Artvin: Porta Manastırı

Porta Manastırı; Artvin’in Merkez İlçesine bağlı Pırnallı Köyü, Bağlık Mezrası’nda yer almaktadır. Köy toplu taşıma araçlarıyla ulaşım mümkündür.

9. yüzyılda Bagrat Krallarından 1. Aşot’un torunu Prens Khaoi Kral Gurgen’in hükümdar olduğu dönemde yapılmıştır. Manastır; kilise, şapel, çeşme ve çan kulesinden oluşmaktadır.

Etrafında mezraya ait evleri görmek mümkündür. 16.yüzyılın sonunda terk edilmiştir. Manastır ve manastırı çevreleyen evler, Ortaçağ yerleşme düzenini yansıtan güzel bir örnektir.

Paylaşın

Artvin: Beyazsu Yaylası, Yıldızlı Göl

Beyazsu Yaylası, Yıldızlı Göl; Artvin’in Borçka İlçesi, Karçal Dağları’nda yer almaktadır. Özel araçla ya da araç kiralamak suretiyle gidilebilmektedir.

Borçka İlçesi ile Beyazsu Yaylası arasındaki mesafe yaklaşık 50 kilometre, Artvin ile ise 82 km’dir. Beyazsu Yaylası sırtını Karçal Dağları’na dayamış çok güzel bir yayladır. Yaylada kamp ve konaklama yapılacak yerler mevcuttur.

İsmini yaylanın girişindeki beyaz köpükler çıkaran sudan alan yaylada TEMA’nın yardımıyla yapılan bir de pansiyon bulunmakta olup, 24 kişiye hizmet verebilecek kapasitededir. Bu yayladan iki saat uzaklıkta bulunan Yıldızlı Göl yürüyüş için eleverişli alanlardır.

Paylaşın

Artvin: Barhal Kilisesi

Barhal Kilisesi; Artvin’in Yusufeli İlçesi, Altıparmak Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy toplu taşıma araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kilise üç nefli, bazilikal planlı olup, dıştan 28.55x 8.65 m. ölçülerine sahiptir. Kilisenin doğu cephesi, düşey olarak iki farklı yüksekliğe, yatay ise üç kademeli bölümden meydana gelmiştir. Ortada apsis, yanlarda ise, pastoforion odalarının bu yöndeki cephelerini içermektedir. Cephenin merkezindeki üçgen alınlık, iki kademeli ve yuvarlak kemerli arkadlarla hareketlendirilmiştir.

Cephede yuvarlak kemerli, dikdörtgen formlu pencerelere yer verilmiştir. Apsis cephesinin iki yanında bulunan prothesis ve diakonikonun cepheleri birbirine benzer olarak düzenlenmiştir. Üç basamaklı subasman üzerine oturtulan doğu cephe, farklı ölçü ve şekilden oluşan üç silme ile geçilen çatı ile sınırlanmaktadır.Güney cephe de üç basamaklı su basman üzerine oturtulmuş ve aynı çerçeve içerisinde ele alınmıştır.

Cephe yüzeyi, iki katlı olarak karşımıza çıkar. Yapının cephe düzenlemeleri hemen hemen birbirine benzemektedir. Kilise bir dönem cami olarak kullanılmıştır. Bu nedenle, cephe yüzeylerinde bazı değişiklikler yapılmıştır.Yine, kuzey ve güneydeki kapılar moloz taş örgü ile kapatılmıştır. Orta nef çift pahlı, yan nefler ise tek pahlı çatı ile örtülmüştür. Orta nefin çatısı halen orijinalliğini muhafaza etmektedir.

20.34×15.10 m. ölçülerindeki iç mekan, farklı aralıklarda, dörderli simetrik olarak yerleştirilen, 16.5×1.65 m. ölçülerinde, sekiz adet haçvari serbest paye ile üç bölüme ayrılmıştır. Ortadaki nef daha geniş ve yüksek, yanlardaki birbirine eşit ölçülerde ve yüksekliktedir. Orta nefin doğusunu yarım daire şeklinde apsis çevreler. Apsis içten yuvarlak bir kemerle dıştan ise, dışa taşıntı yapmadan cephe duvarlarıyla kuşatılmıştır. Dört adet kare nişle hareketlendirilmiştir. Apsis yarım kubbe ile örtülmüştür.

Apsisin iki yanında, ikişer kattan oluşan ve düzenlemeleri birbiriyle aynı olan, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı pastoforion odaları bulunmaktadır. Orta nefin batı bölümünde, dikdörtgen planlı, iki katlı galeri yer almaktadır. Orta nef doğu-batı doğrultusunda beşik tonozla örtülüdür. Yapının iç kısmında, bazı değişiklikler ve eklemeler olmuştur. Mihrap nişi, ahşaptan minber, vaaz kürsüsü eklenmiştir. Kuzey nef ahşap döşeme ve desteklerle ikiye bölünerek mahfil katı elde edilmiştir.

Paylaşın

Artvin: Arhavi, Ciha Kalesi

Ciha Kalesi; Artvin’in Arhavi İlçesi sınırları içerisinde yer alan Ciha Tepesi üzerindedir. 

Kalenin Cenevizliler döneminden kaldığı söylenmektedir.Etrafındaki ağaçlar o kadar sıktır ki kaleye geçilebilmesine izin vermemektedir.

Yapıldığı tarih kesinleştirilememiştir ve günümüze kadar ancak sur kalıntıları ulaşabilmiştir. Kale hem sahil tarafına hem de iç kesimlere hakim bir konumdadır ve stratejik bir öneme sahiptir.

Paylaşın

Artvin Kültür Evi

Artvin Kültür Evi; Artvin’in Merkez İlçesi, Orta Mahallesi, Sakıp Sabancı Sokak üzerinde yer almaktadır. Toplu taşıma ile ulaşım mümkündür.

Ocak taşı yazısından evin Hicrî 1215 (Mîlâdî 1799) yılında Bicanoğlu Yahya Ağa tarafından yaptırıldığı yazmakta olup, Osmanlıca tapu kayıtlarında Artvin’in Orta Mahallesi’nde bir bâb-ı hâne ma’a bağçe (bahçeli konak) olarak geçen ve bir Osmanlı-Türk şaheseri olan yapı aynı muhitte bulunan şimdiki adıyla Orta Mahalle Caminin yapımından yaklaşık 16 yıl sonra yapılmıştır.

Ocağın sağ ve sol taraflarında yazıları yazan ustaların isimleri yazılıdır ki; taş, duvar ve ağaç üzerinde oymacılık sanatını işleyen, çizerek ve kazarak yazma tekniğini kullanan bu usta zanaatkarlarına o zamanlar “Hakkâk” denildiğinden, dikkat ederseniz yazma fiili de burada “Hakkâ” olarak ifade edilmiştir. Ocağın sağ ve solundaki selvi (ya da servi) ağacı motiflerininse Türk kültüründe özel bir yeri vardır. Geçmişten günümüze doğru Türk kültürünü incelediğimizde ağaç motifinin ne kadar çok kullanıldığını ve kullanımındaki benzerlikleri daha iyi görürüz.

İnsan hayatı için özel bir yeri ve önemi olan ve hayat ağacı olan servi motifi Osmanlı’nın zanaatkarları tarafından çinilerde, kilimlerde, ocak taşlarında, mezar taşlarında, çeşmelerde, duvar resimlerinde ve daha birçok yerde çokça kullanılmıştır. Servi ağacının minarelerle olan benzerliği de, bu ağacın Osmanlı kültüründeki yerini sağlamlaştıran etkenlerden biridir. Restorasyonu ve ve Çevre Düzenlemesi yapılan Kültür Evi, müstecire kiraya verilmiş olup, yöresel yemeklerin yenilebileceği bir mekandır.

Paylaşın

Artvin: Borçka, Karagöl

Karagöl; Artvin’in Borçka İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Borçka – Camili Köyü karayolu üzerindeki Karagöl, Borçka İlçe Merkezi’ne 27 km. uzaklıktadır.

1800 lü yıllarda bugünkü Klaskur yaylasının yakınında bulunan bir tepenin toprak kayması sonucu Klaskur deresinin önünü kapatması ile oluşmuştur. Zengin orman örtüsü ve flora çeşitliliği ile ilgi çekmekte olup kamp turizmi için sayılı yerlerdendir. Ayrıca yöre halkı tarafından mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

Paylaşın

Artvin: Bilbilan Yaylası

Bilbilan Yaylası; Artvin’in Ardanuç İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Ardanuç’tan doğuya 51 km. stabilize yolla veya Şavşat-Ardahan üzerinden ulaşmak mümkündür.

Yalnızçam Dağları ve Karanlık Meşe ile kaplı Bilbilan Yaylası, yöre insanının yaylacılık geleneğini sürdürdüğü yaylalardandır.

Yaylada her Cumartesi günleri Pazar kurulmaktadır. Kurulun bu pazarda, gıda ve ihtiyaç maddeleri alım-satımı yapılmakta ve canlı hayvan borsası kurulmaktadır.

 

Paylaşın

Artvin: Şavşat, Karagöl

Karagöl; Artvin’in Şavşat İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şavşat ilçe merkezine 25 km. uzaklıkta olup midibüs ve daha küçük araçlarla ulaşım sağlanabilmektedir.

Sahara Karagöl Milli Parkı içindedir. Kamp ve Karavan Turizmi için ilimizdeki en uygun yerlerdendir. Göl kenarında özel sektör tarafından işletilen 20 kişilik konaklama tesisi bulunmaktadır.

Paylaşın

Artvin (Livana) Kalesi

Artvin (Livana) Kalesi; Artvin’in Merkez İlçesi, Çayağzı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Toplu taşıma ile ulaşım mümkündür.

Kale, Çoruh Nehri üzerinde bulunan Artvin Köprüsü’nün karşı yanında, ırmak tabanından 70 m. yükseklikte ana kayaya bağlanmış konumdadır. Kale içerisinde sarnıç ve şapel kalıntıları bulunmaktadır.

Çoruh Nehri kıyısında Artvin şehrinin girişindeki bu kale, Bagrat (Gürcü) Kralı Büyük Oşet tarafından 937’de yaptırılmıştır. Kalenin eski ismi Livana idi. Bu kalenin kalıntıları üzerine VI. yüzyılda Osmanlılar yeni bir kale yaptırmış ve çeşitli dönemlerde de onarılmıştır.

Küçük bir kale olup, kente girişi kontrol altında tutmaktadır. 2004 yılında restorasyonu yapılmış ve 2012 yılı içerisinde de Kalenin Işıklandırma Projesi tamamlanmıştır. Askeri Bölge içerisinde yer aldığından, Nizamiyeye bilgi verip, bir asker refakatinde ziyaret edilebilmektedir.

Paylaşın

Artvin: Arsiyan Yaylası ve Gölleri

Arsiyan Yaylası ve Gölleri; Artvin’in Şavşat İlçesinin Gürcistan sınırına yakın bir konumdadır. Şavşat ilçesine 40 km mesafede olup göllerin aşağısındaki köylere Minibüslerle buradan yukarıya özel araçlarla ulaşım sağlanabilmektedir.

Arsiyan Yaylası ve Gölleri, kuzeyinde ve batısında Gürcistan sınırı, güneyinde Ilıca Köyü, güney doğusunda Pınarlı Köyü, Cindağı, doğusunda ise Ardahan’ın Posof İlçesi, Kol Köyü bulunur. Arsiyan yaylası otuyla, suyuyla, balığıyla diğer yaylalardan farklıdır.

Ayrıca tuz kayaları kömür madeni ve irili ufaklı çok sayıda çermik vardır. Yaylaların büyük nimeti turfanda meyveleri kekre, mozi, mesğal, jol da bol bulunur. Ayrıca gezilerde toplanan güzel kokulu Negolara (sarı cennet çiçekleri) lezzetli ve faydalı çorbası olan pancarının da ayrı bir bolluğu vardır.

Arsiyan gölleriyle ve eski yerleşimleriyle de ünlüdür. Göller Bölgesinde Postanın Gölü diye adlandırılan bir göl vardır. Hemen yanında Posta Karakolu diye ifade edilen bir yer vardır. Burada Cumhuriyetten önce askeri amaçla bir karakolun bulunduğu dilden dile ulaşmıştır. Boğa Gölü Arsiyan Yaylası’nda göller bölgesindedir.

Arsiyan göl efsanesi

Çoban hayvanlarını göl kenarına doğru getirir. Çok güçlü bir boğası vardır. Böğürerek dolaşmaya başlar. Sesi her tarafa yankı yapar. Suyun içinde olan ve sesi duyan boğa da hemen çıkıp, boğaya doğru gitmeye başlar. İki boğa hem eşinir hem de böğürmeye başlarlar. Artık Arsiyan Yaylası inliyor, her taraf toz duman içinde kalıyor. Zorlu geçen güreş sonunda, çobanın boğası yenilir. Çoban büyük bir üzüntüyle akşama eve gider. Ağası durumu fark ederek, meseleyi sorar.

Fakat onun da çok zoruna gider. Demirden boynuzlar yaptırır. Boğa için de iyi bir hazırlık yaptırdıktan sonra aynı yere gelirler. Böğürmeler karşısında yine iki boğa karşılaşır. Sesler iyice artmıştır. Boğalardaki küt, küt sesleri kayalarda yankı yapmaktadır. İyi beslenen boğaya birde demir boynuzlar eklenince su boğası zorlanır. Her tarafı kan içinde kalır. Çareyi kaçmakta bulan boğa, kanlar içinde gölün içine girer. Boğadan kan geldiği için, gölün her tarafı kan olur. Şimdi de dikkatli bakıldığında gölde kırmızı bir renk görülmektedir.

Kız Gölü efsanesi

Arsiyanda ikinci büyük göl olan Kız Gölü Gençiyan Dağı’nın eteğinde güzel bir göldür. Bir gün güneşin doğuşuyla göle yaklaşan çoban güzeller güzeli bir kız görür. Kız göl kenarındaki pikal taşın üzerine çıkıp saçlarını taramaktadır. Çoban bir zaman bu güzel kızı sessizce izler. İzlerken de hayal alemine dalar, kendinden geçer. Çobanın garipliğini fark eden güzeller güzeli hemen suyun içine dalar.

Gölde görünmez olur. Heyecanla göle yaklaşan çoban kızdan kalan tarağı alır. Perişan bir şekilde eve döner. Yemek filan yiyemez, yorgun bir haldedir. Günler geçtikçe kıza olan sevgisi iyice artar. Hastalanır yataklara düşer. Sonunda bir nene bunun kurtulması için tarağın aynı yere bırakılması gerektiğini söyler. Söylenilen yapılır ve çoban kurtulur. Efsaneye göre bu göldeki kız peri kızıdır.

Paylaşın