Bakır Kısıtlı Diyet nedir, nasıl uygulanır?

Bakır Kısıtlı Diyet; Vücudun değişik organlarında fazlaca bakır birikmesi sonucu ortaya çıkan Wilson Hastalığı’nın tedavisinde kullanılan bir diyettir.

Bakır, safra yoluyla dışarı atılmaktadır. Ancak, Wilson hastalığı bulunan bireylerde gerektiği gibi ayrıştırılamaz ve kişinin hayatını tehdit edici miktarda birikir.

Tedavi edilmediğinde öldürücü bir hastalık olan Wilson hastalığı, erken teşhis ile kolayca tedavisi mümkündür ve çoğunlukla hastalar normal yaşantılarını devam ettirir.

Wilson Hastalığının nedeni;

Wilson hastalığında ATP7B adındaki spesifik gen çalışmaz durumdadır. Bu gen karaciğer hücrelerinde bulunan fazla bakırı vücuttan atmaya yardımcı olmaktadır. Vücut normalde fazla bulunan bakırı safra kesesine gönderir.  Vücut bunu gerçekleştiremediğinde ise bakır, karaciğer hücrelerinde birikir. Karaciğerin bakır depolama kapasitesi çok fazla olmadığından bakır kana karışır ve başta beyin olmak üzere vücudun çeşitli organlarında birikir.

Wilson Hastalığının belirtileri;

Wilson hastalığı kalıtsal bir rahatsızlık olsa da, vücuda zarar verici boyuta ulaşması uzun yıllar sonra olabilmektedir. Hastalığın belirtileri genellikle 6-20 yaş arası ortaya çıkmaktadır. Wilson hastalığının genel olarak belirtileri ise şu şekildedir:

  • Karaciğer Problemleri: Wilson hastalığının belirtileri öncelikle karaciğerde ortaya çıkmaktadır. Bakırın karaciğerde birikmesi sonucu sarılık, karın bölgesinde ağrı ve kusmalar görülebilmektedir. Hastalık tedavi edilmez ise siroza yol açarak, karaciğer yetmezliği ile sonuçlanabilmektedir.
  • Beyin Problemleri: Vücutta bulunan fazla bakır, beyinde biriktikçe değişik belirtiler gösterebilmektedir. Kollarda titreme, hareketlerde yavaşlık, yutkunmada güçlük, konuşmada zorluk, baş ağrıları gibi çeşitli fiziksel sorunlara neden olmaktadır. Ayrıca kişide psikolojik olarak depresyon ve konsantrasyon bozukluklarına rastlanabilir. Tedavi edilmez ise kişinin kaslarında zayıflık ve bunama gibi sorunlara neden olmaktadır.
  • Diğer Problemler: Vücuttan atılamayan fazla bakır gözde korneada da birikebilmektedir. Bu birikim, korneada kahverengimsi bir pigmentleşmeye yol açmaktadır. Wilson hastalığının görülen diğer belirtileri ise, anemi, pankreas iltihabı böbrekte hasar, kalp problemleri, kadınlarda düşük yapma ya da erken doğumdur.

Bakır Kısıtlı Diyeti:

Beslenmede alınan bakır miktarları bu diyetle azaltılmaktadır ve günlük 1 mg kadar alınması gerekmektedir. Yemeğin pişirildiği kapların bir miktar bakırın besinlere geçmesi anlamına geldiğinden, bakır malzemeden tencerelerin kullanılmaması gerekmektedir.

1 mg bakır alınabilecek menü nasıl olur?

Sabahları 1 su bardağı şekerli süt,

5 gün aralıksız 3,5 kibrit kutusu peynir veya haftada 2 gün 1’er yumurta,

2 tatlı kaşığı bal,

Öğlen ve akşam öğünlerinde 1 çay bardağı yoğurt,

1 köfte, 3 yemek kaşığı kadar sebze yemeği, 2 yemek kaşığı makarna ya da 1 yemek kaşığı pirinç pilavı,

Maruldan yapılmış salata, 1 elma ve 1 dilim tuzsuz ekmek.

Diyette alınabilecek besin grupları;

Tüketilebilecek sebze türleri A ve B grubu olarak ayrılmıştır.

A grubu sebzeler:

Marul, lahana ve karnabahar günde iki defa tüketilebilir.

B grubu sebzeler:

Pancar, patlıcan,,bamya, yeşil biber, domates, kuru soğan, bal kabağı ve ıspanak günde 1 defa tüketilebilir.

Tüketilmemesi gereken yasak sebzeler:

Patates, taze fasulye, taze bezelye ve maydanoz bakır içeriği yüksek olan besinlerdir ve tüketilmemeleri gerekmektedir.

Meyveler: A ve B grubu olarak ayrılmıştır.

A grubu meyveler:

Çilek, taze incir, elma, taze üzüm, şeftali, portakal, karpuz ve greyfurt günde iki defa tüketilebilir.

B grubu meyveler:

Kayısı, kiraz, erik, muz, limon ve armut günde 1 defa tüketilebilir.

Tüketilmemesi gereken yasak meyveler:

Kuru kayısı, kuru üzüm, kuru erik ve kuru incir bakır miktarı yüksek olan meyvelerdir ve tüketilmesi yasaktır.

Tamamen yasak besinler:

Zeytin, turşu ve konserve gıdalar, marmelat ve pekmez, kurubaklagiller, mantar ve kurutulmuş meyveler, kuruyemiş ve baharatlar, kabuklu deniz canlıları, balık, dana, kuzu, koyun ve tavuk etleri, sakatat çeşitleri, irmik, bulgur, mısır ve tam buğday unu, kuru maya, kahve, kakao, çikolata, gofret ve hazır gıdaların tamamı.

Yasak olmayan besinler;

Süt, yoğurt, bal, şeker, çay ve asitli içecekler ise yasaklı olmayan besinlerdir.

Paylaşın

B vitaminleri nedir, ne işe yarar?

Vücudun ihtiyaç duyduğu vitaminlerden olan ve eksikliğinde hem bedensel hem de ruhsal problemlerin görüldüğü B vitaminleri, birkaç çeşittir ve suda çözünürler.

B vitamini sinir sistemi ve cilt sağlığı için çok önemlidir. B vitamini eksiklikleri türlerine göre farklılık gösterse de aslında çok benzerdir. Cilt sağlığının korunması için mutlaka B vitamini eksikliği tedavi edilmelidir.

B vitamini belirtileri genel olarak aynıdır. Ama en belirgin belirtisi kansızlık ve hafıza problemleridir (unutkanlık gibi). Kansızlık görülmesinin sebebi B vitaminlerinin kan hücresi üretici özellikte olmasıdır.

B Vitamini Türleri ve Özellikleri:

B vitamini nedir, B vitamini sekiz çeşittir. Bunlar:

  • B1 (Tiamin)
  • B2 (Riboflavin)
  • B3 (Niasin)
  • B5 (Pantetonik Asit, Pantenol)
  • B6 (Pridoksin, Pridoksamin)
  • B7 (Biyotin)
  • B9 (Folik Asit, Folat)
  • B12 (Kobalamin)

B1 (tiamin) vitamini nedir?

B1 vitamini (tiamin), değişik gıdalarla alınan besin öğelerinin vücutta enerjiye çevrilmesini ve en önemli enerji kaynaklarından biri olan karbonhidratlardan enerji yapımını sağlar. B1 vitamini, karaciğer ve diğer organ etleri, et, süt, kuru baklagiller, tahıllar (buğday, mısır, pirinç), ceviz, fındık ve yumurta bulunur.

B1 vitamini yetersizliği durumunda şu belirtiler görülür:

  • Yorgunluk ve isteksizlik,
  • İştah azalması,
  • Kusma,
  • Sindirim sisteminde bozukluklar,
  • Kalp yetmezliği,
  • Huzursuzluk,
  • Beriberi denilen ve sinir sistemi bozukluğu şeklinde tanımlanan eklemlerde şişlik ve ağrı,
  • Denge bozukluklarına neden olan hastalıklar.

B1 vitamini, enerji metabolizması için gereklidir. Bu nedenle karbonhidrat tüketen kişilerde B1 vitamini ihtiyacı daha fazladır. B1 vitamini, vücutta depo edilen bir vitamin değildir. Bu nedenle günlük beslenme ile alınması gerekir. Her 1000 kalori için kişinin 0.4 mg B1 vitamini alması önerilir.

B2 (riboflavin) vitamini nedir?

B2 vitamini (riboflavin), karbonhidrat, protein ve yağların metabolizmasında görev alan düzenleyici bir vitamindir. B2 vitamini, ışığa duyarlı ve suda eriyen bir vitamindir. Bu nedenle B2 vitamini bulunan yiyecekler, ışıkta bekletilmemeli ve bu yiyeceklerin suları dökülmemelidir. Örneğin: sebzelerin pişirilme suyu ve yoğurdun suyu. B2 vitamininin bulunduğu besinler; karaciğer, et, süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllardır.

B2 vitamini yetersizliği belirtileri şöyle sıralanabilir:

  • Dermatit gibi deri rahatsızlıkları,
  • Dudaklarda (keylozis, angular lezyon),
  • Göz çevresinde kesik şeklinde yaralar,
  • Sinir sisteminde bozukluk,
  • Anemi (kansızlık),
  • Gözde yanma ve kızarıklık,
  • İshal.

Büyümenin fazla olduğu çocukluk ve ergenlik döneminde vücudun B2 vitamini ihtiyacı fazladır. Vücutta depo edilmediği için dışarıdan alınması gerekir. İhtiyacın üzerinde alındığı zaman da idrarla atımı fazladır. B2 vitamini ihtiyacı, her 1000 kalori için 0.6 mg’dır.

B3 (niasin, nikotinik asit, vitamin PP) vitamini nedir?

Karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında görevli olan niasin, su ve alkolde çözünen asit, alkali, ışık ve ısıya dayanıklı bir vitamindir. Et, balık, kümes hayvanları, karaciğer, maya, tahıllar, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzelerde B3 vitamini bulunur.

B3 vitamini yetersizliği belirtileri şunlardır:

  • Sinir sistemi, sindirim sistemi ve güneş gören deride simetrik yaralarla kendini gösteren pellegra hastalığı (Bu rahatsızlık, tek yönlü beslenen, özellikle sadece mısır tüketen kişilerde görülür),
  • İştahsızlık,
  • Halsizlik,
  • Kol ve bacakların güneş gören yerlerinde yaralar,
  • Depresyon,
  • Ruhsal bozukluklar.

Besinlerle alınan kaliteli proteinler, vücut için gerekli niasin ihtiyacını giderir. Özellikle de bir amino asit olan triptofan vücutta niasine dönüştüğü için alınan miktar niasin eş değeri olarak saptanmalıdır. Günlük niasin ihtiyacı her 1000 kalori için 6.6 mg’dır.

B5 vitamini (pantotenik asit) nedir?

Pantotenik asit, karbonhidrat, protein ve yağ metabolizması için B grubu vitaminlerinden biridir. Sinir sisteminde, bazı hormonların çalışmasında ve yağların sentezinde etkilidir. B5 vitamini, suda eriyebilir, besinlerin pişirme suyuna geçer, asit ve alkalilere karşı duyarlıdır. Tüm hayvansal ve bitkisel besinleri tüketmekle yeteri kadar B5 vitamini alımı sağlanır.

B5 vitamini eksikliği durumda şunlar görülür:

  • Kusma,
  • Karın ağrıları,
  • Kasılma nöbetleri,
  • Yorgunluk.

B5 vitamini, tüm besinlerde bulunduğu için yetersizlik belirtileri sık görülmez. Günlük B5 vitamini ihtiyacı 4-7 mg kadardır.

B6 vitamini (piridoksin) nedir?

B6 vitamini, suda kolayca çözünen, ışığa ve alkali ortama duyarlı bir vitamindir. Protein, yağ ve karbonhidrat metabolizmasına yardımcı olur. Bağışıklık sistemi için de gerekli bir vitamindir. B6 vitamini; et, karaciğer, böbrek, tahıllar ve kuru baklagillerde bulunur.

B6 vitamini yetersizliğinde şunlar görülür:

  • Deride yara,
  • Sinir sistemine bağlı olarak bayılma nöbetleri (konvulsiyon),
  • Dudak kenarı ve dilde yaralar,
  • Huzursuzluk,
  • Kansızlık (anemi),
  • Büyüme geriliği,
  • Sindirim sistemi bozuklukları,
  • Böbrekte taş oluşumu.

B6 vitamini ihtiyacı, bebekliğinde anne sütü yerine hazır mamalar ile beslenen kişilerde daha fazladır. Kaliteli protein ile beslenen kişilerde B6 vitamini ihtiyacı daha azdır. Günlük ihtiyaç ise 1.5-2 mg’dır.

B7 vitamini (biotin) nedir?

Biotin, bazı hayvanlar için büyüme etmeni olan, yumurta akında bulunan, kayıplara dayanıklı ve suda çözünen bir vitamindir. Biotin, ince bağırsak bakterileri tarafından sentezlenir. Karbonhidrat metabolizmasında görev alır ve enerji oluşumuna katkı sağlar. Biotin tüm yiyeceklerde yeterli miktarda mevcuttur. B7 vitamininin en çok bulunduğu besinler; karaciğer, yumurta sarısı, soya unu, et ve mayadır.

B7 vitamini, günlük tüketilen besinlerde yeterli miktarda bulunduğundan eksikliği pek görülmez. Çiğ yumurtanın besleyici olduğu düşünülür ve bazı kişilerce tüketilir. Ancak çiğ yumurta akında bulunan avidin adlı bir protein, biotin vitamininin vücutta kullanılmasını engeller. Çiğ yumurta yiyen kişilerde saç dökülmesi ve deri yaraları oluşabilir. Bu nedenle yumurtanın pişirilerek tüketilmesi önerilir. B7 vitamininin az tüketiminde kas ağrıları, iştahsızlık görülebilirken kişinin rengi solabilir.

B7, vücutta bağırsak bakterileri tarafından üretilir ve günlük tüketilen besinler ile yeterli miktarda alınabilir. Yetişkinler için önerilen B7 tüketim miktarı günlük 20-30 mcg’dır.

B9 vitamini ((Folik Asit, Folat)) nedir?

Yeşil sebzeler b9 vitamini içerir. Enerji üretimi için gereklidir. B9 vitamini içeren besinler; brokoli, taze soğan, avokado, taze fasulye, kivi, nane, marul gibi tüm yeşil sebzelerde bulunur.

B12 vitamini (Kobalamin),

Büyüme ve gelişme için oldukça önemli bir vitamindir. Diğer B vitamini türleri gibi sinir sisteminin sağlığını koruyucudur. Alyuvarların üretimine yardımcı olan bir vitamindir. B12 vitamini içeren besinler; karides, büyükbaş hayvan karaciğeri, balık, karides, süt ve yumurtada bulunur.

 

Paylaşın

‘Ayran Diyeti’ nedir, nasıl yapılır?

Birbirinden leziz yemeklere eşlik eden Ayran, sıkça tercih edilen ferahlatıcı bir lezzettir. Ayran, bu özeliğinin yanında sizi zayıflatabilir.

Ayran Diyeti, son günlerin popüler diyet listelerinde yer alıyor. Yoğurtta bulunan probiyotiklerin bağırsaklara olan etkisi ile, metabolizma hızlanıyor ve istenmeyen kilolar bir bir gidiyor.

Ayran diyeti 1 haftalık olarak hazırlanmış ve bu süreden fazla yapılması önerilmemiştir. Bir haftalık ayran diyeti programında da verilen listenin dışına çıkmamanız çok önemli.

Diyeti yapan kişinin cinsiyeti, yaşı, günlük yaşam biçimi, metabolizma hızı verilen kilo miktarı üzerinde etkilidir. Ayran Diyeti’ni tam anlamıyla yapabilmek için programda yasak olan her şeyi bir haftalığına hayatınızdan çıkartmalısınız.

Diğer tüm diyetlerde olduğu gibi ayran diyetinde de hazır, asitli içecekleri, şekeri ve şekerli gıdaları, kızartma yöntemi ile pişmiş yemekleri yememelisiniz. Ayrıca ekmek de 1 hafta boyunca vedalaşmanız gereken besinler arasındadır.

Ayran Diyeti nasıl yapılır?

Ayran diyetini uygularken bazı temel kurallara dikkat etmelisiniz. Bu kuralları sizler için listeledik. Listede yer alan ayran detoksu diyeti maddelerine uyduğunuz takdirde ödemden kurtulup yağ yakımına başlayabilirsiniz.

  • Diyet süreci içinde tüketilen ayran, ev yapımı yoğurt ile hazırlanmalı ve tuz ilave edilmemeli.
  • Ayran diyeti ile kilo verme sürecini verimli kılmak için bu süre içinde aktif hareket halinde olmanız gerekiyor.
  • Günlük yürüyüşlerinizi ihmal etmemelisiniz.
  • Ayran diyetini uygulama süresi 7 gündür. 7 günün sonunda diyete ara verip normal beslenme düzenine devam etmeniz gerekiyor. Beslenme alışkanlığında sağlıklı seçimler yaparak verilen kiloyu koruyabilirsiniz.
  • Ayran hazırlarken su miktarında biraz oynama yapıp soda ekleyebilirsiniz. Böylece sodalı ayran diyeti uygulamış olursunuz. Soda ihtiyacınız olan minerali karşılayacaktır. Su ve soda değişimi yaparken tuz ve yağdan kaçınmalısınız.
  • Gün içinde bol su içmeyi de ihmal etmemelisiniz.

1 Haftalık Ayran Diyeti listesi

Ayran diyetini 7 gün boyunca uygulamak için verilen ayran diyeti listesi ile yola çıkabilirsiniz. Bu diyeti uygulayanlar mutlu sonuçları alıyor ve fazla kilosundan arınıyor. Şimdi sıra sizde!

1. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran. 1 tabak yeşillik
  • Öğle: 2 bardak ayran. 2 adet elma
  • Akşam: 2 bardak ayran. 1 porsiyon ızgarada pişmiş kırmızı ya da beyaz et

2. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran, 1 kase yulaf lapası, 3 adet ceviz içi
  • Öğle: 2 bardak ayran, 1 tabak zeytinyağı ile pişirilmiş yemek
  • Akşam: 1 bardak ayran, ızgarada pişmiş tavuk ve yeşillik

3. Gün

  • Sabah: 1 bardak ayran, yulaf lapası
  • Öğle: 2 bardak ayran, 1 tabak haşlanmış brokoli
  • Akşam: 1 bardak ayran ve haşlama kırmızı et

4. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran, 1 porsiyon haşlama ıspanak
  • Öğle: 2 bardak ayran, 2 orta boy haşlama patates
  • Akşam: 1 bardak ayran ve 1 porsiyon az yağlı pilav

5. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran, 1 kase yulaf lapası ve 3 adet ceviz içi
  • Öğle: 2 bardak ayran ve 1 porsiyon zeytinyağlı yemek
  • Akşam: 2 bardak ayran, ızgarada pişmiş et ve salata

6. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran ve 3 adet salatalık
  • Öğle: 2 bardak ayran ve 1 porsiyon pilav
  • Akşam: 2 bardak ayran ve 1 kase meyve salatası

7. Gün

  • Sabah: 2 bardak ayran, 1 dilim kızarmış ekmek
  • Öğle: 2 bardak ayran, 1 porsiyon pilav, 2 adet salatalık
  • Akşam: 2 bardak ayran, haşlama et, yeşillikli salata

Ayran Diyeti’nin faydaları

Ayran diyetinin faydaları, ayranın faydalarıyla ilişkili şekildedir. Ayran zengin içeriği ile kas ve kemik sağlığı için fayda sağlarken sindirim sisteminin düzene girmesine yardımcı olur.

Ayran ayrıca gastrit gibi mide rahatsızlıklarının şikayetlerinin azalmasında yardımcıdır. Ayran diyeti bir bakıma mideyi dinlendirir.

Ayran Diyeti’nin zararları

Ayran diyeti şok diyetler arasında yer aldığından metabolizmanın hız dengesine zarar verebilir. Ayrıca ciddi kalori kısıtlaması olduğu için enerji kısıtlaması halinde vücutta su ve kas dengesinin bozulmasına da neden olabilir.

Ayran diyetinin 7 gün sonunda bitirilmesi ve tekrar edilmemesi önemlidir. Ayran diyeti yaparken aşırı uyku hissetmeniz de söz konusu olabilir.

 

Paylaşın

Kırşehir: Ahi Evran-ı Veli Camii ve Türbesi

Ahi Evran-ı Veli Camii ve Türbesi; Kırşehir’in Merkez İlçesi, Ahi Evran Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

1482 yılında Ahilik Teşkilatı’nın kurucusu Ahi Evran adına yaptırılmıştır. Türbeye, cami içinden bir merdivenle çıkılmaktadır.

Zaviye; plânlı mescit,ahiliğin kurucusu Ahi Evran’ın türbesi ve zaviye-tekke olarak kullanılan mekânlardan oluşmaktadır. Aslen zaviye olarak yapılan bina sonraki yıllarda cami olarak kullanılmaya başlanmıştır.


 

 

Paylaşın

Kırşehir: Mahmutlu Kaplıcası

Mahmutlu Kaplıcalar; Kırşehir’in Çiçekdağı İlçesine 16 kilometre uzaklıkta, Mahmutlu Beldesi sınırları içinde, iki ayrı hamamdan oluşan kaplıca grubudur.

Kadın ve erkeklere mahsus havuzların dışında, basit konaklama tesisleri bulunur. Ancak, gerek tedavi, gerekse sosyal gereksinimlerin karşılanmasında bu tesisler yetersiz kalmaktadır.

Büyük Hamam: İlçe merkezinden başlayıp, ÇiçekdağıYerköy yolu üzerinden ayrılan bir yol, 28 kilometrelik bir gidişten sonra, Baraklı köyü ayrımını müteakip hamama ulaşır. Sodyum klorürlü, sülfatlı sular grubuna dahildir. Ayrıca kalsiyum, karbondioksit ve radon içerir. Temperatürü 63°C, pH değeri 6.73, radyoaktivitesi 198 emandır.

3 grama yaklaşan total mineralizasyonu, yüksek sıcaklığı, güçlü radyoaktivitesi, ideal serbest karbondioksit oranıyla, dış uygulamalarda önerilebilecek etkili bir sudur. Sédatif, vazodilatatör ve endokrin sistemi etkileyici özellikleri ön plandadır, içme kürleri, mide, bağırsak, karaciğer ve safra kesesi üzerinde salgıyı arttırıcı etki gösterir. Safranın bileşimini olumlu yönde değiştirir. Banyo tedavisi; romatizma, dolaşım ve solunum sistemleri, nevrit ve kadın hastalıklarında, radyoaktif özelliği nedeniyle de hormonal rahatsızlıkların giderilmesinde etkilidir.

Küçük Hamam: Aynı güzergahın takip edilmesiyle ulaşılan Küçük Hamam, diğerinden 1.5 kilometre daha uzaktadır. ‘Pöhrenk’ ya da ‘Bağdatoğlu Kaynağı’ diye de anılır.

Suyunun bileşimi Büyük Hamam’la aynı özelliktedir. Temperatürü 96°C, pH değeri 6.78, radyoaktivitesi 29 emandır. İçimi kolaydır. Karaciğer ve safra yolları hastalıkları ile bağırsakların görev bozukluklarına önerilir. 34 bardak içildiğinde müshil etkisi görülür. Banyo tedavisiyle; her türlü romatizma, nevrit, nevralji ve kadın hastalıklarından çok iyi sonuçlar alınır.

Bu suyun kimyasal bileşimi diğeriyle aynı özelliklerde olsa da, debisi fazla ve karbondioksit oranı eşik değerin altındadır. Sıcaklığı çok yüksek, radyoaktivitesi ise diğerine göre düşüktür. Yine de, bu özellikleri dolayısıyla dış uygulamalarda etkinliği olan bir sudur,

 

 

Paylaşın

Kırşehir: Bulamaçlı Kaplıcası

Bulamaçlı Kaplıcası; Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesi sınırları içinde yer almaktadır Çiçekdağına 4 km mesafededir.

160 m derinlikteki kuyu, 38 °C sıcaklığa, 3 L/sn debiye sahiptir.

Kompresörlü debi ise 7 L/sn’dir. 20 yatak kapasiteli tesisi bulunan kaplıcada, banyo tedavisi ile romatizma, nevraljin, nevrit ve kadın hastalıkları gibi birçok rahatsızlığa karşı olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Paylaşın

Kırşehir: Karakurt Kaplıcası

Karakurt Kaplıcası; Kırşehir’in Çiçekdağı İlçesi sınırları içinde yer almaktadır. Çiçekdağı’na 4 kilometre mesafededir.

160m derinlikteki kuyu, 38(°c) sıcaklığa, 3 L/sn debiye sahiptir. Kompresörlü debi ise 7 L/sn ’dir.

20 yatak kapasiteli tesisi bulunan kaplıcada, banyo tedavisi ile romatizma, nevraljin, nevrit ve kadın hastalıkları gibi birçok rahatsızlığa karşı olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Paylaşın

Kırşehir: Terme Kaplıcası

Terme Kaplıcası; Kırşehir’in Merkez İlçesi, Kuşdilli Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Termal kaynaklar bakımından oldukça zengin olan Kırşehir, Termal Turizm açısından da iddialı şehirler arasında yer almaktadır. Terme jeotermal sahası Kırşehir ilinin en önemli jeotermal alanlarından biridir.

Sahada termal turizm, seracılık ve şehir ısıtmacılığı yapılmaktadır. 1974 yılından bu yana 9’u MTA, 3’ü özel sektör olmak üzere toplam 12 kuyu açılmıştır. Bu kuyulardan 2 tanesi jeotermal ısıtma sisteminde ki bu sayede 1800 konuta eşdeğer işyeri ve konut ısıtılmakta, 5’i otel kaplıcaları ve serada kullanılmaktadır. 5’i bekletilmektedir. 92-500m derinlikteki kuyuların 11.10.2005 tarihinde MTA tarafından yapılan ölçümlerde; 30,3(°c) – 57(°c) arasında sıcaklığı, 5,2 L/sn-88,5 L/sn  arasında debisi bulunmaktadır. Kullanılan 9 kuyunun debisi toplamı 349,8 L/sn ’dir.

İstanbul Üniversitesi Tıbbi Ekoloji ve Hidro Klimatoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin Kırşehir Terme Kaplıcası ile ilgili fiziksel – kimyasal ve biyoloji analiz raporu ve tıbbi değerlendirmesi ele alınarak, bu tür maden suyu ile yapılacak kaplıca uygulamalarında, genel olarak banyo-havuz, içme ve inhalasyon kürü olanaklarının düzenlenmesi yararlıdır.

Bu tür uygulamalarla:

  • Eklem ve eklem dışı romatizmalı hastalıkların kronik dönemlerinde,
  • Damar sertliğinde,
  • Felçlerin rehabilitasyonunda,
  • Negatif sinir bozukluğuna bağlı yetersizlikler, sürmenaj ve yorgunlukta,
  • Diyabet, gut ve şişmanlık ile gelen hastalıklarda,
  • Karaciğer, safra kesesi, mide, bağırsak hastalıklarında,
  • Böbrek taşlarında,
  • Hipertansiyon, kronik bronşit ve üst solunum yolu iltihaplarında olumlu sonuç alınmaktadır.

Prof. Dr. Baade ‘nin Terme Kaplıcası Hakkında Yaptığı İnceleme Raporunda ise kaplıca suyu hakkında şu ifadelere yer verilmiştir:

“Bu su, Türkiye’de değil Avrupa’da bile az bulunan bol sıcak ve hazım’ı karbonlu, çelikli bir maden suyudur. Böyle bir suyun kıymetini anlamak için kadın hastalıkları, kansızlık ve kalp hastalıkları için çok meşhur olan Bed Pyrmenede suyu ile mukayese edildiğinde, Bed Pyrmened’nin suyu, Kırşehir Terme suyu gibi hazım’ı karbonlu çelikli maden suyudur. Ancak bu su kendiliğinden çıkamaz. Tulumba ile çıkarılması suyun hazım’ı karbonu azaltır. Bu suyun binaen meşhur Bed Pyremenede suyuna mukabil kendi artezyen kuvveti ile 41,5 derece ile doğrudan doğruya kayalardan fışkıran Kırşehir Terme Suyunun çok kıymetli olduğu anlaşılmaktadır.”

Paylaşın

Kırşehir: Obruk Gölü

Obruk Gölü; Kırşehir’in Mucur İlçesi, Obruk Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Kırşehir’in 30 km., Mucur’un 10 km. güneyindedir.

Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 20/09/1991 gün ve 1106 sayılı kararı ile I. derece doğal sit alanı ilan edilen Obruk Gölü çevresinin, âdeta bir duvarı andıran tabi kayalıklarla çevrelendiği görülmektedir.

Göl seviyesine kadar olan derinlik yaklaşık 100 m, çapı ise 900 m civarındadır. Su derinliği yaklaşık 4-5 m olup, yer yer çok derin bölümlerin olduğu da bilinmektedir.

Gölde aynalı ve kambur sazan ile kadife türünde balıklar yaşamaktadır. Gölün yarıya yakın yüzeyi sazlık ve diğer su bitkileriyle kaplıdır.

Paylaşın

Kırşehir: Çuğun Barajı

Çuğun Barajı; Kırşehir İl Merkezi’ne 20 kilometre mesafede olan ve Çuğun Köyü’nün kuzey batısında bulunan bir baraj gölüdür.

Baraj Gölü, taşkın önleme ve sulama amacıyla 1970 yılında işletmeye açılmıştır.

Çuğun Barajı, toprak kaya dolgu tipindedir. Su sporları arasında özellikle rüzgar sörfü için şartların elverişli olduğu Çuğun Baraj Gölü, piknik ve mesire yeri olarak en çok tercih edilen alanlardan biridir.

Balık avı için de elverişli olan gölde sazan, aynalı sazan ve tatlı su kefali gibi bazı balık türleri de yaşamaktadır. Kışın, soğuk havalarda tamamen donan göl, ziyaretçilere seyrine doyum olmayan bir manzara sunmaktadır.

Paylaşın