Adana Demirspor, Başarısızlığın Faturasını Teknik Direktöre Kesti

Süper Lig’de 6 haftada 5 mağlubiyet 1 beraberlik alan Adana Demirspor’da kötü sonuçların faturası teknik direktör Michael Valkanis’e kesildi. Adana Demirspor’da Valkanis ile yollar ayırıldı.

Adana Demirspor, Süper Lig’in 6. haftasının ardıdan teknik direktör Michael Valkanis’le yollarını ayırdı.

Süper Lig ekibinden yapılan açıklamada, “Teknik direktörümüz Michael Valkanis ile yollarımızı ayırmış bulunmaktayız. Valkanis ve ekibine teşekkür eder, bundan sonraki kariyerinde başarılar dileriz” ifadeleri yer aldı.

Ligde Adana Demirspor bu sezon henüz galibiyet alamadı. 6 maç sonunda 1 beraberlik ve 5 yenilgi alan Adana Demirspor, 1 puanla son sırada yer alıyor.

Michael Valkanis kimdir?

Yunanistan ve Avustralya’da futbol oynayan Michael Valkanis, çoğunlukla orta saha savunması mevkiinde görev aldı.

Kariyerine, Avustralya’da yaşayan Yunan asılların yoğun olarak yaşadığı South Melbourne’de başlayan Michael Valkanis, saha sonra Yunanistan’da 1996-2002 arasında Iraklis, Larissa ve Agios Nikolaos takımlarında oynadı.

Avustralya’ya geri döndüğünde Adelaide City ve Adelaide United takımlarında forma giyen Valkanis, 2005 – 2006 sezonunda Adelaide United’da en iyi oyuncu seçildi.

Valkanis’in Avustralya milli takımındaki ilk ve tek maçı, 16 Ağustos 2006’da Sydney Futbol Stadyumu’nda Kuveyt’e karşı oynanan Asya Kupası elemelerinde oldu.

Teknik direktörlük kariyerine, futbolcu olarak da görev yaptığı Avustralya Ligi (A-League) takımlarından Adelaide United’da başlayan Michael Valkanis, 28 Ocak 2013 tarihinde kulübün teknik direktörü John Kosmina’nın istifasının ardından Valkanis, sezonunun geri kalanı için Adelaide United’ın geçici teknik direktörü oldu.

Valkanis yönetimindeki Adelaide United, sezonu dördüncü sırada bitirmeyi başardı ve böylece lig finallerine katılmaya hak kazandı. Onun da yer aldığı teknik ekiple kulüp 2016 yılında ilk lig şampiyonluğuna ulaştı ve bu sezonun ardından Mayıs 2016’da takımdan ayrıldı.

Haziran 2016’da Valkanis, John van’t Schip’in kıdemli yardımcı antrenörü olarak Melbourne City’de göreve başladı. 3 Ocak 2017’de John van’t Schip’in istifasının ardından Valkanis sezonun geri kalanı için kulübün menajerliğine getirildi.

9 Mayıs 2018’de Hollanda ligi (Eredivisie) klüplerinden Zwolle’de tekrar Schip ile birlikte çalıştı. Kısa bir süre İsrail’de Hapoel Tel Aviv’in teknik direktörlüğünü yaptıktan sonra Valkanis’in Schip ile birlikteliği Ajax’ta da devam etti ve 1 Kasım 2023’te Ajax’ın yardımcı antrenörü oldu.

8 Temmuz 2024 tarihinde Adana Demirspor, Valkanis’in bir yıl opsiyonlu bir yıllık anlaşma ile teknik direktörlük görevine getirildiğini açıkladı.

Paylaşın

Fatih Erbakan: Sağda Yeni Bir İttifak Olabilir

YRP Lideri Fatih Erbakan, “Sağ partilerin bir ittifak içinde cumhurbaşkanı adayı göstermesi, daha çok AK Parti’den oy alacak bir seçenek yaratmaktır. Öylesi bir ittifakın adayı CHP’nin adayından daha çok AK Parti’nin adayından oy kaydırır” dedi ve ekledi:

“CHP’ye bir şekilde eli gitmeyen o nedenle de sandığa gitmeyen kitle sandığa gider. Bazısı da CHP’nin adayına vermek istemese de “Mecburuz çünkü alternatif yok” diye oy verdi AK Parti’ye. Biraz önce anlattım. Sağ partilerden oluşacak bir ittifak, AK Parti’ye gönülsüz oy verenler için ciddi bir alternatif haline gelir. O yüzden de üçüncü bir ittifakın AK Parti’ye yarayacağını düşünmüyoruz.”

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, T24’ten Cansu Çamlıbel‘in sorularını yanıtladı. AK Parti’yle bir daha buluşmalarının mümkün olmadığını söyleyen Erbakan; “bundan sonrası için bir birliktelik olması ihtimalini görmüyoruz” dedi.

14 Mayıs seçimlerine dair “2023 seçimlerinde bizim çevre ‘CHP’ye iktidarı teslim etmeyin’ dedi; hem kendileri hem millet kurtulsun diye bir zeytin dalı uzattık” diyen Erbakan, bunun AK Parti tarafından değerlendirilmediğini ileri sürdü ve şöyle konuştu:

“14 Mayıs’a gittiğimiz günlerde görüşüne değer verdiğimiz insanlardan ve halkımızdan bize “Sizin kritik bir oyunuz var. Sizin desteğinizle CHP iktidarının gerçekleşmesi durumunda, sizin elinizle yıllar sonra yeniden CHP’li bir Cumhurbaşkanı Türkiye’de iş başına gelecek. Bu insanlar sizin babanızın öğrencileri. Birçoğu Milli Gençlik Vakfı’nda yetişmiş. Erbakan Hoca ile belki sizden çok anısı olan insanlar.

Sonuçta 15-20 sene öncesine kadar hep beraberdik. Siz eleştirdiğiniz konularda taleplerinizi ortaya koysanız, bir mutabakat sağlanması halinde AK Parti yöneticileri de yanlışlardan kurtulmuş olsa hem de milletin faydasına bir iş yapılmış olsa. CHP’ye iktidarı teslim etmek yerine, babanızın eski dava arkadaşlarının yanlışlardan dönmelerine vesile olun.

Sizin iktidara gelmeniz çok zaman alabilir” dediler. Biz de yaptığımız istişarelerin sonunda ekonomi, dış politika, sosyal politikalar alanındaki kırmızı çizgilerimizle ilgili hususları bu mutabakat metnine yazdık. Tabiri caizse onlara bir zeytin dalı uzattık. Hem kendileri kurtulsunlar hem millet kurtulsun yanlışlardan diye son bir çıkış yolu gösterdik.”

Erbakan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yorulduğunu ve artık siyaseti bırakması gerektiğini de ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Cumhurbaşkanı yaşlandı, yoruldu, yıprandı. Kadrosu yıprandı, yoruldu. Metal yorgunluğu konusunu yıllar önce söylemişti, şimdi artık metaller çok daha fazla yoruldu.

Artık aktörlerin değişmesi gerektiğine, iktidarın değişmesi gerektiğine inanıyoruz. Millete verebilecek herhangi bir şeyleri kalmadı. Son şanslarını da maalesef ellerinin tersiyle ittiler. Bizim yaptığımız fedakarlığı maalesef değerlendirmediler. Bundan sonra artık bir fedakârlık daha yapmamız, tekrardan aynı masada onlarla oturmamız bizden beklenmemelidir.

Perşembenin gelişi çarşambadan belli. Yaptıklarınız yapacaklarınızın teminatı. Dolayısıyla Türkiye’de artık mevcut iktidarla bir yere varılması mümkün değil. Bir değişim gerekiyor. Halk da artık aktörlerin de anlayışın da bu kadronun da değişmesi gerektiğini düşünüyor. 2028’e kadar ne milletin ne iktidarın dayanabileceğini düşünüyoruz.”

Erken seçim ihtimaline dair soruya ise Erbakan “2026 yılının ilkbaharında veya 2025’in sonbaharında bir erken seçim olabilir. Bir, bir buçuk sene içerisinde bir erken seçimde bir değişim olmasının Türkiye’nin faydasına olacaktır. Milletin de beklentisi bu yönde” diye yanıt verdi.

“Sağda yeni bir ittifak olabilir”

Önümüzdeki seçimlerde yeni bir sağ ittifaka da sıcak baktığını dile getiren Erbakan, böylesi bir ittifakın AK Parti’den oy alacağını belirterek şöyle konuştu: “Sağ partilerin bir ittifak içinde cumhurbaşkanı adayı göstermesi, daha çok AK Parti’den oy alacak bir seçenek yaratmaktır. Öylesi bir ittifakın adayı CHP’nin adayından daha çok AK Parti’nin adayından oy kaydırır.

CHP’ye bir şekilde eli gitmeyen o nedenle de sandığa gitmeyen kitle sandığa gider. Bazısı da CHP’nin adayına vermek istemese de “Mecburuz çünkü alternatif yok” diye oy verdi AK Parti’ye. Biraz önce anlattım. Sağ partilerden oluşacak bir ittifak, AK Parti’ye gönülsüz oy verenler için ciddi bir alternatif haline gelir. O yüzden de üçüncü bir ittifakın AK Parti’ye yarayacağını düşünmüyoruz.”

Fatih Erbakan, Narin Güran cinayetine dair de “Muhafazakâr yaşantıya sahip olduğu görülen bir ailede öyle bir şeyin yapılması ve bir cinayetin örtbas edilmeye çalışılması gerçekten de akıllara ziyan bir durum maalesef. Çok ibretlik bir olay” yorumunu yaparak, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Demek ki şekilden ibaret olarak bazı şeyleri almışız biz. “Başımızı örtersek, cuma namazına gidersek, muhafazakâr ve dindar oluruz” gibi bir düşünce. Ama kalbimize bu inmemiş. Kalbimize inmediğini de gösteren bu gibi olaylar maalesef. Onu kalplere indirecek şekilde bir eğitimin verilmesi, bir düzenin kurulması ve toplumun bu yönde dönüştürülmesi çok önemli.

Demek ki dindarlık dilimizde. Maalesef bugün iktidardaki kadrolar yolsuzluk ve rüşvet gibi birçok suiistimallerle, adaletsizlikle suçlanıyorlar. Oysa aynı insanlar senede üç kere umreye giden, nafile ibadetlerini bolca yapan, eşleri başörtülü, kendileri imam hatip mezunu kişiler. Demek ki orada olan şekilden ibaret bir İslam anlayışı, bir ahlak anlayışı. Bu olayda da maalesef bunu görüyoruz.”

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nda Mehmet Şimşek’e İnanç Yüzde 50’nin Altında

Cumhur İttifakı’nda Şimşek’in uyguladığı ekonomi politikalarının başarılı olacağına dair inan yüzde 50’nin altında. AK Parti’ye oy verme eğilimindeki seçmenlerin yüzde 45’i, MHP seçmeninin yüzde 33’ü Şimşek’in başarılı olacağını düşünüyor.

Mehmet Şimşek tarafından uygulanan ekonomi politikalarının yurttaşların ekonomik sıkıntılarını gidereceğine inananların oranı yüzde 20’de kaldı. Şimşek programının başarılı olacağına inanmayanların oranı ise yüzde 68 seviyesinde kaydedildi. Cevap yok – bilmiyorum diyenlerin ise oranı 11,9 olarak ölçüldü.

Yöneylem Araştırma’nın 13-16 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirdiği araştırmada katılımcılara, ‘Şimşek programı olarak adlandırılan ekonomi politikalarının vatandaşların ekonomik sıkıntılarını gidereceğine inanıyor musunuz? Sorusu soruldu.

Türkiye Siyaset Araştırması’na göre Mehmet Şimşek tarafından uygulanan ekonomi politikalarının yurttaşların ekonomik sıkıntılarını gidereceğine inananların oranı yüzde 20’de kaldı. Şimşek programının başarılı olacağına inanmayanların oranı ise yüzde 68 seviyesinde kaydedildi. Cevap yok-Bilmiyorum diyenlerin ise oranı 11,9 olarak ölçüldü.

Cumhur İttifakı’nda Şimşek’in başarılı olacağına dair inan yüzde 50’nin altında. AK Parti’ye oy verme eğilimindeki seçmenlerin yüzde 45’i, MHP seçmeninin yüzde 33’ü Şimşek’in başarılı olacağını düşünüyor.

Paylaşın

Güvenli Hamilelik İçin Uyulması Gereken Beş Şey

Hamilelik her kadın için heyecan verici bir yolculuktur ve herkes sağlıklı bir hamilelik geçirmek ister. Yaşam tarzınız, beslenmeniz, egzersiziniz vb. hamileliğinizi ve bebeğinizin sağlığını önemli ölçüde etkileyebilir.

Haber Merkezi / Bu nedenle, hamileliğinizi sağlıklı ve keyifli hale getirmek için belirli şeylere uymanız önemlidir. İşte daha güvenli bir hamilelik için yapılması ve yapılmaması gerekenler:

Dengeli beslenin: Vitaminler, mineraller ve önemli miktarda besinle dolu bir beslenme, hem annenin hem de bebeğin sağlığı için çok önemlidir. Beslenmenize yapraklı sebzeler, meyveler, tam tahıllar, yağsız proteinler ve süt ürünleri ekleyin. Ayrıca, gün boyunca bol su için.

Doğum öncesi vitaminleri alın: Doğum öncesi vitaminler, bir bebeğin gelişimi için uygun besinleri içerecek şekilde tasarlanmıştır. Genellikle doğum öncesi vitaminler, doğum kusurlarını önlemek ve bebeğin büyümesini ve gelişimini desteklemek için folik asit, DHA ve demir içerir.

Düzenli kontroller yaptırın: Doğum öncesi kontroller bebeğin sağlıklı gelişimini garanti altına alma ve annenin de sağlıklı kalması için çok önemli. Doktorunuzun tavsiyelerine uyun ve planlanan tüm randevulara katılmaya çalışın.

Fiziksel olarak aktif kalın: Yürüyüş gibi hafif egzersizler, vücut ağırlığınızı düzenler, sizi stresten uzak tutar ve vücudunuzu doğum için güçlendirir. Ancak, herhangi bir egzersiz rutinine başlamadan önce doktorunuza danışın.

Zihinsel sağlığınıza odaklanın: Hamilelikte gereksiz stresten kaçınmak ve pozitif kalmaya çalışmak çok işe yarayacaktır.

Güvenli bir gebelik için 5 yapılmaması gerekenler

Sigara veya alkol içmeyin: Sigara ve alkol kullanımı, doğmamış bebeğin sağlığı ve gelişimi için ciddi tehditlerdir, doğum kusurları, erken doğum ve düşük doğum risklerini artırır.

Pastörize edilmemiş veya çiğ gıdalar tüketmeyin: Gıda kaynaklı hastalık riskini en aza indirmek için pastörize edilmemiş süt, yumuşak peynirler, çiğ yumurtalar, suşi ve az pişmiş etlerden kaçınılmalıdır.

Doktorunuza danışmadan ilaç almayın: Hamilelik sırasında güvenli olduklarından emin olmak için herhangi bir ilaç, takviye veya bitkisel preparat almadan önce daima doktorunuza danışın.

Kafeini aşırı kullanmayın: Yüksek kafein seviyesi düşük yapma riskini artırır. Kafein alımınızı günde 200 mg ile sınırlayın.

Vücudunuzun sinyallerini göz ardı etmeyin: Şiddetli ağrılarınız, kanamanız, baş dönmeniz veya olağandışı bir şey varsa, asla çok geç olana kadar beklemeyin; sadece doktorunuzu veya sağlık uzmanınızı arayın. Bu erken müdahale her şeyi değiştirebilir.

Paylaşın

Suriye, Asker Kaçakları Ve Küçük Suçlar İçin Af Çıkardı

Suriye yönetimi, 22 Eylül 2024 tarihinden önce basit suçlardan yargılanan veya hapse atılanlar ve asker kaçaklar için af çıkardı. Suriye yönetimi, Mart 2011’den bu yana benzer aflar çıkarmıştı.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, 22 Eylül 2024 tarihinden önce işlenen firar suçları, cünhalar ve ihlaller için genel af sağlayan bir Kanun hükmünde kararname yayınladı.

SANA haber ajansının aktardığına göre; kararnamede, Askeri Ceza Kanunu’nda açıklanan iç ve dış kaçış suçlarının faillerine verilecek cezanın tamamı için genel af öngörülmektedir.

Bu kararnamenin hükümleri, saklanan ve adaletten kaçanları, yurt içinde üç ay, yurt dışında ise dört ay içinde teslim olmadıkça kapsamamaktadır.

Kararnamede ayrıca, topluma ve devlete ciddi saldırı teşkil eden bazı cünhalar, rüşvet, sahtecilik ve genel ahlaka aykırı bazı kabahatler dışındaki tüm cünhalar ve ihlallere ilişkin cezalar için genel af öngörülmektedir.

K.H. Kararname doğrultusunda gelen bu af, inşaat kontrol yasalarında öngörülen bazı kabahatleri, ekonomik suçları, elektrik hırsızlığını, iletişim hizmetlerini almak için hileli yollara başvurmayı ve Tüketiciyi Koruma Kanunundaki cünhaları da kapsamamaktadır.

Bu af, kişinin malına saldırı içeren cünhalarda mağdur için  kişilik hakkı saklı kamlak kaydıyla tazminat talep etmektedir.

Paylaşın

AK Parti’de “A Takımı” Değişecek İddiası

Yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen Adalet ve Kalkınma Partisi’nde (AK Parti) sekizinci olağan kongre süreci, belde ve ilçe kongrelerinin belirleneceği mahalle delege seçimleri ile başladı.

12 Ekim’de hem belde hem de ilçe kongrelerinin başlatılması planlanırken Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “A Takımı”nı yenileyeceği iddia ediliyor.

T24’te yer alan habere göre; kongre takvimi, Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu tarafından belirlendi.

Takvim, önce belde sonra ilçe ve il, son olarak da büyük kongrenin gerçekleştirilmesini öngörüyor. Bu kapsamda kongreler öncesinde mahalle delege seçimleri yapılmaya başlandı.

Büyük kongre öncesindeki hazırlık sürecinin 90 gün sürmesi planlanıyor. 37 beldede kongre yapacak olan AK Parti’nin, 12 Ekim’de hem belde kongrelerini hem de ilçe kongrelerini başlatması bekleniyor. 28 Aralık’ta ise il kongreleri başlayacak.

İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bazı büyükşehirlerin kongreleri en son yapılacak. Bu takvim çerçevesinde en geç mart sonuna kadar Sekizinci Büyük Olağan Kongre için hazırlık çalışmaları tamamlanmış olacak. Büyük kongreye mayısta gidilecek.

Partinin yönetim organı olan ve yedek üyelerle birlikte 110 kişiden oluşan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu için inisiyatif Erdoğan’da olacak. AK Parti kurmayları kongre sürecini, 2028 seçimlerine hazırlık yapacak kadroların belirlenmesi olarak görüyor.

Paylaşın

İran’ın Doğusunda Kömür Madeninde Patlama: Onlarca Ölü

İran’ın doğusunda bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 51 fazla kişi hayatını kaybetti.Patlama sırasında yaklaşık 70’den fazla kişinin madende çalıştığı bildirildi.

Haber Merkezi / Mahsur kalanları bulmak için çalışmalar sürdürülürken, yetkililer patlamanın metan gazı sızıntısından kaynaklandığını açıkladı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi. Pezeşkiyan, patlama ile ilgili soruşturmanın başladığını ve hükümetin bu tür olayların tekrarlanmasını önlemek için önlemler alacağını söyledi.

Patlama Medanjoo isimli bir şirket tarafından işletilen madenin B ve C bloklarında yaşandı. Güney Horasan Eyalet Valisi Ali Ekber Rahimi, B bloktaki arama kurtarma çalışmalarının tamamlandığını ancak metan gazı yoğunluğunun yüksek olduğu C blokta ise çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Rahimi ayrıca İran’da çıkarılan kömürün yüzde 76’sının bu bölgeden geldiğini de aktardı.

Savcı Ali Nesayi, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını ve sorumluların “ihmalkârlıkları ile hatalarının” araştırıldığını dile getirdi.

Patlamayı İran tarihindeki en kötü maden felaketlerinden biri olarak nitelendiriliyor.

Madenciliğin önemli iş kollarından biri olduğu İran’da göçük ve metan gazı patlamaları daha önce de yaşandı. 2017’de meydana gelen bir kazada 42 madenci hayatını kaybetmişti. 2013 yılında meydana gelen iki kazada da 11 işçi yaşamını yitirdi. 2009’da meydana gelen bir dizi kazada ise 20 madenci öldü.

Gözlemciler güvenlik koşullarının yetersizliği, asgari standartların gözetilmemesi ve acil durum tedbirlerinin eksikliği nedeniyle kazalardaki can kaybının yüksek olduğunu belirtiyor.

Paylaşın

Mehmet Şimşek: Kayıt Dışı Kazançların Peşindeyiz

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Kayıt dışılığın neden olduğu haksız rekabeti ve vergi kaybını gidermek için sektörel saha denetimlerimizi yoğun şekilde sürdürüyoruz” dedi ve ekledi:

“Vergilendirilmeyen kazançla çok harcayanları, lüks harcama yapan ancak vergi matrahını düşük gösterenleri yakından izlemeyi sürdüreceğiz. Kayıt dışı kazançların peşindeyiz. Vergide adaleti ve etkinliği artırmak amacıyla kayıt dışılıkla mücadelemiz hız kesmiyor.”

Hazine ve Maliye Bakanlığı, “çok kazanan ancak az vergi veren” mükelleflere yönelik incelemeleri kapsamında lüks yat ve tekne satışlarını takibe alırken, bu kapsamda 2021-2023 yıllarındaki satışlardan 1,4 milyar liralık vergi kaybı saptadı.

AA muhabirinin bakanlıktan edindiği bilgilere göre, Gelir İdaresi Başkanlığı, yüksek gelir elde eden, lüks tüketimde bulunan ancak buna uygun vergi ödemeyen mükellefleri yakından izliyor.

Kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında turizm bölgelerindeki lüks harcamaları yakından takip eden Gelir İdaresi, özel yat ve tekne satışlarını inceleme altına aldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından elde edilen verilerle uluslararası bilgi değişimi kapsamında elde edilen bilgileri kendi verileriyle çapraz kontrole tabi tutan Başkanlık, 2021-2023 yıllarındaki satışların büyük kısmında yüksek miktarda vergi kaybı tespit etti. Riskli mükelleflere odaklanan Başkanlık, söz konusu 3 yılda 45 binin üzerinde özel tekne ve yat satışı yapıldığını belirledi.

Söz konusu lüks taşıtların sigorta verileriyle kasko değerlerini de inceleyen Başkanlık, yaptığı bu analizlerle yürüttüğü saha çalışmalarıyla satışların gerçek bedelle beyanlara yansımadığını saptadı.

Analizlerde 15 bin gerçek kişi ve 1527 şirketin özel tekne ve yat satışlarında beyan edilen satış bedeliyle gerçek satış fiyatı arasında büyük fark bulundu. Bu mükelleflerin para transferleri inceleme altına alınırken, ilk tespitlere göre 1,4 milyar liralık kayıt dışı hasılat tespit edildi.

Bu arada, Gelir Vergisi Kanunu’na göre, gemi ve yat gibi taşıtların 5 yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar, değer artışı kazancı sayılıyor. Yat ve tekneleri aldıkları tarihten başlayarak 5 yıl içinde elden çıkaranların alış maliyetleri ve satış bedeli arasında oluşan fark üzerinden vergilendirme yapılıyor. Bu satışların ticari kazanç sayılması durumunda ise hem gelir veya kurumlar vergisi hem de satış bedeli üzerinden ayrıca KDV alınması gerekiyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Çok kazanan ancak az vergi verenlerin kapısını çalmaya devam ediyoruz. Kayıt dışı ekonomiyle mücadelemiz sektör sektör genişliyor. İncelemeler sonucunda, satış bedellerini düşük gösterenlerden gerekli vergi ve cezalar talep edilecek.” dedi.

Gelir İdaresince bu alanda yapılan çalışmalara devam edileceğini ve yeni denetim yöntemlerinin de devreye alınacağını bildiren Şimşek, şunları kaydetti:

Kayıt dışılığın neden olduğu haksız rekabeti ve vergi kaybını gidermek için sektörel saha denetimlerimizi yoğun şekilde sürdürüyoruz. Vergilendirilmeyen kazançla çok harcayanları, lüks harcama yapan ancak vergi matrahını düşük gösterenleri yakından izlemeyi sürdüreceğiz. Kayıt dışı kazançların peşindeyiz. Vergide adaleti ve etkinliği artırmak amacıyla kayıt dışılıkla mücadelemiz hız kesmiyor.

Paylaşın

Gündüz Kuşağı Programları RTÜK’ün Hedefinde: Kantarın Topuzu İyice Kaçtı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, gündüz kuşağı programlarıyla ilgili sert adımlar atacaklarını dile getirerek, “Artık kantarın topuzu iyice kaçtı. Yapıcı ikazlarımız görmezden gelindi” dedi.

Şahin, “Artık son aşamaya geçiyoruz. ‘Yasakçı RTÜK’ eleştirilerine aldırmadan bu programlarla ilgili sert ilke kararları belirledik” ifadelerini kullandı. Mynet‘e verdiği mülakatta Ebubekir Şahin ayrıca, söz konusu programları yayınlayan kanalların üst düzey yöneticileriyle Ankara’da toplantı yaptıklarını ama sonuç alamadıklarını ifade etti.

Yeni tedbirlerin çok yakında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) sunulması ve uygulamaya alınması bekleniyor.

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ayrıca, medyanın Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine yaklaşımını da eleştirdi.

“Narin kızımızın vahşice katledilmesi olayında medyamız bizi üzdü. Ne mahkemenin getirdiği yayın yasağını taktılar ne de soruşturmanın veya yargılamanın gizliliği ilkesini dikkate aldılar” diyen Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: Minik bir kız çocuğunun cinayetinden reyting devşirmeye kalkan medyamız beni hayal kırıklığına uğrattı.

Narin cinayetinin yansıtılış biçimini “facia” olarak niteleyen RTÜK Başkanı, medyanın Güran ailesi üzerinden genel olarak aile kurumunu zedelediğini ileri sürdü. Şahin, “Herkesin psikolojisini olumsuz etkileyecek şekilde yapılan yayınlar olmamalıydı,” dedi ve ekledi: Söz konusu aile üzerinden genel olarak aile ve akrabalık ilişkileri zedelendi. İzleyicide travma oluştu.

‘YouTube’da rezaletin bini bir para’

Şahin’in hedefinde ayrıca bazı YouTube içerik üreticileri de vardı. “Bazı YouTube yayıncıları, çok özür dileyerek söylüyorum, hayat kadınlarını yayınlarına, yarı çıplak kıyafetlerle konuk alarak terbiye yoksunu sohbetler edebiliyor,” diyen RTÜK Başkanı, şöyle dedi:

“Konu sadece hükümet, muhalefet meselesi değil. Toplumun ahlaki temellerine kastediliyor. İnanç, toplumsal ve kültürel değerlerimize sahip çıkmak zorundayız. Aile kurumunu muhafaza etmek şart.”

Paylaşın

İYİ Parti’de “Arınma” İstifaları

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve seçimlerde büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de “Yaşanan istifaları arınma olarak görüyoruz” yorumları geliyor.

İYİ Parti 43 milletvekili ile Meclis’e girdi ancak geçen 16 ayda 13 milletvekili kaybetti. En son istifa eden milletvekilleri Dursun Ataş ve Ümit Özlale oldu. Kayseri Milletvekili Dursun Ataş istifasını yaptığı yazılı açıklama ile duyurdu ancak açıklamada “gerekli ve kaçınılmaz” olduğunu söylediği istifanın nedenini söylemedi.

İzmir Milletvekili Ümit Özlale de sadece “Bugün itibarıyla partimdeki görevlerimden ve partimden istifa ettiğimi kamuoyuna saygılarımla duyururum” demekle yetindi.

Her iki istifa da parti yöneticilerinde büyük şaşkınlık yarattı. Kurultay öncesi ve sonrası gelen istifaların belki anlaşılabileceğini ancak şu an gerçekleşen istifalara anlam veremediklerini söyleyen partililerden, “Bir gerekçe, açıklama yoksa burada sadece kişisel nedenler, kimi çıkar hesapları vardır. Bu durumda yaşanan istifaları arınma olarak görüyoruz” değerlendirmeleri geliyor.

İYİ Parti’nin Meclis’in yasama çalışmalarına başlayacağı 1 Ekim’in ardından daha yoğun bir saha çalışmasına başlayacağı, kuruluş yıldönümü olan 25 Ekim’de de büyük bir törenle yeni dönemin yol haritasının kamuoyuyla paylaşılacağı kaydediliyor.

Paylaşın