Bu Tür Yanma Hissi Kanser Belirtisi Olabilir

Göğüs veya meme ucu yanması, hormonal değişiklikler, emzirme, alerjiler veya enfeksiyon gibi çeşitli nedenlere bağlı olabilen, kadınlar ve erkekler arasında yaygın bir sorundur.

Haber Merkezi / Bu sorun genellikle ciddi olmasa da bazı durumlarda kanser gibi daha ciddi hastalıkların belirtisi olabilir.

Meme ucu yanması, göğüs bölgesinde ağrı, kaşıntı, karıncalanma veya zonklama şeklinde hissedilebilir ve genellikle kızarıklık, ciltte renk değişikliği veya hassasiyet gibi belirtilerle birlikte görülür. Bu sorun çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir:

Hormonal değişiklikler: Adet dönemi, gebelik, menopoz veya ergenlik döneminde yaşanan hormonal dalgalanmalar meme uçlarında hassasiyete ve yanmaya yol açabilir.

Hamilelik: Hamileliğin erken dönemlerinde, kadınlık hormonlarındaki artış meme ucu hassasiyetine neden olabilir. Bu hassasiyet genellikle geçicidir.

Emzirme: Özellikle ilk haftalarda emzirme, meme uçlarında çatlaklara veya ağrılara neden olabilir. Uygunsuz emzirme, bu sorunun başlıca nedenlerinden biridir.

Giysi sürtünmesi: Dar kıyafetler giymek veya kötü oturan bir sutyen kullanmak meme uçlarınıza sürtünerek tahrişe, kuruluğa veya çatlamaya neden olabilir.

Darbe almak veya delinmek: Meme ucuna doğrudan travma veya delme de ağrı ve tahrişe neden olabilir. Bu durumlarda enfeksiyon riski de artar.

Enfeksiyon: Meme uçlarındaki derideki yaralar veya çatlaklar enfeksiyona yol açabilir. En yaygın enfeksiyonlar şunlardır:

Mastitis: En sık emzirme döneminde görülür.
Pamukçuk (Candida): Şiddetli yanma ve kaşıntıya eşlik eden bir mantar enfeksiyonudur.
Folikülit: Meme uçlarının etrafındaki kıl köklerinin enfeksiyonu.

Alerjik reaksiyonlar: Kokulu deterjanlar, sabunlar, parfümler veya kremlerin cilde teması alerjik reaksiyonlara veya yanma ve kaşıntıya neden olan egzamaya yol açabilir.

Hastalık veya kanser: Nadir durumlarda, meme Paget hastalığı veya meme kanseri gibi rahatsızlıklar meme uçlarında ağrı, kaşıntı ve akıntıya neden olabilir. Yumru, olağandışı akıntı veya meme ucu değişiklikleri gibi belirtiler fark ederseniz, derhal bir doktora başvurmalısınız.

Güneş yanığı: Özellikle plajda veya güneşlenirken uzun süre güneşe korumasız maruz kalmak, meme uçlarında yanma ve tahrişe neden olabilir.

Paylaşın

Otoriter Rejimlerde “Boş” Partiler

Otoriter rejimler, siyasi gücün genellikle tek bir lider, parti veya küçük bir elit grup etrafında toplandığı ve halkın katılımının ciddi şekilde kısıtlandığı yönetim biçimleridir.

Kurtuluş Aladağ / Bu rejimler, kontrolü sürdürmek için baskı, sansür ve merkeziyetçi bir yönetim modelli kullanır; demokratik mekanizmalar ya tamamen yok edilir ya da göstermelik hale getirilir.

Otoriter Rejimlerin Özellikleri:

Gücün merkezileşmesi: Otoriter sistemlerde iktidar, genellikle bir lider (diktatör), askeri cunta veya tek parti etrafında toplanır. Karar alma süreci tepeden iner ve halkın bu kararlara etkisi minimaldir.

Muhalefetin Bastırılması: Bu rejimlerde, eleştiri ve farklı görüşler hoş karşılanmaz. Muhalif düşünceler, devletin zor aygıtları üzerinden sindirilir: Gözaltı, hapis, sürgün veya daha sert yöntemler.

Hukukun Araçsallaştırılması: Otoriter sistemlerde yargı bağımsız değildir; otoriter liderin veya rejimin çıkarlarına hizmet eder. Usulüne uygun yargılama ilkeleri (adil duruşma, savunma hakkı) genellikle ihlal edilir.

Propaganda ve Sansür: Bu rejimlerde, medya ve bilgi akışı manipüle edilir. Rejim, kendi meşruiyetini güçlendirmek için farklı araçlar üzerinden propaganda üretir.

Seçimlerin Manipülasyonu: Otoriter sistemlerde seçimler varsa, bunlar genelde göstermelik seçimlerdir. Seçim sonuçları önceden belirlenir veya muhalefet adayları engellenir.

Otoriter Rejimlerde Partiler

Otoriter rejimlerde partiler ya tamamen yasaklanır ya da rejimin bir kolu haline gelir. Tek partili sistemlerde, parti devletin kendisidir ve ideolojik birliği sağlamak için çalışır. Çok partili otoriter sistemlerde ise muhalefet partileri ya zayıf bırakılır ya da kontrollü bir “muhalefet” rolü oynar.

“Boş” Partiler ve Özellikleri

Bu tür partiler, genellikle ya dönemsel popülist bir söylemle varlık gösterir ya da sadece sistem içinde yer kaplamak için kurulur, ancak gerçek bir değişim veya temsil gücü sunmazlar.

İdeolojik Belirsizlik: Bu partiler, net bir ideolojiye (sosyalizm, liberalizm, muhafazakârlık vb.) dayanmaz. Sloganlar ve genel geçer vaatlerle yetinirler.

Popülizm Tuzağı: Halkın duygularına hitap ederler ama somut politikalar üretmezler. Genelde karizmatik bir liderin etrafında şekillenirler.

Temsilde Zayıflık: Belirli bir toplumsal grubu veya sınıfı temsil etmek yerine, “herkese” hitap etmeye çalışır ve bu yüzden kimseyi tam anlamıyla temsil edemez.

Sistemle Uyum: Otoriter rejimlerde bu partiler, göstermelik bir çoğulculuk oluşturmak için var olabilir. Rejimin kontrolünde “muhalefet” rolü oynarlar ama gerçek bir tehdit oluşturmazlar.

Etkinlik Eksikliği: Seçimlerde varlık gösterirler ama ne iktidar ne de etkili bir muhalefet olma kapasiteleri vardır. Genelde tabela partisi olarak kalırlar.

Otoriter Rejimlerde Boş Partiler

Otoriter rejimlerde “siyasi olarak boş partiler” sıkça kullanılan bir araçtır. Rejim, demokratik bir görünüm vermek için bu partilere izin verir, ama onları ya finanse eder ya da liderlerini kontrol altında tutar.

Bu partiler, genellikle seçimlerde rejimin meşruiyetini artırmak ve muhalefeti bölmek için aday çıkarır. Ayrıca, bu partiler, rejime karşı halkın öfkesini soğurur, ama değişim getirmez.

Demokratik Sistemlerde Boş Partiler

Demokrasilerde ise bu tür partiler, genellikle ya kişisel hırslarla (bir liderin şöhret arayışı) ya da geçici bir toplumsal dalgayla (örneğin, bir protesto hareketinin zayıf uzantısı) ortaya çıkarlar. Türkiye’de geçmişte birçok küçük partiler, birkaç milletvekili çıkarmış ama ideolojik bir iz bırakmadan kaybolmuşlardır.

Türkiye siyasi tarihinde, özellikle 1980 sonrası dönemde, çok sayıda parti kurulup kısa sürede kaybolmuştur. Mesela, 1990’larda veya 2000’lerde kurulan bazı küçük partiler, ne taban ne de etki anlamında varlık gösterebilmiştir.

Bu yazı ilk olarak 23.04.2025 tarihinde yayınlanmıştır.

Paylaşın

Küreselleşmenin Kimlik Üzerindeki Rolü

Ulusal ve yerel kimlikler, küresel kültür ve standartlaşma karşısında erozyona uğrayabilir, ancak aynı zamanda bireyler ve topluluklar, küresel ağlar aracılığıyla kimliklerini yeniden inşa edebilir veya güçlendirebilir.

Kurtuluş Aladağ / Küreselleşme, ekonomik, kültürel ve sosyal etkileşimlerin artmasıyla kimlikleri hem zenginleştirebilir hem de tehdit edebilir.  Küreselleşme, kimliklerin melezleşmesine yol açarken, yerel değerlere karşı tepkisel kimlik hareketlerini de tetikleyebilir.

Küreselleşme, medya, teknoloji ve popüler kültür aracılığıyla ortak bir kültür oluşturmaktadır. Örneğin, Hollywood filmleri, fast – food zincirleri ve sosyal medya platformları, bireylerin yaşam tarzlarını ve tüketim alışkanlıklarını benzerleştirir. Bu, yerel kimliklerin zayıflamasına ve bireylerin “küresel vatandaş” gibi hissetmesine yol açabilir.

Küresel kültürün baskınlığı, yerel diller, gelenekler ve kültürel pratiklerin erozyona uğramasına neden olabilir. Özellikle genç nesiller, küresel trendlere uyum sağlarken yerel kimliklerinden uzaklaşabilir.

Küreselleşme, farklı kültürlerin etkileşimiyle hibrit kimliklerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Örneğin, göçmen topluluklar, geldikleri kültürle yaşadıkları ülkenin kültürünü harmanlayarak yeni kimlikler oluşturabilir.

Küreselleşmeye tepki olarak, bazı topluluklar yerel kimliklerini koruma çabasıyla milliyetçi veya gelenekselci hareketlere yönelmektedir. Bu, kültürel kimliğin korunması için bir savunma mekanizması olarak ortaya çıkabilir.

Küreselleşme, bireylere farklı kültürlere erişim ve kendilerini ifade etme özgürlüğü sağlamaktadır. Ancak bu, aynı zamanda aidiyet duygusunun zayıflamasına ve bireylerin kimlik krizleri yaşamasına neden olabilir.

Türkiye – Popüler Kültür ve Geleneksel Kimlik

Türkiye’de küreselleşme, özellikle genç nesiller arasında Batı popüler kültürünün (örneğin, Netflix dizileri, K-pop, fast – food zincirleri) yaygınlaşmasına yol açmaktadır. Bu, giyim tarzından müzik tercihlerine kadar günlük yaşamda görülmektedir.

Ancak, buna tepki olarak, özellikle muhafazakâr kesimlerde Osmanlı motifli kıyafetler, Türk müziği veya dini pratiklere vurgu yapan bir “yerel kimlik” savunusu güçlenmektedir. Örneğin, gençlerin bir kısmı küresel moda trendlerini takip ederken, diğerleri tesettür modasını yeniden yorumlayarak hibrit bir kimlik oluşturmaktadır.

Hindistan – Bollywood ve Küresel Etki

Hindistan’da Bollywood, küresel sinema piyasasında kendine yer bulurken, Hollywood filmlerinin ve streaming platformlarının etkisiyle Hint gençleri arasında Batı tarzı yaşam biçimleri popülerleşmektedir. Ancak, bu süreçte yoga, Ayurveda ve Hindu gelenekleri gibi yerel unsurlar, küreselleşme aracılığıyla dünyada popüler hale gelerek Hindistan’ın kültürel kimliğini güçlendirmektedir. Bu, yerel kimliğin küresel ölçekte yeniden inşa edilmesine bir örnektir.

Afrika – Dil ve Müzik

Afrika’da, özellikle Nijerya gibi ülkelerde, küreselleşme müzik aracılığıyla kimlikleri dönüştürmektedir. Afrobeats, dünya çapında popülerleşirken, yerel sanatçılar İngilizce şarkı sözlerini yerel dillerle harmanlamaktadır (örneğin, Yoruba veya Pidgin İngilizcesi). Ancak, İngilizce ve Fransızca gibi sömürge dillerinin baskınlığı, yerel dillerin kullanımını tehdit etmektedir, bu da kültürel kimlikte bir gerilim yaratmaktadır.

Japonya – Gelenek ve Modernite Dengesi

Japonya, küreselleşme ile Batı kültürünü (örneğin, fast – food, pop müzik) benimserken, anime, manga ve geleneksel çay seremonileri gibi kültürel unsurları küresel ölçekte ihraç etmektedir. Genç Japonlar, küresel trendlere uyum sağlarken, kimono veya Shinto ritüelleri gibi geleneksel pratikleri modern bağlamlarda yeniden canlandırarak hibrit bir kimlik sergilemektedir.

Paylaşın

Amedspor’a Kürtçe Göğüs Reklamı Nedeniyle Bir Ceza Daha

Trendyol 1. Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren Amedspor, göğüs sponsoru bölümündeki Kürtçe “Koma me bona we”, “Grubumuz sizin için” yazısı gerekçe gösterilerek ikinci kez para cezası verildi.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), cezaya “sportif ekipman talimatına aykırılık” gerekçesini yine öne sürdü. PFDK, Amedspor’un Futbol Disiplin Talimatı’nın 46/1. maddesi uyarınca 110 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.

PFDK, Amedspor’a, 21 Eylül’de oynanan Sakaryaspor maçının ardından, reklam nedeniyle 110 bin lira para cezası vermişti.

Amedspor, Türkiye futbol tarihinde bir ilke imza atarak profesyonel liglerde formasında Kürtçe slogan taşıyan ilk takım olmuştu. Diyarbakır temsilcisi, kentin köklü firmalarından Tezgel Kom ile göğüs sponsorluğu anlaşması yapmış, anlaşmanın ardından Amedspor, Pendikspor karşılaşmasına sponsorun logosunun yanı sıra Kürtçe sloganıyla çıkmıştı.

Amedspor’dan 27 Eylül’de yapılan açıklamada, Türkiye Futbol Federasyonunun 12.09.2025 tarihli resmi yazıyla göğüs sponsorunun “TEZGEL KOM Koma Me Bona we” ibaresinin 2025-2026 sezonu boyunca forma reklamı olarak kullanılmasına onay verdiği, bu onay doğrultusunda, 14 Eylül’de Pendikspor karşılaşmasına aynı ibare ile çıkıldığı ve herhangi bir yaptırımla karşılaşılmadığı belirtilmişti.

Sakarya müsabakası öncesinde gerçekleştirilen eşgüdüm toplantısında, TFF temsilcisinin yalnızca “telefonla alınan sözlü talimatı” gerekçe göstererek sahaya bu formayla çıkamayacaklarını belirttiğini kaydeden Amedspor, “haksız ve hukuka aykırı” diye nitelediği cezayı kesinlikle kabul etmediğini ve tüm hukuki yollara başvuracağını vurgulamıştı.

Bir reklam ibaresinde Kürtçe kelimelerin yer almasının hiçbir hukuki yasak kapsamında olmadığına işaret eden kulüp, “Bu yaklaşım, spor hukukunun evrensel normlarına, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda güvence altına alınan eşitlik ilkesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ayrımcılık yasağına açıkça aykırıdır. Amedspor’a verilen bu ceza yalnızca bir kulübe yönelik değildir; aynı zamanda bu ülkenin çok kültürlü yapısına, kardeşçe bir arada yaşama iradesine ve sporun birleştirici gücüne indirilmiş ağır bir darbedir” tepkisini göstermişti.

“Karardan geri dönülmeli”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları Amedspor’a, TFF’nin daha önce onayladığı forma göğüs sponsoru üzerindeki Kürtçe slogan nedeniyle 110 bin TL para cezası verilmesine tepki göstermişti.

Bakırhan, “Türkiye Futbol Federasyonu, Amedspor’a formada bulunan Kürtçe sloganlı sponsor nedeniyle para cezası kesti. Meclis’te Kürtçe’ye tahammülsüzlük, sporda Kürtçe’ye ceza… Bu ceza ve tahammülsüzlük politikası, dışarıda Kürtçe konuştuğu için ırkçı saldırıya uğrayan bir toplumsal iklim yaratıyor.

Formasına Kürtçe iki kelime yazdığı için ceza veren kurumsal akıl, en çok da barış çabalarına zarar veriyor. TFF’nin bu utanç verici kararı derhal geri alınmalı ve resmi bir özür açıklaması yapılmalıdır. Milyonlarca yurttaşın anadiline gösterilen bu saygısızlık, demokratik ilkelere ve toplumsal barışa aykırıdır. Êdî Bes e…Em vê neheqiyê û vê zilmê qebûl nakin” ifadelerini kullanmıştı.

Tülay Hatimoğulları ise şu paylaşımda bulunmuştu: “Amedspor’un forma sponsoru üzerindeki Kürtçe slogana verilen para cezası, sadece Amedspor’a değil, milyonlarca Kürdün anadiline yönelik bir saldırıdır. Daha önce Türkiye Futbol Federasyonu tarafından onaylanan forma şimdi neden cezaya neden oldu? TTF’nin almış olduğu kararın keyfi olduğu ortadadır.

Karar, Kürtçeye karşı tahammülsüzlüğün açığa vurulmasıdır. Her bir yurttaşımızın tek tek yüreğine dokunarak yürüttüğümüz barış çabalarımızın, bu tarz saldırılarla zarar görmesine izin vermeyiz. TFF bu karardan derhal geri dönmeli ve özür dilemelidir.”

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a “İmamoğlu” Göndermesi: Kaçacaksa Kaçsın, Kurtulursun

Gündeme ilişkin konuşan CHP Lideri Özgür Özel, Erdoğan’a göndermede bulunarak, “İmamoğlu kaçacaksa bırak kaçsın sayın Erdoğan sen kurtulursun. Senin korkun zaten İmamoğlu’nun burada kalıp seni yenmesi” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, çalışma ofisi haline getirilen eski İstanbul İl Başkanlığı binası önünde açıklamalarda bulundu.

Partinin içinde bulunduğu kongre sürecine ilişkin konuşan Özel, yargı müdahalelerinin partiyi birleştirdiğini ifade etti ve şunları söyledi:

“Son İstanbul İl Kongresi’nde kurduğumuz büyük birliktelik, Ak Parti yargısının CHP kurultayından ayıklanması sonucunu doğurdu. İl başkanımız Özgür Çelik de mazbatasını aldı. Bu sürecin durdurulması çalışması geri döndü ve olağan kongreler tamamlandı. İlçe kongremiz tamamlandı. İstanbul İl kongremizi de birkaç hafta içinde yapacağız. Partinin kurumsal kimliğine yapılan saldırılar tek elden gidiyor.

Son yerel seçimin birinci partisi olarak 23 yıllık iktidarın yapmadığını yaptık. Seçimden sonra 6 gün sonra Sayın Erdoğan dahil bütün siyasi parti liderlerini tek tek aradım. Siyasette yoksullukla, işsizlikle mücadele eden bir anlayışı hayata geçirmeye çalıştım. Birileri Erdoğan’a ‘Bu işler onlara yarıyor, bu süreci bitir’ dedi ve ona yardımcı olması için İstanbul’a bir başsavcı yolladı.

Biz geçen sene Meclis açılışında saygı gereği Cumhurbaşkanı’nı ayakta karşıladık. Cumhurbaşkanı, tarafsızlığına ilişkin doğru bir tavır takınmadı ve giderken ayağa kalkmadık. Şu an CHP’nin Türkiye’de 18 belediye başkanının cezaevlerinde tutulduğu, kongrelere maalesef haciz memurlarıyla idarenin haczedilmeye gittiği bir süreç yaşanıyor. İddianame yok, arkadaşlarımız hücredeler.”

Erdoğan’ın Trump ile görüşmesine de değinen Özgür Özel, sözlerine şöyle devam etti: “Bunlar bir merkezden yönetilirken 1 Ekim geldi, CHP ne yapsın? CHP gitsin ve Erdoğan’a makamından dolayı saygı mı göstersin? Onu ne oturarak ne ayakta karşılamamızı gerektirecek ne yaptı? Artık bu görevini meşru görmememiz için her şeyi yaptı. Küçücük çocuklarla uğraşıyorlar, aileleriyle uğraşıyorlar. 80 yaşında anneleri hastane bahçelerinde perişan ediyorlar.

O kapıdan cumhurbaşkanı olarak girip konuşmasını yapıp çıksaydı ve 1 yıl boyunca görevini anayasal sınırlarında yapsaydı yine dinlerdik. Trump’tan meşruiyet dilenenlere bizim meşruiyet kazandırmamızı kimse beklemesin. Bu millet kavgayı sevmez ama insanların evine birileri zorla girmeye çalışıyorsa herkes evini, namusunu korur. Meclis çalışmalarına yarından itibaren devam edeceğiz.”

“Kaçacaksa bırak kaçsın sayın Erdoğan”

Eski TBMM Başkanı AKP’li Bülent Arınç’ın, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuksuz yargılanması gerektiğini söylemesini ve Genel Kurul’a katılmama kararı için CHP yönetimini eleştirmesini değerlendiren Özgür Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Bülent Arınç’ın, önceki dönem Meclis Başkanı olmanın verdiği refleksle yaptığı değerlendirmeleri saygıyla karşılıyorum. Ben bütün süreci kendisine de özetledim. Zaten Ekrem İmamoğlu kaçacaksa bırak kaçsın sayın Erdoğan sen kurtulursun. Senin korkun zaten İmamoğlu’nun burada kalıp seni yenmesi. Kendisinden korkmuyorlarsa tutuksuz yargılansın. İmamoğlu’ndan ve CHP’den çok korkan bir iktidarla karşı karşıyayız. Cumhur İttifakı’nın durumu ortada.”

KAAN tartışmasına da değinen Özgür Özel, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “Erdoğan, ‘Hamas kurtuluş örgütüdür’ diyordu ama desteklediği planda Hamas’ın teslim olması isteniyor. O zaman sen Filistin’in kurtuluş umutlarını mı Trump’a teslim ettin? KAAN konusunda meseleyi bilen biziz, ne açıkladıysa doğru çıktı.

Ben TUSAŞ’ı ziyaret ettiğimde zaten bir uçağa iki motor gerektiğini, bundan sonrası için CAATSA yaptırımlarının kalkması gerektiğini söylediler. Ak Partili arkadaşlar kendi propagandalarına öyle inanmışlar ki 2028’de KAAN’ın yerli uçakla uçacağına inananlar var. Bu bir proje ve biz bunu destekliyoruz. Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN Türkiye’de yapılacak motorla da uçacak bir gün.”

Özgür Özel, Gürsel Tekin ile ilgili sorulacak soruyu yanıtlamadan konuşmasını tamamladı.

Paylaşın

Yüksek Trigliseridlerin Dikkat Edilmesi Gereken Tehlikeleri

Trigliseridler, kanda bulunan bir yağ türüdür (lipit). Yemek yenildikten sonra vücut kullanılmayan kalorileri trigliseride dönüştürür ve yağ hücrelerinde depolar, enerjiye ihtiyaç duyulduğunda bu trigliseridler salınır.

Yüksek trigliserid seviyeleri, trigliseridlerin normalden fazla olması durumudur ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. İşte yüksek trigliseridlerin dikkat edilmesi gereken tehlikeleri:

Kalp Hastalığı Riski: Yüksek trigliseridler, ateroskleroz (damar sertliği) riskini artırabilir. Bu, kalp krizi ve inme gibi kardiyovasküler hastalıklara yol açabilir. Özellikle LDL (kötü kolesterol) yüksekliği ve HDL (iyi kolesterol) düşüklüğü ile birleştiğinde risk daha da artar.

Pankreatit: Çok yüksek trigliserid seviyeleri (genellikle 1000 mg/dL üzeri), akut pankreatite neden olabilir. Bu, pankreasın iltihaplanmasıdır ve şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi ciddi belirtilerle kendini gösterir.

Metabolik Sendrom: Yüksek trigliseridler, metabolik sendromun bir bileşenidir. Bu sendrom, yüksek kan şekeri, bel çevresinde yağlanma, yüksek tansiyon ve anormal kolesterol seviyeleriyle karakterizedir ve tip 2 diyabet ile kalp hastalığı riskini artırır.

Karaciğer Yağlanması: Yüksek trigliseridler, karaciğerde yağ birikimine (non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı) yol açabilir. Bu durum, karaciğer fonksiyonlarını bozabilir ve uzun vadede siroza veya karaciğer yetmezliğine neden olabilir.

İnme Riski: Trigliseridlerin yüksek olması, damarlarda plak oluşumunu teşvik ederek beyne kan akışını engelleyebilir ve inme riskini artırabilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Beslenme: Şekerli gıdalar, işlenmiş karbonhidratlar ve doymuş yağlardan kaçının. Omega-3 açısından zengin balık, zeytinyağı ve lifli gıdaları tercih edin.

Egzersiz: Düzenli fiziksel aktivite (haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz) trigliserid seviyelerini düşürmeye yardımcı olur.

Kilo Kontrolü: Fazla kilolar trigliserid seviyelerini artırabilir. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak önemlidir.

Alkol ve Sigara: Alkol tüketimini sınırlayın ve sigarayı bırakın, çünkü her ikisi de trigliseridleri yükseltebilir.

Tıbbi Takip: Doktorunuzun önerdiği kan testleriyle trigliserid seviyenizi düzenli olarak kontrol edin. Gerekirse ilaç tedavisi (ör. fibratlar, omega-3 takviyeleri) gerekebilir.

Normal trigliserid seviyesi genellikle 150 mg/dL’nin altıdır. 200 mg/dL ve üzeri yüksek kabul edilir.

Paylaşın

Schnitzler Sendromu Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

Schnitzler Sendromu, kronik ürtiker (kurdeşen) döküntüsü, monoklonal IgM gammopati (belirsiz anlamlı monoklonal immünoglobulin M artışı), tekrarlayan ateş ve eklem/kemik ağrısı gibi sistemik enflamasyon belirtileriyle karakterizedir.

Haber Merkezi / Yaklaşık 300-400 vaka rapor edilmiş olup, genellikle 50-55 yaş civarında başlar ve erkeklerde hafif bir üstünlük gösterir. Tanı gecikmesi yaygındır (ortalama 5 yıl) ve %10-15 oranında lenfoproliferatif hastalıklara (örneğin lenfoma) ilerleyebilir, ancak genel prognoz iyidir ve yaşam süresini kısaltmaz.

Schnitzler Sendromu’nun Nedenleri:

Schnitzler Sendromu’nun tam nedeni bilinmemekle birlikte, otoinflamatuar bir bozukluk olarak kabul edilir ve innate immün sistemin anormal aktivasyonu rol oynar. Ana etkenler:

Monoklonal Gammopati: IgM tipinde monoklonal paraprotein (genellikle <10 g/L) temel bir bulgudur; nadir IgG ile görülür. Bu, B-hücre klon disregülasyonuyla ilişkilidir, ancak nedensel rolü tartışmalıdır.
İnflammasom Aktivasyonu: NLRP3 (cryopyrin) genindeki mutasyonlar (CAPS benzeri) IL-1β üretimini artırır, sistemik enflamasyona yol açar. Paraprotein, IL-1 reseptörünü uyararak bu döngüyü tetikleyebilir.
Diğer Faktörler: Genetik yatkınlık (örneğin NLRP3 varyantları) ve çevresel tetikleyiciler (enfeksiyonlar) rol oynayabilir, ancak kalıtsal değildir. AA amiloidoz gibi komplikasyonlar, kronik enflamasyon sonucu gelişir.

Schnitzler Sendromu’nun Belirtileri:

Belirtiler kronik ve ataklar halinde seyreder; başlıca klinik özellikler:

Deri Bulguları: Kronik, non-pruritik (kaşıntısız) ürtiker döküntüsü (trunk ve ekstremitelerde), nötrofilik ürtikaryal dermatosis (NUD) olarak histopatolojide görülür.
Sistemik Enflamasyon: Tekrarlayan ateş (>38°C), yorgunluk, kilo kaybı, baş ağrısı.
Muskuloskeletal: Eklem ağrısı/artrit, kemik ağrısı (özellikle dizlerde “hot knees” bulgusu), kas ağrısı.
Diğer: Lenfadenopati (lenf nodu büyümesi), hepatosplenomegali (karaciğer/dalak büyümesi), anemi, lökositoz (nötrofil artışı), ESR/CRP yüksekliği. Nadir: İşitme kaybı, böbrek tutulumu.

Schnitzler Sendromu’nun Teşhisi:

Tanı, Strasbourg kriterlerine (2001, güncellenmiş) dayanır: İki majör kriter + en az 2 minör kriter, diğer nedenlerin dışlanmasıyla.

Majör: Kronik ürtiker + monoklonal IgM (veya IgG) gammopati. Minör: Ateş, eklem/kemik ağrısı, lenfadenopati/hepatosplenomegali, ESR/CRP artışı, nötrofil lökositoz, anormal kemik görüntüleme (osteoskleroz).

Laboratuvar: Serum elektroforez/immunofiksasyon (gammopati), tam kan sayımı (anemi, lökositoz), enflamasyon markerları (ESR>90 mm/saat, CRP yüksek).
Görüntüleme: Kemik sintigrafisi/X-ray (para-artiküler osteoskleroz), ultrason/CT (lenf nodları).
Biyopsi: Deri biyopsisi (NUD: Perivasküler nötrofil infiltresi, vaskülit yok), kemik iliği (normal %80).
Diferansiyel Tanı: Yetişkin başlangıçlı Still hastalığı, ürtikaryal vaskülit, kriyoglobulinemi, hiper-IgD sendromu, MGUS, lenfoma. Anakinra’ya hızlı yanıt tanıyı destekler.

Schnitzler Sendromu’nun Tedavisi:

Kesin tedavi yoktur; semptom kontrolü ve komplikasyon önleme amaçlanır. IL-1 blokajı birincil tedavidir:

Birinci Basamak: Anakinra (IL-1 reseptör antagonisti, 100 mg/gün SC) – Saatler içinde tam remisyon sağlar, tanı testi olarak da kullanılır. Sürekli kullanım gereklidir (durunca relaps).
Alternatifler: Canakinumab veya rilonacept (IL-1β inhibitörleri) – Anakinra’ya yanıt yoksa. Rituximab (B-hücredepleyonu) nadir remisyon sağlar.
Semptomatik: NSAID’ler, kortikosteroidler (yüksek doz kısmi yanıt), antihistaminikler (etkisiz). Kolşisin, dapson kısmi fayda.
Takip: Her 3 ayda CBC, CRP; gammopati için standart MGUS izlem (yıllık). Amiloidoz/lenfoproliferasyon için erken tarama.

Paylaşın

Schneckenbecken Displazisi Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

Schneckenbecken displazisi (veya salyangoz pelvis displazisi), nadir görülen, doğuştan gelen ve genellikle perinatal dönemde (doğum öncesi veya hemen sonrası) ölümcül olan bir iskelet displazisidir.

Haber Merkezi / Almanca “Schneckenbecken” kelimesi, kalça kemiklerinin (iliak kemikler) salyangoz kabuğu benzeri tipik görünümünden kaynaklanır. Bu durum, kemik ve kıkırdak gelişimini etkileyen genetik bir bozukluktur ve kısa uzuvlu cücelik, göğüs kafesi anormallikleri ve omurga sorunlarıyla karakterizedir.

Schneckenbecken Displazisinin Nedenleri:

Schneckenbecken displazisi, genetik mutasyonlardan kaynaklanan otozomal resesif bir hastalıktır. Ana nedenler şunlardır:

Genetik Mutasyonlar: SLC35D1 genindeki kayıp-fonksiyon mutasyonları (kromozom 1p31’de bulunur) en sık nedenidir. Bu gen, kemik gelişimi için önemli bir molekülün taşınmasını sağlar.
Kalıtım: Her iki ebeveynden de hatalı gen kopyası alınması gerekir (resesif kalıtım). Akraba evliliği olan ailelerde risk artar.
Diğer Etkenler: Nadiren, INPPL1 gen mutasyonları gibi ikincil genetik faktörler rol oynayabilir, ancak SLC35D1 en baskındır.

Çevresel faktörler (enfeksiyon, toksinler) doğrudan neden değildir, ancak genetik yatkınlığı tetikleyebilir.

Schneckenbecken Displazisinin Belirtileri:

Belirtiler genellikle gebelik sırasında fark edilir ve ölümcül komplikasyonlara yol açar. Yaygın belirtiler:

İskelet Anomalileri:

Salyangoz benzeri hipoplastik iliak kemikler (kalça kemiklerinin anormal şekli).
Kısa ve kalın uzuvlar (mikromeli), dumbbell (çekiç) görünümünde uzun kemikler.
Kısa kaburgalar, zil şeklinde göğüs kafesi (torasik hipoplazi), düzleşmiş omur cisimleri (platispontili).

Yüz ve Baş Anomalileri:

Kısa boyun, mikrognati (küçük çene), yarık damak.
Kafatası hipoplazisi (küçük kafa kemikleri).

Diğer Belirtiler:

Fetal hidrops (sıvı birikimi), artmış nukal kalınlık.
Solunum yetmezliği (dar göğüs nedeniyle), gelişim geriliği.

Belirtiler gebelikte üçüncü trimesterde belirginleşir ve fetal ölümle sonuçlanabilir.

Schneckenbecken Displazisinin Teşhisi:

Teşhis, gebelik sırasında veya doğum sonrası konulur ve şu yöntemlerle yapılır:

Görüntüleme Teknikleri:

Ultrason: Gebelikte kısa uzuvlar, anormal pelvis ve artmış nukal translusensi tespit eder.
Radyografi (X-ray): Doğum sonrası, salyangoz pelvis, düz omurlar ve kısa kaburgaları doğrular.
Genetik Testler: SLC35D1 geninde mutasyon analizi (amniyosentez veya koryon villus örneklemesi ile prenatal).
Histopatolojik İnceleme: Otopsi ile kemik dokusu analizi, tanıyı kesinleştirir.
Diferansiyel Tanı: Thanatophorik displazi veya diğer letal iskelet displazileri.

Schneckenbecken Displazisinin Tedavisi:

Schneckenbecken displazisi için kesin bir tedavi yoktur, çünkü hastalık letal (ölümcül) niteliktedir ve fetal dönemde veya yenidoğanlıkta hayatta kalma şansı düşüktür.

Tedavi, semptomları yönetmeye ve aile desteğine odaklanır:

Palyatif Bakım: Solunum desteği, ağrı yönetimi (nadir hayatta kalanlarda).
Prenatal Danışmanlık: Genetik testlerle riskli gebeliklerin tespiti, gebelik sonlandırma seçenekleri.
Destekleyici Yaklaşımlar: Multidisipliner ekip (pediatrik genetikçi, ortopedist) ile aileye psikososyal destek.

Paylaşın

Şizensefali Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

Şizensefali, beynin bir veya her iki yarısında, genellikle hamilelik sırasında meydana gelen anormallikler sonucu, yarıklar veya boşluklar (kleftler) oluşmasıyla karakterizedir.

Haber Merkezi / Bu durum, beyin dokusunun eksik veya anormal gelişmesiyle ilişkilidir.

Şizensefalinin Nedenleri:

Şizensefali, genellikle hamilelik sırasında fetüsün beyin gelişimini etkileyen faktörlerden kaynaklanır. Kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, şu faktörler ilişkilendirilmiştir:

Genetik Faktörler: Bazı genetik mutasyonlar veya sendromlar (örneğin, COL4A1 gen mutasyonu) şizensefali ile bağlantılıdır.
Çevresel Faktörler: Hamilelik sırasında annenin maruz kaldığı bazı durumlar, örneğin:

Enfeksiyonlar (sitomegalovirüs gibi)
Toksinlere veya ilaçlara maruz kalma
Yetersiz kan akışı veya oksijen eksikliği (iskemi)

Vasküler Sorunlar: Fetüsün beynine kan akışını bozan olaylar, örneğin inme benzeri durumlar.
Bilinen Risk Faktörleri: Annede diyabet, travma veya madde kullanımı gibi durumlar riski artırabilir.

Şizensefalinin Belirtileri:

Şizensefali, yarıkların büyüklüğüne ve konumuna bağlı olarak hafif ila ciddi belirtilere yol açabilir. Yaygın belirtiler:

Nörolojik Sorunlar:

Gelişimsel gecikmeler (konuşma, yürüme, motor beceriler)
Nöbetler (epilepsi sık görülür)
Zihinsel engellilik (hafif ila ağır)

Fiziksel Belirtiler:

Kas zayıflığı veya spastisite
Tek taraflı veya çift taraflı felç (hemiparezi veya kuadriparezi)
Mikrosefali (küçük kafa) veya hidrosefali (beyinde sıvı birikmesi)

Davranışsal ve Bilişsel Sorunlar:

Öğrenme güçlükleri
Davranışsal problemler
Dikkat eksikliği

Şizensefalinin Teşhisi:

Şizensefali genellikle aşağıdaki yöntemlerle teşhis edilir:

Görüntüleme Teknikleri:

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Beyindeki yarıkların ve anormalliklerin tespitinde en etkili yöntemdir.
Bilgisayarlı Tomografi (BT): Daha az yaygın kullanılır, ancak yardımcı olabilir.

Doğum Öncesi Tanı: Hamilelik sırasında ultrason ile şüphelenilebilir, ancak kesin tanı genellikle MR ile konur.
Nörolojik Değerlendirme: Çocuğun gelişimsel durumu ve nöbet geçmişi incelenir.
Genetik Testler: Altta yatan genetik nedenleri araştırmak için yapılabilir.

Şizensefalinin Tedavisi:

Şizensefali için kesin bir tedavi yoktur; tedavi, belirtileri yönetmeye ve yaşam kalitesini artırmaya odaklanır:

Nöbet Kontrolü: Antiepileptik ilaçlar (örneğin, levetirasetam, valproik asit) nöbetleri kontrol altına almak için kullanılır.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon:

Motor becerileri geliştirmek için fizyoterapi.
Konuşma ve dil terapisi.
Ergoterapi, günlük yaşam becerilerini desteklemek için.

Cerrahi Müdahaleler: Hidrosefali varsa, şant cerrahisi ile beyindeki sıvı birikimi drenaj edilebilir, nadiren, ağır nöbetler için cerrahi seçenekler (örneğin, fokal rezeksiyon) düşünülebilir.

Destekleyici Tedavi: Özel eğitim programları, psikolojik destek ve aile danışmanlığı.

İlaç Dışı Tedaviler: Ketogenik diyet, bazı hastalarda nöbet kontrolüne yardımcı olabilir.

Paylaşın

Anonim Oturum Açma Nedir, Güvenli Midir?

Anonim oturum açma, kullanıcıların kişisel kimlik veya kimlik bilgileri vermeden bir sisteme, ağa veya uygulamaya erişim sağladığı bir işlemi ifade eder. Bu, genellikle FTP sunucularında belirli dosya veya dizinlere genel erişim sağlamak için kullanılır.

Haber Merkezi / Ancak bu özellik, sistemi yetkisiz kullanım veya saldırılara karşı savunmasız bırakabileceğinden güvenlik endişelerine yol açabilir.

Anonim Giriş, kullanıcıların kişisel bilgilerini vermeden veya tipik bir kayıt ve kimlik doğrulama sürecinden geçmeden belirli hizmetlere veya bilgilere erişmelerini sağlayan, farklı sistem ve platformlarda kullanılan bir özelliktir. Bu teknoloji, kullanıcıların kişisel veya tanımlayıcı bilgilerini ifşa etmelerini gerektirmeyerek gizliliğini korumaya yarar.

Böylece kullanıcılar, kimliklerine dair bir iz bırakmadan sistemle etkileşim kurabilir, görevleri gerçekleştirebilir veya verilere erişebilirler. Özellikle kullanıcıların gizlilik endişeleri nedeniyle kişisel verilerini paylaşma konusunda çekingen davrandıkları veya bir sisteme hızlı ve tek seferlik erişimin gerekli olduğu durumlarda, bu özellik önemli bir araçtır. Veri gizliliği ve güvenliğinin çok önemli olduğu bir dünyada, anonim giriş, kullanıcı bilgilerinin korunmasında önemli bir rol oynar.

Örneğin, kullanıcıların kimliklerini açıklamadan tartışmalara katılmak veya paylaşılan kaynaklara erişmek isteyebilecekleri halka açık forumlarda veya web sitelerinde kullanılabilir.

Ayrıca, web siteleri genellikle ilk kez veya ara sıra ziyaret edenler için engelleri azaltarak kullanıcı etkileşimini artırmak için bu özelliği kullanır. Anonim giriş ayrıca, kullanıcıların minimum erişim engeliyle dosya indirmelerine veya yüklemelerine olanak tanıyan FTP sunucuları gibi durumlarda hizmetleri kolaylaştırır.

Anonim Oturum Açma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS):

Web siteleri neden Anonim Giriş kullanır?

Web siteleri çeşitli nedenlerle Anonim Giriş kullanabilir. Bu, oturum açma bilgilerini hatırlama ihtiyacını ortadan kaldırarak kullanıcı deneyimini iyileştirebilir. Ayrıca kullanıcıların tam olarak kaydolmaya veya kişisel bilgilerini vermeye karar vermeden önce bir web sitesinin özelliklerini denemelerine olanak tanır.

Anonim Giriş güvenli midir?

Anonim Giriş kişisel bilgi gerektirmese de, doğası gereği güvensiz değildir. Ancak, parola veya biyometri gerektiren geleneksel oturum açma yöntemleriyle aynı güvenlik seviyesini sunmaz.

Misafir Girişi ile Anonim Giriş arasındaki fark nedir?

Misafir Girişi genellikle tek seferlik veya geçici kullanıcılar için sağlanır ve yine de erişim için minimum bilgi gerektirebilir. Bunun aksine, Anonim Giriş herhangi bir bilgi gerektirmez ve web sitesi veya sistem sınırları içinde sınırsız erişim sunar.

Herhangi bir web sitesi Anonim Girişi destekleyebilir mi?

Anonim Girişi destekleme yeteneği genellikle web sitesi geliştiricisinin tasarım tercihlerine ve web sitesi türüne bağlıdır. Tüm web siteleri bu işlevden faydalanamaz.

Anonim Giriş genellikle nerede kullanılır?

Genellikle kullanıcıya özgü verilerin ve kişisel güvenliğin daha az endişe verici olduğu halka açık forumlarda, çevrimiçi portallarda ve uygulamalarda kullanılır.

Anonim Giriş izlenebilir mi?

Anonim Giriş kişisel tanımlama verileri içermese de tam anonimliği garanti etmez. Web siteleri genellikle kullanıcı etkinliğini IP adresleri veya çerezler aracılığıyla izler ve bunlar gerektiğinde izlenebilir.

Web sitem için Anonim Girişi ayarlayabilir miyim?

Evet, web siteniz için Anonim Girişi ayarlayabilirsiniz. Ancak, doğru uygulama sağlamak için bir web sitesi geliştirme uzmanına veya siber güvenlik uzmanına danışmanız önerilir.

Anonim Giriş, bir web sitesinin tüm özelliklerine erişim sağlar mı?

Bu büyük ölçüde web sitesinin tasarımına bağlıdır. Bazı siteler Anonim Giriş aracılığıyla erişilebilen özellikleri veya erişimi kısıtlayabilirken, bazıları ise tüm işlevleri sunabilir.

Paylaşın