Zihinsel Filtreleme: Mutlu Olmayı Nasıl Engelliyor?

Seçici soyutlama olarak da bilinen zihinsel filtreleme, düşünce kalıplarının olumsuza doğru kaydığı, genellikle o kişinin benliğini azaltan bir bilişsel çarpıtmadır.

Haber Merkezi / En yaygın bilişsel çarpıtmalardan biri olan zihinsel filtreleme, bireyin etkileşimlerin, olayların ve ilişkilerin olumlu yönlerini reddetmek için olumsuz düşünmeyi benimsemesine neden olur. Bu durum zamanla, panik bozukluklarına, kaygıya ve zayıf duygusal muhakemeye yol açabilir.

Zihinsel filtreleme, “en kötüsünü varsaymak” olarak bilinen daha geniş bilişsel çarpıtmalar kategorisine girer ve bu kategoriye aşırı genellemeler ve olumluyu diskalifiye etmek de dahildir. Aşırı genelleme gri alanları görmezden gelir, olumluyu diskalifiye etmek olumlu anları olumsuzlar ve zihinsel filtreleme olumlu şeyleri düşünmeden olumsuz şeyler üzerinde durur.

Zihinsel filtreleme nasıl olur?

Siyah – beyaz düşünme: Ahmet ve Ayşe yaz tatiline çıkarlar. Her şey yolunda gider ve Ahmet ile Ayşe harika vakit geçirirler. Ahmet ve Ayşe, eve dönerken havayolu şirketinin uçuşlarını birkaç saat ertelediğini öğrenirler. Ahmet, sinirlenir ve sadece bu konuya odaklanır, tatilin diğer olumlu kısımlarını görmezden gelir. Bu, seyahati olumsuz bir olay olarak yeniden çerçeveler ve siyah-beyaz düşünmeye neden olarak Ayşe’yi üzer.

Olumluyu göz ardı etme: Fizik sınavına çok çalışan Mehmet, sınava girer ve kendini çok iyi hisseder. Mehmet, sınav sonucu açıkladığında A eksi aldığını öğrenir. Mehmet, zorlu bir ders için harcadığı emekle gurur duymak yerine yanlış yaptığı birkaç soruya odaklanır.

Etiketleme: Fatma, işte üstlerine üç aylık bir raporun sunumunu yapar. Fatma’nın üstleri sunumu beğenirler ve överler ancak onun daha iyi olabileceğinden bahsederler. Fatma, yalnızca bu geri bildirime odaklanır, bu durumda çarpık düşüncelere ve sunumu başarısız olarak etiketlemeye yol açar.

Örnek: Diyelim ki bir partidesiniz ve hayalinizdeki meslekte çalışan biriyle tanışıyorsunuz. Bu kişiye Kemal diyelim. Kemal ile bir sohbet başlatıyorsunuz, bir bağ kuruyorsunuz ve sohbet bitmeden önce Kemal, “Bağlantıyı koparmayın, sizin için bir fırsatım olabilir” diyor.

Gecenin geri kalanında harika hissediyorsunuz ve eve gidiyorsunuz. Ancak yatmadan önce dişlerinizi fırçalarken, iki ön dişinizin arasında sıkışmış bir parça yiyecek fark ediyorsunuz: “Aman Tanrım, bu yiyecek bütün gece dişlerimin arasında mıydı!?”

Kendinize, yiyeceğin ön dişinizin arasına gecenin sonuna doğru sıkışmış olabileceğini söylemeye çalışıyorsunuz, ancak faydası yok. Düşündüğünüz tek şey “Kemal’in bu durumu nasıl düşündüğü?”.

Zihinsel filtreleme nasıl tersine çevrilebilir?

Çoğu bilişsel çarpıtma gibi, zihinsel filtrelemeyi yönetmeye yönelik ilk adımda, durum hakkında farkındalık artırmaktır. Zihinsel filtreleme ne zaman devreye giriyor? Filtrelemenin devreye girmesine neden olan belirli tetikleyiciler var mı?

Zihinsel filtreleme geçmiş olayların yorumlanmasıyla ilgili olduğundan, çoğunlukla düşünmeye vakit ayırdığınız zamanlarda meydana gelir: uyumaya çalışırken veya boş vakitlerde.

Yukarıdaki örneğe geri dönelim: Önemli biriyle konuşurken dişlerinizin arasında yemek kaldığını fark ediyorsunuz ve bu da kariyerinizde ilerlemek için bir fırsatı kaçırıp kaçırmadığınızı merak etmenize neden oluyor. Bu kıyamet senaryosunu oluşturan düşünceleri bir filtreden geçirelim ve geriye ne kaldığını görelim.

Öncelikle, varsayımınızın yanlış olup olmadığını kendinize sorun. Varsayımın lehinize ve aleyhinize olan kanıtlarınız nelerdir? Yemeğin dişinizde ne zaman kaldığını tam olarak bilmiyorsanız, boşuna endişeleniyor olabilirsiniz.

İkincisi, Kemal’in dişlerinizin arasındaki yemeği fark edip etmediğinden emin olamazsınız. Muhtemelen dişlerinizi fırçalarken ağzınıza daha dikkatli baktığınız için yemek kırıntısını fark ediyorsunuz.

Üçüncüsü, başkaları bizim kusurlarımıza karşı bizden daha hoşgörülü olabilir. Muhtemelen böyle bir şeyi bir noktada deneyimlememiş çok fazla insan vardır. Ayrıca, yukarıdaki örneğimize göre Kemal, sizinle iletişimde kalmayı önerdi. Olumlu bir izlenim bırakmasaydınız bunu gerçekten yapar mıydı?

Paylaşın

Üniversitelerde 120 Bin Kontenjan Boş Kaldı

ÖSYM verilerine göre, önlisans ve lisansta 119 bin 819 kontenjan boş kaldı. Boş kalan kontenjan toplam kontenjanın yüzde 11,7’sine denk geliyor. Boş kalan kontenjanlar içinde öğretmenlik bölümleri öne çıktı.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ek yerleştirme sonuçları açıklandı. BirGün’den Mustafa Kömüş‘ün haberine göre; Üniversitelerde baraj olmamasına rağmen 119 bin 819 kontenjan boş kaldı.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) ek yerleştirme sonuçlarını duyurdu. İlk yerleştirmenin ardından yüzde 100’e yakın dolan üniversitelerde büyük boşluklar oluştu.

İlk tercihler sonucunda önlisansta 5 bin 545, lisansta ise 29 bin 53 boş kontenjan kalmıştı. Ancak yerleşme hakkı kazananların üniversitelere kaydolmaması nedeniyle toplam boş kontenjan sayısı ise 34 bin 598’den 202 bin 258’e yükselmişti. Ek yerleştirme sonucunda da bu boş kontenjanın yaklaşık 82 bini doldu. Böylece önlisans ve lisansta 119 bin 819 kontenjan boş kaldı. Boş kalan kontenjan toplam kontenjanın yüzde 11,7’sine denk geldi.

Rehberlik Uzmanı Salim Ünsal’ın verilerine göre boş kalan kontenjan lisansta 40 bin 750, önlisansta ise 72 bin 53 olarak gerçekleşti.

Boş kalan kontenjanlar içinde öğretmenlik bölümleri öne çıktı. Özellikle fen bilgisi ve ilköğretim matematik öğretmenliği bölümlerindeki boşluklar dikkat çekti. Manisa Celal Bayar, Çanakkale Onsekiz Mart ve Sütçü İmam üniversitelerinde fen bilgisi öğretmenliği kontenjanı 40’ın üstünde olmasına rağmen hiç kimse tercih etmedi. Benzer şekilde Artvin Çoruh Üniversitesi’nin 48 kontenjanına ilköğretim matematik bölümünü tercih eden öğrenci sayısı sıfır oldu.

Tıp fakültelerinde de dikkat çekici boşluklar oluştu. Ücretli bölümlerin yanı sıra kamu üniversitelerinde de bazı tıp fakültelerini ek yerleştirmede kimse tercihe etmedi. Sivas Cumhuriyet, İstanbul Medeniyet, Ege ve Bandırma Onyedi Eylül üniversiteleri kamu okulları olmasına rağmen ek yerleştirmede tercih edilmedi. Tıpta boş kalan diğer öne çıkan programlar ve kontenjanları şöyle:

İstinye Üniversitesi %50 burslu: 38
Okan Üniversitesi %50 burslu: 45
Yakın Doğu Üniversitesi %50 burslu: 51

Tıp gibi diş hekimliğinde de Karabük, Trakya ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitelerini hiç kimse tercih etmedi. 33 kontenjanı olan Altınbaş Üniversitesi’nin yüzde 25 burslu programı da hiç tercih edilmedi. 58 kontenjanlı Girne Üniversitesi’nin yüzde 50 burslu programına ise sadece 2 kişi yerleşti.

Mühendisliklerde de durum değişmedi. Pek çok mühendislik bölümü yine boş kaldı. Boş kalan bazı mühendislik bölümleri ve kontenjanları şöyle:

Ardahan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği: 28
Atatürk Üniversitesi Çevre Mühendisliği: 31
Sütçü İmam Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği: 35
Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi: 30
Beykent Üniversitesi Yazılım Mühendisliği %50 burslu: 88

Paylaşın

Mansur Yavaş “CHP’den Ayrılacak” İddialarına Açıklık Getirdi

“CHP’den ayrılacak” iddialarına ilişkin açıklama yapan Mansur Yavaş, “Bu asılsız iddiaların aynı şahıslar tarafından kulis bilgisi adı altında sürekli gündeme getirilmesinde artık kötü niyet arıyorum. Kirli siyasete alet olmayacağım” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, hakkında çıkan iddialarla ilgili Habertürk’e konuştu. Mansur Yavaş şu ifadeleri kullandı:

“Son dönemde kulis bilgisi adı altında sürekli mesnetsiz haber, köşe yazısı ve yorumlara konu olduğumuzu görüyorum. ‘Yavaş partisinden ayrılacak. Başka partiden aday olacak. Farklı siyasi partilerle görüşüyor’ şeklinde birçok asılsız iddianın konusu oluyorum.

Fakat, gerçeklerin oralarda yazanlar ve anlatılanlarla yakından uzaktan bir ilgisi yok. Adaylık konusu başta olmak üzere şu an tartışılan tüm konular zamanı geldiğinde oturulur konuşulur. Ancak; bu asılsız iddiaların aynı şahıslar tarafından kulis bilgisi adı altında sürekli gündeme getirilmesinde artık kötü niyet arıyorum. Kirli siyasete alet olmayacağım.”

Paylaşın

Trabzonspor, Yine Üç Puanla Tanışamadı

Süper Lig 3. hafta erteleme maçında Trabzonspor ile Kayserispor, Trabzon Şehir Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Mehmet Türkmen’in yönettiği karşılaşma 2 – 2 sona erdi.

Haber Merkezi / Kayserispor’un gollerini 12. dakikada Hasan Ali Kaldırım ve 63. dakikada Boa Morte, Trabzonspor’un gollerini ise 89. dakikada Umut Bozok ve 90+8. dakikada Stefano Wilfred Denswil kaydetti.

Trabzonspor, bu sonuçla puanını 4’e yükseltirken, Kayserispor ise puanını 3 yaptı.

12. dakikada sağ taraftan gelişen Kayserispor atağında arka tarafta topla buluşan Hasan Ali Kaldırım’ın vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Uğurcan Çakır’ın solundan ağlarla buluştu: 0-1

62. dakikada Kayserispor, sağ kanattan hızla geldi ve Boa Morte, Uğurcan’ın yanından topu ağlara bıraktı: 0 – 2

89. dakikada Mendy’nin ceza alanı dışından yerden şutunda kaleci Onurcan Piri’den dönen topu Nwakaeme tamamlamak istedi ancak bir kez daha Onurcan topu çeldi. Dönen top ile yakın mesafede buluşan Umut Bozok, meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 1-2

90+8. dakikada Nwakaeme’nin sağdan ortasında, savunmanın arkasında topla buluşan Denswil, meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 2-2

“Yeniden başlamamız lazım”

Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, maç sonunda açıklamalarda bulundu. Takımının üstünde ölü toprağı olduğunu söyleyen Şenol Güneş, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:

“Takımı kendi haline bıraksan zaten 4 puan alır. Bu sonuçlar ne bana ne de takıma yakışmaz. Maça başlarken geçen maçtan gelen bir gayret vardı. Savunma yaparken de hücum yaparken de eksiklerimiz var.

Uyum olarak Kayserispor bizden iyiydi. Bu şekilde hiçbir mesafe kat edemeyiz. Bu maç bizim yeniden başlama trendimiz olmalı. İyi oynayıp kaybedersek umutlu olurduk. Bugün oyuncular yüzde 100’ünü vermedi. Kötü niyet var demiyorum ama bunları düzeltmeniz gerekiyor.

Güçleri yetmese de savaşacaklar. Topu iyi kullanmayacaksa, iyi oynamayacaksa ben onu sahaya niye koyayım. Ona da yazık bana da. Bu maçı ben mağlubiyet olarak yorumluyorum. Bunu bir bitiş olarak kabul edelim. Yeniden başlamamız lazım.”

Paylaşın

Metaforlar Düşünceyi Nasıl Şekillendiriyor?

Muhtemelen “zaman paradır” ifadesini duymuşsunuzdur. Elbette, zaman tam anlamıyla para birimi olarak kullanılmaz, ancak zamanı para olarak düşünerek bazı güçlü imgeler yaratabilirsiniz.

Haber Merkezi / Örneğin, boşa harcanan zaman boşa giden paradır. Ya da iyi harcanan zaman bir yatırımdır.

İki ilgisiz veya dolaylı olarak bağlantılı şey arasındaki doğrudan karşılaştırmaya metafor denir. Ve “zaman paradır” örneğinde gördüğümüz gibi.

Yani metaforlar iletişimi geliştirmek için kullanılabileceği gibi zor olan bir kavramı açıklamanıza da yardımcı olabilir.

Metaforlar ve benzetmeler

Metaforlar bazen benzetmelerle karıştırılır, ancak ikisi aynı değildir. Bir benzetme, bir karşılaştırma yapar, “zaman para gibidir”; “fikir yarı pişmiş yemek gibidir” ifadesindeki gibi ‘gibi’ kelimesini kullanır. Benzetmeler, genellikle metaforlardan daha az etkiye sahiptir.

Basit metafor formatı “A, B’dir” şeklindedir, yani “zaman paradır”. Ancak metaforlar dolaylı veya örtük de olabilir: “Bu yarı pişmiş bir fikir.” Bu metafor fikirleri yarı pişmiş yiyeceklerle karşılaştırır, yiyeceklerden bahsetmeden!

Alegoriler de benzer bir edebi araçtır, ancak bir metafordan çok daha uzundur, alegoriler, bir fikri temsil etmek ve bir ahlaki ders iletmek için sembollere güvenir. Örneğin, Kaplumbağa ve Tavşan hikayesi iyi bilinen bir alegoridir.

Metaforik düşünme nedir?

Bilinmeyen bir fikri sıradan bir fikirle ilişkilendirerek karmaşık fikirlerin daha iyi anlaşılmasını sağlayabilirsiniz.

Diyelim ki iş döngüsü kavramını açıklamak istiyorsunuz. Çok sayıda kelime, tanım kullanabilir ve beş veya 10 dakika boyunca gevezelik ederek karşınızdakini sıkılmış halde bırakabilirsiniz.

Ya da bir metafor kullanarak anlatmak istediğinizi daha basitçe anlatabilirsiniz. Başka bir metafor kullanmak gerekirse, “ampul” aniden yanıyor.

Yeni düşünceleri ve yaratıcılığı göstermek için aydınlatılmış ampulü metaforu sık sık kullanır. Ampul metaforu, karanlıktan aydınlığa ani geçişi, neredeyse kazara gerçekleşen zahmetsiz bir “evreka” anını ima ediyor.

Basit bir ampul metaforunun, algılama üzerinde bu kadar derin bir etkiye sahip olabileceğini kim düşünebilirdi?

Karmaşık fikirleri açıklamak için şu dört adımlı metaforik düşünmeyi kullanabilirsiniz:

Ne anlatmaya çalıştığınızı belirleyin.
Vermek istediğiniz mesajın özünü belirleyin.
Aynı özelliğin, fikrin, duygunun, durumun vb. geçerli olduğu hayatınızdaki diğer örnekleri düşünün.
Anlattığınız durum için pek çok metafor olabilir; hedefinizle en iyi ilişki kuracak olanı seçin.

Metaforlarınızın karşınızdaki kişi veya kişiler tarafından anlaşılabilir olduğundan emin olun. Metaforlarınızın jargon gibi duyulması veya yanlış yorumlanması riski varsa, bir kez daha düşünün. İşin sırrı, hedefinizle anında uyumlu olacak bir metafor kullanmaktır.

Önemli noktalar

Metafor, birbiriyle ilgisiz veya dolaylı olarak bağlantılı iki şeyi karşılaştırır ve eşitler.

Metaforlar, anında ve akılda kalıcı anlayışa giden güçlü kısayollardır. Canlı imgeler uyandırırlar ve şeyleri yeni bir perspektiften “görmemizi” sağlarlar ve bu nedenle bir fikri iletmek veya bir problemi çözmek için yararlı araçlardır.

Karmaşık fikirleri açıklamak ve kalıpların dışına çıkmak için metaforik düşünmeyi kullanılabilirsiniz.

Paylaşın

Hizbullah Lideri Nasrallah’tan İsrail’e: Savaşa Hazırız

Lübnan’daki Hizbullah örgütünün lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun Lübnan sınırına girmesini “fırsat sayacaklarını” ifade ederek, savaşa hazır olduklarını söyledi.

İki gün üst üste binlerce iletişim cihazının uzaktan eş zamanlı patlatıldığı saldırıların ardından ilk kez konuşan Nasrallah, 37 kişinin öldüğü saldırıların kendilerini durdurmayacağını, Gazze savaşı bitmeden İsrail’le mücadeleyi bırakmayacaklarını söyledi.

İsrail’in çağrı cihazlarını Hizbullah’ın üst düzey kadrosunun taşıdığını sandığını söyleyen Nasrallah, “Biz daha eski modeller kullanıyoruz” diyerek örgütün yönetim kademesinde patlayan cihazlardan olmadığını ifade etti. Nasrallah, bu eylemle “bütün kırmızı çizgilerin aşıldığı” uyarısında bulundu.

Nasrallah konuşmasında İsrail içinde tartışılan, kuzey sınırındaki sivillerin evlerine dönebilmeleri için Lübnan’ın güneyinde “güvenli bölge” oluşturma önerilerine de değindi, “Keşke bunu yapsalar. Onların tehdit olarak gördüğü şeyi biz fırsat sayıyoruz. Geçen 11 ayda buna hazırlandık” diyerek İsrail’e meydan okudu.

İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın konuşması devam ederken Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta alçak uçuş yaptı ve sonik patlamalar gerçekleştirdi.  İsrail uçakları Beyrut semalarındaki alçak uçuş sırasında ses duvarını aşarak sonik patlamalara neden oldu.

Beyrut’un yanı sıra Lübnan’ın bazı bölgelerinde de İsrail savaş uçaklarının alçak uçuş yaptığı aktarıldı. İsrail ordusu, Nasrallah’ın konuşmasından dakikalar önce Lübnan’ın güneyindeki bazı bölgelere hava saldırıları düzenlemişti.

Hizbullah neden çağrı cihazı kullanıyordu?

Hizbullah üyeleri iletişim için büyük ölçüde çağrı cihazlarına bağımlı. Çağrı cihazı (pager) olarak anılan iletişim araçları, sesli mesaj veya sms alma özelliklerine sahip olabiliyor. Bu cihazlar sağlık görevlileri arasında da yaygın kullanılıyor.

Cep telefonları, İsrail’in Hamas bomba uzmanı Yahya Ayyaş’ı 1996’da öldürmesinin gösterdiği gibi güvenilir bulunmadığından örgüt tarafından çoktan terk edildi. Ancak bir Hizbullah görevlisi, AP haber ajansına çağrı cihazlarının grubun daha önce kullanmadığı yeni bir marka olduğunu söyledi.

Eski CIA Analisti Emily Harding, güvenlik ihlalinin Hizbullah için çok utanç verici olduğunu söyledi. Harding, “Bu büyüklükte bir ihlalin etkisi sadece fiziksel olarak gördükleri zararla sınırlı olmayacak, aynı zamanda tüm güvenlik aygıtlarını sorgulamalarına neden olacak.

Harding, “Dikkatlerini İsrail ile olası bir mücadeleden uzaklaştıracak yoğun bir iç soruşturma yürütmelerini bekliyorum” dedi.

Eş zamanlı patlayan çağrı cihazlarının nerede üretildiği konusunda soru işaretleri var. Lisans sahibi Tayvanlı firma, Macaristan merkezli bir şirkete logosunu kullanma hakkını verdiğini iddia ediyor. Macaristan hükümetiyse cihazların kendi topraklarında üretilmediğini duyurdu.

BM toplanıyor

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres sivillerin kullandığı cihazların silaha dönüştürülmemesi için bir kontrol mekanizması gerektiğini söyledi. BM Güvenlik Konseyi Cuma günü bu patlamalarla ilgili toplanacak.

Salı günü yaşanan ilk patlamalarda ikisi çocuk en az 12 kişi öldü. Lübnan Sağlık Bakanlığı en az 2750 yaralıdan 200’ünün durumunun ağır olduğunu açıkladı. Hizbullah’ın patlamalarla ilgili suçladığı İsrail’den patlamalara ilişkin açıklama yapılmadı.

Ancak İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Çarşamba günü, savaşta yeni bir aşamaya geçildiğini “ağırlık merkezinin, kaynak ve birlik aktarımı ile kuzeye yönelmekte olduğunu” söyledi.

Paylaşın

DEM Parti’den “Yeni Anayasa İçin Öneriler Sundu” İddialarına Yalanlama

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Parti olarak Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş ile Anayasa’ya dair yeni bir görüşmemiz olmadığı gibi bu konuda öneri veya taslak niteliği taşıyan herhangi bir açıklamamız da olmamıştır” dedi ve ekledi:

“DEM Parti kendi içinde Anayasa Koordinasyonu çalışmalarını sürdürüyor; ilgili ve yetkili kurullarımız dışında maksatlı bir şekilde dolaşıma sokulan bazı haberlerin nedenini biliyoruz. Bu oyunu görüyoruz. Partimiz açısından bağlayıcılığı olmayan bu haberler dikkate alınmamalıdır.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), özellikle sosyal medyada yayılan “yeni anayasa çalışmaları için hazırlanan taslak TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a sunuldu” iddialarını yalanladı.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Kurtulmuş’la yeni anayasa tartışmalarına ilişkin görüşmelerinin olmadığını, bu konuda öneri ve taslak da açıklamadıklarını duyurdu.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan sözcü Doğan, şu ifadeleri kullandı: “DEM Parti olarak Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş ile Anayasa’ya dair yeni bir görüşmemiz olmadığı gibi bu konuda öneri veya taslak niteliği taşıyan herhangi bir açıklamamız da olmamıştır.

DEM Parti kendi içinde Anayasa Koordinasyonu çalışmalarını sürdürüyor; ilgili ve yetkili kurullarımız dışında maksatlı bir şekilde dolaşıma sokulan bazı haberlerin nedenini biliyoruz. Bu oyunu görüyoruz. Partimiz açısından bağlayıcılığı olmayan bu haberler dikkate alınmamalıdır.”

Bazı sosyal medya hesapları ve haber sitelerinde kaynağı belli olmayan şekilde “DEM Parti’nin, yeni Anayasa için Meclis’e ‘özerklik’, ‘ikinci resmi dil’ ve ‘Türkiye vatandaşlığı’ önerileri sundu” iddiaları ortaya atılmıştı.

Paylaşın

Bahçeli’den “Erken Seçim” Çağrılarına Sert Tepki

Erken seçim çağrılarına ilişkin konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Özgür Bey’in 31 Mart yerel seçimlerinden sonra erken seçim istemeyeceğiz açıklaması hafızalara kazınmışken bunun üzerinden çok geçmeden 2025 Kasım ayında erken seçim çağrısını telaffuz etmesi akıl tutulmasıdır” dedi.

Haber Merkezi / Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ile Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyeleri, genel başkan Devlet Bahçeli başkanlığında toplandı. Devlet Bahçeli, toplantı sonrası açıklamalarda bulundu.

HÜDA Par Genel Başkanı’nın Anayasa’nın ilk dört maddesine yönelik sözleri sonrası başlayan tartışmalara değinen Bahçeli, “MHP’ye Anayasa’nın ilk 4 maddesi ile ilgili yoklama yapmak teste tutmak hiç kimsenin hakkı haddi değildir” dedi ve ekledi:

“Kim olursa olsun Anayasa’nın ilk 4 maddesine şaşı bakanlar bizim için yok hükmündedir muhatap alınmaya değecek hiçbir yanları yoktur. MHP sivil demokratik devletin ve milletin hukuksal omurgasını belirleyecek geniş katılımcı bir anayasa hazırlığı için yapıcı tutumunu korumaktadır. Anayasa’nın ilk 4 maddesine sadık kalınarak zamanın ihtiyaçlarına dinamik cevaplar verebilen anayasa yapılmasının yanındayız.”

Devlet Bahçeli erken seçim çağrılarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı: “CHP Genel Başkanı hayal tacirliğini boş keseden atıp tutmayı siyaset zannedecek kadar hayatın gerçeklerinden uzaklaştırtır. Özgür Bey’in 31 Mart yerel seçimlerinden sonra erken seçim istemeyeceğiz açıklaması hafızalara kazınmışken bunun üzerinden çok geçmeden 2025 Kasım ayında erken seçim çağrısını telaffuz etmesi akıl tutulmasıdır.

Sandığı getirip iktidara geleceğiz diyen bu zatın deli saçması vaadi ise 1 litrelik rakının 140 liraya inmesinden başka bir şey değildir. Mavi vatana masal diyen siyasi sefaleti iyice azıtmıştır. CHP’ye oy veren kardeşlerim bu patalojik yönetim anlayışına müstahak görülmemelidir.”

Paylaşın

Erken Seçim Tartışmaları: Bakırhan’dan Muhalefete Sert Eleştiriler

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, erken seçim tartışmalarına değinerek, “Sorunlar sadece dile getirmekle, miting yapmakla çözülmüyor. Sorunları çözmek için de bir irade ortaya koymak gerekiyor” dedi ve ekledi:

“Allah aşkına muhalefet iktidarı ne kadar rahatsız etti? 31 Mart’ta ortaya çıkan o olumlu havayı, insanlara umut veren, göç yollarını durdurup ‘bu ülkede bir şeyler olabilir’ diyen insanların yine eski havasına dönmesinin sorumlusu biraz da muhalefetin kendisidir. Biz de bu konuda özeleştirimizi veriyoruz.”

Bakırhan, “Halk değişim istedi. Halk, ‘bunlar yönetemiyor’ dedi. Halk, ‘bunlar gitsin’ dedi. Halk iradesini onurlu bir şekilde sandığa attı. Biz de bekliyoruz ki Recep Tayyip Erdoğan’ın keyfi ne zaman seçim isterse o zaman seçime gideceğiz. O zaman muhalefet yapmayalım. Seçime kadar sokağa çıkmayalım, mücadele etmeyelim, bunun kavgasını vermeyelim, bekleyim, AKP ve MHP ne zaman isterse o zaman seçime gidelim. Böyle bir muhalefet olmaz” ifadelerini kullandı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, ‘Ekmek ve Adalet’ kampanyası kapsamında Mersin’in merkez Akdeniz ilçesindeki Park Kafe’de emeklilerle bir araya geldi. Bakırhan, emeklilerin sorunlarını ve taleplerini dinledi.

2017 Emekliler Derneği Başkanı Oktay Canpolat, 2021 Emekliler Derneği Başkanı Hüseyin Kurt ve emekliler sorunlarını ve taleplerini anlattı. Emeklileri dinleyen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye’deki 16 milyon emeklinin Bolivya, Belçika, Ürdün gibi ülkelerin nüfusundan bile fazla olduğuna dikkat çekti.

Artı Gerçek’ten Abidin Yağmur’un aktardığına göre; Bakırhan, “31 Mart’ta öyle bir ters köşe yaptınız ki siyasi partilere, emin olun 31 Mart’ın en önemli aktörleri bence 16 milyon emeklidir. Tercihleriyle aslında bütün siyasi partilere, başta iktidar partisi olmak üzere çok büyük bir ders verdiler. Adıyaman, Muş gibi iktidarın kalesi olan kentlerin düşmesinin en önemli sebebi emeklilerin örgütsüz olmalarına rağmen duyarlı davranmalarıyla ilgili bir durumdur” dedi.

Emeklilerin örgütlü mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, “16 milyon emekli tek çatı altında bir arada güçlü bir örgütlülük sağlayabilseydi emin olun hükümet belirlerdi. Hükümet götürür, hükümet getirirdi. Tüm siyasi partilerin ilgisinin, odağının olduğu merkezlerden birisi olurdunuz. Sözünüz karşılık bulurdu. Sözünüz çok kıymetli, çok değerli ama sözünüzü temsil eden henüz bir zemin yok. Sizden rica ediyorum önce sizin bir silkelenip mevcut dağınık örgütlülükten kurtulup daha büyük daha güçlü mücadele zeminleri yaratmanız gerekiyor” diye konuştu.

AK Parti iktidarının, ‘Emekli Yılı’ ilan ettiği 2024’te emeklileri daha yoksullaştırdığını dile getiren Bakırhan, şöyle konuştu: “Emekliler yılı ilan ettiler. Ne yapmışlar? Tatil yapmak isterseniz okullar tatil olduğunda okulların yurtlarında barınabilirmişsiniz. O yurtlara gitmek için mazot paranız var mı, aracınız var mı, orada ne yiyip ne içeceksiniz diye hesaba katmıyorlar.

Bir arkadaş söyledi; bir emekli maaşıyla 7 tane çeyrek altın alınıyordu, emekliler yılı ilan edenlerin geldiği yıl. Şimdi 2.5 çeyrek altın alamıyor emeklilerimiz emekli maaşıyla. Açlık sınırı 20 bin TL. O da TÜİK’in sahte raporlarıyla, sahte sonuçlarıyla oluşturulmuş bir rakam. Ama emekliye 12 bin TL veriyorlar. Çalışanlara 17 bin TL para veriyorlar. Bir de emekli yılı, emekçi yılı ilan ediyorlar. Utanmadan bir de diyorlar ki ’emeklileri enflasyona ezdirmeyeceğiz.’ Böyle bir şey olabilir mi? Emekli neredeyse zeytin alamıyor. Emekliler büyük neden yapıldığı belli olmayan beyaz peyniri 1-2 TL ucuza almak için market market dolaşıyor. Emekliler yılında emeklileri getirdikleri hale bak. Lanet olsun onlara.”

DEM Parti’nin en düşük emekli maaşının 32 bin TL olmasını önerdiğini hatırlatan Bakırhan, “Emeklinin emeklinin üç beş gün tatil yapacak, seyahat edecek, insanca, başı dik bir şekilde sokakta yürüyecek bir ücrete ihtiyacı var. Bunu önermeyen hiçbir siyaset bence samimi değildir. Mevcut, bizi sömüren, memleketi talan eden, uçurumun kenarına getiren siyasetin değirmenine rüzgâr taşıyor. Mehmet Şimşek’in ekonomi programının emekliye, emekçiye vereceği bir şey yok. Bu iktidar artık bir sorun haline gelmiştir. Hepimizi bir araya getiren ortak bir zemin var, bu iktidarı göndermek” diye konuştu.

“Böyle muhalefet olmaz”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, erken seçim tartışmalarına da değindi. Muhalefeti eleştiren Bakırhan, şunları söyledi: “Sorunlar sadece dile getirmekle, miting yapmakla çözülmüyor. Sorunları çözmek için de bir irade ortaya koymak gerekiyor. Allah aşkına muhalefet iktidarı ne kadar rahatsız etti? 31 Mart’ta ortaya çıkan o olumlu havayı, insanlara umut veren, göç yollarını durdurup ‘bu ülkede bir şeyler olabilir’ diyen insanların yine eski havasına dönmesinin sorumlusu biraz da muhalefetin kendisidir.

Biz de bu konuda özeleştirimizi veriyoruz. Halk değişim istedi. Halk, ‘bunlar yönetemiyor’ dedi. Halk, ‘bunlar gitsin’ dedi. Halk iradesini onurlu bir şekilde sandığa attı. Biz de bekliyoruz ki Recep Tayyip Erdoğan’ın keyfi ne zaman seçim isterse o zaman seçime gideceğiz. O zaman muhalefet yapmayalım. Seçime kadar sokağa çıkmayalım, mücadele etmeyelim, bunun kavgasını vermeyelim, bekleyim, AKP ve MHP ne zaman isterse o zaman seçime gidelim. Böyle bir muhalefet olmaz.”

Paylaşın

Kilo Vermek İçin 30 – 30 – 30 Kuralı Nedir? Faydaları

30 – 30 – 30 kuralı, kilo vermek isteyenler için etkili ve dengeli bir kilo verme yöntemidir. 30 – 30 – 30 kuralı, güç, kardiyo ve esneklik antrenmanlarını birleştiren çok yönlü bir kilo verme yaklaşımdır.

Haber Merkezi / 30 – 30 – 30, üç farklı aktiviteye 30 dakika ayırmayı ifade eder.

30 dakikalık kuvvet antrenmanı: Metabolizmayı hızlandırmak için kas kütlesi oluşturmak esastır. Ağırlık kaldırma, direnç bantları ve vücut ağırlığı egzersizleri (örneğin squat ve şınav) gibi egzersizler bu kategoriye girer.

30 dakikalık kardiyovasküler egzersiz: Tempolu yürüyüş, koşu, bisiklete binme veya yüzme gibi kardiyo egzersizleri kalori yakmaya ve kalp sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur.

30 dakikalık esneklik egzersizi: Pilates gibi aktiviteler esnekliği artırabilir, yaralanma riskini azaltabilir ve kas iyileşmesini destekleyebilir.

30 – 30 – 30 kuralının faydaları

Dengeli yaklaşım: Kural, güç, kardiyo ve esnekliği birleştirerek çok yönlü bir fitness rutini sağlar.

Metabolizmayı hızlandırır: Kuvvet antrenmanı kas oluşturur, bu da vücudun dinlenme metabolizma hızını artırır ve dinlenme halinde bile daha fazla kalori yakılmasına yardımcı olur.

Kalp ve damar sağlığını iyileştirir: Kardiyo bileşeni kalbi ve akciğerleri güçlendirerek kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve diğer kardiyovasküler rahatsızlıkların riskini azaltır.

Esnekliği artırır: Esneklik egzersizleri, kas sertliğini azaltır, duruşu iyileştirir.

Sürdürülebilir: Günde sadece 90 dakikalık egzersizi farklı aktivitelere bölerek, yoğun programlara sahip kişiler için esnek ve yönetilebilir bir rutin sunuyor.

Risk faktörleri

Aşırı antrenman: Uygun dinlenme veya toparlanma olmadan yapılırsa, 30 – 30 – 30 kuralı aşırı antrenmana yol açabilir, kas yorgunluğuna, tükenmişliğe veya yaralanmaya neden olabilir.

Herkese uygun olmayabilir: Bazı bireylerin kişisel sağlık ihtiyaçlarına bağlı olarak güç antrenmanı veya kardiyo gibi bir alana daha fazla odaklanmaları gerekebilir. Ayarlama yapmadan 30 – 30 – 30 yaklaşımını katı bir şekilde takip etmek herkese uygun olmayabilir.

Yaralanma riski: Özellikle güç ve esneklik antrenmanlarında, incinme veya burkulma riski bulunmaktadır. En azından başlangıçta bir fitness uzmanından tavsiye almak şiddetle önerilir.

Yeni başlayanlar için ideal değil: Egzersize yeni başlayanlar, yoğunluğu nedeniyle bu rutini zor bulabilirler.

Paylaşın