Kırklareli: Karadere Kalesi

Karadere Kalesi; Kırklareli’nin Merkez İlçesi Karadere Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Kale, Karadere Köyünün 2 km güneybatısında, Armağan Barajı kenarında, ormanlık alanda, hakim bir tepede bulunmaktadır. Yaklaşık 150 metreye 60 metrelik bir alanı çevrelemektedir.

Kale, büyük ölçüde yok olmuştur. Kuzey ve doğu kısmında yaklaşık 1 m yüksekliğinde sur duvarları bulunmaktadır. Kalıntılardan anlaşıldığı kadarıyla duvarlar yassı taşlar ile harçsız olarak örülmüştür.

Kale duvarları diğer kısımlarda zeminde taş yığınları şeklinde takip edilebilmektedir. Batısında ve doğusunda giriş olabilecek yollar ve boşluklar bulunmaktadır.

Koruma”1. Derece Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil edilmesi ve koruma sınırının belirlenmesi. Orman içerisinde yer alması sebebi ile ormancılık amaçlı sürüm ve ağaç dikim faaliyetlerinin yapılmaması gerekmektedir.

Definecilik faaliyetlerine karşı bölgedeki güvenlik birimlerince izlenmesi gerekmektedir. Defineciler tarafından tahrip edilmektedir.

Paylaşın

Kırklareli: Kırağlıkayrak Kalesi

Kırağlıkayrak Kalesi; Kırklareli’nin Merkez İlçesine bağlı Çukurpınar Köyünün 2,8 km kuzeyinde, ormanlık alanda, hakim bir tepede bulunmaktadır.

Yaklaşık 45 metreye 60 metrelik bir alanı çevrelemek olan Kale, büyük ölçüde yok olmuştur.

Zeminde, temel seviyesinde taş yığınları şeklinde duvar kalıntıları görülmektedir. Duvar örgüsü anlaşılamamaktadır.

“1. Derece Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil edilmesi ve koruma sınırının belirlenmesi.

Orman içerisinde yer alması sebebi ile ormancılık amaçlı sürüm ve ağaç dikim faaliyetlerinin yapılmaması gerekmektedir.

Definecilik faaliyetlerine karşı bölgedeki güvenlik birimlerince izlenmesi gerekmektedir.

Defineciler tarafından tahrip edilmektedir. Doğu bitişiğinde taş ocağı açılması için faaliyetler başlatılmıştır.

Paylaşın

Kırklareli: Çukurpınar Kalesi

Çukurpınar Kalesi; Kırklareli’nin Merkez İlçesine bağlı Çukurpınar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Büyük ölçüde yok olmuştur. Zeminde taş yığınları şeklinde duvar kalıntıları görülmektedir. İçinde küçük bir mağara oluşumu bulunmaktadır.

Kuzey tarafında ayakta kalmış yaklaşık 1,5 m yüksekliğindeki duvar parçasından, kale duvarlarının harçsız moloz taşlar ile örülü yaklaşık 1 m eninde olduğu görülmektedir.

Kalenin bazı bölümlerinde kayalıklardan yararlanılarak doğal tahkimat oluşturulmuştur. “1. Derece Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil edilmesi ve koruma sınırının belirlenmesi.

Orman içerisinde yer alması sebebi ile ormancılık amaçlı sürüm ve ağaç dikim faaliyetlerinin yapılmaması, definecilik faaliyetlerine karşı bölgedeki güvenlik birimlerince izlenmesi gerekmektedir.

Defineciler tarafından tahrip edilmektedir. Birçok yerde kaçak kazı çukurları görülmektedir.

Paylaşın

Hatay: Katolik Kilisesi

Katolik Kilisesi; Hatay’ın Antakya İlçesi, Kurtuluş Caddesi, Kurtuluş Sokak üzerinde yer almaktadır.

1852 yılında dönemin sultanlarından bir Antakya’da Katolik Kilisesi kurulması için izin alındı. Antakya’ya gelen Fransız Rahipler, eski bir evi kiliseye dönüştürerek ibadete açmışlardır.

 

Paylaşın

Kırklareli: Kışlalar Kalesi

Kışlalar Kalesi; Kırklareli’nin Merkez İlçesine bağlı Çukurpınar Köyü, Kışlalar Mevki’nde yer almaktadır.

Büyük ölçüde yok olmuştur. Zeminde taş yığınları şeklinde duvar kalıntıları görülmektedir. Duvar izleri her yerde takip edilememektedir. Alanda çok sayıda pişmiş toprak kap, tuğla ve kiremit parçalarına rastlanmaktadır.

“1. Derece Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil edilmesi ve koruma sınırının belirlenmesi. Üzerinde tarım veya ağaçlandırmaya izin verilmemesi, definecilere karşı bölge güvenlik birimlerince izlenmesi gerekmektedir.

Doğal şartlar ve definecilik faaliyetleri sonucu tahrip olmuştur. Ayrıca iş makinesiyle yapılan tahribat göze çarpmaktadır. Üzerine çam dikilerek ağaçlandırma yapılmıştır.

Paylaşın

Kırklareli: Antik Tiyatro

Antik Tiyatro; Kırklareli’nin Vize İlçesi, Evren Mahallesi, Çömlekçi Sokak üzerinde yer almaktadır. 

Tiyaro yapısı Çömlektepe’nin güney eteğinde yer almaktadır. 1995-1997 yılları arasında üç sezon gerçekleştirilen kazı çalışmaları ile açığa çıkarılan yapı, Türkiye Trakyası’nda (Greko-Romen) şu ana kadar bilinen tek Roma Dönemi tiyatrosu olma özelliğine sahiptir.

M.S. 2.yy’a tarihlenen Vize Odeon’u Bizans Dönemi’nde tahribata uğramıştır. Yapılan kazılarda elde edilen buluntular arasında çok sayıda Roma, Bizans ve Osmanlı Dönemi’ne ait objeler (keramikler, cam ve metal buluntular) ile mermer üzerine kabartma sahne rölyefleri ve heykeller yer almaktadır. 2003 yılında yapılan son çalışmada Tiyatro oturma sıraları sahne binası ile açığa çıkarılmıştır.

Antik Tiyatro tel örgülerle çevrili olup, bakımsız bir haldedir. Sahne kısmına ait yapı kalıntılarının üzerinden yol geçmektedir. Çevresindeki şahıs mülkiyetindeki taşınmazlar kamulaştırılmış olup, gelecekte burada yapılacak arkeolojik kazılarla tiyatronun tamamının ortaya çıkarılması hedeflenmektedir.

Paylaşın

Hatay: Antakya Kalesi ve Surları

Antakya Kalesi ve Surları; Hatay’ın Antakya İlçesi sınırları içerisinde yer alan Habib Neccar Dağı yamacında bulunmaktadır.

M.Ö.300 yıllarında Büyük İskender’in generallerinden Seleucos I. Nikator tarafından kurulan Antakya kalesi dünyanın önemli yapıları arasında yer alır.

Sırasıyla Seleukoslar Romalılar, Bizanslılar, Haçlılar, Selçuklular ve Osmanlılar tarafından kullanılarak zamanımıza kadar gelebilmiştir.12 km uzunluğunda olan surların 360 kuleden oluştuğu düşünülmektedir. Sayısız depremler ve savaşlar sonucunda çok harap olmuştur.

Bugün ayakta kalan duvarların büyük bir kısmı M.S.6.yy’da Bizans İmparatoru Justianus tarafından yaptırılmıştır. Kale duvarları; Asi nehrinin kenarından başlayarak Silpius dağları arasında dolanıp, Küçükdalyan’da tekrar nehre kavuşmakta idi.

Şimdi ancak Silpius dağı (Habib-i Neccar) üzerindeki kısımları bulunmaktadır. Kalenin, kuzeyde Halep Kapısı (St. Paul), doğuda Demir Kapı, güneyde Şam Kapısı, batıda Köprü kapısı ve kuzeybatıda Köpek Kapısı olmak üzere 5 kapısı vardır.

Paylaşın

Kırklareli: Şehbali Türbesi

Şehbali Türbesi; Kırklareli’nin Vize İlçesi, Kale Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Türbe olarak tanımlanan yapı küçük açık bir mezar yapısıdır. Yaklaşık 1.5 m yüksekliğinde, 50×100 cm boyutlarında bir yapıdır.

Ön kısmında mezarda yatan şahsa ait bilgilerin yer aldığı demir bir korkuluk bulunmaktadır. Mezarlık alanında Osmanlıca yazılı mezar taşları ve menhir şeklinde yazısız taşlar bulunmaktadır.

Çevreye dağılmış durumda birçok Osmanlıca yazılı taş ve sarıklı taş parçaları bulunmaktadır. Okunabilen en erken tarihli mezar taşı H.1109 tarihlidir.

Türbenin bulunduğu alan bir mezarlık alanıdır. Mezarın önüne küçük açık bir yapı yapılmıştır. Yapı türbe görünümünden uzak olup, simgesel bir yapıdır.

Paylaşın

Kırklareli: Sofular Camii

Sofular Camii; Kırklareli’nin Vize İlçesi, Sofular Köyü yerleşim sınırları içerisinde yer almaktadır.

Köy içinde yer alan cami dikdörtgen planlı yaklaşık 7×10 m boyutlarındadır. Tek minareli olup, kırma çatılıdır ve duvarları kesme taştan yapılmıştır. Pencereleri kemerlidir.

Kemerli olan pencerelerin bir bölümü kapatılarak, daha küçük boyutlu PVC doğramalı pencereler eklenmiştir. Çatısı ise marsilya kiremit olarak yenilenmiştir.

İç mekanda mihrabın tamamı, duvarların 1 m yüksekliğe kadar olan kısımları niteliksiz seramik kaplıdır.

Kadınlar mahfili tavan kaplaması özgün değildir. Yapının kiremitleri marsilya kiremit olarak değiştirilmiştir. Minaresi yeniden yapılmıştır.

Paylaşın

Hatay: Arkeoloji Müzesi

Arkeoloji Müzesi; Hatay’ın Antakya İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, Adnan Menderes Caddesi üzerinde yer almaktadır. 

Hatay’da kazı çalışmaları 1932 yılında başlamıştır. 1933–1938 yılları arasında Amik Ovası’nda Cüdeyde, Dehep, Çatalhöyük ve Tainat’ta, Chicago Üniversitesi, Chicago Oriental Institute tarafından kazı çalışmaları yapılmıştır. 1936 yılında, British Museum adına Sir Leonard Wolley Samandağı, El-Mina Mevkii’nde, 1937’den 1948 senesine kadar da aralıklarla, Açana Höyüğü’nde hafriyat ve kazı çalışmaları yürütülmüştür.

1932-1939 yıllarında Princeton Üniversitesi’nin yaptığı araştırmalarla müzenin esas zenginliğini oluşturan mozaikler ortaya çıkartılmıştır. Bu zenginlikler, merkezi Antakya’da olmak üzere Harbiye, Narlıca, Güzelburç, Samandağ ve çevresinde yapılan kazılar sonucu çıkartılan ve koleksiyonu tamamlayan mozaiklerdir.

Antakya’ da yürütülen 1932-1939 yılı kazı çalışmalarında çoğu Roma dönemine tarihlendirilen mimari ve diğer buluntular kentin zenginliğini ve ihtişamını ortaya sermiştir. The Committee for the Excavation and its Vicinity adlı komitenin yaptığı kazı çalışmaları başta Antakya, Harbiye olmak üzere Samandağ’ da Seleuceia Pieria da sürdürülmüş ve kazılarda ortaya çıkan zengin mozaik eser koleksiyonu bugün dünyanın yaklaşık 20 müzesine ve özel koleksiyonlarına dağılmış durumdadır. Antiokheia kökenli bir çok eser bugün Hatay Arkeoloji Müzesi’ nin yanı sıra Princeton Universitesi Sanat Müzesi (ABD), Worcester Müzesi (ABD), Louvre (Fransa) gibi müzelerde saklanmakta veya sergilenmektedir.

Kazılarda çıkan eselerin tek yerde toplanması için başlayan çalışmanın ardından 1939 yılında tamamlanan Hatay Arkeoloji Müzesi, 23 Temmuz 1948 yılında Hatay’ın Anavatana katılışının 10. yılında ziyaretçilere açılmıştır. Müzenin 8 sergi salonundan biri olan Lahit Salonu 2000 yılında tamamlanarak teşhire sunulmuştur. Müzede yer alan 8 sergi salonuna ek olarak müze bahçesinde de eserler yer almaktadır. 5 deposu bulunan müzenin 1.140 metrekarelik bir oturma alanı mevcuttur. Eserler 984 metrekarelik bir alanda sergilenmektedir. 2011 yılı itibarıyla toplam eser sayısı 35.433.

Mevcut müze binasının ihtiyaçları karşılayamaması ve zengin koleksiyonun daha iyi sergilenmesi amacıyla; Hatay’da yeni bir Arkeoloji Müzesi’nin yapım çalışmaları sürmektedir. Temeli 26 Mayıs 2011 tarihinde atılan yeni müze binasının planlanan bitiş tarihi Temmuz 2013’tür. Hatay’ın ilk çağlardan, ortaçağa kadar çeşitli kültürlere tanıklık eden yapısının korunduğu, araştırıldığı, yorumlandığı, herkesin dikkatine ve beğenisine sunulduğu, yeni müzecilik anlayışının tüm gerekliliklerini kapsayacak Yeni Hatay Arkeoloji Müzesi’nin bir kültür kurumunun tüm özelliklerini içeren dünyanın sayılı arkeoloji müzelerinden biri olması hedeflenmektedir.

Paylaşın