Diyarbakır: Devegeçidi Köprüsü

Devegeçidi Köprüsü; Diyarbakır’ın Yenişehir İlçesi, Bozek Köyü sınırları içerisindedir. Diyarbakır – Ergani karayolunun 25. km’sinde yolun sol tarafında, yoldan yaklaşık 100 m kadar içeride, Devegeçidi Suyunun üzerindedir. 

Üzerindeki kitabeden anlaşıldığı üzere 1218 yılında Artuklu hükümdarı Melik Salih Mahmut döneminde Mimar Cafer İbn Mahmud tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Ana malzemesi tamamen bazalt taş olan köprü eşit büyüklükte olamayan yedi gözden oluşmaktadır.

Köprü yedi kemerli gözü ile dik köprüler grubuna girmektedir. Kemer gözlerinden yarım daireli üç kemerden sonra köprü kırılma yaparak devam etmektedir. Köprünün uzunluğu 119 m, genişliği de 6,40 m’dir. En büyük kemer açıklığı 13,70 m.’dir. Köprüde sağır sivri kemer içerisine yazılan kitabe dışında süsleme niteliği taşıyan herhangi bir unsura rastlanmamıştır. Köprünün çevresi piknik alanı olarak düzenlendiğinden köprü ulaşıma açık bir şekilde kullanılmaktadır.

Paylaşın

Diyarbakır: Haburman Köprüsü

Haburman Köprüsü; Diyarbakır’ın Çermik İlçesine bağlı Haburman Köyü sınırları içerisinde, Sinek Çayı üzerinde yer almaktadır.

Köprü üzerindeki kitabesinden anlaşıldığı üzere 1179 yılında Artuklular Döneminde yaptırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Yapının ana malzemesi olarak kalker taş hâkimdir. Yanlara eğimle inen, ortadaki büyük ana kemer ile her iki yanındaki birer boşaltma gözünden oluşan yapı, üç gözlü bir köprüdür.

Su üzerinde düz bir aksla devam etmeyip, boşaltma kemerinin de yer aldığı doğu kısmı kırılmaktadır. Köprünün yanlarında korkuluklar bulunmaz. Toplam uzunluğu 95,5 m, genişliği 5,5 m.dir. İki kademeli üçgen gövdeden oluşan sel yaranların üstü de aynı biçimde yükselen külahlarla tamamlanmıştır. Özenli bir taş işçiliğinin sergilendiği sel yaranların önüne yakın zamanda eklenen duvarla destek verilmiştir.

Üzerinde 1927 yılında onarılmış olduğuna dair bir kitabe bulunmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Diyarbakır Valiliğinin beraber yürüttüğü “GAP Bölgesinde Sele Maruz Kalan Alanlarda Sel Riskinin Azaltılması Hibe Programı”na Çermik Kaymakamlığı’nca başvuru yapılmış ve başvuru AB tarafından uygun görülerek köprünün restorasyonu gerçekleştirilmiştir.

Paylaşın

Diyarbakır: Halilviran Köprüsü

Halilviran Köprüsü; Diyarbakır’ın 20 km kadar kuzeyinde Devegeçidi Suyu üzerinde yer alan üç köprüden biridir. Adını yakınındaki köyden almıştır.

Kaynaklarda Artukoğulları Köprüsü ve Devegeçidi Köprüsü olarak geçmektedir. Ana malzemesi bazalt taş olan köprünün üzerindeki kitabeden anlaşıldığı üzere 1219-1220 yıllarında Artuklular döneminde yapılmıştır.

Birbirine yakın ölçülerde sivri kemerlerden meydana gelen yedi gözlü köprünün üstü düzdür. Orta ayaklarda selyaranlar, üçgen prizma gövdeli, sivri külahlıdır. Üç farklı yerde üç yazıt bulunmaktadır. İki kemer arasında yer alan yazıt at nalı biçiminde düzenlenmiştir

Paylaşın

Diyarbakır: Kara Köprü

Kara Köprü; Diyarbakır’ın Sur İlçesine bağlı Kırmasırt Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Diyarbakır-Mardin yolu üzerindedir.

Köprü üzerinde kayıtlara geçen herhangi bir kitabe bulunmamaktadır. Yapım tekniğinden anlaşıldığı üzere XII. yüzyılın sonu veya XIII. Yüzyılın başına tarihlendirilmektedir.

Yaklaşık aynı seviyedeki iki kıyıyı birbirine bağlayan beş gözlü köprü, tamamen kesme taştan inşa edilmiştir. Köprü korkulukları yok denecek kadar alçak seviyede tutulmuştur. Köprüde görülen sivri, üçgen prizma şeklindeki sel yaranlar basık külahlarla örtülmüştür.

Üstü düz geçilen yapıda çeşitli dönemlere ait onarım izleri bulunmaktadır. Köprünün yapı malzemesi incelendiğinde farklı dönemlerde onarım geçirdiği anlaşılmaktadır. Köprü boyu 73,90 m, genişliği 5,70m.’dir.

Günümüzde daha çok yaya ulaşımını sağlayan köprüde kısmen taşıt ulaşımı da sağlanmaktadır. Köprüde yarım daire ve sivri kemerler dışında herhangi bir süsleme unsuruna rastlanmamıştır.

Paylaşın

Diyarbakır: Kara Köprü (Karasu Köprüsü)

Kara Köprü (Karasu Köprüsü); Diyarbakır-Ergani karayolunda Deve Geçidi suyu üzerinde yer almaktadır.

Köprü üzerinde yapım yılını ve yaptıranını veren bir yazıt bulunmamaktadır. Tarihlendirilmesi konusunda farklı görüşler bulunmaktadır.

Köprünün ilk kemerinin kilit taşı üzerindeki haç motifi ile, batı yönde kemer üzerindeki Bizanslılara atfedilen dikdörtgen ve kenarlarda birer üçgenle sonlandırılan kitabeliği yapıyı Bizans Dönemine tarihlendirebilmektedir.

Bazı uzmanlar ise kemer biçimlerine dayanarak yapının bir Roma Dönemi eseri olduğunu belirtmiştir. Kemer üzerindeki kitabesi, kemer biçimleri ve köprüde bulunan haç motifi yapıyı Roma Dönemine tarihlendirmektedir. Uzunluğu 94 metre genişliği ise 7 metre olan yapıya bazalt taşın hâkim olduğu görülmektedir.

Altı gözden oluşan köprü, güneyden antik bir yolla Diyarbakır’a bağlanmaktadır. Antik yolun taşları da köprü üzerindeki döşemenin devamını oluşturacak şekilde gözeneksiz bazalttan yapılmıştır.

Yer yer kopmaların olduğu yolun devamında, Sancak Köyü’nde, küçük bir köprü daha yer almaktadır. Bulunduğu köyle aynı adı taşıyan köprünün Kara Köprü ile aynı dönemlerde yapılmış olabileceği tahmin edilmektedir.

Paylaşın

Diyarbakır: Sancak Köprüsü

Sancak Köprüsü; Diyarbakır’ın Yenişehir İlçesi, Sancar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Diyarbakır-Ergani karayolunda Kara Köprü’den itibaren devam eden antik yolun ilerisinde yer alan köprü bazalt taşın hâkim olduğu oldukça küçük bir köprüdür.

İki gözlü bu köprü, 1.70 m uzunluğunda olup, menfez biçimindedir. Yapının, Karasu Köprüsü (Karaköprü) ile aynı dönemlerde yapılmış olabileceği tahmin edilmektedir

Paylaşın

Diyarbakır: Sinekçayı Köprüsü

Sinekçayı Köprüsü; Diyarbakır’ın Çermik İlçesi, Sinek Çayı üzerinde yer alan köprü günümüze ulaşmamıştır.

Kaynaklardan edinilen bilgilere göre bir büyük bir küçük gözden oluşmaktadır. Kitabesi bulunmayan bu köprüyü bazı tarihçiler plan ve mimari özelliklerine bakılarak XII. Yüzyıla tarihlendirilmektedir.

Köprü ortadaki hafif sivri ana kemer ile bunun hemen yanındaki daha küçük gözden oluşmaktadır.

Büyük bölümü yıkılan köprünün 1 km. kadar ilerisinde de aynı adla anılan daha küçük bir köprü yer almaktadır. Kesme taştan yapılmış olan köprünün kaplamaları dökülmüş, moloz taş örgüsü ortaya çıkmıştır

Paylaşın

Diyarbakır: Yeni Han

Yeni Han; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Cami Kebir Mahallesi, Müze Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kitabesinden anlaşıldığı üzere Seyyid Hacı Abdullah isimli bir kişi tarafından 18. yüzyılın sonlarına doğru inşa edilmiştir. Mimarı bilinmemektedir.

İki katlı olarak yapılmış olan hanın dört tarafı revaklarla çevrilmiş ve bu revakları çevreleyen ince sütunlar kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Revakların arkasında yer alan han odaları düz damlı olup, bunlar revaklara bir kapı ve bir pencere ile açılırlar.

Revaklı avlunun ortasında da bir kuyu vardır. Moloz taştan yapılan hanın girişinde, solda ikinci kata çıkışı sağlayan bir merdiven bulunmaktadır. Yeni Han zaman zaman yapılan onarımlarla özelliğinin bir kısmını yitirmiştir.

Paylaşın

Diyarbakır: Sülüklü Han

Sülüklü Han; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Savaş Mahallesi, Değer Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1683 yılında Hanilioğlu Mahmut Çelebi ve kız kardeşi Atike Hatun tarafından yapılan tarihi Sülüklü Han 2010 yılı itibariyle restore edilip ziyaretçilerin hizmetine girmiştir. Hasan Paşa hanı gibi son dönemlerin popüler mekânları arasında yer almaktadır.

Han içerisinde eski bir kuyu bulunur. Bir dönem hekimler tarafından burada bulunan kuyudan sülük çıkarıldığı bilinmektedir. Şifa amaçlı toplanan sülüklerin burada toplanılmasından dolayı hana Sülüklü Han ismi verilmiştir.

Üst katlarının dinlenme odası, alt depoların ise hayvanların konaklama yeri olarak kullanıldığı han Kurtuluş Savaşı sırasında süvari birliklerinin karargahı olarak kullanılmıştır. Şu an halka açık turistik bir gezi mekânı ve kafeye ev sahipliği yapmaktadır.

Paylaşın

Diyarbakır: Çifte Han

Çifte Han; Diyarbakır’ın Sur İlçesi Gazi Caddesi, Çifte Han Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ne zaman yapıldığı, kimin tarafından yaptırıldığı ve mimarı belli olmayan Çifte Han, plan ve mimari özelliklerine bakılarak XVI. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Halk arasında borsa hanı olarak bilinmektedir.

Han ilk yapıldığında çifte han olarak düşünülmüş fakat daha sonra ikinci bölüm yol açılması sırasında yıkılmıştır. Bezemeden kaçınılarak yapılmış olan han, siyah ve beyaz taş kullanılarak yapılmıştır.

Siyah kesme taşlarla döşeli avlunun üç tarafında sütunların taşıdığı basık kemerli revaklar bulunmaktadır. Ana girişin solundaki taş merdivenlerle ikinci kata çıkılmakta ve buradaki sütunlar beyaz taştan olup, revakların arkasında han odaları sıralanmaktadır.

Bu odalar dışarıya bir kapı ve pencere ile açılmıştır. XVIII. yüzyılda buraya gelen İnciciyan bu hanı Diyarbakır’ın en büyük hanları arasında saymaktadır. Günümüzde orijinalliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır.

Paylaşın