DEM Parti İmralı Heyeti’nin Siyasi Partiler Görüşme Takvimi Netleşti

Abdullah Öcalan ile görüşen DEM Parti Heyeti’nin Meclis’te bulunan siyasi partilerle görüşme takvimi netleşti. Heyet, dün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmüştü.

Haber Merkezi / İmralı’da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Heyeti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bulunan siyasi partilerle görüşme programı belli oldu.

DEM Parti Heyeti, 6 Ocak’ta Gelecek Partisi, AK Parti ve Saadet Partisi’ni 7 Ocak’ta ise Yeniden Refah Partisi ve DEVA Partisi ile görüşeceği bildirildi.

DEM Parti’den konuya dair yapılan paylaşımda şu ifadeler kullanıldı: “Heyetin önümüzdeki hafta için netleşen ziyaret programı şöyledir:

6 Ocak Pazartesi:

11.00 – Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu. Yer: Gelecek Partisi Genel Merkezi
13.30 – Abdullah Güler Başkanlığındaki AKP Heyeti. Yer: TBMM
15.30- Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan. Yer: Saadet Partisi Genel Merkezi

7 Ocak Salı

13.00 – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan. Yer: DEVA Partisi Genel Merkezi
15.30 – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan. Yer: Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi.”

DEM Parti vekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’den oluşan iki kişilik heyet, İmralı’da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmüştü. İki ismin İmralı Adası’na nasıl gittiği ise güvenlik sebepleriyle açıklanmamıştı. Buldan ve Önder, çözüm sürecinin başlarına denk gelen 2013 yılının Mart ayında da İmralı’ya giden heyette yer almıştı.

Görüşmeye katılan Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’in imzasıyla pazar günü yayımlanan açıklamada, “İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan ile 28 Aralık 2024 tarihinde kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Kendisinin sağlığı iyi, morali oldukça yüksekti. Kürt Sorununa kalıcı çözüm bulmaya yönelik yaptığı değerlendirmeler hayati önemdeydi” denilmişti.

Heyetin yazılı mesajında aktardığına göre Öcalan’ın mesajları şöyle: “Türk-Kürt kardeşliğini yeniden güçlendirmek tarihi bir sorumluluk olduğu kadar tüm halklar için de kader belirleyici bir önem ve aciliyet kazanmıştır.

Sürecin başarısı için Türkiye’deki tüm siyasi çevrelerin dar ve dönemsel hesaplara takılmadan inisiyatif alması, yapıcı davranması ve pozitif katkı sunması elzemdir. Bu katkıların en önemli zeminlerinden biri de şüphesiz TBMM olacaktır.

Gazze ve Suriye’de yaşanan hadiseler göstermiştir ki, dışarıdan müdahalelerle kangrenleştirilmeye çalışılan bu sorunun çözümü artık ertelenemez bir hal almıştır. Bunun ciddiyetiyle doğru orantılı bir çalışmayı başarıya ulaştırmak için muhalefetin de katkı ve önerileri değerlidir.

Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim.

Heyet bu yaklaşımımı gerek devletle gerekse siyasi çevrelerle paylaşacaktır. Bunlar ışığında gereken pozitif adımı atmaya ve çağrıyı yapmaya hazırım.

Bütün bu çabalarımız, ülkeyi hak ettiği düzeye taşıyacak ve aynı zamanda demokratik bir dönüşüm için de çok kıymetli bir kılavuz olacaktır.

Devir Türkiye ve bölge için barış, demokrasi ve kardeşlik devridir.”

İmralı’ya son ziyaret yaklaşık 10 yıl önce yapılmıştı

Kürt siyasi hareketi son İmralı ziyareti 2015’te gerçekleşmişti. DEM Parti heyetinin geçen hafta İmralı’ya gitmesiyle Kürt siyasi yaklaşık 9 yıl sonra Abdullah Öcalan’ı parti olarak ilk kez ziyaret etmiş oldu.

Nisan 2015’ten sonra siyasetçilerin adaya gitmesine izin verilmemişti. HDP’nin sık sık yaptığı çağrı ve başvurulara da olumlu yanıt çıkmamıştı.

Paylaşın

Konkordato Başvuruları: Tekstil Ve Hazır Giyim İlk Sırada

Konkordato başvurularının sektörel dağılımında tekstil ve hazır giyim sektörü 130 başvuruyla ilk sırada yer aldı. 96’sı doğrudan tekstil, giyim, ayakkabı, halı ve iplik imalatı gibi alt sektörleri kapsadı.

İnşaat sektörü 91 başvuruyla ikinci sırada yer alırken, metal ürün imalatı (48 başvuru), mobilya (40 başvuru) ve gıda sektörü (35 başvuru) konkordato süreçlerinde dikkat çeken diğer alanlar oldu.

Son yıllarda reel sektörün en büyük sorunlarından biri haline gelen konkordatolarda 2024 yılına ait veriler netleşti. Konkordatotakip.com tarafından Basın İlan Kurumu’ndan derlenen verilere göre, Aralık 2024’te mahkemeler 219 dosya için konkordato geçici mühlet kararı vererek aylık bazda son yılların en yüksek seviyesini kaydetti. Yıl boyunca toplamda 1723 dosyada geçici mühlet kararı verilirken, 132 iflas kararıyla da yıllık bazda en yüksek rakamlara ulaşıldı.

Konkordato başvurularının sektörel dağılımında tekstil ve hazır giyim sektörü 130 başvuruyla ilk sırada yer aldı. 96’sı doğrudan tekstil, giyim, ayakkabı, halı ve iplik imalatı gibi alt sektörleri kapsadı. İnşaat sektörü 91 başvuruyla ikinci sırada yer alırken, metal ürün imalatı (48 başvuru), mobilya (40 başvuru) ve gıda sektörü (35 başvuru) konkordato süreçlerinde dikkat çeken diğer alanlar oldu.

Mahkemelerden alınan verilere göre, konkordato süreçleri ortalama 3 yıl sürebiliyor. Tasdik kararı ortalaması 700 gün, iflas kararı ortalaması ise 423 gün olarak kaydedildi. 2024 yılında alınan 132 iflas kararı, yaklaşık 1,5-2 yıl önce başvurusu yapılan dosyalardan oluştu.

TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sanayi Meclisi Başkanı Şeref Fayat, konkordato sürecinin sadece başvuran firmayı değil, tedarikçilerini de koruması gerektiğine dikkat çekti. “Eğer tedarikçi korunmazsa, bu durum zincirleme etkiler yaratıyor ve piyasadaki birçok firma sıkıntıya düşüyor” diyen Fayat, konkordatoların kötüye kullanımının önlenmesi gerektiğini vurguladı.

Benzer bir kaygıyı dile getiren TİM Başkan Vekili ve MOSFED Başkanı Ahmet Güleç ise, “Konkordatoyu kötüye kullanan firmalar, tedarikçilerine ciddi zararlar veriyor. Bu süreçlerin daha şeffaf ve adil bir yapıya kavuşturulması gerekiyor” dedi.

Konkordato süreçlerinin artışındaki en büyük nedenlerden biri olarak finansmana erişim sorunları gösteriliyor. Fayat, 2024’ün ilk yarısında konkordatoların aynı hızla devam edeceğini öngörürken, kur politikasındaki belirsizliklerin de etkili olduğunu belirtti. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Çetin Tecdelioğlu ise, bankalara çağrıda bulunarak, köklü firmaların korunması için daha hassas davranmaları gerektiğini ifade etti.

Uzmanlar, 2024’ün ikinci yarısında dış pazarlardaki toparlanmanın etkisiyle ayakta kalmayı başaran firmaların işlerinin hızlanabileceğini, finansman koşullarındaki iyileşmenin ise konkordatoların azalmasına katkı sağlayacağını belirtiyor.

(Kaynak: Karar)

Paylaşın

Şimşek’ten “Enflasyon” Açıklaması: Düşüş Sürecek

TÜİK’in açıkladığı verileri değerlendiren Mehmet Şimşek, “2024 yılında enflasyon 2022 ve 2023 yıl sonuna göre 20 puan düştü. Enflasyondaki düşüş sürecek” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Maliye politikasının artan desteğinin yanı sıra hizmet enflasyonundaki katılığın azalması ve beklentilerdeki iyileşme ile 2025 yılında enflasyonun hedefimiz doğrultusunda gerçekleşmesini bekliyoruz.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini yorumladı. Mehmet Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaşımızın geçim sıkıntısını çözmek en büyük önceliğimizdir. Bu doğrultuda gerekli politika çerçevesini oluşturduk ve dezenflasyon programını kararlılıkla uygulamaya devam ediyoruz.

Aralık ayında enflasyon son 19 ayın en düşük seviyesinde yüzde 1 oldu. Yıllık enflasyon yüzde 44,4’e gerileyerek 2023 yılı Kasım ayında açıklanan Merkez Bankası tahmin aralığının 2,4 puan üzerinde gerçekleşti. Böylece 2024 yılında enflasyon 2022 ve 2023 yıl sonuna göre 20 puan düştü.

Enflasyondaki düşüş sürecek. Maliye politikasının artan desteğinin yanı sıra hizmet enflasyonundaki katılığın azalması ve beklentilerdeki iyileşme ile 2025 yılında enflasyonun hedefimiz doğrultusunda gerçekleşmesini bekliyoruz.”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre enflasyon, Aralık 2024’te aylık bazda yüzde 1,03 olurken, yıllık bazda yüzde 44,38’e geriledi.

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise tüketici fiyatlarında artışı aylık 2,34; yıllık yüzde 83,40 olarak hesapladı.

TÜİK’e göre yıllık bazda en hızlı fiyat artışı yüzde 91,64 ile eğitimde kaydedildi. Fiyat değişimi en az, yüzde 25,88 artışla ulaştırmada görüldü. Aylık bazda giyim ve ayakkabı kategorisinde eksi yönlü fiyat hareketi görülürken ev eşyası yüzde 2,78 ile artışın en yüksek yaşandığı grup oldu.

TÜİK Kasım ayında enflasyonun aylık yüzde 2,24; yıllık yüzde 47,09 oranında arttığını hesaplamıştı.

Aralık verisiyle birlikte emekli zamlarına etki eden altı aylık enflasyon farkı da belli oldu. Altı aylık enflasyon oranı yüzde 15,75 olarak hesaplanırken SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarında bu oranda artış yapılacak.

Paylaşın

AK Parti Seçmeninin Yüzde 78’i Asgari Ücret Artışını Yeterli Bulmadı

Asgari ücret zammı gündemdeki yerinin korurken, AK Parti seçmeninin yüzde 77,9’unun, MHP seçmenlerinin yüzde 70,7’sinin, CHP seçmenlerinin ise yüzde 95,5’inin asgari ücret artışını yeterli bulmadığı ortaya çıktı.

Bağımsız düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü “Türkiye Siyasi Gündem Araştırması” anketinin sonuçlarını paylaştı. BirGün’ün aktardığına göre; 27-28 Aralık tarihleri arasında 18 yaş üzeri bin 500 kişiyle yapılan ankette katılımcılara Suriye’den asgari ücrete, genel seçimden Erdoğan’a dek pek çok soru yöneltildi.

Hükümetin Suriye politikasına desteğin pek çok kritik soruna oranla daha yüksek olduğu görüldü. Yurttaşlara yöneltilen AK Parti’nin Suriye politikasını başarılı buluyor musunuz? Sorusuna katılımcıların yüzde 44,8’i evet, 44,0’ı ise hayır yanıtını verdi. Aynı soru katılımcılara CHP için de yöneltildi. Katılımcılar yüzde 28,3’ü CHP’nin Suriye politikasını başarılı bulduğunu, yüzde 53,2’lik bir oranın ise başarısız bulduğu ortaya çıktı.

“Ak Parti’nin ana aktörü olduğu uluslararası zafer atmosferine rağmen asgari ücretin beklentilerin çok altında kalması ve umulan ekonomik rahatlamaya hâlâ ulaşılamamış olmasının da etkisiyle Cumhuriyet Halk Parti’sinin az farkla birinci parti olduğu görülüyor” analizine yer verilen araştırmaya göre, “Bugün bir milletvekili seçimi olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusuna kararsızlar dağıtıldığında; katılımcıların yüzde 31,3’ü CHP, yüzde 30,8’i AK Parti, yüzde 10,9’u MHP, yüzde 8,4’ü DEM Parti, yüzde 4’ü Zafer Partisi, yüzde 4’ü İYİ Parti, yüzde 3,4’ü ise Yeniden Refah Partisi yanıtını verdi.

Asgari ücret artışı da katılımcılara soruldu. Araştırma sonuçlarına göre AK Parti seçmenlerinin yüzde 77,9’u, MHP seçmenlerinin yüzde 70,7’si, CHP seçmenlerinin ise yüzde 95,5’i asgari ücret artışını yeterli bulmadığını ifade etti. Katılımcıların toplam yüzde 85,4’ü artışı yeterli bulmadığını, yüzde 6,9’u yeterli bulduğunu, yüzde 7,7’si ise kısmen yeterli bulduğunu ifade etti.

Katılımcılara yöneltilen “Ekrem İmamoğlu’na siyasi yasak getirilmeli mi?” sorusuna katılımcıların yüzde 66,5’i “Hayır” yanıtını verirken siyasi yasak getirilmesini savunanların oranı yalnızca yüzde 22,7. Dikkat çekici olan ise tüm siyasi parti seçmenlerinde yasağa karşı çıkanların oranının yasağı destekleyenlerden fazla olması.

“Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı aday olmazsa iktidarın adayı kim olmalı?” sorusuna katılımcıların yüzde 24,3’ü Hakan Fidan yanıtını verirken onu yüzde 12,9’la Mansur Yavaş, yüzde 12,3’le Ekrem İmamoğlu, yüzde 5,8’le Selçuk Bayraktar takip ediyor. Eylül 2024’de aynı soruya katılımcıların yüzde 9,7’si Hakan Fidan cevabını vermişti. Yine Eylül 2024’de AK Partililerin yüzde 18,1’i Hakan Fidan derken bugün Fidan’a AK Parti seçmenlerinin desteği yüzde 41,5. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin adayının kim olmasını istersiniz sorusunda ise Mansur Yavaş yüzde 25,5 ile birinci sırada, onu yüzde 9,3 ile Ekrem İmamoğlu takip ediyor.

“Özgür Özel’in CHP genel başkanlığı performansını nasıl buluyorsunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 43,7’si “çok başarılı” ve “başarılı” derken yüzde 46,4’ü “çok başarısız” ve “başarısız” olduğu cevabını veriyor. Dikkat çekici olan Özel’in başarılı olduğunu düşünenlerin parti dağılımlarında DEM Parti’nin CHP’nin önünde olması. DEM Parti seçmenlerinin yüzde 68,4’ü CHP Genel Başkanının başarılı olduğunu düşünürken CHP seçmenlerinde bu oran yüzde 65,8.

Paylaşın

“Akşener’e Yakın İYİ Partili Vekiller AK Parti’ye Geçebilir” İddiası

İYİ Parti’de milletvekiliği yapan Dr. Aytun Çıray, eski İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yakın 10 milletvekilinin istifa ederek AK Parti’ye katılacağını öne sürdü.

Eski İYİ Parti Sözcüsü ve Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu bugün sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Kürşat Zorlu, açıklamasında “Almış olduğum bu kararın geçmişte ortaya koyduğumuz birliktelik ruhuna zarar vermemesi yahut polemiklere kapı aralamasına izin verilmemesi en büyük temennimdir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkeme hizmet için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

Zorlu’nun istifası üzerine üç dönem CHP’de bir dönem ise İYİ Parti’de milletvekiliği yapan Dr. Aytun Çıray, İYİ Parti’de istifaların süreceğini iddia etti.

Konuya dair Cumhuriyet TV’ye konuşan Aytun Çıray, “Ankara’da birlikte siyaset yaptığımız, kulis bilgisi konusunda güvenilebilir bir arkadaşım, iki gün önce bana durumu anlatmıştı. Acele etmeyip durumu görmek istedim. Bugünkü istifa haberi aldığım bilgilerin doğru olduğuna işaret. Arkadaşımın söylediğine göre 10’a yakın milletvekili istifa edebilir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir dönem daha aday olmasının önünü açacak olası bir Anayasal düzenlemenin, Meclis aritmetiğinin önemini arttırdığını vurgulayan Çıray, “İstifa edenlerin kimler olacağını tahmin etmek zor değil ancak isim vermek istemem. Akşener’e çok yakın olanlara bakmak lazım. Bir de siyasette görünmeyen, birdenbire ortaya çıkan ve nasıl milletvekili adayı oldukları anlaşılmayan kişilere bakmak lazım. Meral hanıma yakın olanların çoğu AKP’ye katılır diye tahmin ediyorum” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

DEM Parti Heyeti, MHP Lideri Devlet Bahçeli İle Görüştü: Açıklama Yapılmadı

28 Aralık’ta PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşen DEM Parti heyeti, TBMM temasları kapsamında MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Görüşme sonrası açıklama yapılmadı.

Haber Merkezi / DEM Partili TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder ve Van Milletvekili Pervin Buldan’ın İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmelerinin ardından duyurulan temas trafiği bugün başladı.

DEM Parti heyeti ilk olarak TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından kabul edildi. Kurtulmuş’un meclisteki makamında gerçekleşen görüşmede Önder ve Buldan’ın yanı sıra eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk de yer aldı.

DEM Parti heyeti, daha sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Devlet Bahçeli, DEM Parti heyetini kapıda karşıladı. Yaklaşık 40 dakika süren görüşme sonrası açıklama yapılmadı.

DEM Parti heyetinde yer alan Ahmet Türk’ün görüşmede Devlet Bahçeli’ye kehribar tespih hediye ettiği öğrenildi.

DEM Parti vekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’den oluşan iki kişilik heyet, İmralı’da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüştü. İki ismin İmralı Adası’na nasıl gittiği ise güvenlik sebepleriyle açıklanmadı. Buldan ve Önder, çözüm sürecinin başlarına denk gelen 2013 yılının Mart ayında da İmralı’ya giden heyette yer alıyordu.

Görüşmeye katılan Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’in imzasıyla pazar günü yayımlanan açıklamada, “İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan ile 28 Aralık 2024 tarihinde kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Kendisinin sağlığı iyi, morali oldukça yüksekti. Kürt Sorununa kalıcı çözüm bulmaya yönelik yaptığı değerlendirmeler hayati önemdeydi” dendi.

Heyetin yazılı mesajında aktardığına göre Öcalan’ın mesajları şöyle: “Türk-Kürt kardeşliğini yeniden güçlendirmek tarihi bir sorumluluk olduğu kadar tüm halklar için de kader belirleyici bir önem ve aciliyet kazanmıştır.

Sürecin başarısı için Türkiye’deki tüm siyasi çevrelerin dar ve dönemsel hesaplara takılmadan inisiyatif alması, yapıcı davranması ve pozitif katkı sunması elzemdir. Bu katkıların en önemli zeminlerinden biri de şüphesiz TBMM olacaktır.

Gazze ve Suriye’de yaşanan hadiseler göstermiştir ki, dışarıdan müdahalelerle kangrenleştirilmeye çalışılan bu sorunun çözümü artık ertelenemez bir hal almıştır. Bunun ciddiyetiyle doğru orantılı bir çalışmayı başarıya ulaştırmak için muhalefetin de katkı ve önerileri değerlidir.

Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim.

Heyet bu yaklaşımımı gerek devletle gerekse siyasi çevrelerle paylaşacaktır. Bunlar ışığında gereken pozitif adımı atmaya ve çağrıyı yapmaya hazırım.

Bütün bu çabalarımız, ülkeyi hak ettiği düzeye taşıyacak ve aynı zamanda demokratik bir dönüşüm için de çok kıymetli bir kılavuz olacaktır.

Devir Türkiye ve bölge için barış, demokrasi ve kardeşlik devridir.”

İmralı’ya son ziyaret yaklaşık 10 yıl önce yapılmıştı

Kürt siyasi hareketi son İmralı ziyareti 2015’te gerçekleşmişti. DEM Parti heyetinin geçen hafta İmralı’ya gitmesiyle Kürt siyasi yaklaşık 9 yıl sonra Abdullah Öcalan’ı parti olarak ilk kez ziyaret etmiş oldu.

Nisan 2015’ten sonra siyasetçilerin adaya gitmesine izin verilmemişti. HDP’nin sık sık yaptığı çağrı ve başvurulara da olumlu yanıt çıkmamıştı.

Paylaşın

İYİ Parti’de İstifa Depremi: Milletvekili Sayısı 29’a Düştü

İYİ Parti’de Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Kürşad Zorlu’nun istifasının ardından İYİ Parti’nin TBMM’deki milletvekili sayısı 29’a düşütü.

Haber Merkezi / İYİ Parti Sözcüsü ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşad Zorlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile partisinden istifa ettiğini duyurdu. Kürşad Zorlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Veda Vakti… Aziz Milletimin yüksek dikkatine; Kadim değerlerimize olan sadakatimle ve ‘Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır’ düsturuyla bugüne kadar siyaseti yalnızca bir görev değil, milletimizin aydınlık geleceği için bir sorumluluk ve hizmet alanı olarak gördüm. Bu hedef ve şuurla, davete icabet ederek, 19 Kasım 2022 tarihinde İYİ Parti ailesine katıldım. Partimin bana verdiği görevleri, zorlu bir siyasi atmosferde yüksek bir gayretle ve kıvançla yürüttüm.

Bilindiği üzere, 27 Nisan 2024 tarihinde gerçekleştirdiğimiz 5. Olağanüstü Kurultayla partimiz, rotasının aydınlık olmasını umduğumuz bir değişim yolculuğuna çıkmıştır. Aradan geçen 8 aydan fazla zamanda, milletimin yakama taktığı şerefli vekillik nişanına yakışır bir çaba ortaya koymak adına var gücümle çalıştım. Ancak gelinen noktada, bu umudu geleceğe taşıyacak ortak bir hedef doğrultusunda ilerleme imkanının kaybedildiğini üzülerek görmüş bulunmaktayım. Bu zorunlu halde vakit, bu ülkenin pusulası daima milletini gösteren bir evladı olarak benim için, yeniden yola revan olma vaktidir.

Bugün itibarıyla mensubu olduğum İYİ PARTİ ile olan resmi bağımı noktalıyorum. Bu çatı altında birlikte mücadele verdiğim dava arkadaşlarıma ve desteğini benden esirgemeyen teşkilatımızın emektar fertlerine yürekten teşekkür ediyorum. Almış olduğum bu kararın geçmişte ortaya koyduğumuz birliktelik ruhuna zarar vermemesi yahut polemiklere kapı aralamasına izin verilmemesi en büyük temennimdir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkeme hizmet için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğim. Sevgi ve saygılarımla.”

Paylaşın

“ABD, Kobani’de Askeri Üs Kuruyor” İddiası

Kobani’de (Ayn el Arab), ABD’nin askeri üs kurma hazırlığında olduğu ileri sürüldü. ABD’nin askeri üs kurmak üzere bölgeye çok sayıda inşaat malzemesi ve lojistik destek gönderdiği iddia edildi.

Heyet Tahrir Şam (HTŞ) liderliğindeki silahlı grupların Şam’ı ele geçirmesiyle eş zamanlı olarak Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki bölgelerde patlak veren çatışmalar devam ediyor. ABD arabuluculuğunda, Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) ile SDG arasında ateşkes sağlandığı belirtilse de Menbic başta olmak üzere bölgedeki hareketlilik sürüyor.

SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin ‘silahtan arındırılmış bölge’ kurulmasını teklif ettiği Kobani’de (Ayn el Arab), ABD’nin askeri üs kurma hazırlığında olduğu ileri sürüldü. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, ABD’nin bir askeri üs kurmak üzere bölgeye çok sayıda inşaat malzemesi ve lojistik destek gönderdiği iddia edildi.

Geçtiğimiz günlerde ABD öncülüğündeki IŞİD’le mücadele koalisyonunun bölgeye askeri takviye yaptığı iddialarına değinen ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcü Yardımcısı Sabrina Singh, “Suriye’de halihazırda sahip olduğumuz personelin dışında ABD personelinde herhangi bir artış yok” demişti.

Pentagon’dan yapılan açıklamadan önce, koalisyonun IKBY üzerinden Suriye’nin kuzeyine askeri takviye yaptığı yönündeki haberler kamuoyuna yansımıştı.

El Arabiya’nın haberinde, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile olan El Velid Sınır Kapısı’ndan Suriye’nin kuzeyine askeri takviyeler gerçekleştirildiği belirtilmişti. Haberde zırhlı araçlar, askeri araçlar ve lojistik malzemelerle yüklü yaklaşık 60 tırın, Suriye’nin kuzey ve doğu bölgelerinde bulunan uluslararası koalisyon üslerine doğru yola çıktığı bildirilmişti.

Mazlum Abdi ne demişti?

Geçtiğimiz haftalarda açıklamalarda bulunan Mazlum Abdi, Kobani’de ‘silahlardan arındırılmış bölge’ kurulması yönünde öneri sunmaya hazır olduklarını bildirmişti. Sosyal medya platformu X’te bir açıklama yapan Abdi, bu girişimin amacının Türkiye’nin güvenlik endişelerini gidermek ve bölgenin istikrarını sağlamaya devam etmek olduğunu dile getirmişti.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Kabinede Değişim İçin Geri Sayım: 5 – 6 Bakan Gidecek

Son yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de, parti yönetiminde büyük değişiklik olacağı, kabinedeki revizyonun da aynı tarihlerde yapılabileceği ifade ediliyor.

Kulislere göre; kabinede en az 5 – 6 bakanın değişeceği tahmini yapılıyor. Kulislerde, kimlerin gideceğinden çok, yeri garanti olan isimler öne çıkıyor.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kabinede en az 5-6 bakanı değiştireceği iddia edildi.

İl kongrelerinin Şubat’ın ilk haftasında bitirilmesi, son haftada da büyük kongrenin yapılması planlanan AKP’de, parti yönetiminde büyük değişiklik olacağı, kabinedeki revizyonun da aynı tarihlerde yapılabileceği ifade ediliyor.

Türkiye gazetesinin kulis haberine göre; kabinede en az 5-6 bakanın değişeceği tahmini yapılıyor. Kulislerde, kimlerin gideceğinden çok, yeri garanti olan isimler üzerinde değerlendirme yapılıyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, ‘yeri sağlam’ isimler arasında olduğu belirtiliyor.

AKP kaynakları, “Bu isimler dışında kalanlardan kim değişirse değişsin, sürpriz olmaz” görüşünü dile getiriyor.

Paylaşın

Suriye’de Yaklaşık Dört Milyon Çocuk Okul Dışında

Save the Children, yaklaşık dört milyon Suriyeli çocuğun şu anda okul dışında olduğunu belirterek, çocukların yeniden eğitime kazandırmak için çaba sarf edilmesi gerektiği çağrısında bulundu.

Haber Merkezi / Save the Children ayrıca, Beşar Esad rejimi altındaki Suriye’ye yönelik uluslararası yaptırımların yarattığı zorluklara dikkat çekti. Kuruluş, bu yaptırımların insani çabaları önemli ölçüde engellediğini ve Suriye halkının acısını daha da kötüleştirdiğini vurguladı.

Uluslararası sivil toplum örgütü Save the Children’ın Suriye direktörü Rasha Muhrez, “Yaklaşık 3,7 milyon çocuk okul dışında ve çocukların yeniden okula kazandırmak için acilen harekete geçilmesi gerekiyor… Bu, Suriye’deki okul çağındaki çocukların yarısından fazlası” açıklamasını yaptı.

Rasha Muhrez, AFP’ye yaptığı açıklamada, yeni göç dalgası nedeniyle bazı okulların tekrar barınak olarak kullanıldığını belirterek, bu durumun eğitim krizini daha da kötüleştirdiğini söyledi.

Suriye’deki geçici hükümet yetkililerini, bu konuda hızlı ve kararlı adımlar atmaya çağıran Muhrez, krizin daha geniş kapsamlı olduğunu vurguladı. Rasha Muhrez, Suriyeli çocukların büyük çoğunluğunun (yaklaşık 7,5 milyon) acil insani yardıma ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Muhrez, iç savaşın çocuklar üzerinde derin travmatik etkileri olduğunu belirtti. Save the Children’a göre, tahmini 6,4 milyon Suriyeli çocuğun savaşın uzun vadeli etkileriyle başa çıkabilmek için psikolojik desteğe ihtiyacı var.

Save the Children ayrıca, Beşar Esad rejimi altındaki Suriye’ye yönelik uluslararası yaptırımların yarattığı zorluklara dikkat çekti. Kuruluş, bu yaptırımların insani çabaları önemli ölçüde engellediğini ve Suriye halkının acısını daha da kötüleştirdiğini vurguladı.

Muhrez, “Bu kısıtlayıcı önlemlerle sınırlı kaynaklarla ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı ve ihtiyaçlara cevap vermeyi sürdürmemiz çok zor” dedi.

Paylaşın