kapısı açıldı

Katar’ın arabuluculuğunda Mısır, İsrail ve Hamas arasında varılan anlaşma sayesinde, bazı ağır yaralıların ve yabancı pasaport sahiplerinin Gazze’den Mısır’a geçişine izin veriliyor.

Mısır ile İsrail arasındaki Refah kapısında bekleyen ambulanslar sınırdan geçiş yapmaya başladı. Mısır basını çarşamba günü 80’den fazla yaralı Filistinlinin tedavi için Gazze’den Mısır’a getirileceğini bildirdi. Ambulansların Mısır tarafından Refah sınır kapısından geçtiği görüldü. Yaralıların sınırın yakındaki Şeyh Züveyd kasabasında kurulan sahra hastanesine götürülmesi bekleniyor.

Gelen bilgilere göre sınırdan öncelikle ağır yaralıların, ardından yabancı uyruklunun geçişine izin verilecek. Filistinli yetkililer 400’den fazla yabancı pasaport sahibinin Gazze’den ayrılmasına izin verileceğini belirtti. Gazze’de toplam 7 bin kadar yabancı uyruklunun bulunduğu sanılıyor.

Gazze’de geçişler ve sınırlardan sorumlu makamlar Refah kapısından geçmesine izin verilecek ,yabancıların isimlerinin yer aldığı bir liste yayınladı. Listede Avusturya, Japonya, Bulgaristan, Endonezya, İngiltere ve Avustralya vatandaşlarının ismini bulunduğu belirtildi.

Hamas: Bazı esirleri serbest bırakacağız

İzzettin El Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, katıldığı bir televizyon yayınında “Aracılara önümüzdeki birkaç gün içinde belirli sayıda yabancıyı serbest bırakacağımızı bildirdik” açıklamasını yaptı.

Ebu Ubeyde televizyonda yaptığı konuşmada İsrail’e yönelik tehditlerini de sürdürdü. Sözcü, “Gazze düşmanlar, onların askerleri ile siyasi ve askeri liderleri için bir mezarlık ve bataklık olacak” ifadesini kullandı.

“Gazze’de halk sağlığı felaketi an meselesi”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yaptığı açıklamada, aşırı kalabalık, kitlesel yerinden edilme ve altyapının zarar görmesi nedeniyle Gazze’de bir “halk sağlığı felaketinin” an meslesi olduğunu bildirdi.

DSÖ sözcüsü Christian Lindmeier, gazetecilere verdiği demeçte, “Kitlesel yerinden edilme, aşırı kalabalık, su ve sanitasyon altyapısının zarar görmesi ile ortaya çıkan halk sağlığı felaketi an meselesi” ifadesini kullandı.

BM Çocuklara Yardım Fonu da (UNICEF), Gazze’de normal seviyenin yüzde 5’i oranında su tüketimi nedeniyle dehidrasyona bağlı bebek ölümleri riski uyarısında bulundu.

UNICEF Sözcüsü James Elder, Gazzeli çocukların temiz su olmadığı için tuzlu su içtiklerini ve bu nedenle hastalandıklarını dile getirdi.

Kentteki çocuk ölümlerinden endişe duyduklarını ve “Gazze’nin çocuklar için mezarlığa dönüştüğünü” belirten Elder ayrıca, Gazze’de 940 çocuğun kayıp olduğunun bildirildiğini ve bazılarının enkaz altında kaldığının düşünüldüğünü kaydetti.

“Sivillerin korunması esasına saygı gösterilmeli”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların arasında kalan sivillerin korunması için çağrıda bulunarak tarafları “ölçülü ve ihtiyatlı” olmaya çağırdı. Sivillerin korunmasının önemini vurgulayan Guterres, bu esasa iki tarafın da saygı göstermesi gerektiğini söyledi.

BM Genel Sekreteri, “Uluslararası insancıl hukuk, görmezden gelinemeyecek net kurallar ortaya koyuyor. Bu, bir alakart menü değil ve seçmece bir biçimde uygulanamaz” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği terör eylemlerini şiddetle kınadığının bir kez daha altını çizen Gutaress, “Sivillerin öldürülmesi, yaralanması ve kaçırılmasının hiçbir bir meşruiyeti olamaz. Hamas tarafından tutsak olarak tutulan rehinelerin derhal ve koşulsuz salıverilmesi çağrısında bulunuyorum” diye konuştu.

BM Genel Sekreteri Gazze’de sivillerin öldürülmesini de kınadığını belirterek, “Öldürülenlerin üçte ikisinin kadın ve çocuklar olduğu yönündeki haberlerden dehşete düştüğünü” söyledi. Guterres, gerilimin Gazze’yi de aşmasından duyduğu endişeyi de dile getirdi.

Paylaşın

Gazze’nin Kaderi Ne Olacak? Olası Beş Senaryo

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonu ile başlayan Filistin – İsrail savaşı 25. gününde de devam ederken, İsrail saldırıları altındaki Gazze’de yaşamını yitirenlerin sayısının  8 bin 525’e yükseldiği açıklandı. 

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, 7 Ekim’de başlayan savaşta 3 bin 542’si çocuk olmak üzere toplam 8 bin 525 kişinin öldürüldüğünü duyurdu. İsrail saldırılarında can verenlerin 2 bin 187’sinin de kadın olduğu açıklandı. Pazartesi günü yapılan son duyuruda toplam can kaybı 8 bin 306 olarak açıklanmıştı.

Kara harekâtına hazırlanan İsrail ordusunun hedefi ise, Gazze Şeridi’ni kontrol eden Hamas’ı devirmek. Peki İsrail amacına ulaşırsa Gazze Şeridi’nin kaderi ne olacak?

İsrail hâlihazırda yaklaşık 350 bin yedek askerini seferber etmiş durumda. Kara kuvvetlerinin bir kısmı Lübnan sınırında, diğer bir kısmı da Gazze Şeridi sınırında konuşlandırıldı. İsrail uzun zamandır beklenen kara harekâtının amacının militan İslamcı örgüt Hamas’ın yok edilmesi olduğunu söylüyor. Hamas, Avrupa Birliği (AB), ABD ve Almanya da dahil olmak üzere birçok ülke tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan bir örgüt.

Peki İsrail, Hamas’ı yenme hedefinde başarılı olursa Gazze Şeridi’ni nasıl bir gelecek bekliyor? Bu sorunun yanıtı henüz belli değil. Ayrıca İsrail’in Hamas’ı tamamen yok etmeyi başarıp başaramayacağı belirsiz.

Uzmanlar, Gazze’de oluşacak siyasi bir iktidar boşluğunu, Taliban’ın Afganistan’da ve IŞİD’in Sahel bölgesinde yaptığı gibi, terör örgütlerinin istismar etmesi tehlikesi bulunduğunu söylüyor. İsrail karşıtı İran rejiminin de bu boşluktan fayda sağlamak suretiyle Gazze’de Hamas ve İslami Cihad gibi örgütleri yeni yöntemlerle desteklemesi tehlikesi de mevcut.

Peki bu şartlar altında Gazze Şeridi’nde nasıl bir yeni düzen oluşur?

1. Senaryo: Gazze Şeridi’ni yeniden İsrail kontrol eder

Bu senaryolardan biri, İsrail’in aynen 2005 yılına kadar olduğu gibi, Gazze Şeridi’ni bizzat askeri olarak kontrol etmesi. Başka bir deyişle, İsrail’in Gazze’ye işgalci güç olarak geri dönmesi. Bu yönde bir adım, yeni bir militan direnişi tetikleme tehlikesi yaratıyor. Buna ek olarak Alman uzman Stephan Stetter, böylesine bir gelişmenin bölgesel dengeler üzerinde de çok ciddi etkileri olabileceği uyarısında bulunuyor.

Olası senaryoları değerlendiren Alman Silahlı Kuvvetleri Üniversitesi’nden Stephan Stetter, “Bu gerçekleşirse, İsrail’de, Gazze Şeridi’nin yeniden iskan edilmesi yönünde talepler ortaya çıkacaktır. Bu da İsrail-Filistin çatışmasını alevlendirmek ve daim kılmak isteyenlerin değirmenine su taşıyacaktır” diye konuştu.

Öte yandan olası bir işgalci güç olarak İsrail, uluslararası hukuk çerçevesinde işgal altındaki halka karşı belirli yükümlülükleri üstlenmek zorunda kalacak. Stetter, “İsrail’in bu görevi kendisi üstlenmesi gerekecek. Bu, mâli olarak İsrail’in imkanlarını aşacaktır” dedi. Stetter, İsrail’in Hamas’ın 7 Ekim tarihli saldırısından ekonomik olarak ciddi derecede etkilendiğini de hatırlattı.

Ayrıca, İsrail’in bölgede bir işgalci güç olarak kalmasına, ABD’nin başını çektiği Batılı müttefiklerinin siyaseten karşı çıkması da olasılıklar dahilinde. Diğer yandan olası bir işgalin İsrail’in, hâlihazırda barış anlaşması imzaladığı veya imzalamayı planladığı Arap ülkeleriyle ilişkilerini iyice zora sokma ihtimali de yüksek.

Stetter, “Tüm bu şartlar altında, işgal senaryosunu olası görmüyorum” diyor. Bu senaryonun İsrail açısından teşkil ettiği bir diğer sorun da kendisine düşman olan Gazze Şeridi’ne karşı kendisini izole etmeye devam etme zorunluluğu olacak. Kısa süre önce ABD merkezli dış politika dergisi Foreign Affairs’de yer alan bir makalede, “İsrail daima devasa bir hapishaneye hükmetmek zorunda kalacaktır” değerlendirmesi yapılmıştı.

2. Senaryo: İktidarı Filistin Özerk Yönetimi üstlenir

İhtimaller dahilinde olan bir diğer senaryo da Filistin Özerk Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ne geri dönmesi ve buranın yönetimini yeniden devralması.

Tel Aviv Üniversitesi Moşe Dayan Merkezi’nde araştırmacı ve İsrail askeri istihbarat servisinin eski bir çalışanı olan İsrailli uzman Michael Milshtein’a göre bu planın en zayıf noktası; Mahmud Abbas liderliğindeki yönetimin, Batı Şeria’nın yalnızca bir kısmını kontrolü altında bulunduruyor olması. Bölgenin büyük kısmının yönetimi, İsrail’in kontrolü altında. Milshstein, bu senaryo değerlendirilirken Abbas’ın siyasi açıdan zayıf olduğunun unutulmaması gerektiğini dile getiriyor.

Filistin Özerk Yönetimi ve Abbas’ın lideri olduğu El Fetih partisine Batı Şeria’daki desteğin düşük olduğu belirtiliyor. Yolsuzluk ve yönetimin başarısızlığı nedeniyle Filistinliler sık sık protesto eylemleri düzenliyor.

Demokratik meşruiyet eksikliği de özerk yönetime yöneltilen bir diğer eleştiri. En son başkanlık seçimlerinin 2005 yılında düzenlendiği bölgede, Abbas herhangi bir seçim olmaksızın başkanlık koltuğunda oturmayı sürdürüyor. Son dönemde Hamas’a karşı yeterince mesafe almaması nedeniyle Batı’da da eleştirilerin odağına yerleşen Abbas’a Batı Şeria’da yöneltilen bir diğer eleştiri ise işgalci güç İsrail’e karşı yeterince sert ve kararlı bir şekilde karşı çıkamıyor oluşu.

Tüm bunlara ek olarak Stephan Stetter, şu değerlendirmeyi yapıyor: “Filistin Özerk Yönetimi İsrail’in Hamas’a karşı zafer elde etmesi durumunda Gazze Şeridi’ne geldiği takdirde, savaşın mağlubunun sırtından iktidarı eline alan, savaşın kazananı olarak görülecektir.” Özerk Yönetim’in bu tür bir izlenim uyandırmama konusunda dikkatli olması gerektiğini kaydeden Stetter, “Bunun dışında tüm diğer senaryolarda, Filistin Özerk Yönetimi, Gazze için önemli bir rol oynayacaktır” diyor.

3. Senaryo: Karışık Filistin sivil yönetimi kurulur

Milshtein’a göre, ilk iki senaryodan daha iyi ancak hayata geçirilmesi zor olan bir diğer senaryo ise bölgede karışık bir Filistin sivil yönetiminin kurulması olur. Filistin halkına mensup olan, Filistin Özerk Yönetimi’yle de yakın ilişkileri bulunan çeşitli temsilcilerden oluşacak böylesine bir yönetim Mısır, ABD, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından da desteklenebilir.

Ancak Milshtein’a göre, bu tür bir yönetim istikrarlı ve uzun ömürlü olamaz: “Ancak yine de diğer alternatiflere göre daha iyi bir seçenek.”

4. Senaryo: Yönetimi BM devralır

Stetter, bu tür bir durumda teorik olarak Birleşmiş Milletler’in (BM) de yönetim görevini devralabileceğinin altını çizdi.

Kosova ve Doğu Timor örneklerini veren Stetter, “Ancak bu Gazze Şeridi’nde pek gerçekçi değil. Bunun bu tür bir durumda hayata geçirilmesi, imkansız olmasa da çok zor. Bunun nedeni, dünya kamuoyunun dikkatlerinin bu çatışmada olması. Aynı zamanda Batılı devletlerin bölgede daha güçlü bir rol üstlenmesi eleştiri oklarını üzerine çekebilir” görüşünü aktardı. Öte yandan bu senaryonun gerçekleşmesi için, BM’nin üye devletler tarafından yetkilendirilmesi de zorunluluklar arasında.

5. Senaryo: Yönetimi Arap devletleri devralır

Stetter’e göre Gazze için bir diğer senaryo da bölgenin yönetimini Filistin Özerk Yönetimi ile işbirliği sürdürecek biçimde Arap devletlerinin devralması. Stetter, “Bu senaryo, Filistin’deki temsilcisi Hamas olan Müslüman Kardeşler hareketine şüpheyle yaklaşan Arap devletlerinin de çıkarına olur. Geçmişte Mısır’da Müslüman Kardeşler’e karşı çıkıldı, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde de bu grupla mücadele ediliyor” dedi.

Söz konusu devletlerin hâlihazırda Filistin halkıyla dayanışma göstermek amacıyla İsrail karşıtı bir söylem benimsediğini hatırlatan Stetter, “Buna rağmen Hamas’ın savaşı kaybetmesi, Riyad ve Kahire’de pek olumsuz görülmeyecektir” dedi.

Hamas kaybettiği takdirde milli egemenlik ve iki devletli çözüm taleplerine sahip Filistin halkının ikna edilmesi gerektiğini kaydeden Stetter, “Bunu hayata geçirmek için, BM ve Batı ile işbirliği yapan, birlik içerisinde hareket eden kuvvetlere ihtiyaç olacak” diye konuştu. Stetter, bu tür bir modelin sürdürülebilmesi için siyasi desteğin yanı sıra mâli desteğin de büyük önem taşıyacağını kaydetti. Stetter, böylesine bir çözümün yalnızca Filistinlilere değil, İsrail’e de daha fazla güvenlik sağlayacağını savundu.

Ancak bugün binlerce kişinin yaşamını yitirdiği ortamda, Arap devletlerinin İsrail ile resmi ilişkilere başlamaya ne zaman ve hangi bedel karşılığında hazır olacağı belirsizliğini koruyor. Dolayısıyla bu tür bir modelin hayata geçmesi, kısa değil, ancak orta vadede mümkün olabilir.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Hamas Rehinelerin Bir Kısmını Serbest Bırakacağını Açıkladı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonu ile başlayan Filistin – İsrail savaşı 25. gününde de devam ederken, Hamas, yabancı rehinelerin bir kısmının önümüzdeki günlerde serbest bırakılacağını bildirdi.

Haber Merkezi / İzzettin El Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, katıldığı bir televizyon yayınında “Aracılara önümüzdeki birkaç gün içinde belirli sayıda yabancıyı serbest bırakacağımızı bildirdik” açıklamasını yaptı.

Ebu Ubeyde televizyonda yaptığı konuşmada İsrail’e yönelik tehditlerini de sürdürdü. Sözcü, “Gazze düşmanlar, onların askerleri ile siyasi ve askeri liderleri için bir mezarlık ve bataklık olacak” ifadesini kullandı.

İsrail Gazze’ye yönelik hava saldırılarını aralıksız sürdürürken Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, şimdiye kadar 3 bin 500’den fazlası çocuk olmak üzere 8 bin 525 kişinin saldırılarda öldürüldüğünü açıkladı.

Bakanlık’tan yapılan son açıklamada Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki bir mülteci kampına düzenlenen hava saldırısı sonucu en az 50 kişinin öldüğü kaydedildi.

“Gazze’de halk sağlığı felaketi an meselesi”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yaptığı açıklamada, aşırı kalabalık, kitlesel yerinden edilme ve altyapının zarar görmesi nedeniyle Gazze’de bir “halk sağlığı felaketinin” an meslesi olduğunu bildirdi.

DSÖ sözcüsü Christian Lindmeier, gazetecilere verdiği demeçte, “Kitlesel yerinden edilme, aşırı kalabalık, su ve sanitasyon altyapısının zarar görmesi ile ortaya çıkan halk sağlığı felaketi an meselesi” ifadesini kullandı.

BM Çocuklara Yardım Fonu da (UNICEF), Gazze’de normal seviyenin yüzde 5’i oranında su tüketimi nedeniyle dehidrasyona bağlı bebek ölümleri riski uyarısında bulundu.

UNICEF Sözcüsü James Elder, Gazzeli çocukların temiz su olmadığı için tuzlu su içtiklerini ve bu nedenle hastalandıklarını dile getirdi.

Kentteki çocuk ölümlerinden endişe duyduklarını ve “Gazze’nin çocuklar için mezarlığa dönüştüğünü” belirten Elder ayrıca, Gazze’de 940 çocuğun kayıp olduğunun bildirildiğini ve bazılarının enkaz altında kaldığının düşünüldüğünü kaydetti.

“Sivillerin korunması esasına saygı gösterilmeli”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların arasında kalan sivillerin korunması için çağrıda bulunarak tarafları “ölçülü ve ihtiyatlı” olmaya çağırdı. Sivillerin korunmasının önemini vurgulayan Guterres, bu esasa iki tarafın da saygı göstermesi gerektiğini söyledi.

BM Genel Sekreteri, “Uluslararası insancıl hukuk, görmezden gelinemeyecek net kurallar ortaya koyuyor. Bu, bir alakart menü değil ve seçmece bir biçimde uygulanamaz” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği terör eylemlerini şiddetle kınadığının bir kez daha altını çizen Gutaress, “Sivillerin öldürülmesi, yaralanması ve kaçırılmasının hiçbir bir meşruiyeti olamaz. Hamas tarafından tutsak olarak tutulan rehinelerin derhal ve koşulsuz salıverilmesi çağrısında bulunuyorum” diye konuştu.

BM Genel Sekreteri Gazze’de sivillerin öldürülmesini de kınadığını belirterek, “Öldürülenlerin üçte ikisinin kadın ve çocuklar olduğu yönündeki haberlerden dehşete düştüğünü” söyledi. Guterres, gerilimin Gazze’yi de aşmasından duyduğu endişeyi de dile getirdi.

Paylaşın

Gazze’de Can Kaybı 8 Bin 525’e Çıktı: 3 Bin 542’si Çocuk

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlayan Filistin – İsrail savaşında çatışmalar şiddetlenirken, Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybdenlerin sayısı bir günde 200 artarak 8 bin 525’e çıktı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, hayatını kaybedenlerin 3 bin 542’si çocuk; 2 bin 187’si ise kadın. Verilere göre, yaralananların sayısı ise 21 bini geçti.

Hayatını kaybedenler arasında 130 sağlık görevlisinin olduğu da açıklandı. Buna göre 15 hastane ve 32 sağlık merkezi de saldırılar nedeniyle çalışamaz hale geldi.

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, 7-26 Ekim tarihleri arasında, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda ölenlerin isimleri, kimlik bilgileri ve yaşlarının yer aldığı 212 sayfalık bir rapor yayımladı.

Rapora göre, 7-26 Ekim tarihlerinde İsrail saldırılarında, ölen 7 bin 28 kişinin 2 bin 913’ü çocuk. İsrail saldırılarında, henüz bir yaşını tamamlamamış 133 bebek, 1 yaşındaki 153, 2 yaşındaki 158 bebek olmak üzere 444 bebek yaşamını yitirdi.

İsrail bombardımanlarında, 3 yaşındaki 171, ilköğretim çağındaki (4-13 yaş) 1527, lise çağındaki (14-17 yaş) 523 çocuk hayatını kaybetti.

Saldırılardaki can kayıplarının 2 bin 262’sini kadınlar oluştururken, 60 yaş üzeri de 462 kişi öldürüldü. Raporda, saldırılarda ölen 281 kişinin kimliğinin tespit edilemediği kaydedildi.

“Gazze, çocuklar için mezarlığa dönüşüyor”

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü James Elder, BM Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısında, İsrail ile Filistin arasında devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gazze’deki çocukların, 7 Ekim’den bu yana devam eden çatışmalardan olumsuz etkilendiğini vurgulayan Elder, “Gazze’de artan çocuk ölümlerinden endişe duyuyoruz. Gazze, çocuklar için mezarlığa dönüşüyor” dedi.

Elder, UNICEF’in çatışmalar için acil ateşkes ve Gazze’ye insani yardım malzemelerinin kesintisiz ulaştırılması çağrısını yineleyerek “Gazze’deki çocuklar yalnızca bombardımanlar nedeniyle ölmüyor, onlar ihtiyaç duydukları tıbbi bakım eksikliği nedeniyle de ölüyor” diye konuştu.

İsrail’in saldırıları devam ediyor

İsrail Ordusu Sözcüsü Yarbay Jonathan Conricus, ordunun “Gazze Şeridi’nin tüm kesimlerini vurduğunu” belirtti.

Conricus “Faaliyetlerimizi Hamas’ın ağırlık merkezi olan Gazze Şeridi’nin kuzeyine yoğunlaştıracağız. Ancak Gazze’nin diğer kesimlerini de vurmaya devam ediyoruz. Komutanlarını avlıyoruz, altyapılarına saldırıyoruz ve önemli bir hedef oldukça vuruyoruz” dedi.

Conricus ayrıca, İsrail’in sivillerin zarar görmemesi için elinden geleni yaptığını iddia ederken, Hamas’ı Gazze’nin en büyük hastanesi olan El Şifa’yı “sığınak olarak kullanmakla” suçladı.

İki hafta önce İsrail Gazze’deki sivillere bölgenin güneyine kaçmaları çağrısında bulunmuştu. İsrail Ordusu güçleri dün 600 bin kadar kişinin bulunduğu düşünülen Gazze Şeridi’nin kuzeyinde daha derinlere girdi. Filistinli görgü tanıklarına göre tanklar güneye doğru kaçış güzergahını kısa bir süre bloke etti.

İsrail Ordusu ayrıca, hava ve karadan saldırılarda son 24 saatte 300 civarında hedefin vurulduğunu açıkladı. İsrail Ordusu, “sayısız Hamas teröristinin öldürüldüğünü” bildirirken, “Terör hücreleri anti tank füzeleri kullandı ve makinalı tüfek ateşi açtı” denildi.

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin El Kasım Tugayları’nın Telegram kanalından yapılan açıklamada ise, Gazze’nin kuzeyinde İsrail Ordusuna ait üç araca baskın yapıldığı belirtildi.

Açıklamada, kuzeydeki El Tawam bölgesinde Gazze’nin içlerine doğru girmeye çalışan araçlara anti tank füzeleri atıldığı kaydedildi. Hamas daha önce de, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Kerem geçiş kapısı yakınlarındaki İsrail askerlerine havan topu saldırısı düzenlendiğini bildirmişti.

Bu arada İsrail ordusu da Hamas’ın elindeki rehine sayısının en az 240 olduğunu açıkladı. İsrail ordusu dün rehine sayısının 239 olduğunu bildirmişti. İsrail ordu sözcüsü Daniel Hagari rehinelerin yakınlarının bilgilendirildiğini belirtti. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamalara göre, rehinelerin çoğunun hayatta olduğu tahmin ediliyor.

Hamas’ın silahlı kanadı El Kassam Tugayları ise savaşçılarının Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ve güneyinde İsrail birliklerine ateş açtığını aktardı. Açıklamada Hamas militanları ile “Gazze’nin güney eksenine giren” İsrail silahlı kuvvetleri arasında çatışmalar yaşandığı belirtildi.

Paylaşın

İsrail Başbakanı Netanyahu: Gizli Servis Beni Uyarmadı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonuyla başlayan Filistin – İsrail savaşında çatışmalar 23. gününde de devam ederken, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Hamas’ın olası bir savaş hazırlığı içinde olduğu konusunda, ülkesinin gizli servisi tarafından uyarılmadığını dile getirdi.

Haber Merkezi / Netanyahu, sosyal medya hesabından konuya dair yaptığı açıklamada, “Başbakan, hiçbir şekilde ve hiçbir zaman Hamas’ın savaş niyetleri konusunda uyarılmadı. Bilakis askeri gizli servis şefi ve Şin Bet’in (İsrail’in yurt içi gizli servis örgütü) başkanı dahil tüm güvenlik yetkilileri, Hamas’a karşı uyguladığımız caydırıcılığın işe yaradığını ve bu örgütün uzlaşma arayışı içinde olduğu fikrini dile getiriyordu” ifadelerini kullandı.

Başbakan Netanyahu mesajında, bu fikirlerin savaşın başlangıcına dek sürekli önüne konduğunu belirtti. İsrail’in üst düzey generalleri, gizli servis yöneticileri ve Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın aksine Netanyahu, 7 Ekim’de gerçekleşen Hamas saldırısı ile ilgili olarak herhangi bir sorumluluğu kabul etmiyor.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı son verilere göre; İsrail saldırılarında 7 Ekim’den bu yana Gazze’de öldürülenlerin sayısının 3 bin 195’i çocuk olmak üzere 7 bin 703’e çıktı, 19 bin 743 kişinin de yaralandı. Gazze’den düzenlenen saldırılarda ise 310’u asker olmak üzere 1400 İsrailli öldü, 5 bin 132 İsrailli yaralandı.

Öte yandan Gazze Şeridi’ndeki Filistinli gruplar, Mısır’a, insani yardım girişi ve yaralıların tahliyesi için Refah Sınır Kapısı’nı açma çağrısında bulundu. Filistinli gruplardan yapılan ortak yazılı açıklamada, “Mısır’daki kardeşlerimize, yaralıların tahliyesi, insani yardım girişi, Gazze Şeridi’ni insani felaketten ve soykırımdan kurtarmak için Refah Sınır Kapısı’nı hemen açma çağrısı yapıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, İsrail’in yakıt, ilaç, yiyecek, su, iletişim ve internet kesintisini devam ettirerek Gazze’yi dış dünyadan izole etmeyi sürdürdüğü; Filistin halkına karşı suç işlediği ve katliamlar gerçekleştirdiği kaydedildi. Gazze Şeridi’ndeki yerel kaynaklar ve insani yardım kuruluşları, içeri giren yardımların çok sınırlı olduğunu ve yaşanan felakete göre yeterli olmadığını belirtiyor.

“İsrail, Filistinli siviller ile Hamas arasında ayrım yapmalı”

İsrail ordusu Gazze Şeridi’ndeki bombardıman ve kara operasyonlarını arttırırken ABD’den pazar günü gelen açıklamada İsrail’in askeri operasyonlarında Hamas ile Filistinli siviller arasında bir “ayrım” yapması gerektiği belirtildi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan CNN’e verdiği demeçte, “İnandığımız şey, bu askeri operasyonun her saatinde, her gününde, İsrail hükümetinin Hamas teröristleri ile sivilleri birbirinden ayırmak için mümkün olan her türlü önlemi alması gerektiğidir” dedi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Gazze’deki Filistinlilerin, tüm dünyanın gözü önünde soykırıma ve katliama maruz kaldığını belirterek, Arap ülkelerinin liderlere, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının son bulması için “olağanüstü toplantı” çağrısında bulundu.

Hamas’tan yapılan yazılı açıklamada, ABD yönetimi ve İsrail’i destekleyen Batılı ülkelerinin (Gazze’deki) bu soykırım ve akan kanın sorumluluğunda ortak olduğu belirtildi.

Gazze’de dökülen kanın “Filistin halkı ve özgür dünya halklarından İsrail’e karşı bir öfke volkanına dönüşeceği” kaydedilen açıklamada, Arap ve İslam ülkelerine Filistin halkına yönelik soykırım savaşı yürüten İsrail’e karşı bir tutum sergilemeleri çağrısı yapıldı.

Açıklamada, “Arap ve İslam ülkelerini ABD ve İsrail’e destek olan ülkelere karşı ellerindeki tüm araç ve kozları kullanarak, onlara kaybedecek bir şeyleri olduğunu hissettirmeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler, “Gazze’de İnsani Ateşkes” Çağrısı Yapan Kararnameyi Kabul Etti

Hamas’ın akseri kanadı Kassam Tugaylarının “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşının 22. günü, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Acil Özel Oturum’da Ürdün’ün sunduğu “ateşkes” tasarısını 120 lehte, 14 aleyhte ve 45 çekimser oy ile kabul etti.

Haber Merkezi / Karar, Hamas saldırıları ardından Güvenlik Konseyi’nin karar alamadan dağıldığı dört toplantı sonrasında BM’nin sürece ilk resmi yanıtı olması bakımından önem taşımakla birlikte üye ülkeler için bağlayıcı değil.

Karar, “derhal, kalıcı ve sürekli bir insani ateşkes” için çağrıda bulunuyor ve tüm tarafların uluslararası insancıl hukuka uygun olarak Gazze Şeridi’ne temel malzeme ve hizmetlerin “sürekli, yeterli ve engelsiz” bir şekilde sağlanmasını talep ediyor.

Ayrıca, tüm esirlerin uluslararası hukuka uygun olarak güvenlik, esenlik ve insani muamele görmelerinin güvence altına alınması da dahil olmak üzere “derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını” talep ediyor.

ABD, Avusturya, Hırvatistan, Çekya, Fiji, Guatemala, Macaristan, İsrail, Marshall Adaları, Mikronezya, Nauru, Papua Yeni Gine, Paraguay, Tonga ‘sivillerin korunması ve yasal ve insani sorumlulukların yerine getirilmesi’ni içeren kararnameye ret oyu verdi.

Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, oylamadan önce sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’ye kara operasyonu düzenlemesinin “çok büyük boyutlarda bir felaketin” yaşanmasına yol açacağını söylemişti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de oylamadan öcne sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ateşkes çağrısında bulundu: Orta Doğu’da insani bir ateşkes ilan edilmesi, koşulsuz bütün rehinelerin serbest bırakılması, hayati erzakların sağlanması çağrımı tekrarlıyorum. Herkes sorumluluk almalıdır. Bu gerçekle yüzleştiğimiz andır. Tarih bizi yargılayacak.

İsrail, Gazze’ye saldırılarını yoğunlaştırdı

Öte yandan İsrail, abluka altında tuttuğu Gazze’ye yönelik hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırdı.

İsrail Savunma Güçleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari, son saatlerde Gazze’ye yönelik saldırıları yoğunlaştırdıklarını belirterek, “Hava Kuvvetleri çok kapsamlı bir şekilde yer altındaki hedeflere saldırı düzenliyor ve terörist altyapıyı hedef alıyor. Son günlerde düzenlediğimiz hücum faaliyetlerinin devamı olarak bu akşam kara birliklerinin operasyonlarını genişleteceğiz” ifadelerini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant da Hamas’ın Gazze’deki tünellerini yok etmek amacıyla planladıkları kara harekatının uzun süreceğini ve zorlu olacağını belirtmiş, bakanın sözleri ucu açık bir savaşa işaret ettiğinden endişeleri arttırmıştı.

Gazze’de kontrolü elinde bulunduran Hamas, İsrail’in kara operasyonlarını genişleteceği açıklaması ile ilgili olarak, “Arap, Müslüman ülkeleri ve uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya, bu suçları ve insanlarımıza karşı katliam dizisini durdurmaya çağırıyoruz” açıklaması yapmıştı.

Hamas’ın silahlı kanadı İzeddin El Kasım Tugayları, Gazze’nin kuzeyinde İsrail ordusu ile çatıştıklarını açıkladı. Hamas açıklamasında Gazze’nin kuzeyinde yer alan Beyt Hanun ve merkezde yer alan Bureij’de İsrail güçleri ile “şiddetli çatışmaların” yaşandığını aktardı.

Gazze’de can kaybı 7 bin 326’ya yükseldi

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze’ye yönelik İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının son 24 saatte 298 artarak 7 bin 326’ya yükseldiğini bildirdi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde, şu ana kadar 190 bin konut kısmi zarar görürken, 29 bin konut da tamamen yıkıldı. Gazze’deki hükümete göre, saldırılarda ayrıca 79 hükümet binası, 38 cami, 3 kilise ve 189 okul bombalandı. Okullardan 25’i hizmet dışı kaldı.

İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’nın Cenin ve Nablus yerleşim birimlerine  baskın düzenledi. Baskınlarda 2 Filistinli öldü, 12 Filistinli de yaralandı. İsrail, Gazze’nin güneyinde bulunan Han Yunus kentinde, sivillerin evlerini hedef aldı. Saldırılarda  en az 15 Filistinli öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 7 bin 28 kişinin hayatını kaybettiğini, bunların yüzde 40’ından fazlasının çocuk olduğunu söyledi. Açıklamasını Gazze’de Hamas kontrolündeki sağlık bakanlığından alınan verilere dayandıran DSÖ, öldürülen kişilerle ilgili önemli ayrıntılar görüldüğünü paylaştı.

DSÖ ayrıca 18 bin 482 kişinin yaralandığını, bunların da önemli bir kısmının çocuk olduğunu belirtti. Bölgedeki 35 hastanenin 23’ünün kısmen çalışmaya devam ettiği, diğer hastanelerin ve sağlık ocaklarının kapanmak zorunda kaldığı aktarıldı.

DSÖ, Gazze’de bin kişinin diyalize ihtiyaç duyduğunu, 30 prematüre bebeğin kuvözde olduğunu ve 2 bin kanser hastasının acil tedaviye ihtiyacı olduğunu söyledi. Ancak hastane jeneratörlerini çalıştıracak yakıt olmadan bu tedavileri sağlamak imkansız.

Paylaşın

İsrail, Gazze’ye Yönelik Hava Ve Kara Saldırılarını Yoğunlaştırdı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşının 22. günü, İsrail, abluka altında tuttuğu Gazze’ye yönelik hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırdı.

Haber Merkezi / İsrail Savunma Güçleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari, son saatlerde Gazze’ye yönelik saldırıları yoğunlaştırdıklarını belirterek, “Hava Kuvvetleri çok kapsamlı bir şekilde yer altındaki hedeflere saldırı düzenliyor ve terörist altyapıyı hedef alıyor. Son günlerde düzenlediğimiz hücum faaliyetlerinin devamı olarak bu akşam kara birliklerinin operasyonlarını genişleteceğiz” ifadelerini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant da Hamas’ın Gazze’deki tünellerini yok etmek amacıyla planladıkları kara harekatının uzun süreceğini ve zorlu olacağını belirtmiş, bakanın sözleri ucu açık bir savaşa işaret ettiğinden endişeleri arttırmıştı.

Gazze’de kontrolü elinde bulunduran Hamas, İsrail’in kara operasyonlarını genişleteceği açıklaması ile ilgili olarak, “Arap, Müslüman ülkeleri ve uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya, bu suçları ve insanlarımıza karşı katliam dizisini durdurmaya çağırıyoruz” açıklaması yapmıştı.

Hamas’ın silahlı kanadı İzeddin El Kasım Tugayları, Gazze’nin kuzeyinde İsrail ordusu ile çatıştıklarını açıkladı. Hamas açıklamasında Gazze’nin kuzeyinde yer alan Beyt Hanun ve merkezde yer alan Bureij’de İsrail güçleri ile “şiddetli çatışmaların” yaşandığını aktardı.

Birleşmiş Milletler ‘ateşkes’ çağrısı yapan kararnameyi kabul etti

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Acil Özel Oturum’da Ürdün’ün sunduğu “ateşkes” tasarısını 120 lehte, 14 aleyhte ve 45 çekimser oy ile kabul etti. Karar, Hamas saldırıları ardından Güvenlik Konseyi’nin karar alamadan dağıldığı dört toplantı sonrasında BM’nin sürece ilk resmi yanıtı olması bakımından önem taşımakla birlikte üye ülkeler için bağlayıcı değil.

Karar, “derhal, kalıcı ve sürekli bir insani ateşkes” için çağrıda bulunuyor ve tüm tarafların uluslararası insancıl hukuka uygun olarak Gazze Şeridi’ne temel malzeme ve hizmetlerin “sürekli, yeterli ve engelsiz” bir şekilde sağlanmasını talep ediyor.

Ayrıca, tüm esirlerin uluslararası hukuka uygun olarak güvenlik, esenlik ve insani muamele görmelerinin güvence altına alınması da dahil olmak üzere “derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını” talep ediyor.

ABD, Avusturya, Hırvatistan, Çekya, Fiji, Guatemala, Macaristan, İsrail, Marshall Adaları, Mikronezya, Nauru, Papua Yeni Gine, Paraguay, Tonga ‘sivillerin korunması ve yasal ve insani sorumlulukların yerine getirilmesi’ni içeren kararnameye ret oyu verdi.

Gazze’de can kaybı 7 bin 326’ya yükseldi

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze’ye yönelik İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının son 24 saatte 298 artarak 7 bin 326’ya yükseldiğini bildirdi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde, şu ana kadar 190 bin konut kısmi zarar görürken, 29 bin konut da tamamen yıkıldı. Gazze’deki hükümete göre, saldırılarda ayrıca 79 hükümet binası, 38 cami, 3 kilise ve 189 okul bombalandı. Okullardan 25’i hizmet dışı kaldı.

İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’nın Cenin ve Nablus yerleşim birimlerine  baskın düzenledi. Baskınlarda 2 Filistinli öldü, 12 Filistinli de yaralandı. İsrail, Gazze’nin güneyinde bulunan Han Yunus kentinde, sivillerin evlerini hedef aldı. Saldırılarda  en az 15 Filistinli öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 7 bin 28 kişinin hayatını kaybettiğini, bunların yüzde 40’ından fazlasının çocuk olduğunu söyledi. Açıklamasını Gazze’de Hamas kontrolündeki sağlık bakanlığından alınan verilere dayandıran DSÖ, öldürülen kişilerle ilgili önemli ayrıntılar görüldüğünü paylaştı.

DSÖ ayrıca 18 bin 482 kişinin yaralandığını, bunların da önemli bir kısmının çocuk olduğunu belirtti. Bölgedeki 35 hastanenin 23’ünün kısmen çalışmaya devam ettiği, diğer hastanelerin ve sağlık ocaklarının kapanmak zorunda kaldığı aktarıldı.

DSÖ, Gazze’de bin kişinin diyalize ihtiyaç duyduğunu, 30 prematüre bebeğin kuvözde olduğunu ve 2 bin kanser hastasının acil tedaviye ihtiyacı olduğunu söyledi. Ancak hastane jeneratörlerini çalıştıracak yakıt olmadan bu tedavileri sağlamak imkansız.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den İsrail’e ‘Irkçı Dil’ Uyarısı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının “Aksa Tufanı” operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşında 21. gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi (CERD), İsrail-Hamas savaşında İsrailli yetkililerin Filistinlilerle ilgili açıklamalarında “ırkçı nefret suçu söylemlerinin” arttığı endişesini dile getirdi.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Cenevre merkezli örgüt, 7 Ekim’deki Hamas saldırısından bu yana İsraillilerin Filistinlilere yönelik açıklamalarında “ırkçı nefret söylemlerinde ve insanlıktan çıkarmada keskin bir artış” gözlemlendiğini aktardı.

Örgütten yapılan açıklamada, üst düzey İsrailli yetkililerin, politikacıların ve kamuoyu önündeki isimlerin yaptığı konuşmaların “derin kaygı uyandırdığı” belirtildi. Örgüt, İsrail’i nefret söylemini kınamaya ve bu tür suçları kovuşturmaya çağırdı.

Örgütün açıklamasında İsrailli Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın 9 Ekim’de yaptığı açıklama da doğrudan eleştirildi. Gallant, açıklamasında “insansı hayvanlarla” savaş halinde olduklarını açıklamıştı. Örgütten yapılan açıklamada bu tür bir dilin “soykırım eylemlerini kışkırtabileceği” belirtildi.

Komite, Filistinli yetkililere yönelik nefret söylemi ve tahrik ile mücadele etme tavsiyesini de yineledi. İsrail’in Cenevre’deki diplomatik temsilciliği, komitenin açıklamasına tepki gösterdi. Açıklamada, komitenin “antisemitizm ve Yahudilere yönelik saldırılardaki artışı” görmezden geldiği vurgulandı ve “Tüm bunlar sinik bir şekilde bir kenara atıldı” dendi.

18 bağımsız uzmandan oluşan BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi (CERD), 1965 yılında yürürlüğe giren Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin uygulanmasını denetliyor. Söz konusu sözleşme hem İsrail hem de Filistin yönetimi tarafından imzalanmıştı.

Gazze’de can kaybı 7 bin 326’ya yükseldi

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze’ye yönelik İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının son 24 saatte 298 artarak 7 bin 326’ya yükseldiğini bildirdi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde, şu ana kadar 190 bin konut kısmi zarar görürken, 29 bin konut da tamamen yıkıldı. Gazze’deki hükümete göre, saldırılarda ayrıca 79 hükümet binası, 38 cami, 3 kilise ve 189 okul bombalandı. Okullardan 25’i hizmet dışı kaldı.

İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’nın Cenin ve Nablus yerleşim birimlerine  baskın düzenledi. Baskınlarda 2 Filistinli öldü, 12 Filistinli de yaralandı. İsrail, Gazze’nin güneyinde bulunan Han Yunus kentinde, sivillerin evlerini hedef aldı. Saldırılarda  en az 15 Filistinli öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 7 bin 28 kişinin hayatını kaybettiğini, bunların yüzde 40’ından fazlasının çocuk olduğunu söyledi. Açıklamasını Gazze’de Hamas kontrolündeki sağlık bakanlığından alınan verilere dayandıran DSÖ, öldürülen kişilerle ilgili önemli ayrıntılar görüldüğünü paylaştı.

DSÖ ayrıca 18 bin 482 kişinin yaralandığını, bunların da önemli bir kısmının çocuk olduğunu belirtti. Bölgedeki 35 hastanenin 23’ünün kısmen çalışmaya devam ettiği, diğer hastanelerin ve sağlık ocaklarının kapanmak zorunda kaldığı aktarıldı.

DSÖ, Gazze’de bin kişinin diyalize ihtiyaç duyduğunu, 30 prematüre bebeğin kuvözde olduğunu ve 2 bin kanser hastasının acil tedaviye ihtiyacı olduğunu söyledi. Ancak hastane jeneratörlerini çalıştıracak yakıt olmadan bu tedavileri sağlamak imkansız.

Paylaşın