Giresun: Avarak Kalesi

Avarak Kalesi; Giresun’un Çamoluk İlçene bağlı Hacıahmetoğlu Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Kalenin eteğine kadar şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Hâkim bir tepe üzerinde yer alan kalenin yapım tarihi ve yaptıranı hakkında bilgi veren kitabesi veya dönem kaynağı mevcut değildir.

Kaba yonu moloz taş ile inşa edilen kale, üzerinde bulunduğu tepenin topografik yapısına göre şekillenmiştir. Tepeyi çevreleyen surlardan bir kısmı günümüze kadar ulaşmış olup, suru oluşturan moloz taş örgü arasında horasan harcı kullanıldığı görülmüştür.

Paylaşın

Giresun: Bedrama Kalesi

Bedrama Kalesi; Giresun’un Tirebolu İlçene bağlı Örenkaya Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Kalenin eteğine kadar şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bedrama Kalesi, Harşit Vadisi’ne ve deniz kıyısına hâkim yüksek bir tepe üzerinde kurulmuş olup, denizden yaklaşık 400 metre yüksekliktedir. Kalenin inşa tarihi bilinmemekle beraber ortaçağ yapısı olduğu görüşü yaygındır.

Bıjişkyan’a göre; Türk fethi esnasında Rumların yıllarca burada tutunduklarından Türkler onlara Bedrum (kötü Rum) demişler, kale de adını bu sözden almıştır. Kuzey – güney doğrultusunda uzanan kale dikdörtgene yakın bir plan göstermektedir.

Yerli kayalar üzerine oturan kaleye, güneydoğu tarafından çok dar patika bir yolla çıkılmaktadır. Kapısı tamamen yıkık olan kalenin giriş kısmında 1. 75 m. yüksekliğinde, 2. 25 metre uzunluğunda ve 0. 75 metre genişliğinde kemerli bir tünel vardır.

Tünelin yanında bulunan duvardan bir havalandırma boşluğu, girişe yukarıdan bakmaktadır. Girişin doğusunda bulunan kale burcundaki bir ara boşluktan diğer tünele ulaşılmaktadır. Burcun kuzey tarafında bir boşluk ve bir pencere vardır. Kalenin iç tarafı kuzeye doğru eğimlidir.

Kuzey – güney istikametinde uzunluğu 35, genişliği ise 20 metredir. Duvarların ortalama genişlikleri 0. 40 ile 1 metre arasında değişmektedir. Kalenin kuzey duvarına yakın yerinde iki kuyu ve bir de sarnıç bulunmaktadır. Kuyunun çevresi kare taşlarla belirlenmiştir.

Paylaşın

Giresun: Tirebolu Kalesi

Tirebolu Kalesi; Giresun’un Tirebolu İlçe Merkezinde denize girinti yapan yarımadanın üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kalenin, eski çağlardaki ismi Saint Jean Kalesi’dir. Deniz kıyısında yüksek kayalığa yerleştirilmiş olan kale ilk olarak Helenistik ya da Roma Döneminde inşa edilmiş olup, Pontus İmparatorluğu döneminde tamamen yenilenmiş ve Orta Çağ kalesi karakterine bürünmüştür.

Yarımadanın doğal yapısına uygun olarak inşa edilen kaleye güneyden dik bir merdivenle çıkılır. Kale, kaba yonu moloz taş malzeme ile yığma olarak inşa edilmiştir. Girişi, kente bakan basık kemerli bir açıklıktan sağlanır. Sur, aralıklarla dışarıdan payandalarla desteklenmiştir.

Kalenin içerisinde, salnamelerde Meryemana Kilisesi olarak adlandırılan küçük bir şapel ile bir de mescit kalıntısı vardır. Kalede, Dumlupınar İlköğretim Okulunun yerinden sökülerek getirilen Osmanlı Dönemine ait çok sayıda mezar taşı bulunmaktadır.

Paylaşın

Giresun: Eynesil Kalesi

Eynesil Kalesi; Giresun’un Eynesil İlçe Merkezinin iki kilometre doğusunda kayalık bir yarımada üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Eynesil Kalesi’ninyapım tarihi ve yaptıranı hakkında bilgi veren herhangi bir akademik kaynak mevcut değildir. Kalenin güncel kaynaklarda Romalılardan kalma olduğu belirtir.Deniz kıyısında olması ve doğal konumuyla bir kıyı kalesidir.

Kale, 2001 yılında tamamlanan çalışmalarla kısmen restore edilmiştir.  Kuzey – güney doğrultusunda iki bölümlü olarak inşa edilen kalenin surlarında, arazinin topografik durumuna göre köşeli ve kıvrımlı bir yönleniş görülür. Kalenin ortasında bulunan doğu-batı yönündeki duvar, kaleyi ikiye böler. Duvarın ortasında kalenin deniz tarafında kalen bölümüne geçiş veren yaklaşık iki metrelik bir açıklık vardır.

Eski kaynaklarda, kalede bir sarnıç ve 6X7 m. boyutlarında bir kilise bulunduğundan bahsedilir. Bu kaynaklara göre kilise, ortadaki açık alanın doğu tarafındaki kayalıklara bakmaktadır. Ancak günümüzde bahsedilen bu sarnıç ve kiliseden hiçbir bir iz kalmamıştır. Kalenin koruma alanı sınırı, 23. 12. 1994 tarih, 2124 sayılı kararıyla belirlenmiştir.

Paylaşın

Giresun: Espiye, Andoz Kalesi

Andoz Kalesi; Giresun’un Espiye İlçesine bağlı Arıdurak Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Kale eteğine kadar şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yaklaşık 250 m. yükseklikteki kale, denize hâkim kayalık bir tepe üzerine inşa edilmiştir. Yağlıdere Deresi’nin kenarında yer alan kale, basamaklı bir görünüme sahip olup, uçurumlar ile çevrilidir. İrili ufaklı moloz taştan harç yardımı ile oluşturulan duvarlar tepenin topografik yapısına bağlı olarak doğu-batı doğrultusunda dar bir hat halinde uzanmaktadır.

Giriş iki yarım daire burç tarafından korunmaktadır. Kalenin doğu ucunda dörtgen planlı ve tonozlu üst yapıya sahip 4.80 x 3.72 m. ölçülerinde bir yapı kalıntısı bulunmaktadır. Yapı zeminden 3m yüksekliğe dek oldukça iyi korunmuş durumda olup, güneydoğu köşesinde bir kapı ve batı duvarında bir pencere bulunmaktadır. Doğu yönünde 1.75 m genişliğinde bir niş bulunmaktadır.

Plan özellikleri ile bu küçük bina olasılıkla bir sarnıç ya da mezar yapısı olmalıdır. Uçurumlar ile çevrili topografik yapısı ile bu küçük kalenin yerleşim için uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak yapısı itibarıyla bu kalenin yakınlardaki -olasılıkla modern Espiye’deki- bir yerleşimin akropolü olarak kullanıldığı ifade edilebilir.

Paylaşın

Giresun: Şebinkarahisar, Taşhanlar

Taşhanlar; Giresun’un Şebinkarahisar İlçe Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şebinkarahisar Kalesi’nin kuzey eteklerinde yer alır. Taşhanlar XVII. (17) Yy. Şebinkarahisar Sipahi Reisi olan Taban Ahmet Ağa tarafından yaptırılmıştır. Şebinkarahisar Kalesi ve Orta Mahalleye giden yolun her iki tarafında yer alır.

Yeri kara taştan, kemerli, kâgir bir yapı olan bedestenlerin hepsi iki katlı idi, ayrı, ayrı giriş çıkış kapıları mevcuttu, ortalarında ışık alabilmeleri için delikler vardı, bedestenin tam ortasında ise bir avluya yer verilmiştir. Kuzey cephesinde dışarıya dönük beş adet kemerli dükkânların olduğu kısım bulunmaktaydı.

Taş Hanların bu özellikleri tipik Osmanlı Taş Hanları mimarisinin en güzel örneklerinden biri olduğuna işaret etmektedir. 1915 yılından 1939 yılında ki büyük Erzincan depremine kadar cezaevi olarak kullanılmıştır.

1939 depremi ile büyük zarar görmüştür, büyük bir bölümü yıkılan bedesteni insanlar taşı, demir ve kurşunları için de tahrip ettikten sonra kaderlerine terk edilmiştir. Bedestenin bir tarafına daha sonra yeni dükkânlar yapılmıştır.Bu bedestenleri halk kendi arasında Taşhanlar olarak adlandırmıştır. Restore edilmesi ve korunması gerekmektedir.

Paylaşın

Giresun: Şebinkarahisar, Atatürk Evi

Atatürk Evi; Giresun’un Şebinkarahisar İlçe Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 11 Ekim 1924 de Şebinkarahisar’ı ziyareti esnasında bir gece kaldığı geleneksel Şebinkarahisar evlerindendir. Evin gerçek sahibi Tüfekçizade Mustafa Ertem’dir. İlçenin merkezinde bulunan ev ahşaptan yapılma olup iki kattan oluşan sade bir binadır.

Evin iki yana eğimli çatısının altında köşk odası vardır, evin önü çıkmalı üçgen alınlıklıdır, mahalli yapı malzemesi kullanılmıştır, 10 adet taş basamaklı merdivenin bulunduğu ana giriş kısmından iki kanatlı ahşap bir kapı ile içeri girilmektedir. İkinci katın üzerinde yarım kat halinde ki ön cepheden görünmeyen çatı katı mevcuttur. Bu çatı katına da ikinci kattan dönerli ahşap bir merdivenle çıkılmaktadır.

1932 senesinde evin içerisinde yapılan çeşitli çalışmalar sonucu ev o tarihlerdeki aslına uygun şekilde düzenlenip, döşenmiştir. 11 Ekim 1982 tarihinde Atatürk’ün Şebinkarahisar’a gelişinin 58. yıldönümünde “Atatürk Evi ve Müzesi” olarak ziyarete açılmıştır.

Maliye ve Gümrük Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 02 Mayıs 1986 gün ve 3121-749/16781 sayılı yazısıyla mülkiyeti Hazineye ait olan bu yapının Kültür ve Turizm Bakanlığında olan tahsisi kaldırılarak, Şebinkarahisar Belediyesi’ne tahsis edilmiştir.

Müze’de Atatürk’ün ve yaverinin kaldığı odadaki yataklar, çalışma masası, koltuk ve sandalyeler, kanepeler, piyano o günkü hali ile ve diğer tarihi nitelikleri olan bazı eşyalarla yöresel etnografik çeşitli eserler sergilenmektedir. Şebinkarahisar Atatürk Evi ve Müzesi içerisinde 500 kitaplık bir Atatürk Kütüphanesi ve resimlerle Atatürk Köşesi de yer almaktadır. Teknik ve uzman elemanı olmayan müzenin, önemli günlerde ve talep dahilinde belediyece görevlendirilmiş memurlar tarafından ziyarete açılmaktadır.

Paylaşın

Giresun: Gelin Kayası

Gelin Kayası; Giresun’un Merkez İlçesine bağlı Mesudiye Köyü, Taşhan Bölgesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Giresun’daki bu iki dev kayalığın üst üste gelişi, özellikle de altta bulunan dev kütlenin eğri zeminde düşmeden duruşu ile yüzyıllardır üzerindeki kayayı nasıl taşıdığı hakkında pek çok efsane anlatılmaktadır.

Birinci  efsanesine ; Güzeller güzeli genç bir kız sevmediği biriyle mecburen evlenmek durumunda kalmış bu duruma itiraz edemediğinden içtenlikle bir dua etmiş. Düğün günü gelin alayı ile yola çıkan gelin, at üzerindeyken evlenmek istemediği erkeğe gitmek yerine “taş olup, donup kalmayı” dilemiş. Dileği de oracıkta gerçekleşmiştir.

Diğer efsane ise; Evlendiği erkeğin annesi ile geçinemeyen ve yaşadıkları sebebiyle eve dönmemek için “Tanrım, ya beni kuş et uçur, ya da taş et dondur.” yakarışının bir sonucu olduğu anlatılır. Erimez, Kulakkaya ve Alçakbel Yaylalarına çıkan yol da efsane kayanın yanından geçmektedir.

Paylaşın

Giresun: Çağırgan Baba Türbesi

Çağırgan Baba Türbesi; Giresun’un Alucra İlçesine bağlı Boyluca Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’da bulunduğu sıralarda Boyluca (Zun) Köyünü Şeyh Mahmut Çağırgan Veli’ye tahsis ettiği belirtilmektedir. Burası ile ilgili Vakıflar Genel Müdürlüğünün 2139 No’lu arşivinde muhafaza edilen ve Sultan Selim’in himayesinde düzenlendiği anlaşılan Arapça bir vakfiye vardır. Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan Mahmut Çağırgan Baba’nın, İsmail Hakkı Çağırgan ile kardeş olduğu halk tarafından rivayet edilir.

Osmanlıca belgelerde “Çağırganlu” kavramı, bir topluluk, aşiret olarak tanıtılmakta ve bu topluluğun Anadolu’nun muhtelif yerlerinde iskân edildiği bildirilmektedir. Özellikle Kelkit Vadisi’nde yoğunlaşan bu aşiret mensuplarına ait bölgede çok sayıda türbe yapılmıştır. Gümüşhane ilinin Köse ilçesine bağlı Kabaktepe köyündeki Seyyid Ahmet Çağırgan, Tekke Beldesi’ndeki Seyyid Hasan Çağırgan ve Bayburt Singâh mahallesindeki Seyyid Nasuhî Çağırgan ile Kop köyündeki Seyyid Muhammed Çağırgan bu aşiret mensuplarından bazılarıdır.

Mahmut Çağırgan; İsmail Hakkı Çağırgan ve Yakup Gulami ile birlikte biraz daha batıya gelerek Alucra kırsalına yerleşmişlerdir. Bölgenin Müslüman Türklerin yerleşimine açılması bu zâviyeler vesilesiyle gerçekleşmiştir.  Mahmud, İsmail Hakkı ve Şeyh Yakub Gulamî gibi Çağırganlu topluluğunun kanaat önderleri, Anadolu’nun kuzeydoğusunun İslâm dini ile buluşmasında büyük katkı sağlamışlardır.

Sekizgen planlı olan türbe 1939-1940 yıllarında yöre halkınca düzgün yonu taşlardan inşa edilmiştir. Taşların arası derzli olup yeşile boyanmıştır. Piramidal çatısı çinko ile örtülü olup, bir alemle son bulmaktadır. Giriş kapısı ön cepheden yaklaşık 10 cm dışa taşırılmıştır. Buradan yuvarlak kemer açıklıklı bir kapı ile türbeye girilmektedir. Türbe sivri kemer açıklıklı dikdörtgen formlu dört adet pencere ile aydınlatılmaktadır.

Türbenin içi tamamen sıvalı ve boyalı olup, ortasında sembolik sanduka vardır. Türbede yeni ve eski yazıyla yazılmış (Kutbül Arifin Gavsül Vasilin Eş-şeyh Es-seyyid Mahmut Çağırgan Hz. Kasım 907) bir kitabe vardır. Çocukları olmayan çiftlerin bu türbeyi ziyaret ederek, misafirhanesinde rüyalarında Şeyhi görmek arzusu ile bir gece konakladıkları anlatılmaktadır.  Türbenin yanında ahşaptan bir misafirhane mevcuttur.

Paylaşın

Giresun: Osman Baba Türbesi

Osman Baba Türbesi; Giresun’un Alucra İlçesine bağlı Hacı Hasan Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Osman Baba’ın kim olduğu ve türbenin ne zaman yapıldığı hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Meyilli bir zemin üzerinde yer alan türbe, altıgen planlı olup, basit işçiliklidir. Kaba yonu ve moloz taş malzeme ile inşa edilen beden duvarları kalınca bir derzle vurgulanmıştır. Türbenin giriş cephesi ise sıvalıdır.  Gövde ve kubbe kısımlarından oluşan türbenin cenazelik kısmı yoktur. Üzeri çinko levha kaplı piramidal bir çatı ile örtülüdür.

Teğet kemer şeklinde giriş açıklının üzerinde “Osman ruhuna Fatiha Ö. 685” yazılı bir mermer levha vardır. İç mekân küçük ebatlı dikdörtgen formlu pencerelerle aydınlatılmaktadır. Duvarlar içten tamamen sıvanıp boyanmıştır. Herhangi bir süsleme unsuru yoktur. Ortada ahşaptan sembolik sanduka vardır.

Paylaşın