Giresun: Melikli Camii

Melikli Camii; Giresun’un Merkez İlçesine bağlı Çaldağ Beldesi, Melikli Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Melikli Köyü merkezinde yer alan caminin içinde bulunan ahşaba yazılı kitabesine göre 1807-1808 (H. 1223) tarihinden yeniden inşa edilmiştir. Tamamen ahşaptan geçme sistemi ile inşa edilen caminin son cemaat yeri ve bodrum katı duvarları sonradan betonarme olarak yeniden yapılmıştır.

Caminin harim bölümü özgün şeklini önemli ölçüde korumakla birlikte, sonraki dönem müdahaleleri ile değiştirilen kapı ve pencere doğramaları, parmaklılar, kürsü vb. elemanların özgün örnekleri cami içerisinde korunmuştur. Korunmuş olan bu elemanlarda ajur tekniği ile yapılmış süsleme unsurlarının yoğun olduğu görülmektedir.

Ayrıca kısmen yüzeysel oyma ve kalemişi süslemeler de mevcuttur. Caminin harim kısmı tamamen ahşaptır. Harimin kuzey ve doğusunda L biçimli kadınlar mahfili yer alır. Tavan, harim ortasında yer alan kare kesitli ahşap bir ayakla desteklenmiş olup, ayak üstte iki adet ahşap konsolla kuvvetlendirilmiştir.

Ayak ve konsolların üzerindeki geometrik süslemeler özgündür. Mihrabı olmayan caminin kürsüsü ahşap geçmelerle yapılmış olup özgündür. Ahşap minber basit işçilikli olup, başka bir yapıdan buraya nakledildiği düşünülmektedir. Giresun’da yer alan ahşap camilerin en önemli örneğini teşkil eden yapının bugünlerde restorasyon projesi hazırlanmaktadır.

Paylaşın

Giresun: Şeyh Keramettin Türbesi

Şeyh Keramettin Türbesi; Giresun’un Merkez İlçesine bağlı Boztekke Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1642 tarihli Avarız Defteri’nde caminin Şeyh Keramettin tarafından inşa ettirdiği ve o tarihte, ahfadından olan Şeyh Ömer’in zaviye şeyhi olduğu yazılıdır. Şeyh Keramettin’in, Seyyit Mehmet Paşa’nın idamından sonra 1609-1610 yıllarında Boztekke Köyü’ne göçtüğü tahmin edilmektedir. Caminin giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesi bozuk bir nesih ile yazılmış olup, kitabeye göre mevcut cami, Molla Hüseyin Efendizâde İsmail  tarafından  1855 (h. 1272) tarihinde inşa ettirilmiştir.

Kâgir sistemde inşa edilen yapı, uzunlamasına dikdörtgen planlıdır (15,38 X 11,05 m.). Malzeme bakımından beden duvarlarında yonu bazalt taş kullanılmıştır. Son cemaat yeri bulunmayan caminin kuzey cephesine sonradan bir giriş kısmı eklenmiştir. Yapı, içten ahşap tavan, dıştan dört omuzlu kırma çatı ile örtülüdür. Yapının kuzeybatı köşesinde yer alan minaresi yüksek kaideli, çokgen gövdeli ve iki şerefelidir. Cami, içten ahşap tavan, dıştan kırma çatı ile örtülüdür.

Caminin cephe düzenlemesi oldukça sadedir. Kuzey cephesi sonradan eklenen giriş kısmı ile kapatılmıştır. Doğu ve batı cephelerde,  üç adet alt üç adet üst pencere sırası vardır. Kuzey ve güney cephelerde ise pencere sıraları ikişerlidir. Alt sıra pencereleri yuvarlak, üst sıra pencereleri basık kemerli olup, tamamı mazgal pencere şeklindedir. Pencere formları bütün cephelerde aynıdır. Cepheler, üstte geniş tutulmuş betonarme saçakla son bulur.

Harime giriş, kuzey cephesindeki dikdörtgen formlu ve basık kemerli bir kapıdan sağlanır. Sonradan beyaza boyanan çift kanatlı kapısı vardır. Giriş üzerinde yer aşan iki satırlık kitabe, boyandığı için okunamamaktadır. Harimde beden duvarları, alttan yaklaşık 1 metre kadar lambri malzeme ile kaplanmıştır.  Alt ve üst sıra pencereleri arasında kalan boşluk üç cepheyi dolaşacak şekilde kitabe kuşağı ile süslenmiştir. Harimdeki tek yönlü mahfil, önde iki adet taş, arkada 4 adet ahşap sütunla taşınır. Mahfil korkulukları metaldendir. Güney duvarının orta ekseninde yer alan mihrap, taş malzemeli olup, yarım yuvarlak nişe sahiptir.

Mihrabın üçgen alınlığı içinde (Küllemâ dehale aleyhâ Zekeriyye’l-Mihrâb” (Zekeriya onun yanına mihraba her girdikçe…) yazısı ve yazının iki tarafında çarkıfelek motifine benzer süslemeler yer alır. Mihrabın batısında yer alan minber ahşap işçilikli olup, özgün değildir. Harim, içten ahşap tavanla örtülüdür. Harimin ortasında kare şeklinde ve yüzeyden içe girintili bir göbek vardır. Göbek merkezden dağılan ışın sıraları şeklinde hareketlendirilmiş olup, köşelerine çarkıfelek motifi yerleştirilmiştir. Cami, sonradan yapılan yenilemeler nedeni ile özgünlüğünü kaybetme noktasına gelmiştir.

Bu cami-i şerîf Sahibü’l-Hayrât

Molla Hüseyin Efendizâde İsmail? … Sene 1272

Paylaşın

Giresun: Gemiler Çekeği Camii

Gemiler Çekeği Camii; Giresun’un Merkez İlçesi, Gemilerçekeği Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Caminin yerinde eskiden hayır sahibi bir kişi olan Hortumoğlu tarafından yaptırılmış bir mescidin bulunduğu, bu mescidin zamanla harap olması nedeni ile Sarı Alemdarzade tarafından Nisan 1884 (Cemaziyel Ahir 1301 H.) tarihinde şimdiki caminin inşa ettirildiği, giriş kapısı üzerindeki kitabesinde yazılıdır. Kâgir sistemde inşa edilen yapı, uzunlamasına dikdörtgen planlıdır (12 X 15 m.).

Malzeme bakımından beden duvarlarında yonu, kapı ve pencere sövelerinde kesme bazalt taş kullanılmıştır. Son cemaat yeri bulunmayan caminin çokgen planlı ve tek şerefeli minaresi kuzeybatı köşesinde yer alır. Yapı içten ahşap tavan, dıştan dört omuzlu kırma çatı ile örtülüdür. Caminin kuzey cephesi ortasında bulunan giriş kapısı önündeki sahanlığa iki taraflı 11 basamaklı bir merdiven ile ulaşılır. Giriş kapısı, düz atkı taşlı, dikdörtgen formlu, iki kanatlı ve ahşaptır. Giriş üzerindeki kitabesi mermer olup, sülüs hatlı yazılar kitabe yüzeyine açılmış 24 adet pano içerisine yerleştirilmiştir.

Girişin iki yanında düz atkı taşlı, dikdörtgen formlu ve demir şebekeli birer pencere bulunmaktadır. Üst sırada sivri kemerli üç adet pencere vardır. Pencere formları bütün cephelerde aynıdır. Güney cephede üstte ve altta ikişer; doğu cephede üstte ve altta üçer; batı cephede altta üç, üstte dört adet pencere vardır. Batı cephedeki alt sıra pencerelerinden kuzeyde olanı sonradan kapatılmıştır. Yapıda cepheler, kademeli ahşap bir saçakla son bulur. Yapının kırma çatılı örtüsü, alaturka kiremitle kaplanmıştır.

Yapının iç mekânı, oldukça sadedir. Beden duvarlarında herhangi bir süsleme unsuruna yer verilmemiştir. Kesme taş işçilikli ve beşgen nişli mihrabın iki yanında kübik bir kaide üzerinden yükselen iki adet sütunce vardır. Sütunceler üstte sade bir kornişle son bulur. Alınlığında yer alan kitabede, sülüs yazı ile “Âl-i İmran” suresi 37. ayetten alınan “Küllemâ dehale aleyhâ Zekeriyye’l-Mihrâb” (Zekeriya onun yanına mihraba her girdikçe…) yazısı ile Allah, Muhammed, dört halife ile Hasan ve Hüseyin isimleri yazılıdır.

Mihrabın hemen batısında bulunan minber ahşaptır. Minber basit işçilikli olup, korkuluk kısmı, üç sıra kare ahşap panoların birer atlamalı olarak yerleştirilmesi ile oluşturulmuştur. Kadınlar mahfili, dört adet ahşap taşıyıcı üzerine oturur. Mahfile, girişin doğusunda yer alan ahşap bir merdiven ile ulaşılır. Ajur tekniği ile yapılmış mahfil şebekeleri son restorasyonda parmaklık şeklinde yenilenmiştir. Caminin taban ve tavanı ahşap olup, tavanda yer alan dilimli göbek, süsleme bakımından dikkat çeken en önemli uygulamadır.

Paylaşın

Giresun: Çınarlar Camii

Çınarlar Camii; Giresun’un Merkez İlçesi, Çınarlar Mahallesi, Doktor Baki Gürkan Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapının, kuzeyde yer alan giriş kısmının solundaki panoda, 19. Yüzyılda Hasan Vehbi tarafından vakfedilmiş olduğu yazılıdır. Ancak herhangi bir kitabe ya da belge yoktur. Kagir sistemde inşa edilen yapı uzunlamasına dikdörtgen planlıdır. (16.00* 10.00m.). Malzeme bakımından beden duvarlarında yonu bazalt, kapı ve pencere sövelerinde kesme andezit taşı kullanılmıştır. Caminin, altında bodrumu, kuzeyinde üç gözlü son cemaat yeri vardır. Çokken planlı ve tek şerefeli olan minaresi, batı cephesinin kuzey köşesinde yer alır.

Caminin kuzey cephesi, girişin burada olması nedeni ile diğer cephelere nazaran daha dikkat çekicidir. Giriş bölümü, dikdörtgen kaide üzerine oturtulmuş iki adet taş sütun ile taşının yuvarlak kemerlerle oluşturulmuştur. Ortadaki açık dar kapı, yanlardaki açıklıklara pencere yerleştirilmiştir. Girişin üzerinde mahfile açılan üç adet sivri kemerli pencere yer alır. Yapının doğu cephesinde altta dört, üstte beş adet pencere bulunmaktadır. Bu cephenin kuzeyine yakın kenarında düz atkı taşlı dikdörtgen formlu ikinci bir giriş kapısı yer alır. güney cephede altta iki üstte üç adet pencere vardır.

Batı cephede, bodruma açılan kapı ve pencereler ile harim pencereleri bulunur. Bodrum, ibadet yeri olarak kullanılmakta olup, buraya cephe duvarının güneyine yakın kısmında bulunan dikdörtgen formlu demirden tek kanatlı bir kapı ile girilir. Bodrum düz atkı taşlı ve dikdörtgen formlu üç adet pencere ile aydınlatılmıştır. Harime açılan pencerelerde alt sırada olanlar diktörtgen formlu, düz atkı taşlı ve demir şebekelidir. Üst sırada pencerelere ise dikdörtgen formlu ve sivri kemerlidir. Pencereler bütün cephelerde aynı düzenlemeyi gösterir.

Son cemaat yerine kuzey ve doğuda bulunan iki adet giriş sağlanır. Kapı kanatları özgün değildir. Son cemaat yeri üç bölümlü olup, ortası kubbe, yanları çapraz tonoz ile örtülüdür. Son cemaat yerinden harime dikdörtgen formlu, basık kemerlı ve ahşaptan çift kanatlı bir kapı ile girilir. Girişin iki yanında dikdörtgen formlu sivri kemerli iki adet pencere görülür. Cephelerdeki pencere düzenlemesi, iç mekanı aynen yansımış olup, pencereler içten mazgal şeklindedir.

Tek yönlü olan mahfil, Önde bağımsız iki adet taş sütuna, arkada ise duvara gömülü dört ayak üzerine oturur. Mahfil korkuluğu ahşaptır. Dikdörtgen formlu, çokken nişe sahip olan mihrap, kesme taş işçiliklidir. Mihrabın iki yanında kademeli silmeli başlıkla son bulan plasterler vardır. Mihrabın silmelerle çevrelenmiş kitabelik kısmında sülüs yazı ile Al-i İmran Suresi 37. Ayetten alınan ” Küllema dehale aleyha Zekeriyye’l- Mihrab 1361-1942 ” (Zekeriya onun yanına mihraba her girdikçe…) yazısı vardır.

Bu bölümün üzerinde yer alan volütlü tepeli kısmında kelime-i tevhit yazısı bulunmaktadır. Mihrabın hemen batısında yer alan minber ahşap olup, sade ve gösterişsizdir. Yapı, içten düz ahşap tavan dıştan ise dört omuzlu kırma çatı ile örtülmüştür. Tavan tamamen beyaza boyalıdır. Yapı süsleme bakımından sade bir düzenlemye sahip olup, son cemaat yerindeki üçlü kemer düzenlemesi, diğer camilere kıyasla en belirgin özelliğidir.

Paylaşın

Giresun: Kapu Camii

Kapu Camii; Giresun’un Merkez İlçesi, Kapu Kahve Mahallesi. Fevzi Paşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kare planlı, merkezi tek kubbeli kesme taştan inşa edilmiştir. Caminin dört yüzü de kesme taştan yapılmış yarım sutüncelerle üçer nişe ayrılmıştır. Basık kemerli girişi oldukça süslü olup iki yanında ikişer tane yivli sutünce görülmektedir. Yapının tüm cephelerinde kesme taştan dikdörtgen formlu üç dilimli pencereler bulunmaktadır.

Caminin iç mekânı, 19.yüzyıl mimari özellikleri taşıyan bitkisel bezemelerle süslenmiştir. Girişin karşısında yer alan mihrap, kesme taştan ve alçı kabartmalardan oluşmaktadır. Ahşaptan yapılmış olan minber bezemesiz, kubbeyi taşıyan payelerden birine yaslanmıştır. Çokgen kaideli kesme taştan yapılmış minare caminin kuzeybatı köşesinde ana yapıyla uyumlu ve tek şerefelidir.

Daha önce ahşap olarak Mutasarrıf Seyyid Mehmet Paşa tarafından 1593 yılında inşa edilmiştir. Doğu cephesine yakın bir yerde bulunan Medresesi’nin uygulama camii olarak da kullanılmıştır. Şehrin çekirdeğini oluşturan Kale girişine inşa edildiği için, halk arasında daha çok Kapu Camii şeklinde anılmıştır.

Tarih içinde birçok onarım görmüş olan mabet, bu günkü şeklini Giresun eşrafından Karamustafazâde Mahmut Efendi’nin 1896 yılında yıkıp yeniden inşası ile kazanmıştır. Bu yüzden 19. yüzyılın mimari özelliklerini taşımaktadır. Cami müştemilatından olan medrese ve hamam etrafında zaman içinde meydana gelen yerleşime Kapu Mahallesi denilmiştir.

Kapu Camii, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu tarafından 14.02.1986 Tarih ve 1917 sayılı kararıyla Korunması gerekli Kültür Varlığı olarak tescillenip koruma altına alınmıştır.

Paylaşın

Giresun: Soğuksu Camii

Soğuksu Camii; Giresun’un Merkez İlçesi, Soğuksu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Caminin, günümüzde kapatılmış olan giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre Müslim isminde bir zat tarafından yaptırıldığı, 1896 yılında da Giresun Kaymakamı Mahmut Rüştü Bey tarafından genişletilerek yenilendiği anlaşılmaktadır. Caminin kuzey cephe duvarının köşesinde yer alan bir kitabede, “Giresun Mülkiye Kaymakamı Rüştü Bey Caddesi Sene 1313” yazmakta olup, bulunduğu sokağa Mahmut Rüştü Bey’in isminin verildiği görülmektedir.

Kâgir sistemde inşa edilen yapı, enlemesine dikdörtgen planlıdır (16,4 X 7,6 m.). Malzeme bakımından beden duvarlarında yonu bazalt, kapı, pencere söveleri, kat ve köşe silmeleri ile saçaklarda kesme andezit taş kullanılmıştır. Son cemaat yeri bulunmayan cami, içten ahşap tavan, dıştan dört omuzlu kırma çatı ile örtülüdür. Yapının doğu cephesinin kuzeyinde yer alan minaresi kare kaideli, çokgen gövdeli ve tek şerefelidir.

Cephe düzenlemesi bakımından, giriş kapısı, pencereler, söveler, kat ve köşe silmeleri, saçaklar dikkati çeken en önemli mimari elemanlarıdır. Yapının asıl girişi kuzey cephenin ortasında olmasına rağmen burası sonradan kapatılarak giriş, doğu cepheye alınmıştır. Giriş kapısı dikdörtgen formlu ve düz atkı taşlıdır. Giriş kapısı talik hatla yazılmış ve üzeri yaldızlanmış üzerinde dört satırlık bir kitabe yer alır. Kitabenin üzerinde kenarları profilli silmelerle çevrili üçgen bir alınlık vardır. Alınlığın ortasında mermerden madalyon şeklinde düzenlenmiş bir pano içerisinde kitabe yer alır. Girişin iki yanında ikişer adet alt ve üst sıra pencereleri yer alır.

Caminin alt sıra pencereleri, dikdörtgen formlu, düz atkı taşlı ve demir parmaklıklıdır. Daha küçük boyutlu olan üst pencereler sivri kemerlidir. Pencereler bütün cephelerde aynı düzenlemeyi gösterir. Batıda dört, kuzeyde sekiz olmak üzere toplam 12 adet pencere vardır. Cepheler üstte, içbükey ve dışbükey profil sıraları ile hareketlendirilmiş andezit taş malzemeli saçak sırası ile son bulur. Saçak püskülleri metal malzemeli olup, tüm cepheyi dolanır.  Caminin üzeri dört omuzlu kırma çatı ile örtülü olup, üzeri kiremit kaplamalıdır.

İç mekanda, üç yönlü mahfil dikkati çeker. Sonradan yenilendiği anlaşılan mahfil iki adet taş sütun ile taşınmakta olup, U şeklinde bir plana sahiptir. Güney duvarı ortasında yer alan mihrap, alçı malzeme ile sonradan yapılmıştır. Mihrap nişinin iki yanında birer plaster bulunmaktadır. Plasterlerin üst kısmı iki sıra silmeden sonra ikişer lale motifi ile sonlanır. Üstte diş sırasından oluşan korniş üzerinde kitabelik kısmı yer almaktadır. En üstte, iki volütlü üçgen bir alınlık yer alır. Alınlığın altında Bakara suresinden alınan “Fevelli Vecheke şatra’l-Mescid-i’l-Haram” (Yüzünü Mescid-i Haram’a çevir) ayeti, sülüs yazı ile yazılmıştır. Mihrabın batısında yer alan minber sade olup, özgün değildir. Caminin beden duvarları tavana kadar ahşapla kaplanmıştır. Şu hali ile cami küçük ve bir yapıdır.

Cenâb-ı ve Feyyaz-ı mutlak işbu cami-i şerifin bâni-i evveli olan Müslüm nam-ı zatın ruhuna şâd ianeten ve tevsien tecdidve inşasına bari müstakil olan Giresun Kaimmakamı Mahmut Rüşdü Bey de şâd ve sekeratını asan ve hüsn-i hatimeyi ihsan buyursun. Amin ve bicahi Seyyid’il- mürselin bad. Sene 1313 Hicriye Şevval 28. Saffet Salih Trabzoni Rumi 30 Mart 1312.

Paylaşın

Giresun: Taş Mescit

Taş Mescit; Giresun’un Şebinkarahisar İlçe Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Taş Mescid’in  1366 Tarihinde Eretnalı Melik Ahmed zamanında yapıldığının rivayet edildiğini belirtmiştir. Ancak Şebinkarahisar’ın bilinen en eski camisinin Mengücek Oğulları Beyliği zamanında yapılmış Behramşah  Camisi olduğu düşünülürse Taş Mescid’in de bu döneme ait olabileceği ihtimal dahilindedir.

Elde bu konuda net bir bilgi olmadığı için şimdilik kesin bir şey söylemek mümkün değildir.  Ancak her iki cami-mescid de çok eski tarihi eser olma özelliğine haizdir. Behramşah Camisi 1071 Malazgirt zaferinden sonra kurulan beylikler dönemine aittir.  Mengücek Oğulları Beyliği Şebinkarahisar ve çevresinin iskânına önemli katkılar sağlamıştır.

Paylaşın

Giresun: Şeyh Keramettin Camii

Şeyh Keramettin Camii; Giresun’un Hacı Hüseyin Mahallesi, Fevzi Paşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Caminin, kuzey cephesindeki giriş kapısı üzerinde yer alan kitabelik yeri boştur. Şeyh Keramettin’in Giresun’a 1590’lı yıllarda geldiği tahrir defterlerinden anlaşılmaktadır. 1613 tarihli tahrir defterinde Şeyh Keramettin’den, 1642 tarihli avarız defterinde ise cami ve türbesinden bahsedilmektedir. Dolayısı ile caminin, 17. yüzyılın hemen başlarında inşa edildiği anlaşılmaktadır.

Kâgir sistemde inşa edilen yapı, uzunlamasına dikdörtgen planlıdır (13,50 X 10,50 m.). Malzeme bakımından beden duvarlarında yonu bazalt, söve, silme ve saçaklarda kesme andezit taş kullanılmış olup, yonu bazalt taş olan yüzey, sıvanmıştır. Son cemaat yeri bulunmayan cami, içten ahşap tavan, dıştan dört omuzlu kırma çatı ile örtülüdür. Yapının kuzeybatı cephesinde yer alan minaresi, kare kaideli, çokgen gövdeli ve tek şerefelidir.

Yapının kuzey cephesi, hareketli bir düzenlemeye sahiptir. Ortada basık kemerli, dikdörtgen formlu giriş kapısı yer alır. Kapı, üstte kademeli silmelerden oluşan üçgen bir alınlıkla sonlanır. Kapının doğusunda, dikdörtgen formlu, yuvarlak kemerli, kilit taşı dışa taşırılmış bir pencere vardır. Caminin doğu ve güney cephesindeki ikişer, güney cephesindeki üç adet pencere ve doğu cephesinde yer alan kapı, bu pencere ile aynı formdadır.

Pencereler, beden duvarına oranla oldukça yüksek tutulmuştur. Giriş kapısı üzerindeki alınlığın içindeki kitabelik kısmı boştur. Alınlığın üzerinde kuzey cephe yüzeyini ikiye bölen silindirik bir silme vardır. Silme üzerinde kalan ve mahfilin üst katını aydınlatan üç adet pencere ise yonca yaprağı şeklinde üç dilimli kemer formuna sahiptir. Cephe duvarları, üstte kademeli silmelerden oluşan çatı saçağı ile son bulur.

Harime, kuzey duvarındaki yuvarlak kemerli ve çift kanatlı ahşap bir kapı ile girilir. Girişin hemen üzerinde ahşaptan inşa edilmiş iki katlı, tek yönlü mahfil vardır. Mahfile doğudaki merdivenden çıkılır.  Güney duvarın orta ekseninde yer alan mihrap, dışa ve üste doğru taşıntı yapar. Mihrabın iki yanında dikdörtgen altlıklar üzerinden yükselen birer sütunce vardır.

Sütun başlıkları yivlidir. İki farklı renkte taşla, renkli taş işçiliğinin uygulandığı mihrabın alınlığına silmelerden oluşan bir kornişle geçilir. Mihrap üzerinde, çerçeve içine alınmış yuvarlak kemerli bir pencere vardır. Mihrabın batısında yer alan minber özgün olmayıp, basit işçilikli ve ahşaptır. İç mekanda duvar yüzeyleri sadedir. Cami,  içten ahşap tavan, dıştan Marsilya tipi kiremitle kaplı kırma çatı ile örtülüdür.

Paylaşın

Giresun: Kurşunlu Camii

Kurşunlu Camii; Giresun’un Şebinkarahisar İlçe Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Hamam ve çeşme ile birlikte, Kurşunlu Külliyesi’nin bir parçası olan Cami, giriş üzerinde yer alan kitabesine göre 1586 – 1587 (H. 995) yılında inşa edilmiştir. Harime giriş sağlayan kapının kemer dilimleri içinde yer alan dört satırlık Türkçe kitabede ebcet hesabı ile tarih düşülmüştür. Kitabe şöyledir:

Hak yoluna îdüp mâl          Allâh kûlu pek mebzû

Bu câmi’î yaptırdı               Düşürdî zehî ma’kûl

Hayrile bulup itmâm           Oldukda ‘aliyyü’l-ma’mûl

Denildî ânâ târîh                 Hayratı ola Makbûl 995.

Meyilli bir araz­inin düzeltilmesiyle oluşturulan düz bir alan üzerine inşa edilen yapı, üç kubbeli son cemaat yeri ve tek kubbeli harimden oluşur. Yapının, kuzeydoğu köşesinde minaresi, doğu ve güneyinde haziresi vardır. Malzeme bakımından beden duvarlarında kesme taş kullanılmıştır.

Caminin kuzey cephesinde yer alan ve dört adet yekpare taş sütun üzerine oturan üç gözlü son cemaat yerinin üzeri kubbe ile örtülü olup, yanları günümüzde camekânla kapatılmış durumdadır. Sütunlar, birbirine düzgün kesme taş işçilikli, basık sivri kemerlerle bağlanmıştır. Son cemaat yerinin doğusunda yer alan minaresi, kare kaideli, silindirik gövdeli ve tek şerefelidir. Pabuç kısmının altı pahlanmış, üstü ise altıgen olarak düzenlenmiştir.

Cephelerinde, basık sivri kemerli nişler vardır.  Minare, kurşun kaplı konik bir külah üzerindeki alemle son bulur. Yapının batı cephesinde üç, diğer cephelerinde ikişer olmak üzere toplamda 9 adet penceresi vardır. Pencereler, dikdörtgen formlu, yuvarlak kemer açıklıklı, demir şebekeli olup, dışa doğru kademelenme gösteren, silmeli bir çerçeve ile sınırlandırılmıştır. Cepheler, üstte silmeli taş bir saçak ile sonlanır.

İç mekâna, son cemaat yerinin ortasındaki çift kanatlı bir kapıdan girilir. Basık kemerli açıklığa sahip kapının alınlığı üçlü yonca yaprağı biçimli kemer formunda düzenlenmiştir. Solda, minareye çıkışı sağlayan bir kapı bulunur. Giriş kapısının iki yanında da yuvarlak kemerli, dikdörtgen formlu birer pencere yer alır. Pencereler, dıştan demir parmaklıklı olup, kapı alınlığındaki dikdörtgen panoda, yapının inşa kitabesine yer verilmiştir.

İç mekâna girince kuzeyde ahşap bir mahfil yer almaktadır. Orijinal olmayan ve sonraki yıllarda yapılan mahfile, giriş kapısının solundan bir merdivenle çıkılır. Mihrap, dikdörtgen formlu ve yuvarlak kemerlidir. Yuvarlak kemerli düz bir bordür, en üstteki alınlık kısmını da kapsayarak, mihrabı üç yönden ters “U” şeklinde çevrelemektedir. Bu bordür, düz yüzeyli olup altın yaldızla boyanmıştır. Mihrap bordüründe altın yaldızlı zemin üzerine lacivert, mavi, kırmızı ve yeşil renklerle, karanfil ve kenger yaprağını hatırlatan bitkisel motifler işlenmiştir.

Güney duvarın batı köşesine yer alan minber, özgün değildir. Ahşap olan minberin üzeri boyanmıştır. Korkuluğunda oyma tekniği ile yüzeysel olarak baklava motifleri işlenmiştir. Kare planlı harim, duvarlarda gömme plasterlere oturan kemerlere ve köşelerde yuvarlak kemerli tromplara oturtulmuş sağır bir kubbe ile örtülmüştür. Haziresinde Osmanlı dönemine ait mezar taşları yer alan Kurşunlu Camisi, en son 1986 yılında, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onarılmıştır.

Paylaşın

Giresun: Fahrettin Behram Camii

Fahrettin Behram Cami; Giresun’un Şebinkarahisar, Avutmuş Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Camiye ait herhangi bir kitabe yoktur. Kaynaklar, yapıyı Mengücek Beyi Muzafferüddin Muhammed’in inşa ettiğini belirtir. Kâgir sistemde inşa edilen yapı, kareye yakın planlıdır (11, 47 X 12, 34 m.). Beden duvarlarında malzeme olarak kalın derzli moloz taş kullanılmıştır.

Harimin üzeri, sivri tromlarla geçilen, sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülüdür. Harimin kuzey cephesinde, üç gözlü son cemaat yeri ve son cemaat yerinin doğusunda da minaresi bulunur. Revak şeklinde düzenlenmiş olan son cemaat yerinin yanları kapalı tutulmuştur. İki adet yekpare taş sütunu birbirine bağlayan üç sivri kemerle dışa açılan son cemaat yerinin üzeri, pandantif geçişli üç kubbe ile örtülüdür.

Yapı, batısından geçen yol seviyesinden 3. Aşağıda kaldığı için, son cemaat yerine taş bir merdiven ile inilir. Son cemaat yerinin doğusunda bulunan minare taş kaideli ve tuğla gövdeli olup, tek şerefelidir. Minarenin pabuç kısmının köşeleri pahlanmıştır. Depremde zarar gören minare VGM tarafından aslına uygun onarılmıştır.

Şerefe altına, tuğlaların farklı yönde dizilimleriyle kirpi saçak şeklinde bir görünüm kazandırılmıştır. Şerefeden sonra incelerek yükselen petek kısmının üstünde konik külah yer alır. Ana mekânın kuzey cephesi ortasında yer alan giriş kapısı, kare formlu olup, giriş açıklığı sivri kemerli bir niş şeklinde vurgulanmıştır.

Kapının iki yanında birer adet pencere yer alır. Bu pencereler dikdörtgen formlu, düz atkı taşlı olup, üzerinde sivri bir hafifletme kemeri yer alır. Ayrıca yapının, doğu ve güney cephelerinde ikişer pencere daha vardır. Pencerelerin tamamı dikdörtgen formlu, düz atkı taşlı ve demir şebekelidir.

Yapının batı cephesi tamamen sağır olarak düzenlenmiştir. Yapıya oranla yüksek tutulan kubbe kasnağında kare formlu, yuvarlak kemer açıklıklı dört adet pencere bulunur. Harimin kuzeyinde yer alan tek yönlü mahfile girişin doğusunda yer alan bir merdiven ile ulaşılır. Köşk kısmı bulunan mahfil, ortada iki adet ahşap direkle desteklenir. Mihrap nişi yarım yuvarlak formludur. Minber ahşap olup, sonradan yaptırılmıştır.

Paylaşın